İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - psikolog

Sayfa: [1] 2 3 ... 319
1
Hocam ayrıca içimden geldi söylemezsem olmaz. Siz benim için bu hayatta en önemli kişilerden birisiniz ve inşallah her zaman bu böyle kalacak. Allah sizin bu sevaplı işlerinizde size her zaman başarı kazandırsın inşallah. Size saygım da sevgim de umudum da en üst seviyede Hocam. İyiki sizi tanıdım iyiki Allah sizin kapınızı çalmayı nasip etti bana. Her şey için minnettarım. İnşallah en uygun ve yakın zamanda sizinle görüşmeyi diliyorum. Kendinize iyi bakın Allah’a emanet olun.

2
8. yöntemleri yukarıda yazmış oldum değişim sürecinde vs.
9. ⁠Terapi sürecinde olan insanlara  eğer Hüseyin Bey’in danışanı ise pek bişey tavsiye veremem çünkü bence zaten gerekli olan tavsiyeleri aldıklarını düşünüyorum.  Sadece eşcinsellik ile ilgili özellikle cinsel isteklerinde uçları yaşamamalarını  tavsiye ederim.
10. ⁠Eşcinsel olmak yıpratıcı, belirli bir dönem tatmin edici hisleri yaşayabilsende sürekli tatminsizlik duygusu ile sonuçlanan bir hayat biçimi, toplumsal baskı, gizlilik korkusu, yalnızlık korkusu gibi birçok olumsuzluk içeren hayati konular olduğu için bence hiç normal olmayan bir durumdur.
11. ⁠Terapi süreci en minimum değişimi hesaba katarak söylediğim halde bile kesinlikle kişinin kendini daha özgür daha mutlu ya da rahat hissetmesine neden olacak birçok faydalarının olduğunu düşünüyorum.
12. ⁠Eşcinsellik Doğal bir durum asla değil hatta bu durumu en özgürce yaşayan ülkelerde bile bu doğallık yakalanamaz bence.

3
1. Pasif eşcinseldi eğilim
2. Toplum, aile baskısı ve dini inanç
3. ⁠Kesinlikle mümkün
4. ⁠Asıl konu zaten doğal hissettiği bir durum söz konusu değil.  eşcinsellik bir takım psikolojik sorunlar sonucu ve bazen hormonal problemler sonucu oluşan bir durumdur.
5. ⁠Değişmek istemek tamamen tüm irademle verilen bir karardı. Kadın istemiyordum çünkü zaten hem duygusal hem cinsel olarak erkekleri tercih ediyordum.
6. ⁠Değişim sürecimde öncelikle bir takım farklı psikolojik sorunlarımı(OKB, özgüven problemi vs) tek tek gidermeye başladığımda başlamış oldu.  Erkeklerin ortamında rahat  özgüvenli ve hiç bir cinsel içerikli yada duygusal bir bakışla bakmamak konularında başarılı olmaya başladığımda dahada hissedilir biçimde değişim görmeye başladım. Sonrasında sebebini birkaç nedenlere bağlıyorum bu yüzden tamda hangi nedenden dolayı geliştiğini bilmiyorum ama tamamen pasif eşcinsel hissi ortadan kayboldu ve sadece aktif eşcinsel olarak devam etmiştim. Bu durumda haliyle özellikle yatakta hetero erkek  kafa yapısına sürüklemiş oldu mesela tüm keyfi penisten almaya başlamak yada kendimi duygusal olarak daha dominant ve yönetici olarak hissetmek gibi. Rol oynamak, doğal değişmek yada biseksüel yapıda biriydim gibi verdiğin örneklerin hiç birisi yoktu çünkü Hüseyin Bey’in eşcinsel terapi yöntemi ile akıcı bir şekilde gelişmeler devam etti. Ayrıca terapi sürecinde hiçbir şekilde kendimi istemsizce zorladığım durumlar olmadı. Yaptığım ve yaşadığım her şeyi tamamen büyük istekle arzuladım ve gerçekleştirdim.
7. ⁠Her kişi farklı bir şekilde eşcinsel hayatını yaşıyordur fakat Eşcinsel bir hayatda mutlu bir son yoktur. Kendimden örnek verecek olursam terapiden öncesi ve terapi sürecinde defalarca ciddi ilişki deneyimim oldu her ilişkilerimde de kendimi hiç kısıtlamadım en her şeyi her anı güzel şekilde deneyimledim. Bazılarında yeterince başarılı oldum bazı ilişkilerim zorlayıcı yıpratıcı oldu. Sonuç olarak hepsi mutsuzlukla hayal kırıklığı ile üzüntüyle depresyonla tamamlandı. İki erkek birbirinden farklı kişileri araya eklemeden alabileceği maksimum verim seksten önceki akış ve sekstir. Eninde sonunda defalarca seks limitini aldıktan sonra geriye cinsel anlamda extra bir verim kalmıyor. Olağanüstü duygular ortadan tek tek kaybolmaya başlıyor ve herşey sıradan sıkıcı gelmeye başlıyor bazen karşılıklı olarak partnerimle bunu farketmiştik bazen de tek taraflı ya ben ya karşı taraf. Genel bir hayat ilerlemesinde bunu düşünecek olursak onlarca kişi gelmiş gitmiş hepsi bitmiş. Sonra ise yalnızlık korkusu ve yaşlanmaya başladıkça gerçek manada yalnızlık ayrıca Allah korusun hastalıklar ve sürekli bitmek bilmeyen arayışlar sonucu alışkanlık haline dönüşen seks bağımlığı.

