Gönderen Konu: Boderline Kişilik Bozukluğu: Eşcinsellikten İyileşerek Nasıl Kurtuldum?  (Okunma sayısı 74 defa)

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3227
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Boderline Kişilik Bozukluğu: Eşcinsellikten İyileşerek Nasıl Kurtuldum?


Köşemizde eşcinsellikten kurtulmuş kişilerden Selim'in ikinci yazısını yayınlıyoruz:
BEN BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU OLAN BİRİYİM

            Düşündükçe hayatımın terapiden önceki zamanlarını, acı acı gülümsüyorum. Aslında ne olduğunu bilmediğim rahatsızlığım ki bu da borderline kişilik bozukluğu, ben 14 yaşımdan beri kuşatmış beni ve bundan dolayı da yıllarca üzülmüşüm, kırılmışım aynı zamanda da karşımdakileri yıpratmışım. Dengesizlik. Tek kelimeyle belki de özeti budur. Bu öyle bir dengesizlik ki yaşadığım her şeyi alt üst etmiş. Ama yine de aşırı başarısız olmamışım çok şükür. Belki de hayatımda dengeli olan tek şey bu. Akademik başarımın düzgün bir biçimde orta yollu gitmesi. Geri kalan her şey tam bir karmaşa benim için. Borderline'ı araştırırken nasıl olduysa Hüseyin beyin kendi sayfasını derinlemesine hiç araştırmamışım. Başka sitelerden çok okudum ki zaten neredeyse hepsi aynı. Ama bu sitede psikoloji bölümünde bu konu da varmış. Sadece ilk kısmını beğendim en net açıklayan haber o, geri kalanlarsa konuyu biraz daha karmaşık almış ele. Linki vereyim de hiç uğraşmayın hemen açın, okuyun, öğrenin, anlayın.



            Evet, ben borderline kişilik bozukluğu olan biriyim. Bu teşhise ulaşana kadar kendimi çok farklı şeyler hissettim. En başta eşcinsel olduğumu düşünüyordum. Zaten benim terapiye gitmemin ana kaynaklarından birisi de buydu, diğeri de yaşadığım dengesizlik. Ama ben hep eşcinsellik üzerinde durdum. Tam anlamıyla hiç yaşamadım böyle bir ilişki ama hislerim bana hep bu olduğumu söylüyordu. Ne zamanki terapilerimde borderline'ı konuşmaya başladık bana Hüseyin bey eşcinsel olmadığımı söyledi. Açıkladı güzelce. İlk önce acaba bu tedavinin parçası mı dedim içimden. Hani kendimi öyle olmadığıma inandırmaya mı çalışıyor beni. Ama durdum düşündüm 3. terapiden beri ben kendimi eşcinsel gibi hiç hissetmemişim. Hem de hiç. Bunun için bir çaba harcadım mı peki? Hayır. Kurtulmaya çalışmıştım ilk 3 terapi boyunca ama Hüseyin bey bana kurtulmak için çabalama dedi. Ben de aman o diyorsa yapayım zaten ne kaybederim ki daha fazla dedim. Bıraktım kendimi. Sonuç? Kurtulmaya çalışmadan kurtuldum. Arada tabii ki aklıma bazı şeyler geliyor ama o kadar zayıf ki. Sanırım bu yıllarca kendimi öyle zannetmemden dolayı bilinçaltımda kalanların etkisi. Şimdi yeri gelmişken bir sorayım şu eşcinselliğin hastalık  olmadığını söyleyenler insan hakları kahramanlarına. Bu hastalık değilse ben nasıl bıraktım artık bu hislerimi? Nasıl böyle kolay değişti benim rotam? Genlerimle ilgili bir operasyon yaşamadım, mutasyona maruz kalmadım. Bildiğim kadarıyla bu genler biz yaşamaya devam ederken değişmiyorlar kendi kendilerine. O zaman ben nasıl şu anda erkekleri bırakıp kadınlara yöneldim? Bence eşcinsellik diye bir şey yok. Olamaz böyle bir şey. Kimse eşcinsel değil. Sadece hayatta yaşanılan travmalar bizlerde izler bırakıyor. Biz de karakterimiz ölçüsünde etkileniyoruz. Kimimiz çok kimimiz az. Ben bu etkiler sonucu borderline oldum sonrasındaysa eşcinsel yönelimlerim oldu. Her ne kadar fiiliyata dökmesem de ben hissettim yıllarca. Bunlar benim daha fazla bordeline'a saplanmama neden oldu. Tam  bir kısır döngü.

