Gönderen Konu: EŞCİNSEL OLMA KORKUSU YAŞAMAK ve EŞCİNSELLİKTEN KURTULMAK MÜMKÜN MÜDÜR?  (Okunma sayısı 3304 defa)

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ilk terapiye gelirken biraz endiseliydim, beni kimse gorur mu diye. Kendimi oraya gelen insanlardan biraz farkli goruyordum benim durumum daha farkli oldugu icin,  benimki sadece kafamin icinde oldugu icin, hala da oyle goruyorum ama bu konuda yardim aldigim gercegini biraz da olsa kabullenmis oldum. Boyle fazla yazi yazmak benlik bir sey degil aslinda ama bugun konustuklarimiz da aklimda kalsin diye yazmaya karar verdim.

Sonucta bir seyin farkina vardim. Aslinda erkeklik , oyle cok kasli, cok uzun boylu ya da cok guclu olmak anlamina gelmiyor. Erkek olmanin olcusu kac kizla yattigin, yatakta ne kadar iyi oldugun da degil. Bir kiza deger verdigin, bir kizi sevdigin zaman kendini erkek gibi hissediyosun. Hocamin dedigine gore zaten o zaman benim daha keyfini alamadigim seksin keyfini aliyorsun.

Benim su ana kadarki cinsel tecrubelerim hep bir sinav oldu benim icin, on sevisme kismindan hep keyif aldim ama birlesme kismi bir an once bitmesini istedigim bir odev gibiydi.

Bunun sebebini erkekligimi cinsellige baglamam olabilecegini soyledi hocam. Onun disinda sevgi ve cinselligi hep ayirmistim birbirinden.

Sonucta ust uste gelen bir cok faktor, benim su anki duruma gelmemin nedeni olmustu. Ben disaridan her seyi mukemmel gorunen, arkadas cevresi genis, kizlarla arasi iyi olan biriydim ama aslinda yaptigim hep tribunlere oynamakti.  Bu surede hayatima bir cok kiz girdi ama bu hicbir seyin cozumu degildi.

Kucukken ana kuzusuydum, ben buyudum, o kucuk erkeksi olmayan halimden yillar sonra daha erkeksi bir adam oldum ama hala icimde cozemedigim bir seyler var ki kizlarla iliskiye girerken sikinti yasiyorum ve fantazi dunyamda garip escinsel fetislerim var.

Ben hayatimda ciddi ciddi ilk defa cinselligimi sorguladigim su son bir haftada bazi seyler ogrendim. Oncelikle escinsellik veya escinsel duygular secim degil ama bir psikolojik rahatsizlik (hic degilse bendeki). Erkek kizdan hoslanir ve kizi sever, bu sevgi cinselligi dogurur. Ben erkekligim ile ilgili kuskularimi kaldirip cinselligi sevginin bir uzantisi olarak gormeliyim.

Artik kafamda iki escinseli bir sey yasarken dusundugumde, cocuklugunda babalari ile sorunlar yasamis iki erkegin bu sorunlari cinsel iliskiye girerek bilincaltinda cozmeye calistiklarini goruyorum.

Daha terapiden cikali uc saat oldu ama hic yalanim yok, su an bile instagramda kizlarin resimlerine bakarken icim daha bir hos oldu. Umarim birbirimize karsilikli deger verdigimiz bir kizla guzel seyler yasayacagim ve cok da uzak olmayan bir zamanda seks bu dogal surecin guzel ve keyifli bir parcasi olacak, erkekligimin bir olcutu degil.

Allah yardimcim olsun
« Son Düzenleme: 17 Ocak 2018, 13:24:26 Gönderen: psikolog »

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: EŞCİNSEL OLMA KORKUSU
« Yanıtla #1 : 08 Ocak 2018, 08:01:47 »
Bugun daha keyifli ve daha kendimi bilerek geldim terapiye. Ilk terapide Hocam baska bir arkadasi cagirmisti ve onla konusmak iyi gelmisti, bu sefer de yine iki arkadas sonradan bana katildi ama iyi geldi mi gelmedi mi emin olamadim. Bir yandan benim durumumdan cok daha kotu durumda olanlari gormek hic degilse yalniz olmadigimi farketmemi sagladi. Diger yandan ise Huseyin Hocanin sen de lisede kendini degistirmeseydin onlar gibi escinselligi benimseyip erkeklerle iliskiye girebilirdin demesine kafam takildi. Bilmiyorum bence ben hicbir zaman oyle olmazdim, ama araya girmedim diger arkadaslarin duzelme hevesini kirmamak icin. Aslinda buna takiliyor olmam da surecin bir parcasi olabilir, sonucta arkadaslarin yasadigi psikolojik sikintilar ve aile yapilari asagi yukari benzerdi. Hic degilse simdilik bu konu ile ilgili Hocamdan baskasiyla konusmak istemedigime karar verdim.

Onun disinda terapiye basladigimdan beri genel olarak hayat enerjim artti, daha keyifli, daha ilimli ve bence en onemlisi daha icten bir insan olmaya basladim. Bunun sebepleri arasinda Nicolosi’nin internette yazilarini okumam ve videolarini da izlememin etkisi vardi cunku cogu yazida veya videoda kendi hikayemi gordum. Hayat hep bir mucadeleydi benim icin su ana kadar, surekli kendimi, erkekligimi ispat etmeye calistigim bir savasti. Kendimi hep herkesten yukarida goruyordum.

Sakalim ciksim istedim, daha uzun olayim istedim, daha genis omuzlu olmak istedim. Yani her zaman bir eksikligimi gidermeye calistim, hep ekstra bir sey yapmam lazimdi benim erkek olmak icin. Ama farkettim ki aslinda hic bir sey yapmama gerek yok, ben bu bedenin icindeyim, keyifliyim ve normalim. En guclu, en yakisikli, en uzun , en akilli olmama gerek yok. Normal bir erkek olmak mutluluk icin yeterli ve hatta gerekli; fazlasina ugrasmak ise yaninda mutsuzlugu ve psikolojik sikintilari getiriyor.

