Son İletiler

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10
25

Hüseyin Hoca’ya kızgın olduğum bir dönemde “onarım terapisi” yaptığını iddia eden bir derneğe ulaştım.
Eşcinsellik konusunda terapi yaptıkları sitelerinde yazıyordu
ben iletişime geçince bana bir psikolog atayacaklarını,yönlendireceklerini söylediler,yanlış hatırlamıyorsam sonraki gün veya 2 gün sonra bir kadın psikolog bana ulaşıp bu konu ile alakalı iletişim kurduğumu ve bana onun terapi yapacağını söyledi…

İlk seansımızı yaptık bana;Joseph Nicolosi’nin oğlu’ndan bu konu hakkında online eğitim/bilgilendirme vs aldığını/aldıklarını ve onarım terapisi yaptığını ama genelde diğer psikolojik sorunlar (Okb,panik atak,anksiyete,depresyon vs) terapileri yaptığını söyledi,bunu ilk duyduğumda sevinmiştim çünkü bende Joseph Nicolosi’nin tüm kitaplarını okumuş ve bu konuda detaylı bilgiye sahiptim…

Seanslarda benim özel ailevi ve kendimle ilgili sorunlarımdan konuşuyorduk,sorunu çözmek için öneri/fikir vermemekle birlikte genel olarak “hıhı,evet anlıyorum” şeklinde geçiyordu,bazen ne yapacağımı söylüyordu sadece…

Mesela gerek Joseph Nicolosi’nin olsun,gerek Hüseyin Kaçın Hocam olsun eşcinselliğin erkeklerle bağ kurmak amacıyla onları erotize etmek olduğunu,bunun çözümünün ise ‘erkek arkadaşlıklar/ortamı’ konusunda çabalamanın zorunlu olduğunu söylüyordu.Mesela Joseph Nicolosi kitabında erkeklerle bisiklet sürmek,doğa yürüyüşü yapmak,yüzmek vs gibi danışanlarının yaptığı ve eşcinsel erotizmin söndüğü aktivitelerden bahsediyorken,Hüseyin Hoca’da spora gitmek ve hem özgüven kazanmak hem de erkekler arasına girmenin öneminden bahsediyordu…

Terapide erkeklerin arasına girmek için spor salonun’a gideyim mi?
Dediğimde ‘hayır,erkekler üstünü değişiyor,tehlikeli şimdilik’ benzeri bir öneri vermişti…

Diğer yandan çok sıkıldığımı vs bahsettiğimde bana annem ile alışverişe,markete gitmemi söyledi.Buna çok şaşırdım çünkü Joseph Nicolosi’nin tüm kitaplarını okumuş biri olarak ayrıca daha önce Hüseyin Kaçın Hocam’a gitmiş biri olarak bu yapmam gereken en son şeydi…

Kadın Psikolog’a ‘ama Joseph Nicolosi kitaplarında şöyle şöyle söylüyor,danışanlarına şu önerileri verip bunları söylüyor’ tarzında konuştuğumda bana ‘vay be sen hepsini çok güzel biliyorsun,baya bilgilisin’ minvalinde bir cevap aldığımda artık terapiye ve terapiste olan güvenim daha da azalıyordu.İçimden ‘bunları keşke ben değil sen bilmiş olsan’ diyordum kızarak…

Ayrıca terapilerde somut çözüm üreten öneriler olmamakla birlikte terapinin son on  dakikası bana gözlerimi kapatıp yeşillik,doğa,ağaç,merdiven vs düşünmemi istiyordu ve bu beni iyice sinirlendiriyordu bunun onarım terapisiyle ne alakası vardı?Ayrıca dünyanın parasını bunun için mi veriyordum?Ne Joseph Nicolosi’nin önerilerine ve tedavisine ne de Hüseyin Kaçın Hocam’ın önerilerine ve tedavisine hiç benzemiyordu.İşin aslı bir tedavi yoktu sanki sadece oyalama vardı…

