Nur Merkezli Siyaset: Dehliz Karşıtı Bir Teori Denemesi
1. Siyasetin Yanlış Kurulduğu Yer
Modern siyaset teorilerinin büyük bölümü iktidarı şu üç eksenden biri üzerinden okur:
Güç (realizm),
Çıkar (liberalizm),
Kimlik (modern kimlik siyasetleri).
Bu üç okuma biçiminin ortak zaafı şudur:
Siyaseti ateş üzerinden kurarlar.
Ateş burada metafor değildir; kriz, şiddet, çatışma, seferberlik ve korku üretimi anlamına gelir. Ateş merkezli siyaset, sürekli olarak “yakıcı bir gerekçe”ye ihtiyaç duyar. Düşman, tehdit, olağanüstü hâl, beka, etnik saflaşma, çocuk cesedi, kadın bedeni, kutsal değer… Hepsi ateşi harlamak için kullanılır.
Bu tür siyaset, ateşi yönetmeye çalışır; ateşle mesafe kurmayı bilmez.
2. Dehliz Siyaseti: Küresel Model
Ateşin doğrudan yakıcılığından kaçınan modern iktidar biçimleri ise başka bir yol seçmiştir: dehliz.
Dehliz siyaseti şunları yapar:
Açık cephe kurmaz,
Doğrudan iktidar talep etmez,
Sürekli geçici pozisyonlar üretir,
Krizi çözüyor gibi yapar ama krizi dolaşımda tutar.
Küresel ölçekte bu, finans–medya–hukuk–STK–teknoloji ağlarıyla işler. Yerelde ise paralel yapılar, kimlik kışkırtmaları, ahlâkî panikler ve masumiyet imgeleri üzerinden çalışır.
FETÖ/PDY bu modelin yerel ve dinî versiyonudur.
“Türk Solu şeysinde” çıkan etnik nefret yazıları ise bunun seküler ve sözde sol versiyonudur.
Biçimler farklıdır; topoloji aynıdır.
3. Ensestiyöz Siyaset Kavramı
Bu noktada yeni kavramı netleştiriyoruz:
Ensestiyöz siyaset, ateşle arasındaki mesafeyi kaybetmiş siyasettir.
Çocuk üzerinden nefret üretir,
Kadın bedeni üzerinden mevzi kazanır,
Kimliği kanla sabitlemeye çalışır,
Masumiyet ile şiddeti aynı anda kullanır.
Ensestiyözlüğün kaynağı ateş değildir; ateşi yalnızca nar (yakıcılık) olarak idrak eden nursuz bakıştır.
Bu yüzden ensestiyöz siyaset:
Sağda da olabilir,
Solda da olabilir,
Dindar da olabilir,
Seküler de olabilir.
Belirleyici olan ideoloji değil; nurun yokluğudur.
4. Nur Merkezli Siyasetin Tanımı
Buradan itibaren yeni teoriyi adlandırıyoruz:
> Nur Merkezli Siyaset
Nur merkezli siyaset:
Ateşi inkâr etmez,
Krizi yok saymaz,
Çatışmayı romantize etmez.
Ama şunu yapar: Ateşle mesafe kurar.
Nur, burada ahlâkî vaaz değildir.
Nur = istikamet bilgisidir.
Nur merkezli siyaset şunları reddeder:
Çocuk cesedini argüman olarak kullanmayı,
Etnik kimliği suç kategorisine çevirmeyi,
Masumiyet üzerinden siyasal şantaj kurmayı,
Sürekli olağanüstülük hâli üretmeyi.
Çünkü nur, yön verir; bağırmaz.
5. 15 Temmuz’un Teorik Anlamı
15 Temmuz, nur merkezli siyasetin tam zaferi değildir. Ama şudur:
> Nurun kısmi olarak geri çağrıldığı andır.
Bu çağrı sayesinde:
Ateşin kimin elinde olduğu görünür oldu,
Dehlizlerin mutlak güvenli olmadığı anlaşıldı,
Paralel yapı ilk kez çıplak yakalandı.
Bu yüzden 15 Temmuz, bir “kahramanlık destanı”ndan çok, epistemik bir kırılmadır: Kim ne yakıyor? Kim kimden besleniyor? Kim krizle yaşıyor?
6. Teorinin Son Önermesi
Bu siyaset teorisi şu önermeyle kapanır:
> Sorun ateş değildir.
Sorun ateşi nursuz görmektir.
Ateş her zaman olacak. Kriz hiç bitmeyecek. Çatışma tarihin parçası.
Ama siyaset, ateşi yalnızca nar olarak kullandığı anda ensestiyözleşir.
Dehlizlere çekildiği anda küresel faşizmin yerel taşeronu hâline gelir.
Nur merkezli siyaset ise şunu söyler:
Ateşten kaçma.
Ateşi yüceltme.
Ateşle arana mesafe koy.
Ertuğrul Tulpar
23 - Ocak - 2026