3
« : 04 Haziran 2026, 03:23:54 ös »
TAM İYİLEŞMİŞKEN GERİ DÖNMENİN BEDELİ
Artık felaket zamanı geldi. Uyarıları dinlemeliydik. Şimdi ise felaketler ile yüzleşme zamanı. Ya var olacak ya da benlik içerisinde kaybolacaktık. Çevirdiğimiz sırt kendi benliğimize mi yoksa çevremize mi? Hangisi felaketi tetikledi? Ben mi kendime zulmettim yoksa çevredikler mi bana zulmetti? Korkuyorum hem de çok...
Kıymetli arkadşlar, bildiğimiz üzere eşcinsellik çocukluktan süregelen aile ve çevresel parametrelerin birleşiminden doğan doğal bir eğilim sürecidir. Bazen babanın yetersizliği, bazen annenin baskınlığı, bazen çevremizdeki insanların etkisi, bazen çağresizce uğranılan acımasızca tecavüzler bu durumun oluşmasında etkili olmaktadır. Hikayeler çoğu zaman birbirine benzer olmak ile beraber eşcinsel davranış biçimleri de hemen hemen birbirine benzemektedir. Değişen temel farklar ise bireyin iradesi ile aldığı kararların bütünüdür.
Bildiğimiz üzere bireyin kendi eşcinselliğini kabullenmesi ile birlikte hayatında aksiyon aldığı bir duruma geçer. Ülkemizde genelde iki farklı aksiyon eşcinseller tarafından uygulanır. İlk olarak, din ve sosyal kültürün baskısı ile birlikte kişi eşcinselliğini cinsel eyleme dökmez, sabır ve selamet ile çözüm üretmeye çalışır. Bir diğer aksiyon ise, hemen hemen çoğu eşcinselde olduğu gibi dindarından sekülerine kadar belli bir yaş itibari ile farklı partnerler ile cinsel birliktelikler yaşamaktır. Neredeyse 90% lik bir kısım buradaki ikinci aksiyonu yaşam biçimi haline dönüştürmüştür ülkemizde.
Eşcinsel dünyada haz ve dürtüler kontrol edilmediği sürece duygusal ilişkiler ile başlayan birlikteliklerin kısa zamanda cinsel birlikteliklere dönüşeceği, bu birlikteliklerin de çoğu zaman tek gecelik ilişiler olup bir eşcinselin 30 lu yaşlarına kadar yaklaşık 400 farklı partner ile beraner olabilme potansiyelinin yüksek olduğunu göz önünde bulundurmak lazım. Eşcinsel ortamlarda çokça takılanın birey artık yatıp kaltığı partnerlerini hatırlayamama durumuna kadar gelebilir. Hatta ilerleyen bir kaç durumdan da bahsetme isterim. Bakınız, eşcinsel ortamlarda artık yatmanın karşılığı olarak para talep eden fazlaca insan vardır. Bunların hatta isimlendirmeleri de var: win win, benefit, sugar daddy... Hatta en üzücü noktalardan bir durum ise 40 ve üzeri olgun yaştaki insanlar çok ufak yaştaki genç (sözüm ona twink) esşcinseller ile beraber oluyorlar. Bunlar kabul edilemez!
Bir diğer durum ise şudur, sürekli cinsel ilişkiye giren birey her şeyi elde edebileceği düşüncesine kapılarak yüksek kibir ve aşırı özgüvene sahip olurlar. Eşcinsel ortamlarında çok partnerli insanların nasıl davrandığını gözünüzde canlandırmanızı istiyorum. Bu yüksek ego seviyesi maalesef eşcinsel dünyada başarılı olsa da gerçek dünyada tam anlamı ile duvara toslamaktadır. Çünkü gerçek dünyada cinsel ilişki ile değil baskılayarak üstünlük kurma yarışları mevcuttur.
Değerli okuyucular, eşcinselliği tek başına bir rahatsızlık olarak görmek kabul edilebilir değildir. Beraberinde kişilik bozukluğu, okb, border line gibi bozukluklar taşınır. Alınan terapilerde eşcinsellikleten hetero dünyasına geçebilmek için tüm bu bozuklukların giderilmesi gerekmektedir. Yukarıda bahsettiğim pek çok kötü alışkanlıklar insana piskolojik ve bedensel anlamda zarar vermektedir. Çok fazla eşcinsel ilişkiye girme demek yüksek kişilik bozukluğu ve şizofreni gibi vakalara yol açmaktadır. Bu tarz durumlarda erken tedavi çok önemlidir.
Hüseyin Kaçın hoca ile alınan terapilerde eşcinselliğin gerçek yüzünü keşfedip, eşcinsellerin karakterini tam manası ile öğrenmek yadsınamaz bir gerçekliktir. Terapilere devam edilmesi taktirinde iyileşmeye giden süreç zaman içerisinde hız kazanacak ve iyileşme sağlanacaktır. Bugün pek çok iyileşmiş danışan ile yüzleşmek mümkündür. Fakat iyileşme evresinde iken tekrar eşcinsel ortamına girmenin bedeli ağır olmaktadır. İlk başta eşcinselleri daha iyi tanımaktan dolayı eşcinsel ortamda daha başarılı sonuçlar alınacak fakat, cinsel ilişkilere artık devam edilmesi taktirinde maalesef piskolojik delirme evresine geçilecektir. Bu şizofreni, paronaya, ya da başka ağır vakalar olarak ortaya çıkacaktır. Özellikle gizil eşcinsel bir bireyde takip ediliyorum kaygısı baskın basacaktır. Gizil olmayan bireyde ise şizofreni gözlemlenecektir. Hayatı yaşanmaz hale getiren bu sıkıntılar, delirmenin en büyük adımıdır. Eğer aynı hatalar tekrarlanmaya devam ederse bu durum daha kötü bir hale dönüşme ihtiamli bulunup hastaneye yatma durumu söz konusu olacaktır.
Delirme safhası her ne kadar olumsuz ve insan hayatına karışan bir eylem olarak gözlemlense de krizi fırsatı çevirmek gerekmektedir. Artık bir daha eşcinsel dünyaya dönmemek için keskin bir karar noktası aşamasıdır bu süreç. Eğer güzel değerlendirilirse mutlu bir hayat idamesinin dönüm noktası kötü değerlendirilirse deli divane bir yaşamın temelini oluşturacaktır. Maalesef her psikolog bu tür vakalara yanaşmaya çekinmektedir. Bu yüzden çözüm noktasının bireyin kendisinde ve yardımcısı olan piskoloğunda bitmektedir. Şunu unutmamalıyız ki, çok fazla cinsel ilişki ya HIV gibi ciddi problemlere yol açacaktır, ya da ayı zamanda delirmenize yol açacaktır. Bu yüzden davranış biçimi birey tarafından kontrol edilmek zorundadır.