Gönderen Konu: TERAPİ GÖRMEDEN EŞCİNSELLİKTEN KURTULMAK yada İYİLEŞMEK MÜMKÜN MÜDÜR?  (Okunma sayısı 4287 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin Hocam,

Gün içerisinde kendime belirlediğim hedefler doğrultusunda ilk iş başvurumu gerçekleştirdim. Muhafazakar bir insan olarak karşı cinsle tokalaşmıyorum. Bu durumun gerek başvuruların esnasında gerekse işe başladıktan sonra olumsuzluk oluşturabilecek olması beni çok fazla geriyor. Maalesef insanlar başkalarının yaşama şekline saygılı değil. Düşünceme saygı duymak zorunda değiller elbette. Ancak düşünüyor olmama ve düşündüğüm gibi yaşamama duymalılar.

Kendim için doğru olanı yaptığımın düşüncesi yavaş yavaş baskın bir hale geliyor. Annem de zaman içinde daha iyi olacak sanıyorum. Onunla konuştuğumda ikimizde birbirimizin mutlu ve sağlıklı olmasını istiyoruz. Ben hala benim için endişelenmemesi gerektiği kanaatindeyim. Birisi endişelenecek ise o ben olmalıyım. O zamanında bunu zaten yaptı. Artık onun rahat ve mutlu olması gerek. Benim için daha fazla endişelenmesine gerek yok. Ondan bu hissi almak beni üzüyor. Ama dediğim gibi zaman içinde o da iyi olacak inanıyorum.

Tüm bunların yanında fiziksel anlamda da bir takım değişiklikler yapmak zorundayım. Sakalımı kısaltmak, kıyafetimi değiştirmek gibi. Bu değişimi yavaş yavaş yapmanın daha doğru olabileceğini düşünüyorum. Şu sıra salgın sebebi ile dışarı çıkıp kendime bir şeyler alamam. Zaten maddi olarak da biraz ters bir zaman. Ama sakalımı kısaltabilirim. Lakin elim bir türlü makasa gitmiyor. En son askerde iken sakallarımı kestim. Tamam lisede iken de keserdim. Ama zaten benim sakallarım hep azdı ve geç uzardı. Tıraş olmayı bile bilmiyorum desem yeridir. O 21 günlük askerlik süremde bile komutanlar sen tıraş olmamışsın derlerdi. Halbuki ben oluyordum. O derece beceremiyorum. Tabi bunlar hep bahane. Aynada kendimi farklı görecek olmak bana zor geliyor. Nasıl cesaret edeceğim bilemiyorum.

İyi geceler dilerim.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin Hocam,

Dün sakallarımı kısaltıp şekillendirdim. Bu değişimi peyderpey yapmak çok daha mantıklı. Gerçi bundan sonra tek bir adım kaldı. O da kıyafetlerim. Şuan yapabileceğim daha fazla bir şey yok. Bekleyeceğim.

Hala konuşmam ve kararımdan bahsetmem gereken bir kaç insan daha var. Sebepsiz yere bekliyorum. Konuşmayı düşünmek bile beni geriyor. Geri kalan düşüncelerim ise yakın zamanda tanıştığım ve tekrar bir araya gelebileceğim insanlara odaklı. Yani mevcut konumum gereği bunun nefsani arzularımdan kaynaklanmadığını herkesin bilmesini ve anlamasını istiyorum sanırım. Herkesi ve her şeyi düşünmek çok yorucu oluyor böyle zamanlarda...

Bunlar dışından iyiyim. Yani iyileşmek için bu kadar kapsamlı büyük bir karar vermek ve adım adım bunu uygulamak kendimle gurur duymamı sağlıyor. Alakası ne bilmiyorum ama kendimi daha olgun ve erkeksi hissediyorum.

Erkeksilik demişken dün ilginç bir deneyim yaşadım. Normalde ben mastürbasyon yaparken kadın olsun erkek olsun asla gerçekte konuşmadığım bir insanı düşünemezdim. En fazla pornografik bir video esnasında şahsa değil duruma odaklı bir faaliyet olurdu bu. Lakin dün fiziksek anlamda hoşuma giden bir yabancı oyuncuyu son mastürbasyon dan sonra hiç bir erotik destek olmaksızın hayal dünyama dahil edebildim. Uzun zamandır hiç olmadığım kadar tahrik olmuştum. Bu beni mutlu etti. Çünkü bu bir ilk benim için.

Şuanda benden beklediğiniz ödevleri yerine getirmekle kalmıyor, fazlasını da yapabiliyorum çok şükür. Pornografik içerikleri sizinle ilk seansımızdan önce kesmiştim. Sonrasında da hiç izlemedim. Günde 1 haftada 3 kuralını aşmadım. Terapiden sonraki ilk mastürbasyonda hetero biri olarak başka bir hetero ile aktif rolü üstlenerek birlikte oldum. Kabul ediyorum başlangıç için biraz zorlandım. Lakin sonuncusu da dahil olmak üzere sonrasında her zaman kadınları hayal ettim.

