21
Genel Tartışma / Ynt: EŞCİNSELLİK: SOLDAN YA DA SAĞDAN HİÇ FARKETMEKSİZİN TOPLUMUN GÜNAHIDIR.
« Son İleti Gönderen: trakya 16 Eylül 2026, 07:20:04 öö »İYİLEŞMEK İSTEYEN EŞCİNSELLERİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL: LGBTQ AKTİVİZMİ Mİ YOKSA İSLAMCILAR MI?
YA DA BİR TURNUSOL KAĞIDI OLARAK HÜSEYİN KAÇIN
Günümüz Müslümanları bizleri anlamakta neden bu kadar çok zorlanıyor? İslamcılar, bizlere destek olmak yerine neden köstek oluyor? Hem LGBT aktivizmin hem de dincilerin kıskacında nasıl bir yaşam mücadelesi veriyoruz? Gelin, hepsini konuşalım!
Mütedeyyin ailelerin öncelikle bilmesi gereken şudur: Kendilerini eşcinsellerin yegane savunucusu ve koruyucusu olarak gören LGBT Aktivizmi, biz iyileşmeye çalışan eşcinsellerden ölesiye nefret ediyor. Psikologlar derneğinden tutun da Sağlık Bakanlığına kadar her türlü resmi mecraya bizleri şikayet etmekle yetinmeyip üstüne de sosyal medyada -güya iyiliğimizi düşündüklerinden- bunun doğuştan olduğu, DSÖ tarafından hastalık olmaktan çıkarıldığı, onarım terapisinin işkence olduğu, sadece toplum ve aile baskısı yüzünden iyileşmeye çalıştığımız, duygularımızı bastırdığımız için asla mutlu olamayacağımız yönünde habire ve ısrarla birbirinin neredeyse aynısı cümleleri sarfetmelerinden, öfkelerinden, tehditlerinden etkilenmediğimizi anladıklarında sayıp sövmedikleri bir taramız kalmıyor. Öyle ki ellerinden gelse hepimizi bir kaşık suda boğmayı isteyecek kadar arsızlar.. Oysa bizim onlarla bir meselemiz yok. Onları en iyi anlayabilecek kişiler de biziz.. Ama “anlayış” tek taraflı olmuyor. Bu sebeple onlardan bir beklentimiz ve umudumuz da yok. Çoğunluğu Müslüman olan ve eşcinselliği ile yüzleşmiş ve bunun için çare arayan bireyler olarak Bilge Kral Aliya’nın "Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır." dediği yerden yıkılıyoruz. Açıkça söylemem gerekirse benim için bundan sonrasını yazmak çok zor.. Her zorluğa göğüs germeye hazır ve öyle büyük bir cesaretle bu yolda yürüyor ve Rabb’imize güveniyorken ümmetin içindeki bu onulmaz yalnız kalışımıza çok üzülüyorum. Bu yola çıktığımda LGBT aktivistlerine karşı hazırlıklıydım ama muhafazakar kesimin oklarla, mızraklarla, afarozla, acımayla, dışlamayla ve hatta yok etme arzusuyla üzerimize bu denli geleceğini hiç beklemezdim. Tek bildikleri şey: Lut Kavmi. Dincilerin Lut Kavmi ile ilgili ayetleri ele alış şekliyle yetinsek bizlerin İslam’da asla ama asla yeri olmuyor. Hatta sadece bunu söylemem bile dincileri zıvanadan çıkarabilir.
https://escinselterapi.net/forum/index.php?topic=2841.0
YA DA BİR TURNUSOL KAĞIDI OLARAK HÜSEYİN KAÇIN
Günümüz Müslümanları bizleri anlamakta neden bu kadar çok zorlanıyor? İslamcılar, bizlere destek olmak yerine neden köstek oluyor? Hem LGBT aktivizmin hem de dincilerin kıskacında nasıl bir yaşam mücadelesi veriyoruz? Gelin, hepsini konuşalım!
