Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
26-27.seans

HK'nın artık büyük oranda iyileşmiş kabul ettiği, kendisinde şeytanın bacağının kırıldığını söylediği eski bir danışanı terapime katıldı. İlk terapilere geldiğinde özgüven eksikliği, eziklik konularında benimle benzer düzeydeymiş. Terapilerle epey mesafe katetmişler. Ondan değerli tavsiyeler aldım:
'' Herkese farklı şeyler söylensede temelde hep aynı meseleler konuşuluyor. Pasif fantezi kurma, kendini başka erkeklerle mukayese etme, kendi değerini düşürme... Eğer eşcinsel fantezi kurma eşiğine geldiysen de şunu düşün:Ben şimdi nerede değerimi düşürdüm? Nerde hata yaptım? Nerde kendimi strese soktum? Evet bu hissi kabulleneceğiz, bu his bizim gerçeğimiz.Reddetmek yerine arka planını iyi analiz edip , ona göre gardımızı almamız lazım. Ben bir yerde değerimi düşürmüşüm, anne-babam bana şu şekil davranmış ben de böyle yapmışım o yüzden şu an hemcinsime çekim hissediyorum gibi. Tabi bu düşünce yapısına geçmek benim için kolay olmadı. Kimse için kolay değil ama yapılamayacak birşey de değil. Daha sonrasında bu hissi hissetsen bile takmıyorsun, stresini yenmiş tuzağa düşmememiş oluyorsun''. dedi. Hk'da ikinci seçeneği ek olarak söyledi: ''Bu his geldiğinde erotik fantezi kurmak yerine duygusal fantezi kurulabilir. Keşke böyle bir arkadaşım olsa falan gibi.''

Sonrasında hayatımda sosyallik olması gerektiğinden, ev-iş ikilisine hapsolmamam gerektiğinden bahsettik.
Mezun olduğumdan beri yaklaşık üç senedir işyerimde 7-8 kızla beraber tek erkek olarak çalışıyorum . Aslında baktığımda ben gayet sosyalim, işyerindeki kızlarla kanki olarak sürekli takılıyorum geziyorum, eğleniyorum ama çevremde beraber dostluk kurabileceğim erkek yok. Öğrencilikten kalma samimi dostlarım vardı aslında ama okul bitince ya dağıldık veya araya soğukluk girdi eskisi gibi olamıyoruz. HK tek erkek olarak o kadar kızın içinde vakit geçiriyor olmamaın çok büyük bir hata olduğunu, eşcinselliğimi çok kuvvetlendireceğini, bu zamana kadar neden bu meseleyi konuşmadığımızı söyledi (bence ben söyledim de HK pek umursamamış veya çok konuştuğu için o an beni dinlememiş olabilir)  ve bu meselenin detaylarına girdik.

Düşünüyorum da ben terapilere başlamadan, yaklaşık bir sene önce tinder-hornet indirip erkekle ilişki yaşamak ister hale nasıl gelebildim? Bunun kendi içimde cevabı; mezun olup çalışmaya başladıktan sonra para kazanmanın getirdiği özgüven, namazları din-diyaneti biraz boşlamam ve yaşımın ilerlemesiydi. Fakat erkekle ilişki için para gerekmiyor en nihayetinde jigolo tutmuyorum, daha önceden de din diyaneti biraz boşladığım oluyordu hatta lisede dindarda pek değildim zaten ama reel ilişki olmuyordu. Yaş meselesinde de 27 aslında çok da yaşlı sayılmaz hatta bence erkeğin en prime dönemi:). O zaman beni cinsel arayışa iten başka şeydi ve bunun sebebini bulduk. Benim son 2-3 yıldır etrafımda düzcinsel erkek arkadaşım kalmadı ve ben bunun yerine full kadınların dünyasında kaldım.