İşin bir değişik kısmı da şu; hiç bir fantezim sadistçe ya da mazoşistçe öğeler içermiyor. Bunları yazarken aklıma geldi acaba benim bir insan olarak beni anlayacak ve yargılamayacak olan başta siz ve sonrasında diğer danışanlarınızla tanışmam böyle bir şeye sebep olabilir mi? Fantezi dünyasındaki sadistçe/mazoşistçe fantezilerim mahiyeti itibari ile taşıdığım sırra ve bu sır sebebi ile yaşadığım yalnızlığa dayanıyor olabilir miydi?

Hah bir de bağımlılık demiştik ya en çok mastürbasyon yaptıktan sonraki saatler ve günde tekrardan yapmak istiyorum. Dediğim gibi kurala dikkat ediyorum ama bir sınırlama olmasaydı çok büyük ihtimal çok daha fazla yapardım. Birde şunu fark ettim. Mastürbasyondan uzak kalabilmek için izlediğim şeyleri biraz daha ihtiyatlı seçiyorum. Eğer zihnimi bu bağımlılıktan uzak, berrak tutmak istiyorsam bana cinselliği hatırlatacak içerikte şeyler izlemiyorum.

Birde hala Hakkı ile görüşmedim. Bir tarafım istiyor, bir tarafım beni tutuyor nedense. Zaten oldum olası tanımadığım insanlarla telefon görüşmeleri yapmaktan haz etmem. Yani düşünüyorum ne diyeceğim başlangıçta? Nasıl hitap etmeliyim? Hakkı bey? Hakkı kardeş? Hakkı? Her şey üzerine bu kadar düşünecek enerjiyi nereden buluyorum bilmiyorum ama bu seferki beni güldürdü...

Güzel bir gün geçirmeniz temennisi ile iyi çalışmalar dilerim...

Birde unutmadan eklemek istiyorum. Hayatımdaki her şey özellikle mevcut rahatsızlığım konusunda yapmış olduklarım yavaş yavaş ama olumlu yönde ilerliyor. Bir anda bunun tepetaklak olmasından çok korkuyorum. Başka bir erkeği arzulamaktan vs..

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin Hocam,

Az önce yaklaşık 35-40 dakikalık bir kestirme molası verdim. İlginç bir rüya gördüm. Biraz komik gelebilir. Sanki kendi oluşturmuş olduğum bir fantastik kurgu oyunun içindeyim. Yaşadığımın bir rüya, bir kurgu olduğuna dair yarı bilinç içerisindeyim.

Burada uzunca bir cümle-i itiraziyye koyacağım. Normalde bir çok rüyamı çeşitli bilinç boyutlarında yaşamak benim hayatım için olağan bir durum. Bilinç boyutlarından kastım her şeyi bilip, anlayarak rüyanın akışına müdahale edebilmek ile, yalnızca rüyada olduğunu bilmek ve hiç bir müdahalede bulunamamak arasında değişen bir durum. Birde her rüyanın kendi senaryosu oluyor elbette. Şimdiye kadar bu senaryoları kökten değiştirebilmişliğim neredeyse hiç olmadı. Çok küçükken yapabiliyordum. Benim için eski bir resmin üzerini daha iyi boyalarla yeniden boyamak gibi bir şeydi. Yaş aldıkça bu rüyaların sıklığı azaldı ama aralarda görürüm böyle.

Bu bilinçlilik hali her ne seviyede olursa olsun rüyanın içersinde iken kaybedebiliyorum zaman zaman. Yani normal rüya görüyormuş gibi sadece kendimi seyrediyorum. Bu rüyada da zaman zaman böyle oldu. Birde ben ne kadar rüyada olduğumu bilirsem bileyim zihnimi gerçek hayatta olduğu şekliyle kullanmam mümkün olmuyor. Yani sanki bilinç halim içinde bulunduğum rüyaya göre değişiyor. Düşünmeme ve bir takım değişikler yapmama müsade var ama ne kadar düşüneceğim ve değişiklik yapabileceğim sınırlı. Kafanız karışmış olabilir. Bir de beni bu karmaşıklığı size yazarak anlatmaya çalışırken hayat edin.

