Gönderen Konu: TECAVÜZ MAĞDURU ve EŞCİNSEL OLMAK: CEMAATİN YAPTIĞI FAALİYETLERE KATILIYORDUM  (Okunma sayısı 1530 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Çocukluğumu çok yaşayabildiğimi hatırlamıyorum.Babam çok sinirli bir insandı.Aslında sinirli değildi sosyal hayatında.Ayrıca amca çocuklarım bize geldiklerinde onlarla oynar güler eylenir fakat bize soğuk davranırdı.Aslında çok severdim babamı.Herkez çok severdi.Namazlı abdestli ve dürüst bir insandı.Fakat bu herkez tarafından sevilen dürüst insan evlatlarına karşı soğuk tavırlar sergilerdi.Annemlede geçinemezlerdi.Annem kaynanası ile sürekli kavga halinde olan bir kadındı.Ben çocuk kalbimle annemide babannemide haklı bulmazdım.Sürekli aralarında kalırdım.Sabahları babamın namaz sonrası okuduğu dualarla uyanırdım.Babam adına unutamadığım en özel hatıram budur.Sadece evde değil dışarıdada yaşamım bir felaketti.Nezaman başladığını hatırlayamadığım tecavüz hadisesi söz konusuydu .İki tane benden dört-beş yaş büyük komşu çocukları tarafından taciz ediliyordum.O zamanlar yaşadığım bu şeylerin bir oyun olduğunu zannederdim.Okulda ne çalışkan ne de tembel bir öğrenciydim.Hocalarım ısrarla çok çalışkan bir öğrenci olduğumu söyler dururlardı.Ama benden ümitli olduklarını zannetmiyorum.İlk okulu köyde okumuştum.Arkadaşlarım son derece sert ve kaba yapıda çocuklardı.İlk okul adına unutamadığım hatıram yirmi üç nisan şenliklerinde Barış Manço takliti yapmamdı.O yıllara kadar taktir edildiğimi hiç hatırlamıyorum.Karnem genelde iyi gelirdi.Karnemi aldığımda babama göstermekten çekindiğim için onu evin en görünür yerine koyardım.Ancak ne yaz tatili buyunca ne de sömestri boyunca kimse o karnenin yüzüne bakmazdı.Pekiyi alırdım ama babam amcaoğlumun karnesindeki bütün notların beş olduğunu söyler kaşlarını çatardı.Ben bu duruma çok üzülür umumiyetle ağlardım.Bazen evdeki çekişmeler çok uzun sürer dayanamaz elma bahçesine kaçardım ve gece yarısına kadar gelmezdim.Bana tecavüz eden komşu çocukları bu durumu diğer arkadaşlarıma söylemekle beni tehdit eder benden para getirmemi söylerlerdi.Köyde evimizin bir odası bakkaldı dolayısıyla onların bu isteklerini yerine getirmem benim için güç değildi.Zamanla babam çalınan paraların farkına varmıştıda bütün mahalleyi ayağa kaldıracak biçimde kavga olmuş bende bu kavganın müsebbibi olduğumdan şöyle en iyisinden bir dayak yemiştim.Babam siyaseti de çok sever bizzat siyasi çalışmalarda bulunurdu.Siyasi tavırlarını her zaman taktirle karşılardım.Dürüst güçlü bir insandı.Şahsi çıkarlarını siyasete alet etmezdi.Dayak hadisesinden sonra bir müddet tecavüz olayına ara verilmişti.Daha sonra bir şekilde birazda benim isteğimle devam ediyordu.Çünkü komşu çocuklarından birini gerçekten severdim.Bana en çok sıkıntıyı o verirdi ama o da benim gibi ailesiyle sıkıntılıydı aynı kaderi paylaşıyor olmak onu bana yakınlaştırıyordu.Cinsel ilişkimiz sürtünmeyle sınırlıydı çok nadir de olsa anal ilişki yaşadığımızda olurdu.