Sonuc olarak yillar sonra hic bir zaman olmadigim kadar kendimim. Bu vucudun icinde, butun hikayemi kabul ederek, hayatima daha iyi devam ediyorum.

Hep ezilmekten korktum hayatim boyunca ama aslinda bilinc altinda pasif olmaktan korktum, iste bu yuzden yalanci bir maskulen maskenin altina saklanip hayatimi yasadim. Benim kendi cikarimim su, pasif olmaktan, itilip kakilmaktan o kadar korktum ki; bilincaltim aktif oldugum, bir erkege tecavuz edebilecek kadar maskulen oldugum fantaziler yaratti. Kaba tabirle “sikilmemek icin sikmek zorunda hissettim” hep kendimi.

Iste artik bu derdim kabolmaya basladi, benden uzun benden yapili birini gordugum zaman duydugum kompleks azalmaya basladi.

Ben dogru yolda olduguma inaniyorum, zamanla bu komplekslerim iyice azalacak ve yine zamanla kizlara karsi olan seks istegim de artacak. Inaniyorum ki zamanla cinsel istekle seksi, seksle sevgiyi eslestirebilicem. Bunun icin de kendimi farketmem, gercekleri gormem, gerekirse aglamam ama en onemlisi kafamin icinden cikip hayata donmem lazim.

Allah yardimcim olsun

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Bugun 3. terapimdi, hayatima giren kizlardan cokca konustuk, fakat Huseyin Hocam bu konusmalarin bir yere varmayacagini soyledi Hakliydi da aslinda, daha once de yazdigim gibi hayatima 100 kiz daha girse de hicbir sey degismeyecekti, ben kendi icimdeki sorunlarimi cozmeden.

Annemle iliskimi gozden gecirmemi istedi Huseyin Hocam, annemi annem olarak degil de babamin esi olarak gormemi istedi. Bu dusunce degisikligi kesinlikle pozitif bir etki yaratti bende.

O hep beni her seyinin otesi koymustu, bana asiri sevgi gostermisti ve bu sevginin bende cok buyuk zararlari olmustu. Artik ona uzulmuyorum, sonucta o benim bozuk psikolojimin ve bozuk erkeklik algimin en buyuk sebebi. O yuzden bundan o uzulse de uzulmese de kendimi korumak icin elimden gelen her seyi yapicam. Oncelikle hayatima karismasina izin vermeyecegim.

Bu saatten sonra babamin esine eskiye nazaran, daha saygili, daha mesafeli ve daha az sevgiyle yaklasicam. Babama ise gercek bir baba oldugunu hissettiricem. O da bunu sonuna hakediyor mu bilmiyorum ama ben elimden geleni yapicam, cani sagolsun. Cunku ben annemin oglusu degil, babamin oglu olmaliyim.
Hic degilse benim bu terapiden cikardigim sonuc bu.

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
3. Terapiden sonra erkek arkadaslarimla tatile gittik, ayni odada kaldik, yine ara sira cinsel olmayan takintilarim hayattan keyif almamin onune gecti ama bu takintiyi tamamen unuttugum anlar da oldu. Sonuc olarak evden uzak oldugum bu tatilde, kendim oldugum, kendimi ifade edebildigim, hayattan keyif aldigim anlarin bazi ortak ozellikleri vardi. Bu anlarda dusunmuyor, bisey ispat etmeye calismiyor, kimseden daha uzun, daha kalipli, daha erkeksi olmaya calismiyor, kizlarla aramin ne kadar iyi oldugunu hissettirmeye calismiyor, sadece siradan normal bir erkek oluyordum. Eskiden benim icin bir kabustu bu; siradan olmak, ben herkesten ustundum cunku, cok farkliydim, cok yakisikliydim, biraz psikopattim ve psikopat olmak, bu sekilde anilmak hosuma gidiyordu. Dogruyu soylemek gerekirse psikopatligin getirdigini dusundugum hayali cazibeden bence daha tamamen kopamadim ama eminim ki kopacagim.

Normalligin keyfini yasadigim, kafamin icinin bos ve berrak oldugu anlarda cok duygusal hissettim kendimi, icimi ara sira bir aglama hissi kapliyordu ama son derece memnundum bu durumdan, yillardir hapsettigim dogal duygularimin aciga cikisiydi belkide. Ama guzel, keyifli bir aglama istegiydi bu. Bu sirada kadinlarin guzelligini daha cok farkettim, aklima bir kiz geldigi anda gun icinde olur olmaz ereksiyonlar yasadim. Bu ereksiyonlarin da bir anlami yoktu aslinda, benim erkekligimin bir olcutu degildi bunlar, dogal akisina biraktim ben de o yuzden, ereksiyonum kaybolmasin diye zorlamadim kendimi eskiden yaptigim gibi. Ve boyle olunca farkina vardim ki bu rastgele ereksiyonlar benim genelde yasadigim ereksiyonlarin aksine uzun suruyordu.

Fazla kitap okumam ben. Kitap okumak beni biraz gercek hayattan kopariyordu cunku. Peki gercek hayat neydi? Gercek hayat suydu bence; olaylari birinci kisi gozunden gormek, sadece bu. Kafamin icine giriyordum kitap okuyunca, gercek dunyadan kopup yine erkekligimi sorgulamaya baslayabiliyordum. Ben hic bir zaman hayatimi birinci gozden yasamadim, birinci kisi gozunden hayati yasamak cok spontandi cunku, beni kirabilir, incitebilirdi. Ben hep ucuncu kisi gozunden izledim kendi hayatimi; vucudum, hayatim aslinda tamamen benim degildi, ben sadece izleyiciydim. Benim hayal ettigim istisnasiz her sey ucuncu gozdendi. Kendimi disaridan izliyordum.

Iste bu yuzden fark ettim ki cozum aslinda cok da karisik degil. Kendi hayatimi, birinci kisi gozunden izlemek, hepsi bu.