Bu rüyamda ise her şeyin farkında sayılırdım. Aksiyon ve fantastik sahneleri geçiyorum. Bir iki noktayı hatırlayamıyorum zaten. Her neyse rüyanın kurgusu gereği genç bir bayanın ilk önce bir canavarla birlikte olduktan sonra benimle birlikte olması gerekiyor. Saçma gelebilir biliyorum. Ama ne yapayım gördüğüm anlatıyorum size. Neyse o ikisi yan yana geldiğinde fark ediyorum ki onlar baba - kız. Ve kendi kendime böyle saçma şey mi olur diyerek o canavarı zihnimde tamamen yok sayarak o kurgusal mekandan siliyorum onu. (Yani uygunsuz bir durum olmasını engelliyorum.)  Sonra kız önümde birden çıplak bir şekilde kalıyor. Ve ilk kez cinsel ilişkiye gireceği için canının acıdığını ve kendi bu sebeple kendini başka birinden  geriye çekmiş olduğunu söylüyor. ( Burada senaryo, mekan tamamen değişmiş durumda. Başka bir rüyaya geçiş yaptım gibi bir şey. Ama onu yok sayarken neticenin bu olacağını bilmiyordum.) Neyse bende yılların heterosuymuşçasına  (Buralarda bilinçli değilim, sadece yaşıyorum.) genç bayanla ön sevişme yaparak rahatlatma düşüncesi ile gel seni biraz rahatlatalım diyorum. Ve cinsel bölgesine ilk baktığımda güya kendi kızlığının kanı kendi erekte olmamış penisine bulaşmış birini görüyorum. Ama ortada bir vajina yok. O an şunu dedim kendime Hüseyin hocam bana bir erken başka bir erkeğin penisini görmemeli demişti. Onun dediğinin dışına çıktım istemeden, bunun burada olmaması gerekiyor diyerek sol elimle tamamen penisi ve yumurtalıkları kapatıyorum. Ve adeta bir vajina arıyorum biraz daha alt tarafta. Sonrasında buluyorum. Artık üzerini örttüğüm bir penis yok karşımda. Her şeyiyle bir kadın duruyor karşımda. Biraz oral sex yaşatıyorum ona. Sonrasında salonda ve üzerimde hiç bir örtü olmadan yattığımı fark ederek, istenmeyen bir durumla karşılaşmama adına kendimi uyandırdım.

Oldukça kafa karıştırıcı bir rüya benim için. Ama bir kadınla birlikte oldum. Benim bu rüyalarım yok denecek kadar azdır ve hep bulanıktır. İlk defa karşı cinsle birlikte olduğum bir rüyayı bu kadar berrak bir şekilde hatırlıyorum.

Biliyorum normalde terapilerde konuşacağız ama o zamana kadar kısacıkta olsa bu rüya hakkında düşündüklerinizi yazarsanız çok mutlu olurum.

Bu rüya bir iyileşme belirtisi midir? Yoksa başka sorunların mı?

İlginiz için müteşekkirim. İyi çalışmalar dilerim.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin hocam,

Verdiğim karardan ötürü kendimi güvenli alanımdan çıkmış hissediyorum. Ben medresede, yaptığım işte çok mutluydum. Dışarısı bana bilinmezliklerle dolu karmaşık bir dünya gibi geliyor. Yıllarca insanlarla hoca olarak iletişim kurdum. Şimdi bu vazifeyi, sıfatı bırakmak çok zor geliyor. Ailem dışındaki kadınlarla sosyal ilişkiye girmeden bunun tedavisi mümkün değil mi? İnsanlar hayat buymuş diyeceksin diyorlar. Böyle demelerinden nefret ediyorum. Benim için hayat bulunduğum güzel mekandı, yapmış olduğum işti. Şimdi bu gitti ellerimden. Ne uğruna... Ben böyle olmayı seçmedim ki... Neden her zaman bir şeylerden fedakarlık yapmam gerekiyor... Biliyor musunuz zaman zaman Allah'tan canımı almasını dilediğim zaman gördüm. Belki eş cinsel bir birey olmayacağım ama mutlu da olamayacağım...

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin hocam;

Bugün daha iyiyim. Beni asıl sıkan şey; bir karar verdim ama bunun neticesinde hiç bir şey yapamıyorum. Hala belirsizlikler var. Normalde bir an önce kararım doğrultusunda bir şeyler yapmam gerekiyor ama dünyadaki malum durum buna engel oluyor. Tabi ki önceki yazımdaki şeylerde var ama bu atlatılabilir bir durum. Ve bunu atlatmanın tek yolu bir an önce harekete geçmek. Ama geçemiyorum. Neyse yapacak bir şey yok. Başa gelen çekilir diyerek yoluma devam edeceğim.

Aslında yazarken şunu fark ettim daha iyi değil, gerçekten iyiyim.

Unutmadan dün gece Ayhan'ı rüyamda gördüm. Annemle kurmuş olduğum sosyal ilişki vardı aramızda. Yani sevgi ve muhabbet. Ama bir iki şey dışında hiç detay hatırlamıyorum. Zaten böyle bir rüya görmek beni rahatsız etti. Genelde onunla kavga ettiğim ve neticesinden memnun olduğum şiddet içerikli rüyalar görürdüm. (Döverdim falan...)Yani onu gördüğüm zamanlarda... Ne olursa olsun iyi veya kötü onun hiç şekilde hayatımda olmasını istemiyorum. Rüya bile olsa....

Güzel bir gün geçirin. İyi çalışmalar dilerim.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin hocam,

Dün gecem rüyalarda bakmamam gereken penisleri bir yanlışlık sonucu görmemle geçti. Yani mesela bir film izliyorum rüyamda aniden penis çıkıveriyor karşıma. Şuan her ne kadar mastürbasyon esnasında kadınları tahayyül ediyor olsam da diğer benliğimi bastırdığım için bu şekilde yapabiliyorum. Ama içten içe artmakta olan hep bir arzu var.

Bu gün youtube üzerinden video izlerken karşıma bir spor giyim reklamı çıktı. Yarı çıplak çok güzel vücutlu bir erkek gördüm. Ve maalesef beni erekte etti.

