Son İletiler

Sayfa: 1 ... 8 9 [10]
91
No Es Extraño Que Las Personas Homosexuales Experimenten Sentimientos de Culpa, Inquietud y Soledad

No es infrecuente que algunas personas homosexuales experimenten sentimientos de culpa, inquietud, soledad o incluso depresión, acompañados en ocasiones de estados de intensa tensión emocional. Cuando una persona siente que se ve obligada a mantener conductas homosexuales que entran en conflicto con su propia percepción de sí misma y con su identidad, o cuando experimenta dificultades para controlar determinados impulsos, puede llegar a sufrir un considerable malestar psicológico.

Desde esta perspectiva, la homosexualidad no debería interpretarse simplemente como el resultado de una elección voluntaria, sino como un proceso cuyo origen, en determinados casos, podría estar relacionado con experiencias traumáticas durante la infancia o con situaciones de negligencia parental. Desde este punto de vista, se plantea la cuestión de si la homosexualidad puede considerarse un trastorno psicológico relacionado con la orientación sexual y la identidad.

Por ello, la psicología, como disciplina científica, debería continuar examinando estas cuestiones de manera rigurosa: las posibles causas, los mecanismos implicados, las experiencias subjetivas de las personas afectadas y las distintas alternativas de intervención. También resulta legítimo investigar si determinadas personas que experimentan malestar en relación con su homosexualidad pueden beneficiarse de algún tipo de acompañamiento o intervención cuando lo solicitan libremente.

En este contexto, negar de antemano cualquier posibilidad de ayuda a quienes desean modificar su orientación sexual o distanciarse de una identidad homosexual que viven como problemática podría resultar igualmente cuestionable. Del mismo modo, afirmar de manera categórica que cualquier intervención en este ámbito es necesariamente inútil o que ninguna persona puede experimentar un cambio significativo supone cerrar prematuramente una cuestión que merece seguir siendo estudiada desde una perspectiva científica y clínica.

Psicológo Hüseyin Kaçın | Estambul, Turqía
92
Biz sürecimizi bitirdik çok şükür.Benim oğlum çok zor bir çocuk normalde,Hüseyin hocam az kahrını çekmedi,Allah bin kere razı olsun kendisinden.2-2.5 sene zorlu bir terapi sürecimiz oldu,şu anda oğlum çok iyi elhamdülillah.Bunları neden yazdım belki burdaki süreci devam eden evlatlarımıza ve ailelere umut olur.Bu süreçte en en önemli şey pes etmemek,iniş çıkışlar mutlaka oluyor,hatta yeri geliyor iyileşmeyi reddediyor,çocuk pes etse aile etmeyecek,çocuk gitmezse aile gidecek terapiye.Değişim tek kişiyle mümkün değil,bu ekip işi.Bu gruptaki herkes her daim duamda,Rabbim Hüseyin kaçın’a gelen bütün danışanların yardımcısı olsun,sürecini en güzel şekilde tamamlamayı nasip etsin inşallah.

Şeyma
93
oğlumu daha önce başka sebeplerden bir kaç psikoloğa götürdüm ilk gidişimizde hüseyin hocanın ofisinden çıkarken ki oğlumun yüzündeki gülüşü hoca ile birbirlerine sarılmalarını ömrümce unutmam çocuğuma umut oldu Allah razı olsun internette hakkında dolaşan haberleri görüyorum lgbt lobisi çok güçlü ama bizde evlatlarımızı onların bataklığına bırakmayacağız inşallah ben inanıyorum anne babaların dualarını alanlar zayi olmaz


Canan
94
ANNEMİN YARASI

Annem bir adamı seviyor 17 yaşlarında. Serseri bir adam diye dedem vermiyor. Annemi zorla babamla evlendiriyorlar.

Annemle babam evlenince annemin sevdiği adam intihar ediyor. Ama ölmüyor. Kafasına sıktığını hatırlıyorum ama doğru olmayabilir. 

Annem babamı ilk birkaç yıl sevmiyor. Elini bile tutmuyor.

