Gönderen Konu: Radikal Tuğrul Efendi'ye neden saldırdı?  (Okunma sayısı 5643 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 4169
    • Profili Görüntüle
Radikal Tuğrul Efendi'ye neden saldırdı?
« : 31 Temmuz 2013, 05:51:49 öö »
Bu ramazan Gezi Zekasıyla dine ve dindara yapılan hakaret, aşağılama ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla geçer diye düşünüyorduk. Ancak Doğan Medya'sının kapanmaya yüz tutan, bütün başarısızlık ve tiraj kaybına rağmen elde tutulan Radikal Gazetesi, neden elde tutulduğunu bize yeniden hatırlattı.

Aydın Doğan Medyası geleneksel hale getirilen 'inanca saldırma kampanyası'na bu seneye mahsus katkısını da sağlamış oldu.

Bugün, Radikal Gazetesini eline alanlar, Turûk-ı Aliyye'den, Cerrahî Âsitanesî'nin son Postnişîni Ömer Tuğrul İnançer Hocaefendi'nin Trt 1'de yayınlanan Ramazan Sevinci Programında; Şeyh Vefa Hazretleri'nin eşi'nin haram lokma yememesi ve evlatlarına yedirmemesi konusunu, hamilelikten bahisle 'Hamileliğin davul çalarak ilan edilmesi bizim geleneğimize aykırıdır' cümlesini kurduğu, devamında kadınlara özel hallerin eskiden bir edep/ adap çerçevesinde mahrem kabul edildiğini, ortalığa yayılmadığını, durumun nezaketi ile mahrem sınırlar içinde yaşandığını anlattığı programı manşette gördüler.

Bu ülkede yaşayan, Türk/ İslam geleneğini bilen her vatandaşın anlayabileceği ve zaten hayat pratiği içinde yerleşik olan bu tavsiyeler ve edep hatırlatması ne hikmettir ki Radikal Gazetesini rahatsız etti ve manşete taşıma gereği duydu.

Radikal'de Genel Yayın Yönetmenliği yapan Eyüp Can, sadece eşi Elif Şafak'ın yazdığı 'Siyah Süt' Kitabını bile okumuş olsa, Türk/ İslam kültürüne yabancı olan eşinin bile o kitapta örf/ anâne ve geleneklerimizle alakalı gözlemlerini okumuş ve edebe davet eden bir konuşmayı bu kadar kötü niyetle manşet atıp ayyuka çıkarmamış olurdu.

Türkiye'de Ortaokul seviyesinde bir ergenin bile haberdar olduğu, konuşulurken yüzünün kızardığı, kadınlara ait dünyanın, kadınlara ait özel durumların hangi edep ve adap dairesi içinde konuşulması gerektiği mahremiyeti Eyüp Can'a bu kadar yabancı nasıl gelebildi?

Bu manşeti atmadan önce, sadece annesine, eşine bile telefonla sorsaydı bu kültür ve edep dairesi hakkında yeterince bilgilendirilirdi.

Ömer Tuğrul İnançer Hoca'yı kadın ve hamilelik düşmanlığı yapmış gibi göstermenin, yapılan konuşmadan karine icat etmenin sebepleri ne olabilir diye düşünmeden edemiyor insan.

Ramazan başladığından beri Tv kanallarında kalp ve gönül gözüyle izlenen/ dinlenen, hürmet gösterilen bir Zât-ı Muhteremin kime ne zararı dokunmuştu ki?

Katıldığı ilk programlardan birinde sorulan bir soru üzerine;

'Müslüman'ın Antikapitalisti, Feministi, yeşilcisi vs olmaz. Müslüman kimliği eksik değildir ki ayrıca bu sıfatlara ön ek olarak ihtiyaç duysun. Bu sıfatları kabul etmek, Mübarek İslam dininin eksik olduğunu, Allah'ın gönderdiği dini eksik bulup sıfatlar ekleyerek tamamlamaya çalıştığımız anlamına gelir. Halbuki Allah bundan münezzehtir ve İslam dini beşeri hayatın ihtiyaç duyduğu tüm hak, hukuk ve ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yaratılmıştır' cümlesini kurmuştur.

Gezi darbe kalkışması boyunca İhsan Eliaçık ve Antikapitalist Müslümanlar adıyla form bulan bir güruha destek vermiş Radikal'in, bu tabirden rahatsız olması ve putlarının eleştirilmesini hazmedememiş olmaları ihtimal dahilindedir.

Ayrıca çeşitli defalar Gezi olayları ima edilerek sorulan sorulara 'ortalığı savaş alanına çevirmenin, yakıp yıkmanın ve insanları darbeye çağırmanın vatanseverlikle, İslamla alakası olamaz' cevabını vermesi de Radikal'in bu manşeti için bir etken olabilir.

En son ve insanın aklına hemencecik geliveren başka bir etken de, Sayın Ömer Tuğrul İnançer'in Hazreti Mevlana'ya olan düşkünlüğü ve Hazret söz konusu olduğunda lafını/ sözünü sakınmadan konuşmasıdır.

Kendisine Nihat Doğan'ın iftar programında yöneltilen, 'Mevlevilik, Sema nedir? Hazreti Mevlana ile Şems-i Tebrizi arasındaki aşk beşeri bir aşk mıdır minvalli sorulara verdiği celalli yanıtlar da hatırlanır elbet.

Hazreti Mevlana'yı sömürmek, onun üzerinden ticaret ve popüler kültür ikonu ve aşk grusu olarak lanse etmek de Eyüp Can'ın eşi Elif Şafak'ın ekmek yediği bahislerden biridir. Ve takip edenlerin malumudur ki, Ömer Tuğrul İnançer Hoca, evvelki röportajlarında İsim vererek ve son dönemlerde isim vermeden de bu istismarı sert ve ağır şekilde eleştirmiş, buna teşebbüs edenleri edebe davet etmiştir.

Akla gelen soruların hepsi Radikal Gazetesini ve bu manşetin atılmasına müsaade eden Eyüp Can'ı töhmet altında bırakmaktadır.

Şimdi Eyüp Can'ın; amacı ve kastı aşikar olan, kadını kendisine bahşedilen özel durumları içerisinde kaybedilen edebe davet eden bu konuşmayı neden bir linç girişimine çevirdiğini açıklaması gerekir.

Eyüp Can, Ömer Tuğrul İnançer Hoca'yı hangi saikle hedefe oturttu?

Bu sadece eşi, Elif Şafak'a yapılan 'Mevlana'yı anlamadığı, kabiliyetsizliğinden, bir sömürü ve ticaret Meta'sı olarak kullandığı eleştirisinin intikamı mı?

Yoksa Gezi Darbe girişimini desteklemediği, Müslümanları itidale davet ettiği ve 'Müslüman' kimliğinin önüne, arkasına sıfat ekleyip darbecilerin maskarası olan grupların foyasını çıkardığı için mi?

Eyüp Can ve Radikal bir Ergen'in bile haberdar olduğu (uygulansın/ uygulanmasın fark etmez) bu adap ve ahlak kuralından, hakikaten habersiz mi? Ülkesinin örf ve ananesine bu kadar bigane mi?

Edeb Bir tâc imiş Nur'u Hûda'dan..

http://m.haber10.com/haber/401836/