Gönderen Konu: MUSTAFA’YI ATATÜRK YAPAN TRAVMALARDIR  (Okunma sayısı 2576 defa)

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 2913
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
MUSTAFA’YI ATATÜRK YAPAN TRAVMALARDIR
« : 26 Temmuz 2010, 12:46:51 »
VAMIK VOLKAN: MUSTAFA’YI ATATÜRK YAPAN TRAVMALARDIR

Bu yıl 'Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen 'Ölümsüz Atatürk' adlı kitabın yazarlarından Prof.Dr. Vamık Volkan, 'Mustafa'yı Atatürk yapan psikolojik süreçler' adlı konferansta konuştu.
Bu yıl 'Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen 'Ölümsüz Atatürk' adlı kitabın yazarlarından Prof.Dr. Vamık Volkan, Beykoz Acarkent'te bulunan Doğa Koleji'nde 'Mustafa'yı Atatürk yapan psikolojik süreçler' adlı konferansta konuştu.

Mustafa Kemal'in çocukluk yıllarında travmalar yaşadığını söyleyen Volkan, "Mustafa'nın babası 32 yaşında annesi Zübeyde ile evlenmiştir. Üç çocukları oldu: Fatma, Ömer ve Ahmet Bunların üçü de ölmüştür. Zübeyde hanım 14 yaşında evleniyor ve 20 yaşına geldiğinde 3 çocuğunu kaybediyor. Daha sonra iki çocuk daha doğuruyor bunlardan da biri ölüyor. Bir tek Makbule ile Mustafa kalıyor. Ev ölüler evi. Yaşanan travmayı lütfen iyi düşünün" dedi.

Mustafa Kemal'in çocukluk yıllarında başından geçen olayları değerlendiren Volkan, "Mustafa'nın yaşadığı olaylardaki psikolojik gerçeklikleri iyi algılayarak onu iyi tanırız. Mustafa sıkıntıların üstesinden gelmiş, travmaları yaşamış ama bunları aşmayı bilmiştir. Çocukluğun ve çocuk olmanın değerini iyi bilmiştir, işte bu nedenle her yerde çocuklara özel bir değer atfetmiştir. Mustafa'yı Atatürk yapan bu gerçekliktir, travmaları aşıp, sorumluklarını bilip, karar vermeyi bilen kişiliğidir. Mustafa her sabah uyandığında önce annesinin elini öper ardından hayata atılırdı. Bu çok önemlidir. Bu ayrıntıları iyi yakalayalım. Onun geçirdiği travmalarda üç nokta ağırlık kazanıyor, annesine yaşadığı sıkıntılar için destek olmak, bireysel olarak gelişmek ve müstakil olmak yani tek başına kalmaya alışabilmek. Atatürk'ü anlamak için bunları iyi algılamak gerekiyor"diye konuştu.

Kitabı ile ilgili olarak sert eleştiriler aldığını söyleyen Volkan, "O kadar travma geçirip böyle büyük bir lider olmuş kişiyi anlamak için senelerce çalıştım. Ancak bana çok ağır eleştiriler geldi. Ben Türkiye'ye gelmekten korktum. Kitabı Sayın Rauf Denktaş'a göndererek durumu anlattım. Kendisi 'kitabı okuduktan sonra Atatürk'ü daha iyi anladım' diyerek bir mektup yazdığını ve bunu herkese gönderdiğini söyleyince rahatladım"dedi. Atatürk'ün çocuklara olan düşkünlüğüne değinen Volkan, "Onun bütün hayatı çocuklar üzerine oldu. Kendi çocukluğunun travmasını değiştirip medeni ülkede güzel bir çocukluk hayatına adadı kendini. Dişleri takmaydı ama düşünün ki çocukların yanında hiçbir zaman dişlerini bile çıkarmadı, bunların görünmesini istemezdi. Çocuklarla oynardı sonra uyurdu. Uyandığında annesinin elini öper ardından meclise gider ve Atatürk olurdu"diye konuştu.

