Eşcinsel Terapi Forum - Psikolog www.huseyinkacin.com
Genel => Din & Felsefe => Konuyu başlatan: Ertugrul Tulpar - 23 Ocak 2026, 09:09:07 ös
-
YENİ TÜRKİYE SİYASETİ
Balkanlar’dan Türkistan’a Ortak Kaderin Yeniden Kuruluşu
Yeni Türkiye Siyaseti, bir genişleme hevesi değildir.
Bir “büyük devlet” fantezisi hiç değildir.
Bu siyaset, dağılmış havzaların yeniden birbirini hatırlamasıdır.
Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu-Arap Yarımadası ve Türkistan;
tarihin farklı anlarında koparılmış,
ama hiçbir zaman ruhen ayrılmamış aynı siyasî havzanın parçalarıdır.
Bu coğrafyalar bugün farklı krizlerle anılıyor olabilir.
Ama hepsinin yaşadığı şey aynıdır:
Merkezsizleşme, kimliksizleşme ve dış tahakküm.
Balkanlar; Avrupa’nın periferisinde tutulmuş,
Kafkasya; büyük güçlerin tampon alanına sıkıştırılmış,
Ortadoğu; parçalanarak yönetilen bir laboratuvara çevrilmiş,
Türkistan ise Rus ve Çin emperyalizmi arasında paylaştırılmak istenmiştir.
Yeni Türkiye Siyaseti tam burada devreye girer.
Bu siyaset,
“Ben geliyorum” demez;
“Birlikte ayağa kalkıyoruz” der.
Ortak İlke: Göçer-Evli Uygarlık
Yeni Türkiye’nin taşıyıcı omurgası,
yerleşik imparatorlukların dikey tahakkümüne karşı
Göçer-Evli Uygarlık tecrübesidir.
Bu tecrübe:
• Merkezsiz ama dağınık olmayan,
• Hukuku mekâna hapsetmeyen,
• Kimliği folklora indirgemeyen,
• Devleti kutsamadan devletsiz bırakmayan
bir siyasal aklı temsil eder.
Bu nedenle Yeni Türkiye,
Balkanlar’a “medeniyet götürmez”,
Kafkasya’ya “istikrar ihraç etmez”,
Ortadoğu’ya “model satmaz”.
Şunu yapar:
Ortak töreyi, ortak hafızayı ve müşterek siyasal dili yeniden kurar.
Türkistan: Eşiğin Kendisi
Türkistan için artık “denge politikası” yoktur.
Rusya’nın güvenlik vesayeti ile
Çin’in borç ve altyapı tahakkümü arasında
bir halk nefes alamaz.
Türkistan’a sunulan seçenekler gerçek değildir:
• Sessizlik karşılığında istikrar
• Kimlikten feragat karşılığında kalkınma
Bunların adı yavaş yok oluştur.
Yeni Türkiye, Türkistan’a şunu teklif eder:
Entegrasyon yoluyla bütünlük.
Bu, ilhak değildir.
Bu, koruyucu bir siyasal ölçek teklifidir.
Doğu Türkistan: Tamlığın Şartı
Ancak burada bir istisna değil, merkezî bir şart vardır:
Doğu Türkistan özgürleşmeden
Yeni Türk Devleti tam ve bütün olamaz.
Uygurların Çin işgali altında tutulduğu bir dünyada,
• Türkistan parçalıdır,
• Yeni Türkiye eksiktir,
• Töre yaralıdır.
Bu mesele bir “insan hakları dosyası” değildir.
Bu, bir milletin varlık meselesidir.
Uygur Türkleri özgürleşmeden:
• Türkistan nefes alamaz,
• Göçer-Evli Uygarlık zinciri tamamlanamaz,
• Yeni Türkiye siyaseti ahlâkî zeminini kaybeder.
Bu nedenle Doğu Türkistan’ın özgürleşmesi,
Yeni Türkiye için bir dış politika başlığı değil,
kurucu ilkedir.
Son Söz Yerine: Isıtan Gerçek
Yeni Türkiye Siyaseti korku üretmez.
Panik çağrısı yapmaz.
Ama hakikati de yumuşatmaz.
Şunu söyler:
Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu ve Türkistan
ayrı ayrı ayakta kalamayacak kadar yalnızdır.
Birlikte ise,
tarihin yükünü taşıyacak kadar güçlüdür.
Bu bir çağrı değil,
bir hatırlatmadır.
Yeni Türkiye gelmiyor.
Zaten buradaydı.
Şimdi adını koyuyor.
Ertuğrul Tulpar
23 - Ocak - 2026