Artık devam etmek istemiyordum.Ayrıca başka sorularım için ulaştığımda bir kez bir sorumu cevapladıktan sonra başka soru sorunca ‘şu an terapideyim’ ya da ‘seans dışında soru sormayalım’ gibi cevaplar alıyordum ama seans da da hiçbir öneri vermiyordu ki zaten yalnızca ya herşeye ‘hı hı hı hmm’ ya da ‘gözünü kapat şunu düşün’ artık sinirlenmiştim ve Hüseyin Hocam’ın forumundaki yazıları ona attım aslında ona onarım terapisi nasıl yapılır göstermek istedim o ise ‘bana bunları atma o zaman bana gelme’ tarzı birşey söyleyince artık terapiyi bıraktım.Aslında terapi olmayan terapiyi bıraktım çünkü yapay zekayla dertleşseydim eminim daha faydalı olurdu…

Anladım ki Hüseyin Kaçın Hocam’ı bırakırsam bu hiç bi iş bilmeyenlere kalırım onun sert dili de bazen sinirli çıkışmaları da aslında bizim gelişimimiz için çünkü diğerlerinde sahte bir memnun etme durumu var ama hiçbir şeyi çözdüğü yok yalnızca terapist danışan ile arasını kötü etmeden parasını alma arzusu,Hüseyin Kaçın Hocam’da ise gerçekten gençleri hayata,yaşama,kendi doğasına kazandırma ve özgüven sağlayarak mücadeleye alıştırma ideali var bunu her gittiğimde hissediyorum ve onu bu hayatta tanıdığım için çok şanslı olduğumu hissediyorum.
Babam beni terkedip gitmişken çocukken benim acı çektiğimi görüp erkek figürler tarafından umursanmazken sonra kafam karışıp dünyam alt üst olmuşken ve çıkış yolu ararken o karşıma çıktı.Hala ona birsürü vereceğim terapi parası var ve bir kez olsun ağzını açıp paramı ver demedi diğerleri olsa bir kuruş  eksik versen seni içeri sokmazlar….

Bu işin piri Hüseyin Kaçın’dır onu görmezden gelen çok şey kaçırır tüm nesli kaçırır tüm fırsatları kaçırır onun elinden tutan ise herşeyi dönüştürüp iyileştirir…
27
Ben de aynı şekilde düşünüyordum fakat Hüseyin Hoca ile görüşmemiz de duygusal bir bağ kurmamın önemini  cinsellik hakkında kendimi zorlamadan hareket etmem gerektiğini anladım. Sonrasında da görüştüğüm hanımefendi ile görüşmelere giderken çok zorlansam da reddetmeyip çok sık olmasa da görüşmeler yaptım. Bu süreç yorucu inişli çıkışlı bazen işkenceye benzese de vazgeçmeyip devam ederken ne hissettiğimi analiz etmeye iyi de olsa kötü de olsa kabul etmeye, kendimi suçlamadan anı yakalamaya çalıştım. Hamdolsun bi yerden sonra beni seven  bu hanımefendi ile görüşmemin beni motive ettiğini her ne kadar onun benden beklediğini ben de başka erkeklerden bekliyor olsam da bunu atlatabileceğimi farkettim ve sonunda duygusal bi bağ kurduğumu ve tam bir sevgi diyemesem de  onu bazen özlediğimi hissettim.  Ayrıca onunla konuşurken rahatladığımı, kendimi ifade ederken çık zorlanmadığımı ve onun da çok anlayışlı oluğunu gördüm. Çok şükür onunla buluşmadan zorlansam da buluşunca artık hoş vakit geçirebiliyordum. Tabi bazen beraber gülüyor bazen beraber ağlıyorduk ama sağolsun benden vazgeçmeyip benim göremediğim eril tarafımı gören bu hanımefendi beni tedavime farketmeden destek olmuştu.  Vel hasılı serüvenim uzunca ama bu kadarıyla iktifa edeyim. Fakat benim gibi bu sıkıntıdan muzdarip kardeşlerime acizane tavsiyem tamamıyla bu duygulardan kurtuldum diyemesem de hafiflemek depresif halden kurtulmak ve bu sıkıntıya rağmen bir yuva kurabilmek mümkün...O yüzden tedirgin olmamız biz sevgiye ilgiye muhtaçken bir kadının sorumluluğunu alıp ona bunları verebilmek elbette zor ama imkansız değil ve şunu biliyorum bizi bu  karanlığa gömmek isteyenlere inat Rabbim bizim verdiğimiz mücadeleye şahit ve yardımı için bizden biraz gayret gerekiyor. Evet bir nisk aldım ve evlendim, tamamıyla kurtuldum diyemem ama mücadeleye devam etmem gerektiğini ve başarılı olacağıma inancım tam... Vesselam...
28
Anlatmaya nerden başlasam bilemiyorum ama hikayemi uzunca anlatmaya gerek duymuyorum. Çünkü bizim gibi olup dini hassasiyeti de bulunan pek arkadaş gibi ben de gerek aile gerek yetiştirilme gerek sevgi yetersizliği vb konularda benzeri şeyleri yaşamış olduğumu ve yalnız olmadığımı dolayısyla kendimi tamamıyla suçlu görmeden ama kimseyi de suçlayıp problemimi çözmek adına sorumluluk almayı ve adım atmayı  aldığım terapiden sonra anlamış bulunmaktayım.
Hatta riskli olsa da beni sevdiğini anladığım bir kişiyle de bu terapi sürecinde görüşmeye karar verip adım attım. Evlilik mevzusu hiç ummadığım bi zamanda gerçekleşti. Forumdaki yazılardan birinde bir arkadaşın karşı cinse hiç ilgisi olmadığını şayet bir nebze olsun bir şey hissedebilse hemcinslerine ilgisine rağmen evliliği tercih edebileceğini söylüyordu.
30
Hocam yeni yazımı paylaşıyorum.
Yine Kimliğim gizli kalarak forumda paylaşın!