4
1. Eğiliminiz tam olarak neydi ?
 2. Niçin kurtulmak istediniz ?
3. Sizce oriyentasyonu değişmek mümkün müdür?
 4. İnsan doğal hissettiği bir şeyi nasıl değişebilir ?
5. Size göre değiştiyseniz eğer bu bir tercih miydi yoksa zaten kadın istiyordunuz ve sadece önünü kapayan bir şey mi vardı (mesela erkekler).
6. Değişimi nasıl anlatabilirsiniz ? (Rol oynamak mı, doğal olarak değişmek mi yoksa zaten (mesela gay değil de biseksüel ) böyleydim sadece hallolunası bazı sorunlarımı giderdim (erkeklerden hoşlanmak gibi).
7. Sizce her kişide aynı mıdır. Bu yolda kendini mutlu hissedenlere ne diyebilirsiniz ?
8. Hangi yöntemleri denediniz kurtulmak için ?
9. Terapi ve iyileşme sürecinde olanlara ne tavsiye edebilirsiniz ?
10. Sizce gay olmak normal bir şey mi?
11. Sizce terapi süreci iyi gelir mi? Yani eğer bu süreç bazılarını depresyona ve bunalıma sokuyorsa terapi yapmak ne kadar doğru bir şey?
12. Sizce bu değişilmesi gereken bir şey mi yoksa doğal olarak yaşanılası bir şey.