İlk okul yıllarım bu şekilde sona erdi.Orta okulda babam benim köyde okumamamı serseri olurum gerekçesiyle istemedi.Beni bağlı olduğumuz ilde teyzemlere yakın bir okula yazdırdı.Kendisi de o yıllarda bağlı olduğumuz ilde çalışırdı.Babam teyzemde kalmamı istemişti.Ancak teyzem romatizma rahatsızlığı yüzünden yürüyemiyordu sakattı.Teyzemin ailesi orada kalmamdan memnun değillerdi.Netice itibariyle geceleri uyuyamıyordum.Her gece ağlardım.Yaz tatillerim okulumun bulunduğu ildeki dedemin çiftliğinde geçerdi.Orada dayımlara yardımcı olurdum.Hayli ağır işler yapardık.Orta ikinci sınıfta artık teyzemlerde kalmak istemediğimden dedemin çiftliğine dayımlara giderdim.Babamın yol parası verecek kadar bile durumu yoktu.Yaklaşık yedi kilometreyi yaya olarak yürümek zorunda kalırdım.Ayrıca sabahçı olduğum için sabah ezanında yola koyulurdum.Bazende diğer teyzemlere giderdim.Onlarda şehrin diğer tarafında oturuyorlardı.Aynı mesafe söz konusuydu.Ben genelde teyzemlerde kalmayı tercih ederdim.Teyzemler çok fakirdiler.Ama gerek eniştem gerekse teyzem çok sıcak kanlı insanlardı.Bazen iki üç gün aç kalmama rağmen orayı tercih ederdim.Derslerim rezalet ötesiydi.Artık çalışkan bir öğrenci değildim.Bu arada yaşamış olduğum cinsel ilişki yılda bir kaç kez olmak suretiyle devam ederdi.Orta ikinci sınıfın bahar döneminde oturduğumuz köye gitmiştim.Cinsel ilişkide bulunduğum çocuklardan benim daha çok sevdiğim çocuk bana ilişki teklifinde bulunda.Kabul ettim köye yakın olan bir ormana gittik.Ben sürtünmeyle olacak bir ilişki istedim.O anal bir ilişki istedi.Bunu kabul etmediğimde zorla benimle ilişki kurmak istedi.Başaramayınca çok iğrenç bi dayak yedim.Geri dönerken yolda beni dövmeye devam etti.Yorulduğunda oturup benimle konuşuyordu.Bana erkek olmadığımı homoseksüel olduğumu benim gibi insanların İstanbul da cinsel organlarını kestirmek suretiyle travesti olduklarını söyledi.Ve hayatım boyunca evlenemeyeceğimi çocuk sahibi olamayacağımı söyledi.Ardından dövmeye devam etti.Yaşadığımız ilişkinin tüm sorumlusunun ben olduğunu söyledi.Artık yediğim dayaktan canım yanmıyordu.Şok olmuştum ilk kez duyduğum bu terimler ruhumu yarinden sökmüştü hiç bir şey hissedemez olmuştum.Bir hafta evden çıkamadım çok korktum.Çünkü yakalandığım yerde dayak yiyordum.Daha sonra yaz tatili geldi ve dayımlarda çiftçilik yapıyorduk.Bir gün işten geldik öğle yemeği yiyorduk.Çay içtiğim bardağı tutamıyordum vücudum tuhaf bir şekilde uyuşuyordu.Annemler o gün çiftlikteidiler beni de alıp götüreceklerdi.Kollarım uyuşituğu halde annemlerin yanına zar zor ulaştım ve çok fena hasta olduğumu söyledim.Onlarda yatıp dinlenmemi söylediler.Uyandığımda üşüyordum.Yazın ortasında üşüyordum.Arabada istifar etmiştim.Herkez tarlada çalıştığımızdan başıma güneş geçtiğini söylüyordu ancak daha sonra öğrenecektim yaşamış olduğum bu rahatsızlık ilk yaşadığım epilepsi nöbetiydi.Sonra orta üçüncü sınıfa yani sekizinci sınıfa geçtim.Geçirmiş olduğum epilepsi nöbeti yıl içinde iki kez tekrarladı.Ancak doktora götürülmedim.Orta okul öyle böyle bitti.Notlarım orta dereceliydi.Lise için sınava girmiştim.Yaz tatili dayımlarda geçiyordu.Bu arada cinsel bir ilişki yaşamadım.Ancak dayımlarda şiddetli bir nöbet geçirdim.