Gönderen Konu: ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ GENÇ KIZLARIN EN ÖNEMLİ PROBLEMİ:DÜŞÜK ÖZ DEĞER  (Okunma sayısı 262 defa)

bureax

  • Yönetici
  • Acemi Üye
  • *****
  • İleti: 62
    • Profili Görüntüle
ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ GENÇ KIZLARIN EN ÖNEMLİ PROBLEMİ:DÜŞÜK

ÖZ DEĞER

14-17 yaş dilimi ergenlik döneminin en zorlu yıllarıdır.Bu yaşlarda ergen hızlı bir duygusal
değişim sürecine girer.Gencin gerginliği evde çeşitli sorunlara neden olabilir.Bunun yanında
biyolojik değişiklikler,kültürel beklentiler,duygusal gerilim ve olası travmalar genç kızın bu
kriz dönemini başarıyla atlatmasını engelleyebilir.Ergenlik döneminde kız çocukları,erkek
akranlarına göre psikolojik rahatsızlık geçirmeye daha yatkındırlar.Özelikle ergen kızlar,
erkeklerden daha fazla depresyona girmekte ve intihara daha eğilimli olmaktadır.
Ergenlikle birlikte kız çocuklarının öz değerleri azalıyor
Araştırmalar ergenlikle birlikte çocukların öz değerlerinin düştüğünü göstermektedir.Fakat kız
çocuklarında öz değerin azalması erkek akranlarına göre daha belirgindir.Ergenlik dönemi
hızlı biyolojik değişiklikleri de beraberinde getirir.Erkek çocukları için fiziksel görünümün
daha erkeksi hale gelmesi,sesinin kalınlaşması,kaslarının güçlenmesi gibi değişiklikler arzu
edilen gelişmelerdir.Halbuki aynı durum kız çocukları için geçerli değildir.Genç kızlar
fiziksel görünümleri ile daha ilgili oldukları için,yeni görünümlerini kabullenmekte zorluk
çekebilmektedir.Kız çocukları her ne kadar fiziksel olarak,erkek akranlarından daha hızlı ve
daha önce gelişmeye başlasalar da,henüz bu değişikliklerle başa çıkabilecek duygusal
donanıma sahip olmayabilirler.Fiziksel olgunlaşma ile duygusal olgunlaşma arasındaki
kopukluk genç kızı strese sokmakta ve öz saygısını azaltmaktadır.Bir de bunun üzerine
toplumun ve ailenin beklentileri eklenince,pek çok genç kız kendisini yetersiz hissetmekte ve
kendisine olan güveni kaybetmektedir.
Öz değer nedir?

Öz değer kişinin kendisine verdiği değer ve kendisini algılama biçimidir.Öz değeri yüksek
olan kişiler kendilerine,dolayısıyla etrafındaki insanlara güvenirler.Bazı zamanlar kendimizi
yetersiz ve güvensiz hissetmemiz normaldir.Mesela,bazen işimizde ya da sosyal
ilişkilerimizde başarısızlığa uğrayabiliriz.Fakat bu başarısızlığımızın bizi değersiz bir insan
yaptığını düşünmeyiz.
İnsanlar kendilerini değersiz hissettiklerinde,başkalarının da onlar hakkında öyle hissettiğini
zannederler.Öz değeri düşük insanlar,etrafındaki insanların onları yeterince
sevmediklerini,onu ezmeye çalıştıklarını ve aşağı gördüklerini düşünürler.Bu düşünceler
kişiyi,diğer insanları aşağı görmeye,kaba davranmaya,ezmeye çalışmaya itebileceği
gibi,bazen yalnızlığa da itebilir.Öz değeri düşük olan kimseler,bir müddet sonra bu
duygulardan kurtulmak için pek çok tehlikeye açık hale gelirler.
Kendine olan güvenin ve saygının kaybı ise,ergenlik döneminde genç kızlar arasında çok
yaygın olan depresyon,yeme bozuklukları,içki-sigara tüketimi ve erken cinsel ilişkiye girme
gibi problemlere neden olabilmektedir.
Ergenlikte genç kızların öz değerini düşüren faktörler nelerdir?
Öz değer,doğumdan itibaren bebeğin önce anne ile ileriki yaşlarda ise yakınındaki diğer
insanlarla;baba,kardeşler,evin büyükleri,arkadaşlar,öğretmenler gibi,etkileşimi neticesinde
şekillenir.Evde çocuğa değer verilmesi,sıkıntılarının önemsenmesi,başarabileceği
sorumlulukların verilmesi ve bunların takdir edilmesi çocuğun öz değerini pozitif yönde
artırıcı tutumlardır.Öz değer sürekli değişken bir yapıdadır.Özellikle,ergenlik gibi stresin ve
karmaşanın yoğun yaşandığı dönemlerde,çok daha kırılgan olabilmektedir.
1.Ailenin ve toplumun yüksek beklentisi genç kızın güvenini sarsıyor
Çocuklar,gençliğe adım atana kadar,kendi yeteneklerinden ve sorumluluklarını yerine
getirebileceklerden şüphe etmezler.Fakat ergenlikle birlikte bu durum tersine döner.Hızlı
biyolojik değişimler ve toplumsal etkiler gencin kendine olan güvenini sarsabilir.Özellikle