Bu arada haftada 3, günde 1 kuralı dolayısı ile özellikle dünden itibaren çok sıkıntı yaşıyorum. Çünkü elimde bir hakkım kalmadı. Aslında bugün kendimi çeşitli işlerle meşgul ediyordum ki karşıma o video çıktı. Dayanmak için elimden geleni yapacağım. Ama yapabilir miyim bilmiyorum. Ben ciddi bir bağımlıyım sanırım. Çünkü aklıma her gelen seferde yapmış olsaydım kural falan kalmazdı ortada.

Ayrıca mastürbasyon yapmamak bende pornografik görüntülere bakma isteği uyandırıyor. Ancak hiç bozmadım kuralımızı. Hatta bu hafta hiç erotik görüntülere bile bakmadım. Çünkü son bir kaç gündür çok yüksek bir enerjim var. Hislerim ve fiziksel enerjim bir araya gelince tedavimi bozmamak, kuralların dışına çıkmamak için doğru düzgün film vs bile izlemiyorum. Çünkü normal bir çıplaklık bile beni şuanda tahrik edebilir. Hele son gördüğüm videodan sonra bunun bir erkek olması çok olası.

Birde uyku sıkıntısı yaşıyorum. Normalde mutlu ve günlük hayatın olağan karmaşasında yorulmuş ben 6 saat uyuduğumda gayet güzel yaşıyorum. O uyku dalgaları genelde geliyor. Biraz meşgul olduğum işlerle ilgili. Çünkü güzel ve kaliteli vakit geçirdiğimde asla gelmiyor. Gündüz uyku dalgası geldiğinde; öğlen buna direnirsem, akşam yatma vakti geldiğinde uykum gelmiyor. Sporla da kendimi yormaya çalışıyorum ama 10 - 15 dk yeterli olmuyor. Daha fazlasını da ben istemiyorum. Sanırım daha az uyuyup daha çok fiziksel ve zihinsel anlamda kendimi yormalıyım. Eskiden uğraştığım evde yapılabilecek bir kaç hobi ile meşgul olacak ve sporu her gün yapmaya gayret edeceğim. Belki biraz ilaveler yapabilirim günlük egzersize.

Daha işin başında olduğumu ve korona dolayısı ile terapilere ara verdiğimizi biliyorum. Ancak fark ettim ki bu iş benim sandığımdan çok daha zor olacak. Pes etmemeye gayret edeceğim. Ama diğer yandan evde kaldığım süreci mümkün olan en az zayiat ile atlatmam için tavsiyelerinize açığım ve ihtiyaçta duyuyorum. Sonuçta ben bir karar aldım ve tedaviye başladım. Yapacağım bir hata ile işi en başa döndürmek ve bu konuda her zaman yaptığım gibi bütün emeğimi çöpe atmak istemiyorum.

Son olarak aklımdaki en büyük ve en önemli soru: Benim durumumda olan biri için "iyileşti" dediğimizde gerçekten azda olsa erkeklere bir meyil olmayacak mı? Yoksa ben her zaman az da olsa bastırılmış duygularla mı yaşayacağım?

Hayırlı cumalarınız olsun. İyi çalışmalar dilerim.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Bu arada bir kaç gün önce size göndermiş olduğum bir yazıyı tekrar okudum. Ne kadar karamsarmışım. Şu anda kesinlikle öyle hissetmiyorum. Var olmayan sorunları düşünmek yerine var olana odaklanmak çok daha sağlıklı. Tedbirli olunmalı ancak benim yaptığım şey bugünümü yaşamama engel oluyor. Tamam dünden beri kendimi biraz kötü ve umutsuz hissediyorum zorlandığım için. Bunu kabul ediyorum ama ölmeyi istemek de neymiş!

Son olarak bu korona işi uzayacak gibi görünüyor. Terapiler konusunda ne yapacağız?


psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba hocam,

Üzülerek söylüyorum ki biraz önce haftada 3 günde 1 kuralını bozdum. Gündüzleri uykum geliyor. Ona rağmen uyumuyorum. Geceleri ise hiç gelmiyor, uyuyamıyorum. Telefonla oyalanayım dedim... erotik görüntüler... mastürbasyon... Sonuç: Kuralı bozdum. En azından görüntülerdeki kadınlara odaklandım. Yalan söylemeyeyim o telefonu elime aldığımda tehlike sularında yüzdüğümü biliyordum. Ona rağmen aldım. Birde o görüntüler arasında dolaşırken bir iki penis içerikli görüntülerde vardı bakmamaya çalışarak hemen sayfadan çıktım.

Evde olmak bana hiç yaramadı. Belki bugün rahat bir uyku çekerim.

İyi geceler...

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba hocam,

İlk terapiden sonra kendim hakkında bir gerçeği kabullenip, bu gerçekle tek başıma yüzleşemediğimi fark etmenin ve harekete geçmenin gururu ile çok mutlu hissetmiştim. Bu mutluluğa senelerdir sakladığım eşcinselce eğilimlerimi beni anlayan başta siz ve sonrasında danışanlarınızla paylaşmanın çok katkısı oldu. Ancak bu hali kısa süreliydi. Bir kaç saat sonra her zaman yaptığım gibi düşünmeye başladım. Sonraki terapiler nasıl olacak, benden bunu bekler mi, şunu bekler mi gibi düşüncelerle kendimi endişelere sürükleyerek adeta mutluluğumu baltaladım.