Biz doğuyoruz ama aşk çocuğu olarak değil. Belki biraz zorlama da var bilemiyorum.

Ben 6 aylık doğmuşum çok zayıf ve çirkin olduğum için beni sahiplenememiş (lohusa depresyonu herhalde)

Beni annanem büyütmüş ilk birkaç ay

Annem biz çocuklarını hiçbir zaman sahiplenemiyor. Sevemiyor. Karının lohusa depresyonu 29 yıldır bitmedi. Bir kere bile sevgi göstermedi. Bence o adamla evlenemediği için mutlu olamadığı için bizim de mutlu olmamızı istemiyor.

Ve hep bizi kıskanmıştır. Babam bize güzel bir söz söylese veya birşey alsa kıskançlıktan ölürdü. Ve babama küserdi. Trip atardı.

Annem hep kendini değersiz hissederdi. Kendini hiçbir şeye layık görmezdi. Kendi için hiçbir şey yapmazdı. Yemek bile hazırlamazdı kendine. Sadece babam varsa akşam yemeği yerdik.

Bize beslenme vs hazırlamazdı. Hep kuru ekmek arası peynir götürürdük okula. Paramız olduğu halde.

Hayatımız annemin sinir krizleriyle geçti. Sürekli bizi intihar etmekle tehdit eder. Yalandan intiharlar ederdi.

Ve annem evlendikten sonra sinir hastası oluyor. Histerik bayılma krizleri yaşıyor. 

Yemek tuzlu bile desek içine cin girmiş gibi sinirlenirdi. Şiddet gösterirdi bize. Avazı çıktığı kadar çığlık atıp tepinirdi. Kendini döverdi. Kendini duvardan duvara atardı. En sonunda da bayılırdı.
Biz de komşuları çağırırdık. Ölecek sanıyorduk çünkü. Kaç kere annem ayılsın diye soğan koklattığımı hatırlamıyorum. Kaç kere ambulans çağırdık hatırlamıyorum. Neden ? Bir hiç uğruna. Ortada bayılmasını gerektiren olaylar yoktu. Sahne onundu ve şovunu yapıyordu.

Ablamın erkek arkadaşları olduğunda ablamı öldüresiye döverdi. Ve orospu olmakla suçlardı (ablam 14-17 yaşları arasındayken)
 Ben de pezevenk ve ibne olurdum.

Ablamın her erkek arkadaşı olduğunda hastanelik edene kadar dövüyorlardı. Jopla, sandalyeyle vs. Ablam uzun süre yatalak kalıyordu.

Sonuç olarak ablam kadınlığından utandırıldığı için rahim kanseri oldu. Anne umarım rahat etmişsindir.

Böylece benim de erkekliğim alınmış oldu.

İçimdeki çocuk bir sevgilim olursa babamdan dayak yemekten ve annemin beni orospulukla suçlamasından korkuyor.

Annemin uslu çocuğu olduğum için onun istediği gibi ölene kadar yalnız yaşayıp öleceğim.

İçimdeki çocuk ablasının yaşadıklarını yaşamaktan korkuyor.

Ve 29 yaşında bile hıçkırarak ağlıyor.

Bu gece sabaha kadar ağladım. Abla seni koruyamadığım için özür dilerim. Hala babamın kafanı tekmeleyerek ezmesini unutamıyorum.

