Herkese merhaba
Nerden başlasam nasıl anlatsam
Ya da anlatmasam herşeyi gömdüğüm gibi bu yazıyı da içime mi gömsem
Hayır ..!!
Ertelemek istemiyorum artık. Yazmak istiyorum.
Bu yazıyı okuyan belki birçok kişi kendinden birsey bulacak, yarasına şifa olucam, ya da eleştirilecem bilemiyorum
Çok öncesinde yapmalıydım bunu. Neden yapmadım ya da yapamadım onun da cevabı yok bende
Belki hayatımda birçok şeyi askıya aldığım gibi bunu da aldım askıya. Dursun dedim küflenmiş dolabın içerisinde.
Neyse başlıyorum o zaman
Ailenin ilk çocuğuyum. Prematüre doğmuşum. (Sabırsız kişiliğim buradan geliyor sanırım.)
El bebek gül bebek büyütülmüşüm. Pamuklara sarılmışım. Öyle diyorlar. Çocukluğunda maddi anlamda bir eksiklik yaşamadım. Allah razı olsun
Babam vardiyalı çalışırdı. Annem ev hanımı.
Astım hastasıydım. Grip olmazdım mesela direkt bronşlarıma inerdi. Ergenlikte atlattım şükür.
Bendeki dürtü ne zaman başladı inanın bilmiyorum. Bana doğduğumdan beri varmış gibi geliyor. Hep benimleymiş gibi ..
Hiç oyuncak araba ile oynamazdım mesela bebeklerle oynardım. Kız arkadaşlarım olurdu. Sesim inceydi. ( bunu da eski videolardan farkediyorum. Şu an borazan gibi

)
Her anlamda annemin koruması altındaydım. Anasınıfına göndermemiş ezilirim diye
Ona üzülmüyorum ama ilkokulda 23 Nisan etkinliği yapılmıştı ona sokmamıstı beni ona hala üzülürüm. Kalografiyi bile hatrlıyorum.
Bu arada tabiki sürekli akran zorbalıgı. Erkek kuzenlerim tarafından zorbalanmalar. Top musun kız mısın vs vs
Bastırıldım bastırıldım.
Ortaokulda bu öğretmenler tarafından duyulmuş olacak ki rehberlik hocası benimle konuştu bu durumla ilgili.
Hatta müdür bir gün sınıfa geldi. Elinde küçük bir kağıt ismim yazıyor muhtemelen. Önce ismimi okudu bu kimdir diye ben kalktım sonra tekrar oturdum sıraya.
Dedi ki bir kimsenin kalbini kırmak Kabe yıkmak gibidir. Bu arkadaşınız erkek siz neden dalga geciyorsunuz ayıp değil mi ?
İyilik yaptığını zannetti. Beni rencide ederek!
Ama o müdüre direktifi de babam verdi biliyorum. Unutmuyorum unutmayacağım
Lisede de aynı sekilde türlü zorbalığa uğradım sözlü olarak. Hele lisede zorbalıgın zirvesini yaşadım.
Zorbalık demişken babamdan bile gördüm. Biri topçu olacak diğeri popçu demişti. Bu topa bile vuramaz öteki fırtına demişti. Bir erkek kardeşim var ondan bahsediyordu..
Unutmuyorum unutmayacağım. !
Babamla ne zaman vakit geçirdim bilmiyorum mesela dolu dolu. Erkek erkeğe ne zaman adam gibi sohbet ettik. Ya da elimden tutan sağlam bir abim olmadı. Keşke olsaydı. Keşke. Ben abi olmasaydım da benim abim olsaydı. Bana abilik yapsaydı…
Babama sorsam bu arada sen bana yanaşmadın der. Herkes sıyırıyor kendini bazı durumlardan suçlardan. Düzen böyle !!
Bu durumlar beni masturbasyon bağımlılığına itti zannediyorum.
Kendimi bildim bileli bağımlıyım.
Hatta ergenliğe girmeden bile yattığım yatakta sürtünme yolu ile yapıyordum.
İlk külodumda ıslaklık hissettiğim zaman yadırgamıştım. O kadar eski …
Hala tırnak yerim tırnak eti yerim. Ellerimi kopartırcasına. Kimse de tutup elimden yahu bu çocuğun derdi nedir. Ya da bir tuhaflık var birseyler yapalım demedi.
Ama sözde her istediğim oldu maddi anlamda
Bu da bir başka sıyrılma şekli.
Çok uzatmayayım. Üniversite ilk seneydi zannediyorum. Ben bendeki durumu eşcinsellik olarak adlandırdım bir şekilde. Ve bunu açtım aileden birine. Tabi ben bunu açarken salya sümük dağıldım.
