Gönderen Konu: EŞCİNSEL KİMLİĞİMDEN KURTULABİLİR MİYİM? / Sil baştan başlamak gerek bazen....  (Okunma sayısı 672 defa)

Rookie

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 7
    • Profili Görüntüle
Hayatımız kolay değil geleceğe dair bilinmezlikler bizi bitirip tüketen.Bazen çok düşünme derler ya öyle yapmak gerekiyo sanırım.Bu yazıyı ileride geriye dönüp kendimde ki gelişimi izlemek ve benim gibi olanlara birazda olsa faydası olsun diye yazıyorum.22 sene önce Türkiye'nin en büyük şehirlerinden birinde ailenin ilk çocuğu olarak doğdum.bir kardeşim ve ben 4 kişilik bir aileyiz.Annem ve babam çokta iyi anlaşamayan çiftlerdi.Babam başkalarının dolduruşuyla çok defa evin huzurunu bozmuş mutlu bir aile olmamıza engel olmuştu.Baba  oğul ilişkimiz hiç olmadı.İnsanın aklında babasıyla beraber yaptığı 1 tane mutlu anı olmaz mı.Benim gerçekten yok.Bu sadece sorunun bir kısmı.Babamın hayatımda ki yokluğu ondan alamadığım sevgiyi anneme vermeme neden oldu.Bunun zararlarını ben ödüyorum hala ve hala...Kısaca bu yazıyı okuyan çoğu insan gibi bir aile yapım vardı çokta şaşırtıcı olmasa gerek ilkokul 1.sınıfta kızlarla çok fazla oynarmışım bunu bir velinin anneme söylemesi sonucu o yaşta nasıl olduysa kendime çeki düzen vermiştim bir daha kızlarla o kadar yakım ilişkide olduğumu hiç hatırlamıyorum arkadaşlarım çoğunlukla erkekti ve hala öyle ortaokula kadar ortada bir problem yok gibiydi ancak ergenlikle birlikte akranlarım kızlardan hoşlanırken benim izlediğim videolarda erkekler vardı.O yaşta bunu çokta büyük bir problem olarak görmüyorsunuz sanırım hiç o yaşta depresyona girdiğimi hatırlamıyorum zaten çok sosyal bir çocuk değildim sokağa çıktığım yoktu hiçbir sporla ilgilenmezdim derslerim de çok iyi değildi vasıfsızdım kısaca.Utangaç ve özgüvensiz biriydim.Her şeye rağmen çokta kötü olmayan bir lise kazandım lise 1 ve 2 nispeten iyiydi tam anlamıyla hala farkında değildim bu problemin hayatı çok düz yaşıyordum sanırım arkadaşlarım kızlarla ilgili muhabbet edip sevgili yaparken ben de hiç öyle istekler yoktu.Erkeklere karşı da duygusal olarak bir şey hissetmiyordum.Hayat toz pembeydi o zamanlar sanırım bilgisayar oyunları boş vaktin çok olması üstünü örtmeme yardımcı olmuştu.İlk büyük depresyonum lise 3 te olmuştu bu gerçeğin yüzüme tam anlamıyla çarpması prayers for bobbyi izlememle gerçekleşmişti.Filmde her sahne her saniye o kadar etkilemişti ki 3 gün boyunca kendime gelememiştim dışardan bakanlar çok büyük bir problemim olduğunu düşünüp sürekli beni teselli etmişlerdi hepsi sevdiğim birinden karşılık göremediğim için bu hale geldiğimi düşünmüştü ne ironik..Lise 3 ten beri giderek artan sıklıkla depresyonlara girdim bu gerçeği tam anlamıyla hissetmemle beraber iyi bir yer kazanmamın şart olduğunu anladım ve  ilk 2 bine girip iyi bir yer kazandım hayatım kusursuz gibiydi dışarıdan ama içeride ne fırtınalar koptuğunu kimse bilmiyordu..
« Son Düzenleme: 28 Ocak 2019, 18:44:00 Gönderen: Rookie »

