Gönderen Konu: RUHUMUN EN KARANLIK YÖNÜ OLAN EŞCİNSELLİĞİMLE YÜZLEŞMEK ZORUNDAYIM!  (Okunma sayısı 156 defa)

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3291
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
İKİNCİ İNGA İNGA
Aslında her şey doğdum anda başladı. İlk ağlayışım belki de bir ayrılışın kısa bir vedanın ya da gerçek
anlamda bir bağlılığın daha başka bir algı boyutuna erişebilmek için bir algı boyutu sürecimin
başlamasının vedasına karşı ağlamaktı. Yaşam şuanda ki hislerime göre her zaman sonsuza dek
devam edecek ve şuanda yalnızca devam eden bir kısmı içerisindeyim. Ancak ne gariptir ki ilk
ağlayışımız aynı zamanda bu dünyada geçireceğim süre boyunca biyolojik beden dediğimiz bu
bedenimizin oluşumu için ne kadar önemli. Yani bir vedanın hüznü ancak o an algılayamadığım ya da
algılıyorsam o algılayışımı şuanda hatırlamadığım ve beş-altı yaşlarından sonra farkına varacağım
dünya yani yeni bir maceranın başlangıcı. Bir ağlayış bile ne çok an ne çok yaşam barındırıyor
içerinde.
İlk ağlayış dünyaya ilk merhaba deyiş ve tabi ki beni bir yönüyle kısıtlayan bir bedenin içerisine ilk
karşılayış. Her şey tıkır tıkır saat gibi işliyor. Biz hiç birşey yapmıyoruz ancak biyolojik bedenimizle
dünyaya hazılanıyoruz. Ancak birşeyler ters gidiyor. Daha doğrusu birşeyler ters gitmiş ben yine
algılayamadan. Ailemde algılayamadan bir şeyleri ters gider hale getirmiş benim için. Aynı şekilde
neredeyse tüm çevremde beni soğuk bir yalnızlığa. Ve bir şeylerin ters gittiğini farketmeye başlama
süreci. Yalnızca biz ve yaşamımız söz konusu bu evrede. Dibine kadar eziklik dibine kadar looserlık
dibine kadar içten içe arabesk bir yaşam. Ters giden şey ise eşcinsel duygular taşıyor olmam.Bunun
dışında bir çok yan etki de var tabi.Panik ataklarım , ani değişen duygu durumlarım, zaman zaman
yaşadığım boşluk hissi, genel olarak depresif ve tek başına bir kişilik. Ve tüm herşeyi bunlardan ibaret
zannediyor ve görüyorum. Kendimi eşcinsel olmakla suçluyor bu duygu ile ne yapacağımı düşünüyor
ara sıra aşık oluyor ve bu tattığım duyguların ne kadar güzel ve uğruna ölünebilecek şeyler olduğunu
düşlüyorum. Beni hassaslaştırıyor bu duygu tek başına benim diğer ögelerimden farklı ayrı bir şey
sanıyorum ama öyle değilmiş.Dünyamda dünyam sandığım şeyde herşey bu duruma göre dizayn
ediliyor bizzat ben tarafından.Her an bilincimin altında bir eşcinsel olduğumu düşünüyorum ve
bununla ne yapacağımı asla bilmiyorum.Korkuyorum daha sonra kendimi korkak olmakla
suçluyorum.Gizliyorum ama kendimi gizlemekle suçluyorum.Çünkü dünyanın büyük bir kısmı bunu
yaşamam ve herkese korkusuzca açıklamam gerektiğinden bahsediyor.Siteler, filmler, buluşma
arenaları, dernekler, sapıklar , forumlar ve içinde bu duyguyu gizli ve benim kendime itiraf ediş halimi
dahi yaşamayan bastıran ve beni her türlü istismara açık hale getiren diğer insanlar.Ancak zaman
geçiyor , geçiyor geçiyor ve bir şeyi anlıyorum.En karanlık yönüm beni karartan ruhumu karartan
yönüm bu.Eşcinsellik.Bununla yüzleşmeliyim.Bunu önce kabul etmeliyim çünkü başka bir çaresi
yok.Peki tamam kabul ettim, bununla ne yapacağım?Derhal bir film aç eşcinsel sexi araştır,
forumlarda dolaş her boş vaktinde çet sitelerine gir hornet vb den birileri ile buluşmaya gir ama şöyle
olsun böyle olsun.Herkesin penis boyutunu merak et erkekleri sadece birer cinsel obje olarak gör
akadaşlık kurabildiklerin hariç.Ve bunu yaşa dene hiçbirşey kaybetmezsin.Fakat istemiyorum