95
Yazılanlara katılıyorum türk toplumu olarak cinselliğe karşı bir korkumuz var , inanılmaz derecede hemde.Cinselliği ayıp olarak gördüğümüz için bu haldeyiz.Oysaki insan psikolojisi basit.Eşcinselliğin sebebi zaten anne baba ile sağlıklı bağ kuramamanın dışında cinsel kimlik oluşurken bir şeyler ters gidiyor belki anneden kaynaklı belki babadan kaynaklı.İnsanlar bunu konuşamadığı için bu kafadan çıkamadığı için bu halde.Her şey çocuklukta oluşuyor.Bunu  konuşmayınca halının altına sorunları süpürünce olay daha da büyüyor.Biz müslümanlar burada hataya düşüyoruz , ayıp günah sarmalı. Bu kardeşimizde herkes gibi kıskanmış birilerini dürüst davranayım bazen bende çiftlere imreniyorum, belki de kıskanıyorum.İçten içe kuruluyorum ama itiraf edemiyorum kendime keşke benimde olsa diye.Ama ben kendi hikayeme baktığımda kurtulmak mümkün umutsuz olmayalım.Eski hallerime bakıyorum birde şimdiki hallerime dağlar kadar fark var bende yaşım daha 24.Bende çok hatalar yaptım anlatsam neler var neler hiç bir şey için geç değil kimse ümitsizliğe kapılmasın Rabbimiz kitabımızda ne demiş; De ki: “Ey günah işleyerek kendilerine yazık eden kul­la­rım! Al­lah’ın rah­me­tin­den ümî­di­ni­zi kes­me­yi­n! Çünkü Al­lah, bü­tün gü­nah­la­rı bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.”



Şahin
96
Bugün bir karar verdim Ben erkek oğlu erkeğim ulan! Eşcinsel falan değilim. Artık hayatımın hiçbir alanında içten içe kendimi eşcinsel olarak tanımlamayacağım. Gerçekten olduğum gibi bir erkeğim ben. Her yerde, her şartta böyle davranacağım kendime böyle sesleneceğim. Bakalım ne olacak...
97
Sen öfkeni kaybettiğin için senelerdir aynı noktada debelenip duruyor olabilirsin. Otur annenin dizin dibinde "canım anam, garip anam! " diye ağla.. Hiçbirimizin, çocuğu eşcinsel olmuş annenin veya babanın aklına ihtiyacı yok. Evet, bunlar ağır laflar ama biri da çıkıp söylemeli. Bize akıl vermeyi, Samet Bey'in dediği gibi spritüel guru gibi takılmayı kesmeleri lazım. Gidip kendi karı-koca ilişkilerine odaklansınlar. Anneler kendi kadınlıkları ile mutlu olmaya baksın. Fedakar, cefakar anne rolünden çıksınlar. Oradan beslenmeyi deli gibi seviyorlar. Şikayetçi olsalar da onlara inanılmaz cazip geliyor. Canlarını al ama bunu ellerinden alma! O raddede hemen hepsi.. Mesela burada benim yazdığım hiçbir şey onlara pek hitap etmez. Babalar da artık *sünepe ve silik* olmayı bırakmak zorunda. Ailede aksiyon almayı bilecekler. Gerçekten seven, eşini mutlu eden bir kocaya dönüşeceller. Oğulları ile bağ kurmanın peşine düşecekler. Hala bunun için baba yerine çabalayan anneler oluyor. Erkeklerin (bana göre özellikle beş yaşından sonra) anne sevgisine değil tamamen baba sevgisine ihtiyacı var. Anneler kızları ile takılsın ya da kız çocukları ile olan sorunlarını çözmeye baksınlar. Beş çaylarını mı yapıyorlar, boyanıp süsleniyolar mı artık neyse işte onların kız neşesi bizi ilgilendirmiyor. Terapi süreci başladıysa erkek çocuğunun anneyle göbek bağı kopmalı. Artık onun dünyasında karşı cinse olan sevgi yatırımını yapacağı kişi, sevgilisi, karısı olacak. Anneler, oğullarının başka bir kadını kendilerinden çok ama daha çok seveceği gerçeğini  hazmedecekler. Lafta değil duyguda.. Oğlunun "number one"ı olma arzusundan vazgeçecekler. Kocasından alamadığı  sevgiyi, duyguyu, bağı hala ve ısrarla "hep iyi niyetimden" maskesine gizlenerek oğullarından almayı bıracaklar. Cefakar, fedakar anne rolünü kesecekler. Gerekiyorsa onarılmayı bekleyen kendi kadınlığı ile yüzleşecek, kadınlıklarında sorun olduğu için "ama ben anneyim" derken anneliği nasıl da kimlikleştirdiklerine uyanacaklar. Sonra buraya gelip "ama hep anne diyorsunuz, babalar sorumluluk almadığı için biz uğraşıyoruz" demeyecekler! Hayır! Sizler zaten uğraşmaya dünden namzetsiniz. Bırakın bu ayakları! Bizim zaten asıl olayımız *iskele babası* olan babalarla.. Buradaki gençlere kızmaya, onlara herhangi bir şekilde alınmaya da hiçbir hakkınız yok. Bu asıl büyümeyenin siz olduğu gerçeğini ortaya serer. Ayrıca aileye karşı öfkenin iyileşmenin bir başlangıcı olduğunu, gencin önce öfkesini bulup ona sahip çıkması gerektiğini ve bunun ilelebet öyle kalmayacağını da bilmeniz gerekiyor. Zaten kendi yolundan gidip kendi ailesini kurduğunda daha ne öfkesi olacak Allah aşkına! Sanıyor musunuz ki bizim burada annelerin-babaların hoşuna gidecek şekilde ağzımız laf yapmaz! İstesek alasını yaparız! Hepinizi mest ederiz.

