Son İletiler

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10
11
Videodaki yaklaşım bana eksik geldi. Belki ben yanlış anladım ama sunucunun Böyle bir vicdan azabıyla yaşayamazdın der gibi acıyan tavrı cidden çok garipti.Evet bir Müslüman için hem eşcinsel bir hayat yaşayıp hem de ibadet etmek ruha sızı verebilir, nitekim veriyor da. Ancak bunu heteroseksüel insanlar da yaşıyor. Hem namaz kılıp hatta umreye ve hacca gidip zina edenler de var. Zina yapmasına da gerek yok İslam’ın en büyük günahlardan saydığı faizi peynir ekmek gibi yiyip namaz kılanlar da var.Bence eşcinselliğin ibadet sırasında verdiği vicdan azabından daha fazlası insanın bu dünyada hiç mutlu olamayacağını hissedip hem dünya hem de din işlerine odaklanamamasıdır. Mesela bu durum benim bütün hayatımı zehir ediyor desem yeridir en mutlu olduğum anlarda bile birden aklıma gelip bütün günümü mahvediyor. Ben Allah’a ve Resulü'ne iman etmiş, sağlam inançlı bir Müslüman olarak diyorum ki Dindar kesimin ne eşcinselliğe ne de günümüzün normal kadın-erkek ilişkilerine dair hiçbir fikri yok. Bomboşlar. 100 yıl önceki köylerinde yaşadıkları hayatı, örf ve adetleri İslamiyet zannedip bizlere anlatmaya çalışıyorlar. Sizin bu konuya yaklaşımınızı çok isabetli buluyorum Hüseyin Bey. Bir Müslüman olarak sadece ve sadece Rabbime sığınıp O’na dua ve iltica ediyorum. Bir de sizin gibi işinin ehli alimlere itibar ediyorum. En kısa zamanda sizinle terapi yapmak ümidiyle

Dindar kesimden artık benim maalesef hiçbir umudum kalmadı. Akıllarına gelen ilk şey: Yasaklamak.. Eşcinselliğe dair filmler, kitaplar, dernekler, mekanlar vb görünür ne varsa yasaklanınca sorunun çözüleceğini düşünüyorlar ya da mevzuyu bi' şekilde iman eksikliğine, beslenmeye, özenmeye bağlıyorlar. Mesela "Ailemi Koru" mitinglerinde talep ettikleri yasaklamaktan başka bir şey değildir. Bu mitinglerde bir tane "üniversitelerde çalışma yapın, bunun için kürsü kurun" vb pankart göremezsin. Velhasılıkelam ne anlatırsan anlat; olmuyor! Bu yüzden iyileşmek isteyen eşcinseller olarak yapayalnızız. Bizim Tanrı'dan başka hiç kimsemiz yok. Bu süreçte o kadar çok şey yaşadık ki sadece bir tanesini anlatayım: Eşcinselere yardım etmek amacıyla kurulan, Din Kültürü öğretmenlerinden ve İlahiyatçılardan oluşan "Gençlerde Kimlik Karmaşası" adında bir WhatsApp grubuna birbirimizden haberi olmayan yedi sekiz eşcinsel olarak katıldık. Sandık ki faydamız olacak.. Öyle ya nefroloji çalışacaksan gidip de grip olanları dinlemezsin. Bizi bizden dinlemeyecekler de kimden öğrenecekler?? Öyle olmadı. İşin içinden çıkamadıkça dolaylı yoldan bizi imansız olmakla itham etmeye başladılar. Sonrasında da grubun düzeninin bozulmasına sebep olmakla suçlayıp hepimizi de gruptan attılar. Bildiğim kadarıyla bizden sonra da hiçbir yere varamadılar. En son gençlerin cinsel ilişki için buluştuğu parklara gidip oradakilere kek dağıtmaya (abartmıyorum) kafa yoruyorlardı. Bunun yanında tarikatçıların cadı avına çıkıp hepimizi itlaf etme arzusu ile sekülerci tayfanın bizlere bunun doğuştan olduğunu zorla kabul ettirmek için "bilim"i sabitleme arzusu da ölümüne kapışır vaziyettedir. Seküler tarafta isen yine LGBT fonlarıyla öyle veya böyle bir şekilde desteğin var. Ama inançlı biriysen ne bir tarikat, ne bi' cemaat, ne Diyanet, ne Bakanlık, ne bir dernek ne bir vakıf ne bir üniversite çalışması, ne bir aile.. Yanımızda hiç kimse yok! Diğer tarafta olanlar mağduruz diye "onur yürüyüşü" yapıyor ve üstüne bir de iyileşmeye çalışıyoruz diye bize nefret kusuyorlar. Normalde ihtiyacımız olsa cebinden çıkarıp beş kuruş vermeyecek olan bu insanlar, "kendinize haksızlık yapıyorsunuz, kendinizi baskılıyorsunuz, kendinizi kabul etmiyorsunuz; bu yüzden size üzülüyoruz" şeklinde yaklaştıklarında iyileşmekteki ısrarımızı görünce adeta canavara dönüşüp bizleri Sağlık Bakanlığına şikayet ediyorlar. Yanımızda hiç kimse yok dedim ya! Yanımızda duran herhangi bir yasa da yok! Öylesine garip bir yalnızlık bizimkisi.. Asıl dışlanan, mağdurken bir daha mağdur edilen, görmezden gelinen bizlerken aslında LGBTlilerin borusu ötüyor. Kanunlar, üniversiteler, dernekler, doktorlar, politikacılar onları koruyor. Düşünüyorum da köleler, İslam'a ilgi göstermeseydi İslam hareketi sınırlı kalacak ve evrensel mesajının yayılma hızı da büyük oranda yavaşlayacaktı. Ne zaman ki taşıdıkları candan başka hiçbir şeyi olmayan köleler, efendilerini dinlemeyip İslam'a koşarak Mekke'nin sınıfsal yapısını sarstılarsa, dönemin aristokrasisi kendini tehdit altında hissettiyse bu ivmeyi 21. yüzyılda bizatihi yaşatacak olanlar da iyileşmek için mücadele eden biz eşcinselleriz. Biz o LGBT efendilerini dinlemiyoruz. Rabb'im yardımcımız olsun. Bizim ondan başka kimsemiz yok. Gerçekten yok! Bizden sonra dünyaya gelecek olan eşcinsellerin tek umuduyuz. Bizi bizden sonra gelecek olanlar anlayacak.. "Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük" olan dava artık biziz! Rabb'im yardımcımız olsun.



