Gönderen Konu: EŞCİNSEL TERAPİSTİ: PSİKOLOG HÜSEYİN KAÇIN [17 YILLIK TECRÜBE]  (Okunma sayısı 361 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 4854
    • Profili Görüntüle

Hüseyin Hoca’ya kızgın olduğum bir dönemde “onarım terapisi” yaptığını iddia eden bir derneğe ulaştım.
Eşcinsellik konusunda terapi yaptıkları sitelerinde yazıyordu
ben iletişime geçince bana bir psikolog atayacaklarını,yönlendireceklerini söylediler,yanlış hatırlamıyorsam sonraki gün veya 2 gün sonra bir kadın psikolog bana ulaşıp bu konu ile alakalı iletişim kurduğumu ve bana onun terapi yapacağını söyledi…

İlk seansımızı yaptık bana;Joseph Nicolosi’nin oğlu’ndan bu konu hakkında online eğitim/bilgilendirme vs aldığını/aldıklarını ve onarım terapisi yaptığını ama genelde diğer psikolojik sorunlar (Okb,panik atak,anksiyete,depresyon vs) terapileri yaptığını söyledi,bunu ilk duyduğumda sevinmiştim çünkü bende Joseph Nicolosi’nin tüm kitaplarını okumuş ve bu konuda detaylı bilgiye sahiptim…

Seanslarda benim özel ailevi ve kendimle ilgili sorunlarımdan konuşuyorduk,sorunu çözmek için öneri/fikir vermemekle birlikte genel olarak “hıhı,evet anlıyorum” şeklinde geçiyordu,bazen ne yapacağımı söylüyordu sadece…

Mesela gerek Joseph Nicolosi’nin olsun,gerek Hüseyin Kaçın Hocam olsun eşcinselliğin erkeklerle bağ kurmak amacıyla onları erotize etmek olduğunu,bunun çözümünün ise ‘erkek arkadaşlıklar/ortamı’ konusunda çabalamanın zorunlu olduğunu söylüyordu.Mesela Joseph Nicolosi kitabında erkeklerle bisiklet sürmek,doğa yürüyüşü yapmak,yüzmek vs gibi danışanlarının yaptığı ve eşcinsel erotizmin söndüğü aktivitelerden bahsediyorken,Hüseyin Hoca’da spora gitmek ve hem özgüven kazanmak hem de erkekler arasına girmenin öneminden bahsediyordu…

Terapide erkeklerin arasına girmek için spor salonun’a gideyim mi?
Dediğimde ‘hayır,erkekler üstünü değişiyor,tehlikeli şimdilik’ benzeri bir öneri vermişti…

Diğer yandan çok sıkıldığımı vs bahsettiğimde bana annem ile alışverişe,markete gitmemi söyledi.Buna çok şaşırdım çünkü Joseph Nicolosi’nin tüm kitaplarını okumuş biri olarak ayrıca daha önce Hüseyin Kaçın Hocam’a gitmiş biri olarak bu yapmam gereken en son şeydi…

Kadın Psikolog’a ‘ama Joseph Nicolosi kitaplarında şöyle şöyle söylüyor,danışanlarına şu önerileri verip bunları söylüyor’ tarzında konuştuğumda bana ‘vay be sen hepsini çok güzel biliyorsun,baya bilgilisin’ minvalinde bir cevap aldığımda artık terapiye ve terapiste olan güvenim daha da azalıyordu.İçimden ‘bunları keşke ben değil sen bilmiş olsan’ diyordum kızarak…

Ayrıca terapilerde somut çözüm üreten öneriler olmamakla birlikte terapinin son on  dakikası bana gözlerimi kapatıp yeşillik,doğa,ağaç,merdiven vs düşünmemi istiyordu ve bu beni iyice sinirlendiriyordu bunun onarım terapisiyle ne alakası vardı?Ayrıca dünyanın parasını bunun için mi veriyordum?Ne Joseph Nicolosi’nin önerilerine ve tedavisine ne de Hüseyin Kaçın Hocam’ın önerilerine ve tedavisine hiç benzemiyordu.İşin aslı bir tedavi yoktu sanki sadece oyalama vardı…

Artık devam etmek istemiyordum.Ayrıca başka sorularım için ulaştığımda bir kez bir sorumu cevapladıktan sonra başka soru sorunca ‘şu an terapideyim’ ya da ‘seans dışında soru sormayalım’ gibi cevaplar alıyordum ama seans da da hiçbir öneri vermiyordu ki zaten yalnızca ya herşeye ‘hı hı hı hmm’ ya da ‘gözünü kapat şunu düşün’ artık sinirlenmiştim ve Hüseyin Hocam’ın forumundaki yazıları ona attım aslında ona onarım terapisi nasıl yapılır göstermek istedim o ise ‘bana bunları atma o zaman bana gelme’ tarzı birşey söyleyince artık terapiyi bıraktım.Aslında terapi olmayan terapiyi bıraktım çünkü yapay zekayla dertleşseydim eminim daha faydalı olurdu…

