Gönderen Konu: KİM OLDUĞUMUZUN CEVABI ERGENLİK DÖNEMİNDE SAKLI  (Okunma sayısı 223 defa)

bureax

  • Yönetici
  • Acemi Üye
  • *****
  • İleti: 62
    • Profili Görüntüle
KİM OLDUĞUMUZUN CEVABI ERGENLİK DÖNEMİNDE SAKLI
« : 11 Aralık 2018, 20:54:46 »
KİM OLDUĞUMUZUN CEVABI ERGENLİK DÖNEMİNDE SAKLI

Ergenlik dönemi bir çocuğun yetişkine dönüşümünün hikayesidir. Bu hikayede genç
“Ben Kimim?” sorusunun cevabını arar. Bulacağı cevaplarla kendiliğinin tanımını yapar yani
bir kendilik kimliği oluşturur. Bu süreç psikolojide kimlik krizi olarak adlandırılır. Peki
kimlik krizi sürecinde genci neler beklemektedir ve aileler neler yapmalıdır
1.Genç kendilik fiziksel tasarımını oluşturacaktır.
Buluğ çağı ile birlikte, çocuk için sürekli ve tanıdık olan beden tasarımı, günden güne değişen
ve başkalaşan bir bedene doğru yol almaktadır. Kendilik fiziksel tasarımımız, fiziki
görüntümüz ile ilgili hissimizi belirler. Mesela, bazı ergen kızlar,aslında çok zayıf oldukları
halde,kendilerini aşırı kilolu hissettikleri için yemek yemeyi redederler. Yakışıklı
delikanlımız, yüzükdeki birkaç sivilceye öylesine takmıştır ki, kendini çirkin hissetmekte ve
sosyal çevrelerden kaçınmaktadır. Fiziksel görünümünü olduğu gibi kabul eden ve olumlu bir
beden tasarımı oluşturabilen genç bu aşamayı başarı ile tamamlayacaktır.
Aile ne yapmalıdır?
Ergenlik döneminin özelliklerini doğru anlamalıdır. Gencin bedeni ile fazlası ile uğraşmasını
anlayışla karşılayıp, onun duyguların incitmemeye dikkat etmelidir. Görünümü ile alay
etmekten, olumsuz eleştiri yapmaktan kaçınmalıdır.
2.Genç cinsel kimliğini netleştirecektir.
Bir erkek ya da kız çocuğu doğduğu zaman, ailesi onu cinsiyetine uygun şekilde yetiştirmeye
başlar.Sen kızsın ve şöyle davranmalısın;sen erkeksin şöyle olmalısın der. Ergenlikle birlikte
çocuk ailesi ve toplum tarafından kendisine kazandırılan bu cinsel kimliğin hissine varacak
yani kendisini erkek ya da kadın gibi hissedecektir. Bu hissi de karşı cins akranları vasıtasıyla
kazanacaktır. Genç aşık olacak, karşı cins tarafından beğenildiğini,kabul gördüğünü
hissedecek,sosyal ortamlarda kendini cinsel kimliği ile var etme imkanı bulacaktır.
Ergenlikle birlikte cinsel olgunlaşma başlar. Bu olgunlaşma sürecinde ,ergen hormonel bir
saldırıya uğramıştır. Bazen cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaktadır. Eğer gencin
yetiştiği çevre aşırı baskıcı ise, genç cinsel dürtülerinden dolayı utanç duyacak, kendisini
suçlu hissedecektir.Bu durumda bu arzularını yok sayarak ileride sağlıklı bir yuva kurma
şansını kaybadecektir. Eğer gencin yetişmiş olduğu çevre daha yumuşak ise,genç bu
dürtülerini kabul edecek sadece arzusunu kime karşı ve ne şekilde yönlendirmesi gerektiği
sorunu ile karşılaşacaktır. Ruhsal olarak sağlıklı gelişen bir genç bu arzusunu karşı cinsten bir
akranına,bir film yıldızına vs. yönlendirirken, ruhsal gelişiminde gedikler olan bir genç bu
arzusunu hem cinsine ya da aileden birisine yönlendirebilmektedir.Bu da beraberinde çeşitli
psikolojik rahatsızlıklardan başlayıp, intehara kadar sürüklenen acı tabloları getirmektedir.
Cinsel ilginin yönelim şekli ise gencin yetiştiği kültürel ortam,dini inançları ve değerlerine
göre belirlenecektir. Mesela, Amerikalı bir genç için cinsel ilşikiye girmek cinsel kimliğin