Rookie

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 7
    • Profili Görüntüle
Konuş  deseler saatlerce susmayacak olan ben yazmaya gelince tıkanıyorum.Hüseyin hocayla görüşmeme az bir süre kaldı.Bugün gideceğim yeri gördüm.İlginç bir şekilde eskisinden daha mutluyum içimde iyi hisler belirdi.Yalnız değiliz değilsiniz.Eminim her gece başını yastığa koyduğunda gizli gizli ağlayan arkadaşlarım vardır.Derdi veren dermanı da verir.Mücadele etmek zor olanı ben 1 hafta öncesine kadar sürekli kendi kendime bahaneler üretirdim gitmemek için sadece biraz cesaret ve inançla olmayacak çok az şey vardır.Korku çok güçlü bir duygu aynı zamanda zayıf.İnsan çaresiz kaldığında en büyük korkularının üzerine bile gidebilirmiş.Bende de olan bu sanırım çaresizlik ve tükenmişlik artık ne olursa olsun dememe neden oldu.Son 1 hafta kendimi dinledim size anlatmak isteyip tam anlatamadığım hayatımı her şeyi ve dedim ki sen suçlu değilsin bırak geçmiş geçmişte kalsın insan neden yaşar bir amacı vardır.Her günün değerini bil bir daha gelmeyecek olan her saniyenin tadını çıkar kendini sev başkaları üzülmesin diye sen üzülme.İlk terapimden sonra güzel bir yazı yazacağım beni okuyan kardeşlerim kalkın ve hayatınızın iplerini ele alın gereksiz korkularla kendinizi tüketmeyin
« Son Düzenleme: 04 Ocak 2019, 13:40:18 Gönderen: psikolog »