Atatürk'ün alkol aldığını söyleyen Prof.Dr. Volkan, "Akşamları rakı içerdi, yavaş yavaş ağır ağır içerdi. Atatürk için bu sofranın başka bir anlamı vardı. Bunu psikolojik olarak irdelemek lazım. Bu sofrada bir şeyler oluşturmuştur, bu sofra onun için bir geçiş sürecidir. Sofrada onun bulduğu ayrı ve onu harekete geçirici öğe vardır.Bunu iyi anlamak lazım" dedi. Gazetecilerin Can Dündar'ın çektiği Mustafa filmini hatırlatmaları üzerine Volkan, "Bizim kitaptan esinlendiğini söylemiş. Ben daha izleme fırsatı bulamadım. Şimdi ne söylesem yanlış olur"şeklinde yanıtladı. Prof.Dr. Arif Verimli'nin de katıldığı konferansta Volkan'a plaket verildi. Dünyanın en prestijli psikiyatri ödülü olan Freud Konuşma Ödülü'nün iki kez alan ve daha önce de 5 defa Nobel'e aday gösterilen Prof.Dr. Vamık Volkan konferansını katılımcıların yoğun alkışı ile tamamladıktan sonra okurlarına kitaplarını imzaladı.

VAMIK VOLKAN KİMDİR?

Volkan, psiko-politik teorileri ve dünyanın sorunlu birçok yerinde yaptığı barış çalışmalarıyla üç kez, 27 ülke tarafından, Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi. Dünya onu, ‘politik psikolojinin dehası’ olarak tanımlıyor. Halen Virginia Üniversitesi’nde psikiyatri profesörü ve ‘Zihin ve İnsan İlişkileri Merkezi’nin yöneticiliğini yürütüyor. Ayrıca Washington Psikanaliz Enstitüsü’nde öğretim görevlisi. Bahçeşehir Üniversitesi Sürdürülebilir Barış Merkezi Onur Başkanlığı’nı da yapan Volkan halen ABD’de yaşıyor.


psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 2913
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: MUSTAFA’YI ATATÜRK YAPAN TRAVMALARDIR
« Yanıtla #1 : 26 Temmuz 2010, 12:49:36 »
Vamık Volkan psikanaliz ve psikoterapi alanında çalışmakta olan bir psikiyatr. Kıbrıslı. Tıp eğitimini ABD de almış. Çok sayıda kitabı var.


 



 

“John Buckman adındaki bir meslekdaşım, İrlanda at yarışlarında büyük miktarda para kazandıktan sonra depresyon nedeniyle hastaneye yatan alçakgönüllü bir Londralı'nın öyküsünü anlatır. Bu adam komplike olmuş yas içindeydi. Birdenbire gelen servet, önceki yaşantısının yitimi anlamına geliyordu. Yeni kavuştuğu zenginliğin tüm çekiciliğine karşın, eski yaşantısından vazgeçemi yordu.”

Bir halden başka bir hale geçmek, geçmişi terk etmek iyi bir duruma geçecek olsak bile zor değil mi?

Daha sonra Volkan, Alice adlı hastasından söz eder ..

 

“Alice hastam olduğunda on sekiz yaşındaydı. Bir yıl içinde 13.5 kg. vermişti ve anoreksi tanısıyla hastaneye yatırılmıştı. Durumu merak uyandırıcı bir örüntü gösteriyordu. Tartı 45 kilogramın altını gösteriyorsa, Alice o gün zayıflık takıntısını unutup yemek yiyordu. Tartı 46'ya vurduğunda ise kendisini açlığa mahkum ediyordu.”

 

Anoreksiya nevroza düşük bir vücut ağırlığına sahip bir insanın, kilosu az olmasına rağmen kilo almaktan veya şişman biri olmaktan korkması ile ilgili bir hastalık.

 

Alice in ise iri yarı bir dedesi vardır…

 

“ Dede kansere yakalanınca, aile Alice'i üzmemek için bu haberi ondan gizledi. Hastaneye yatırıldığında, ziyaret etmesine izin verilmedi. Dedenin ölümü yıkıcı bir darbe oldu. Cenazede, Alice onun bedeninin bu kadar küçülmüş ve örselenmiş olduğuna inanamadı. Dedenin yavaş yavaş kırk beş kiloya indiğine kulak misafiri olduğunda ise kendini kaybetti.”