İlk defa dayım beni doktora götürdü.Doktor elindeki tomografi raporuna bakarak benim sinir hastası olduğumu söyledi ve bana bir sürü ilaç yazdı .Kullandığım ilaçlar beni iyileştirmek yerine daha tuhaf yapmıştı.Daha sonra ailem amcamla beraber il merkezine geldiler.Amcam beni özel muayene hanesi olan bir beyin cerrahına götürdü.Yeni doktor benim sinir hastası değil epilepsi hastası olduğumu ve kendi uzmanlık alanı olmadığını söyleyerek bir nöroloji uzmanına yönlendirdi.Hastalığım istikrarlı bir şekilde tedavi, edilmeye başlamıştı.Hasta olduğum için köye ailemin yanına dönmüştüm.Yaz tatilinde ilk defa kitap okumaya başladım.Çalı kuşu kitabıyla okumaya başladım yaz tatilim boyunca sadece kitap okudum.Lise giriş sınavı açıklanmıştı.Ben anadolu lisesi bile kazanamamıştım ancak tahmin edilenin üzerinde iyi bir puan almıştım.O yıllarda herkes mezun olduğu ilk okulun bağlı olduğu düz liseye gidebilirdi.Bam benim iyi bir okulda eğitim almamı istedi ve beni bulunduğumuz ilin en iyi lisesine göndermek için araya bir sürü insan koydu ve başarılı oldu. Anadolu lisesini kazanmış olmasına rağmen öğrenciler bu liseyi tercih ediyorlardı.Lise birinci sınıfta çok tembel bir öğrenci olmama rağmen kitap okumayı hiç bırakmıyordum klasikleri büyük oranda bitirmiştim.Lise birde okuldaki öğretmenlerimi derste taklit ediyordum.Hocalarım bundan çok memnun oluyor ve kendi taklitlerini yaptırıyorlardı.Bu kabiliyetim ve derslerde sessiz durmam nedeniyle birinci sınıfı geçmekte hiç zorlanmadım.Bu arada ne ilk okulda ne orta okulda ne de lisede çok samimi olduğum hiç arkadaşım olmadı.Çünkü sık sık okul değiştiriyordum ve insanlar benden umumiyetle uzak duruyordum.Bu arada rahatsızlığım artıyor okulda ve çeşitli yerlerde epilepsi nöbeti yaşıyordum.Buna rağmen babamın ekonomik durumu düzelmişti.Sürekli doktora gidiyordum.Lise ikinci sınıfa geçtiğimde artık gelecekte hangi mesleği tercih edeceğime karar vermiştim.Edebiyatçı olmalıydım.Bundan dolayı sözel alanı tercih ettim.Sınıfımızdaki arkadaşların yarısı bu alanı bilinçli tercih etmişti.Diğer yarısı ise tembel olduğu için bu alanı tercih etmişti.Lise ikinci sınıfta çok başarılı bir öğrenciydim.Karnemdeki bütün notlarım dört veya beşti.Dolayısıyla taktir alıyordum artık.Cinsel ilişki bu süre zarfında yaşamadım.Lise üçüncü sınıfta artık sadece çalışkanlardan oluşan bir sınıfta idik.Bu arada orta okulun yaz tatillerinin ilk bir aylarında bir cemaatin yurtlarında kuran öğreniyordum.Orta üçün yaz tatilinde ise yeni bir cemaate geçmiştim ve bundan sonraki hayatımda bu camaatin büyük tesiri vardır.Lisede de aynı cemaate devam ediyor bunun yanında da başka camaatlerin sohbetlerine de katılıyordum.Kitap okumaya çok gayret ediyordum.Lise üçüncü sınıfta kulüp faliyetlerine katıldım ve okulun kültür edebiyat kulübü başkanı oldum.Artık çok fazla derslere girmiyor sürekli okulun panolarını hazırlıyordum.Ayrıca okulumuzda Mevlanayı anma programı hazırlamıştım.Proğramı hazırlarken tasavvuf musikisi eğitimi aldım ve eğitim görmüş olduğum vakıf sayesinde ilk defa tasavvuf ve tarikat hakkında bilgi sahibi olmuştum.Namazlarımı kılıyor ve dini vecibelerimi yerine getirmeye çalışıyordum.Ayrıca babamın maddi durumu iyi olduğuından artık yurtta kalıyordum özel bir camaat yurdunda.Bu arada atladığım bir ayrıntı var.Lise bir de intihar etmiştim oldukça hazin bir vakıa.Kardeşime ders çalıştırmak istiyordum annem ve ablam bunu yapmamı istemiyorlardı.