https://www.instagram.com/p/DcMnvInDIw-/
12
Merhaba. Size çok katılıyorum bende muhafazakar camialarda yetişmiş bir gencim. Muhafazakar insanlar bu konunun çok hassas ve çok ayıp bir mevzu oldugu kanaatinde oldukları için bırakın bununla alakalı konuşmayı düşünmüyorlar bile. Oysa sizinde dediği gibi İslamiyet'in ve müslümanların bekası için ciddi bir sorun bu ve bu insanlara yardım eli uzatmak zorundalar çünkü kendini İslam'a ve müslümanlara hizmete adamış ve bu dava uğruna çalışan insanlar. Ama ne yazikki böyle biyuk bir sorun karşısında pisirik gibi kalmayı ve sadece Tevbe nasihat etmeyi tercih ediyorlar.
Muhafazakarlarda şöyle birşey vardır;
Herkesin hayatına karismayi kendinde hak görürler. İnsanları çabuk yargilarlar ve onların hayat ve yaşam tarzlarinda çok basit bir şekilde burunlarını sokarlar. Bunu ise şöyle açıklarlar; SENİN İYİLİGİN İCİN, SEN GUNAHA GİRME DİYE, CUNKU ALLAH BUNDAN RAZİ DEGİL VE BEN MUDAHALE ETMEK ZORUNDAYİM.
Peki yüce mevlam benim eşcinsel hayat yasamamdan razı mı?. Benim bir erkekle sevismeme razı mı?. Bunlardan kurtulmam için neden bir arastirma yapmıyorsun. Neden kurtulmam için doğru sonuçları araştırıp beni yonlendirmiyorsun. Neden bu konuda bana karismiyorsun da sadece ya beni yargiliyorsun ya da bana tövbe et diyorsun. Ben tövbemi de ederim sıkıntı değil ama bu bir çözüm değil bu benim işlediğim bir günahın çözümü belki ama sorunu toptan çözmüyor. Sorunu tamamen ortadan kaldırmıyor.
Ya da genellikle şunu duyarsınız; evlen!!!!
Sizler kul hakkından bahsedersiniz ama bir eşcinsel evlendiği zaman hem onun hem karşısındaki erkek ya da kadının hakkına girdiginizi bilmezsiniz!. Çünkü eşcinsel eğer evlenirse daha da eşcinsel olur daha da heteroluktan uzaklaşır ve bu konuda onun hakkına girersiniz. Aynı zamanda karşısındaki eşin de hakkına girersiniz çünkü kimse bir eşcinsel ile evlenmek istemez. Ya da bu evlilik eninde sonunda biter ve bu konuda hakkına girersiniz.....
Görüyorsunuz değil mi kendini büyük hoca olarak tanımlayan kişilerin aslında cehaletleriyle verdikleri fetvalardan sebep nasıl günaha girip nasıl kul hakkı yiyip nasıl kendiyle celistiklerini.... Gerçekten öğrenmek isteseler arastirirlar. Gerçekten bilmek isteseler pesine düşerler. Ben bir ara kursta bir hocaya açıldığımda bana zikir tavsiye etti. Çok üzüldüm. Sadece cehaletlerine ve göründüklerinden çok farklı olduklarına çok üzüldüm. Ama hepsinin hakkını yiyemem. Mesela Hk yi bulmama meşhur eren hoca vesile olmuştur. Soyadı eren di. Gerçekten de bana yardımcı oldu ve terapilere başlamama sebep oldu. İşte gerçek hoca gerçek İslam'a hizmet eden adam böyle olur.
13
Dindar ve muhafazakar camia, böyle konuların kendilerini ilgilendirmediğini düşünmekte olduğu için bu konular hakkında bir bilene danışma veya en ufak bir araştırma yapma gereksinimi bile hissetmemektedir. Bir konuyu bilmeyen kişiye (o konu hakkında bilgisi olmadığından dolayı) cahil denir; konunun kendisi için önemini dahi bilmeyen kişiye ise cehl-i mürekkep denir. Dolayısıyla muhafazakar camiayı bu tanıma bakarak cehl-i mürekkep olarak nitelemek yerinde olacaktır. Öncelikle bu konuların İslam'ın bekası, gençliğin ve ahlakî değerlerin fesada uğramaması için elzem olduğuna onların ikna edilmesi gerekir ki bu meseleler onların da gündemi haline gelebilsin.