 

Vamık Hoca Alice in karmaşık psikopatolojisini belirtmekle birlikte kilo meselesinin sembolik anlamına dikkat çekiyor..

 

“Alice’in kırk beş kilo olma saplantısı, onun Dede ile bağı, yaşlı adamı sağ tutmak için çaresizce başvurduğu girişimiydi.”

 

Dolayısıyla kaybettiğimiz kişiler için bir sembolik dil ve davranışlar örgüsü geliştiriyoruz demek ki.

 

“Yas tutmayı yalnızca ölüm ya da boşanma gibi büyük kayıplara bir yanıt gibi düşünme eğilimimiz var. Oysa yas tutma, basitçe herhangi bir yitim ya da değişikliğe verilen psikolojik yanıt, iç dünyamız ile gerçeklik arasında bir uyum sağlayabilmek için yaptığımız uzlaşmalardır.”

 

Ama bizim bir davranış şeklimiz de var olan “şeyleri” inkar etmektir

 

“Eğer yas tutamıyorsak, eski sorunların, düşlerin ve ilişkilerin kölesi olarak kalırız. Hala geçmişin melodisine göre dans ettiğimiz için bugüne ayak uyduramayız.”

 

Vamık Hoca hayatın doğal ritmi ile psikiyatri arasında da güzel bir bağlantı kurmuş:

 

“her kayıp, eğer tam olarak yası tutulabilirse, büyüme ve yenilenme için bir araç olabilir”

 

Yas tutma yetisini neler bozar?

 

“Dört etken yas tutma yetisini bozar. Birincisi, kişinin duygusal yapısıdır. Çocukluk gereksinimleri yeterince karşılanmamış ya da bir dizi kayba uğramış kişiler keder duymakta güçlük çekebilirler. İkinci etken, kaybedilen ilişkinin özgül doğasıyla ilgilidir. Aşırı bağımlı ya da bitmemiş meselelerle yüklü bir ilişkinin bırakılması daha zordur. Üçüncü etken yitimin koşullarına ilişkindir. Birisi aniden ya da kötü biçimde ölürse, bu ölümü kabullenmek daha güç olur. Sonuncu etken ise, günümüzde kederin dışa vurulmasına karşı getirilen kısıtlamalardır”

 

Bu kitap yalnızca ölümü değil, genel olarak yaşarken nasıl bir ritim ve üslupla yaşadığımızı da ele alıyor. Yüzü belki ölümden çok yaşama yönelik. O yüzden “iç karartıcı” diye okumaktan kaçınmamanızı öneririm.

                                   Dr. Kubilay Boğoçlu

 

Aşağıda Vamık Volkan ın Türkçe de basılmış kitapları var

Ölümsüz Atatürk, Mustafa Kemal e bir de psikanalizin gözüyle bakmak isteyenler için iyi  bir kaynak.

Atlarla yaşayan kadın, Kozmik kahkaha ve Kusursuz kadının peşindeyi bir terapi boyunca neler olup bitiyor diye merak edenler okuyabilir.


psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 2913
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: MUSTAFA?YI ATATÜRK YAPAN TRAVMALARDIR
« Yanıtla #2 : 19 Mart 2012, 00:10:27 »
27 Mart 2011 Pazar akşamı TV5 Ana Haber Bültenindeki söyleşide
"eşcinsellik hakkında"
gündemdeki eşcinsel parti adaylarının varlığını konu alarak konuşma yaptı.

http://www.youtube.com/watch?v=u1iMl9dDm-o&feature=related  tıklayınız


http://www.youtube.com/watch?v=tYzUWd-BFag&feature=related tıklayınız


26/12/2011 tarihli Radikal Gazetesinde sitemiz ve eşcinsel terapiler hakkında
yayınlanan makaleye ulaşmak için tıklayınız

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1073587&Yazar=PINAR_OGUNC&Date=26.12.2011&CategoryID=97#

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 2913
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: MUSTAFA’YI ATATÜRK YAPAN TRAVMALARDIR
« Yanıtla #3 : 17 Şubat 2017, 14:48:07 »
...