Gönderen Konu: Koridorlar ve İlişkiler Üzerine  (Okunma sayısı 71 defa)

Berk Zafer Yıldırım

  • Newbie
  • *
  • İleti: 5
    • Profili Görüntüle
Koridorlar ve İlişkiler Üzerine
« : 20 Şubat 2026, 11:08:47 ös »
Güvenlik benim için kapıyı açıyor.

Karşımda uzun bir koridor. Bu koridoru ilk defa görüyorum. Uçsuz bucaksız görünüyor. Hiç bir şey düşünmeden yürümeye başlıyorum. Saatler geçiyor fakat koridor bitmiyor, yürüdükçe yürüyorum. Ayaklarım ağrımaya, topuklarım acımaya başlıyor. Kırık parkelerden birine takılıp düşüyorum. Tavandaki ışıklar gözlerimi kamaştırıyor. O anda kendimi kaybediyor ve derin bir uykuya dalıyorum.

Gözlerimi açıyorum. Güvenlik bana kapıyı tekrar açıyor.

Karşımda uzun bir koridor. Bu koridor bir yerlerden tanıdık geliyor. Tereddütle yürümeye başlıyorum. Ayaklarımın ne zaman ağrımaya başlayacağını biliyor, yürüdükçe yürüyorum. Bu sefer kırılan parkelere basmıyorum. Biraz daha yürüdükten sonra çok yoruluyor ve bir kapıya yaslanıyorum, açılıveriyor. Büyük bir gürültüyle yere düşüyorum ama bu sefer kapının koluna tutunuyor ve kendimi kaybetmiyorum. Hızla başladığım yere dönüyorum.

Kapı hâlâ açık. Güvenlik buruk bir gülümsemeyle bana bakıyor.

Karşımda uzun bir koridor. Bu koridoru tanıyorum. Heyecanla yürümeye başlıyorum. Ayaklarım ağrımaya başlamadan biraz dinleniyor, yola öyle devam ediyorum. Yürüdükçe yürüyorum. Bu sefer durup soluk almam gerektiğinde bir kapıya değil, sağlam bir duvara yaslanıyorum, iyi hissettiriyor. Yine de tembelliğe vakit yok, zira önümde uzun bir koridor var. Yürümeye devam ediyorum. Biraz etrafı inceleme fırsatı buluyor, duvarlardaki resimlere göz gezdiriyorum. Güzellikleri gözlerimi kamaştırıyor, onlardan başka yere bakamıyorum. Koridorun sonu gözüküyor ama ben artık bu koridorda ne yaptığımı ve asıl amacımın ne olduğunu unutuyorum. Bakakaldığım tablolardan birinin önüne çömeliyor ve onu hayranlıkla izlemeye devam ediyorum. Tablo aniden yere düşüp paramparça oluyor. Kırıkları toplayayım derken ellerim kesiliyor. Yere damla damla akan kanların kokusu başımı döndürüyor, midemi bulandırıyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ayağa kalkıyor ve amaçsızca koşmaya başlıyorum. Cam kırıkları her yerime batıyor, bitap düşmüş dizlerim çözülmeye başlıyor. Bir o yana, bir bu yana savruluyorum. Daha önce kapısına tutunduğum odaya dalıyor ve yardım istiyorum, kimse beni duymuyor. Odadan çıkıp yürümeye başladığım tarafa bakıyorum. Güvenliği ve kapıyı görüyorum.

Karşımda uzun bir koridor. Sonunu, daha doğrusu başını görüyorum çünkü artık ters yöne doğru gidiyorum. Kapı hâlâ açık, güvenlik göz yaşları içinde bana bakıyor, sanki yardım etmek istiyor. Gülümsüyorum ve ona doğru koşmaya başlıyorum. Koştukça koşuyorum. Ayaklarımdan akan kanları ya da yorgunluğumu hiç ama hiç umursamıyorum. Artık ne yapmak istediğimi biliyorum. Güvenliğe yaklaşıyorum, aramızda yalnızca birkaç adım var ve ben, ona doğru gidiyorum.

Kapı kapanıyor. Güvenlik kapıyı kapatıyor.

Karşımda kapalı bir kapı. Bu kapıyı unutmak istiyorum. Ona sırtımı çeviriyor ve ileriye bakıyorum.

Karşımda uzun bir koridor.