Peki problem ne ki cozumu basit, problem escinsellik degil aslinda. Bende zaten asil problem bu degildi, cunku ben zaten escinsel degildim, hatta biseksuel de degildim. Ama benim problemim aslinda bu da degildi, yani problem cinsel degildi. Problem daha derin bir kisilik, bir erkekligi sorgulama problemiydi. Bu problemin nedeni ise cocuklugumda ve ergenligimde anne babamin yaptigi hatalardi.

Ilk cozum yontemi hayati birinci kisi gozunden izlemek, sonucta bu dunyada bu hayatta sadece benim gibi insanlar var, butun kurumlar, otoriteler kisacasi her sey sadece insan, baska bir sey degil, o yuzden korkacak bir sey yok. Cunku hepimiz asagi yukari ayniyiz. Dusundugum seyi tam olarak anlatamadigimi biliyorum, haftasonu yuz yuze daha iyi anlatirim insallah.

Ikinci cozum ise sorunun kaynagina inmek yani anne babaya. Bu hafta evde daha erkek gibi hissettim kendimi, annemle daha mesafeli babamla ise daha yakindim. Babamin esi (anneni babanin esi olarak dusun demisti Huseyin Hocam) yine arada bana canim guzelim gibi laflar soyledi ama mudahele etmedim, icimden bir ses zamanla bunlari soylemeyecegini hissettirdi bana. Icimde ara sira babamin esine karsi bir sempati, bir sevgi olusuyor fakat bilemiyorum bu hisleri engellemeye calissam mi calismasam mi. Bence en dogrusu beni bu kisilik bunalimina sokan insanin o oldugunu hatirlatmak kendime. Sonucta onun yuzunden hayat boyu sadece kizlara karsi duygusal ve fiziksel seyler hissetmeme ragmen cinsel sikintilar yasadim. Onun yuzunden hayatim tribunlere mukemmel bir hayat gibi gorunen fakat aslinda korku dolu bir hayat oldu. Cektigim acilarin nedeni o. Babamin esi cok baskin bir kadin. Son zamanlarda hayatimda ilk defa ona objektif bir gozle bakabiliyorum. Aslinda kendini oyle gostermese de cok dominant, hirsli, bakimli, biraz narsist, cinsel ve duygusal istekleri olan, erkeklerden hoslanan bir kadin.

Ona sempati gostermek ve onla yakinlasmak onu mutlu edebilir ama beni cikmaz bir dongunun icine atar. Biraz kafam karisik onunla olan iliskimde ne yapmam gerektigim ve nasil hissettigimle ilgili o yuzden bu yaziyi burada noktaliyorum.

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Besinci terapide yine Huseyin Hocam bana kizlar konusundan uzaklasip, aileye odaklanmam gerektigini soyledi. O konuda bazi gelismeler de oldu zaten. Babamla biraz daha yakinlasip, annemle uzaklastigimi farkettim. Annemi, babamin esi olarak gormek cok baska bir bakis acisi kazandirdi bana. Daha ataerkil bir aile yapisina ayak uydurmaya calistim kendimce ve etkili de oldu.

Anneme disaridan bir gozle baktim, sanki hic annem olmamis yani anne kavraminin bir onemi yokmus gibi, babamin sonradan aldigi bir kadin olarak baktim ve ancak bu zaman gercekleri gorebildim. Cunku bir erkek cocuk icin anne kavraminin bir onemi gercekten yok. Anne cocugu emzirir, belki 1-2 yasina kadar sahip cikar fakat sonra erkek cocuk babayla bir sevgi saygi bagi kurar. Cunku kadinlik ogrenilmez ama erkeklik ogrenilir, erkeklik bir basaridir. Erkeklik bir cocuga babasi tarafindan kazandirilir. Benim babam, babalik gorevini yerine getiremedi ama en buyuk suclu babam degil, onun erkekligini kucumseyen annemdi.

Babasindan bu ogretiyi almayan cocuk ise hayati boyunca kucuk yasta olusan narsist beyni icinde hapsolur. Bu kisilik ve cinsiyet bunalimi icinde her zaman escinsel olmaz, ben olmamisim mesela ama belli bir takim sikintilar var ki buradayim. Neyse fazla uzatmiyorum. Hocam siz istemiyorsunuz kendimi incelememi. Haklisiniz da, onemli olan benim su an ve bundan sonra hayatimda neleri degistirdigim.

Fakat kafami karistiran bur durum var, ara sira icimde bir kavga etme istegi doguyor. Hep cesur sanardim kendimi ama cok da degildim aslinda, hep dayak yeme ihtimalinden, sonrasinda konusulabileceklerden cekinirdim. Bazen kavga etmek istiyorum bazen ise bu istegin aslinda bir eksiklikten dogdugunu dusunup sakinlesiyorum. Bilmiyorum belki kavga etmek de gercek benligimin bir parcasidir. Gercek erkeklik ancak yalanci maskulen maskeyi cikarinca; kirilmaz, bukulmez adam imajindan vazgecip hayatin spontanligina kendimi birakinca ve her seye karsi savunmasiz hissedince ortaya cikiyor. Zaten bu savunmasizlik bu spontanlik hayata keyif veriyor. Yani dovusmek istesem de, dovusmek bana sacma gelsene hayata karsi savunmasiz olabilmeliyim. Belki de bu istegi olumlu ya da olumsuz olarak dusunmemem lazim. Sonucta ben bir erkegim; yeri gelir dayak yerim, yeri gelir atarim. Ne biri beni daha fazla ne de oburu daha az erkek yapar. Bunu anlamak benim icin daha onemli.

Genel olarak artik babamin esine saygili ve mesafeli davraniyorum, babamla aramda bir duygusal bag kuruyorum, su siralar erkek arkadaslarimla daha once olmadigi kadar kuvvetli arkadasliklar kuruyorum ve huseyin hoca bu konuda henuz fazla dusunmemi istemese de kizlara bakis acim da yavas yavas degismeye basliyor.

