Gönderen Konu: Üç kısa adam bir uzun adam eder mi? Psikolog Hüseyin KAÇIN  (Okunma sayısı 144 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Üç kısa adam bir uzun adam eder mi?
       
Psikolog Hüseyin Kaçın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına yani Ak Parti adına televizyonlarda her akşam konuşan boy boy siyaset sosyologları, uluslararası siyaset uzmanları, bağıran çağıran köşe yazarları, milletvekili adayı olmuş ama milletvekili olamamış kanal kanal gezen bürokrat eskisi yazarları var. Sanal alemde olur olmaz konuşan gazeteci, yapımcı, sunucu her derde deva toplum mühendisleri de var ama politik psikolojisi konusunda yetkin Siyaset Psikologları yok. Bu seçimlerden sonra özellikle A Haber yada yandaş medya denilerek ötekileştirilen tüm televizyon kanalları baştan aşağı yeniden yapılandırılmalıdır. Yazarlarını, çizerlerini, spikerlerini gözden geçirmelidir. Ak Parti adına olur olmaz kişiler konuşmamalı yada konuşturulmamalıdır. Toplumsal sorunların çözümü söz konusu olduğunda siyaset asla ve asla sadece tek başına yeterli değildir. Siyaset adamlarınızın olması başarı için yetmez bir o kadar da kültür, sanat ve bilim adamlarınızın yetkinliği toplumu dönüştürmek için olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Sağlık ve ekonomi alanındaki projeler; eğitim ve aile alanındaki projelerle desteklenmediği takdirde kalıcı başarılara erişmek mümkün olmayacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) bürokratlarının toplumun içine aileyi yıkmak için özenle yerleştirilmiş “Bilimsel Dinamit” projesi olan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi” yeniden gözden geçirilmelidir. Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) çalışmaları fayda mıdır zarar mıdır gözden geçirilmelidir.


 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Kademci kadınlar tarafından kuşatılmamalıdır. Emine Erdoğan tarafından seçim öncesi atılan tweet’te bulanan “Bilimsel Dinamit”, nötr cinsiyet kavramıdır. Ne demektir nötr cinsiyet? Almanya, 2013’de çıkarılan bir yasayla iki cinsiyetin özelliklerini de taşıyan bebekleri kadın ya da erkek yerine üçüncü cins olarak kaydeden ya da cinsiyetini belirlememeyi kabul eden ilk Avrupa ülkesi oldu.


Alman pasaportlarına da, M ve F harfleriyle ifade edilen erkek ve kadın kategorilerinin yanısıra, interseks bireyleri ifade eden X harfi eklendi. İlk defa Fransa'da bir mahkeme, daha önce erkek olan bir Fransız vatandaşının kimliğindeki "cinsiyeti" hanesine, "nötr cinsiyet" ibaresini kullanabilmesine karar verdi. Tours şehrindeki idari mahkemeye başvuran 64 yaşındaki Fransa vatandaşı, her iki cinsiyete ait organlar ile doğduğunu, bir "mikropenis"e sahip olduğu için kimlik kartına "erkek" yazıldığını söyledi. Hayatının hiç bir bölümünde kendisini bir erkek gibi hissetmediğini, sakalının çıkmadığını ve kaslarının gelişemediğini söyleyen 64 yaşındaki Fransız vatandaşı, aynı zamanda kendisini bir kadın olarak da hissetmediğini dile getirerek mahkemeye başvurduğunu ifade etti. Mahkemeden kimlik kartındaki "cinsiyet" hanesine "nötr cinsiyet" yazılması için müracaat eden 64 yaşındaki vatandaşa hak veren hakim mahkeme kararını Tours şehrinin nüfus idaresine gönderdi.


 
Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki Al Nur ve Linwood camilerinde 50 masum insanı katleden, 50’sini de yaralayan terörist Brenton Tarrant, “cinsiyet, ırk gibi farklılıklara karşı nötr yetiştirilmiş” değildir. Çocuk psikolojisi söz konusu olduğunda öncelikle ailelerimizde ve sonrasında sadece devletin eğitim kurumlarında değil vatandaş olarak içine girdiğimiz çıktığımız devletin her kurumunda “Medeniyet Bilinci” olmadığı takdirde Haçlı Seferleri kılık değiştirmiş şekilde kültürel ve sözde bilimsel teoriler adı altında Anadolu’muzu yeniden kuşatacaktır. Haçlı Seferleri ya da Haçlı Akınları, 1096-1272 yılları arasında, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papa'nın talebi ve çeşitli vaatleri üzerine, genellikle Müslümanların elindeki Orta Doğu toprakları üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenledikleri akınlar bütünüdür.

