Gönderen Konu: ROMA  (Okunma sayısı 770 defa)

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3213
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
ROMA
« : 01 Şubat 2018, 09:24:55 »
ROMA

Türk'ün gözü yaşlıdır
kurşun gibidir aşkı da kavgası da
bileğini kim bükebilir
Tanrı'nın da Allah'ın da arslanıdır


Türk'ün
anası da yurdu da insanlığa armağandır
Türk demek kimdir deseler
Adem'dir Havva'dır
Kafkasların Balkanların
Baba'sıdır
Afrika'nın Orta doğu'nun
Ana'sıdır

Türk demek
insanlığın kınalı kuzusu demektir
mazlumların düşmüşlerin
gözü yaşlı çocukların
dul kadınların umudu demektir...

Türk'ün imanı insanlığın kurtuluşu demektir.
Kıpkızıl bir elmanın peşinden koşan adamdır
Türk demek....

Bu kavga kıran kırana Mekke'de Medine'de başlar
Bu aşk  Şam'da Bağdat'ta İstanbul'da içimizi yakar
Mezardaki dedelerimizin nenelerimizin
Yüreği temiz olan anaların babaların vasiyetidir
Roma, Türk'ün imanıdır cennetidir...

1 Şubat 2018
10:25
Edirne 


psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3213
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: ROMA
« Yanıtla #1 : 01 Şubat 2018, 10:05:48 »
TÜRK AYDINI GENÇ NESLİN YEMİNİ

Hüseyin KAÇIN

www.huseyinkacin.com

Tarihi bir anıt gibi, som altından yekpare bir sütun gibi aydınlatan, Türk Milleti'nin kaderini ve geleceğini yüklenerek üzerime, yılmadan yürüyeceğim.

Bu öz bilinçle, önüme kurulacak bütün engelleri ve tuzakları kararlılıkla aşacağıma dair yeminimi, bir tohum gibi her seher vakti yüreğime ekiyorum. Ben yılmaz ve sarsılmaz şahsiyetimle istikbalin Türk Aydınıyım. Ben gelecekte değil şimdiden büyük bir kudreti bağrımda taşıyorum. Yarın büyüyecek olan değil bugün büyük olan asil soyluyum. Türklüğüm, kudretimdir, şanımdır ve şerefimdir. Bu uğurda  yüreğime ve rüyalarıma değin saran bir heyecanla çalışmak  ana rahmindeyken tarihin kaderime damgaladığı  kutlu bir ödevdir.

Fikren, ilmen, bedenen güçlü ve yüksek karakterli bir neslin hür bir ferdi olarak sesleniyorum.

Ulu Tanrım!

Endülüs ve Bağdat'a Ağıt yakmayacağım. Ağlamak kaderim değil artık. Şanlı mazinin horasan erenleri gibi istikbalin Türk Aydını olarak Endülüs'ü ve Bağdat'ı diriltecek kudreti diliyorum.

Ulu Tanrım! Kanadı incinmiş, karnı acıkmış bir serçenin ötüşünü duyar ve anlarsın. Yardımını esirgemezsin. Türk Milleti'nin istikbaline olan inleyişlerime merhamet eder misin?

Yeminim istikbalin her gününü, her saatini, her saniyesini ve hatta varsa eğer saniyenin içindeki zamanları da kuşatacaktır. Şahsiyetim, boş uğraşlarda, zevklerde, seyirlerde değil, beyinsel düşünce dünyamda mazinin bilgisini kuşatarak ve istikbale yenilenerek yol alan kudreti yeşerterek olgunlaşmaktadır.

Roma'nın bütün kentleri, Sibirya'nın buzlu yolları, Afrika'nın çölleri ve Balkan'ların yıkılmış minareleri merhametime hasret beni beklemektedir. Kainat, (alınyazısı ile birlikte) benim yüreğimin genişliğini öz ülke edinmek için Tanrı'ya yalvarmaktadır.

Aşkla doğdum, Aşkla yaşayacağım, Aşkla öleceğim.

Benim aşkım anlatılmadı hala genç delikanlılara ve kızlara. Geleceğin anneleri daha şanslıdır. Kudretli Destanımı anlatacaklar yavrularına, yüreklerindeki ve gözlerindeki kıvançla. Benim aşkım sadece bir  yüreği değil, hücrelerine değin kainatı kuşatacaktır.

Hafıza sarayımda, Hazreti Mevlana, gecen her demin ardından yarın yeni bir şeyler söylemek için gülümseyecek, Farabi, mutluluk adına seslenecek, Fuzuli beyitlerini terennüm edecek, Mehmet Akif, Çanakkale Şehitlerinden seslenen bir Bülbül gibi hitap edecek bana ve yol arkadaşlarıma. Tarihin bütün kudretli şahsiyetleri ölmemişlerdir. Beyinsel düşünce dünyamın ve yüreğimin kutlu konuklarıdır. Gerektiğinde yitirdiği hikmeti Batıdan alacak ve Dante ile birlikte haykıracak:

Ey yurt! Ey yurttaşları birbirine bağlayan duygu!