Aslında beni önceden ilişki yaşamaktan kurtaran, koruyan, din- diyanetten ziyade, üniversitede, cemaat ortamalarında erkeklerle edindiğim çok samimi, derin dostluk bağlarıydı. Artık son yıllarımda bunu yitirdim. Yitirince de hayatıma bir şekilde erkek sokmak ihtiyacım olduğundan (bu aslında düzcinsel erkeklerde de böyleymiş ama onlarınki erotik olmuyor tabi) ve eşcinsel kimliğimden dolayı da bunu eroitk olarak arzuladım.

Kızlarla arkadaşlık kurarken kabul görüyordum, beğeniliyordum bu da hoşuma gidiyordu, eğleniyordum. Fakat en büyük sorun şu ki onların yanında kabul görüldüğüm tarafım çocuksu tarafım, eril olmayan tarafım. Uslu, terbiyeli, güvenilir tarafım. ''Artık Ali'den bize zarar gelmez.'' güvenini oluşturmadığım sürece  aralarına girebilmem kolay değil aslında. Son zamanlarda şaka yoluyla ''İşyerine bir erkek çalışan gelsin artık sıkıldım tek erkek olmaktan'' diye söyleyince ''Seni zor eğittik Ali bide yeni gelenle uğraşamayız hihihi'' cevabını almaya başladım veya bazen şaka yollu olsa da beni itham da ederek Erkekler dağınıktır, pistir, kötüdür, iğrençtir, çekilmezdir sözlerine maruz kalıyordum. Mesela bir kızı beğensem ve onlara söylesem : ''O sana bakmaz Ali veya bir kız bana yürüse ''Vay be bu devirde Aliye bile yürüyorlar hihihi'' laflarına maruz kalıyordum. Çok şükür hayatıma Elif girdi de en azından erkekliğimin; erotik, cinsel, duygusal olarak beğenilebilen çekici tarafının olduğunu farkettim. Yoksa zaten mevcut olmayan ezik, kendini beğenmeyen tarafım artık arşa çıkacaktı, çok büyük ihtimal bir erkekle ilişkiye girmekten kendimi alıkoyamayacaktım.  Kızlar kalabalık olunca kendi aralarında  şaka yollu bile olsa bir erkeği acımasızca aşağılayabiliyor,hakaret edebiliyorlar.  Her şakada da bir gerçeklik payı var malesef. Bana bu şekilde davranmaları erkekliğimi almış götürmüş meğersem, bunu yeni farkediyorum. Kadınsı dünyada kadınsılaştım. Korunaklı, güvenli, risk alamayan, azla yetinen, hırsı olmayan bir yapıya büründüm veya varsa da önceden bu yapı bende kuvvetlendi.

Artık işyerindeki kızlara duygusal yatırım yapmamam lazım. Bundan önce hep aman ağzımızın tadı kaçmasın diye bana karşı yapılan haksızlıkları sineye çekiyordum. Kızlar da zaten genelde birlik olup bana cephe alabiliyorlardı. Fakat iyileşmek için kim olursa olsun bana haksızlık yapıldığını düşünüyorsam ya o an veya kendisiyle samimiysek 2-3 gün sonra tepkimi dile getirmem lazım, susmamam , mükemmel olmasa da, bir cümle dahi de olsa birşey söylemem lazım. Stresimi içime değil dışarı aktarmam gerek. İçime atmak demek stres biriktirmek demek. Eşcinseller için stresi atma yöntemi de malum mastürbasyon, gay porn, hızını alamazdan da cinsel ilişki demek.