Kendimin, ve aslinda tum erkeklerin ne kadar cirkin kaba ve ozensiz yaratildigini, ayni zamanda kadinlarin guzel, narin ve ozenilmis yaradilisini farkediyorum. Ben zamaninda eski sevgililerime siddet uygulamistim. Simdi aklim almiyor, bir erkek bir cicegi nasil koparabilir?

Ben kabayim, cirkinim ve gucluyum bir kiza gore, o bana izin verirse onunla birlikte olurum, o bana siginir, ben onu korurum fakat ben nasil olur da ona el kaldirabilirim? Daha once abartildigini dusundugum kadina siddet konusunun vahimligini simdi anliyorum.

Ozetle; ben degismiyorum aslinda, kesfediyorum kendimi, gercek beni, korkmuyorum artik savunmasizim, savunacak bir sey yok cunku. Biz buyutuyoruz aslinda her seyi, yok yere utandiriyoruz kendimizi, hayat bir butun aslinda; gozlerimizin onunden gecen olaylarin bir butunu; maske takmaya, utanmaya, rol yapmaya gerek yok. Kendim olayim, hayatimi kendi gozumden izleyeyim yeter.


Benim hayatta hic bir kizin askina guvenerek narsistligimi beslemeye ihtiyacim yok. Ben cok yakisikli, cok akilli ya da cok ozel degilim. Ben normal bir erkegim, beni seven de bu yuzden sevsin.


Bir erkek cocuk icin anne kavraminin onemi gercekten yok. Anne cocugu emzirir, belki 1-2 yasina kadar sahip cikar fakat sonra erkek cocuk babayla bir sevgi saygi bagi kurar. Cunku kadinlik ogrenilmez ama erkeklik ogrenilir, erkeklik bir basaridir. Erkeklik bir cocuga babasi tarafindan kazandirilir. Benim babam, babalik gorevini yerine getiremedi ama en buyuk suclu babam degil, onun erkekligini kucumseyen annemdi. Benim babam bana erkek olmayi, kendisi gibi olmayi ogretmedi cunku beni kiskaniyordu. Annem onun erkekligini onore etmiyordu ve butun dikkatini bana veriyordu o da beni ve erkekligimi kiskaniyordu belki de icten ice “ bu cocuk kim ki, ben ondan daha erkegim “ diyordu.

Babam hep annemi opmeye calisir, annem de hep kacar, belki sadece bir kere bile annemin babami opmeye calistigini ya da hic degilse karsilik verdigini gorseydim her sey degisirdi benim icin. Ama hic olmadi, hic bir zaman libidosuz, mukemmel anne imajindan vazgecmedi. Tanrisal, kadinsal istekleri olmayan, kendini cocuklarina adamis, dunyanin en mukemmel annesi imaji cizmeye calisti hep. Aslinda ben babamin esine disaridan baksaydim, cok yapmacik bulurdum, ama hic bakamadim iste; buna hic izin vermedi. Kendi mukemmel, libidosuz anne imajini hic bir zaman bozdurmadi.

Erkegin babasindan almasi gereken ogretiler vardir. Babasindan bu ogretiyi almayan cocuk ise hayati boyunca kucuk yasta olusan narsist beyni icinde hapsolur. Sevilmedigini farkeder ve sorunu baskalarinda degil, kendinde arar, sonra da bu sorunu yuceltip kendini ozellestirir. Bu kisilik ve cinsiyet bunalimi icinde her zaman escinsel olmaz, ben olmamisim mesela ama belli bir takim sikintilar var ki buradayim. Hep erkekligimi ispatlama ihtiyacim sapkin pornolara erekte olabilmem, baska bir adamin sevgilim ya da sevdigim kizi tatmin ettiginin fantezilerini kurmam, ve kizlarla cinsel iliskiye girme asamasinda sorunlar yasamam. Bunlarin hepsinin sebebi benim bu ogretileri almadigim icin kadin erkek farkini tam olarak kavrayamamis olmam.



Ben hep asiri kiskanc oldum sevgililerime karsi, onlarin benden daha erkeksi biriyle beni aldatabileceklerinden korktum, bu dusunceden nefret ettigim halde bunu dusunerek masturbasyon yaptigim zamanlar da oldu.



Benden daha az erkeksi birini gorunce kendimi cok iyi tam tersi olunca da cok kotu hissediyordum. Ama simdi farketmiyor. Ha ben daha uzunum, ha o daha sakalli, ha oburu daha kalipli, ha digeri her gun farkli bir kizla yatiyor; hepimiz ayniyiz. Hatta escinsel olan erkek bile ayni, o sadece yarali. Hepimiz erkegiz aslinda, hepimiz kizlardan hoslaniyoruz. Bir takim yarasi olanlar bunlari erkek erkege cinsel iliskiye girerek kapatmaya calisiyor bilincaltinda. Artik sadece uzuluyorum escinsellere, korkmuyorum eskisi gibi; aslinda normal adamlar hepsi; ama yaralilar ve psikolojik bir hastaliklari var tipki bipolar olmak gibi. Benim kendi gercek erkekligimi kesfim de ancak homofobimi yenmem ve escinsellerle ilgili gercegi farketmemle mumkun olur diye dusunuyorum. Cunku gercek su ki, benim de erkekligim ile soru isaretletim vardi. Belki escinseller gibi hemcinslerime karsi bir sey hissetmiyordum ama benzer kisilik bunalimlarini ben de yasiyordum. Iste bu yuzden, bunlari cozmek icin hayati gercekten oldugu gibi gormem ve aile iliskilerimi gozden gecirmem lazim. Bu surecin dogal bir parcasi olarak taslar yerine oturacaktir. Ben düz bir erkegim.


psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
I am Micheal; ben homoseksuellik problemi olan bir heteroseksuelim.

Hocam oneriniz ustune filmi izledim. Genel olarak filmi biraz tarafli buldum, Micheal karakteri buyuk ihtimalle escinsel lobinin baskisindan korkuldugu icin bir “yobaz” gibi lanse edilmis. Halbuki Micheal’in gercek hayattaki roportajlarinda hic de filmde yansitildigi gibi yobaz degil, son derece mantikli ve inancli bir insan oldugunu farkettim.