Rookie

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 7
    • Profili Görüntüle
Bugün ilk terapi günüydü.Evim yakın olduğu için saat 9 a almıştım randevu saatini.Evden biraz erken çıktım her zaman hızlı hızlı yürüyen ben adımlarımı küçültmüştüm.Çok erken varmamak için bir parkta oturdum hafiften yağmur yağıyordu ıslatmayan cinsten.Garip duygularla yürümeye devam ettim.20 dakikalık bir yürüyüş sonunda vardım terapi yerine.Hüseyin hocamın dediği gibi daire 2 ye bastım ve çok geçmeden kapı açıldı.Telefonda ki ciddi ses tonuna rağmen Hüseyin hoca çok sıcak karşıladı beni.İçeride bir danışan vardı 15 dk kadar bekledikten sonra beni içeri aldı.Nereden başlayacağımı bilmiyordum Hüseyin hoca ses kaydı alabileceğimi söyledi ki çok doğru bir hareket olduğunu evde terapiyi yeniden dinledikten sonra anladım.Bir yerden başla dedi Hüseyin hoca başlayacak o kadar çok şey vardı ki.Genel olarak kendimi tanıttıktan sonra babam hakkında konuşmaya başladık.Babam tam bir iş kolik Hüseyin hocamın dediği gibi evi işi olmuştu.Çalışmaktan bir insan hiç bıkmaz mı benim ev de ilgi bekleyen çocuklarım var  demez mi.Çocukluğum boyunca pazarları dahil işe giderdi.Pazar günleri ailecek kahvaltı yaptığımız da çok mutlu olurdum aklımdan kalan en çarpıcı anılar hep babam varken aslında.Televizyon da açılan çizgi filmler eşliğinde edilen kahvaltılar.Keşke beni  annemin dert ortağı haline getirmeseydi.O anlatsaydı bana dertlerini annemin onu sürekli kötülemesine çocukları gözünde silikleştirmesine izin vermeseydi.Hatalarıyla babam o benim annemin hataları yok mu en az babam kadar var bir erkeğin gururuyla oynanmaz babamdan annem hakkında hiç küfür kötü söz duymadım ama annem ağzına gelen en kötü sözleri dahi söylerdi çekinmeden.Bu normal miydi çocuklarının yanında onların babalarına küfretmek.Sen problemler yaşıyor olabilirsin ama çocuklarının bir babaya ihtiyacı var.Katlanmak istemiyorsan boşanırsın neden bende ki baba figürünü yerle bir ettin ki.Neden ruhum da bu denli kapanmayan her gün büyüyen yara açtın.Annemle olan ilişkimi son zamanlar da sorgulamaya başlamıştım.Terapiden sonra bu sorgulama daha da büyüdü.Anneme duyduğum acıma ve üzülme duygusu kayboldu.Üzülmüyorum artık çünkü ben suçlu değilim ya da karı koca problemlerini anlatacağı kişi.Eve geldiğim gibi babamı aradım.Her zaman ki gibi işteydi ve yoğundu ama buna rağmen konuşmayı uzatmaya çalıştım normalden fazla konuştuk.Hüseyin hoca babamdan para istememi söyledi çünkü babam bana ekonomik olarak hiçbir katkısı yoktu şu an.Hatta bu terapiye gelmek için bile annemden para istemiştim üstü kapalı bir şekilde.Babamdan en yakın zamanda ihtiyacım olmasa bile para isteyeceğim.Babama ihtiyacım var hala var her zaman da olacak.Babama sarılırken bile hissiz zoraki olarak sarılırdım.O beni içine çekercesine özlemle sararken.O benim babam iyisiyle kötüsüyle babam.Bir erkeğin en çok ihtiyacı olduğu kişi.Babamla olan duvarlarımı yıkmam gerekiyor o sana gelmez dedi Hüseyin hoca haklı çünkü farkında değil benimle arasında ki problemin ama benim yapabileceğim şeyler var bugünden sonra her gün en kötü 2 günde 1 babamı arayacağım.Haftada 1 konuşur konuşmazdık neden böyleydi.Annemin dertlerini dinlemek hoşuma giden bir eylem değildi.Annem her zaman beni ağlama duvarı gibi görüp tüm dertlerini bana anlatmıştır anlatırken babamı bir o kadar kötülemişti.Ruhum da açtığı yarayı bilmezcesine.Terapi de ne çok şey konuşmuşuz arkadaşlarımdan bahsettim Hüseyin hocaya en fazla vakit geçirdiğim kişileri 1 hafta görmesem aramazdım.Dostlarımla bile duygusal bir bağ kurmayan bir insanım.Bu zamana kadar hiçbir erkek arkadaşımdan cinsel veya duygusal olarak ilgi duymadığımı söyledim.Hüseyin hoca benim eş cinsel değil eş cinsel olma korkusu yaşadığımı söyledi.Forumda bu başlıkta yazılan konuları okudum ve ne kadar benzediğimizi fark ettim.Kendimi olmayan bir şeyle suçladığımı boşuna harap ettiğimi söyledi çünkü eş cinsel hiçbir ilişkim olmamıştı aksine eş cinsel ilişki yaşamak bana hiç çekici gelmiyordu.Kadınlarla olan seks çok daha çekici ve tatmin edici olarak geliyordu.Benim en büyük problemim öz güvensizlik ve utangaçlık.İnsanlara hayır diyememe.Kavgadan korkma aman problem çıkmasın ya onu kırarsam diye diye erkekliğimin körelmesi.Daha kendi hakkımı tam anlamıyla savunamazken nasıl tam anlamıyla bir erkek olabilirdim ki.Bunu yıkmak için elimden gelen her şeyi yapacağım.Gerekirse bağıra bağıra karşımdakini umursamadan söyleyeceğim istediğim şeyi.Daha çok şey konuştuk yazsam roman olur büyük ihtimalle.Hüseyin hocaya neden bu kadar geç geldim ki.Boşuna çektiğim acılar depresif kişiliğim.Hüseyin hoca bir erkekle sevişme ihtimalim olup olmadığını sordu.Ben emin şekilde yok dedim çünkü gerçekten yok bir şeyi istemek için ondan zevk almak lazım ama bende tam tersi hisler doğuyor bir erkekle sevişmeyi düşününce.Beni tüketen şey aslında gelecek korkusuydu.Asla evlenemeyeceğimi çocuğum olamayacağını düşünmem.Bir kızla ilişki kurmam ona haksızlık edeceğim anlamına geldiğini düşünmemdi.Tam bu sırada Hüseyin hoca tam anlamıyla eş cinsel olup bundan kurtulan mutlu bir ailesi olan çok fazla danışanı olduğu söyledi bu beni gerçekten çok mutlu etti çünkü ben eş cinsel ilişkiyi çekici dahi bulmuyordum.Eskiden hissettiğim suçluluk duygusunun gereksiz olduğunu anladım çünkü suçluluk hissedecek bir şey yoktu gerçekten.Terapiye başladım kendimde ki problemleri çözmek için eğer gerçekten seversem ve ona değer verirsem neden haksızlık olsun ki.
Bir diğer korkum evlendikten sonra seks sırasında problem yaşayıp yaşamayacağımdı.Hüseyin hoca tecrübelerine dayanarak problem yaşamayacağımı doğru kadını seçip doğru evlilik yapmazsam kadın erkek ilişkimin sorunlu olabileceğini söyledi.Hocam gerçekten çok haklı duygusal olarak hiçbir şey hissetmediğim biriyle hayatımı geçirmeyi ben de hayal edemiyorum.Bunun üzerine son zamanlarda benle konuşan bir arkadaşıma yeniden mesaj attım işin sonuna kadar konuşmaya devam edeceğim.Hüseyin hocamın dediği gibi konuşuyorsun diye evlenmek zorunda değilsin ki bundan önce suçluluk psikolojisinden dolayı hep çekinirdim kızlarla konuşmaktan ya çok ilerlersek bana bağlanırsa nabarım diye.Bunu aşıp yazabildiğim kadar yazmalıyım kovalanan değil kovalayan olmalıyım ki erkekliğimin gerçek anlamda farkına varayım.Daha yazacak çok şey var ama zihnen yorucu bir gündü bir daha ki terapide görüşmek üzere hocam.
« Son Düzenleme: 28 Ocak 2019, 19:22:11 Gönderen: Rookie »