Anladım ki Hüseyin Kaçın Hocam’ı bırakırsam bu hiç bi iş bilmeyenlere kalırım onun sert dili de bazen sinirli çıkışmaları da aslında bizim gelişimimiz için çünkü diğerlerinde sahte bir memnun etme durumu var ama hiçbir şeyi çözdüğü yok yalnızca terapist danışan ile arasını kötü etmeden parasını alma arzusu,Hüseyin Kaçın Hocam’da ise gerçekten gençleri hayata,yaşama,kendi doğasına kazandırma ve özgüven sağlayarak mücadeleye alıştırma ideali var bunu her gittiğimde hissediyorum ve onu bu hayatta tanıdığım için çok şanslı olduğumu hissediyorum.
Babam beni terkedip gitmişken çocukken benim acı çektiğimi görüp erkek figürler tarafından umursanmazken sonra kafam karışıp dünyam alt üst olmuşken ve çıkış yolu ararken o karşıma çıktı.Hala ona birsürü vereceğim terapi parası var ve bir kez olsun ağzını açıp paramı ver demedi diğerleri olsa bir kuruş  eksik versen seni içeri sokmazlar….

Bu işin piri Hüseyin Kaçın’dır onu görmezden gelen çok şey kaçırır tüm nesli kaçırır tüm fırsatları kaçırır onun elinden tutan ise herşeyi dönüştürüp iyileştirir…
« Son Düzenleme: 04 Ekim 2026, 12:11:23 öö Gönderen: psikolog »

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 4854
    • Profili Görüntüle



DÜŞMÜŞSENDE KİMSEDEN YARDIM İSTEMEDEN KALKMASINI BİLECEKSİN!

18.TERAPİ
Uzun bir aradan sonra yine terapiye geldim,bazen iki haftada bir bazen ayda bir şeklinde bir seneyi geride bıraktım…

ARINMA…
Fark ettiğim şey şuydu;Terapi’ye gitmeyi uzattıkça obsesyonlar,çarpıtılmış düşünceler,yanlış kurgular yani beynimizin oyunları bizi yavaş yavaş ele geçiriyor ve tüm içimizi kaplıyor ve terapi koltuğuna oturunca ise sanki suyun altına girip temizleniyor gibi oluyorum…

Bir öneri olarak şunu söylemek isterim ne kadar mutsuz ve umutsuz olursanız olun terapiye gidin hatta asıl öyle durumlarda gidin çünkü fark ettim ki hevesli ve mutluyken ki gittiklerim değil umutsuz ve mutsuzken ki gittiklerim daha verimli geçiyor…

HOMOSEKSÜEL VE HETEROSEKSÜEL DÜNYA…
Hoca bana eşcinsel danışanların dışardaki heteroları kutsallaştırdığını ve yücelttiğini ama aslında onlar bu sorunu/eşcinsel çekimi yaşasaydı bunun için mücadele etmeyeceklerini belki sadece bin de birinin uğraşacağını söyledi bu sözler iddialıydı…

Siz onları kafanızda yüceltiyorsunuz kendinizi ise küçümsüyorsunuz aslında mücadele eden sizlersiniz,onlar ise kendi yetersizliği ile yüzleşmemek için sürekli kız peşinde koşup kendilerine bir şekilde erkek olduklarını hatırlatma ihtiyacı duyuyorlar dedi ve ilerideki evliliklerinde mutsuz oluyorlar dedi,aslında yetersiz ve korkaklar sadece dışardan kendilerine güçlü gibi bir zırh örüyorlar dedi…

Bu analizler beni aydınlatıyordu kendi kafamda yücelttiğim şeylerin aslında bu kadar içi boş olduğunu anlamak beni bir yandan da şaşırtıyordu…

KAYGI,KORKU,OBSESYONLAR…
Hoca kendi kafanda yanlış analizler yapıp sürecini sabote ediyorsun,terapi işe yarar mı?olur mu?olmaz mı diyerek hetero tarafın güçlenecekken diğer tarafı besliyorsun,her türlü kaygı,korku eşcinselliği besler dedi…