Beni psikiyatriye yönlendirdi. 50 mg antidepresan başladım. Psikiyatri de beni özel bir hastanede güya adı psikolog olan birine yönlendirdi. Allah’ın laneti her iki cihanda onun üzerine olsun.
Bana bunun çok normal bir durum olduğunu. Hatta kahverengi göz rengi ile doğmak kadar doğal olduğunu söyledi. Zannediyorum bir ya da iki kere gittim.
Bu arada psikiyatrinin verdiği antidepresanı hâla kullanıyordum. Kimse bilmiyor tabi
Ta ki annem çantamda bulana kadar
Kendimi toplayıp anlattım durumu kendisine.
Bana ilk tepkisi ‘Hadi be’
oldu ve ağlamaya başladı. O anki yüz ifadesini ölene kadar unutmayacağım.
Sonra babama söyledik. Bir yandan ağlıyorum annemle. Babam karşı koltukta. Annem gelsene sarılsana dedi çocuğa. Geldi yanıma basımı oksadı. Annem dedikten sonra !
Biz kalktık o dediğim psikolog bozuntusuna gittik. O dedi ki ; çok yakışıklı kızlar ilgi duyacaktır elbet ama onun tarafından bir karşılık olmayacak.
Eve dönerken annem arabanın içinde ağlamaya devam etti. Ben arabanın dışında yolu seyrediyorum. Amaçsız. Hayat benim için bitmiş.
Eve geldik. Taziye evi gibi. Herkes dağılmış vaziyette.
O Psikoloğa bir daha gitmeyeceğime karar verildi . Bu arada ben de istemedim tabi gitmek.
Gerçekler söylendi. Omzumdaki yıllardır taşıdığım tüm yük hafifledi.
Bir çözüm beklerken babam aldı beni şeyhine götürdü memlekete. (Babamın bağlı olduğu tarikat var yıllardır. )
Şeyh ile beni bir odaya kapattılar. Ben ona anlattım durumu okudu üfledi beni ve dönüldü.
Evet evet doğru okudunuz yaşandı bu
Döndükten sonra Fatih’te bir psikolog bulundu. Tam o hacıların hocaların olduğu sokakta.
(Bu arada yargılamıyorum kimsenin yaşam şeklini saygı duyuyorum.)
Annem babam hep birlikte gidildi. Bana bir katkısı oldu mu hayır .
Çünkü ben yoğun bir şekilde masturbasyon bağımlısıyken çıkmazdayken bana dediği ; Futbola başlıyorsun. Eee erkeklerle grup çalışması yapabileceğin bir etkinlik yapman lazım. Ama fitness tehlikeli çünkü soyunma odasında çıplak erkekler var !
Ben hiç PC oyunu oynamadım mesela. Futbol maçı yapmadım. Yapsam ortama karışsam bile alay konusu oldum. Bugün 30 a geldim nerdeyse hala topa vuramam tedirgin olurum. Futbol muhabbeti bilmem.
Bana dediği tek iyi şey ; ‘ Bir trafik kazası geçiren bir hasta vardır tedavi için bana gelmiştir. Yalnız sendeki durum şu . Sen kaza bile yapmamışsın ‘ demesiydi.
Olsun… Allah ondan da razı olsun
Sonra hiç bu konu açılmadı yıllarca. Bana kalırsa evdeki herkes 3 maymunu oynadı. Bu durum böyle gitti. Alışıldı…
Hüseyin hoca ile 2 sene önce eşcinselforum aracılığıyla tanıştım.
Sonradan farkettim ki ben kendisine 2015 de mail atmışım fiyat sormuşum:)
Telefonda ön görüşme yaptık. Neredeyse 1 saat konuştuk. Ön görüşmede 1 saatten fazla konuştu ve 1 lira talep etmedi.
Gittim kendisine . Ama gidene kadar tabi Hüseyin hoca ile Whatsapp üzerinden sürekli iletişim halindeydik. Makaleler, videolar, katıldığı programlar, değerli ve motive edici bilgiler gönderdi.
Ve ben gittim seansına. Tabii o da masturbasyon bagımlısı olduğumu iletti. Kendisini çok sevdim. Dediklerini yapmaya çalıştım. Birçok kişiyle tanıştım ofisinde. Oturduk ortak konuştuk hep birlikte. İftar yaptık. Değerli hocasının menziline gittik. Sevdim kendisini. Hala seviyorum.
Ancak bendeki bu bağımlılık bitmediği sürece de kendisine gitmenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Açıkçası maddi anlamda da biraz toparlamam lazım.