Rookie

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 7
    • Profili Görüntüle
Bu hafta resmen seneler sonra yaşadığımı hissettim İstanbul'un daha önce dolaştığım yerlerini bir daha dolaştım ama bu sefer çok daha fazla tat aldım.Babamla her gün 1 bazen 2 kere konuştum bunun beni daha iyi hissettirdiğini fark ettim.Okulda arkadaşlarımla daha keyifli vakit geçirdim.Hüseyin hocamın dediği ama benim çok ihtimal vermediğim bir olay gerçekleşti.3 senedir zaman zaman vakit geçirdiğim kız arkadaşımın bana ilgisin olduğunu öğrendim.Kafam karıştı açıkçası zaten hep karışıktı ama terapilere başladığım bu süreçte her zamankinden daha karışık.Her şeye rağmen çok güzel bir haftaydı insanın kendini suçlamadan vakit geçirebilmesi her yalnız kaldığında kafasında ki karanlık düşünceler olmadan bir şeyler yapabilmesi inanılmaz bir duygu.Ben bunu cinsel eğilimimin farkında olduğumdan beri yapamıyordum.Tam anlamıyla mutlu olduğum bir an yoktu.Onun haricinde bu hafta cinsel olarak inanılmaz düşüşteyim yalnız kaldığımda internetten videoları açıp masturbasyon yapmak için inanılmaz bir istek olurdu.Bu hafta hemen hemen evde sürekli yalnızdım ama bunu yapmak hiç içimden gelmedi.1 kere mastürbasyon yaptım onda da ilginç şekilde kadınları hayal ettim.Erkekleri hayal etmek hiç içimden gelmedi.Terapinin başlarında böyle şeyler olabileceğini herkes yazmıştı.Hüseyin hocayla konuşmamız gereken daha bir çok şey var 2. terapide görüşmek üzere hocam.
« Son Düzenleme: 04 Ocak 2019, 13:40:37 Gönderen: psikolog »

Rookie

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 7
    • Profili Görüntüle
RUHUMUN DALGALARI

Ruhumun dalgaları, koşup kabarmayınız
Her damlanız tutuşan göğsüme birer bıçak.
Kalbim bir kayadır ki, neredeyse yıkılacak,
Hayalden köpüklerle kalbimi sarmayınız.

Dümdüz olsam diyorum, ve kumlu bir sahili
Yalayan sular gibi siz de yavaşlasanız.
Bilmediğim yeni bir masala başlasanız,
Çekilse kulağımdan hatıraların dili.

Ey eski gunler artık bana yaklaşmayınız,
Ey hayaller, vurmayın kalbimin sert taşina.
Bütün bir hayat bile değmez bir göz yaşına,
Ruhumun dalgaları, köpürüp taşmayınız.
   
