Psikolog Hüseyin Kaçınla başladığımız terapilerin üzerinden 1 yıl geçti . Geçen sene 2024 Martında Ramazan ayı gibi başladığım terapilerden bugüne hayatım bambaşka bir noktaya geldi . Terapi yazısı yazmıyordum sadece ses kaydı aldım ama keşke psikoloğumu dinleyip yazsaymışım diyorum şimdi . En baştan ses kayıtlarını dinleyerek de yazıyorum onları vakti gelince foruma yükleyeceğim .
Küçükken düşünürdüm Allah seni sınamak için sana bir hastalık verecek olsa o ne olsun isterdin düşünürdüm ateş öksürük burun tıkanıklığı … hepsi zor kaldıramam bunları derdim . Bu soruyu bugün cevaplayabiliyorum . Dünyaya tekrar gelecek olsaydım yine eşcinsellikle sınanmayı ve mücadele ederek iyileşmeyi isterdim . Hayatımın yönü gidişatı değişti bu hastalık vesilesiyle . Allaha Hamd olsun ki HK nı karşıma çıkardı . Peygamberimiz Allah devasını yaratmadığı hastalık vermemiştir her hastalığa bir ilaç var etmiştir buyuruyor . Bu Hastalığın ilacı ise insanın kendini bulup nirvanasına kavuşmak için çabalaması kendisini tanıması .
Psikoloğumuz Bir terapide hayata karşı bakış açımı değiştiren bir şey söylemişti . Allah Kuranı Kerimde Hayat ancak bir oyundan ibarettir buyuruyor bu oyunun mantığını anlayarak ilerleyebiliriz bu oyun bazen game over lar verir ama düştüğümüz yerden tekrar kalkmamız ve bu mücadeleye devam etmemiz gerektiğini söylemişti . O zamana kadar bu ayeti sadece dunya gelip geçici bir yer diye anlamıştım ama HK öyle dediğinden beri hayatımı bir oyunn içindeymişim gibi düşünüp başıma gelen hadiseleri değerlendirip analiz edip neden geldiğini düşnüp Allahın beni nasıl bir tekamül sürecinden geçirdiğini anlayıp ona göre hareket ediyorum . Hayat madem bir oyunsa bu oyunun kurucusu olan Allah celle celalühü bu oyunu başlatırken cinsiyetimizi ırkımızı dilimizi zeka seviyemizi hastalıklı ya da sağlıklı olacağımızı analiz kabiliyetimizi anne ve babamızı coğrafyamızı daha nice şeyleri belirleyerek bizi dünyaya gönderiyor ve bunun yanında bu oyunda ilerleyebilmek için bize bazı yetenekler veriyor . Yani bir yerden alıyor bir yer veriyor ki açığı kapatalım bana bunu farkettirdi . Bize de bu aile hastalığını verdi ama bunun yanında zeka verdi hayat mücadelesini çok erken yaşta öğrendik . HK eşcinseller çok zeki insanlar oluyorlar çünkü beyin sürekli bir mücadele halinde ve bir çok insan 30 lu yaşlardan dökülmeye başlarlarken bu kişiler acıyı hayatın başında yaşadıkları için iyileştikten sonra büyük bir sıçrama oluyor ve rahat bir yaşam sürüyorlar demişti . Bu oyun böyle işliyor mantığı kavrayıp analizleri doğru yapıp farkındalık kazanarak ilerlemek amacımız hazların peşinden koşmak değil huzuru yakalamak için uğraşmakmış hayatın anlamı .
Hüseyin Kaçın la yaşadığımız terapi süreci sadece eşcinsellikten iyileşmek değil hayatı keşfetme yolculuğu aynı zamanda Ben toplamda 5 psikoloğa gittim güya hepsi uzman klinik psikologlar ama verdikleri tavsiyeler gerçekten uyutucu bir takım masallardan ibaret birde psikologluk yapmak sadece bir takım hastalıkları bilmek tedavi yöntemini bilmekle olmuyor karşındaki kişiyi anlayabilmesi için bir psikoloğun yaşanmışlığı olması şart o insana güven veriyor . O yüzden eski insanların söyledikleri çok etkiliyor insanı zorluk yaşamışlar senin geçtiğin yollardan geçmişler onlarda dışlanmış aşağılanmışlar . Sayın Hüseyin Kaçın da bu yaşanmışlık fazlasıyla var . Tam bir aşk adamı bu yüzden bizi çok iyi anlayıp analiz edebiliyor ve çok güzel tavsiye verebiliyor babacan bir insan diğer psikologlar o samimiyeti vermiyor . Duygusal zeka gerçekten psikologlukta çok önemli .