Isin enterasan kismi, Micheal’in baska bir roportajini siz bana bu filmi onermeden okumustum. Ve hatta sik sik donup baktigim bir roportajdi bu. O roportajdan ilgimi ceken bir kisim: “Heteroseksuellik ile kendi var olusunuzu butunluk ve ozgurluk duygusu icinde deneyimlersiniz; bunun icinde fiziksel var olusunuz da vardir. Kisinin kendisi olmasi gibi bir ozgurlugu vardir; normal olmak -surekli ortmeye calistiginiz bir aciginiz ile kavga halinde olmamaniz. Kendi bedeninizde oturuyosunuz ve onun sahibisiniz- butun o harika, Tanri lutfu, Tanrinin yarattigi insan bedeni.” Bu kisim roportajin Turkce cevirisinden bir alinti, aylardir notlarimdaydi. Benim hedefim de bu zaten; surekli ustunu ortmeye calistigim bir acigimin, bir mukemmellik arayisimin olmamasi.

Yani kisaca filmdeki Micheal’den ne ogrenebilirim bilmiyorum, isin dogrusu cok da hatirlamiyorum demek ki aklimda kayda deger bir sey kalmamis ya da ben anlamamisim. Filmin son kisimlarini bir kez daha izleyebilirim belki. Bunun yani sira gercek hayattaki Micheal’dan cok sey ogrenebilecegimi dusunuyorum. Bir kac roportajini buldum, aklima geldikce onlari tekrar tekrar okuyacagim.

Filmin guzel yani, bir degisim islemesiydi kendini escinsel olarak tanimlayip bununla gurur duyan bir insanin, daha sonra heteroseksuel olmasi sevindirici bir durum.

Filmde hosuma gitmeyen kisim, sanki Micheal’in degisime gitmesinin sebebi cennete gidememe korkusuymus gibi gosterilmesiydi. Cunku ben oyle oldugunu dusunmuyorum, bence, Micheal aydinlanmisti ve o saatten sonra geri donus zaten kacinilmazdi.
« Son Düzenleme: 01 Mart 2018, 12:53:23 Gönderen: psikolog »

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
6. Terapi sonrasi;

Eskisi gibi olma korkusunun beni sarmasinin sebebi eskiden mutlu olduguma kendimi inandirmis olmamdi. O yuzden yine ayni yanilgiya dusmekten korkuyorum; bu da bazi durumlarda yasadigim anin keyfini cikarmami engelliyor ve beni kafamin icine geri gonderiyor.

Nicolosi’nin cok guzel bir aciklamasi var, diyor ki escinselligin (buna escinsel fantezileri yada escinsel iliskiyi de dahil ediyor) insanin assertive (kendini hissettiren) ruh halinde oldugu zaman ortaya cikamayacagini soyluyor. Escinselligin temelini utanca bagliyor. Utanc olmadan (bu utanc da erkekligi sorgulamaktan geliyor) escinselligin olmayacagini soyluyor. Burada onemli olan bizim utanc duymamizi saglayan seyleri bulup onlarla yuzlesmek, ancak o zaman gercek maskulenitemizi bulabiliriz.

Bir kitapta okudugum bazi kisimlar cok hosuma gitti ve kendime baglanti kurabildim;

Islev bozukluklarinin oldugu ailelerde buyuyen erkek cocuklar butun enerjilerini sevilme umidi veya utanc ve TACIZDEN kurtulmak icin harcarlar. Bunun sonucu olarak kendilerini tanimazlar.

Erkeklik size verilmis bir sey degil, dogumunuzda belirlenen fakat sonradan kazandiginiz bir sey ve bunu kucuk savaslari serefle kazandiginizda ediniyorsunuz.

Eger bir erkek devler gormeye devam ediyorsa bu dunyaya hala bir cocugun gozunden bakiyor demektir. Icimde bir his, erkeklerin kadinlara duydugu korkunun kadini once anne olarak, erkegin yaraticisi olarak, gormesinden kaynaklandigini soyluyor.

Erkek olmak, oglan cocugu icin dogumundan itibaren bir risktir; yaratilacak olan erkekligi anne ile yasanan temel, derin ve ilksel birlik yuzunden tehlike altindadir. Anne ile yasanan bu birliktelik deneyimi erkegin hayati boyunca odak noktasi olacak ve zaman zaman bu ilkel yekparelige donmek isteyecektir.

Kadinin guc alanindan uzaklasmak icin yardima gereksinmemiz var, yoksa hicbir zaman erkek olamayiz eger bunu yapamazsak her zaman yetiskin cocuklar olarak buyuruz ve icimizde annemizin kucuk oglu olmaya devam ederiz. BIR KADINLA ANCAK ARKETIP ANNEDEN AYRILDIKTAN SONRA SEVGI DOLU YOGUN BIR ILISKI ICINE GIREBILIRIZ.

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Joseph Nicolosi’nin Onarim Terapisi kitabinda, escinsellerin sik sik aynaya bakarak kendi erkeklerini gormeye calistiklarindan bahsediyor. Bir nevi kontrol gibi yani, acaba hala erkek miyim kontrolu. Ben bu onermeyi biraz daha acarak erkekliginden suphe edenlerin sik sik aynaya bakma gibi narsist hareketler yapabilecegini dusunuyorum. Ben aynaya cok bakarim mesela, kitabi okuyana kadar bunun nedeninin kendimi cok begenmem oldugunu dusunmustum; halbuki, bir kontrol etme durumu soz konusuydu ortada. Acaba hala erkek miyim kontrolu. Bunun caresi ise aynaya bakmaktansa insanlarin gozununun icine bakarak kendimi gormeye calismak olabilir. Yani daha insanlarla daha cok goz temasi kurarak anin duygularini hissetmeli ve boylece insan iliskilerimi gelistirebilmeliyim. Gozler kalbin aynasidir derler, belki baskalarinin gozleri de benim aynam olur

Annem hep ataerkil rolleri ustlenen erkekleri kro ve kalitesiz diye reddetmis; benim icinse pirlanta gibi ve kaliteli cocuk fantezisini beslemis ve beni boyle yetistirmisti. Yani annem olabilecek en kotu anneydi, neredeyse bir feminist aktivist kadar kotu bir anne. O kadar basarisiz ve bilincsiz bir annelik yapti ki onun bu salakliklari benim icin cok travmatik oldu. Erkek imajini reddetmesi, benim bazi seyleri anlayamama ve cinsel sikintilar yasamama neden oldu.