Çocuk bir tarikatta molla olmalıymış o nedenle derslerinin iyi olması gerekmiyormuş.Tartışma büyüdü annem ve ablam bıçakla üzereme yürüdüler.Daha sonra evi terk edip komşuya gittiler o arada hayatta kimsem olmadığını fark ettim.Beni kimse anlamıyordu.Yanlızdım ve zevk almıyordum yaşamdan.İlaç kutumu açarak on tane hap yuttum.Annem ve ablam eve geldiklerinde beni o halde bulmuşlar ve acilen hastaneye kaldırmışlar.Midem yıkandı ve müşahede altına alındım.Hayatımın özel bir günüydü hatta bir milattı.Çünkü hastanede iki gözü de görmeyen bir müzik hocasıyla tanıştım.Bana ilginç hayatını anlattı ve istersem bana müzik dersleri verebileceğini söyledi.Babamın iş için gittiği bir ilçede oturuyordu.Bazı perşembeler o ilçeye gider ve müzik dersi alırdım.Ayrıca bağ evine gider şarkılar söyler havuzda yüzerdik.Çok eğlenceli bir ortamdı.Ben de ud öğrenmeye başlamıştım.Bu anlattıklarım lise birinci sınıf boyunca olmuştu.Lise üçte de tasavvuf musikisi ve tasavvuf eğitimi alıyordum.Lise ikinin yaz tatili ve lise üçüncü yılımda hayatımın en güzel günlerini yaşıyordum.Çünkü lise ikinci sınıfın yaz tatilinde tuhaf hisler yaşamıştım.Dershanenin yaz kursuna gitmiştim ders arasında abdest aldım namaza çıkıyordum.Koridorda bir hoca öğrencilerle konuşuyordu.Kalbim fırlayacak gibi atıyordu çok terlemiştim ve başım döndü olduğum yere oturdum.Merdivenlerde oturduğumu gören arkadaşlarım nöbet geçirdiğimi zannetmişler.Ben ne olduğuna bir anlam veremiyordum.Arkadaşım elimden tuttu namaza gittik.Nasıl kıldığımı hatırlamıyorum.Derse indiğimizde aynı hoca kapıdan girince yine aynı şeyleri yaşadım.Arkadaşlarıma ne öğretmeni bu adam dedim.Geometri hocası dediler.Ben ayağa kalkarak hocaya bu dersin gereksiz olduğunu söyledim kimsenin onu dinlemeyeceğini sert bir şekilde söyledim.Hocanın kızmasını beklerken kızmadı.Yavaş yavaş yanıma geldi gülümsedi ve bana hangi dersi istediğimi söyledi ben de coğrafya iyi olabilir diye cevap verdim.Bunun üzerine saçımı okşadı enseme dokundu ve bana sen coğrafya çalışabilirsin benim dersimde dedi.Şoke olmuştum çok kızardım bu adamdan çok hoşlanıyordum.Dersin yarısında yanıma oturdu ve çok güzel bir diyalok yaşandı adam beni çok sevmişti.Dersten sonra yurda döndüğümde ne göreyim bizim hoca yurtta değil mi.Çok heyecanlandım yanına gittim hayırdır hocam dedim asıl sana hayırdır burada ne işin var dedi.Ben burada kalıyorum asıl sizin ne işiniz var dedim.Bende burada kalıyorum dedi.Çok mutlu olmuştum artı her akşam hocanın yanından çıkmıyordum.