Ne güzel yazmış Sabahattin Ali insanın ruhunun derinliklerini okşarcasına.Dün 2.terapimdi her zaman ki gibi evden erken çıktım yavaş yavaş gitmek için yolda düşüncelere dalmayı seviyorum bu son zamanlarda sıkça yaptığım bir şey.Yine mavi kapı ve daire 2 ye bastıktan sonra içeri girdim.Hüseyin hoca odasındaydı salonda bekleyen 3 danışan ve 1 danışanın annesi vardı Hüseyin hocayla konuşmayı bekleyen.Geçen haftaya göre epey yoğundu açıkcası geldiğim saatle ilgisi olsa gerek.Ama terapiye başladığımdan beri  en çok hoşuma giden şeylerden biri bu konuyu seninle benzer şeyler hissedebilen insanlarla çekinmeden konuşabilmek.İlk terapiye gelmeden önce kafamda binlerce senaryo belirirdi tanıdık biriyle karşılaşırsam vs.Ama bu korku ilk defa biriyle konuştuktan sonra çekip gidiyor.Bu hafta yaklaşık 2 saat bekleme salonunda danışanlarla konuştuktan sonra Hüseyin hocayla konuşabildim.İyiki öyle oldu diğer insanların hikayelerini dinlemek ortak noktalar bulabilmek bu işin bir parçası bence.Hüseyin hocayla olan birebir terapiler kadar diğer danışanlarla olan iletişimimizde bize bir çok şey katıyor.Hüseyin hoca odasından çıkarken her zaman diğer kişilerle konuşmak için cesaretlendiriyor.Gelelim Hüseyin hocayla neler konuştuk.1 haftada ne yaptım neler değişti terapiden çıkarken ne hissettim gelirken ne hissettim.Bu hafta değişik bir haftaydı gerçekten son terapimden çıktım evde defalarca terapide ki ses kaydını dinledim konulan teşhisler her şey o kadar doğruydu ki.Sanırım takıntılı bir insan olmadığım için olan her şeyi olduğu gibi kabullendim.Daha fazla kendine acımak yoktu artık.Hayatıma bakıyorum başıma gelen bu problem dışında hiçbir problemim yok.Çok güzel bir üniversitede istediğim bölümde okuyorum ailem her ne kadar eksikleri olsa da bir çok aileye göre çok iyiler beni gerçekten çok seviyorlar istemeden yaptıkları hatalara rağmen.Maddi olarak hiç bir problemim yok dostlarım diyebileceğim insanlar var bu hayatta beni seven.Herhangi bir tıbbi hastalığım yok okulda derslerimden dolayı problem yaşamıyorum peki neden hayatımı bu problemden dolayı zehir edeyim ki.Bunun farkına 21 yaşımda varmak beni acı bir gerçekle yüzleştirdi.Çünkü yaşadığımız her saniyenin değerini her anın keyfini çıkarmam gerektiğini fark ettim.İleride yaşlandığımda geriye dönüp bakarsam ne kadar güzel günlerdi iyisiyle kötüsüyle dolu dolu yaşadım diyebilmek için daha fazla kendime haksızlık etmemem gerektiğimi fark ettim.Çünkü bu problemi yaşayan ilk insan değilim benim gibi bir sürü insan var.Problemsiz insan var mı ki ?Eskiden hatırlıyorum sakat kalsaydım da bu başıma gelmeseydi diye içimden geçirdiğim olurdu.O zaman ki düşüncelerim nasıl bu kadar çabuk değişti bilmiyorum.Terapinin bu kadar jet hızıyla etki edebileceğini tahmin etmezdim açıkcası.Son evre kanser hastası gibi girdiğim o son terapimden nasıl 1 haftada tüm zihnimi bu düşüncelerden temizleyebildim.Eskiden sürekli dua ederdim bu dertten kurtulmak için artık etmiyorum çünkü Allah zaten bizi en iyi bilen bize şah damarımızdan yakın olan her ne kadar günahlarımız hatalarımız olsa da o kullarını bırakmıyor.Özellikle bu kadar ağır bir imtihana tabi olan kullarını.
Hüseyin hocayla neler konuştuk bu hafta onarım terapisini aldım ve 2 günde bitirdim kitapta baba-oğul ilişkisi o kadar güzel anlatılmış ki ben zaten başıma gelenlerin nedeninin bu olduğunu biliyordum.Bu kitabı herkese öneriyorum eminim sizde içinde bir şeyle rbulursunuz kendinizden..Onun haricinde neler oldu bir kızla konuşmaya başladığımı yazmıştım birbirimize her gün mesajlar atıyoruz bu beni çok mutlu etmeye başladı çünkü eskiden kızlara sadece arkadaş gözüyle bakardım artık ileride çocuklarımın annesi hayat boyu koruyacağım eşim karım olarak düşünebiliyorum.Bir kadını sevmek ve sevilmek onun erkeği olabilmek fikri o kadar güzel ve insanın içini huzur ile dolduruyor ki.En büyük amacımız o değil mi zaten bizi bu kadar yıpratan.Biz bir aile kurmak istemesek zaten bu kadar ağır depresyonlara girmeyiz umrumuzda olmaz çünkü.
Kendimi suçlamayı bıraktığım için artık daha rahat konuşuyorum ki konuştuğum kızda bunu anlamış olucak bana daha ilgiyle yazmaya başladı.Bu beni gerçekten çok mutlu ediyor umarım güzel yerlere varır.
Başka neler oldu bu hafta erkeklere karşı ilgim çok düştü hiç video izlemedim izleyesim gelmedi bunun güzel bir gelişme olduğunu söyledi Hüseyin hocam.Umarım böyle devam eder arada yıkılıp kalksak bile yılmak yok.Hayat böyle değil mi zaten inişlerden ve çıkışlardan ibaret tek düz bir çizgi olsaydı mücadele etmenin tadına nasıl varırdık.
Babamla ilişkimi geliştirmeye çalışıyorum güzel yönde de ilerliyor şükürler olsun hiçbir zaman kuramadığım o bağı bu yaşlarda kurmaya çalışmak her ne kadar zor olsa da zoru başarmanın keyfi her zaman daha fazladır.Bende  daha önceden kalan tabular yüzünden bu kadar geciktim belki.Ama zararın neresinden dönersek kardır.
Daha bir çok şey konuştuktan sonra terapiden çıktım çıkışta ilk defa gelen bir danışanla uzunca konuştuk bana çok iyi geldi çünkü hayatımız çok benzerdi o da benim gibi sadece his olarak yaşıyordu bu duyguları ilk defa gelmişti umarım istediğini bulmuştur.Ardından huzur bulduğum o yerden ayrıldım ve dönüşte en sevdiğim parçalar eşliğinde evime döndüm mutlu bir şekilde.2 hafta sonra 3. terapiye gideceğim inşallah yazılarımı okuyan arkadaşlarım birbirimizden duaları eksik etmeyelim inşallah.
« Son Düzenleme: 28 Ocak 2019, 19:23:45 Gönderen: Rookie »

