Gönderen Konu: Kainatın Semasında Allah'ı Yaşamak  (Okunma sayısı 2510 defa)

alıntı

  • Genel Moderatör
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 147
    • Profili Görüntüle
Kainatın Semasında Allah'ı Yaşamak
« : 21 Mart 2009, 20:24:16 »
Hüseyin KAÇIN, 02/04/1999

Ben hem hepim hem de hiç.

Hayatta tek gerçek vardır. Ben bunu bayramın ikinci gecesi seyahat ederken öğrendim. Daha doğrusu ben bunu bilmiyordum fakat bilmediğim bu gerçek bana yaşatılarak öğretildi. Kalemle yazı yazmasını, bilmediklerini bildirip öğreten Allah'tır. Allah'ın dışında var olan her şey yokluktur. Adem iki buğday tanesi ile aldatıldı. Fakat onun soyundan olanlar fetvalarla, kurallarla, nizamlarla aldatıldı ve görünen odur ki kıyamete değil aldatılmaya aldanacaklardır. Allah'ı kitaplardan değil Allah'tan öğrenmek öz bilincine kavuşmak adına alın teri değil yürek teri akıtmak kutsal bir ödevdir. Öz bilincimizin hayal sahnesinin gerçekliğinde yüreklerimizi kurban etme bedelinin armağanı olarak kainatın sırları benliğimizde aydınlanacaktır. Bu aydınlanışla aydınlanan benlikler, kainatın iç dinamiklerinin seyrinde kendi iç dinamiklerini sürekli ve sükunetli bir şekilde inkişaf ettireceklerdir. Bu inkişaf Allah'ın gözetimindedir. Allah'ın öğreticiliğinin nirengi ilkesi göğsünü genişleterek terbiye etmektedir. Allah'ı Allah'tan öğrenmek, Oku! emrine boyun eğmek, kalemle yazı yazmasını ve bilmediklerini öğrenmek demektir. Az bir bedel karşılığında sonsuz iyilik armağanlarına kavuşmak. Allah'ım benim senden başka ne bir ilahım ne de bir yalnızlığım var. Var olanın aslında yaratılmışlığım ve sükunetli bir kuşatılmışlığım vardır. Bu kuşatılmışlığımın içinde senin bana sevdirdiklerin, sevdireceklerin ve yerdirdiklerin, yerdireceklerin vardır ve bir de beni yerenlere karşı sunacağım, senden gelen bir ahım vardır.

Allah'ım! Allah'ım!

Yarın ölmek istemiyorum. Yarınların ardındaki yarınlarda öz bilincimde ve genişlemiş gönlümde Allah'ı konuk etmenin hayali adına yaşamak istiyorum. Bu kirli benliğimle sana tertemiz geleceğim sonsuz günler adına ölmek istemiyorum. Allah'ım! Ölmeden önce teslim olmak istiyorum. Yönelişim ölümden yana değil teslimiyetten anadır. Kaderine teslim olanlar Allah'a, kaderine yenilenler ise Allah'ın azabına yönelmişlerdir. Yalnızlığın aslında ve sırlarında Allah vardır. Yalnızlaşan insan Allah'a ulaşacaktır fakat yalnızlığında yaşayacağı sırları aydınlatabildiği ölçüde. Var olan ger gerçek, gerçekliğin bir bedeli olarak, karşı karşıya kalındığında korkutucudur. Ruhsal rahatsızlıklara müptela olanlar gerçeğe yaklaşmışlar fakat gerçeğin koruyuculuğuna aldanmışlardır. Yakınlaştıkları halde yaşantılandıramadıkları gerçeğin, yakınlaşma yükümlülüğünün gereği olarak müsekkinlere ve psikolojik terapilerin tedavisine bağlananlar bir de Allah'ın terbiye ediciliğine yönelmelidirler. Yalnız Allah var olandır. Her varoluş Allah'a yöneldikçe var olabilecektir. Bütün bu olanların ve bitenlerin dışında bütün olanları ve bitenleri bilen Allah'tır.
Kainatın ve hayatın dansını, raksını ve semasını yaşamak; sabrın sükutunu ve sükutun sabrını yaşamaktır.

Tanrı misafiri olarak konuk olduğum konaklardan kovuldukça, Allah'ın kainatının kapısından kovulmadığımın güveni ile üzülmüyorum da gevşemiyorum da inanıyorum. Gönül musikimde Allah'ı hecelediğimde ağlayan gözyaşlarımın ahında yıkandım. Gönlü genişledikçe büyüyen dostlarım bit yana gönlü daraldıkça küçülenler, Allah'ın nurundan mahrumdurlar.

Dostum Kadir Tekeli dedi ki:
-   Hiç misafir ağırlanmadı bizim evimizde.
Oysaki bizim evimizde misafir eksik olmadı dense yeridir. Yandığımız ve tanımadığımız Tanrı misafirleri evimizi nurlandırdı. Tanrı misafirinin gönlü hoş tutulmalıdır, kırılmamalıdır.

Şehir Allah'ın şehridir. Allah'ın şehrinden kovabilirsiniz. Fakat gece Allah'ın gecesidir. Allah'ın gecesinden kovamazsınız. Gündüz Allah'ın gündüzüdür. Allah'ın gündüzünden kovamazsınız. Batıya yöneldikçe batmamak adına batanları sevmedim. Doğuya yöneldikçe doğmak adına doğanları sevdim. Allah'ım! Kainatın ve hayatın rahminde doğmak istiyorum. Doğmuş öz benliğimle teslim olmak istiyorum. Teslimiyete yönlendirilmiş bir benlik ne isteyebilir ki? Allah'ı yaşamak var olmaktır.