toplumda genç kızlardan beklenilen davranışlar daha kesin sınırlarla ve katı bir şekilde
çizilmiştir.Genç kızın bu sınırların dışına çıkması ailesi ve çevresindeki insanlar tarafından
tepkiyle karşılanır.Örneğin;15-16 yaşlarındaki bir genç kızın çocuksu hareketleri yadırganır
ve eleştirilere hedef olur.Sürekli eleştirilen ve davranışları kontrol altında tutulan genç kızlar
bir müddet sonra kendine güvenlerini ve özsaygılarını yitirebilmektedir.Ailenin genç kızdan
yapabileceklerinin fazlasını istemesi,gencin kendisini olumsuz algılamasına neden
olmaktadır.Mesela;annenin kızından kendisi kadar temiz ve titiz olmasını beklemesi veya
notları düşük olduğu için sürekli eleştirmesi genç kızın kendisini “ben beceriksizin tekiyim”
gibi olumsuz bir şekilde algılamasına neden olabilmektedir.
2.Günümüzün değişen güzellik standartları yeme bozukluklarının en önemli sebebi
Ergenlikle birlikte,genç kızlar daha kadınsı bir görünüm alırlar.Fakat bu görünüm çoğu
zaman,özellikle medyada dikte edilen güzellik standartlarına uymaz.Mesela,genç kız bir
manken kadar zayıf değildir,boyu yeterince uzun değildir,yüzü sivilcelidir.Gencin fiziksel
görünüşünden memnuniyetsizliği öz değerinde yıkıcı etki yapmaktadır.Özellikle 11-12
yaşlarındaki kız çocukları bedenlerindeki değişikliklere karşı çok duyarlıdır.Bu yaşlarda
beden görünümleriyle ilgili sorun yaşayan bir çocuğun,16 yaşında yeme bozukluğu yaşama
riski daha fazladır.
Günümüzde ergen kızlar arasında yayılan bir hastalık:Yeme bozuklukları
Tüketime dayalı pek çok sektörün hedef kitlesini genç kızlar oluşturmaktadır.Yazılı ve görsel
medyada çizilen güzellik standartlarını yakalamak için gençler yarışır hale gelmiştir.Bu
standartları yakalayamayan genç kızlar ise hızla bunalıma sürüklenmekte ve yanlış beslenme
alışkanlıkları edinmektedir.Pek çok genç kız güzellik uğruna aç dolaşmakta,bazen bu açlık
anoreksia nevroza (genç kız bedenini yanlış algılar.Zayıf olsa dahi,kendisini aşırı şişman
bulur ve yemek yemeyi reddeder.),blumia nevroza (yine kilo alma kaygısından

kaynaklanır.Genç kız aşırı yer,fakat daha sonra yediklerini çıkarır) gibi ergenlikte görülen
psikolojik rahatsızlıklara neden olmaktadır.
3.Genç kızlar çekici görünerek öz değerlerini artırmaya çalışıyorlar
Çağımızda insanlar kendilerini;görüntüleri,sahip oldukları veya kariyerleri ile tanımlama
eğilimindedir.Kendini,aslında kendisi olmayan şeylerle tanımlayan insanlar,ellerindekini
kaybedince benlik yıkımı yaşamaktadır.
Bir çok ergen kız,dış görünüşlerini benliklerinin en önemli parçası olduğunu
düşünmektedir.Yani genç kızlar kendilerini değerleri,kişilikleri,ahlaki erdemleri,entelektüel
kapasiteleri ile tanımlamak yerine,bedenleri ile tanımlıyorlar.Genç kızlara yönelik pek çok
yayın bu görüşü beslemektedir.Örneğin,kadın dergilerinde,reklamlarda,televizyon
programlarında “ideal kadın zayıf ve güzel olur” mesajı verilmekte,zayıf olmak sağlıklı bir
yaşam gereği olarak değil,güzellik şartı olarak sunulmaktadır.
4. Öz değeri düşük olan gençler,akranlarının baskısına direnemiyorlar
Ergenlikte arkadaş ilişkileri daha fazla önem kazanır.Gençler,yaşıtları arasında kendilerini
daha rahat ifade edebilir ve daha değerli hissederler.Akran ilişkileri bir gruba ait olabilmeyi,
dolayısıyla değerli olma duygusunu da beraberinde getirir.Bazen gençler,kendilerini bir gruba
kabul ettirmek için yanlış davranışlarda bulunabilirler.Ya da kendisi yanlış olduğunu düşünse
bile,gruptan dışlanmamak için,akran baskısına göz yumabilir.Sigara,alkol gibi pek çok
bağımlılığın arkadaş grubu içerisinde edinildiği unutulmamalıdır.Mesela,genç kız
arkadaşlarının “ana kuzusu” diyerek alay etmelerinden endişe edebilir ve çağırdıkları her yere
gidebilir.
5.Toplumda genç kızlara yeterince olumlu mesaj verilmiyor
Toplumumuzda kız çocuklarına sunulan imkanlarla,erkek çocuklarına sunulan imkanlar eşit
değildir.Mesela,pek çok aile kız çocuğunu okutmayı gereksiz ya da lüks görüyor.Genç
kızların akademik başarısı,erkek akranları kadar önemsenmiyor.Annelerin kızları için en

