Gönderen Konu: İYİLEŞEN EŞCİNSELLERLE GÖRÜŞTÜM: BENDE ARTIK EŞCİNSELLİKTEN KURTULMAK İSTİYORUM  (Okunma sayısı 327 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3421
    • Profili Görüntüle
Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Çok acı çekiyorum, çabalıyorum, dualar ediyorum, şükür ediyorum. Yaşananlar maddi değil maddiyat anlamında benim...

Ben Osman. Şuan 16 yaşındayım. Memleketimi ve nerede olduğumu sanırım yazmayacağım çünkü ifşalanmaktan korkuyorum. Belki ciddi ciddi terapilere başladığımda bundan korkmam ve bahsederim herşeyimden.

Ben 0-6 yaş aralığımda anneme çok bağlıydım. Babamla aynı şey söz konusu değildi. Babam benimle ilgilense bile kabaydı, ilgilendi ama başta yaptığı beni korkuttuğu hareketlerden sonra onun ilgisi umrumda değildi sanırım. Babam anne ve baba tarafımca pek sevilmeyen biriydi. Çok boşkonuşan, geveze, sıcakkanlı, itici, incefikirsiz biriydi. Anneme karşıda kırıcı olduğu kesin. Ben onun bu hareketlerinden ve bana karşı uygulamış olduğu bikaç şiddetten dolayı ondan korktum. 5 veya 6 yaşımda onun bir mafya olduğunu ve annemle beni bıçaklamaya çalıştığını rüyamda gördüm. Bu rüya beni gerçekten etkilemiş sanırım. Yine aynı dönemde en küçük halama dersleri kötü olduğundan dolayı onu aşağıladığını çok net hatırlıyorum. Bu da babamdan uzaklaşmama ve onu sevmememe bir neden olabilir.
Babam başlarda onu sevmesemde saçma bi şekilde ilgiliydi ama 5-6 yaşlarımda bana gereken ilgiyi vermedi. Başkalarının babalarıyla olan ilişkilerini kıskanırdım. Sessiz bir çocuk oldum. Bu dönemde en büyük teyzem, eniştem, benden bir buçuk yaş büyük oğlu ve kız çocuğu ile anılarım şekillendi. Eniştem kendi çocuklarına ve eşine karşı bile çok kırıcı olabilen, aile olmayı bilmeyen biriydi. Teyzemse iyi ve toleranslı biriydi. Benden 1 buçuk yaş büyük olan erkek kuzenimle ben hep rekabet içindeydik ama babasının ona olan ilgisi sayesinde o hep öndeydi. Eniştem her ne kadar baskın ve kötü olsa da anneannemler hep onu çok sevdiler. Bu sevgi kuzenime de benden daha fazla yansımıştı. Kuzenimle olan rekabette hep o öndeydi.

İlkokula başladığımda çok zayıf ve çelimsizdim. Duygusal anlamda da sessiz, sakin ve kırılgandım. Okulda ise herkes mutluydu. İlk okulda herkes futbol oynar, beraber vakit geçirir, bense bikaç sessiz kız ve erkek arkadaşımla takılırdım. Bi yandan köyümü özleyip durardım. Köyde nadiren baba tarafımın tüm üyeleri bir arada olurdu. Bir arada olduklarındaysa en mutlu ben olurdum. Halalarım ve kuzenlerimi, amcamın çocuklarını çok severdim. onlarla vakit geçirmeyi çok isterdim. Baba tarafım hep birbirleriyle problemliydi.

Birinci sınıfta okuma yazma konularında çok zorlanmadım ama matematik hep baş belam oldu. Toplama ve çıkarma işlemlerini öğrenirken babamdan yardım aldım ve bu anlar çocukluğumun kabusu gibiydi. Babam konusunda çok çektim. o dönemler (2009-2010) domuz gribi salgını vardı ve sınıf öğretmenimiz herkesin saçını kestirmesini, tırnaklarını kestirmesini istemişti. Tüm erkekler saçını çok kısa kestirmeden önlerini dikerek gelmişti. Babamsa benim saçımı istemediğim halde sıfıra vurdurmuştu. Sessizliğim daha da üst boyuta geçmişti. Herkes tarafından dalga geçilmiştim. Üstelik her berbere gittiğimde babam saçlarımı istediğim gibi kestirmeme izin vermiyor hep kısa kestiriyordu. Nasıl da üzülüyordum. Bende o erkekler gibi olmak istiyordum. Babasıyla mutlu olmak isteyen ama bi türlü olamayan biriydim.

