Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
3
Medya / “Eşcinsel Terapi Sürecinde Heteroseksüel Kimlik Yeniden Kazanılır”
« Son İleti Gönderen: trakya 02 Haziran 2026, 07:35:41 ös »

Eşcinsel hayatta mutlu son yoktur!

Psikolog Hüseyin Kaçın, eşcinselliğin bireysel değil aile temelli bir sorun olduğunu belirterek, “Eşcinsellik, bireyin yaşadığı cinsel kimlik bunalımından değil, hastalıklı aile yapısından kaynaklanmaktadır” dedi.

Eşcinsel hayatta mutlu son yoktur!

Kaçın, eşcinsel hayatın psikolojik süreçte çıkmazlarla dolu olduğunu ifade ederek, “Eşcinsel hayatta mutlu son yoktur” ifadelerini kullandı.

“Eşcinsellik Ailenin Çöküşüdür”

Toplumda eşcinsellerin sayısının ve kabulünün artmasının aile yapısının zayıflaması anlamına geldiğini söyleyen Kaçın, “Eşcinsellik, babanın iktidarı yerine annenin egemenliğinin kutsanmasıdır. Batı’da eşcinsel lobilerinin planlı çalışmaları sonucu aile kurumu çökmüştür. Doğu’da da aynı tehlike hızla yayılmaktadır” dedi.

“Terapi Sürecinde Heteroseksüel Kimlik Yeniden Kazanılır”

Eşcinselliğin bireysel bir yönelim olmadığını, terapi sürecinde dönüşümün mümkün olduğunu vurgulayan Kaçın, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Eşcinseller terapiye girdiklerinde heteroseksüel kimliğin yeniden kazanılmasıyla süreç sonlanır. İyileşmiş eşcinseller, ilerleyen dönemde bir kadınla evlenerek iyi bir eş ve mükemmel bir baba olabilirler.”

Kaçın ayrıca, aktif eşcinsellerin süreç içinde pasifleştiğini, bunun kaçınılmaz bir psikolojik sonuç olduğunu belirtti.





https://www.instagram.com/p/DZFyCPIMWpw/
5
Medya / Ynt: Cinsiyet Değiştirme Yaşı 25’e Çıkıyor: Trans Ameliyatları Yasası
« Son İleti Gönderen: trakya 02 Haziran 2026, 10:54:27 öö »


Cinsiyet iptali sürecinde yeni dönem!

TBMM gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi’nde cinsiyet değişikliği için yaş sınırının 25’e yükseltilmesi öngörülüyor. Düzenleme, hukuk, tıp ve toplum boyutuyla yeni tartışmaları beraberinde getirecek.


https://x.com/recepyazgan01/status/2061471233951043638?s=20
6
Medya / Cinsiyet Değiştirme Yaşı 25’e Çıkıyor: Trans Ameliyatları Yasası
« Son İleti Gönderen: trakya 02 Haziran 2026, 10:35:54 öö »
Cinsiyet Değiştirme Yaşı 25’e çıkıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınması beklenen 12. Yargı Paketi ile cinsiyet değişikliği sürecinde köklü bir değişikliğe gidiliyor.

Cinsiyet Değiştirme Yaşı 25’e çıkıyor

Taslak metne göre, mevcut yasaların yeniden ele alınarak cinsiyet değiştirme yaşının 25'e yükseltilmesi öngörülüyor.

Psikolog Hüseyin Kaçın düzenlemenin toplumsal ve biyolojik boyutlarına dikkat çekiyor.

12. Yargı Paketi İle Yeni Kriterler

Türkiye’nin hukuk gündeminin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen 12. Yargı Paketi, sadece usul hukuku değil, bireysel hak ve özgürlüklerin sınırlarını belirleyen kritik düzenlemeleri de beraberinde getiriyor. Edinilen bilgilere göre, üzerinde çalışmaları süren taslak, cinsiyet değiştirme ameliyatları ve süreci için yaş sınırını 25’e çekmeyi hedefliyor.

Temmuz veya Ekim 2026 İşaret Edildi

Yasama organının çalışma takviminde öncelikli maddeler arasında yer alan düzenlemenin, TBMM’nin genel kurul gündemine getirilmesi bekleniyor. Konuyla ilgili yasal mevzuatın, 2026 yılının Temmuz ayı veya en geç Ekim ayı içerisinde nihai halini alarak yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Uzman Görüşü: Biyolojik ve Psikolojik Süreç

Konuyu değerlendiren Psikolog Hüseyin Kaçın, cinsiyet değişikliği gibi radikal bir kararın, kişinin psikososyal gelişimi üzerindeki etkilerine vurgu yaptı. Psikolog Kaçın, şu değerlendirmelerde bulundu:

Bireysel Olgunluk: "Cinsiyet değişikliği, sadece fiziksel bir müdahale değil; kimlik inşası ve psikolojik derinliği olan bir süreçtir. 25 yaş, bireyin bilişsel ve duygusal olgunluğunu tamamlama aşaması açısından hukukta sıklıkla referans alınan bir eşiktir."