YARIN YENİ ŞEYLER SÖYLEYECEĞİME DAİR YEMİN EDERİM.

http://escinselterapi.net/forum/index.php?topic=863.0


psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3213
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: ROMA
« Yanıtla #2 : 01 Şubat 2018, 10:06:32 »
Ecel Saati
_______________________________________________
Yil 1480. Fatih Sultan Mehmet, Italya'nin ucundaki Otranto'yu ele geçirmeyi kafasina koymustur. Gedik Ahmet Pasa'nin toplari kentin surlarini döverken kenti korumakla yükümlü Ispanyollar kaçmislardir; kurtarici Dük Alfonso ise ortalarda yoktur. Napoli Krali Aragon'lu Ferrante, kendi derdine düsmüstür. Napoli her zamanki gibi borç içindedir. Komutan Zurlo bir avuç balikçiyla birlikte kenti Türklere karsi savunmaya karar verir. Kimi kentin surlarinda, kimi Türkler kenti aldiktan sonra yeralti mahzenlerinde, kimi de kafasi kesilerek öldürülen bu saf balikçilarin öyküsünü anlatan Ecel Saati, Kazancakis ve Panait Istrati gibi ustalarin izlerinden giden bir roman; yoksulun ve aci çekenin romani. Tanrilarinin seytan olduguna inanilan ürkütücü Türkler; aski yüzünden kenti terk etmeyip surlarda vurulan çocuk ruhlu Don Felice; kocasi Antonio ve Don Felice arasinda mutlulugu arayan çiplak ayakli çilgin Idrusa; aski yüzünden kuzey rüzgarina meydan okuyacak kadar küstahlasan genç Antonio; iyi yürekli Halil Bey; her sey olup bittikten sonra kenti geri almaya gelen asker kafali Dük Alfonso, Maria Corti'nin romaninin baslica kahramanlari. Ecel Saati, aci bir olayi anlatan, elbette hüzünlü, ancak mizah yönü de eksik olmayan, saf, cahil insanlarin varolusa ve yasama karsi duruslarini tüm içtenligiyle vermeyi basarmis, sicak bir roman. Akici anlatimi, zengin simgeleriyle okura ulasan bir roman. Tam bir Akdeniz romani.

ROMA MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN FETHEDİLMEDEN KIYAMET KOPMAZ .

http://escinselterapi.net/forum/index.php?topic=152.0

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3213
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: ROMA
« Yanıtla #3 : 10 Haziran 2019, 16:29:26 »
TÜRK AYDINI GENÇ NESLİN YEMİNİ

Tarihi bir anıt gibi, som altından yekpare bir sütun gibi aydınlatan, Türk Milleti'nin kaderini ve geleceğini yüklenerek üzerime, yılmadan yürüyeceğim.

Bu öz bilinçle, önüme kurulacak bütün engelleri ve tuzakları kararlılıkla aşacağıma dair yeminimi, bir tohum gibi her seher vakti yüreğime ekiyorum. Ben yılmaz ve sarsılmaz şahsiyetimle istikbalin Türk Aydınıyım. Ben gelecekte değil şimdiden büyük bir kudreti bağrımda taşıyorum. Yarın büyüyecek olan değil bugün büyük olan asil soyluyum. Türklüğüm, kudretimdir, şanımdır ve şerefimdir. Bu uğurda  yüreğime ve rüyalarıma değin saran bir heyecanla çalışmak  ana rahmindeyken tarihin kaderime damgaladığı  kutlu bir ödevdir.

Fikren, ilmen, bedenen güçlü ve yüksek karakterli bir neslin hür bir ferdi olarak sesleniyorum.

Ulu Tanrım!

Endülüs ve Bağdat'a Ağıt yakmayacağım. Ağlamak kaderim değil artık. Şanlı mazinin horasan erenleri gibi istikbalin Türk Aydını olarak Endülüs'ü ve Bağdat'ı diriltecek kudreti diliyorum.

Ulu Tanrım! Kanadı incinmiş, karnı acıkmış bir serçenin ötüşünü duyar ve anlarsın. Yardımını esirgemezsin. Türk Milleti'nin istikbaline olan inleyişlerime merhamet eder misin?

Yeminim istikbalin her gününü, her saatini, her saniyesini ve hatta varsa eğer saniyenin içindeki zamanları da kuşatacaktır. Şahsiyetim, boş uğraşlarda, zevklerde, seyirlerde değil, beyinsel düşünce dünyamda mazinin bilgisini kuşatarak ve istikbale yenilenerek yol alan kudreti yeşerterek olgunlaşmaktadır.

Roma'nın bütün kentleri, Sibirya'nın buzlu yolları, Afrika'nın çölleri ve Balkan'ların yıkılmış minareleri merhametime hasret beni beklemektedir. Kainat, (alınyazısı ile birlikte) benim yüreğimin genişliğini öz ülke edinmek için Tanrı'ya yalvarmaktadır.

Aşkla doğdum, Aşkla yaşayacağım, Aşkla öleceğim.

Benim aşkım anlatılmadı hala genç delikanlılara ve kızlara. Geleceğin anneleri daha şanslıdır. Kudretli Destanımı anlatacaklar yavrularına, yüreklerindeki ve gözlerindeki kıvançla. Benim aşkım sadece bir  yüreği değil, hücrelerine değin kainatı kuşatacaktır.

Hafıza sarayımda, Hazreti Mevlana, gecen her demin ardından yarın yeni bir şeyler söylemek için gülümseyecek, Farabi, mutluluk adına seslenecek, Fuzuli beyitlerini terennüm edecek, Mehmet Akif, Çanakkale Şehitlerinden seslenen bir Bülbül gibi hitap edecek bana ve yol arkadaşlarıma. Tarihin bütün kudretli şahsiyetleri ölmemişlerdir. Beyinsel düşünce dünyamın ve yüreğimin kutlu konuklarıdır. Gerektiğinde yitirdiği hikmeti Batıdan alacak ve Dante ile birlikte haykıracak:

Ey yurt! Ey yurttaşları birbirine bağlayan duygu!

YARIN YENİ ŞEYLER SÖYLEYECEĞİME DAİR YEMİN EDERİM.

https://www.habervakti.com/turk-aydini-genc-neslin-yemini-roma-muslumanlarca-fethedilmeden-kiyamet-kopmaz-makale,1538.html