Şimdi Ahmet Said senin yazını alıntıladım diye sana yükleniyorum sanma. Bunları yazmamıza ilham oldun diyelim. Senden yana hiçbir rahatsızlığım yok. Hatta yazdığın çoğu şeyi ilginç buluyorum. Bilesin..


Celal
98
Buraya yeni giren, ilk defa deneyimleyen, tereddütlü ve çare olabilir mi!?

...düşüncesinde olan bir çok kişi bu akıştaki sohbetlerden bir şey anlamayacaktır..

Daha sade, daha net anlatımlar çokça faydalı olacaktır.

Ben biliyorum, %100 de çaresi olduğunu da anlıyorum ama yeni giren gençler, arkalarında endişeli aileler da
ha sahici ve ikna edici cümleler bekliyor.


Tuncay
99
Kıymetli anne ve babalar ,çocuklara takılıp kalmamaları konusunda yardımcı olabilmemiz için önce bizlerin ne kadar takıntı haline getirdiğimizi düşünelim.Geçmiş geri gelmeyecek bu kesin.Gelecek ise belirsiz.Anda kalmalıyız.Eğer başka çocuklarımız varsa onlarla da ilgilenmeliyiz.Kendimize uğraşacak bir şeyler bulmalıyız.Çocuklarımızı uzvumuz gibi görmekten vazgeçmeliyiz.Biz de bir hayat yaşıyoruz .Akışta olalım.Bizi  mutlu görememeleri,onlardaki anksiyete halini artırıyor.Sadece onlara sevgimizi göstermemiz ,evladımız olarak varsa diğer kardeşleri ile ilişkimiz nasılsa o şekilde davranmalıyız.Eğer sürekli bu düşünce içinde debelenirsek ne kendimize ne de evlatlarımıza yararımız olmaz.Çocukların durumlarından dolayı sırf kendi vicdanlarımızı rahatlatmak için istediklerini yapıp,sorumluluklarını almaları konusunda bebek gibi davranmaktan uzak durmalıyız.Sadece anne baba olalım.Onların buna ihtiyacı var.Eleştirmeyelim,karşılaştırmayalım.Bizim için önemli olduklarını bilseler kafi .Yaşlarına göre her bir çocuğa görev ve sorumluluk bilincini vermekten geri durmayalım.Akışta kalalım.


Sakın benim yüzümden,şunun yüzünden gibi düşüncelere girip çocuklarınızın kayıp dönemlerini telafi etmeye çalışmak gibi bir şeye düşmeyin.