            Ben borderline kişilik bozukluğu olan biriyim. Biz hayal dünyasında yaşarız. Siz bir şeyi normal söylersiniz biz onu kötü algılarız. Kızarız, küseriz, alınırız, öfkeleniriz. Siz de dersiniz ki yahu az önce sen ne mutluydun ne oldu şimdi. Biz de bir anlasak ne olduğunu. Anlayamadığımız için gitgide hayal dünyasına daha çok dalarız, daldıkça da diplerden daha çok dengesizlik çıkarırız. Bu böyle gider. Bunu anca adam gibi gidip terapi koltuğuna oturup, kendinizi düzeltmeye çalışırken o acıları çekerek durdurabilirsiniz. Ha istemezseniz o acıları çekmeyi, bu durum katlanarak devam edeceği için daha çok acı çekmeye başlarsınız. Ben bir erkeklik yaptım oturdum o koltuğa. İlk zaman acı çekmedim anlattım durdum hep. Sonra da büyülü çubuğa bakınmaya başladım. Gelsin de dokunsun kafama beni düzeltsin diye. Ama çubuğun gelmemesi ilk hayal kırıklığım oldu. Bu iş öyle anlatmakla olmuyormuş. Haftalarca debelendim zihnimde. Gelen düşünceleri teptim öbür tarafa zihnim, aklımın içi tam bir savaş alanı şu an. Karmakarışık. Ama sonuç şu ki yavaş yavaş dengesizliğimin dozu azalıyor. Ben yeniyorum bu savaşı. Ama kolay değil öyle zafer kazanmak. Belki kanım akmadı ama canım çok yandı.

            Ben borderline kişilik bozukluğu olan biriyim. Hayatım boyunca hep sevdiklerimi kaybettim yada ben bıraktım onları. Önce çok sevdim sonra nefret ettim. Aynı duyguları koy bir kalbin içine sonra etsin senin aklının içine. Hiç sevgiyle nefret bir arada olur mu? Hah işte benim içinde bir arada varlar onlar. Tahmin bile edemezsiniz ben neler yaşıyorum içimde anca bu dengesiz dersiniz geçersiniz. Kolaydır sizin için bu dengesiz o öyle biri demek. Anlayamazsınız. Dengesiz der geçersiniz.

            Ben borderline kişilik bozukluğu olan birisiyim. Okuyan varsa bu yazılarımı, varsa benim durumuma yakın olan birisi, tıkasın kulaklarını insanlara koşsun o terapi koltuğuna. Zerre özgüveni yoksa bile benim gibi, bir insanın gölgesi gibi yaşıyorsa benim gibi, kıskançlıktan çatlıyorsa benim gibi, kendisinin ne olduğunu unuttuysa benim gibi, hayatı yaşayamıyorsa benim gibi, baksın aynaya. Biraz sabretsin, biraz acı çeksin. Zaten çekiyorum acıyı iyileşmek için çekeyim bari de boşa gitmesin.

            Ben borderline kişilik bozukluğu olan birisiydim. Bu satırları yazarken birisiydim diyorum, bilemem yarım saat sonra ne olurum belki geri borderline olurum. Ama şunu biliyorum artık olursam da ben olurum. Burada artık bir ben var. Kendim var. Sigaramı da kendim için içiyorum artık, yaşıyorsam aşkımı da kendim için yaşıyorum. Canım kendime sıkılıyor artık göbeğim almış başını gitmiş diye. Üzüntüm de artık kendime. Mutluluksa sadece benim için. Ben mutlu oluyorum. Ben. Ben. Ben. Bitti işte bu kadar. Buldum şu beni artık içimde de başladım inşa etmeyi benliğimi. Önceden yoktu bu. Ben diye bir şey yoktu. Kime bağlandıysam o vardı. Artık filizlendi içimde bir ben. Yeşertmem lazım artık onu. Son paragraf hariç bu yazı benim yaşamımım özeti. Son paragrafsa son 3 ayda yaşadıklarımın minicik bir özeti. Daha ne kadar terapiye ihtiyacım var bilmiyorum ama ben değişiyorum, düzeliyorum ya daha ne olsun. Çok şükür şunu diyebiliyorum artık: Ben borderline kişilik bozukluğu olan "birisiydim".

Siz Borderline Mısınız?

http://escinselterapi.net/forum/index.php?topic=1110.0

huseyinkacin@hotmail.com

Psikolog www.huseyinkacin.com

https://www.habervakti.com/boderline-kisilik-bozuklugu-escinsellikten-iyileserek-nasil-kurtuldum-makale,1599.html