İkince terapiden sonra hayatım hakkında çok büyük bir karar vermem gerektiği için zaten zorlu ve sıkıntılı geçti. Olmak istediğim ben için; beni ben yapan, mutlu eden şeylerden vazgeçmem ve buna bağlı olarak hayatımda köklü bir değişim yapmam gerekiyordu. Bu değişimleri de yaşı ilerlemiş biri olarak ağırdan alarak yapma gibi bir lüksüm olduğuna inanmadım. Açıkçası bu lükse sahip olsam bile hayatım için harekete geçmeliydim. Neticede 2. terapiden sonraki haftada bu sancılarla geçti.

İnsanlara nasihat ederken her zaman şunu söylerim: "Hayatta iki türde insan vardır. Birinci zümreye dahil olan kimseler kötü bir olay yaşadıkları zaman kendilerine acırlar. Ömürleri kendilerine acımak, hatta kendileri için ağlamak ile geçer. İkinci zümreye ait olan insanlar ise kötü bir olay yaşadıkları zaman durumu kabullenirler ve mevcut sıkıntıdan kurtulmak/bir daha yaşamamak için harekete geçerler. Sen her zaman ikinci zümreye dahil ol." İşte yaşamış olduğum bu iki haftayı özetlemek gerekirse istisnai de olsa ilk zümreye aitmiş gibi görünsemde, eylemlerimle ikinci zümrede olduğumu kendime kanıtlamış oldum. Bunun için kendimle gurur duyuyorum.

Ve bu haftaki terapimiz... Bir şeylerin yavaş da olsa değiştiğini görmeye başladım. Aslında zaten farkındaydım. Ancak bu terapiden sonra gerçekten inanmaya başladım. Seneler içinde kurmuş olduğum duvarların, açmış olduğum hendeklerin ötesinde bir "Ben" yaşıyormuş. Bu "Ben" zaman içinde kendini her gösterdiğinde, haklı sebeplerle ancak yanlış tedbirler alarak (sizin deyiminizle kötünün iyisi tedbirler) bir duvar daha inşa etmiş, bir hendek daha kazmışım önüne. Daha önceki terapilerimizde konuştuğumuz gibi mükemmeli değil, oradaki Ben'i arıyormuşum. İstediğim insan olma hususunda yıllarca boşuna çabalamışım. Çünkü aslında bir "Ben" yokmuş ortada. Temelsiz arsaya bina dikmek gibi... Dikmişimde. Dışarıdan bakıldığında hiç bir sıkıntı yok lakin temel yok... Yani sıkıntı çok... İşte ben bu terapiden sonra oradaki Ben'i gördüm ve gördüğüm kişiden oldukça memnun kaldım. Sadece bunu fark etmek bile hayat enerjimi değiştirdi. Sanki artık daha güzel yemek yapıyor, yazıyor, okuyorum. Sanki her şey daha güzel.

Bu konulardan bağımsız olarak bir konu daha var. Terapi esnasında söyleme fırsatım olmadı. İlginç bir tevafuk yaşadık aslında. Şöyle ki; dün aileme daha önceden izlemiş ve beğenmiş biri olarak "Kelebek Etkisi" isimli filmin serilerini izlemeyi teklif ettim. Bugün ise görüşmemizden sonra izlemek üzere gerekli hazırlıkları sizinle konuşmadan önce tamamladım. Sizde bu görüşmemiz esnasında izlememi tavsiye ettiniz. İlginç bir durum... Neticede izledim. Ve sıkı durun! İlk film için alternatif bir son olduğunu biliyor muydunuz? Bu filmi bir kaç yılda bir izleyen biri olarak söyleyebilirim ki ben bilmiyordum.Ancak kanaatimce bizim sinema ve televizyonda gördüğümüz şekli daha güzeldi. İlginizi çekiyorsa internet üzerinden araştırarak bulabilirsiniz sanıyorum.

Son olarak A.... isimli, eskiden kendisine aşık olduğum kıza internet üzerinden ulaşarak yazdım. Şuan bir cevap alamadım. Olur da bir şekilde arkadaşlığımızı devam ettirirsek (aşktan bahsetmiyorum) bu beni gerçekten mutlu eder. Olmazsa da nasip... Sizi gelişmelerden haberdar ederim.

İyi geceler dilerim.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin hocam,

Dün size attığım e-postanın hemen ardından A.... bana geri dönüş yaptı. Kendisine ulaşmam için numarasını yolladı bana. Geç bir saat olması hasebiyle aramayarak, whatsapp isimli bir uygulamadan mesaj attım kendisine. Sonrasında mesajımı görüp cevap atması için bir süre bekledim lakin sonunda uykuma yeni düşerek uyudum. Sabah kalktığımda gece mesaj attığını gördüm. Özetle aramızda bir muhabbet başladı. Gelişmelerden haberdar edeceğim sizi.