Bagımlı bir insan olduğum için para yönetimini de sağlayamadığımı iletmişti. Çok haklı…
Bendeki duruma gelirsek. Hemen hemen her gün masturbasyon yapabilirim. Günde defalarca. Bu bagımlılıktan çok hayat rutini haline geldi. Masturbasyon anında ben 3. Kişiyim. Evet erkekten zevk alıyorum. Ancak erkeğin kadını ya da bir erkeği becermesi, oradaki durumu davranışı beni tahrik ediyor. Asla bir erkekle ilişkiye girdiğimi hayal etmiyorum. Ben izliyorum sadece seyirciyim. Hüseyin hocanın tabiriyle ‘Röntgenciyim’.
Daha önce böyle bir ilişkim de olmadı. Allah şahidim istemem de.
Ama para karşılığında bu işi yapan kadına gittim. Sonuç nakavt…
Kendimi korudum. Eşcinsel eylemlere direndim.
Hatta Hüseyin hoca bir akşam ‘ sen bugün ölsen tertemizsin . Cennetliksin ‘ demişti. Hala içimi titretir o söz
Benim durumum hayalden ibaret. Asla gerçekleştirmedim. Düşüncelerimde kalır hep.
Çok da iyi rol yaparım. Erkek rolü
Alıştım yıllar içerisinde.
Miş gibi yapmak …
(Bir akşam Hüseyin hocanın ofisinde başka bir danışan senin burayla hiç alakan yok şu sese bak demişti. Tabi ben bi şahlanmıştım

Çok fazla erkeğin olduğu ortamda muhabbet beni gerer. Konu bana gelirde rezil olurum diye.
Araba kullanmıyorum mesela. Çünkü çok erkeksi bir eylem gibi geliyor bana. Ya yine alay konusu olursam. Ne saçma değil mi?
Erkek arkadaşım çok yok.
Esasında benim arkadaşım yok.
Aslında çok iyi diksiyonu olan, çok iyi giyinen , çok iyi çok naif biri olarak tanınıyorum etrafımda. Ha bir de mutfakta çok iyiyimdir.
Ama kendimi asla rahat bırakamadım. Bırakamıyorum.
Hep kendimle çelişiyorum. Bir kız ile ilişki içerisinde bile rahat olamıyorum. Kendimi kandırdığımı düşünüyorum. Cesaretli bir erkek değilim. Korkak bir erkeğim belki de
Çünkü hep hayal kırıklığına uğradım. Hep alay edildim. Hep olmalarını istediğim insan gibi davrandım. Ve hep masturbasyon yaptım
Soyutladım kendimi iyice soyutladım
Hala da soyutluyorum. HÜseyin hocaya gitmemem belki de bu yüzden
Bugün özel sektörde çalışıyorum. Ama bu zamana kadar yaptığım masturbasyonun üçte biri kadar kendime olumlu anlamda zaman ayırsam ve doğru yönlendirilseydim bugün çok farklı yerlerde olabilirdim.
Maddi anlamda da ..
İnstagramda bir psikoloğun videosuna denk geldim. ‘Babasıyla ilişkin zayıfsa , parayla da ilişkin zayıf olmaya mahkumdur. ‘ diyor. Aradaki denklemi çözemedim ama kendi açımdan doğru diye düşünüyorum.
O da düzelir elbet sağlık olsun . Ne diyelim.
Ama babam bugün ölse nasıl bir tepki veririm diye düşünüyorum. Açıkçası cevabı yok. Yoğun duygular besliyor muyum ? Bunun da cevabı yok. Allah başımızdan eksik etmesin yine de
Kısacası; O kadar çok hata yaptım ki bu hayatta. O kadar yanlış kararlar verdim ki. Şimdi hepsini düşününce kusurlu olan aslında ben değildim. Bu dünyada hersey ahenk içindedir derler ya. Belli ki ben bulamadım yerimi. Bu yüzden o kadar çok öfkelendim.
Sürçü lisan ettiysem affola.
Çoğu anektotları net ifade edemedim. İfşa olmamak için. Kendim için değil ailemi düşünüyorum.
Öyle ki hocamın hocamın instagramdaki fotoğrafımın altına yazdığı şiiri bile kaldırmak zorunda kaldım. Kusura bakmasın
Hocam okuyorsa geleceğim en kısa zamanda tekrar yanına. Benim sorunum kendimle seninle değil.
Yolun sonu aydınlık Allah’ın izniyle
Önce kendinize sonra Allah’a sonra Hocama güvenin.
Bu bir imtihan ve bunun için biz görevlendirildik….