Gönderen Konu: YENİ TÜRKİYE SİYASETİ MANİFESTOSU: Nurun Hatırlanışı, Narın Teşhiri, Ateşin Taşı  (Okunma sayısı 65 defa)

Ertugrul Tulpar

  • Newbie
  • *
  • İleti: 36
    • Profili Görüntüle
YENİ TÜRKİYE SİYASETİ MANİFESTOSU
Nurun Hatırlanışı, Narın Teşhiri, Ateşin Taşınışı

Bu metin bir uzlaşma çağrısı değildir.
Bir reform önerisi hiç değildir.
Bu metin, çökmekte olan bir dünya düzeninin içinden konuşur.

Artık şunu açıkça söylemek zorundayız:
Eski siyaset bitmiştir.
Sağ–sol, laik–dindar, ulusal–küresel karşıtlıklarının tamamı kent merkezli aynı aklın varyantlarıdır.

Bugün dünyayı yöneten şey ideolojiler değil,
kent,
tekasür,
merkezileşme,
ve küresel dehlizdir.

Bu dehliz ışıklıdır ama çıkışsızdır.
Şeffaftır ama boğucudur.
Özgürlük konuşur ama mesafeyi yok eder.

Bu nedenle yeni bir dile değil,
yeni bir siyasal ontolojiye ihtiyacımız var.


---

Hac: Nurun Toplanması

Hac bir ibadet olmaktan önce,
bir siyasal hakikat sahnesidir.

Hac’da güç askıya alınır.
Statü çözülür.
Mülkiyet silinir.
Temsil iptal edilir.

Herkes aynı merkeze yönelir
ama kimse merkezin sahibi değildir.

Bu yüzden Hac:

Kent değildir,

İmparatorluk değildir,

Yönetim aygıtı hiç değildir.


Hac, nur merkezli bir toplanmadır.
Nur eşitler.
Nur mesafe üretir.
Nur yakmaz.

Bu yüzden Hac şehirdir.
Ama sabit bir şehir değil,
ahlâkî bir şehir fikridir.


---

Davos: Narın Saltanatı

Davos bunun tersidir.

Davos, küresel kentin mabedidir.
Nar merkezlidir.

Nar aydınlatmaz.
Nar yakar.

Davos’ta:

Güç görünür,

Sermaye meşrulaşır,

Karar örtükleşir.


Burada eşitlik yoktur.
Askı yoktur.
Arınma yoktur.

Burada yalnızca:

Yönetilebilirlik vardır,

Tekasür vardır,

Yakınlığın zorbalığı vardır.


Davos, seküler kafesin vitrini,
küresel dehlizin toplantı salonudur.

Işık vardır.
Ama nur yoktur.


---

Kent: Ensestiyöz Siyaset

Kent masum değildir.
Kent tarafsız değildir.

Kent, mesafeyi kapatır.
Her şeyi birbirine fazla yaklaştırır.
Yakınlık burada sevgi değildir; yakıcılıktır (nar).

Kentte:

Aile çözülür,

Mahalle dağılır,

Beden metalaşır,

İnanç vitrine çıkar,

Emek görünmez olur.


Bu yüzden kent siyaseti ensestiyözdür.

Her sınırı ihlal eder.
Her farkı eritir.
Her mesafeyi “özgürlük” diye yakar.

Ensestiyöz siyaset,
kenti şehir zannederek dişil olanı yakar;
geriye yalnızca eril bir güç gösterisi kalır.

Türkiye’de İslamcı siyaset dahi,
kalkınmacı olduğu ölçüde Kemalisttir.
Türkiye’de sol ise,
kentçi olduğu ölçüde sermayenin dilini konuşur.

Kavga ettikleri şeyler farklıdır,
ama taptıkları mekân aynıdır.


---

Göçer-Evli Uygarlık: Ateşin Taşınışı

Bizim cevabımız ne Hac’ı Davoslaştırmak,
ne Davos’u ahlâkla süslemektir.

Bizim cevabımız:
Göçer-Evli Uygarlıktır.

Göçer-Evli düzen:

Ateşi mekâna hapsetmez,

Onu taşır, sınırlar, evcilleştirir.


Bu ateş:

Yakmak için değil,

Isıtmak ve yaşatmak içindir.


Göçer-Evli siyaset:

Merkezsizdir ama dağınık değildir,

Devletlidir ama kutsalcı değildir,

Hukukludur ama beton sevmez,

Hareketlidir ama kaotik değildir.


Devleti tanır,
ama onu tanrılaştırmaz.

Hukuku bilir,
ama onu mekâna zincirlemez.

Mesafeyi korur,
çünkü ahlâk bilir.

Bu yüzden:

Kenti durdurur,

Şehri yürütür,

Tekasürü sınırlar,

İmparatorluğu reddeder.



---

Tehâfüt: Eski Aklın Çöküşü

Bugün yaşanan şey bir kriz değildir.
Bir tehâfüttür.

Kent merkezli uygarlık çökmektedir.
Teknoloji masalları enerjiye çarpmaktadır.
Dijital bolluk anlatısı fiziksel kıtlıkta dağılmaktadır.

Bu yüzden:

Eski Atlantik yok,

Eski Avrasya yok,

Eski denge politikaları yok.


Artık yalnızca ölçek savaşı vardır.

Ve küçük olan kaybolur.


---

Yeni Türkiye

Yeni Türkiye gelmiyor.
Zaten buradaydı.

Ama artık:

Adını koyuyor,

Dilini sertleştiriyor,

Mesafesini koruyor.


Bu bir davet değildir.
Bir müzakere çağrısı hiç değildir.

Bu bir kopuş bildirisidir.

Kentle barışan herkesle,
hangi ideolojiden olursa olsun,
hesaplaşma kaçınılmazdır.

Nur kaybolursa körleşiriz.
Nar hâkim olursa yanarız.
Ateşi taşımazsak söneriz.

Yeni Türkiye,
ateşi taşıyacak siyasal iradenin adıdır.

Ve bu sefer
dil yumuşamayacak.

Ertuğrul Tulpar
24 - Ocak - 2026