denemek istemiyorum ben seçmedim ki.Ama olsun madem buyuz ozaman kendi mutluluğumuz için
herşeyi yapmayı göze almalıyız her türlü zorluğa katlanmalı ve bunun acısını çekerkende
ağlamalıyız.Daha sonra başka türlü yansımalarla ifade ederiz ve olur biter.Peki Allah?Allah seni biliyor
o affeder.Bir şekilde bende bu günahı işledim derim?Ne yapayım derim?Ya da belki yoktur?Hem o
verdi bana bütün bunları birde hesap mı soracak?İnanmam öyleyse?Ancak bir şeyler yine ters gidiyor
herşeyi başka bir denklemde açıklıyorum ama içimden bir ses hayır sen bu değilsin diyor.Ve sanırım o
çok içten söylediğim bir iki an şu cümleleri; -eğer gerçekten elimde bir güç olsaydı ve bu hislerimi yok
edebilseydim yok ederim.Allahım ben bu duyguları istemiyorum içimden söküp atılması için yapılacak
bir şey olsa keşke ve bende yapsam.Ama yokk!!!!! Evet Allahım kusura bakma ama burayı
atlamışsın.Allah cevap vermiyor.Bilim cevap vermiyor.Psikoloji cevap vermiyor.Sosyoloji cevap
vermiyor.Allahtan bahseden hiçbir kurum ya da kuruluş cevap vermiyor.Sadece bir lanetlenme
öyküsünden bahsediyorlar.Sadece sadece bu iğrenç ilişkilerin dönüdüğü çet siteleri ve porno filmler
cevap veriyor.Birde bizi bize sormadan temsil etme ayrıcalığına sahip olan dernekler.Yani dediğiniz
gibi görünmüyoruz.Heyy ordamısınız bizi gören duyan yok mu?Neden sansürlüyorsunuz bizi?Neden
duymuyorsunuz?
 Ve o iki anda söylediğim sihirli sözler hayatımı yeniden şekillendirmeye başlıyor.Ben gerçekten ne
istiyorum?Ben eşcinsel isem bunu yaşayacağım.Ama halen şüphelerim var bisexüel de olabilirim ama
ne farkeder ki!En iyisi kendimi tanımlamamak .Ben bir kere güzel olan bana güzel gelen herşeye karşı
ilgi duyabiliyorum.Hatta aşık bile olabilirim marjinalliği?İşte böyle bir çok şeyin ardından sancı
çektiğim bir gün bir şekilde dört yıl önce panik atak geçirdiğimde karşıma çıkan ancak ozaman adı ve
numarası dışında hakkında hiçbir fikir sahibi olmadığım bir adam karşıma çıkıyor.Tabi ki ben bunu
daha sonra anımsıyorum.Tıpkı daha sonra anımsadığım ve anımsayacağım binlerce şey gibi.Arıyorum
randevu alıyorum ve terapi sürecim başlıyor.Sanırım onbirinci terapiyi geride bıraktım.Anladığım tek
bir şey varsa o da şu ki ben değişiyorum.Her anlamda değişiyorum.Bu öyle tek bir özelliğinin
değişmesi gibi bir şey değil.Artık dünyaya(dünyama) farkı bir yerden bakıyorum.Her değişim beni çok
mutlu ediyor her değişim sancılı oluyor ama olduktan sonra iyiki diyorum.Hatta şaunda daha ileri
gidiyorum ve diyorum ki iyiki yaşamışım bu eşcinsellik acısını.Çünkü bu durum benim ruhuma
beynime kendime yabancı olmam için önüme bir set çekmiş.Ve az kalsın o yabancıyı kendim sanıp bu
dünya macerasını onunla noktalama yoluna girecektim.Ancak işler öyle değilmiş ben sandığım
düşündüğüm doğru dediğim benim özelliğim dediğim kendimden bir parça olarak bana ait olarak
gördüğüm ne varsa yanılmışım.Ben geçmişin karanlık dehlizinde esir kalmış zincirlerinden
kurtulamayan bir yabancı olarak yaşamışım.Ne ben dediğim ben miş ne o zamanları elimi açıp
algılıyorum zannettiğim Allahım lütfen diye dua ettiğim aslında gerçek Tanrıymış.İyi ki diyorum çünkü
sanırım şöyle bir şansımız var ki bu gözümüzün önüne çekilen örtü diğer bütün kötü ve örtü
olabilecek tüm durumları kendisinde toplamış.Ben hep parçalarla uğraşmışım oysa kaynak yok
olmaya başlayınca parça parça olanlar kendiliğinden yok oluyor.Yani önüme sadece bir dinginlik
temizlenen bir ruh ve akıl geliyor bundan sonra gerçek yaşamına merhaba diyebilirsin diye de güzel