Psikolojik Destek: "Bu süreçte atılan her adımın, uzman denetiminde ve kişinin uzun vadeli ruh sağlığı gözetilerek planlanması hayati önem taşır. Hukuki düzenlemelerin, klinik süreçlerle uyum içerisinde yürümesi gerekmektedir."

Düzenleme, özellikle "cinsiyet değişikliği" ile ilgili hukuki prosedürlerin daha kontrollü bir zemine oturtulması amacı taşıyor. TBMM'ye sunulacak nihai metinle birlikte, sürecin detayları ve hangi tıbbi şartların aranacağı netlik kazanacak.

https://www.akasyam.com/haber/cinsiyet-degistirme-yasi-25e-cikiyor-203638.html#google_vignette
7
Cinsiyet Değiştirme Yaşı 25’e çıkıyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınması beklenen 12. Yargı Paketi ile cinsiyet değişikliği sürecinde köklü bir değişikliğe gidiliyor.

Cinsiyet Değiştirme Yaşı 25’e çıkıyor

Taslak metne göre, mevcut yasaların yeniden ele alınarak cinsiyet değiştirme yaşının 25'e yükseltilmesi öngörülüyor.

Psikolog Hüseyin Kaçın düzenlemenin toplumsal ve biyolojik boyutlarına dikkat çekiyor.

12. Yargı Paketi İle Yeni Kriterler

Türkiye’nin hukuk gündeminin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen 12. Yargı Paketi, sadece usul hukuku değil, bireysel hak ve özgürlüklerin sınırlarını belirleyen kritik düzenlemeleri de beraberinde getiriyor. Edinilen bilgilere göre, üzerinde çalışmaları süren taslak, cinsiyet değiştirme ameliyatları ve süreci için yaş sınırını 25’e çekmeyi hedefliyor.

Temmuz veya Ekim 2026 İşaret Edildi

Yasama organının çalışma takviminde öncelikli maddeler arasında yer alan düzenlemenin, TBMM’nin genel kurul gündemine getirilmesi bekleniyor. Konuyla ilgili yasal mevzuatın, 2026 yılının Temmuz ayı veya en geç Ekim ayı içerisinde nihai halini alarak yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Uzman Görüşü: Biyolojik ve Psikolojik Süreç

Konuyu değerlendiren Psikolog Hüseyin Kaçın, cinsiyet değişikliği gibi radikal bir kararın, kişinin psikososyal gelişimi üzerindeki etkilerine vurgu yaptı. Psikolog Kaçın, şu değerlendirmelerde bulundu:

Bireysel Olgunluk: "Cinsiyet değişikliği, sadece fiziksel bir müdahale değil; kimlik inşası ve psikolojik derinliği olan bir süreçtir. 25 yaş, bireyin bilişsel ve duygusal olgunluğunu tamamlama aşaması açısından hukukta sıklıkla referans alınan bir eşiktir."


Psikolojik Destek: "Bu süreçte atılan her adımın, uzman denetiminde ve kişinin uzun vadeli ruh sağlığı gözetilerek planlanması hayati önem taşır. Hukuki düzenlemelerin, klinik süreçlerle uyum içerisinde yürümesi gerekmektedir."

Düzenleme, özellikle "cinsiyet değişikliği" ile ilgili hukuki prosedürlerin daha kontrollü bir zemine oturtulması amacı taşıyor. TBMM'ye sunulacak nihai metinle birlikte, sürecin detayları ve hangi tıbbi şartların aranacağı netlik kazanacak.

https://www.akasyam.com/haber/cinsiyet-degistirme-yasi-25e-cikiyor-203638.html#google_vignette
9

​Es ist keineswegs ungewöhnlich, dass homosexuelle Menschen Gefühle von Schuld, Unruhe, Einsamkeit oder sogar Depression bis hin zu starken Spannungszuständen erleben. Wenn man sich dazu gezwungen sieht, homosexuelle Handlungen auszuleben, obwohl diese dem eigenen Wesen und der inneren Identität widersprechen - oder wenn man den Drang danach nicht kontrollieren kann -, entsteht oft ein erheblicher psychischer Leidensdruck für Betroffene.