Mütedeyyin ailelerin öncelikle bilmesi gereken şudur: Kendilerini eşcinsellerin yegane savunucusu ve koruyucusu olarak gören LGBT Aktivizmi, biz iyileşmeye çalışan eşcinsellerden ölesiye nefret ediyor. Psikologlar derneğinden tutun da Sağlık Bakanlığına kadar her türlü resmi mecraya bizleri şikayet etmekle yetinmeyip üstüne de sosyal medyada -güya iyiliğimizi düşündüklerinden- bunun doğuştan olduğu, DSÖ tarafından hastalık olmaktan çıkarıldığı, onarım terapisinin işkence olduğu, sadece toplum ve aile baskısı yüzünden iyileşmeye çalıştığımız, duygularımızı bastırdığımız için asla mutlu olamayacağımız yönünde habire ve ısrarla birbirinin neredeyse aynısı cümleleri sarfetmelerinden, öfkelerinden, tehditlerinden etkilenmediğimizi anladıklarında sayıp sövmedikleri bir taramız kalmıyor. Öyle ki ellerinden gelse hepimizi bir kaşık suda boğmayı isteyecek kadar arsızlar.. Oysa bizim onlarla bir meselemiz yok. Onları en iyi anlayabilecek kişiler de biziz.. Ama “anlayış” tek taraflı olmuyor. Bu sebeple onlardan bir beklentimiz ve umudumuz da yok. Çoğunluğu Müslüman olan ve eşcinselliği ile yüzleşmiş ve bunun için çare arayan bireyler olarak Bilge Kral Aliya’nın "Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır." dediği yerden yıkılıyoruz. Açıkça söylemem gerekirse benim için bundan sonrasını yazmak çok zor.. Her zorluğa göğüs germeye hazır ve öyle büyük bir cesaretle bu yolda yürüyor ve Rabb’imize güveniyorken ümmetin içindeki bu onulmaz yalnız kalışımıza çok üzülüyorum. Bu yola çıktığımda LGBT aktivistlerine karşı hazırlıklıydım ama muhafazakar kesimin oklarla, mızraklarla, afarozla, acımayla, dışlamayla ve hatta yok etme arzusuyla üzerimize bu denli geleceğini hiç beklemezdim. Tek bildikleri şey: Lut Kavmi. Dincilerin Lut Kavmi ile ilgili ayetleri ele alış şekliyle yetinsek bizlerin İslam’da asla ama asla yeri olmuyor. Hatta sadece bunu söylemem bile dincileri zıvanadan çıkarabilir.
https://escinselterapi.net/forum/index.php?topic=2841.0
Son İletiler
yada çok yakın baba/abi/amca/dayı/tanıdık gibi kişiler olması gerek ki bunu yapıp tepki almayacağınızın garantisi olsun işte bende bunları yapmayacaksam neden onlarla takılayım ki?Diye düşünüyorum ve depresif hissediyorum sanki onlarla fiziksel yakınlaşmıycaksam iletişime geçmenin de bir önemi yok gibi!Ama önemli nokta şu;Aslında bir erkekle seks yapmak istemiyormuşum ben sadece onla konuşmak,sarılmak istiyormuşum yani küçük bir çocuğun babasıyla yaptığı şeyler,artık eskisi kadar erotik çekim hissetmiyince(sadece çok depresif/yalnız hissettiğimde geliyo bu hisler)durdum ve düşündüm e ben zaten cinsellik yaşamak istemiyorum/istemiyormuşumki!E o zaman ben ne istiyorum?Yakın bağ kurmak!Cevabı buldum ama hetero erkekler le bu biraz zor çünkü onlar eşcinsel değil yani onlar sizinle öyle bağlar kurmak size duygusal yatırım yapmak veya sarılmak istemiyorlar!Hüseyin Hoca bana;aradığın sevgiyi dostlukla,yakınlık ile bazen nadiren tokalaşmak vs ile halledersin demişti ama bu böyle bi şey değilki be hocam!Bizim açlığımız yılların duygusal açlığı bi tokalaşmak ile geçer mi biz fazla yakın fiziksel temaslar istiyoruz!Cidden çok zormuş keşke ergenlik/çocukluk yıllarında gelseydim belli bir yaştan sonra imkansız olmasa bile bence çok aşırı zor bazı şeyler, herkes insan ilişkileri,dostluk bağları,çevre vs çözmüşken siz belli bir yaşta bunları yeni çözmeye çalışıyorsunuz,belkide belli bir aşamadan sonra hiç çözemeyeceksiniz(maddi,sosyal,çevresel,toplumsal etkenlerden dolayı çünkü onlarda aslında bizi fazlasıyla etkiliyor yani ‘dışsal koşullar’)