6
Sevgisiz Çocuk ve Hayatı Köyde Çobanlık Yaparken İstanbul ‘a Memur Olarak Atanan Kişi
Bugün ikinci terapi seansıma geldim. Sabah heyecan yaptım . Biraz erken davrandım kahvaltı yaptım hazırlandım. Taksimde biraz 15 dk geçirdim . Yürüdüm kafam dağılsın diye ama ben bu konuda  yetersizim.Pek fazla tek başına dışarda kalmak istemiyorum . Ordan  zaten 20 dk kalmıştı dedim oturur ordan. Hüseyin hocam boş ise beni dinler düşüncesi ile geldim . Biri ile terapi de idi. Ordan bitti sıra bana geldi . Her zaman ki o temiz kalbi ile terapiye başladık. Bir hafta da ne değişti de ne gibi sorunları oldu ve çözüm odaklı neler gelişti beyninde diye onları sordu . Daha doğrusu ne hissettiğimi sordu. Hıcam ben bu yolda varım . Kurtulmak istiyorum ve seanslara aç ve susuz kalsam da geleceğim dedim . Maddiyat zorlasa da ben bunu yeneceğim bu psikolojik sorunları çözeceğim dedim. Artık yoruldum cidden nefes alamıyorum .Hep bir mutluluk arayışı içinde olmak istemiyorum. Bu arayış içinde olduğum da insanlara hayır kelimesini kullanamıyorum bide acıma duygusu ile yaklaşmam beni sede mutsuz ediyor. Birileri mutlu olunca onlara acıyıp yardım ettiğim sürece asıl mutsuzluk içinde kalan ben oluyor imişim farkında değilim . Ordan da mutluluk ve hazı tek başıma kaldığım için sanalda mastürbasyon veya instagram da buluşma randevusu oluşturuyor . İlk seansta bana dedikleri yapmaya çalıştım gez İstanbul’u diye telkinde bulundu idi. Bazı dönüm noktaları oldu memlekettim Sivasa gidecem burda yapamıyorum . Hayat pahalı insanlar samimiyetsiz hep menfaat uğruna yapmadıkları fırıldaklar yok dedim. İnanın her yer aynı .Köyde büyüyen toplum için girmeyen özgüveni olmayan kişi aşamıyor inanan sosyalleşme sürecini . Bu konuda Hocam ben sosyalleşmek istiyorum . Kendime bişeyler katmak istiyorum . Okun uçu herzaman ileri dönük olmasını istiyorum çünkü yeterince cahil kaldım bu yüzden kendimi sosyal olarak geliştirmek istiyorum . Bir hafta iyi idim . Hocam şunları yapmam gerektiren şeyler öneri olarak sundu. Mastürbasyon kuru kuru değil de bebek yağı ile yap hafatada en fazla 3 defa yap dedi . Bende hiç yapmadım iki hafta boyunca ama bir gece rüyalandım . Çünkü normalde olması gereken bu evli olmayan kişi dini yönde de ne eskortta gider nede mastürbasyon yapar. Bu düşünce bana mutluluk verir ama . Yinede libido yüksek ama hep baskılıyom kendimi çünkü kurtulmak istiyorum . Ara sıra da bir iki tanıdığım kişi var inanın adı dahi bilmiyorum ama çoçuklara aşırı açıyorum . Kurtulmalarını o kadar istiyorum ki canımı işteseler verecem . O derece abarttıyorum . Çünkü benim hiç arkadaşım dostum olmadı . Zaten birde aile sevgisi üstüne eklenince boyut olarak aşırı derece yüksek bir açlık var . Tamam kız arkadaşlarım var ama ne  kadar kadar dostluk arkadaşlık yapabilirim ki. Kızlara ara sora yükseliyorum ama zamanla bu kaybolmaya paşladı bende . Aklımda şu düşünceler de her zaman gitmez kendime yapılmasını istemediğimi bir başkasına yapmam çünkü iki kız kardeşim var onların kılına zarar gelmesin diye hep kızlardan kaçtım cinsellik yönünden . Hep dizginledim kendimi . Neyse sosyal aktivite olarak yüzmeye başlayım dedim oda belediyeden devlet elinden almış kayıtlar durmuş oda beni gördü zaten . Bu arada kız arkadaşımlarım birbirini küstüler onada canım sıkılıyor . Yüzme işi olmadı onada ev kentsel dönüşüme girdi İstanbul kiralık ev bulmak zor maddiyat olarak iyi değilim çünkü kim para iştese hep elimde avucumda olanı veriyorum. Onun sıkıntısı beynimde olumsuzluklar yaratıyor . Zaten kim yok kimse yok evde tek başıma kaldığım için beynimi sorguluyorum. Ne yapacam nasıl edeceğim diye . Bir akıl alacağım Allahın kulu yok be yanımda . İşte en çokta zoruma giden bu ya .Biri çıksın desin gel bir nefes alalım bir bardak çay içelim yada bir yemek yiyelim diyeceğim erkek dostum yok . Bu bende öyle yokluk görüyorum anlatamam . Hergün dua ediyorum Allahım bana sağlam kalekteri olan arkadaş ver diye ama nerde . İnsanlara eymeniyorum dostluklarına . Neden benim yok diye ben de pikniğe gideceğim beraber vakit geçireceğim kafede oturup spora gideceğim gülüp eğleneceğim bir dost arkadaş arıyorum . Bulamayınca bu gey sayfalarında bulurum ümidi doğuyor ama burda inanın kimse masum değil . Bana hep sohbette iyi olarak davranım sonunu hep sex’ e bağladılar keza bende bir yerden sonra kendimi hakim olamıyorum . Tamam bir beklentileri karşılarıyorum boy pos var gibi inanan ben böyle bir yaşam istemiyorum . “Evlenip yuva yurt istiyorum . Akşam evime iki ekmek alıp kapıda çoçuğumu görmek istiyorum nöbet dünüşü tüm işin yorgunluğunu altmak istemiyorum “ buda en büyük hayalim .Öncelikle sağlam dost arkadaş bulmakta .Bunun ümidi ile 3 gün önce bir çocuk yazdı bana yazdı herşey sex değil ya bir kahve içmek iştemez misin sohbet muhabbet diye beni çağırdı . Bende belki bu diğerleri gibi değil dedim düştüm yola . Neyse işte hayat hikayesi anlatıyor bende anlattım. Söyledim başta bak terapi görüyorum  bu serüveni atlatmak istiyorum . Erkekere olan ilgimi bitirip dost arkadaş ve kardeş gözüyle bakmam gerektiğini söyledim. Bana arkadaş olarak değer verdiğini söyledi ilk önce bana maket uçak ✈️ almış ilk buluşmada ben mutlu oldum değer verdirildiği hissettiren duygular hissine kapıldım. Neyse kahve içip kalktık ben metrobüse binip eve geçecektim. Ben seni bırakırım dedim . Bana dedi bir kere yanağından öpeyim dedi neyse öp dedim ordan aklımı karıştırdı saçma sapan düşünceler işte seni arzuluyorum benle bir defa bişeyler yaşalım sonra dost kalalım dedi . Zaten ne oral sex nede anal yaptım 4 defa buluşma öpüşme falan sarılma oldu hayatım da bu rezilliğimi anlatıyorum hepinizden özür dileyerek . Ordan bende bin pişmanlıkla yaşadım zaten bunu yapan çocuk engelledi beni . Çünkü bu eşcinsel kişiler arkadaş dost olmaz bugün bunun farkına vardım Hüseyin hocam dedi . Beni bir et parçası olarak görüyor . Ertesi gün o pişmanlığımla hocayı aradım hocam ben bu vicdan azabı çekiyorum beni kandırdı dedim . Benim arkadaş dost için yanlış yolda yanlış yerde arayış içerisinde olduğumu sağolsun aydınlattı. Köy hayatı yaşan herkesin yardıma koşan kimse mutsuz olmasın kimse darda kalmasın diye kendimi feda eden kişi olarak içimde ki çoçuğu öldürdüm resmen ben ne istiyorum değer veren kim bana hiç kimse herkes  çıkarına göre kullanan kişi imişsim İstanbul’ a atandıktan sonra tek başıma kalınca kendimi sorgulamaya başladım ama bu sorgulama beni iyice eşcinselliğe sürükledi. Hüseyin hocamın dediği kimseye acımayacaksın birinci kural bu ikincisi hayır diyeceksin insanlara sana karşı yapmacık oldukları farkına varacaksın üçüncü kural ise eş cinsel kişiden sana dost olmaz bir yerden sonra sana cinselliğe zorlayarak sana zarar verecek.  Buda  senin acıma duygusu yaklaşımını suistimal ederek  olarak hareket geçiriyor . Yani işin kuralı kimseye acıma zaten ben acınacak durumdayım . İstanbul beni zorluyor hissine bürünerek kendime zarar veriyorum aslında tüm güzellikleri yaşamak varken ben daha bataklığa düşmek için adım atıyor imişsin meğer . Yine o yargılamadan yapıcı haliyle bana değer veren tek kişi sensin Hüseyin Hocam Maşallahın var Rabbim sana uzun ömürler versin .İnsanlara karşı hiç güvenim kalmadı çünkü hep maddi ve manevi olarak dolandırıldım . Kendimi güvende hissettiğim kişi sizsiniz . Çünkü terapi boyunca benim için çabalayan insan . Aklımdaki bu eşcinsel kişiler ben kurtarmak için yardımcı olmak istiyorum dediğim çoğunluk kabul etmiş herşeyi sen kendini kurtar önce telkinlerinde bulundu böyle devam edersen yine kaybedersin dedi . Gençler inan bazı şeyleri başarmak isteyen kimse sebep beklemesin . Hayat kimseye altın tepside birşeyler sunmuyor inanın herşey kendi özgür irade ile mücadele etmekle başlıyor . Tabiki insana yol gösteren birileri olmalı . Bu iğrenç lgbt topluğu inan insanı bataklığa götürüyor acıyorum insanlara . Herkes kendi iradesiyle hareket ediyor . Onun için kimseyi kurtaramam kişi kurtulamak işter ise şayet terapi alarak başarılı olur  kanısına vardım ben bugün kü terapi ile .  Umarım yardımcı olabilmişsimdir . Dua edin bana tekrar namazıma başlayıp bu serüvenden kurtulmak duasıyla Allah hepimize kolaylık versin bu imtihanda . Ağlamakla sızlamak ile dövünmek olmuyor . Hoşça kalın diğer terapilerde yardımcı olmak ümidiyle