​Zudem ist Homosexualität hier nicht als Ausdruck einer freien Wahl aufzufassen, sondern als eine Entwicklung, die häufig auf Kindheitstraumata oder elterliche Vernachlässigung zurückzuführen ist. Unter diesem Blickwinkel betrachtet, stellt Homosexualität eine psychische Störung dar - eine Beeinträchtigung der sexuellen Neigung sowie der Identität.

​Daraus ergibt sich für die Psychologie als Wissenschaft die klare Verpflichtung, zu hinterfragen, ob ein homosexueller Lebensstil und die damit verbundene soziale Identität tatsächlich als „gesund“ gelten können. Die Forschung muss sich auch künftig der Verantwortung stellen, die Ursachen, die Struktur und mögliche Therapieansätze zu untersuchen. Vor diesem Hintergrund wäre es eine herabwürdigende und moralisch fragwürdige Haltung, denjenigen, die sich aus eigenem Antrieb von der Homosexualität lösen wollen, eine Behandlung zu verweigern oder pauschal zu behaupten, es handle sich nicht um eine heilbare Krankheit.
10
Psikoloji / блог о путешествиях
« Son İleti Gönderen: Carlosnable 30 Mayıs 2026, 03:57:21 ös »
Eşcinsellik hakkında yaptığı araştırmalar ve tedavi yönetmleriyle tanınan haber sitemiz yazarı ve psikolog Hüseyin Kaçın, 15 yıl önce TV 5 ekranlarında yaptığı açıklamalarla dikkat çekmiş ve bugüne gelinen sürece ışık tutmuştu.

ÖNCE AİLE ELE ALINIYOR

Kendisine 'eşcinsellik' şikayetiyle gelen aileler hakkında konuşan Kaçın, ''Ailenin hikayesini alıyoruz. Burada bir takım dengelerin yerinde olmadığı ve sağlıksız bir yapı olduğunu tespit ediyorsunuz. Eğer taciz ve tecavüz olayı yoksa, ilgisiz bir baba, otoritesi olmayan bir baba ve ya baskın otoritesi olan bir anne gibi psikolojik detayları yakalıyorsunuz. Sonra çocuk üzerinden gidiyorsunuz.'' ifadelerini kullandı.

EŞCİNSELLİK HASTALIK DEĞİL BUNALIMDIR

Eşcinsellik hakkında hastalık ifadesini kullanmamanın gerektiğini ve bunun 'psikolojik cinsel kimlik bunalımı' olduğunu belirtmek gerektiğini söyleyen Kaçın, ''Eşcinsellik özünde anne-babadan ve toplumdan o desteği alamadığınız için çocukken dışlanmış olduğunuz için bu sorunu yaşıyorsunuz. Hastalık veya rahatsızlık dediiğinizde, onlar da toplum tarafından dışlanıldığını hissettikleri için bu konuya aşırı duyarlılar. Buna cinsel kimlik bunalımı demek daha doğrudur.'' açıklamasında bulundu.

EŞCİNSELLİĞİN TEDAVİSİ VAR

''Eşcinselliğin tedavisi var mı?'' sorusunu da cevaplayan Kaçın, ''Haftalık düzenli terapilerle, istemek yetmez iradesini ortaya koyarsa bir iyileşme süreci ortaya çıkıyor.'' dedi.

EŞCİNSELLİK DOĞU'DAKİ AİLE YAPISINI YIKMAK İÇİN KULLANILIYOR

Eşcinselliğin psikolojik boyutundan sosyolojik boyutuna geçen Kaçın, ''Batı medeniyeti, doğu medeniyetinin aile yapısına böyle müdahelerle savaş açmaktadır. Türk televizyonlarda dizilerde haberlerde eşcinselliğin kabul edilmesi topluma dayatılıyor. Bu da Avrupa destekli bir süreç. Benim öngörüm eşcinsel evlilikleri kabul ettirmeye çalışacaklar, sonrasında da eşcinsellerin evlat edinmesine kadar gidilecek bir süreç. Tedavisi olması gerekir sürecini silip, bu bir doğuştandır, bu bir biyolojik yönelimdir diyerek; insanların bilinç altına yerleştirip, daha sonra bu bir haktır diyorlar.'' ifadelerini kullandı.

https://www.habervakti.com/unlu-psikolog-escinsellik-tehlikesini-yillar-once-boyle-ortaya-koymustu#
Sayfa: [1] 2 3 ... 10