Gönderen Konu: Eşcinsellikte Pasif Aktif Düşünceler Nasıl Oluşur ve Nasıl Beslenir?  (Okunma sayısı 161 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3433
    • Profili Görüntüle
Eşcinsellikte Pasif Düşünceler Nasıl Oluşur ve Nasıl Beslenir?

Her şeyin başına dönüyorum. Daha cinsellikten haberdar olmadığım ancak kendi vücudumu keşfetmeye başladığım yaşlarıma. Kafamda kadın ve erkeğe dair cinsel anlamdaki farklılıkları tam olarak bilmesemde en azından toplumun kadına ve erkeğe yüklediği toplumsal cinsiyet kurallarının farkındaydım. Erkekler ağlamaz, karı gibi ağlama, karı gibi ezilip büzülme, pembe kız rengi gibi tüm ifadeler benim hayatımda kullanıldığı gibi bana karşı da kullanılırdı. Sanırım ilk pasifçe düşüncelerim o zaman başladı. Görünüş olarak erkek bedenindeyim ama kendimi hayatımdaki erkeklerle ve toplumsal cinsiyet anlayışı ile özdeşleştiremiyordum. Eğer erkek olmak istediğin zaman ağlayamamaksa, pembe de olsa istediğin rengi sevmemekse , bu kurallara aykırı yaşayanlarla alay etmekse ve her şeyden önemlisi erkek olmak babam gibi olmaksa ben erkek değildim. O zaman bu cümleyi kurabilecek kadar düşünme kabileyetim yoktu. Ancak şimdi dönüp geçmişteki halime baktığımda hissettiklerimin bunlar olduğunu net bir şekilde görebiliyorum.

Her ne kadar küçüklüğümde kadınlara özenmiş olsam bile, ergenliğe girdiğim ilk dönemlerde mastürbasyon fantazilerim kadınlar üzerineydi. Erkekleri düşünmeyi bırakın, böyle birşeyin yaşanabilme ihtimalinden bile bihaberdim. Sonrasında terapilerimizde tespit ettiğimiz üzere yapmış olduğum hata üzerine pasif kimliğim ortaya çıktı. Bu kendimi cezalandırma yöntemiydi benim için ve hayatım boyuncada kendimi ne zaman pasif olarak hayal etsem kendimi daha kötü hissetmek için bunu yapıyordum. İlk önce hayatımdaki yetişkin insanları hayal etmekle başladım işe. Ama bana iyi davranmazlar, tecavüz ederlerdi. Uzun yıllar böyle devam etti. Sonrasında bana kötü davranan erkeklerin bana tecavüz ettiğini düşünmeye başlamıştım. O zaman buna anlam veremesem bile şimdiki aklımla şunu söyleyebilirim; bana kötü davranan biri için kendimi yetersizlikle/güçsüzlükle/pısırıklıkla ve benzer duygular ile suçluyorum. Sonrasında kendime böyle olduğum için o kadar kızıyorum ki en nihayetinde kendime olan öfkemi pasif eşcinsel olarak çıkartıyordum. Yani pasif olarak aslında kendimi cezalandırıyordum. Buradaki anahtar kelimeler şunlar; kendime olan öfkem.

Hayatımdaki tüm olumsuzluklar için kendimi suçluyordum. Kendimi suçladıkça pasif fantaziler yaşıyordum. Pasif fantaziler yaşadıkçada derin bir depresyona giriyordum. Bu seferde kendime bu kadar aciz olduğum için kızıyordum. Acizliğime sebep kendime duyduğum öfke pasif kimliğimi daha da ortaya çıkartıyordu. Bu sebeple sonu gelmez bir döngünün içine giriyordum ve pasifliğim asla bitmiyordu.