7
TRANS ÇOCUKLAR VARDIR CİNAYETLERİ YA DA KATLİAMI

İsa Aras Mersin'li dijital saldırı oyunu pubg değil eşcinsel ya da trans çocuk cinayeti ya da katliamıdır.
Türkiye'de Üniversiteler ve özellikle Tıp Fakülteleri trans ameliyatları çetesi tarafında kuşatılmıştır. Bu çetenin kurucusu İsrail'in istihbarat örgütü Mossad'tır. Tıp fakültelerinde trans ameliyatlarını yapan kişiler Mason ya ta Rotaryen örgüt mensubu akademisyenlerdir.

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli bu cinayetleri ya da katliamı işlemeseydi 18 yaşına geldiğinde ailesinin bilgisi ya da onayına gerek duymadan Çapa ya da Hacettepe Tıp Fakültelerinde cinsiyet değiştirme ameliyatı olma girişimlerini başlatacağını öngörebiliriz.

Türkiye çocuklarını ve gençleri Trans ameliyatları çetesinin oyunlarından ve tuzaklarınında korumalı ve kurtarmalıdır.

Devlet adamlarımız bu saldırılardan derin üzüntü duymak yerine bir an önce bu örgüt ya da çetelere devletin demir yumruğunu vurmalıdır.

KENDİNİ ÜSTİNSAN (Übermensch) OLARAK TANIMLADI

“Ben bir dahiyim. Herkesten daha iyiyim. En üstün insanım. Kendime sadığım. Ben daha iyiyim. Ortalama zekanın çok üstündeyim. 130 IQ testim vardı. Okulda hiç çalışmadan hep yüksek notlar aldım.”

Friedrich Nietzsche'nin Böyle Buyurdu Zerdüşt eserinde kavramsallaştırdığı Üst İnsan (Übermensch), geleneksel ahlakı ve nihilizmi aşarak kendi değerlerini yaratan, yeryüzüne bağlı, yaratıcı ve yaşamı onaylayan en üst insan mertebesidir. "Sürü" insanından kopuşu temsil eden bu figür, güç istenciyle kendini gerçekleştirir.

Ruh Sağlığımızın Toplumsal Yansıması Kadına Şiddetin Kökeni:

Türkiye’de yakın gelecekte  dünyanın en yalnız insanları olarak yetişecek olan  deist, ateist ve biseksüel genç nesillerimizin içindeki Friedrich Nietzsche’lerimiz “Tanrı Öldü“ diye haykıracaklardır. Omnipotans, Tümgüçlü yani Kadiri Mutlak olan, dindarlıktan uzak olduğu oranda çocuk tanrı’lar neslimizi ailelerimizde anne babalar olarak ve okullarımızda ise öğretmenler olarak el birliği ile yetiştiriyoruz.

Tanrı’yı öldüren Friedrich Nietzsche midir?


https://www.habervakti.com/ruh-sagligimizin-toplumsal-yansimasi-kadina-siddetin-kokeni-ve-icimizdeki-seytan

https://escinselterapi.net/forum/

8
Psikoloji / Ynt: KADIN İKTİDAR DEVLET
« : 03 Mayıs 2026, 07:48:36 ös »
Psikolog Hüseyin Kaçın, TV 2000'deki
"Bugün Kadınlar Ne Konuşuyor" programında
kadına şiddet, kıskançlık ve eşcinsellik hakkında, tartışma yaratacak açıklamalar yaptı.
Kıskançlığın yetersizlik olduğunu belirten Kaçın, "O erkeklerin bilinçaltında gizli eşcinsel duygular söz konusudur" dedi.

Hüseyin Kaçın’ın "Bugün Kadınlar Ne Konuşuyor" programında kıskançlık ve eşcinsellik hakkında, tartışma yaratacak o sözleri:

"Kadına şiddet konusunda, patolojik konuda ise o da bilinçaltında derin bir konu. Aslında o erkeklerin bilinçaltında gizli eşcinsel duygular söz konusudur. Kendisi fantezisinde eşini başka bir erkekle hayal ettiğinden cinsel bir uyarılma yaşıyordur ama eşcinsellik korkusunu bastırmak için sanki kendisinin beğendiği o erkekle eşinin bir ilişkisi varmış gibi bir kıskançlık yaratıyor. Sonra bilinçaltındaki bu eşcinsel olma korkularından dolayı yine faturayı kadına çıkarıyor."