Öyle ki akşamları da beraber takılırdık zaman zaman.Herkes çok şaşırırdı.Hoca beni çok severdi.Bana çok bilgili olduğumu söylerdi.Sen öğrencimden çok benim hocam gibisin derdi.O yıl böyle sosyal aktivitesi okuması sohbeti bol bir yıl oldu.Ayrıca il arkadaş ortamım o yıl olmuştu.Çok iyi bir arkadaş ortamım vardı beni çok seviyorlardı.Sürekli beraber takılırdık.Tek sıkıntım babamdı.Beni yurda yazdırdığı akşam kavga etmiştik.Ben artık durumunun iyi olduğunu beni yurda verebilecek kadar parasının olduğunu ve artık başkalarının evinde kalmak istemediğimi söyledim.Evde misafir olduğu halde çok kavga ettik beni evlatlıktan reddettiğini söyledi.Tek sıkıntım babamdı yani.Hiç konuşmuyorduk.Ablamı çok sevmeme rağmen onunla da aramız çok kötüydü.Abim ben dördüncü sınıftayken yurtta kalmaya başladığından ve ilçede okuduğundan iki ayda bir ancak görüşebilirdik.Uzaktan akrabam gibiydiler.Kardeşim de küçük olmasına rağmen beni hiç sevmezdi.Ama sosyal hayatımda arkadaşlarım ve akrabalarım özellikle de teyzem tarafından çok seviliyordum.Neyse de öyle böyle liseyi bitirmiştim.Üniversite olarak ancak tarih bölümleri tutuyordu. Tercih yapmadım.Bir yıl daha hazırlanmak istiyordum.Sonraki yıl bir cemaat evinde kalmaya başladım.Üniversite öğrencileri ile kalıyordum.Fakat çok acı bir şey yaşamıştım.Artık hocam yoktu.Dershaneden ayrılmış ve memleketine dönmüştü.Çok üzülüyordum. Tahammül edemiyordum....

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
Hayatımın en rezil ve en iğrenç yılları üniversiteye ikinci kez hazırlandığım yıllardı.Aşık olduğum çok sevdiğim insan artık yanımda yoktu.Kaldığım evde arkadaşlarımla aram çok iyi idi ancak evden sorumlu abiyi eleştirdiğim için beni rahatsız ediyordu.Kaldığım evde abi ile yaşadığımız sıkıntı artınca başka bir evde kalmaya başladım oradaki evden sorumlu abiye benim hakkımda olumsuz raporgittiği için o da beni rahat bırakmıyordu.Çok sıkıntılıydım.Bir oturuşta yarım paket sigara içiyordum.Uyku ilaçları ve antidepresan haplar kullanıyordum.Bir an evvel üniversiteyi kazanmalıydım benim için tek çıkış yolu buydu.Ancak yaklaşık altı hap birden kullandığımdan ve mutlu olamadığımdan süreç çok zorlaşıyordu.Tasavvuf musikisi konserleri veriyorduk bu içimi biraz rahatlatıyordu.Sohbetleri hiç kaçırmazdım bulduğum her cemaatin sohbetlerine katılır bundan müthiş haz duyardım.O yılın ikinci yarısında yeni bir kişi ile tanışmıştım.Yüzü hocamı anımsatıyordu üniversite öğrencisiydi.Bir cemaat evinin abisiydi onu çok sevdim çok samimi sakin bir insandı ben ona yaklaştıkça o benden kaçıyordu onu da çok sevmiştim.Ama cinsel bir arzu hissetmiyordum.Sadece çok seviyordum.Hiç bana yüz vermiyordu benden kaçıyordu.O yıl öyle rezil bir şekilde geçti.Yaz tatili döneminde geometri hocam bulunduğumuz ile son evraklarını almak için tekrar geldi onu misafir ettim beraber aynı evde kaldık.O geceyi hiç unutmuyorum hemen yanı başımda uyuyordu sabaha kadar uyumadan ağlayarak onu izledim.Son görüşüm olduğunu biliyordum bir gece iki gün kaldı o iki gün hayatımın en mutlu günlerinden oldu çok eğlendik gezdik dolaştık...Onu uğurlayınca çok üzülmüştüm çok ağlamıştım.O yıl üniversiteyi kazandım.