Gönderen Konu: SORUN YAPAY ZEKÂ DEĞİL: DÜŞÜNMEYİ TATİL EDEN İNSAN  (Okunma sayısı 86 defa)

Ertugrul Tulpar

  • Newbie
  • *
  • İleti: 18
    • Profili Görüntüle
SORUN YAPAY ZEKÂ DEĞİL: DÜŞÜNMEYİ TATİL EDEN İNSAN

Kuyu, Ateş ve Tatil Arasında Öznenin Sessiz İstifası

Kuyu, öznenin içine düştüğü bir boşluk değildir; düşmenin henüz tamamlanmadığı yerdir.

Ateş, yok edici bir güç değil; yoğunlaştırıcı ve hızlandırıcı bir kuvvettir.

Tatil ise ne kuyunun karanlığına teslimiyet ne de ateşin yakıcılığına kapılmadır. Tatil, öznenin kendisini, kararını ve sorumluluğunu
aceleden bilinçli olarak geri çektiği bir eşik hâlidir.
***
Yapay zekânın çağımıza giriş biçimi, bu üçlü hattı yeniden düşünmeyi zorunlu kılar.

Bugün yapay zekâ ne yalnızca bir araçtır ne de bağımsız bir özne.
O, ateşin hızını ve kuyunun rahatlatıcı sessizliğini aynı anda üretir.

Düşünmeyi hızlandırır;
aynı anda düşünme ihtiyacını görünmez kılar.

Buradaki mesele teknik değil, etik bir meseledir:
İnsan, bu hız ve rahatlık karşısında kendisini nerede tutacaktır?
***
Kuyu burada yeniden belirir.
Yapay zekâ, insanın içine düştüğü bir karanlık değildir;
aksine çoğu zaman fazla aydınlıktır.

Cevap verir, toparlar, düzeltir, tamamlar.
Ancak tam da bu pürüzsüzlük, öznenin kendi düşünme eşiğini silikleştirir.

Kuyu artık karanlık bir düşüş değil;
düşünmeden kabullenilen bir derinlik hâline gelir.
***
Ateş ise hızdır.
Bilginin, yorumun ve kararın baş döndürücü bir hızla dolaşıma girmesi…

Ateş burada yakmaktan çok acele ettirir.
Acele eden özne, sorumluluğu da hızla devreder.

Karar verilmiştir;
ama kararın ağırlığı hissedilmemiştir.

Ateş, düşünceyi yok etmez;
onu incelemeden geçmeye zorlar.
***
İşte tatil tam bu noktada zorunlu hâle gelir.

Tatil, yapay zekâyı reddetmek değildir.
Onu “kullanmamak” da değildir.

Tatil, cevap ile özne arasına bilinçli bir mesafe koymaktır.
Cevabın doğruluğunu değil, cevabın
öznenin yerine geçip geçmediğini sorgulamaktır.

Bu bağlamda yapay zekâya yöneltilmesi gereken soru şudur:

“Bunu yapabilir mi?” değil;
“Bunu yaptığında, ben nerede duruyorum?”


Tatil, öznenin kendisini geri çağırmasıdır.
Yardım alınırken kararın devredilmemesi;
hızlanırken sorumluluğun silinmemesi;
bilginin merkezileştiği yerde hakikatin çoğulluğunun korunmasıdır.

Bu nedenle yapay zekâ çağında etik, yeni bir norm üretmez.
Aksine normu geciktirir.

Çünkü etik, aceleyle verilmiş doğruların değil;
bekletilmiş kararların alanıdır.
***
Kuyu–Ateş–Tatil hattı içinde yapay zekâ
ne yeni bir kurtarıcıdır
ne de mutlak bir tehdit.

O, öznenin
geri çekilme ve yeniden konumlanma kapasitesini
sınayan bir eşiktir.

Bu eşikte duran özne
ne tamamen içe çöker
ne de hızla dışa savrulur.

Bu imkân korunabildiği sürece, yapay zekâ
düşüncenin mezarı değil;
düşüncenin sınavı olarak kalır.

Bu imkân kaybedildiğinde ise
ne ateşin aydınlığı
ne kuyunun sessizliği kurtarıcı olur.

Çünkü o noktada sorun artık teknoloji değil;
öznenin kendisini aceleyle terk etmiş olmasıdır.
***
Eğer bu metni okuduktan sonra bile
yapay zekâdan aldığın cevabı
kendi kararının yerine koymaya devam ediyorsan,
sorun teknoloji değil —
öznenin tatilden hiç dönmemiş olmasıdır.


Ertuğrul Tulpar
« Son Düzenleme: Bugün, 12:13:01 öö Gönderen: Ertugrul Tulpar »

Ertugrul Tulpar

  • Newbie
  • *
  • İleti: 18
    • Profili Görüntüle
Ynt: Sorun Yapay Zekâ Değil: Düşünmeyi Tatil Eden İnsan
« Yanıtla #1 : 20 Ocak 2026, 11:56:15 ös »
Bu metni “abartı” diye yaftalayanların çoğu, tam olarak eleştirilen şeyi yapıyor:
okumadan düşünüldüğünü sanmak.

Ertugrul Tulpar

  • Newbie
  • *
  • İleti: 18
    • Profili Görüntüle
Ynt: Sorun Yapay Zekâ Değil: Düşünmeyi Tatil Eden İnsan
« Yanıtla #2 : 20 Ocak 2026, 11:57:03 ös »
Metne cevap vermeden önce şunu dene:
itiraz ettiğin cümlenin hangisi olduğunu yaz.
Yazamıyorsan sorun metinde değil;
düşünmenin zaten tatilde olmasıdır.