https://www.instagram.com/reel/DX4iSrWgJZt/?igsh=MWY3d2d2bWh4eW93dA==

izlemek için linki tıklayınız

9
2.terapi yazısı

Tekrar merabalar emre ben. Aynı gün ikinci yazıyı da aradan çıkarayım dedim.ilk terapi bittikten sonra biraz taksimde dolaştım. İstanbula tek başıma gelmiştim ve bir sürü şey deneyimledim tek başıma. Tek başıma metroda yolculuk yapabilmek bile çok güzel hissettirdi bana çok özgüvenli hissettirdi. Yaklaşık bir hafta sonra tekrsr gelmek istedim. Çünkü iyileşeceğime dair inancım artmıştı. Hüseyin hoca her şeyi güzelce açıklamıştı inancım daha da oluştu yani. Oluşmak zorundaydı zaten çünkü başka bir şansım yoktu. İkinci terapide genelde tacizler hakkında konuştuk. Cinsel ilişki şeklinde bir taciz yaşamadım ama genel olarak yaşadıklarım oral şeklindeydi ama sonuçta bunlar da bir tacizdi. Tacizlerin bende bu kadar büyük bir etki bıraktığını düşünmemiştim hiç. Halbuki hep hayatımdaymış ama ben farketmemişim. Yaşadığım sıkıntıların bunalımların çoğunun kaynağı tacizlermiş. Bir takık kişisel kimlik bozukları oluşmuş bende bunların nedeni de tacizlermiş hiç bu şekilde düşünmemiştim hüseyin hoca bu konuda aydınlattı beni. Bunların geçmesi için tacizciyle yüzzleşmem gerektiğini söyledi nasıl yapacapım bilmiyprum korkuyla karışık bir duygu içindeyim ona karşı ama yapmam lazım onu da biliyorum. Bu zamana kadar o kişiye karşı korkarak çekingen bir şekilde yaşamışım ve bu genel hayatıma da yansıdı aslında. Zaten nefret ediyorum o kişilerden bir gayretle bu görevi yerine getirmem lazım. Sanırım en zor görevim bu olacak ama gözümde büyütmemem lazım. Genel olarak bunlardan konuştuk. Çok endişelenmem gerektiğini beni iyileştirebileceğini söyledi. Ben de güveniyorum hocama. Sadece pes etmemem gerektiğini ve umutsuz olmamam gerektiğini söyledi. Beni eşcinsel yapan şeyin biraz da özgüvensizlik eziklik aşağılık kompleksi vs bunların birleşimi olduğunu düşünüyorum çünkü ağır bir travmam veya aile içi geçimsizlik vs yoktu yani. Bilemiyorum. Hocanın isteyenleri iyileştirebileceğini düşünüyorum 16 yıllık tecrübesi olduğunu söyledi. Çok ciddi bir süre cidden. Umarım kimse bu durumla yüzleşmek sınanmam ve kurtulmak zorunda kalmaz. Diğer hiç bir şeye benzemiyor bu durum çünkü. Tek bildiğim şey bu durumdan kurtulmak istediğim böyle yaşanmıyor çünkü erkek olduğun için doğal olarak erkek ortamlarında bulunuyorsun ama sürekli bir çekim hissetiğin için gittiğin yerlerde rahat rahat oturamıyorsun. Ama iki terapiden sonra biraz daha azaldı diyebilirim ama bir şey demek için erken sanırım. Umarım son bulur bu durum yani. En son sabah yaşadığım bir olayı da anlatamamı istedi hoca. Sabah otobüsten inerken otogarda tuvalete gitmek istedim. Orada bir tane adamla denk geldim. Penisi kalkmıştı ilgimi çekmişti. Sonra pisuvara gitti işemek için. O sırada benim de gözüm kaydı biraz. O kişi eşcinsel olduğunu söyledi. Benim baktığımı farkedince o da bana doğru uzattı penisini. Kendimi zor tuttum orada daha ileri gitmemek için ama sadece dokunma isteği vardı cinsel ilişkiye girmek yoktu. Bana dokunmaya yeltendi ama irkildim hemen. Daha ileri de gitmedim çıktım hemen biraz kötü oldum elim ayağım titredi çünkü kötü hissetim hem günah bir şeydi ama ileri götürmedim olayı ben izin verdeydim her şey gerçekleşecekti ama ben durdurabildim kendimi. Hüseyin hocaya anlattım. Eşicnsel kimliğin güçlü olmadığı için kendini durdurabilmişisn dedi yoksa istesen ortam hazırdı dedi. Sürekli kendimi takdir etmem gerektiğini ve aşağılık kompleksinden kurtulmam gerektiğini söyledi hoca terapi boyunca. Kendimle guru duymam gerektiğini hatırlattı bana. Allahın karşısında ezik bir şekilde dua etmemem gerektiğni güçlü bir duruş göstermem gerektiğini söyledi.