Gelelim asıl meseleye. Terapiye başlama kararı verdiğim günden bu zamana kadar hiç böyle kaliteli bir uyku uyuduğumu hatırlamıyorum. Kendimi çok iyi hissediyorum.

Dün de söylemiştim terapiden sonraki ilk iki hafta sancılı, zorluydu diye. Bu sabah annemle konuşuyordum ve bana geçirmiş olduğum bu iki haftaya rağmen "Bundan 10 sene önce A... ile boşandığımızda bu en çok sana yaramıştı. Çok mutluydun. İşte psikoloğa gitmeye başladığından beri sende gördüğüm değişim bu. Tekrardan mutlu olmaya başladın ve bunu etrafına hissettiriyorsun. Çok güzel bir enerji veriyorsun dışarıya. Daha önce talebelerin yada cemaatinle bir araya gelip mutlu olduğunu söylediğin hiç bir zaman seni bu şekilde görmemiştim." dedi sevinçle. Sesinde bunu önceden fark etmemiş olduğu için bir burukluk da taşıyordu. Lakin ben de ona baktığımda endişelerinden gün geçtikçe arınan bir anne görüyorum. Nihayetinde bu beni daha da mutlu ediyor.

Yazma meselesine gelirsek... Size gençken yazmaya başladığım bir kitaptan bahsetmiştim. Bilim/Fantastik kurgu içerikli bir kitaptı. Ona devam etmeye karar verdim. Üzerine düşündüğümde şunu fark ettim. O kitaptaki her bir karakter aslında size dün bahsettiğim duvarların arkasında gizli olan "Ben"den bir parça taşıyormuş. Bu yüzden kitabın yeri benim için bir başka. Lakin üzülerek söylüyorum ki yaklaşık iki ay önce bilgisayarımda çıkan bir arıza sonucu kitabın elimdeki tek kopyası silindi. Ancak bu o kadar kötü sayılmaz. Onu şimdi okusaydım muhtemelen bir çok kısmını değiştirmek isteyecektim. Zaten baştan başlamak gibi olacaktı. Birde çok şükür ki oluşturduğum kurguyu zihnimde çok iyi tasavvur etmiştim ve evi karıştırırsam kitapla ilgili almış olduğum notları da bulabileceğime eminim. İçimde bugün başlamak gibi bir düşünce var. Ama bugün güzel bir gün ve yapmak istediğim pek çok şey var.

Güzel bir gün geçirmeniz temennisi ile iyi çalışmalar dilerim...

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba hocam,

Bugün A... ile uzunca sohbet ettik, mesajlaştık. Eskiden iyi anlaştığım bir insanla yeniden sohbet etmek iyi hissettirdi. Arada bir kaç senelik boşluk oluşmuş ama hızlı bir özetle kaldığımız yerden devam ettik. Bir erkek arkadaşı varmış. Onun adına gerçekten sevindim. Şu korona muhabbetleri bittikten sonra yüz yüze görüşüp eski günlerin acısını çıkartırız dedik.

Bir yandan size bahsettiğim Japon arkadaşım Sumie ile görüşmeye başladım. Şimdi Japonya'da sakura yani kiraz çiçeği mevsimi yaşanıyormuş. Dolayısı ile bana bol bol sakura ağaçlarının resimlerini gönderiyor. Arada ciddi bir saat farkı ve körelmiş bir İngilizcem olduğu için rahat rahat muhabbet edemedim. Lakin kendisinin ve ülkesinin korona virüsüne karşı nasıl bir tutumunun olduğunu sordum. Henüz cevap alamadım. Farklı medeniyetlerden insanlarla konuşmak güzel. Başka bir kültürü deneyimlemiş oluyor insan.

Bunlar dışında biraz önce 25-26 yaşlarında olan, kendisinin medrese başlamasına vesile olduğum bir talebenin velisi ile görüştüm. Zaruri sebeplerden ötürü medreseye süresiz ara verdiğimi ve çalışmak zorunda olduğumu söyledim. Yardım edebileceği bir mevzu olursa hiç çekinmeden kendisini arayabileceğimi söyledi. Dualarını istedim ve görüşmeyi sonlandırdık. Lahza-i kalpten dışarı vuran bir hüzün duydum. Sanırım bu iş tamamen şekilleninceye kadar bunu yaşayacağım. Sonrasında da hep tatlı bir burukluk duyacağım galiba.

Şimdilik hepsi bu kadar. İyi çalışmalar...

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin Hocam,

Dün, günümün ekseriyetini yazarak geçirdiğimi söyleyebilirim. Oldukça keyifliydi.Buna bağlı olarak gün içinde uykum gelmedi. Akşam neredeyse normal bir vakitte uyudum.

Bunun yanında aralarda Sumie ile konuştum. Sonrasında birkaç saat kardeşimle vakit geçirdim. Sanki kendimi tanıyıp, anladıkça ona daha çok "Abi" oldum. Aslında sadece ona karşı değil, genel anlamda daha anlayışlı bir insan oldum diyebilirim. Çünkü hayata bakış açım değişti.