Anlamaya çalışın.Onları en iyi tanıyan bizleriz.Neye ihtiyaçları olduğunu da biz biliyoruz.Evet çocuğunuzu ne kadar tanıyorsunuz?Gelin tanış olalım
100
Biliyorsunuz ki ben cemaat kurslarında ve ortamında buyumus bir çocuğum. Yazılarımı okuyanlar bunu bilir. İsmailaga ya bağlı kurslarda büyüdüm. İlk 10 yaşımda verildim kursa. Annemle konuşuyorduk laf lafı açtı. Benim bilmediğim şeyleri söyledi. Ben çocukken eteklere, topuklu ayakkabılarla, başörtülerine ozenirmisim. Kas aldirmaga ağda yapmaya fln. Benim bu kadarindan haberim yok ama. Sadece kızlarla oynayıp onlara daha yakın hissettigimj biliyorum. Ama bu kadar ozendigimi dışa vurduğumu bilmiyordum. Bende anneme yatılı kursa verildigim.icin başıma gelenleri anlattım işte dayak vs. Annem bunlari ztn biliyordu. Ben ztn senj vermek istemedim ama baban senin bu hareketlerinden suphe duyduğu için hiç erkek ortamın olmadığı için seni verdi ve bana bu çocuğun vebaline gireriz bu çocuk kırık olur dediginden bahsetti. Ve sonrasında gerçekten de hareketlerin değişti dedi.
BURADAN COCUGUNDAN SUPHE DUYAN İNSANLARA SESLENİYORUM
Eğer çocuğunun hal ve hareketlerinden suphe duyuyorsaniz ilk önce kendi aile yapinizj düzeltin. Ben küçük yaşlarda babaannem ile yattım. Eşcinsel oldum. Ben sürekli annemden ilgi gördüm eşcinsel oldum. Ben babamla duygusal bir bağ kurmadım daha doğrusu babam benle onu kurmadj eşcinsel oldum. Evet bir yönden ise yaradi belki yatılı kalmak ama ailem o yurtlarda kaç kişiyle yattığımi.bilmez. kaç kişiye aşık oldugumu bilmez. Eğer böyle birdey sezdiyseler yapmaları gereken babamın bana daha karşı duygusal annemjn daha uzaklaştırıci olmasıydı. Anneme de bunu söyledim. Anne dedim bu çözüm değildi. Eğer benim hareketlerimden şüphe duyduysaniz babamın bana karşı daha alakadar olması gerekirdi. Eğer küçükken kiriksam sizin yuzunuden kiriktim dedim. Ailem esc olduğumj.bilmiyor. onlara göre ben kursa gittiğim için küçük yaşta duzeldim. Evet daha erilim ama içim PASİF. EVET konuşmam düzgün ama bir erkeğin kadını olma arzusu ile büyüdüm. Evet onlara değiştim diye gozuktum ama kaç kişiyle yattım. Babam beni düzeltmek isterken daha da bozmus. Eğer bana karşı daha duygusal daha bağlı olsaydı ben tamamen hetero olurdum ve böyle sorunlarım asla olmazdı. Evet kısmen fuzeldim ama bununla birlikte psikolojik sorunlarım neşet etti 10 yıldır psikolojim bozuk. Şuan 20 yaşındayım. 10 yaşında yatiliya verilmenin enkazlari hala benimle. Babam beni yatiliya verdi belki düzelirim diye ama beni yem ettiginin farkında bile değil. Bana küçükken baskı yaptılar kızlarla oynuyorum diye. Bende anneme dedim ki eğer ben öyle biriydiysem bunun tek sorumlusu sizsiniz dedim. Sizden ne gormussem ona göre hareketlerim olmuş demekki yani suclusu sizsiniz 10 yaşındaki çocuk olan ben değildim dedim. Annem beni dövmüş bundan sebep babamda yani farklı olduğum için. Allah ikinizinde dünyada da ahirette de kollarınızı kirsin dedim annem sustu. Çünkü cahil olan ben suçlu değildim. Asıl suçlular dövmüş beni birde. Sonra ettiğim bedduayi geri aldım. Yine de kollarına kıyamadım ama asla hakkımı helal etmiyorum.
Bide sunu dedim onlara; hani beni erkek olmam için verdiniz ya cemaate bilmiyorsunuz ki ordan çıkanların yüzde altmış eşcinsel. Evet cemaat yurtlarında büyümüş biri olarak diyorum ki CEMAAT YATİLİ KURSLARİNDA BUYUYEN COCUKLARİN YUZDE ALTMIŞI EŞCİNSEL. Şimdi almanız gereken nasihati iyi almaya bakın
Sayfa: 1 ... 8 9 [10]