güzel sesleniyor bana.Yine bir veda ve bu kez doğduğum anda ki kadar sesi ve alenen olmasa da epey
bir göz yaşı ile bir veda.İşte şimdi de bu göz yaşları ruhumun gelişim kaynağı oluyor.Beynimin gelişim
kaynağı oluyor yeni bir yaşamın hazırlayıcısı oluyor.Bu dünyada ki evrimimin bir parçasını ve benim
için en önemli parçasını tamamlıyorum.Bir veda yine yeni bir başlangıç doğuruyor ve aynı zamanda
öğretiyor ki bu varoluşun sanırım hiç bitmeyecek ve bu şekilde basamak basamak devam edecek…
Güzel bir söz okudum geçenlerde eğer şuan canlı olduğunu hissediyorsan bir zamanlar bu canlılığın
yoktu.Ancak böyle farkedebilirsin.Bu süreç bittiğinde işte neyi nasıl ve ne kadar hissedeceğimi ve
farkedeceğimi şiddetli bir merak ile aynı amanda iple çekerek bekliyorum.Çünkü bir zamanlar ki bu
yirmibeş yıla takbül eder neredeyse hiç farkedememiş olduğum bir şeyi farketmeye
başlayacağım.Lütfen bunu sadece kadınlarla yatabileceğim artık olarak algılamayın.O zaten varlığa
paralel varlığın özünde olan bir şey.
Artık geçmişin karanlık dehlizlerinden çıkıyorum. Geçmişte ne yaşadığıma ne olduğuma ve nasıl
geçtiğine daha fazla odaklanmayacağım. Artık şimdi ve gelecek benim için çok daha önemli. Artık
istemeyi hatırlıyorum. İstediğimde neler olabileceğini düşünüyorum. Ve istiyorum. Ben mutlu bir ilişki
yaşamak istiyorum mesela , güzel huzur veren bir kadınla birlikte olmak hatta belki evlenmek.İçimi
ısıtan bir kadına yemek yapıp onunla romantik bir gece geçirmek istiyorum.Güzel sağlıklı çocuklarımın
olmasını ve onlara ne isim koyacağımı düşündüğüm zamanları yaşamak istiyorum.Buna
inanıyorum.Gerçekten kendimi en iyi ifade edebileceğim arenada olmak istiyorum.Ve başarmak
istiyorum.Paramı kazanmak istiyorum . Dünyada görmediğim ne kadar bana güzel ve özel
hissettirecek yer varsa görmek istiyorum.Sırtıma çantamı alıp sevdiğim bir iki kişiyle gezintiye çıkmak
istiyorum.Yaptığım işi ülkemde kusursuz bir şekilde yapmak ve bu alanda daha önce yapılmamış bir
şeyi yapmak istiyorum.Bunun için tebrik edilmek saygı görmek te istiyorum.Bunun için çok çabalamak
çok öğrenmek çok okumak çok görmek çok izlemek istiyorum.Daha sonra yaptığım iş dünyaya mal
olsun istiyorum ve gerçek bir mücadele olsun istiyorum sonunda kazanacağım bir mücadele.Birkaç
tane yabancı dil öğrenmek istiyorum.Sevmek istiyorum en çokta aslında tüm herşeyi sarmalayıp
bağrıma basmak istiyorum.Sevgi görememiş gerçek sevigiyi tadamamış ne kadar insan varsa onlara
bunun ne olduğunu idrak edip aktarmak istiyorum.Bir sevgi imparatorluğu kurmak istiyorum.Gelip
geçen ne kadar insanoğlu varsa faydalansın diye.Kendimden hiçbir şey eksiltmeden.Hatta artırarak da
bütün bunların olacağına inanıyorum.Bunların hepsinin ötesinde Tanrıdan tam olarak ne istedeğim de
sizinle benim aramda bir sır olarak kalsın.Çok mu iddalı oluyor tüm bunlar dersiniz?Umrumda bile
değil korkmuyorum artık bu saydıklarımı yaşamaktan ve daha sayamadığım yüzlerce şeyi.Aslında artık
istemekten korkmuyorum hayal ederken korkularımı uzaklaştırmaya başladım yanı başımdan.Anlayın
işte kendi içimde ki zehri ırmağı okyanusu …evreni farketmeye başladım hocam.Uyanmak istiyordum
ya sanırım Neo uyanmaya başladı. Artık arsızca istiyorum ve istediğim herşeyi başaracağıma dair
inancım yükseldikçe yükseliyor. Ve beni bana gösterip birde saçmaladığımda saçmaladığımı bana bir
şekilde açıklayan çok sevdiğim değerli bir pusulam var.Kötü günler geride kaldı artık birazda gülelim
falan gibi bir şey kastetmiyorum.İlk ağlayış ve ikinci ağlayış işte bu kez biyolojik uyanış değil ………