belirleyicisi iken, muhafazakar bir kültür çevresinde yetişen genç için bakışmak,
mektuplaşmak, el ele tutuşmak gibi flört düzeyinde kalan davranışlar cinsel kimliğin
oluşmasında belirleyici olacaktır.
Aile ne yapmalıdır?
Aile gencin cinselliğini kabul etmeli ve doğal karşılamalıdır. Genci utandırmamaya dikkat
etmeli, onun mahremiyetine saygı duymalıdır. Erken yaşlardan itibaren cinsel terbiye
vermelidir. Gencin cinsel kimlik oluşturma yolundaki eylemlerini,el altından desteklerken,
ailenin sahip olduğu değer yargılarına göre gerekli sınırları cinsel terbiye içinde çizmelidir.
3.Genç kimlik bocalamasından kurtulacaktır.
Ergen kimlik oluşturma sürecinde alternatif davranışlar,ilgiler,ideolojiler arasında çeşitli rol
denemelerine girişecektir. Tüm rol denemelerinin altında ise sosyal onay ve beğenilme
ihtiyacı olacaktır.Sosyal onay aldığı roller kalıcı olup kimliğinin bir parçası haline
gelirken,sosyal onay almadığı roller silinecektir. Genç bu süreçte bir süre gitar çalmakla
ilgilenirken, ilgisi spor yapmaya kayacak. Bir süre A partisinin gençlik kollarına takılırken,bir
müddet sonra tam tersi görüşlü bir partinin gençlik kolarına takılmaya başlayacaktır. Hayat
provasında bir sağa, bir sola yalpaladıktan sonra 20’li yaşlarda bu süreci başarı ile
tamamlayarak rol karmaşasından kurtulacak, kendine bir kimlik edinmiş olacaktır. Eğer genç
kimlik bocalamasından kurtulamaz ise hayat arenasında yaşam boyu yalpalamaya devam
edecek, 40’lı 50’li yaşlarda bile bir ergen gibi davranacaktır. Bazı ergenler, kimlik
bocalamasından kurtulmanın yolunu ters kimlik geliştirmede bulacaktır.Ters kimlik sahibi bir
kişi herşeye muhalefet eder.Kendisini girdiği her ortamda muhalefet ederek belli eder.
Aile ne yapmalı?
Aileler zaman zaman çocuklarının yaptığı bu rol denemelerinden rahatsız olmakta ya da
panik yaşamaktadır. Bazen gençe bilgiçlik taslayıp, onu engellemeye çalışmaktadır. Fakat
genç bu denemelerle kendini bulacaktır. Aileden aldığı değerlere aykırı olan roller, eğer genç
sağlıklı geliştiyse ve aile de bu konuda baskı yapmadıysa kalıcı olmayacaktır. Eğer aile aksi
yönde baskı yaparsa, genç işi inata bindirip istenmeyen rolü kalıcı hale getirecek ya da artık
rol denemelerine girişmeyip, pasif,girişimci ruhu olmayan bir birey olarak hayatını
sürdürecektir.

4. Kendine mesleki bir yol çizecektir.
Kimliğin önemli parçalarından biri de meslektir. Genç bu dönemde mesleki rol denemeleri
yapacak kendisine bir yol bulmaya çalışacaktır.
Aile ne yapmalı?
Genç ebevyninin bir uzantısı değildir. Ondan ayrı bir bireydir.Meslek seçerken kendi ilgi ve
yeteneklerine uygun alternatifler araştıracaktır.Aile bu arayışta onun önünü açmalı kendi

başarmak istediği ya da kendince mantıklı sebebleri olan meslekleri seçmesi için gence baskı
yapmamalıdır.
5.Genç kendine bir ideoloji belirleyecektir.
Bu dönemde genç dünyada ve ülkesinde olup bitenlerle yakından alakadar olacak, kendisine
ideolojik bir duruş belirleyecektir.Çünkü etrafında olan bir çok olayı, örneğin savaşları, siyasi
kavgaları,ekonomik krizleri anlamlandırması için bir ideolojiye ihtiyaç duyacaktır.
Aile ne yapmalıdır?
Ailesi ile fazla çatışmalı olan gençler özellikle ailesinin tersi bir ideoloji benimsemekte,bu
yolla adeta ailesinden intikam almaktadır. Genç farklı felsefi görüşler hakkında araştırma
yapabilir,onları benimseyebilir.Aile bu hususta mümkün olduğu kadar gençle çatışmamaya
dikkat etmeli, onun düşüncelerine önem verdiğini hissettirmelidir.Gereksiz tartışmalara
girmek yerine düşünce alış verişi yaparak onun bireyselliğini kabul ettiğini içtenlikle
gösterebilmelidir.

Psikolog Çiğdem Alparslan Karakuş