Sadistçe ve Mazoşistçe düşünceler konusunda da bir şey fark ettim. Demiş olduğum gibi ortadan kalkmıştı. Ama izlediğim bir film yada okuduğum bir şeyde denk gelirsem su yüzüne çıkabiliyormuş. Fantezi boyutunda çıkmadı çok şükür. Meşgul olduğum işin illaki çıplaklık içermesi de gerekmiyor. Konunun o noktalara gidebilecek olması yeterli.

Dediğiniz gibi önemsemiyorum. Zaman içinde, vakti geldiğinde düzelecektir zaten. Bunlar yerine sizin sağlıklı bir insan olma yolunda benden  beklediklerinize ve benim benden beklediklerime odaklanıyorum. Böylesi çok daha sağlıklı ve keyifli.

Bugünü de ekseriyetle yazarak geçirmeyi düşünüyorum.  Gece ise Beraat gecesi olması hasebi ile uzun zamandır Allah ile aramda yakalayamadığım samimiyeti yakalayacağıma, bir kul olarak noksanlıklarımı azda olsa temelli olarak azaltacağıma inanıyorum. Umarım en kötü ihtimal böyle olur.

Özetle son terapiden beri her şey yolunda. Daha mutlu ve daha az düşünen bir insanım. Özür diliyorum daha az düşünen değil, düşüncelerini daha verimli işlere yönelten bir insanım. Hala bu hali önceki hayatımda yakalamış olmayı dilediğim zamanlar olmuyor değil. Ancak hayatımdaki değişimlerin neticesinden memnunum.

Rabbim bu geceyi, siz ve sevdikleriniz için mübarek kılsın. Güzel bir gün geçirin. İyi çalışmalar dilerim...

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin hocam,

Yaklaşık 1 saat önce akşamları hizmet verdiğim kursun bayan hocası ile konuşarak Medreseyi bırakmak zorunda olduğumu söyledim. İmkanım el verirse akşamları ders vermeye devam edebileceğimi söyledim. Onunla ne konuştuğumdan ziyade onunla konuştuktan sonra ne hissettiğimdi.

Çok üzgünüm. İşlerin bu noktaya gelmiş olmasından dolayı gerçekten çok üzgünüm. Ama bunun benim için bir zorunluluk olduğunun bilincindeyim. Allah'a karşı hissettiğim şeyi bu güne kadar hiç sesli dile getirmedim. Ama kırılmış hissediyorum. Böyle olduğum için... Bu seçimleri yapmaya mecbur kaldığım için... Tam olarak Allah'a kırıldım ben. Ama onu hala çok seviyorum. Bir gün birisi bana bunun olabileceğini söyleseydi  "hadi oradan!" derdim. Demek ki olabiliyormuş...

Tüm bunlara rağmen şuan inanıyorum. Şuan çok zorlanıyorum ama işler Allah'ın izni ile yoluna girecek. İyi ki böyle olmuş diyeceğim bir günler gelecek. Sadece biraz sabretmem gerekiyor.

İyi çalışmalar dilerim.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin hocam,

Son birkaç gündür sakin geçiyor. Aralarda dalgalar halinde hüzün duyduğum zamanlar oluyor lakin gün geçtikçe verdiğim kararla daha fazla özdeşleşiyor ve bu kararı daha fazla benimsiyorum. Bu kabulleniş arttıkça kendim için daha fazla ve verimli şeyler yaptığımı fark ettim. Olma yolunda gittiğim insandan ve beraberinde getirdiklerinden memnunum.

Kitap yazmaya devam ediyorum. Ancak iki gündür tıkandığım bir yer var. Orayı bir türlü yazamadım. Yazmadan geçmek de istemiyorum. Yani bir cümle dahi kuramadım. İyi kötü bir cümle olursa ortada, ben onu zaman içerisinde değiştirir ve tam istediğim gibi yaparım. Zihnimin bir yanı onunla meşgul. Bugün yarın bulurum diye düşünüyorum.

Bugün uzun zamandır istediğim şeyi sonunda başardım ve bir saate yakın spor yaptım. 4 sene doğru düzgün spor yapmamış biri olarak şuan çok yorgun hissediyorum. Yarın ağrılarım da olacak muhtemelen. Tüm bunlara rağmen şuan huzurluyum. İyi ki yaptım.

Zaman zaman gelen hüzün dalgaları beni mastürbasyona itiyor. Haftanın ilk iki günü bahanem gerginlik/hüzün idi. Üçüncü günü ise yani dün, izlediğim bir film sebep oldu. Yani bütün hakkım bitti.

Yazmak zihinsel olan enerjimi, spor yapmak ise fiziksel olan enerjimi dengelememi sağlıyor. Özellikle bugün yaptığım spor çok daha tesirli olacaktır. Tüm bunlar sebebi ile olsa gerek uykularım da %70 oranla düzene girdi diyebilirim.

Kendimi fiziksel olarak yormak ve bir takım işlerle meşgul etmek mastürbasyon sıkıntısına da çözüm olacak sanıyorum. Çünkü evde olmadığım, yani medreseye ve akşamları ders vermeye gittiğim zamanda ekseriyetle bağımlılık sınırını aşmıyordum.  Bu meseleyi evdeyken çözebilirsem eğer zaten iş hayatı, akşamları vermeye devam edeceğim dersler ve yeni kurmaya başladığım sosyal hayatım neticesinde kalıcılık yakalayabilirim.