Ancak muhafazakar camia, bu sorunları görmemekte ısrarcı olduğu gibi kendi çevrelerinde karşılaştıkları vakıaları bile hiç dinlemeden, kişileri veya kurumları aforoz ederek sorunları paspas altı yaptığını düşünmektedir. Bu görmezden gelişin ileride çok büyük ve ciddi yıkımlara sebebiyet vereceğini bilmedikleri veya bilseler de (yine kendi camiaları tarafından alaşağı edilme korkusuyla) bir aksiyona girmedikleri müsellemdir.

Bu camiada çocukluğumu ve nispeten gençliğimi geçiren bir birey olarak gözlemim bu şekildedir. Şunu da ifade etmek isterim ki her geçen gün bu vakıaların artmasıyla birlikte dindar kesim daha büyük bir çıkmaza girmekte ve hayalini kurdukları geleceği imha ettiklerini bilmeden, sözde yetiştirmiş oldukları gençliğin sorunlarını ihmal etmeye devam etmektedir.

Kendilerinin dillerine pelesenk ettikleri bir söz vardır: "İslam'a hizmet." İslam'a hizmetin genç nesillerin ifsadını önlemekten geçtiğinin ve bu asırda da gençliğin fesadına sebebiyet verecek en büyük felaketin bu konu olduğunun idrakinden bile aciz durumdalar maalesef.

Tevfik Allah'tandır..

Mehmet M...
14
Videodaki yaklaşım bana eksik geldi. Belki ben yanlış anladım ama sunucunun Böyle bir vicdan azabıyla yaşayamazdın der gibi acıyan tavrı cidden çok garipti.Evet bir Müslüman için hem eşcinsel bir hayat yaşayıp hem de ibadet etmek ruha sızı verebilir, nitekim veriyor da. Ancak bunu heteroseksüel insanlar da yaşıyor. Hem namaz kılıp hatta umreye ve hacca gidip zina edenler de var. Zina yapmasına da gerek yok İslam’ın en büyük günahlardan saydığı faizi peynir ekmek gibi yiyip namaz kılanlar da var.Bence eşcinselliğin ibadet sırasında verdiği vicdan azabından daha fazlası insanın bu dünyada hiç mutlu olamayacağını hissedip hem dünya hem de din işlerine odaklanamamasıdır. Mesela bu durum benim bütün hayatımı zehir ediyor desem yeridir en mutlu olduğum anlarda bile birden aklıma gelip bütün günümü mahvediyor. Ben Allah’a ve Resulü'ne iman etmiş, sağlam inançlı bir Müslüman olarak diyorum ki Dindar kesimin ne eşcinselliğe ne de günümüzün normal kadın-erkek ilişkilerine dair hiçbir fikri yok. Bomboşlar. 100 yıl önceki köylerinde yaşadıkları hayatı, örf ve adetleri İslamiyet zannedip bizlere anlatmaya çalışıyorlar. Sizin bu konuya yaklaşımınızı çok isabetli buluyorum Hüseyin Bey. Bir Müslüman olarak sadece ve sadece Rabbime sığınıp O’na dua ve iltica ediyorum. Bir de sizin gibi işinin ehli alimlere itibar ediyorum. En kısa zamanda sizinle terapi yapmak ümidiyle

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10