Dediği şeyleri kendi hayatımda tek tek fark etmek gözümün açılmasına ve ben ne yapıyorum dememe sebep olmuştu insan daha sonra harekete geçiyor ve içindeki o zamana kadar açığa çıkmamış olan versiyonuna ulaşıyor . İşte o noktada başlıyor iyileşme süreci . Artık kendine yöneliyor insan toksik ilişkilere kapanıp kendisiyle bağ kuruyor hoşlandığı şeylerin üzerine giyor huzur bulduğu alanlarda kendini geliştiriyor ve bir özbenlik inşaa ediyor bu yüzden seviyorum işte bu hastalığı diğer insanların böyle bir şansı yok yaşadıkları travmalar dan kaynaklı gelen haz duygusunu abartı duyguları özbenliği zannediyor Bağımlı olunan toksik ilişkileri aşk zannedip kendini yitirme yolculuğuna giriyorlar . İşin kötü yanı oları bu durumdan değişime zorlayacak bir şey olmadığı için çok azı dışında hemen hemen hepsi bu şekilde yaşayıp kendini tanımadan bulmadan ahirete gidiyorlar .
Bu gerçekten çok üzücü ama bizde bu böyle değil biz kendimizi değişmek zorunda hissediyoruz çünkü değişmezse eşcinselliğin içinde eriyip gideceğiz . Bunu bilmek bizim mücadele hissiyatımızı ayakta tutuyor . Bu zamana kadar devam ettiğimiz yaşadığımız kadınsı versiyonumuz aslında bizim içimizdeki potansiyeli içimizdeki kabiliyetli yetenekli çocuğu diğer toksik insanlardan koruyan bir anne görevi görüyor ne kadar acı varsa kadınsı versiyonumuz o acıyı resmen yükleniyor içimizde yatan erkek zarar görmüyor terapilere başladıktan sonra o içimizdeki cevher açığa çıkmaya başlıyor o erkek güçleniyor ve o kadınsılık o anne kayboluyor bu sayede hayatta aktif rol oynayan güçlü, kadınları cinsel obje olarak görmeyen , sağlıklı ilişkiler kuran , insanların imrendiği bir aşk erkeğine dönüşüyoruz . Bir çok erkek şuanda bu duygulardan yoksun oldukları içinde onların yanında çok güçlü duruyoruz onlar bu sefer size hayran oluyor eskiden siz onlarla pasif ilişki hayal ederken bide bakıyorsunuz ki aslında o erkekler ezilmiş hayattan beklentisi olmayan cinsellikten başka erkeklik namına bir vasfı olmayan kişiler . Farkındalık başladıkça ve bu farkındalığı siz analizler yaparak ilerletip bu analizler doğrultusunda açığa çıkan çözümleri gerektiği gibi uyguladığınızda nirvananıza ulaşmaya başlıyorsunuz iyileşince bir de bakıyorsunuz ki Hepsi Allahın sizi yükseklere fırlatmak için sapan misalı aşağıya çekmesi imiş ondan sonra şükretmeye başlıyorsunuz . İşte bu yolculukta Hüseyin Kaçın aslında sizin sadece cinsellikle olan sorununuzu halletmiyor birde sizin kendi istekleriniz kabiliyetleriniz doğrultusunda yeni bir kişi inşa etmeniz için siz ön ayak oluyor tıpkı bir deniz feneri gibi gidilecek yolu gösteriyor biz o ışığın gösterdiği yöne bakarak gemimizi doğru şekilde sürmeliyiz .
Psk. Hüseyin Kaçına deniz feneri dedim çünkü artık hayatta kurtarıcı aramanın ne kadar aptalca bir beklenti olduğunu öğreniyorsunuz terapi sürecinde o bizim gemimizi sürmeyecek sadece yolu aydınlatacak hepimiz burda bir yolculuktayız ve bu yolculukta kimse bizi kurtaramaz bizi kurtaracak kişi yine biziz biz ayağa kalkarsak mücadele edersek Allah da bizi muvaffak ediyor o zaman . Siz kendinizi insan yerine koyup kendinizi aşağılamaktan insanlarla kıyaslamaktan vazgeçerseniz sadece kendinize odaklanıp yeteneklerinizi keşfedip bunların üzerine giderseniz iyileşme süreciniz çok kısa sürecektir . Tabiki HK bunun yanında bizim yapmamızı istediği şeyler oluyo kişinin durumuna göre ama her şey sonunda buraya dayanıyor . Biz kendi potansiyelimizi unutuyoruz kendimizi kaybetmişiz Hüseyin Kaçın o karanlık hayatımızı aydınlatıyor işte bu yüzden gerçekten çok kıymetli bir insan . Ülkemizde böyle insanlar yok denecek kadar az malesef ve birde şikayet ediyorlar adamı böyle tuhaf bir milletin mensubuyuz . Allah'tan niyazım en kısa zamanda mühürlenen kliniği nde onu tekrar iade edilip orda devam etmemiz orası gerçekten farklıydı yazımı burda sonlandıracağım yazılacak şey gerçekten çok fazla ara ara yazacağım bir yandan eski ses kayıtlarını da dinliyorum ki benim geçtiğim yollardan geçen arkadaşlarıma belki bir yardımım dokunur diye en baştan yazıyorum her şeyi ama bu yazıyı araya sıkıştırmak istedim . Teşekkürler…