Ben hem hepim hem de hiç.

1999
« Son Düzenleme: 29 Aralık 2015, 10:19:10 Gönderen: psikolog »

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 2913
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Kainatın Semasında Allah'ı Yaşamak
« Yanıtla #1 : 09 Mart 2016, 12:15:07 »
ALLAH'ım!


Kalbimin şarkılarının sözlerini yazmayı,
Sözlerin bestesini yapmayı diledim hayatımca.
Çocukluğumu büyüterek, çocuk bıraktın; başkalarını büyülttükçe beni hep küçülttün. Gözümü ve gönlümü hep buruk bıraktın ben üzüldüm.
Ağladım ama hep kalbimden ağladım. Yalnızlığın kıvrımlarında kıvrandım. İsyankar alevlerde ruhum yanarken...


Yüreği kırık gönlü buruk dertlerin dermanını arayan gözü yaşlı arayıcı!
Kalp sözlerinin bestekarı ile gönlünde dans ederek çağın özlenen şarkısı olur musun?


''La'' sesi ile başlarken gönül gitarımın batısından, kalbimin kırık sazından yani doğusundan benimle ağlar mısın? Yüreğimin beklenen güneşi olur musun? RUH sarayının pencerelerinden sızarak dünya mı nurlandırır mısın? Melekleri bile kıskandırarak asrın ızdırabını dindirebilir misin? Karanfil kokusunun yakıcılığında, aşklarına ağlayarak güller gibi solacak kadar cesaretini bana sunar mısın? RUHumla göğe yükselerek, bedenimle yerde yürüyerek, aşkımla sevişerek benimle yücelir misin? Yüreklerinden mucize yeşerterek kalbimde yürüyen şahinlerle,gönlümün sultanlarıyla dans edecek kadar özgür müsün?


Dertlerimin Ademinden dermanımın Havvasını yaratan Allah'ım! Dermanımın kadınının namusunu bayraklaştırıp mahremiyetim bilerek, dertlerimin erkeğinden yani ''benlik çocuğumdan'' beni yeniden yaratan kutsal yalnızlığım! Sükunetimin isyanlarında derdimi de dermanımı da ''ben'' gizledim.


Dertlerine sabredemeyen asrın günahkarları, gönül saraylarını yıkarak bozarak ''dermanlarını yani benliklerinin özündeki kadını'' namuzsuzca başkalarının yataklarında fahişeleştirerek mutluluk ve sevgi karşılığı satan şerefsiz sahtekar soysuzlar! Çağın yalancı peygamberleri psikiyatristlere yasal uyuşturucular karşılığında dert pazarlayan zavallı günahkarlar! Allah sizi affeder mi? Psikiyatristlerin yosmasıpsikologların yalan ayetlerine iman ederek kafirleşen ''din''sizler! İnsanlığın yüzündeki karanlık karası şeytanlar! Bilin ki efendiniz iblis hazretleri sizinle gurur duyarak ''İnsanlıktan Alınan İntikam Şarkısını'' bestelemekte. Söz:İnsan Güfte:Şeytan


Şeytanın misyonerleri insanlar dillerinden isyan ederek ağlarken, Allah'ın savaşçıları insanlar kalplerinden ve gözlerinden gülümseyerek sükunetle ağlamakta.


Kaygı tanrısına tapınarak korku tanrıçasının göğsünden derman diye para, sex ve başarı sütü emmeye çalışarak, bedenini zenginleştirip lakin ruhunu yoksullaştıran çağın insanı! Bil ki sen hayat çölünde yönsüzlüğün ve serapların esirisin! Tanrılar tanrısı Depresyon Tanrısının kölesisin! Ruhunu ve dertlerini kurban ederek AŞKINI öldürmenin günahından alevlenen bedeli can sıkıntınla ödemektesin. Yalan ve aslında hep yalnızsın. Kalabalıklar ve vitrinler çağın sana sunduğu müsekkinler. Sen Toplumsal Şizofreni Dininin Kölesi, Psikiyatristler, psikologlar ve sosyologlar bu dinin yasallaştırılmış efendileri! Bu dinin sevabı para, günahı dert; dertlerin günahını paranla sevaplaştırmaktasın. İnsanlığın yitip giderken, yalancı şafakların karanlıklarında kaybolmaktasın. Kaybolup gittiğin bu hayat çölünde seni kim kurtaracak?


''kıyamet koparken elinizdeki fidanı toprağa dikin'' hadis.



Aşkımızın göklerinde kıyamet koparken, hayatımızın yeryüzüne gönlümüzdeki dert fidanlarını dikerek, sabır ve şükürle besleyerek, Allah ve Muhammed ağacımızın sonsuzluğundan derman meyveleri yiyerek ruhumuzu özgürleştiren gönlü yaralı ve kalpleri kırık Allah ve Peygamber Dostları! Sevgilimizve Hızır'ımız Sen nerdesin? Gözümüz yaşlı, sözümüz garip fakat dualarımızla şenlendirerek gönlümüzü, yolumuz aydınlık ve Aşkımız büyük! Gönlümüzün Sultanı teslimiyetimizin sancağı, tevbemizin bayrağı; İnsanlık Savaşımız Kutsaldır.
 
psikolog www.huseyinkacin.com
« Son Düzenleme: 09 Mart 2016, 12:18:31 Gönderen: psikolog »