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3192
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
27 Mart 2011 Pazar akşamı TV5 Ana Haber Bültenindeki söyleşide
"eşcinsellik hakkında"
gündemdeki eşcinsel olan partili aday adaylarının varlığını konu alarak konuşma yaptı.

https://www.youtube.com/watch?v=tX0T68Pwuq8&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&index=10 linki tıklayınız

https://www.youtube.com/watch?v=knzoJyzDmHk&index=9&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw linki tıklayınız

Konuk: Psikolog Hüseyin KAÇIN
Konu : Kadına dair her şey....
19 Aralık 2012
Çarşamba 12:30


http://www.youtube.com/watch?v=1KHCfOMHkiQ

26/12/2011 tarihli Radikal Gazetesinde sitemiz ve eşcinsel terapiler hakkında
yayınlanan makaleye ulaşmak için tıklayınız

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1073587&Yazar=PINAR_OGUNC&Date=26.12.2011&CategoryID=97#


Psikolog Hüseyin Kaçın, TV 2000’deki “Bugün Kadınlar Ne Konuşuyor” programında kıskançlık ve eşcinsellik hakkında, tartışma yaratacak açıklamalar yaptı. Kıskançlığın yetersizlik olduğunu belirten Kaçın, “O erkeklerin bilinçaltında gizli eşcinsel duygular söz konusudur” dedi.

https://web.archive.org/web/20131020021606/http://www.odatv.com/n.php?n=kiskanc-erkekler-escinselmis-1810131200


