Gönderen Konu: İSTİFA - Mardin Kızıltepe Lisesi Psikolog Hüseyin KAÇIN 0 555 326 22 91  (Okunma sayısı 12830 defa)

alıntı

  • Global Moderator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 142
    • Profili Görüntüle
istifa dilekçesi

« Son Düzenleme: 23 Mayıs 2012, 10:22:45 öö Gönderen: psikolog »

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Ynt: İSTİFA - Mardin Kızıltepe Lisesi
« Yanıtla #1 : 11 Nisan 2012, 02:23:17 öö »
Yukarıda sıralanan olumsuzluklar daha da uzatılabilir.Bu olumsuzluklar altında kişiliğimin ve mesleğimin olumsuz bir şekilde etkileneceği kaygısı ile istifa etmemin doğru olacağı inancındayım.Ki bütün çabalarımın göz ardı edilerek stajyerliğimin kaldırılmamasını göz önünde bulundurarak geleceğin ümit vaat etmediğini görmekteyim.

 

Stajyerliğimin kaldırılmamasını dahi dikkate almayan beni kaygılandıran şudur ki, psikoloji de Pavlov'un köpeklerinin zil sesine salya saldıkları gibi kendi şahsi menfaatleri karşısında Pavlov'un köpekleri misali heyecana kapılan bu şahısların kirli ve küflü ellerinde yetişen masum nesillerin, güzel kokular saçan güller değil ölüm saçan zakkum çiçekleri, baldıran zehirleri olarak toplumda yer edinme ihtimalleridir. Gözlemlerim neticesinde güneydoğu bölgesinde dağların tepesinde suçlu insan aramanın bir faydası olmayacağı kanaati hasıl oldu. Eğer ki kirli ve küflü zihinlerin ellerinde filizlenen zakkum çiçekleri dağlara ekilmişse suçlu olan o kirli, küflü ve kokuşmuş zihinlerdir. Yine gözlemlerim neticesinde öğrencilerin dağlara olan sempatisi masum ve telafi edilebilirdir. Lakin şahsiyetsizliği şahsiyet edinmiş yöneticilerin kirli, küflü ve kokuşmuş zihinlerindeki menfilikler telafi edilemezdir.

Artık uğruna sıkıntılara katlanacağımız, mücadele edeceğimiz, şartlar ne kadar feci olursa olsun yılmadan yaşatmaya çalışacağımız bir değere inanmıyoruz. Hayatımıza anlam veren, yitirdiğimiz zaman hayatımızın anlamını da birlikte yitireceğimiz yüce, kutsal değerlere inanmıyoruz. Böyle değerler olmadığı zaman insanlar kendilerini hayvanlara yaklaştıran biyolojik içgüdülerinin güdümüne girerler; herkesi birbirine düşüren, birbirinden uzaklaştıran ruhsal eğilimlerin, kibrin, kinin, hasedin esiri olurlar.

Milli Eğitim bünyesinde böyle esir idareci ve öğretmenlerin varlığını müşahede ettikten sonra memleketimin geleceğinin aydınlık olacağına olan inancımın yok olmaması için, güneydoğunun çilekeş ve cefakar halkına (özellikle gençlerine) olan sevgi bağlarımın yok olmaması için, dört yıllık üniversite tahsilim esnasında daima öğretmen olacağım günü sabırsızlıkla beklememe rağmen ve hala öğretmenlikten daha güzel bir meslek olduğunu düşünmeme rağmen, stajyerliğimin kalkmamasını dikkate alınarak istifamın kabulü hususunda;

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

 

                                                                                                                       Saygılarımla
                                                                                                                     
                                                                                                                      Hüseyin KAÇIN
                                                                                                                      Kızıltepe Lisesi

                                                                                                                       Rehber öğret.


                                                                                                                       1995-1996
« Son Düzenleme: 19 Ekim 2015, 12:24:19 ös Gönderen: psikolog »

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Sosyal Fobi ve Adalet :

Devletin Adaleti vatandaş olarak yaptığımız hataları hiç affetmeden yerine göre en yüksek şekilde cezalandırırken; bu durumla doğru orantılı olarak yaptığımız doğrular ise asla ödüllendirmemektedir. Kötünün cezalandırıldığı oranda doğru vatandaş olmanın ödüllendirilmediği toplumsal koşullarda sosyal fobik bir halk olarak yaşamak mecburiyetindeyiz. Korkulara esir olmuş bir halk özgürlük düşleri kuramaz. Bu sosyolojik sorun varlığını sürdürdüğü sürece insanlar depresyon, panik atak, kişilik bunalımları ve bozuklukları gibi psikolojik sorunlarla yaşamak zorundadırlar. Bir yerden sonra psikiyatristlerin ve psikologların terapi çabaları nafiledir. Devlet vatandaşlarını öncelikle ödüllendirmelidir. Ödülün olduğu yerde güven ve güç vardır. Güven duygusu ve kişilik gücü yerinde bireyler devleti hak ettiği yere taşır. Korkunun ve cezanın olduğu yerde esaret vardır. Özgürlük geleceğe umutla bakabilenlerindir. Her anne baba çocuğunu her anlamda okula gönderirken devlete güvenerek gözü arkada kalmadan teslim edebilmelidir. Bu noktadan sonra kendisine emanet edilen çocukların kaderini nasıl çizerek yönlendirdiği ile bağlantılı olarak başarı da başarısızlıkta devletindir.

http://www.youtube.com/watch?v=Ko3g4CQzrho&feature=c4-overview&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw

Psikolog Hüseyin KAÇIN
0 555 326 22 91
www.huseyinkacin.com