Kılıçla yapamadıklarını kalemle başarmak üzereler… Şam kuşatılmıştır. Bağdat kuşatılmıştır. Hedef İstanbul’dur. Hedef Kudüs’tür.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu seçimlerden sonra bize sorarsanız biraz da espri olması bakımından boyu boyuna uygun karizması olan yetişmiş ve yetkin adamları seçerek yanında bulundurmalıdır. Bu seçimlerde kayıplar yaşandı ise bu biraz da karizması olmayan kısa boylu siyasetçilerin siyaset dünyasında çok yetkilendirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.


 
İki kere iki: Seçimin kazananları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş değildir. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin kazananları Kadir Topbaş ve Melih Gökçek’tir. Seçimin gerçek kaybedenleri ise 7 Haziran 2015 seçimlerinde Ak Parti iktidarının oy kaybetmesinin sorumlusu kimler ise 31 Mart 2019 seçimlerinde Ak Parti iktidarının oy kaybetmesinin ilk sorumlusu onlardır. 25 kuruşluk poşet yasasını seçim sonrasında gündeme getirmek yerine seçim öncesinde İstanbul ve Ankara’nın varoşlarına bomba gibi bırakan, EYT meselesinin üstünü örten, 3600 Ek Gösterge'nin seçim sonrasına kalmasını talep eden “Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü” koltuk düşkünü bürokratları da sorumlu tutabiliriz.

***

Migros, CarrefourSA, BİM ve A101'e gerekli gereksiz girip alışveriş yapmaktan; poşet yasası sayesinde marketlere olur olmaz gitmekten kurtulduk. Umarız ki ülkemiz tüketim toplumu olmaktan bu sayede kurtulmuş olur. Marketlere gidişimizi engelleyecek olan bu yeni poşet yasasına benzer AVM'lere gitmemizi engelleyecek yepyeni başka bir yasa bekliyoruz. Tüketim toplumu olmak yerine üretim toplumu olmak böyle bir şey olsa gerektir...

***

Sözlerimizi yeniden toparlarken bir daha bir daha dile getirmemiz gereken konu: Her akşam televizyonlarda boy gösteren köşe yazarları, milletvekili aday adayı olmuş koltuk ve makam peşinde koşanlar, sanal alemde olur olmaz konuşan gazeteci - yapımcı - sunucu her derde deva toplum mühendisleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti'nin fikir ve görüşlerini savunuyormuş gibi yaparak, olur olmaz görüşler paylaşıp vatan ve millet davasında onulmaz yaralar açmaktadırlar. Bu yalaka ve dalkavuklara televizyon kanallarında daha fazla yer verilmemelidir.

Cumhurbaşkanımızın etrafı işlevselliği olmayan, eski görevlerinden uzaklaştırıldıkları için forslu kartvizit taşımak amacıyla sözde danışmanlık görevine getirilen fikri ve akadamik derinlik ve vizyon taşımayan, sözde danışmanlar ordusundan temizlenmelidir. Bu sözde danışmanlar ordusunun arasında gıda, sağlık, ekonomi gibi birçok alanda danışmanı olan Cumhurbaşkanımızın siyaset ve toplum psikolojisi konusunda yetkin "Siyaset Psikoloğu" danışmanı maalesef yoktur. Cumhurbaşkanı bu seçimlerden sonra uzun adamlığına yani boyu boyuna uygun, karizması olan ve kriz yönetebilme yeteneğine sahip yetişmiş ve yetkin adamları seçerek yanında bulundurmalıdır. Bu seçimlerde yaşanan kayıplar uzun adamın gölgesinde yıllardır soluklanan ve saklanan akılları gibi boyları da kısa siyasetçilerin Ak partide çok yetkilendirilmiş olmalarından kaynaklanmaktadır.


 
Ak Partinin seçim başarıları tarihinde iki seçimde başarı düşmüşse bunun sebebi üç kısa adam bir uzun adam etmemiştir belki de ondandır. O üç kısa adam her kim ise...

"Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatle dinlerseniz, Gargamel’in (Fetullah Gülen) çığlıklarını duyabilirsiniz ve iyi bir çocuk olursanız, belki Şirinleri bile görebilirsiniz…"

Şirinler Ülkesi Türkiye’miz Haçlı Seferleri tarafından kuşatılmak üzere iken Gargamel’den bizi kurtaracak olan Şirin Baba’mıza yardım etmek tüm Şirinlerin birlik ve beraberlik içerisinde çalışmasına bağlı olsa gerek.

huseyinkacin@hotmail.com

Psikolog www.huseyinkacin.com


https://www.habervakti.com/uc-kisa-adam-bir-uzun-adam-eder-mi-makale,1307.html?fbclid=IwAR1zlo_HJzvSTgfWpLCiQita_lJwH1o3af2jeG7PeEe40292Ln4T6r2K1vI