Daha once de bahsettigim gibi babamin esi hic bir zaman babamin sevgisine karsilik vermezdi, babam onu opunce kendini hep geri cekerdi. O, bu libidosuz anne imajini cizmeye calistigi icin ben cinsellikle kadinlari bagdastiramadim. Kadin gibi olan erkek fantezisi de buradan cikmis olabilir. Son zamanlarda kadinlarin da aslinda erkekleri istedigini ve arzuladigini fark etmeye basladim. Bu durumun tabiki farkindaydim ama gercek anlamda ancak yeni yeni anlayabildim. Daha once masturbasyon yaptigim pornolarda artik cinsel iliski kismindan cok kadina odaklanmaya basladim. Kadinin beni, yani erkekligi arzulamasina odaklandim. Bu duygu cok hosuma gitti, ve hic yasamadigim kadar sert ereksiyonlar yasadim. Bu duygu narsist hislerimin kaybolmasinda da bana yardimci olabilir. Kadin erkegi cinsel olarak arzular, erkegi ve erkekligi, ozel olarak beni degil. Ben erkek formunda var oldugum icin arzulaniyorum, yarattigim imajdan dolayi degil. Iste erkekligimin ve benligimin bu sekilde kabul edilmesi ve kadin tarafindan “icine alinmasi” benim daha once farkinda olmadigim bir cinsel keyif yasamami sagladi. Libodosu olan ve beni oldugunm gibi herseyimle arzulayan bir kadin. Bundan daha guzel ve daha keyif verici ne olabilir ki? Benim ve etrafta diger erkeklerin bir farki yok aslinda. Hepimiz kadinlari arzuluyor ve onlar tarafindan arzulaniyoruz.

Kadinlar beni heyecanlandirmali, cunku hep bir gizem olmalilar benim icin. Gizemli olmadiklarini dusunurdum, kadinlar konusunda cok iyi oldugumu, istedigim her kadini akil oyunlariyla elde edebilecegimi dusunurdum. Edemezdim aslinda ama velev ki etseydim, sikim kalkmadigi surece ne ise yarayacakti ki. Kadini elde ettigimde daha erkeksi, kalkmadigindaysa yine daha kadinsi hissedecektim. Cozum ise yine ayni; zihnimi unutup bedenime odaklanmak. Nicolosi’nin guzel bir lafi var “Heterosexuel erkekler, kadinlari anlayamaz, onlarin istekleri karsisinda ne yapacaklarini bilemeyip kendilerini kaybederler; iste bu heterosexuel olmak icin odedikleri bedeldir” Ben de bu bedeli odemeden keyif alacagim bir hayati yasayamam.

Kadinlar bana yabanci, gizemli gelmeli. Cozememeliyim, anlayamamaliyim. Cunku insan kendisinde olmayani ister. Kendine tanidik geleni degil, gizemli geleni bilmek kesfetmek ister. Cinsellik de bir kesiftir, sende olan seyi niye kesfedesin. Neden bir erkegi sikesin? Kadin gibi ya da degil, o bir erkek, yani sende olan seyden onda da var. Kesfedecek, gizemli gelecek, anlasilmayacak bir sey yok. Kadinin varligi ve vucut formu erkek icin anlasilmaz ve gizemlidir bu yuzden cinsel istek hisseder. Bir erkek icin erkek vucudu ise tanidik, bilindiktir; yani kendi gibidir, o yuzden cinsel bir sey hissetmez.


Bunlarin disinda hocam arkadaslik iliskilerimden cok kariyerime odaklanmami ve yuksek lisansimdaki hocalarimla iyi iliskiler kurmami soyledi. Arkadaslik iliskileri benim icin su etapta cok onemli olsa da kariyerime odaklanmak ve hocalarla arami iyi tutmak da benim daha cok erkek gibi hissetmem konusunda onemli bir etken olabilir. Sonucta gelecegimle ilgili emin adimlar atiyor olacagim. Benzer duygulari universite hazirlik senemde de yasamistim. Savrulmaktansa hayatima ve gelecegime sahip cikma fikri, benim onemli bir adim olacaktir. Sonucta bu tavsiyeye kesinlikle uymam lazim.


psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ben 13 yasinda masturbasyona basladim. O zamana kadar hayatimda escinsellik ile ilgili en ufak bir ayrinti bile yoktu. Masturbasyona baslamam ile birlikte fantezilerimin icine ucuncu gozden izledigim domine etme uzerine kurulu escinsel fantezileri de eklendi. Isin ilginc kismi, bu fantezileri en az 2 yil sorgulama geregi bile duymadim; fantezilerdi sonucta. Benim cinsellik ve gercek hayat bambaska iki seydi. Gercek hayatta kizlardan hoslaniyordum, fakat fantezi dunyamda kiz-erkek fantezilerinin yaninda erkek-erkek fantezilerini de ucuncu gozden izleyerek masturbasyon yapabiliyordum. Bu donemde bursaya yeni tasinmistim. Adanadayken cok havali bir cocuk olmasam da erkek arkadaslarim vardi. Bursada ise neredeyse hic arkadasim yoktu. Bir erkek arkadasin eksikigi o kadar zordu ki benim icin. Okulda kimseyle paylasacak bir seyim yoktu. O donemlerde erkeklerle arkadaslik kurabilmeyi ne kadar istedigimi hatirliyorum. Escinsellikte erkekleri yabanci ve gizemli gorme durumundan bahsetmisti Nicolosi; ben erkeklere yabanciydim ama escinsellerden farkli olarak kizlara daha da yabanciydim. Benim, erkek oldugumu hissedebilmek icn erkek arkadasliga ihtiyacim vardi ozellikle o donemde, kendini her iki cinse de uzak ve yabanciydim; arafta kalmis gibiydim. O donemler gecti, guzel gunler geldi fakat benim cinsel sikintilarim devam etti.