İÇİMDEKİ FIRTINA…
Geçen yazımda ‘terapi çok inişli çıkışlı’ diye yazmıştım.Harbiden de öyle Haftasonu erkek arkadaşlarımla çok güzel vakit geçirdim,çok eğlenceliydi.Erkek ortamında erkeklerle idim.Ama bugün sabah canım deli gibi bir erkekle ‘sevişmek’ istiyor.Bu neden oluyor?Yakın erkek arkadaşımla baya güzel vakit geçirdim,güldüm ve eğlendim hatta fiziksel temasa da girdik(klasik erkeklerin birbirinin üstünde yaptığı fiziksel şaka yollu kavga gibi) evet çok güzel geçti ama bugün neden bunu yaşıyorum?Bir erkeği öpmek istiyorum,sarılmak istiyorum deli gibi…
Bizim gibiler ne yapacak?Hetero desen değiliz,Aktif yaşadığımız bir eşcinsel hayatımızda yok çok ‘gri’ alandayız…
Hüseyin Hocam’a kalpten inanıyorum ve onu çok seviyorum ve kurtulunabilindiğine de inanıyorum eşcinsellikten ama her moralimiz bozulduğunda bu hisler tekrar yüzeye çıkacak mı?Çünkü Joseph N kitaplarında terapi ile çok yol katetmiş ve hetero olmuş insanların bile ‘depresif’ dönemlerde(herhangi bir yaşam da karşılaştığı sıkıntı,illa eşcinsellikle alakalı değil)tekrar bu hislere kaçınılmaz olarak yöneleceğini ve hiçbir zaman tamamen ‘hetero’ olamayacağını söylüyordu.Hatta Bu konuları yine çok iyi bilen konferans vs veren Dr.Z.B Hoca’nın Youtube’deki videolarını izledim bir saatlik,bir buçuk saatlik tüm konferans videolarını izledim eşcinsellik ve aile vs anlattığı o da ‘belli bir yaştan sonra çok zor,imkansız değil ama imkansıza yakın gibi’ bir cümle kullanıyordu.Biz hep böyle bir adım ileri iki adım geri mi gideceğiz hep böyle fırtınalar mı kopacak içimizde?Bu ruh halinde kendimi okula ve sorumluluklarıma da veremiyorum.Hani Hüseyin Hoca diyor ya;Bu sorunu çözmeden diğer alanlarda hayatta başarılı olamazsınız diye,evet bu çok doğru.
Ama ben zaten çok çabalıyorum hiç içimden gelmeyen şeyleri bile hoca dedi diye yapıyorum hiç erkeklerle etkileşime girmediğim kadar giriyorum hatta bazen çok ‘hetero’ hissediyorum ama eve gidince bir erkekle öpüşmek istiyorum ve ‘N’oluyo Lan?Bu ne şimdi?’ Oluyorum.Bir yandan hayat mücadelesi ve sorumluluklar,bir yandan bu sorun,depresif oluyorum bazen…
Ailemiz bizi nasıl bir ateşin içine attı?Bu kör kuyudan nasıl çıkacağız?Çıkmaya çalışırken hep düşecek miyiz?Tamam onlar suçlu biliyorum ama sonuçta olan oldu ve biz uğraşıyoruz…Bazen özgüvensizlikten bazen çok özgüvenli hissettiğim de de eşcinsel hislerim çoşuyo.Keşke diyorum şu yurtdışına gidip rahatça medeni toplumlarda beni sevecek bir erkek bulsam bazen de diyorum keşke bi babam olsa ve gelip sarılsa bana…Artık dramatik olmaktan da bıktım bu şeyden kurtulmak istiyorum artık…Bence çevresel koşullar da bu durumu çok etkiliyor çünkü yakın erkek bağları kurmamız gerekiyor ve sıkça sosyalleşmek hemcinslerle,ama nerde yapca bunları?nerden bulcaz?Biliyorsunuz ki bir şeyin faydalı olması için o şeyi hergün belli bir düzeyde yapmanız gerek,mesela ilaç içmek gibi hergün bir tane gibi