1. sınıfın ya da 2. sınıfın yaz tatilinde köye gitmiştim. köyde anneannem ve dedemin yanında yaz kalıyordum. kız kardeşim henüz küçük olduğu için o ve annem, babam köye gelmediler. Köyü çok seviyordum. Annemi özlüyordum ama köy ve köydeki insanlar annemin yerini tutmasalarda annem olmadan durabiliyor, güzel vakit geçirebiliyordum. Köyde benden 7-8 yaş büyük bir abi vardı. Bu arada akrabam olur. Onla tüm köyü gezer vakit geçirirdik. Bi gün evleri boştu ve onların evine girdik. O 13 veya 14 yaşında bense 7. O Üstünü çıkardı, bendende çıkarmamı istedi. Yüzüstü yere yatmamı istedi. Sonra üstüme o da yattı. Sürtündü ve aynısını benimde ona yapmamı istedi. Bende ona aynısını yaptım. Bu olay bikaç kez oldu. Cinsel ilişki değildi ama artık neyin ne olduğunu anlamıştım. Kendimi garip hissetmiştim. Sanırım erkekle erkekte evlenebiliyordu.

Yaz tatili bitti ve ben artık annemle babamın yanına döndüm. Köyden gelmek hiç istemiyordum. Ama okul vardı. Okulu da sevmiyordum ama gitmek zorundaydım. O yıl okulda yine sessiz biriydim. Okulun sonların doğru ya da ortalarında ilk defa bir erkeğe hoşlantı ve cinsel duygular besledim. Bende ne olup bittiğini bilmiyordum ama resmen kız olmak istemiştim. Hoşlandığım kişi sınıfta en çalışkan, yakışıklı, futbolu iyi oynayan, zayıf bir çocuğa göre toplu ve yapılı, sevilen, baskın biriydi. Tamda olmak istediğim özelliklere sahipti. O yıl yine yaz tatilinde köye gitmiştim. Köyde bir kıza kız olmak istediğimi falan söylemiştim. O yılda bi şekilde bitti ve artık 4. sınıftaydım. Sanırım bu yıl benim yaşlarımda biriyle cinsel şakalaşmalarımız oldu ve o kişi bulunduğum bölgeden taşınınca onu bir daha hiç görmedim. 4. sınıfta bikaç erkeğe karşı hafif cinsel ve aşksı duygularım oluyordu. Bu yılın sonunda okulumuza yeni gelen bir kıza karşı hoşlantı duyuyordum. Aşk gibiydi. Ona itiraf etmek istiyordum ama erkeklerdende hoşlanıyordum. Okulda veda partisi gibi bişey düzenlendi ve herkes dans ediyordu. Bende o bahsettiğim kızla etmek istiyordum ama utanıyordum ve red edilmek istemiyordum. Okullar kapandıktan sonra kızı bikaç kez rüyamda gördüm. Sonra bu platonik aşk bitti ve tekrardan erkeklere yöneldim.

Orta okulda babam çekilmez bir hal aldı. Kendi evimizi kendimiz yaptırıyorduk ve babam beni inşaatta kendine yardım ettiriyordu. Sürekli azarlanıyordum. Babamın böyle oluşu beni başka çocuklarının babalarına itti. Onlardan hoşlanmaya başladım. Normal yaşıtlarımdan ve 30 yaşlarındaki adamlardan, öğretmenlerimden hoşlanmaya başladım. Hoşlandığım tipler genelde taciz edenim gibi esmer erkeklerdi. Porno çok fazla izlemedim. İzlediğim pornolar heteroseksüel pornosuydu. Genelde izlerken erekte oluyordum ama ne kadını ne erkeği düşleyerek mastürbasyon olmuyordu. Sadece mastürbasyon yapıyordum. Bu da aşırı değildi. Yaptığım mastürbasyonlar ya hissiz sadece zevke odaklı ya da aşık olduğum bikaç erkek ya da bazı kadınlar.