Eril dünyaya yatırım yapmam gerekiyor. Din-diyanet; erkek ortamlarında konuşabildiğim tek konu. Bu zamana kadar sporu, siyaseti boş şeyler olarak gördüm. HK, ''kadınsı dünyada kaldığın için öyle düşünüyorsun. Kadınlar, fal, burçlar, magazin, alışveriş gündelik meseleler konuşur. Erkek adamın hele bu yaşlarda spor, siyaset bilmesi, konuşabilmesi lazım. Sonrasında ortamlarda öyle konuşanları gördüğünde, ''onlar erkek ben değilime getiriyorsun çünkü. Halbuki alakası yok adam oraya mesaisini harcamış daha bilgili olmuş sen de gayet yapabilirsin ama bu zamana kadar yapmamışsın'' dedi.
Tuttuğum takımı haftada bir saat spor kanallarından, siyaseti de akşam bir saat tartışma programlarından dinlesem yeterli ve artık tekrardan erkeklerle diyalog kurabileceğim ortamlara girmem gerekiyor. İşyerimde de terapilerden önce epey erotize ettiğim şimdi daha çok duygusal çekim hissettiğim Ahmetle diyalog kurma çabalarına girmem gerekiyor. HK, ''50 tane yerde çalıştım işyerinde asla dostluk arkadaşlık olduğuna inanmıyorum herkes çıkarına göre hareket ediyor'' dedi. Artık kızlarla da en fazla yarım saat diyalog kurup fazla dünyalarına girmemem ve onların karşısında çocuksu,masum üsluptan, duruştan bir an önce çıkmam gerekiyor. Asıl erkeklerle duygusal bağ kurmaya odaklanmam gerekiyor.
2
Hüseyin KAÇIN / 14 Ayşe Nisan 1974
« Son İleti Gönderen: psikolog 09 Nisan 2024, 10:33:25 ös »
Elli yıldır
damarlarımı kesiyorum
inadına yaşamak için
kan değil isyan akıyor

adını sayıklıyorum
aşk için

yemin ediyorum
içi kan ağlayan çocukların
geleceği gülsün diye
bulutları sağıyorum
bereketli yarınlar için

isyan ediyorum
aşk için

on dört
sıfır dört
bin dokuz yüz yetmiş dört


9 Ayşe Nisan 2024
22:45
İstanbul


3
Hüseyin KAÇIN / NİSAN
« Son İleti Gönderen: psikolog 09 Nisan 2024, 03:54:54 ös »
NİSAN

muazzam sevgiler biriktiriyorum
dünyayı aşkla boyayacak kadar
dost yüzünde acılar gördükçe
yıkıldıkça yıkılıyorum
maviliklerimi kaybediyorum
gökyüzüm elimden kayıp gidiyor
ama yine de umudumsun
son çırpınışlarımda hep sana tutunuyorum

hayat hüzünlü bir bahçe gibidir
her kara kışın ardından hep bahar
meleklerin yüzü nedense nisan’da güler

mutlu olmak nedir derlerse
hep senin adını anıyorum

9 Ayşe Nisan 2024
15:20
İstanbul
4
Hüseyin KAÇIN / ÖPSEYDİM
« Son İleti Gönderen: psikolog 08 Nisan 2024, 12:31:56 öö »


yeşil gözlerinin en yeşilinden
öpseydim
ellerinden
sonsuzluk bahçelerinde
bir gül olsaydım
öpüp kokladığın
en küçüğün hüseyinciğin