Ama bu bağları kuracak sosyal çevreniz yoksa bazen çok iyi bazen kötü oluyo terapi süreci keşke onüç-onaltı yaşlarında olsaydım en azından daha rahat olurdu,belki bana abilik yapacak biri olurdu çünkü çocukken bunlar daha kolay ama belli bir yaştan sonra artık bu yakın bağlar beklerseniz insanlar şaşırır çünkü artık yetişkinsin der
Belki biri gelip bana abilik,babalık yapsa çok iyi iki,üç yıla çok iyi olurum ve tamamen iyileşirim,şimdi de çabalıyorum ama çok gel git li oluyo bu yüzden geçen yazımda herşey sizin çabanız değil bazı şeyler çevresel-ülkesel koşullar vs demiştim.Çünkü gerçek Hetero olmak istiyorum yüzde yetmiş yüzde atmış değil veya kendimi heteroluğa zorlamak istemiyorum zaten gerçekten Hetero gibi cinsellik hissetmek istiyorum sadece çevresel vs koşullardan dolayı ‘eşcinsellik yaşamıyayım’ demek istemiyorum.
E artık belli bir yaşa geldim çok büyük olmasam da,herkes sevgili yapıyo,birileriyle takılıyor artık bende yetişkinliğe girdim bende bişeyler yaşamak istiyorum her doğal akışın içinde yaşayanlar gibi ama kendimi tutuyorum eşcinsel ilişki yasak diye terapide ama kızlarla yaşamak istemiyorum böyle olunca ben stres oluyorum ve hiçbişeye aklımı veremiyorum belki yaşasam stresimi atmış olur muyum?bilmiyorum!
Diğer erkeklere karşı da öfke hissediyorum kendimi geri kalmış gibi hissediyorum ve içinden çıkılmaz bir döngü keşke düzgün bir ülkede doğsaydım bura ne şartlar olarak ne toplum olarak hiç olması gerektiği gibi değil.Belki daha kolay yapabilirdim bazı şeyleri iyileşme konusunda çünkü yurtdışın da siz eşcinselim veya terapiye gidiyorum deseniz insanlar fazla reaksiyon vermez oralar daha bireysel ve herkes kendi hayatını yaşar kafasında herşey daha normalleştirilmiş iyi bir şey de de kötü bi şey de de insanlar diğerlerini çok umursamıyor bu toplumda ise herkes her konuda iyi veya kötü herşeye hayatın sonu gibi reaksiyon veriyor ve çok saygısız bir toplum insan hayatına karşı yurtdışında herkes daha olduğu gibi burda bi de insan terapiye gittiğinin vs stresine giriyor ayrıca daha rahat koşullar da da yaşamıyoruz maalesef her yönden
Tabiki dünyanın neresinde olursanız  olun kendiniz  için çabalamazsanız hep depresif olursunuz ama bazı yerlerde toplumsal koşullar daha destekleyici veya sürekli korkup çekinmediğiniz daha relax toplumsal yapı vardır bizim gibi Ortadoğu toplumlarıysa tam tersi herkes meraklı,saygısız vs vs 
Bu yüzden sırf giyimle veya diğer ülkelere benzemekle medeni olunmuyor demek ki bu çoğrafya meselesi demek ki olmayınca olmuyor!!!!
Umarım eşcinselliği yeneriz eğer yenemezsek te nasıl milyonlarca insan yaşıyorsa öyle veya böyle yaşıcaz artık!
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10