10
1.terapi yazısı

Merhabalar. Hüseyin hoca terapi yazısını yazanlar ve ses kaydını dinleyenler daha kısa sürede iyileşir dediği için şuan bunu yazıyorum içimden çok gelmesede. İsmim Emre. Karadenizde yaşıyorum. Terapiye 2 3 hafta önce ilk defa gittim. Bu kararı vermek hiç kolay olmadı. Hüseyin hocayla ilk defa ekim gibi iletişime geçtim sosyal medyadan gördüm zaten arayıştaydım karşıma çıkmış oldu.
İstanbula gelmemi söyledi ama ben cesaret edemedim. Tek başıma hiç istanbula gitmemiştim yani. Çok korkuyordum. Çok bunaltıyordum bu sıkıntım yüzünden asla hayatıma odaklanamıyorum yani ders çalışmam lazım ama ders de çalışamıyorum. 5 6 ay bu şekilde geçti daha doğrusu geçemedi yani. Çok kötü zamanlardan geçtim psikolojik olarak hala geçiyorum ama terapiye geldiğimden beri daha iyiyim. Evde sinir krizi geçiriyordum ağlama krizi geçiriyordum bu durumu kabullenemiyorum asla kendime yakıştıramıyorum. 5 6 ay böyle geçti. Ama artık canıma tak edip iki üç hafta önce ilk kez terapiye gittim aslında hiç korktuğum kadar değilmiş yani istanbula gelmek. Kafamda bayağı abartmışım. İlk terapiye geldim. Hüseyin hoca daha samimi biriymiş yani telefondaki kadar falan değilmiş. Bu da onun bir taktiği sanırım. Ben baya çekingen girdim içeri korkuyorum yani kimseye anlatmamıştım bu durumu. Bana sorular sordu işte ilk başta neden bu kadar uzattığımı süreci sordu. Daha önce gelmeliydin falan dedi. Çok haklı yani ama cesaret edemedim bir de maddi durumlar falan. Ailemi sordu anlattım. Genel olarak kadınların çoğunluklta olduğu bir ailem var maalesef. Babam da evde kalmıyor işinden dolayı ben de annemle yatardım küçükken uzun bir süre boyunca. Bu durumda olmamın temel nedeninin annemle yatmam olduğunu söyledi hoca. Olabilir mantıklı geldi. Annemle hep biraz daha samimiydim zaten babama göre. Genel olarak eşcinselliğin çok güçlü olmadığını penis fetişizmi olduğunu söyledi bana benim için. Yani çok ileri seviyede değilsin dedi. İçim çok rahatladı cidden. Genel olarak bunlardan konuştuk takıntılarımdan hayatta zorlandığım konulardan vs konuştuk kendimi biraz daha anladım yani. Kendimi strese korkuya kaygıya vs sokmamam gerektiğini söyledi bu durumu artttıracağını söyledi. Elimde olmasa da bazen çok kaygılanıyorum ama yapmamaya çalışıyorum. Cidden ben napıcağımı bilmiyorum çok zor durumdayım ama hüseyin hocaya beni iyileştireceğine dair güveniyorum.ben bu durumda olmayı hak etmedim sadece bunu biliyorum. Kaç senedir bunula uğraşıyorum çok bunalıyorum. Artık sadece bitsin istityorum diğer yaşıt erkeklerim gibi olabilmek istiyorum sadece bunları hak etmedim yani kimi suçlayacağımı da bilmiyroum. Kimseye açıklayabileceğim bir şey de değil ki öyle bir durum da değil yani. Anlatacak başka bir şey gelmiyor aklıma öyle büyük travmalar olaylar yaşamış biri de değilim içimden gelenleri yazdım kalanları diğer yazılarda yazarım şimdilik böyle olsun...

11
​Es ist keineswegs ungewöhnlich, dass homosexuelle Menschen Gefühle von Schuld, Unruhe, Einsamkeit oder sogar Depression bis hin zu starken Spannungszuständen erleben. Wenn man sich dazu gezwungen sieht, homosexuelle Handlungen auszuleben, obwohl diese dem eigenen Wesen und der inneren Identität widersprechen - oder wenn man den Drang danach nicht kontrollieren kann -, entsteht oft ein erheblicher psychischer Leidensdruck für Betroffene.

​Zudem ist Homosexualität hier nicht als Ausdruck einer freien Wahl aufzufassen, sondern als eine Entwicklung, die häufig auf Kindheitstraumata oder elterliche Vernachlässigung zurückzuführen ist. Unter diesem Blickwinkel betrachtet, stellt Homosexualität eine psychische Störung dar - eine Beeinträchtigung der sexuellen Neigung sowie der Identität.

​Daraus ergibt sich für die Psychologie als Wissenschaft die klare Verpflichtung, zu hinterfragen, ob ein homosexueller Lebensstil und die damit verbundene soziale Identität tatsächlich als „gesund“ gelten können. Die Forschung muss sich auch künftig der Verantwortung stellen, die Ursachen, die Struktur und mögliche Therapieansätze zu untersuchen. Vor diesem Hintergrund wäre es eine herabwürdigende und moralisch fragwürdige Haltung, denjenigen, die sich aus eigenem Antrieb von der Homosexualität lösen wollen, eine Behandlung zu verweigern oder pauschal zu behaupten, es handle sich nicht um eine heilbare Krankheit.

12
​Es ist keineswegs ungewöhnlich, dass homosexuelle Menschen Gefühle von Schuld, Unruhe, Einsamkeit oder sogar Depression bis hin zu starken Spannungszuständen erleben. Wenn man sich dazu gezwungen sieht, homosexuelle Handlungen auszuleben, obwohl diese dem eigenen Wesen und der inneren Identität widersprechen - oder wenn man den Drang danach nicht kontrollieren kann -, entsteht oft ein erheblicher psychischer Leidensdruck für Betroffene.

​Zudem ist Homosexualität hier nicht als Ausdruck einer freien Wahl aufzufassen, sondern als eine Entwicklung, die häufig auf Kindheitstraumata oder elterliche Vernachlässigung zurückzuführen ist. Unter diesem Blickwinkel betrachtet, stellt Homosexualität eine psychische Störung dar - eine Beeinträchtigung der sexuellen Neigung sowie der Identität.

​Daraus ergibt sich für die Psychologie als Wissenschaft die klare Verpflichtung, zu hinterfragen, ob ein homosexueller Lebensstil und die damit verbundene soziale Identität tatsächlich als „gesund“ gelten können. Die Forschung muss sich auch künftig der Verantwortung stellen, die Ursachen, die Struktur und mögliche Therapieansätze zu untersuchen. Vor diesem Hintergrund wäre es eine herabwürdigende und moralisch fragwürdige Haltung, denjenigen, die sich aus eigenem Antrieb von der Homosexualität lösen wollen, eine Behandlung zu verweigern oder pauschal zu behaupten, es handle sich nicht um eine heilbare Krankheit.