Çocuklara cinsel taciz ve tecavüz konusunda yıllardır uğraşan psikolog Hüseyin Kaçın Odatv için şunları söyledi: “Taciz ve tecavüz mağduru erkek çocuklarının büyük bir kısmı kaçınılmaz olarak ergenlik döneminde pasif eşcinsel olarak kimlik edinirler. Diğer bir kısmı da seks düşkünü erkek olarak hayatlarına devam ederler. Kız arkadaşları ile büyüleyici aşk serüvenleri diye duygusal başladıkları ilişkilerini seksle sonlandırırlar. İlişkileri kısa sürer ve konuştukça kız arkadaşlarının da çocukken taciz yada tecavüz mağduru olduklarını öğrenebilirler. Çok ileri derecede olmayan taciz mağduru erkek çocukları ise ergenlik sonrası yetişkinlik dönemlerinde genelde travestilere gitme alışkanlığı edinirler. Travestilere gitme alışkanlığı olan erkekler çocukluklarında kendilerinden büyük erkekler tarafından dokunma yada temas olmadan istismar edilmişlerdir. Bu istismar tecavüz boyutunda değildir. Hatta bilinç düzeyinde unutulmuş bir boyuttadır.”

Psikolog Hüseyin Kaçın’ın anlattıklarından çıkardığım önemli nokta ise şu: Özellikle tecavüze uğrayan erkek çocukların topluma tekrar kazandırılması başlı başına bir sorun oluşturuyor. Bunların bir kısmı “eşcinsel” eğilimlere yöneliyor, çoğunlukla da “psikopat” düzeyde insana düşman kişiler oluyorlar. Yaşadıkları travmanın acısını toplumdan çıkarmaya çalışıyorlar.

https://odatv.com/boyle-bir-tablo-varken-ne-kutlamasi-yapacagiz-2004161200.html?fbclid=IwAR16YaAcbg5RDCPHt84PB_cxtoc4KY3kxeQuILG0zKW6HDob8gsIyapN9wg

Rookie

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 7
    • Profili Görüntüle
3.terapi üzerinden yaklaşık 10 gün geçti hemen yazmak istemedim okulum tatilde olduğu için şu an memleketimdeyim tatil bana yaramıyor anladığım kadarıyla sürekli bir şeylerle meşgul olmalıyım boş kaldığımda düşünecek çok vaktim oluyor.Bir an önce buralardan kaçıp gidesim var yalnızlığı özledim arkadaşlarımı hatta dersleri bile.Terapide tatilde babamla olan ilişkimi kuvvetlendirmemi ve konuştuğum kızla görüşmem gerektiğini konuşmuştuk.Babamı sevemediğimi fark ettim hemen olacak bir şey değil tabiki ama zaten geldiğimden beri sürekli işte zaten gördüğüm yok ki gördüğüm vakitte de babam aynı babam ben aynı ben değilim belki ama bilmiyorum kafam çok karışık terapilere başlamadan önce babamı suçlamazdım hiç başıma gelenlerden dolayı ama bağıra bağıra yüzüne haykırmak geldi içimden ilk defa yapmadım tabiki yapamam da.Annemle az vakit geçirmeye çalışıyorum yalnız başına çıkıp geziyorum eve gelesim yok.Görüştüğüm kızla bazı aksaklıklardan dolayı buluşamadık dönmeme az bir süre kaldı eğer yapamazsam bir daha hiç olmayacak bu son şansım gibi hissediyorum onun ne düşündüğünü de bilmiyorum açıkcası reddetmesinden veya beni farklı görüyo olmasından gerçekten korkmuyorum sadece artık ne olursa olsun kafasındayım üzerime düşen görevi yapmak istiyorum en azından çabalamış olmak istiyorum.Eğer olur da her şey güzel giderse o da beni isterse ne hissederim onu da bilmiyorum çevremdeki arkadaşlarıma anlattığımda senden iyisini mi bulacak çok şanslı tarzı şeyler dediler ama ben neden kendimi öyle göremiyorum sanki sevilmeye layık olarak görmüyorum kendimi beğenmediğim yanlarım var daha önce kızlardan beğenildiğime dair dönütler de aldım ama ben öyle hissetmiyorum bilmiyorum yılların birikmişliği ve yılgınlığı var üzerimde birden mutluyken ansızın dünyam yıkılmış gibi oluyor.Bu ani duygu değişiklikleri önceden de olurdu ama son zamanlarda çok sıklaştı.En güzel yıllarımı bu problem yüzünden mahvetmeyeceğim hayatta yapacak o kadar çok şey var ki.İnsan severek yaptığı şeylerin üzerine gitmeli ne zaman boş kalsam daha kötü oluyorum çünkü.Terapiye başladığım ana göre çok iyiyim ancak hiçbir şey birden değişmez bunu beklemek fazla iyimserlik olur.Son zamanlarda şunu düşünüyorum sürekli ben hayatım boyunca hiç kimseye aşık olmadım ya da gerçek anlamda sevmedim sadece çocukken anneme duyduğum aşırı sevgi dışında birini çok sevdiğimi hatırlamıyorum.Aşık olmak nasıl bir şey bir insanı gerçekten çok sevmek Allah bir gün nasip eder mi bilmiyorum ama bunun olmasını çok isterim belki de kaderim de şu an konuştuğım kişiyle belki de başkasıyla yeter ki birini çok sevebileyim kendimden geçebilecek kadar.İstanbul’a dönmeyi iple çekiyorum Hüseyin hocamla konuşmayı...