ölseydim
kalbinin en kuytu köşelerinde
al kandan boyansaydım
canımdan

sır olsa da 
bunun adı şehadettir


7 Nisan 2024
22:15
İstanbul
5
Cinsellik / Trans Erkek Hastam! Prof. Dr. Zeki Bayraktar
« Son İleti Gönderen: psikolog 06 Nisan 2024, 08:02:44 ös »
TRANS ERKEK HASTAMIN –arkadaşlarına- MESAJI VAR
.
Ekteki görselleri [trans-erkek] hastamın izni ve hatta onun teşviki/çağrısı ile paylaşıyorum.
‘’Bu sorunları yaşayabileceğim bana anlatılmadı, şimdi idrarımı yapamıyorum, acılar içinde damla damla yapıyorum, böbreklerim şişti, sancılar çekiyorum, protez taktırdım hiçbir işe yaramadı’’ diyen hastam.
Dün, arşivimdeki benzer fotoları telefonuna alan ve ‘’bunları henüz ameliyat olmayan arkadaşlarıma göstereyim, bari onlar bu acıları yaşamasın’’ diyen hastam.
.
Kadındı, erkek olmak istemiş, 10 yıl önce bir üniversite hastanesinde ameliyat edilmiş, önce memeleri, yumurtalıkları ve rahmi alınarak kadınlığı –geriye dönüşümsüz bir şekilde- iptal edilmiş, sonra da bacağından greft alınarak falloplasti [yapay penis] yapılmış ve protez takılmış.
.
Ama şimdi idrar kanalı/üretrası neredeyse tam tıkalı, idrar yapamıyor, acılar içinde, kıvranarak, eliyle sağarak, damla damla işiyor, böbrekleri şişiyor, sancılar çekiyor, uzun süredir böyleymiş ama son 3 aydır tam tıkanmış, 1 hafta önce idrarı  başka bir merkezde göbek altından delik açılarak dışarı alınmış, şimdi orası da sızdırıyor, idrar kanalını açmamı ve –hiçbir zaman işlevsel olmayan- penil protezi çıkarmamı istiyor.
Bacağının halini de görüyorsunuz zaten.
.
Tabanı pubis kemiğine bağlanan bu protezi ameliyatla çıkaracak ve idrar kanalını açmaya çalışacağım, çalışacağım diyorum, çünkü başarılı olma ihtimalimiz düşük, doğal üretra bozularak [eklenerek] yapılan yeni üretra [neouretra] boydan boya kapalı, açılması çok zor. Literatür verileri de ‘’ne yaparsanız yapın, bu vakaların %30’u tekrar ameliyatlara rağmen neofallusun ucundan işeyemez’’ diyor[1].
.
Bu ameliyatlarda komplikasyon oranı çok yüksek, %76.5, yani her 4 vakadan en az 3’ünde görülüyor.  Çoğu da yaşam kalitesini düşüren ciddi ürogenital komplikasyonlar[2,3]; %63’ünde darlık olur ve hasta işeyemezken %27-50’sinde fistül olur ve idrar kaçırır, yeniden ameliyat zorunluluğu da %73[1]
.
Sadece bu kadar mı? Hayır; ameliyat olan translarda [ameliyat komplikasyonları, enfeksiyonlar, hormonlara bağlı kalp-damar hastalıkları, kanserler, intihar vd nedenlerle], ömür, ortalama 25-28 yıl kısalıyor[5].
.
Kısacası cinsiyet değişmiyor, iptal oluyor; üreme[anne-baba olma] şansı yok oluyor, cinsel hayat yok oluyor, ürogenital ve ekstra genital sakatlama oluyor[elde veya bacakta], yaşam kalitesi ciddi anlamda düşüyor, ruhsal sorunlar yüksek oranda görülüyor ve ömür yaklaşık üçte bir kısalıyor.
.
Transgender cerrahi feminizasyon veya maskülinizasyondan ziyade mutilasyondur[sakatlama]; ürogenital ve ekstra-genital mutilasyon.
.
Konu hakkında daha detaylı bir okuma için [bine yakın bilimsel çalışmayı içeren] şu kitabıma bakılabilir;
.
Transseksüellik Cinsiyetin Değişimi Mi İptali Mi? Yüzleşme y, 2024, İstanbul
.

https://www.facebook.com/share/bwwaTmLLt2BnuJCK/?mibextid=WC7FNe


KAYNAKLAR
1-Veerman H, de Rooij FPW, Al-Tami­mi M, et al. Functional Outcomes and Urological Complications af­ter Genital  Gender Affirming Sur­gery with Urethral Lengthening in Transgender Men. J Urol. 2020 Jul;204(1):104-109.
 
2-Bayraktar Z. Urogenital Complications That Decrease Quality of Life in Transgender Surgery. New J Urol. 2024;19(1):52-60.
 
3-Kuhn A, Bodmer C, Stadlmayr W et al. Quality of life 15 years after sex reassignment surgery for transsexualism. Fertil Steril. 2009;92:1685-1689 e1683.
 