13
Telefondaki sert konuşması altında pamuk gibi kalbi olan bir psikolog var idi karşımda . İçimden derin bir nefes aldım hocam sorular sormaya başladı . Bende ne az nede eksiksiz bulunduğum durumu açıkladım. Bana neler yapmayı nelerden vazgeçmem gerektiğini birebir net olarak anlatmaya başladı. Bu arada ben içimden geçenleri söylüyorum hocam öyle rahatım ki sizin yanında kuş gibi hafiflemeye başladım aklımdaki o çıkmaz sorulara teker teker cevap oturmaya başlamış idi . Açıkçası dedim siz beni bir danışsanız değilde bir evladınız gibi görün dedim . Sağolsun bunuda yansıttı . Bana geylikle alakalı soruları ne yapıp ne yapmadığı mı sordu . Birden bu durum hemen çözümlenecek değil dedi herşey zamanla terapiye devam ettikçe çözülecek idi . Yeri geldi duygusal olarak ağladım ama insan değer gördüğü yerde mutlu olduğu hissediyor. Bu terapide ben değerli biri olduğumu anladım . İnsanlara açılma duygusuna büründüğüm için kendim asıl acınacak halde imişsin . Sevgiden yoksun özgüven kalmamış . Çırpınırken bana umut ışığını yaktığını hissetirdi . Zamanın nasıl geçtiğini anlamış değilim. Bana gez İstanbul’u kevşetmemi gererktiği memleketime artık umut sen zoru başardın bu zoru kolaylaştırmak için de çabalamak gerekiyor olduğunu aklıma yer ettirdi. Geylik düşüncesi aklımdan hemencecik çıkacak değil ya böyle bişey yok zaten . Birde şunu demeden geçemeyeceğim yapmacık bir tavırı yok yap yapıcı onarıcı bir kişilik hocamız zaten . Daha uzun konuşmak iştiyor idim . Sona geldik o en sonda bana bir baba şevkatinde sarıldı o benim yeni bir sayfa açtı kalbimin derinliklerine doğru. İlk defa biri bana çocukluktan yaşamadığım duyguları yaşattı bunun içinde aşırı minnet duyuyorum kendilerine . Kendimi öyle omuzlarımdaki yük hafifletmemiş hissediyorum anlatılmaz yaşanır . Sanırım ben gaylık serüvenimde çabuk toparlarım düşüncesi var . Gelecek seanlar da daha uzun şekilde anlatacağım sağlıcakla kalın .