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3291
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Son terapiden sonra içimde nasıl gittiğimize ve hangi yollarla gittiğimize dair bazı varsayımlar oluştu.Son terapiye çok kapalı geldim, yani size artık tüm kontrolü kendi elime alıyorumu anlatma amacıyla gelmiş gibiydim.Düşünce her anlamda düşünce ve yapmaya çalıştığımız şey olaylarla alakalı düşüncelerimi değiştirmek.Yüzeysel oluyor ancak derinini siz biliyorsunuz.Geçen terapide yaptığımı bir daha hiçbir terapide yapmayacağım.Çünkü bu aslında benim artık iyileşşmeye inancım ve sonuna gelme çabamdan başka bir şey değil.İyileşiyormuyum tabi ki evet.Değişiyormuyum tabi ki evet.Düşünce gücü varmı tabi ki evet.Doğru yoldamıyız tabi ki evet.Ama yirmibeş yıl hocam yirmibeş yıl insan ruhunun bir hapishanede olduğunu farkedince artık çıkmış olayım ya da çıkayım diye direnç  geliştiriyor.Ancak realite şu ki henüz hiçbirşey bitmedi.Sigarayı bırakacağımı ve mastürbasyon yapmamayı deneyeceğimi söylemiştim size.Ancak öyle olmadı.Sigarayı bu hafta içeirsinde defalarca bırakmayı denedim fakat başaramadım.Başarmaya karşı hevesim ve inancım kırıldımı diye soracak olursanız hayır kırılmadı.Eşcinsel içerikler izlemedim veya mastürbasyonlar yüzde 80-90 kadın odaklı oldu.Hatta başlangıç itibarıyla kadın fantezisi gerçekleştirdim.Porno filmlerinde tamamı normal porno filmler oldu.Bu hafta dört kez mastürbasyon yapmış oldum sonuç itibarıyla.Psikolojik olarak bir düşüşte de değilim ve bunlar da eşcinsellik konusu için önemli gelişmeler bence.Ancak tüm geçen yazıda ve geçen terapide bahsettiklerimi uygulayabilmem için beynimi ve ruhumu temizlemem gerekiyor.Arınmam gerekiyor.Tam olarak ta bunu yapıyoruz galiba.Ancak uzun zamandır konuşmadığımız borderline yapıyı da birkaç haftadır çok net gözlemleyebilme şansı yakaladım.Psikolojimde ki zaman zaman zaman zaman yaşanan değşimler.Ve bunlar benim borderline yapım ile ilgili.Düşünmek hayal kurmak düşüncenin bir gücü olması falan bunların hepsi güzel şeyler ya da şuanda hiç olmadığı kadar inanıyorum bu sorunlarımın hepsinden kurtulacağıma.Bir çok anlamda değişiyorum çünkü.Ama öncelikle bu borderline yapının eşcinsellik ve beni olmsuz yönde etkileyen kısımlarından kurtulmam arınmam gerekiyor.Evet tablo kafamda daha çok netleşiyor sanırım.Burada olmaktan bu terapilere katılıyor olmaktan dolayı çok mutluyum.Kendim duvar gibi çarpıyor suratıma çünkü.Ve yüzleşiyorum yüzleştikçe de düzeliyor.

