91
Eşcinsellik - Hayatlardan parçalar, hayata mektuplar (ziyaretçi karalama defteri) / Ynt: Eşcinsellik- Asla pasif olma/ YAZGI📜 Pasif Eşcinseller Aşksız Kalmaya Mahkum!
« Son İleti Gönderen: Hasan kayan 16 Ağustos 2026, 06:16:13 ös »Herkese merhaba. Yazmayalı bir kaç ay oldu. Tekrardan biseyler yazmak istedim.
En son yazdığım yazıda Mekke ve Medine ile alakalı biseyler yazmıştım. Daha yeni gördüm bir şahıs yazdıklarım ile alakalı bazı şeyler yazmış. Kendime yeni obsesyon geliştirdiğimi ve bilgi kalitemin yetersiz olduğunu falan...
Öncelikle yazdıklarımı okuduğu icin teşekkür ederim. Yaptığınız yorumu yeni gördüm. Yorumdada aynen şöyle yazmış;
"Tebrikler Arabistan’da kendinize yeni bir obsesyon bulmuşsunuz. Yeterince bilgi kaliteniz olsaydı ve daha az obsesif biri olsaydınız yaratıcının Arabistan da yaşamadığını ve gerçekten nerede olduğunu bilirdiniz. O bizim de rabbimiz olduğu için türkiye iken de onu hissedebilirsiniz. Eğer gereklilikleri yaparsanız".
Öncelikle benim yazdıklarımın obsesif yönüm ile alakası yoktur. Mekke ve Medine şehirleri İslam'ın doğduğu şehir. Orası İslam'ın anne ve babası bir nevi. Orada Allah'ın beyti, Medine de efendimiz ve halifelerinin kabri var. Oranın ve buranın maneviyatı asla bir değil. Bir müslüman olarak eğer oraya giderseniz dediğim şeyi anlarsınız. Ya da gitmiş ve benim tattigim atmosferi tatmamista olabilirsiniz ama genellikle oraya giden insanlar aynı şeyi söyler. Oraya sadece ibadet amacı ile gidiyor, tavaf ediyor, kabeyi seyrediyor ve efendimiz ve sahabelerinin bastığı toprakları ziyaret ediyorsunuz. Bu anlamda sizde oldukça bir maneviyat ve farkındalık oluşuyor. Ama memleketinize döndüğünüzde tekrardan eski rutinlerinize çalışma hayatınıza ya da obsesif hayatınıza ister istemez geri dönüyorsunuz. Ve bir bunalıma girebiliyorsunuz. Yani anlattığım şey aslında oldukça tab'i ve beklenen birşey aslında. Çünkü bizi Allah ibadet için yaratmış. Sen sırf ibadet niyeti ile oraya gidince neden yaratıldığının şuuruna variyorsun. Orada çalışmıyor dünyalık için pek fazla ugrasmiyorsun.(Tabi bunu sadece Arabistan'a hac ve umre niyeti ile giden kişiler için söylüyorum). Allah'ım ben ne iyilik yaptimda beni evine ziyaret ettirdin diyorsun. Hal böyle iken allahla orada daha fazla ibadet ettiğin için kendini daha yakın hissederken ve oradaki yaratalis illetinin şuuruna varirken aynı zamanda İslam'a dair bir çok şeyi kesfederken bir Müslüman olarak nasıl oralara âsik olmayasın?. Eğer sizlere nasip olursa ne demek istediğimi tecrübe edince anlarsınız. Ayrıca Allah'ın orada yaşamadığıninda farkındayım. Allah'ın zaman ve mekandan münezzeh olduğunu dindar ve müderris biri olarak elbette farkındayım. Bizler burada da Allah'ın varlığını hissediyor ve buradada Allah'a aynı aşk ile muhabbet besliyoruz. Ama bunu fark etmeniz orada daha yüksek oluyor. Duygu daha fazla yaşanıyor. Çünkü orada Allah'ın evi ve peygamberi var. Konu bitti
Geçen terapiye gittim. Hüseyin hoca ile gorsutum. Bazı sebeplerden dolayı en yakın kuzenim Melikeden ayrılmak zorunda kaldım. O benim annem ablam arkadaşım kuzenimdi. O benden ben ondan uzaklaşınca bir bunalıma girmisim. Hayatta başıma gelen her kötülükte melikede soluk alırdım o da bende. Birbirimize abla kardeş olarak iyi gelirdik. Ne ben onu kadın olarak görürdüm ne o beni erkek. Ama o ayrılınca bitmisim. Hayatta hicbisey bana zevk vermemeye baslamis. Yaptığım rutinlerin tadı yoktu. Kafam kötü olduğumu ağlama duvarim yoktu. Ama Hk bana şunu söyledi
Herşey Melike değil.