Kendinize iyi bakın. İyi çalışmalar dilerim.

Not: Tüm bu yazdıklarımdan bağımsız olarak, üzülerek söylüyorum ki yaklaşık 2 hafta terapiye maddi sebeplerden dolayı devam edemeyeceğim. Ancak size ulaştıramadığım 2 terapinin ücretini çoktan kenara ayırdım. Ne zaman isterseniz gönderebilirim. Bu cihetten bir sıkıntı yok.

Terapileri çok önemsediğimi ve benim için ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Ancak zorunluluk halinden böyle olması gerektiğini bilmenizi istedim. İnşaallah, sonrasında devam edeceğim.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Merhaba Hüseyin hocam;

Biliyorum size yazmayalı çok uzun zaman oldu. Aslında bu süre içerisinde bir çok olay da oldu denebilir. Lakin sanki üzerine konuşacak bir şey yok gibi hissettim. Sık sık yazmak istedim ama belkide ilk defa kendimi nasıl ifade edeceğimi bilemedim. Açıkçası bilmiyorum.

Son zamanlarda hemcinslerime karşı olan sapkınca düşüncelerim beni çok rahatsız ediyor. Terapilerimizden sonra yaşadığım o güzel hisler gün geçtikçe zayıfladı, kayboldu. Evet hala mastürbasyon yaparken karşı cinsi hayal ediyorum. Ama bu gerçekten çok zor. Zorlandıkça da her zaman olmasa da sadistçe fantaziler ortaya çıkabiliyor.Tam olarak sadistçe denilemez aslında. Lakin ondan ufak bir cüz denilebilir. Bir iki kere anal ilişki fantazim bile oldu. Sonrasında bana çok iğrenç geldi. Hatta şuan yazarken bile iğreniyorum.

Birde kadın çıplaklığı içeren pornografik videolara bakıyorum zaman zaman. Ancak erkek çıplaklığı olmamasına çok dikkat ediyorum. Ayrıca bir iki defa daha mastürbasyon konusunda haftalık sınırı aşmış olabilirim. Olabilirim diyorum çünkü tam olarak emin değilim. Zaman bir farklı akıyor son günlerde...

Tüm bunların ardından dün akşam bir erkeği düşünme raddesinde dolaşırken "Hayır!" dedim kendi kendime. Bunu yapamam. Artık hayatımı geri kazanmalıyım. Neticede yapmadım. Bu sefer terapilerimizden sonraki gibi etkili ve kolay olmasa da bir kaç haftaya kıyasla zorlanmadım.

Tabi bunları düşününce neden sizin bana daha önce "Eğer imkanın varsa her hafta gel. En azından başlangıç için... Sonrasında iki haftada bir..." dediğinizi anladım. Terapiler bir şekilde içimdeki iyi olma ateşini canlı tutuyordu. Sizinle her konuşmamın ardından bu ateşi güçlendiriyordum. Bir süredir sizinle konuşmayınca da sanki daha da zorlanmaya başladım. Ancak iyi haber haziran ayının ilk haftasında gelebileceğim inşaallah.

Bunun dışında yeni hayatıma çok büyük ölçüde odaklandım. İyi olmak için yapmam gereken fedakarlıkları kabullendim. Artık bu fedakarlıklara odaklanmak yerine mevcut şartlarımda neler yapabileceğime odaklandım. Bu anlamda yakın geleceğime dair hedef ve hayallerimi belirledim. Rabbim ile olan ilişkimde de; ona hizmet etmek için gerekli olan vasıtayı değil ona hizmet etmeyi benimsemeyi öğrendim.

Bir yandan staj ve iş hayatım ile ilgili de bir çok gelişme oldu. Yarın bir aksilik çıkmaz ise stajımı başlatacağım. Çağlayan adliyesi dolu olduğu için bakırköy adliyesini seçtim. Bunun dışında benim dini hassasiyetlerime uygun olduğunu düşündüğüm bir iki büro ile de iletişime geçtim sayılır. Ancak bu hususta kesinleşmiş bir şey yok.

İtiraf edeyim. Yaşadığım tüm bu değişimler beni fazlası ile geriyor, korkutuyor. Zaten içerisinde olmadığım dünyadan son 4 sene içerisinde iyice kopmuştum. Şimdi her şey çok daha farklı. İçerisine girdikçe neden uzaklaştığımı hatırlıyorum.

Ancak pes etmek yok. Arkadaşlarımla telefonla da olsa hiç olmadığım kadar sosyal sayılırım. Gerek liseden gerek üniversiteden bir çok arkadaşımla görüştüm. Buluşmak için sözleştik. Hatta bir instagram hesabı bile açtım. Tek maksadım sosyal çevremi genişletmek. Şuan için doğru ya da yanlış düşüncelerine girmiyorum. Yüzeyselde olsa sosyal ilişkiler kurmanın peşindeyim.

Sanırım yazacaklarımın hepsi bu kadar. İyi bayramlar dilerim size. Kendinize iyi bakın. En kısa zamanda görüşmek üzüre...