Ortaokulda babam yine saç tarzıma, giyinişime, müdahale etti. Küfürlü konuşma konusunda ise annem beni hep uyardı. Ortaokulun sonlarında bikaç kıza hoşlantı duydum. Ama onlarda kendi içimdeydi hep. Kimseye açılmadım.

Liseye geçtiğimde kimseyle iletişim kurmadım, kuramadım. Sessizdim ve artık daha da kötü bir hal almıştım. Her an rezil olmaktan ve güçsüzlüğümün fark edilmesinden korkuyordum. Babama karşı çıkma durumları yavaş yavaş ortaya çıktı bu dönemde. Önceden arkadaşlarımın babalarına ve öğretmenlerime olan cinsel duygularımın yerini lisede esmer, şişman veya kalın yapılı olgun adamlar aldı. Onlara aşık olmuyordum ama cinsel olarak çok hoşlanıyordum. Kendim cinsel olarak karma karışığım.

Olgun kilolu yapılı esmer erkeklere aşık olmuyorum. Sadece cinsellik arıyorum. Göbekli, olgun kilolu ve esmerler.

Benim yaşlarımda esmer, hafif kaslı veya sıkı vücutlu siyah veya kahverengi saçlı erkeklerin çok azına aşık olabiliyorum. Cinsel olarak onları düşleyebiliyorum. Ama işin aslında onlarla kardeş, arkadaş olmak istiyorum. Onlarla normal bir arkadaş olmak vakit geçirmek, rekabet içerisinde olmak istiyorum.

Birde hiç hoşlanmadığım tipler var. Kaslı , bebek yüzlü veya sarışın saçlı sakallı, Kıvanç Tatlıtuğ gibi erkeklerde hiç ilgimi çekmiyor. Çoğu eşcinsel bu tiplere bayılır ama ben hiçbirşey hissetmiyorum.

Lise ikinci sınıfta artık kendimi düzeltmek için babamın etkisinin altında kalmak istemiyordum. Saçımı istediğim gibi kestirmek, istediğim şeyi yapmak istiyordum. Erkek gibi olmak istiyordum. 10. sınıfın sonlarında bir chat uygulamasında görüntülü bir şekilde benim yaşlarımda Brezilyalı bir kızla konuştum. Kız sıcakkanlıydı. Ona aşık oldum mu, abartıyor muyum bilmiyorum ama o kızı istiyordum. O kız benim içimden bir cevher çıkartmıştı. O kız esmerdi. Onun güzelliği sayesinde esmer kadınları cinsel anlamda düşlemeye başladım. Bu kadınların pornolarını açıyordum. Hala erkekleri cinsel anlamda düşlüyordum ama artık kadınları da resmen düşleyebiliyordum.

11. sınıfta babama karşı daha da dik başlı olmaya başladım. O benim bu dik başlılığıma karşı çıktıkça çok daha da dik başlı oluyordum. Cinsel olarak esmer kadınlardan hoşlanırken onları düşleye düşleye bi geçiş yaşadım. Bu geçişe ben muhteşem geçiş diyorum çünkü gittikçe en kadınsıya doğru cinsel çekimim gelişti.
*Esmer ve toplu, balık etli kadınlardan Asyalı esmer kadınlara,
*Asyalı esmer kadınlardan beyaz tenli Ince, zayıf Asyalı kadınlara,
*Beyaz tenli Ince, Zayıf Asyalı kadınlardan Albino yani aşırı beyaz tenli kadınlara bu sırayla geçiş yaşadım.