büyük hayali,bir doktor ya da mühendis olması değil,bir doktor ya da bir mühendisle
evlenmesi olunca,genç kızların akademik başarıları göz ardı edilebiliyor.Ayrıca,ergenlikle
birlikte genç kızlar sık sık sözlü ve fiziksel tacize maruz
kalıyorlar.Sokakta,televizyonlarda,maçlarda,okulda ve hatta evlerde kadın veya genç kız
olmak,olumsuz bir şeymiş gibi telaffuz ediliyor.Kadın olmak çoğu zaman cinsel mahiyetiyle
vurgulanıyor.Bu durum genç kızların cinsel kimliklerini kabul etmelerini zorlaştırıyor.
Genç kızların,özellikle ergenlik döneminde öz değerlerinin beslenmesi gerekir
Ergenlikte yaşanılan pek çok psikolojik rahatsızlığın temelinde öz değer eksikliği
yatmaktadır.Sağlıklı bir nesil için genç kızların ebeveynleri ve eğitimciler tarafından daha
fazla desteklenmesi ve öz değerlerinin olumlu yönde geliştirilmesi gerekmektedir.Bunun için;
 Ergenliğe kadar bir çocuk kim olduğu veya bu dünyadaki rolü ile ilgilenmez.Hayat
dolu,neşeli ve ilgilidir.Fakat ergenlikle birlikte,çocuk kimliğini aramaya başlar,sürekli
kendisi ve bedeniyle ilgilenir.Bu dönemde genç kız aşırı sinirli,alıngan,hırçın ve
eleştirel olabilir.Annenin bunun normal bir süreç olduğunu bilmesi ve kızına sabırla
yaklaşması gerekir.
 İhtiyaç duyduğunda orada hazır olduğunuzu kızınıza hissettirin.Problemlerini dinleyin
ve sıkıntılarını ,küçük bile olsa, önemseyin.Mesela;kızınız için o gün ne giyineceği,
önemli bir stres kaynağı olabilir.Bu konuda eleştirel yaklaşmak yerine ona yardımcı
olmaya çalışın.
 Kızınızı ergenlikte görülebilecek biyolojik değişiklikler hakkında bilgilendirin.Bu
değişikliklerin normal olduğunu ona zaman zaman hatırlatın.
 Kızınıza, onu, O yapan şeyin dış görüntüsü olmadığını,asıl önemli olanın taşıdığı
değerlerin,kişiliğinin,erdemlerinin olduğunu anlatın.

 Akranların baskısına karşı, ona dirençli olmayı öğretin.Mesela,kızınıza inançlarından
taviz vermemesi gerektiğini anlatın.Eğer yanlış olduğunu düşünüyorsa,gruptan
dışlanma ya da alay mevzu olma pahasına bile olsa “hayır” demesi gerektiğini öğretin.
 Sık sık iltifat edin.
 Sağlıklı beslenmesini sağlayın.
 Ona çeşitli faaliyet alanları açın.Spor yapmasını,sosyal aktivitelere katılmasını
destekleyin.
 Ergenlikte yaşadığınız deneyimleri onunla paylaşın.
 Kızınızın akademik başarısını takip edin.Birlikte mesleki bir amaç belirleyin ve bu
yönde ona destek olun.
 Okuldaki devam durumunu ve ders durumunu sık sık öğretmenleri ile görüşün.
 Arkadaşları,öğretmenleri veya kardeşleri ile yaşadığı problemleri dinleyin.Onu
suçlamak yerine gerçekte yaşadığı problemin ne olduğunu göstermeye çalışın.
 Ergen kızlarda görülen depresyonun en önemli nedeni bedenine karşı duyduğu
olumsuz hislerdir.Bu konuda hassas davranın.Görünümüyle alay etmeyin,başkalarının
alay etmesine müsaade etmeyin.
 Kızınız toplumdan,okuldan,dergilerden,dizilerden değeri ve dünyadaki yeri ile ilgili
sürekli olumsuz mesaj almaktadır.Bu mesajların farkında olun.Bunların anlamını
onunla tartışın.Ona örnek olabilecek kadınların hayatlarını anlatan kitaplar alın.
 Çocuğun yaşına uygun,politika,çevre,ekonomi,bilim konuları ile ilgilenmesini teşvik
edin.Bu konularda sınıf içinde tartışmalara katılmasını ve düşüncelerini savunmasını
takdir edin.
 Her ne kadar çağımız teknoloji çağı olsa da,genç kızlar teknolojik gelişmelerden,erkek
akranları kadar haberdar değiller.Kızınızın bilgisayar kullanmasını öğrenmesini
sağlayın.

 Ona her hangi bir tacize uğradığında,gelip size anlatabilecek kadar güven verin.
Psikolog Çiğdem Alparslan Karakuş