Çok mutlu değildim babamla aram çok kötüydü sevdiğim insan yoktu.Hayattan başka bir şey beklemiyordum çok yalnızdım.Arkadaşlarımın bir kısmı iki yıllık kazanmış bir kısmı ise kazanamamıştı.Sadece ben onlara göre iyi bir yer kazanmıştım.Bu durumdan dolayı artık bana tavır koydular.Yapa yalnız kalmıştım.Kazandığım şehir oldukça uzak bir şehirdi.Ama bu hoşuma gitmişti.Çünkü kendi memleketimden tiksiniyordum.Ama umduğumu bulamadım yalnızlık beni öldürüyordu.Sürekli hocamı telefonla arıyordum.Bu durum onu çok rahatsız etti.Beni bu kadar sık arama ben senin hocandım artık değilim buna alış diyordu haklı olarak.Bir gün annemle konuşmak için babamı aradım.Babam telefonu sert bir şekilde açtı ne var dedi annemle konuşmak istiyorum dedim.Annem telefonu aldı ve çok sıkıntılı bir ses tonuyla oğlum telefonu kapa dedi.Babamın telefonu kapaması için anneme baskı yaptığını anlamıştım.Çok ağladım canım sıkıldı.Bu kez hocamı aradım konuşursak biraz rahatlayacağımı düşündüm.Hocam telefonu meşgule attı ve bir daha beni rahatsız etme diye de mesaj attı.Bu ikinci şok sanki hançer gibiydi boğazım düğümlenmişti yutkunamıyordum.Telefon rehberini karıştırdım hiç kimse yoktu o an için dertleşebileceğim.Yapa yalnız kalmıştım kimsem yoktu.Yaşamanın bir anlamıda yoktu.Haplarımı çıkardım ve iki tabletide yuttum sonra sessizce uyumaya başladım.Gözümü açtığımda acilde miğdem yıkanıyordu.Odaya gelen arkadaşım durumu farketmiş ve ambulansla hastaneye kaldırılmışım.Bir hafta yoğun bakımda yattıktan sonra aynı hastahanenin pisikiyatri bölümüne gittim ve durumumu ilk defa doktorlara anlattım.Aldığım cevap karşısında şok oldum.Bu bir rahatsızlık değil doğuştan gelen bir şey yapacak hiç bir şey yok dediler.Çok üzüldüm ve okuluma ara verdim.Memlekete geri döndüm.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3530
    • Profili Görüntüle
 

Yaklaşık sekiz ay memlekette kaldım.Bir öğrenci evine kapattım kendim sürekli dini kitaplar okudum.Sohbetlere gittim.Çok iyi arkadaşlarım oldu.Zaman zaman vaktimi köydeki kahveci arkadaşımın yanında geçiriyordum.Kahvede karşılaştığım yakışıklı uzun boylu bir abi vardı.Güçlü duruşuna konuşmasına yürümesine özellikle de neşeli tavırlarına hasta oluyordum.Bu arada babamla aram yavaş yavaş düzeliyordu.Hayatımın en güzel ikinci yılını yaşıyordum.Yeni bir tarikatla tanışmıştım ve müthiş derecede etkilenmiştim.O yıl öylece geçti ve yaz tatilinin ortasında tekrar okuduğum şehre döndüm.Artık giyimimle kuşamımla ve tavırlarımla tam bir cemaat insanı olmuştum.CEMAATİN YAPTIĞI FAALİYETLERE KATLIYOR DESTEK OLUYORDUM.Senenin başında beni cemaatte bir eve abi yapmışlardı.Yarım dönem bu vazifeyi yerine getirmeye çalıştım.İkinci dönemde ilçeye gitmemi istediler ve memnuniyyetle kabul ettim.Dönemin sonuna kadar orda kaldım orayı çok sevmiştim fakat bir sorun vardı.Başımızdaki insan benden çok hoşalanmıyordu ve beni göndermek istiyordu.