Şuan hepsini cinsel olarak düşleyebiliyorum. Sarışın ve günümüz standart siyah kahverengi saçlı beyaz tenli bayanları cinsel olarak çok az hissediyorum ve bu değişiyor. Hala kadınlardan hoşlanmak anlamında çok yetersizim, onlara aşık olamıyorum veya çok az oluyorum, bi yandan erkeklerde var. Ama şunu söyleyebilirim. Bir zamanlar ben resmen kadın olmak istiyordum. Ama şimdi gerçekten erkek olmak isteyen biriyim. Gerçekten kadınları düşleyebilen biriyim. Hala eksiklikleri olan ve değişmenin canlı kanıtı olmak için çabalayan, şükreden, ağlayan, acı çeken, dua eden biriyim!!!

16 yaşıma kadar hep eşcinselliğin sıradışı bir şey olduğunu biliyordum. Bunun tercih olmadığını biliyordum. Her zaman bununla ilgili araştırmalar yaptım. Çıkan sonuç ise hep eşcinseller öyle doğdu, eşcinseller değişmezdi. Ama hiç yılmadım. Google 'da bu arama sonuçlarını gördüğümde o hayallerim yıkılıyordu. Bir süre sonra gene hayal kuruyordum o konu da sıkıntı yok. Karantina' da kendimi yakından tanıma fırsatım oldu ve terapileri tesadüfen öğrendim. Haber vaktinde Hüseyin hoca 'nın yazılarını okudum ama sanırım pek ciddiye almadım. YouTube da araştırma yaptım ve tesadüfen I' m Michael filmini gördüm. İnternetim azdı ve açıkçası netimi bitirmek istemiyordum. Acaba imdirsem mi yoksa indirmesem mi diye arada kaldım ve indirip izledim. Başta eşcinselliği kabul ettirmeyle ilgili bir film olduğunu zannettim ama sonra film bana bi ışık oldu. Akşama kadar azıcık internetimle Hüseyin Hoca 'nın kanalındaki tüm videoları izledim. Ve terapilerle değişilebileceğine kalpten istedim ve inandım. YouTube da bu konuyla ilgili araştırma yaptım ve psikoloğun biri bana ücretsiz yardımcı olabileceğini söyledi. Onunla konuştum ve bana sen değişmezsin. Sen böyle doğdun. Tadını çıkar. Bak bende eşcinselim ve sevgilim var çok eğleniyoruz dedi. Bu cümleleri duyduktan sonra samimi söylüyorum hayatımın en kötü gecesini yaşadım. Sabaha kadar ağladım. Öyle kötü bir geceydi ki sabaha kadar intiharı düşündüm. Babamı zaten sevmiyordum. Onla bağımız çok azdı. Eğer eşcinselliği kabul etsem babamı dinlemez kaçardım reşit olunca buralardan ama ben böyle olmayı kendime yediremiyorum. Ben başarmak istiyorum. Başaracağım!

Vakit kaybetmek istemiyorum. Derhal gerçek ben olmak istiyorum. Bu yıl bunu yapabileceğimden emin değilim çünkü aile yapımızda problemler var ve babama bu konuyu gerçekten söylemek istemiyorum. Seneye üniversiteye İstanbul'a veya Marmara bölgesi civarına geleceğim. Terapilere bi şekilde gideceğim. Üniversite bölümü hakkında çok net değilim. Ama sınava sözelden gireceğim.

Bu yazıyı yazmadan bir hafta önce Hüseyin Hoca ile telefonda görüştüm. Ve bana değişen bir iki kişinin telefon numarasını verdi. Gerçekten değişen kişilerle görüştüğümde artık emin oldum. Bu yazıyı ilerleme kaydettiğimde sevinmek, mutlu olmak ve benim gibi gerçekten değişmek isteyen eşcinseller, biseksüeller için yazıyorum. Bakın ben resmen kadına dönüşmek isterken şimdi hiç terapilere gitmeden kadınlarla cinsel ilişkiye girmeyi hayal edebiliyorum:) Inşallah terapilerle olmak istediğim noktaya gelebileceğim.

yakaza

  • Jr. Member
  • **
  • İleti: 76
  • kün fe yekün
    • Profili Görüntüle
Abicim basaracaksin akilli bir erkeksin eminim buna.Ugras ve tam saatindesin