Melike herşey değil ve Melike ile bu kadar bağlanmanın bir önemi gerekliliği yok. Annen ve ablan gibi gördüğün için o sana çok çekici geliyordu. Ve onun yerine daha cekici birşey koyamadigin için hayatta sana hicbisey zevk vermiyor dedi. Ama Melike herşey değil dedi.
Ve şunu anladım;
Aslında eşcinsel olma sebebim anne ve babam. Bunu sürdüren melikeymis.
Hk bana evet senin kuzenin olarak kalmaya devam edebilir arada bir gorusebilirsin ama bu ona sürekli bağlı kalacagin anlamına gelmiyor ve bunu farkedip yapman gerekenleri yapmaya, hayatına devam edeceksin dedi. Aslında melike benim için bir konfor alaniymis. Ama senin buna ihtiyacın yok senin bir uğrasa ihtiyacın var dedi ve beni yine aydınlattı. Annem ve ablam ile aram bozuk ildugu için onu onlar gibi görmüşüm . Aynı zamanda bir kadın erkekle takılarak erillesmez. Ama bir erkek kadınla takılarak erilligini kaybeder. Çünkü kadınlar erkeklere erilligini kaybettirir dedi. Bu hayatta da böyle dedi. Evlenince kadın erkeğe erilligini kaybettirir ve onu kontrol etmeyi sever dedi. Bu iş hayatında da arkadaşlık ve dostluktada böyleymiş. Melike her iyi ve kötü olduğunda beni çağırirdi. Ama Hk bana emin ol çok mutlu olsaydı seni bu kadar evine ya da gezmeye cagirmazdi dedi ve hayır diyemedim. Çünkü bana haklı gibi geldi. Aslında melike beni bir nevi kullanıyormuş. Bilinç altında benimle rahatliyormus ve sürekli ona iyi gele gele onunla takıla takıla ben benliğimi kaybediyormusum. Yani erkekligimi. Aslında bende bir nevi onu kullanmis oluyorum. Ama bu ona zarar vermiyor çünkü o disilligini hiç kaybetmedi. Ama ben sürekli onunla takıla takıla hareketlerim bile ona benzemeye başladı. Mimiklerim vs. Belki hetero olsam bu kadar takilmazdim ama eşc olduğum için çok takıldım birde içindeki o boşluğu doldurdum onla ve bir nevi ona dönüşmeye başladım. Zaten normal bir erkek bir kadını aman annem gibi aman ablam gibi aman ikizim gibi diyerek bu kadar yuceltmezmis bunu anladım. Ama ben çok yuceltmis ve çok takılmış ve kendimi eksiltmisim. Artık kararım net. Melike her zaman benim için farklı olacak bunu değiştirmem gereksede yapamam. Ama en azından daha mesafeli daha uzak olabilirim. Kendim için. 🙏🏼
Sağlıcakla...........
En son yazdığım yazıda Mekke ve Medine ile alakalı biseyler yazmıştım. Daha yeni gördüm bir şahıs yazdıklarım ile alakalı bazı şeyler yazmış. Kendime yeni obsesyon geliştirdiğimi ve bilgi kalitemin yetersiz olduğunu falan...
Öncelikle yazdıklarımı okuduğu icin teşekkür ederim. Yaptığınız yorumu yeni gördüm. Yorumdada aynen şöyle yazmış;
"Tebrikler Arabistan’da kendinize yeni bir obsesyon bulmuşsunuz. Yeterince bilgi kaliteniz olsaydı ve daha az obsesif biri olsaydınız yaratıcının Arabistan da yaşamadığını ve gerçekten nerede olduğunu bilirdiniz. O bizim de rabbimiz olduğu için türkiye iken de onu hissedebilirsiniz. Eğer gereklilikleri yaparsanız".