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3291
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Soğuk bir duşa almak isterdim hep ama bir türlü cesaret edemezdim hani böyle sıcak sıcak suyla yıkanırsın ya en sonunda biter böyle aslında duş dışında her şeyin soğuk olduğunu görürsün. İşte ben en sonunda duşun o en tatlı yerinde soğuk suyu sonuna kadar açıp altında dakikalarca beklemek isterdim. Sonra duştan çıkıp titreye titreye mis kokan yorganımın altına saklanırdım. Sahi ya mis kokan yorganlarım vardı ben çocukken. Ben çocukken o mis kokan yorganımın altına girip titreye titreye ısınmayı beklerdim. Çocukluğum gibi tıpkı. Ama o mis kokan yorganımı hep ıslatırdım ben sonra sabah biraz kızarlardı bana bir daha yapma diye.Bilerek yaptığımı düşünüyorlardı galiba.Bende utanırdım usulca.. Ama bir şeyi bilmiyorlardı. Bir şeyi göremiyorlardı onlar ben mis kokan yastığımı da ıslatırdım saatlerce hem de her gün. Çocukluğum gibi hem de evet evet göz yaşlarında boğardım kendimi işte. Bazen bazen öyle çok ıslatırdım ki yastığımı içim dışıma taşsın tüm evreni sarsın isterdim hatta sarssın ve tek bir soruyla inlesin isterdim tüm evren tek bir soru ve tek bir cevap beni neden kimse sevmiyor? Çocukluğumu saklamışım yorganımın altına oysa bunu çok sonra anladım. O yaşlar kuruduğunda sabah bende kururum diye oysa ben sadece birisi görür diye ıslatmışım yastığımı birisi görsün artık ve sorsun diye -neyin var senin? Sonra sarılsın başımı okşasın bir defa sadece bir defa. Olmazmış ama işte olmuyormuş hayat bu kadar basitken bu kadarda zormuş. Paraya tapıyorlar ya hani en zoru hiçbir maddi karşılığı olmayan bu şeyleri yapmakmış. Biz insanlar zaten tanrımızın istediklerini yapıyoruz diye vicdanımızı rahatlatırken  Tanrının bizden istediğini yapmamak için kıvranır ve kıvrandırır dururuz sadece. Ben bilseydim ki eğer büyünce artık bedenimin değil de ruhumun ihtiyacı olacak o soğuk duşa hiç ıslatır mıydım yastığımı ve yorganını anne? O buz gibi suya bedenimi sokmaktan korkmuş ben ruhumu nasıl sokarım şimdi baba?