İlçede olduğum günlerde memlekette kahvede konuştuğum abi istanbula çalışmaya gelmişti ve facebookıtan görüşüyorduk.Onu gerçekten çok seviyordum.Bir ilişkiyi daha kalbime gömmek istemedim ve kendisine onu sevdiğimi ondan hoşlandığımı söyledim.O kişi beni anlayışla karşıladı .Kendisinden böyle bir şey beklememem gerektiğini ve bana bu konuyu aşmam için yardımcı olacağını söyledi.Artık her gün onunla telefonda konuşuyordum.Çok mutluydum ve yalnızlıktan kurtulmuştum.Tam altı ay telefonda nerdeyse her gün konuştuk.O zamana kadar kimseden bu kadar hoşlanmamıştım ne derse yapardım.Bu arada ilçedeki beni sevmeyen şahsiyet amacına ulaşmış bir çok yanlış bilgiyle beraber beni ilçeden göndermeyi başarmıştı.Bu olay beni çok hayal kırıklığına uğratmıştı.Gönül verdiğim dava tarafından aşağılık gibi görülüyordum kimse yüzüme bakmıyor beni dinlemiyordu.Kendimi aforoz olmuş gibi hissediyordıum.Tam bu bunalımlı günlerde sevdiğim insan artık ona yük olduğumu söyleyerek beni terk etti.Yine yalnız kalmıştım hiç kimsem yoktu yine.Daha sonra sevdiğim kişiyle tekrar arayı düzelttik ve İstanbulda buluştuk.Bu buluşmada onu öpmeme ve sarılmama müsade ediyordu.Hayatımın en güzel günleri onun yanında geçiyordu.O sıralarda bir maddi sıkıntı yaşamıştı ben de ona para göndermiştim.Bu kişi onu çok sevdiğimi ne isterse yaptığımı bildiği için benden zaman zaman para istiyor ben de bu isteği yerine getiriyordum.Ona bağımlı hale gelmiştim adeta.Zaman zaman bana kızıyor ayrılıyoruz bazende tekrar barışıp güzel günler yaşıyorduk.Ondan çok cinsel beklentim yoktu sarılıp öpmek yetiyordu oda buna kızmıyordu.Üçüncü sınıfa kadar böyle geçti.Bir gün onun nişanlandığını öğrendim.Nişanlandıktan sonra beni kendisinden soğutmaya başladı ve o günden sonra sadece bir kere buluştu.Cemaatteki itibarım ilçeden geldikten sonra hiç düzelmedi.Ama orayı çok sevdiğim için oradan hiç ayrılmadım.Üçüncü sınıfın yaz tatilinde sevdiğim insan evlendi.Düğün kartlarını beraber dağıtırken onunla geçirdiğim son dakikalar olduğunu biliyordum.Düğününe katıldım.Hayatımın en acı günü oldu.Herkez çok mutluydu .Ben çok perişan bir haldeydim.Daha sonra çok görüşemedik ama ben bu duruma alıştım.Dördüncü sınıfta artık bir işim vardı hem okuyor hem para kazanıyordum.Ayrıca okuldaki sosyal faliyetlerde iyi olduğum bir yıl olarak geçti.Okul bitmişti ama ben okulu bitirememiştim.şu an yine hem çalışıyorum hem okumaya devam ediyorum.Memlekete gittikçe de eski aşkımı görüyorum.Ama ona karşı artık bir abi hissinden başka bir şey gerçekten hissetmiyorum.Bu arada atladığım bir husus Kaçın oldu.Kaçını internette görmüş televizyon proğramını izlemiştim.Adreste İstanbul yazdığı için çok ilgilenmemiştim.Daha sonra enteresan bir şekilde onun yaşadığım şehirde olduğunu öğrendim.Telefon numarasına ulaştım.Evinde yaklaşık iki saat beni dinledi .Uzun ve masraflı bir tedavi reçetesi çıkardı.O an cesaret edemedim.Daha sonra her taraftan karşıma çıkmaya başladı.Ben her defasında korkuyordum.Artık kendimi düzgün gördüğümden bu işe başlamak istemiyordum.Daha sonra son karşılaşmamızda eski bir hastasıyla görüştük çok memnun kaldığını şiddetle tavsiye ettiğini söyledi.Ben kendisine HERKÜL diyorum.Artık hakkımızdan hayırlısı.....