Gün içinde insan bazen umutsuz bazen umutlu bazen mutsuz,depresif vs olabiliyor çünkü yıllar içinde bunlara alışmışız ve dönüştürmek haliyle zor oluyor,hoca ise kendi kafanda kurgular kurup süreci baltalıyorsun,herkesin süreci ve durumu farklı,kendini kimseyle kıyaslama dedi,bende cidden akışına bıraktım eylemlerimi olması gerektiği yönde atarak…

Hoca hata yapabilirsin ama bu yapmanı öneriyorum anlamına gelmez dedi,hayatta ise yanlış yapa yapa doğruyu öğrenirsin dedi…

İNSAN İLİŞKİLERİ…
Hoca herkesin hayatı s*kilmiş,kimsenin acısı en büyük değil dedi,insanlara yardım etmeyeceksin sadece yol göstereceksin,herkes kendi kalkacak,kimsenin kurtarıcısı olmayacaksın,hayatında hiç bir türlü eşcinsel olmayacak sürecini sabote ederler dedi ve gerçekten de haklıydı eşcinsellerde ister istemez bir tür haser ve umutsuzluk var ayrıca kıskançlar oldukça,insanı aşağı çekmeye çalışıyorlar…

DUYGUSAL OLARAK DOYUM YAŞARSAN EROTİKLEŞTİRMEZSİN…
Hiçbir türlü bir erkekle yakınlaşmamalısın dedi ve ekledi;Duygusal olarak doyum yaşarsan kafanda erotikleştirmezsin…

Erkek erkeğe ilişkilerde iç içe geçmek olmaz bağ zamanla kurulur ve sağlamlaşır dedi…

YANİ…
Benim bu terapiden anladığım yıllar içinde oluşmuş bu durum bir mucize şeklinde bir anda geçmiyor,zamanla kaplumbağa hızında emin adımlarla ilerlemek gerekiyor eğer hızlı gidersen hemen yere çakılıyorsun,mucize bekleme acaba olacak mı?olmayacak mı?Bu şöyle olduysa nası olacak?Şu nası olacak?gibi obsesyonlar kaygı yaratıyor onlarda eşcinsel tarafı besliyor…

Heteroların yüceltme kafanda onlar kendi yetersizliklerinden kaçmaya çalışıyor,çoğu korkak ve kendiyle yüzleşemiyor ve bu durumu yaşasalardı bunun altından kalkacak cesaretleri bile olmazdı yani aslında güçlü olan biziz,onlar sadece ‘mış’ gibi yapıyor.Biz gerçek erkekleriz “Adam” olanlarız ki birşey bizi dönüşmeye zorluyor ve cesaret buluyoruz kendimizde tüm acıya rağmen…

Kimsenin acısı en büyük değil,kimse en kötü acıyı yaşamış,en felaketi başına gelmiş değil,herkesin acısı kendine büyük,herkesin hayatı s*kilmiş,kimsenin kurtarıcısı değilim,herkes kendi için mücadele etmeli,eşcinseller iyileşmek isteyenlerin hayatında olmamalı bu süreçte çünkü bilerek veya bilmeyerek umutsuzlukları veya kıskançlıkları ile sabote ediyorlar…

Geçmiş geçmişte kalmalı geçmişe dönük analizler veya keşkeler artık olmamalı bunlar sadece bana zarar veriyor…

Herkesin süreci farklı,durumu farklı bir kişi bir şey yapamamışsa diğerlerinin de yapamadığı/yapamayacağı anlamına gelmez

Erkekler konusunda hayali beklentiler ve idealleştirmeler halüsinasyonlarından kurtulmalıyız,güçlü olan onlar değil çünkü mücadeleyi seçen onlar değil biziz…

Kimseden utanmadan erkek ortamına alışmalıyız,kimseyi fazla önemsemeden sadece anımızı geçirmeli ve sosyalleşmeliyiz,duygusal doyumu ise akışa bırakıp yavaşça almalıyız…

Kendimizi küçümsememeliyiz en büyük mücadeleyi biz veriyoruz bir tür aşağılık kompleksinden artık çıkmalıyız bu içimize o kadar işlemiş ki bazen istemeden oraya kayıyoruz ama o anda bunların bilincine varıp irademizi kullanmalıyız…

Eşcinsel hayatın sonu belli sevgi arayışı sonuç ise seks bağımlılığı,ne sevgi var ne de emek,aynı karanlık kısır döngü,mücadele ise ondan bile zor yine zorluk var ama sonu kurtuluş ve dönüşüm olabilir yavaş ama emin adımlarla gitmekten başka çaremiz yok arada hatalar olabilir bunlar hayatın sonu değil ama irade ve bilinç de bizimle beraber…
« Son Düzenleme: 05 Ekim 2026, 01:04:09 öö Gönderen: psikolog »

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 4854
    • Profili Görüntüle