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3291
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında, cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek, bir adım ötesinde ise Ensest'in de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır.

İki binli yılların başlarında Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde Gülay Göktürk “Çocuk Pornosu” ve “Bir Deli Bir Örtüyü Kaldırınca” başlıklı yazılarında, Türk toplumunu bu konuda aydınlatmış oldu. Merak edenler internetten bu yazıları okuyabilirler.

Ziya Selçuk ve Zehra Zümrüt Selçuk bir haftalarını, anlatmaya çalışırken zorlandığımız bu konuya ayırsalar. Sabah akşam eşcinsel sitelerinde reşit olmamış çocuklarla, torun torba sahibi olmuş kişilerin nasıl ilişkiler kurduklarını gözleriyle görecekler ve gördüklerine inanamayacaklar. Kadına şiddet, kız çocuklarının eğitilmesi çok önemli bir sorundur; fakat erkek çocuklarının reşit olmadan eşcinsel sitelerinde seks yada tecavüz mağduru olmalarından yetkililerin haberi var mıdır?

https://www.habervakti.com/ozal-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdogan-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor-makale,1541.html

The Dr. Oz Show adına açıklama yapan bir sözcü programda amaçlarının “düzeltici terapinin tıbbi açılarını ve bu uygulama çevresindeki tartışmaları” değerlendirmek olduğunu belirterek, “Bunun zor bir konu olduğunu biliyoruz. Ancak aynı zamanda bunun, karanlık köşeler yerine The Dr. Oz Show gibi bir platformun süzgecinden geçirilerek yapılmasından memnunuz” dedi.
https://www.youtube.com/watch?v=uwVTDn9gi_A&index=2&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&fbclid=IwAR0zbKGkQyfz9EwSSJWqK0wNrlt3jgUs8FaATCbrQBuG8E16OTU-1fz01sM

Hüseyin Kaçın: “Din adamlarının eşcinsellik konusundaki
yaklaşımları eksik ve yetersiz”
Hemen her gün eşcinsellik üzerine bir tartışma programının ya da dosyasının yer aldığı Türk
medyasında, son dönemin en dikkati çekici isimlerinden birisi de kuşkusuz Psikolog Hüseyin Kaçın oldu. “Eşcinselleri tedavi eden terapist” olarak tanınan Kaçın,
bu kavramı daha çok tedavi edilmesi şart olan bir rahatsızlık olarak tanımlarken, dindar kesimin konuyu dini referanslarla ele almaya çalışmasına karşı da sert bir çıkışta bulundu. Ka-
çın, “Eşcinsel bireylerin iyileşme sürecinde konuya dini açıdan yaklaşmaları istenmez. Çünkü
eşcinsel eğilimleri olan kişiler bu olaya Lut kavmi, haram, cehennemde yanmak düşünceleri
ile yaklaşırlarsa, bu düşünceler sadece eşcinselleşme sürecini hızlandırır ve kalıcı hale getirir” diyerek, muhafazakar kesime bir anlamda “Burası sizin alanınız değil, uzak durun” mesajı
verdi.
Türk medyasındaki eşcinsellik tartışmalarında öne çıkan bu isimlerden Ali Rıza Demircan,
Hilal Kaplan ve Hüseyin Kaçın, İstanbul’da Hakan Kuyucu’nun sorularını yanıtladı.
https://www.youtube.com/user/escinselterapi izlemek için linki tıklayınız

www.huseyinkacin.com

www.lezbiyenlik.com

www.escinselterapi.net

Sadistlerden, Eşcinsellerden, Grinin Elli Tonundan, Asr-ı Saadet Oluşur Mu?

Lut kavmi aslında bugünkü anlamda eşcinsel bir kavim değildir. Evli erkekler olmak bakımından, biseksüel ve sadist kişilik özellikleri gösteren bir toplumdur. İlahiyatadamlarının bugünlerin sorunu olarak eşcinsellik konusunda sağlıklı bir çözüm üretmemelerinin nedeni de budur. Eşcinsel evliliklerin yaygınlaşmasını ve eşcinsellerin evlat edinmelerini Lut kavmi kapsamında değerlendirmek büyük bir yanılgıdır.

https://www.habervakti.com/sadistlerden-escinsellerden-grinin-elli-tonundan-asr-i-saadet-olusur-mu-makale,1401.html