Yukarıda anahtar kelimenin öfke olduğu zannedilmesin. Önemli olan bu öfkenin kime yönlendiği. Her ne vakit bu öfkenin nesnesi ben olursam pasif kimliğim o zaman ortaya çıkıyordu. Bu öfkenin kaynağı illaki başka bir erkek olmak zorunda değildi. Kendimi suçlayabileceğim herhangi bir sebep olması yeterliydi benim için. Kendime olan öfkem bitince pasif kimliğimde kendiliğinden yok oldu. Lakin merak ediyorum bir gün yine kendimden nefret etsem pasif hisseder miyim kendimi diye.

Liseye başlamamla birlikte kendi duyduğum öfkenin bir kısmını bana bunu yaşatan insanlara yöneltmiştim. Öfkenin kaynağı başka insanlar olunca onlardan intikamımı onlara tecavüz ederek yada benden istedikleri organımı onları yalvartarak, canlarını acıtarak verdiğimi düşünerek rahatlamaya başlamıştım. Sonrasında bu da bununla kalmadı. Bir başkasına ne zaman öfke duysam o kişi ile yada fiziksel anlamda beni cezebeden biri ile aktif fantazi kurarak rahatlardım.

Peki kadınlarla birlikte olduğumu hayal ederken bu ruh halimden izler taşıyor muyum? Bence evet. Hayallerimdeki kadın beni inanılmaz arzulayan onunla birlikte olmam için adeta bana yalvaran biri ki bu benim sadist kimliğin alameti bence. Onunla o kadar uzun bir ön sevişme yaşıyorum ki artık içine girmem için bana yalvaracak raddede. Ancak ilişkimiz esnasında belki tırnakları ile sırtımı çizmesi, ben onun içine girerken kalçamı sıkması belki sevişmeye başlamadan üzerimdeki kıyafetlerimi yırtması bunlar da benim mazaşist kimliğimi yansıtıyor.

Özetlemek gerekirse kişinin aktif ya da pasif olmasının sebebi bence öfkesi. Bu öfkenin nesnesi ise kişinin akitf mi yoksa pasif mi olacağını netleştiriyor.

Umarım istediğiniz gibi bir yazı olmuştur. Yarın üzerine konuşuruz, farklı bir beklentiniz varsa yazıyı güncellerim.

Not: Bu arada yazının başında pasifliğimden bahsederken erekte oldum, aktifliğimden bahsederken zaten oldum. Pasiflik muhabbetinden olması beni rahatsız etti. Bunlar da bitecek mi bir gün? Üzerine konuşmak isterim. Yarın görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

https://www.youtube.com/watch?v=0LYcuhJOuuI&list=UUJdkrJhiL6pyF6B8vXad8Ew&index=18
« Son Düzenleme: Ekim 30, 2020, 11:43:45 öö Gönderen: psikolog »

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3433
    • Profili Görüntüle
Psikolog Hüseyin Kaçın:Din adamlarının eşcinsellik konusundaki yaklaşımları eksik ve yetersiz!
Hemen her gün eşcinsellik üzerine bir tartışma programının ya da dosyasının yer aldığı Türk medyasında, son dönemin en dikkati çekici isimlerinden birisi de kuşkusuz Psikolog Hüseyin Kaçın oldu.

https://www.akasyam.com/index.php?page=news&id=167919&seotitle=psikolog-huseyin-kacindin-adamlarinin-escinsellik-konusundaki-yaklasimlari-eksik-ve-yetersiz

www.escinselterapi.net

Eşcinsellik bir hastalık mı?

https://www.youtube.com/watch?v=0LYcuhJOuuI&list=UUJdkrJhiL6pyF6B8vXad8Ew&index=18

LGBT DEĞİL! EŞCİNSEL!

https://www.youtube.com/watch?v=yNSA7LsHFmc&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&index=2

Abdurrahman Dilipak

https://twitter.com/adilipak/status/1293594152417079297

I am Michael: Eşcinsellikten Kurtulmak Mümkün Müdür?

https://www.youtube.com/watch?v=FBmYCrJkLUc&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&index=4

https://www.akasyam.com/index.php?page=news&id=167919&seotitle=psikolog-huseyin-kacindin-adamlarinin-escinsellik-konusundaki-yaklasimlari-eksik-ve-yetersiz