Öncelikle benim yazdıklarımın obsesif yönüm ile alakası yoktur. Mekke ve Medine şehirleri İslam'ın doğduğu şehir. Orası İslam'ın anne ve babası bir nevi. Orada Allah'ın beyti, Medine de efendimiz ve halifelerinin kabri var. Oranın ve buranın maneviyatı asla bir değil. Bir müslüman olarak eğer oraya giderseniz dediğim şeyi anlarsınız. Ya da gitmiş ve benim tattigim atmosferi tatmamista olabilirsiniz ama genellikle oraya giden insanlar aynı şeyi söyler. Oraya sadece ibadet amacı ile gidiyor, tavaf ediyor, kabeyi seyrediyor ve efendimiz ve sahabelerinin bastığı toprakları ziyaret ediyorsunuz. Bu anlamda sizde oldukça bir maneviyat ve farkındalık oluşuyor. Ama memleketinize döndüğünüzde tekrardan eski rutinlerinize çalışma hayatınıza ya da obsesif hayatınıza ister istemez geri dönüyorsunuz. Ve bir bunalıma girebiliyorsunuz. Yani anlattığım şey aslında oldukça tab'i ve beklenen birşey aslında. Çünkü bizi Allah ibadet için yaratmış. Sen sırf ibadet niyeti ile oraya gidince neden yaratıldığının şuuruna variyorsun. Orada çalışmıyor dünyalık için pek fazla ugrasmiyorsun.(Tabi bunu sadece Arabistan'a hac ve umre niyeti ile giden kişiler için söylüyorum). Allah'ım ben ne iyilik yaptimda beni evine ziyaret ettirdin diyorsun. Hal böyle iken allahla orada daha fazla ibadet ettiğin için kendini daha yakın hissederken ve oradaki yaratalis illetinin şuuruna varirken aynı zamanda İslam'a dair bir çok şeyi kesfederken bir Müslüman olarak nasıl oralara âsik olmayasın?. Eğer sizlere nasip olursa ne demek istediğimi tecrübe edince anlarsınız. Ayrıca Allah'ın orada yaşamadığıninda farkındayım. Allah'ın zaman ve mekandan münezzeh olduğunu dindar ve müderris biri olarak elbette farkındayım. Bizler burada da Allah'ın varlığını hissediyor ve buradada Allah'a aynı aşk ile muhabbet besliyoruz. Ama bunu fark etmeniz orada daha yüksek oluyor. Duygu daha fazla yaşanıyor. Çünkü orada Allah'ın evi ve peygamberi var. Konu bitti
Geçen terapiye gittim. Hüseyin hoca ile gorsutum. Bazı sebeplerden dolayı en yakın kuzenim Melikeden ayrılmak zorunda kaldım. O benim annem ablam arkadaşım kuzenimdi. O benden ben ondan uzaklaşınca bir bunalıma girmisim. Hayatta başıma gelen her kötülükte melikede soluk alırdım o da bende. Birbirimize abla kardeş olarak iyi gelirdik. Ne ben onu kadın olarak görürdüm ne o beni erkek. Ama o ayrılınca bitmisim. Hayatta hicbisey bana zevk vermemeye baslamis. Yaptığım rutinlerin tadı yoktu. Kafam kötü olduğumu ağlama duvarim yoktu. Ama Hk bana şunu söyledi
Herşey Melike değil.
Melike herşey değil ve Melike ile bu kadar bağlanmanın bir önemi gerekliliği yok. Annen ve ablan gibi gördüğün için o sana çok çekici geliyordu. Ve onun yerine daha cekici birşey koyamadigin için hayatta sana hicbisey zevk vermiyor dedi. Ama Melike herşey değil dedi.
Ve şunu anladım;
Aslında eşcinsel olma sebebim anne ve babam. Bunu sürdüren melikeymis.
Hk bana evet senin kuzenin olarak kalmaya devam edebilir arada bir gorusebilirsin ama bu ona sürekli bağlı kalacagin anlamına gelmiyor ve bunu farkedip yapman gerekenleri yapmaya, hayatına devam edeceksin dedi. Aslında melike benim için bir konfor alaniymis. Ama senin buna ihtiyacın yok senin bir uğrasa ihtiyacın var dedi ve beni yine aydınlattı. Annem ve ablam ile aram bozuk ildugu için onu onlar gibi görmüşüm . Aynı zamanda bir kadın erkekle takılarak erillesmez. Ama bir erkek kadınla takılarak erilligini kaybeder. Çünkü kadınlar erkeklere erilligini kaybettirir dedi. Bu hayatta da böyle dedi. Evlenince kadın erkeğe erilligini kaybettirir ve onu kontrol etmeyi sever dedi. Bu iş hayatında da arkadaşlık ve dostluktada böyleymiş. Melike her iyi ve kötü olduğunda beni çağırirdi. Ama Hk bana emin ol çok mutlu olsaydı seni bu kadar evine ya da gezmeye cagirmazdi dedi ve hayır diyemedim. Çünkü bana haklı gibi geldi. Aslında melike beni bir nevi kullanıyormuş. Bilinç altında benimle rahatliyormus ve sürekli ona iyi gele gele onunla takıla takıla ben benliğimi kaybediyormusum. Yani erkekligimi. Aslında bende bir nevi onu kullanmis oluyorum. Ama bu ona zarar vermiyor çünkü o disilligini hiç kaybetmedi. Ama ben sürekli onunla takıla takıla hareketlerim bile ona benzemeye başladı. Mimiklerim vs. Belki hetero olsam bu kadar takilmazdim ama eşc olduğum için çok takıldım birde içindeki o boşluğu doldurdum onla ve bir nevi ona dönüşmeye başladım. Zaten normal bir erkek bir kadını aman annem gibi aman ablam gibi aman ikizim gibi diyerek bu kadar yuceltmezmis bunu anladım. Ama ben çok yuceltmis ve çok takılmış ve kendimi eksiltmisim. Artık kararım net. Melike her zaman benim için farklı olacak bunu değiştirmem gereksede yapamam. Ama en azından daha mesafeli daha uzak olabilirim. Kendim için. 🙏🏼
Sağlıcakla...........
Son İletiler