Rookie

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 7
    • Profili Görüntüle
5.Terapi
Yaklaşık 1.5 ay sonra geçen hafta terapideydim.2 haftada bir aksatmadan gittiğim terapilerden sonra bu kadar ara vermemde etkili olan neydi bende bulamadım açıkcası.Her terapiden sonra yenileniyorum kendime geliyorum bu çok net farkettiğim bir şey.Hüseyin hocayla hayatımda en son kaldığımız yerden itibaren konuşmaya başladık.Biriyle konuşuyordum ancak bir süre sonra sadece  görev olarak yaptığımı fark ettim bunu ve yazmayı bıraktım.Hüseyin hoca hata yaptığımı söyledi.Hayatıma birini sokmam gerek bunun farkındayım  bana bu yolda birçok şey katar bunun da farkındayım ancak doğru kişiyi beklemeye karar verdim çünkü hayal kırıklığına uğramak istemiyorum.Yıllarca dünyasına uzak kaldığım karşı cinsle bir anda iletişim kurabilmek en azından arkadaşça olmayan tarzda benim içinde çok kolay değil.
Özgüven eksikliğinden dolayı karşı tarafın beni beğenmeyeceğini  düşünmem benden çok daha iyileri olduğu için bana niye baksınlar tarzında ki obsesif düşüncelerim karşısında Hüseyin hoca bizi karşı tarafın değerlendirmesi gerek kendi başımıza girdiğimiz kıyaslamaların hata olduğunu söyledi.Aslında eşcinselliği besleyen de bu bence kendimizin farkında olmamak herkesin eksik ve bazılarına göre fazla yönleri var karşı cinsin neye bakacağını biz anlayamayız çünkü kadınların dünyasını çözmek çift katlı integral çözmekten zor olsa gerek oluruna bırakmak en iyisi sanırım.
Bu konu haricinde bahsetmem gereken nokta küçük bir olumsuzluğun zihnimde büyüyüp adeta 2-3 günümü yiyecek tarzda ruhumu sömüren bir olay haline gelmesiydi ve ben bunun önüne geçmek yerine adeta ona yol yordam göstermemdi..Depresyonun kronik hale gelmesi böyle sonuçlara varabiliyor büyük ihtimalle.Ancak bu öncesine göre çok daha nadir olan bir olay haline geldi terapilerin en çok faydasını gördüğüm yanı bu oldu.
Hayatım bu aralar çok yoğun ama geleceğe dair umutluyum atlattığım her zorlukta biliyorum ki kendimi bulmama biraz daha yaklaşıyorum.Yılmak yok hayat uzun ve güzel bir maraton yaşamı ve yaşamayı sevmemiz lazım kendimizi sevmemiz lazım yakın arkadaşlarımızı  sevebilmemiz lazım en son o zaman gerçek anlamda inanıyorum ki bir kadını da sevebiliriz inanıyorum içimizde bu fıtrat var.
« Son Düzenleme: 01 Nisan 2019, 19:38:27 Gönderen: Rookie »