4-Wang AMQ, Tsang V, Mankowski P, Demsey D, Kavanagh A, Genoway K. Outcomes Following Gender Af­firming Phalloplasty: A Systematic Review and Meta-Analysis. Sex Med Rev. 2022 Oct;10(4):499-512.
 
5-Simonsen RK, Hald GM, Kristensen E, Giraldi A. Long-Term Follow-Up of Individuals Undergoing Sex-Reas­signment Surgery: Somatic Morbi­dity and Cause of Death. Sex Med. 2016b;4(1):e60-8.
6
Hüseyin KAÇIN / ADI MUHAMMET KADİR GECESİ
« Son İleti Gönderen: psikolog 06 Nisan 2024, 02:52:03 öö »
ürkek bakan gözlerinde
sana doğru uçan
kuşlar gördüm kanatlarına sığındım

kızgın çöl kumlarında
yeşilin en yeşilinden
alev alev
sana yandım sana bağladım

övüldükçe övülen
insanlığın aydınlık yüzü
sendin
kimsesizlerin gıdası

kadir kıymet
gecesi gündüzü

adı muhammet


6 Nisan 2024
02:50
İstanbul

7
Hayır söylememiştim ama Hk ya gidince eril meselelere ilgim arttı. Artık inşaat, para, araba çok şey konuşabiliyoruz babamla. Anlaştığımız noktalar artınca anlaşamadığımız noktalar daha geri planda kaldı. Bir de kendisinde narsistik yapılanma söz konusu. Ben Hkya gidip daha güçlü bir insan olunca benimle çatışmak yerine daha uzlaşmacı bir yol izlemeyi tercih ediyor artık.
8
Ve ozguveni ilişki yaşayarak veya porno izleyerek başkasının erkeklik organından veya erkeksi vücudundan elde etmeye çalışmak yerine kendi erkekliğimizi inşa etmeliyiz. Hal, hareket, tavır, tarz vs her şeyle.
9
Eziklik duygusu doğuştan gelmez. Başkaları bize ezik hissettirdiği için ezik hissederiz. O yüzden öncelikle ya bize ezik hissettiren insanlardan uzaklaşmamız gerekir veyahut onları alt edip onları bizi ezemeyecekleri hâle getirmemiz gerekir. Bunun dışında başarılı olduğumuz alanlara yönelebiliriz. Sporla fizigimizi düzeltebiliriz. Kendi paranı kazanmak apayrı bir özgüven kazandırıyor. Ayrı eve çıkmak, kendi işini kendin görmek, yemeğini yapmak, çamaşırını yıkamak iyi hissettiriyor. Kendimize has bir giyim tarzımız olursa herkes bize değerli insan muamelesi yapacaktır bu da bizim kendimiz hakkındaki fikirlerimizi etkileyecektir. Bulunduğumuz ortamda varlığımızı hissettirmeliyiz. Dinimizi, ideolojimizi, görüşümüzü vs. savunmaktan çekinmemeliyiz. Kim ne der diye düşünmeden öfkemizi muhakkak ifade etmeliyiz. Haksızlık karşında susmamalı, mücadele etmeliyiz. Bizi seven, bize değerli olduğumuzu hissettiren insanlarla iletişim kurmalıyız. Aklıma gelenler şimdilik bunlar.
10
Tüm sorunun kaynağı olduğu için önce babamı psikiyatriste götürmek için çabaladım olmadı. Sonra babama karşı mücadele edebilmesi için annemi psikologa götürmeye çalıştım kabul etmedi. En sonunda kendim psikologa, HK ya gittim. Ondan sonra ailemin bana karşı tavırları değişti. Aile dinamikleri kuramı olması lazım bir psikoloji kuramına göre aile bir çarklılar sistemi gibidir ve bir bireyinde meydana gelen değişiklik tüm aileyi etkiler, değiştirir. Kimseyi değiştirme gücümüz yok ama kendimizi değiştirme gücümüz var. Ailemiz değişse biz değişecektik ama olmadı. O zaman biz değişeceğiz ve böylece ailemiz değişecek. Çarkı tersinden döndüreceğiz.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10