14
Bugün tüm cesaretimi topladım ve karar verip terapiye başladım. Ama içimde öyle bir korku anlatılmaz idi . Sonuçta insanız aklımızı boş kuruntular ile hepa ediyoruz. Bir taraftan şeytanında bu durumdan kurtuluş yok diye beynimizi yanıltmaya çalışmaları neyse bunları ilerleyen zamanlarda düşünürüz. Ben içanadolunun kırsal kesimde hayatı boyunca bir köyün mezrasın ailemin hayvancılık ile çobanlık yapan bir babanın çocuğuyum . Annem ise akşamaya kadar iş güç aile büyüklerine hizmet eden arada yıpranan çocuk yaşta evlenen bir kadın. Eğitim görmemiş cahil kalmış kendileri ailerinden sevgi görmemiş insanlar zaten çocuklarına nasıl sevgi göstersinler daha doğrusu . Babam ara sıra anneme şiddet uygulardı kafası bozuldukça birşeye bozulsa açısını annemden çıkarır idi. Bu olaylar beni sede babama karşı bir kale örmeye sebebiyet veriyordu. Zaten sevgi yok birgünde sizlerde evlatlarımsınız diye kafamızı okşamışlığı yoktur. Bunlar insan büyüdükçe yaş ilerledikçe daha çok bir yara olarak başlıyor. Neyse eğitimi köyde taşımalı eğitimi bitirdim orta okulu zorluklarla elde avuçta yok yeri gelir kalem defter bulamayız elbise yine aynı şekilde . O zamanlar yokluk var idi . Lise hayatımı şehir merkezinde başladım . Yatılı olarak kuran kursu yârı döneminde okul derslerine ağırlık veremiyordum. Çünkü köyde okumuştum alt yapı pek yok idi . Birazda insanda sevgi ve özgüven eksikliği olduğu zaten kilit noktası oradan başlıyor. Neyse kuran kursundan çıktım dedem ile babaannem yanına gittim . Ama insanların yüzünden anlaşılıyor beni istemediler . Bu çok zoruma gitti . Neyse yarı döneme zaten bir ay kalmıştı dersler zaten kötü idi . Ordan Cemaat yurduna geçtim ikinci dönem orada kendi derslerine önem veriyor . Okul dersleri ikinci planda kalıyordu . Ama pişman değilim şimdi dini eğitimi buralarda gördüm . Ama ne fayda herşey böyle olsa idi . Abdestinde namazında bir çocuk idim temiz saf bir şekilde. Ordan da lisede sınıfta kaldım bu sede beni perişan etti ama pes etmedim . Ordan devlet parasız sınavını kazandım devlet yurduna geçtim . Lise eğitim sınıfta takdir  ve teşekkür alan bir öğrenci olarak bitirdim . Üniversite okumak istedim ama köy hayatı hayvanlar aklımı karıştırdı. Bir soğukluk oldu bir kaç yıl çalışmadım sınava çoğu bölümleri kazandım ama gitmedim . Burda da bir geç kalınmışlık ve özgüven eksikliği yaşadım. Sonra neyse iki yıl meslek yüksek okulu başladım. Yine namazında efendi saygılı bir şekilde okul okuyor idim . Olay ilk şu şekilde başladı kıvılcımları  arkadaşım satılık hayvanları vardı bana dediki benim Facebook hesabım yok sen at kendi hesabından diye attım. Ordan hiç unutmadım Güneydoğulu bir çocuk mesaj attı arkadaşlık isteği gönderdi kabul ettim. Sonra telefondan mesaj atıyor . Müşteri olarak.Neyse hesabını inceledim merak ettim çocuk gey imiş başta çok kınadım işte burda benim sınavım başladım . Ne derler büyük lokma ye ama büyük konuşma diye . Çoçuğa içimde bir açıma duygusu geliyor bir taraftan kınadım . Açıkça çocuğun yüzüne söyledim benden uzak durmasını söyledim ve engelledim. Üniversite bitti Ordanda dgs ile 4 yıl kazandım . Ben yine bir boşvermiş millet KPSS ile atandı iki yılda ben Antalya yazdım olmadı . Sonra evlenecek idim köyde bir kıza aşıktım . Askere gittim . Erkeklere karşı bir ilgim yok normal olarak arkadaşlıklar gezme bir aktive keza üniversite de . Neyse askerde iken köyden aradılar işte sevdiğim kız nişanlandı diye. İşter iştemez bunalıma girdim kolay değil atlatamadım. İşte zamanla geçiyor açısı diyelim. Bu arada askerlik te ben sevdiğim kızın evlenmesini sindiremiyorum açıkçası . Arkadaşlar sinemaya gitmişlerdi orda gey olan kişiler sevişme yapmışlar yakalandılar. Neyse birkaç kişi daha vardı yanıma gelip hal hareketlerinden dolayı içimde işter iştemez şüphe uyandırdı. Hep uzaklaştım askerlik bitti memlekete geldim . Ordan benim gariban hayat başladı tekrar çobanlık yapmaya devam gecem gündüzüm yok . Karanlıkta gece hayvanlar ile dağda kal . Yağmur çamurda vs kar soğuk günler yaşıyorum. Bu arada hep bir mutluluk hissi arıyorum . Sosyal hayat sıfır hiç kimse yok hayatta dağa git gel .Sanal olarak bir yerde gey film denk geldi . Ordan ilgimi çekti derken . Ara sıra film
İzledim merak etmeye başladım sonra da sanalda İnsagram işte gey gruplarına girdim. Ama sanal sex yapmıyorum arkasından kendimden nefret ediyordum. Bir taraftan kendimi yalandan haz duyuyorum bir taraftan nefret ediyordum. Derken işte atandım  sonunda İstanbula sıfırdan tek başıma memur olarak . İstanbul da bir buçuk yılım oldu. İlk 6 ay hiç bu ortamda bulunmadım . Yine namaz kılıyorum bu arada . Bir taraftan sıfırdan gelmişim sosyalleşemiyorum .Ordan sanal sex devam ediyor ama bu kez görüntülü görüşme şeklinde . Sonrada reel olarak 4 kişi ile görüşme yaptım. Pasif değilim karşımdakiler Ap idi . Öpüşme falan oldu işte sonra boşalma oluyor sonrası bende öyle bir pişmanlık duyuyorum anlatamam . Bunun tüm sebebi evden dışarı çıkmamak sosyal olarak kendimi geliştirmemek konusunda özgüven eksikliği yaşıyorum. Dedim ben bu değilim böyle hayat yaşamak istemiyorum ordan Hüseyin Kaçın hocam denk geldi . İlk başlarda çok korktum aradım sert bir tavırla konuşması var çok korktum . Başıma iş gelir diye zaten daha yeni memur oldum  diye kimseye güven olmuyor. Bugün de dedim artık dayanamıyorum iş  sede kötüye gidecek sede bataklığa düşeceğim bugünden sonra anal sexse dönecek idi  ilerleyen dönemlerde sanırım AP olacak sonrada p olurdu  . Ben böyle düşünüyorum. Terapiye başladım ama neyi kaybettiğimi eğer ilk ulaştığım zaman terapi korkmadan devam etse idim öpüşme eve gelmeler olmazdı belkide . Zaten kendimi suçlayarak bir yere varamıyorum. İşte Hüseyin hocaya karşı önyargılı olmuşum Google ekşi sözlükte bir yorumdan oldu. Ne derler meyve veren ağacı taşlarlar. Öyle mutlu bir terapi oldu ki sanki üzerimden büyük bir yük kalktı gibi hissediyorum . İnsanları yargılamayan seni sen olduğun için anlayan birşeyler katmak senin için çabalayan bir kişilik var insanın karşısında bu zenginliği ihmal ettiğim için pişman oldum . Bunu kendilerine dile getirdim. Terapilerime devam edeceğim bu şekilde sizlere yardımcı olacağım kimse demesin çaresiz kaldım diye sen yeterki iste Allah öyle kapılar açar ki . Hüseyin Kaçın gibi insanları karşıma çıkardı. İnşallah bizlere Hüseyin Hocam ile güzel günler bekliyor. Gençler hiç olmasın lütfen Lgbt değil gençler kazansın . İnşallah ümit olurum bende insanlara karşı. Her terapiye girdikçe olayları açıklayacağım

Sayfa: [1] 2 3 ... 319