Ben hep bir kizla beraber oldugum zaman bir sekilde onu yataga atar ve yorganin altinda bir seyler yasardim.  Ama hep yorganin altinda olmak isterim. Bunun altinda bir anlam yatabilecegini dusundum. Hocam bunun da kendime guvensizlik ile ilgili olabilecegini soyledi. Ciplakliktan, yani kendim olmaktan korktugum icin ustume yorgan ortuyordum. Ben daha kendimi kabul etmemistim ki baska bir kiz nasil kabul etsin, nasil beni icine alsin.


9. Terapi ile ilgili aklimda cok az sey kaldi. Hocama terapiye gelen diger insanlarla konusmaya artik hazir oldugumu soylemistim. Girerken de daha once Hocanin bizi tanistirdigi bir arkadasi gordum. Benden yasca kucuktu ve benim gibi erkeksi bir yapisi vardi. Hocanin beni iceri almasini beklerken bir seyi farkettim. Ben, o ya da escinsellik problemi olan diger herkes ayniydik aslinda. Escinsel terapinin lobisinde bekleyen iki kafasi karisik erkektir. Yani erkektik aslinda; iste o an erkeklikle ilgili gercegi gordum ve escinsellige olan fobim degisiklige ugradi. Biz escinsel degiliz aslinda, kafasi karisik, saskin erkekleriz.

Iceri girdim ve Huseyin Hocaya o arkadasi sevdigimi soyledim, cok ictendim bunu soylerken. Onu bir insan ve daha onemlisi benim gibi bir erkek oldugu icin seviyordum. Neden diye sordu hocam. Cunku onda biraz kendimi gordugumu soyledim. Simdi ise daha iyi anliyorum bu nedeni; erkekler bu yuzden sevmeli birbirini; diger erkeklerde biraz kendilerini gordukleri icin. Halbuki escinsellikte durum bunun tam tersidir, kendini erkek gibi gormeyen escinsel karsisindakini erkek gibi (yani kendinden farkli gorur) ve sever(siker ya da siktirir). Erkek erkege sevgi ayniliktan, escinsellik ise farkliliktan dogar.

O gun baska bir arkadasla uzun sure konustuk, fakat bu o kadar iyi gelmedi. Bu sikintiyi yasayan insanlarla konusmak fakat sohbeti fazla irdelemeden uzatmadan konusmak en iyisi. Ikinci konustugum arkadas, biz birbirimizi disarida gorseydik birbirimizde normal olmayan bir sey oldugunu anlardik dedi. Bu lafa biraz takildim, cunku bizim amacimiz aynilasmakken farkli oldugumuzu hissetmek biz erkekligi ile problemi olan insanlarin ya da escinsellerin iyilesme surecini yavaslatabilir.

Terapide hocam bana baba ile ilgili bir siir okuttu. Siirde su sozler beni cok etkilemisti. “Nereden geldigini soyle bana, nereye gidecegimi bileyim.” Siir babaya yazilmis bir sirdi ve bu sozler beni derinden etkiledi. Kayip bir ruhtum ben, ne kiz, ne erkek, ne biseksuel, ne aseksuel. Babam yol gostermemisti bana. Nereden geldigini, erkeklerin neler yapmasi gerektigini, nasil erkek olunacagini anlatmamisti, belki de anlatamamisti. Bu yuzden ben de nereye gidecegimi bilememistim. Nasil erkek olunur, erkek ne yapar bilemiyordum. Cirpiniyordum, cabaliyordum ama olmuyordu; bir seyler hep eksikti. Hep bir suphe vardi icimde, ben hep kayiptim. Hep savastim, iyi ki de savastin diyor Huseyin Hoca ama bilemiyorum, belki de bosa savastim gerek yoktu bu savasa. Bu savas bir seyleri cozmedi cunku, ne zamanki savasmayi biraktim iste o zaman taslar yerine oturmaya basladi. Savasmamin ne faydasi olmus olabilir; su an mukemmel bir yerdeyim hayattaki konumum olarak, sartlar iyilesmek icin mukemmel; belki de savasmamin yarari bu olmustur. Huseyin Hoca kendini birakabilirdin, kaybedebilirdin diyor. Belki de ben buyum diyip, yenilgiyi kabullenecektim. Belki de fantezilerimin bir nedeni, bir asli oldugunu dusunup bir gun deneyecektim; ve sonra da intiharin esigine gelecektim ama ben hep savastim ve bu gune geldim. Artik savasmama gerek yok cunku gercegi goruyorum. Icimdeki cocugun gucunu anlamama yardimci oldu bu savas. Simdi savasmiyorum ama daha iyi goruyorum saglamligimi, gucumu, irademi ve en onemlisi erkekligimi anliyorum, hissediyorum, hissettiriyorum; dunyaya bir erkegin gozunden bakmanin keyfini yasiyorum.