Eşcinselliğin Fetvası ve Çözüm Yolları: Nurettin Yıldız

Selamün aleyküm hocam.
Ben soru sormak için değil, bir konuda (haddim
olmayarak belki) tecrübemi paylaşmak için yazıyorum. Eşcinsellik ile ilgili
geçmişte sorulan sorulara verdiğiniz cevaplara baktım da, yetersiz buldum
açıkçası. Nasıl kurtulacağını soran bir eşcinsele vaktini boş geçirmemesi
gerektiğini, evli değilse hemen evlenmesini ve bolca dua etmesini
söylemişsiniz.
Bunların incelemesine geçmeden önce kendimi tanıtayım: Ben 21 yaşında bir
erkeğim. İçinde bulunduğum duygu yükünün eşcinsellik olduğunun 14 yaşımda
farkına vardım. O zamandan beri bunu kendime konduramadım ve araştırmalara
başladım. Eşcinsellik bir hastalıktı ve Allah tedavisi olmayan hiçbir
hastalığı yaratmamıştı. Psikoloğa gitmek istedim ama onlar malum
zihniyetteydi ve “böyle yaşamayı öğren” kestiriyorlardı.

https://www.habervakti.com/escinselligin-fetvasi-ve-cozum-yollari-nurettin-yildiz-makale,1483.html

“Taciz ve tecavüz mağduru erkek çocuklarının büyük bir kısmı, kaçınılmaz olarak ergenlik döneminde pasif eşcinsel olarak kimlik edinirler. Diğer bir kısmı da, seks düşkünü erkek olarak hayatlarına devam ederler. Kız arkadaşları ile büyüleyici aşk serüvenleri diye, duygusal başladıkları ilişkilerini seksle sonlandırırlar. İlişkileri kısa sürer ve konuştukça, kız arkadaşlarının da çocukken taciz ya da tecavüz mağduru olduklarını öğrenebilirler. Çok ileri derecede olmayan taciz mağduru erkek çocukları ise ergenlik sonrası yetişkinlik dönemlerinde, genelde travestilere gitme alışkanlığı edinirler. Travestilere gitme alışkanlığı olan erkekler, çocukluklarında kendilerinden büyük erkekler tarafından dokunma ya da temas olmadan istismar edilmişlerdir. Bu istismar, tecavüz boyutunda değildir. Hatta bilinç düzeyinde unutulmuş bir boyuttadır.”

https://www.habervakti.com/marko-pasa-taciz-ve-tecavuz-magdurlarinin-dertlerini-dinler-ama-derde-deva-olmaz-mi-makale,1384.html

https://www.youtube.com/user/escinselterapi

www.huseyinkacin.com

14 Nisan 1974 doğumlu, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü 1995 yılı mezunuyum. Hayatınızın kurtarıcısı değil hayallerinizin kurucusu olacak profesyonel dostluk iletişimi.. O kadar!.. www.huseyinkacin.com GSM: 0 555 326 22 91

https://www.habervakti.com/profil/28/psikolog-huseyin-kacin

Tanrı'yı Affeden Erkekler: Eşcinsellikten Kurtulmak Mümkün Müdür?

“Devlet, her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamakla yükümlüdür...”

https://www.habervakti.com/tanri-yi-affeden-erkekler-escinsellikten-kurtulmak-mumkun-mudur-makale,1374.html

Din adamlarının eşcinsellik konusundaki yaklaşımları eksik ve yetersizdir.

https://www.habervakti.com/din-adamlarinin-escinsellik-konusundaki-yaklasimlari-eksik-ve-yetersizdir-makale,1448.html

Türkiye'nin Çözümlenmeyen Yeni Sorunu: Eşcinsellikten Kurtulmak İçin Neler Yapılabilir?

https://www.habervakti.com/turkiye-nin-cozumlenmeyen-yeni-sorunu-escinsellikten-kurtulmak-icin-neler-yapilabilir-makale,1475.html

Eşcinsellik Hastalık Mıdır Yoksa Cinsel Tercih Mi?

https://www.habervakti.com/ozgurlugu-putlastirmis-humanist-muslumanlarin-dikkatine-makale,1473.html