psikolog

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 3044
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta

yakaza

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 56
  • kün fe yekün
    • Profili Görüntüle
Ben 13 yasinda masturbasyona basladim. O zamana kadar hayatimda escinsellik ile ilgili en ufak bir ayrinti bile yoktu. Masturbasyona baslamam ile birlikte fantezilerimin icine ucuncu gozden izledigim domine etme uzerine kurulu escinsel fantezileri de eklendi. Isin ilginc kismi, bu fantezileri en az 2 yil sorgulama geregi bile duymadim; fantezilerdi sonucta. Benim cinsellik ve gercek hayat bambaska iki seydi. Gercek hayatta kizlardan hoslaniyordum, fakat fantezi dunyamda kiz-erkek fantezilerinin yaninda erkek-erkek fantezilerini de ucuncu gozden izleyerek masturbasyon yapabiliyordum. Bu donemde bursaya yeni tasinmistim. Adanadayken cok havali bir cocuk olmasam da erkek arkadaslarim vardi. Bursada ise neredeyse hic arkadasim yoktu. Bir erkek arkadasin eksikigi o kadar zordu ki benim icin. Okulda kimseyle paylasacak bir seyim yoktu. O donemlerde erkeklerle arkadaslik kurabilmeyi ne kadar istedigimi hatirliyorum. Escinsellikte erkekleri yabanci ve gizemli gorme durumundan bahsetmisti Nicolosi; ben erkeklere yabanciydim ama escinsellerden farkli olarak kizlara daha da yabanciydim. Benim, erkek oldugumu hissedebilmek icn erkek arkadasliga ihtiyacim vardi ozellikle o donemde, kendini her iki cinse de uzak ve yabanciydim; arafta kalmis gibiydim. O donemler gecti, guzel gunler geldi fakat benim cinsel sikintilarim devam etti.

Ben hep bir kizla beraber oldugum zaman bir sekilde onu yataga atar ve yorganin altinda bir seyler yasardim.  Ama hep yorganin altinda olmak isterim. Bunun altinda bir anlam yatabilecegini dusundum. Hocam bunun da kendime guvensizlik ile ilgili olabilecegini soyledi. Ciplakliktan, yani kendim olmaktan korktugum icin ustume yorgan ortuyordum. Ben daha kendimi kabul etmemistim ki baska bir kiz nasil kabul etsin, nasil beni icine alsin.


9. Terapi ile ilgili aklimda cok az sey kaldi. Hocama terapiye gelen diger insanlarla konusmaya artik hazir oldugumu soylemistim. Girerken de daha once Hocanin bizi tanistirdigi bir arkadasi gordum. Benden yasca kucuktu ve benim gibi erkeksi bir yapisi vardi. Hocanin beni iceri almasini beklerken bir seyi farkettim. Ben, o ya da escinsellik problemi olan diger herkes ayniydik aslinda. Escinsel terapinin lobisinde bekleyen iki kafasi karisik erkektir. Yani erkektik aslinda; iste o an erkeklikle ilgili gercegi gordum ve escinsellige olan fobim degisiklige ugradi. Biz escinsel degiliz aslinda, kafasi karisik, saskin erkekleriz.

Iceri girdim ve Huseyin Hocaya o arkadasi sevdigimi soyledim, cok ictendim bunu soylerken. Onu bir insan ve daha onemlisi benim gibi bir erkek oldugu icin seviyordum. Neden diye sordu hocam. Cunku onda biraz kendimi gordugumu soyledim. Simdi ise daha iyi anliyorum bu nedeni; erkekler bu yuzden sevmeli birbirini; diger erkeklerde biraz kendilerini gordukleri icin. Halbuki escinsellikte durum bunun tam tersidir, kendini erkek gibi gormeyen escinsel karsisindakini erkek gibi (yani kendinden farkli gorur) ve sever(siker ya da siktirir). Erkek erkege sevgi ayniliktan, escinsellik ise farkliliktan dogar.

O gun baska bir arkadasla uzun sure konustuk, fakat bu o kadar iyi gelmedi. Bu sikintiyi yasayan insanlarla konusmak fakat sohbeti fazla irdelemeden uzatmadan konusmak en iyisi. Ikinci konustugum arkadas, biz birbirimizi disarida gorseydik birbirimizde normal olmayan bir sey oldugunu anlardik dedi. Bu lafa biraz takildim, cunku bizim amacimiz aynilasmakken farkli oldugumuzu hissetmek biz erkekligi ile problemi olan insanlarin ya da escinsellerin iyilesme surecini yavaslatabilir.

Terapide hocam bana baba ile ilgili bir siir okuttu. Siirde su sozler beni cok etkilemisti. “Nereden geldigini soyle bana, nereye gidecegimi bileyim.” Siir babaya yazilmis bir sirdi ve bu sozler beni derinden etkiledi. Kayip bir ruhtum ben, ne kiz, ne erkek, ne biseksuel, ne aseksuel. Babam yol gostermemisti bana. Nereden geldigini, erkeklerin neler yapmasi gerektigini, nasil erkek olunacagini anlatmamisti, belki de anlatamamisti. Bu yuzden ben de nereye gidecegimi bilememistim. Nasil erkek olunur, erkek ne yapar bilemiyordum. Cirpiniyordum, cabaliyordum ama olmuyordu; bir seyler hep eksikti. Hep bir suphe vardi icimde, ben hep kayiptim. Hep savastim, iyi ki de savastin diyor Huseyin Hoca ama bilemiyorum, belki de bosa savastim gerek yoktu bu savasa. Bu savas bir seyleri cozmedi cunku, ne zamanki savasmayi biraktim iste o zaman taslar yerine oturmaya basladi. Savasmamin ne faydasi olmus olabilir; su an mukemmel bir yerdeyim hayattaki konumum olarak, sartlar iyilesmek icin mukemmel; belki de savasmamin yarari bu olmustur. Huseyin Hoca kendini birakabilirdin, kaybedebilirdin diyor. Belki de ben buyum diyip, yenilgiyi kabullenecektim. Belki de fantezilerimin bir nedeni, bir asli oldugunu dusunup bir gun deneyecektim; ve sonra da intiharin esigine gelecektim ama ben hep savastim ve bu gune geldim. Artik savasmama gerek yok cunku gercegi goruyorum. Icimdeki cocugun gucunu anlamama yardimci oldu bu savas. Simdi savasmiyorum ama daha iyi goruyorum saglamligimi, gucumu, irademi ve en onemlisi erkekligimi anliyorum, hissediyorum, hissettiriyorum; dunyaya bir erkegin gozunden bakmanin keyfini yasiyorum.
Harika ve mükemmel tespitler.