Son İletiler

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10
11
Merhaba kardesim bu Siteyi bulup Hüseyin Hocayı öğrenmen senin için gerçekten büyük piyango olmuş, tebrik ederim. Ben de Hüseyin Hocanın  danışanlarındanım . Birlikte bayağı uzun bir yol yürüdük ve şükürler olsun ki o eşcinsel hislerden tamamen kurtuldum. Şu an kendimi çok rahat, mutlu ve kuş gibi hafiflemiş hissediyorum. Bugün Hocanın WhatsApp durumunda seni görünce dayanamayıp yazmak istedim. Benim gibi dünya tembeli, her şeyi erteleyen adamı bile bu dertten çıkardıysa sen sakın umudunu kaybetme. Ben bu işe başlamadan önce İslami çevrelerden, alimlerden, hocalardan medet umdum, bir yol gösteren olur mu diye çok arandım ama nafile. Çünkü ulaştığım kişilerin bu işlerden hiç haberi yoktu. İlk başlarda ümidim o kadar kırıktı ki Hüseyin Hocayla bile çok kavga ettik bu yüzden. Hocam ben yapamıyorum, millet iyileşiyor ama benden bir yol olmaz diye kendimi yiyip bitiriyordum. Ama sonra bir gün, sanki bir gecede mucize oldu ve kurtulduğumu hissettim. Hatta Dur bakalım, acaba geçici bir şey mi yoksa bana mı öyle geliyor  diye kendimi denedim bile. Ama baktım ki erkeklere karşı zerre kadar bir isteğim kalmamış Elhamdülillah. Sen sadece Allah'a sığın ve bu işi gerçekten bilen Hüseyin Hocanın dediklerini harfiyen yap. Başka hiçbir şeyle kafanı yorma, için rahat olsun. İslami camia hakkındaki fikrimi de söyleyeyim. Eskiden Hüseyin Hocadan haberleri yok, o yüzden bir şey yapamıyorlar sanıyordum ama işin aslı öyle değilmiş. Hüseyin Hocayı da buradaki insanları da bal gibi biliyorlar. Buna rağmen onu katmadıkları hiçbir program, miting, kitap ya da sosyal medya işi bana samimi gelmiyor. Asla inanmıyorum, kendi çalıp kendi oynuyorlar tamamen boş işler. Hüseyin Hoca gibi bir adam varken, sana yukarıdan bakan, acıyarak yaklaşan insanlarda çare aramana hiç gerek yok.

12
Ortaokul dönemimde eşcinsel olduğumu kütüphanede bi ödev araştırırken aksiklopediden öğrendim. Gerçi öncesinde de erkek arkadaşlardan farklı olduğumun, kızlardan bahsetmeyi sevmediğimin, vurdulu kırdılı oyunlardan çekindiğimin farkındaydım. Ama adını koyamıyordum. O kütüphanedeki ilk şoktan sonra içime kapandım. Kabullenemedim. Sonra da çareyi dinde ve Allaha sığınakta buldum. Lisede nihai kararımı verdim, bu benim imtihanım, rabbime sığınırsam kolay olur. Deli gibi kuran, cevşen, risale okudum. Okulda herkese örnek gösterilen, edepli, çalışkan, dindar bir imajdım.
Ama hala Bi sorun vardı. Cinsel dürtü ve fantezilerimi ibadetle biyere kadar dizginleyebiliyordum. Birkaç haftada bir patlama yaşıyordum. Mastürbasyonla geçiştirebildiğim kadar geçiştiriyordum. Sonra da derin bir pişmanlık ve çaresizlik hissi..
Bu kısır döngü üniversiteye kadar devam etti. Artık Allahtan da beklediğimi alamadığımı hissetmeye başlamıştım. Üniversitede psikologlara ve psikiyatristlere gitmeye başladım. Hepsi de anlaşmışçasına tek ses olup, benim normal olduğumu ve kendimle mücadele etmemem gerektiğini söylediler.
Sonra öğretmenlik hayatım başladı. Öğretmenlik hayatımda Bi ara yine Allaha sığınma dönemim oldu. (tabii bu sığınmalardan kastım derinlikli ilişki, yoksa namazımı 11yaşımdan beri bırakmadım)Allaha yalvarıyordum, nolur benim gibi Bi kişi olsun yanımda, dertleşeyim, ağlaşayım onunla, diye. Artık yavaş yavaş ümidimi kesip İnternette dolanmaya başladım. Aradığım kişiyi bulma umuduyla, ama bulduğum sadece cinsellikti. Sonrasındaysa 28 yaşlarımda falan lastik patladı, İnternetten  cam2cam ler ve fanteziler yetmemeye başladı ve reel cinsel ilişkilerim olmaya başladı. Her seferinde Kendimi çok kötü hissedip pişmanlık içinde gözyaşlarıyla tevbe etsem de bikaç hafta sonra tekrar aynı şeyleri yapıyordum. Sonra birgün nette takılırken merhum Joseph nicolosinin kitabı denk geldi. Homoseksüeller için yeni bir klinik yaklaşım adında. Okudum ve çok faydasını gördüm. Kendimi tanımlayabildim, hayatımda ilk defa.
 Ama yine de bişeyler eksikti. Uygulamamı tavsiye ettiği metodlar uymuyodu bana. 2012 yılında face de dolaşırken Hüseyin kaçın hocanın reklamını gördüm. Aradım ama gitmeye cesaret edemedim. Çünkü evlilik arefesindeydim. Nişanlım anlarsa her şey biter diye korktum.
Yıllar böyle geçti ve Bi gün eşime yakalandım. Herşeyi ve Hüseyin hocayı anlattım. İlk başta tepkisel durdu doğal olarak ama şimdi yanımda. 1.5 yıldır terapiye geliyorum ve eşim en büyük destekçim.
Yıllar önce bir kişi için Allaha yalvarırken şimdi Hüseyin hocam sayesinde binlerce dertdaşım oldu. Allah razı olsun. Bu mücadelede yalnız olmadığını hissetmek bile çok büyük bişeyken, tecrübeli Hüseyin hocamdan terapi almak ve ilerlemeyi hissetmek kaymaklı ekmek kadayıfı oldu benim için.
14
Dindar kesim, bu konularda konuşmayarak, dışlayarak, yasaklayarak, aforoz ederek, görmezden gelerek, üstesinden gelebileceğini  sanıyor. Oysa neredeyse insanlık kadar eski bir gerçekliği, yok sayarak, inkar ederek vb ortadan kaldıramıyorsunuz.
Hele de günümüzde eşcinsellik bu kadar pompalınırken yapılan her yasaklama engel, olaya ilgisi olmayanların bile ilgisini çeker hale getiriyor.
Eşcinsel insanlardan vebalı gibi kaçmak çözüm hiç bir zaman olmadı, olmayacakta. O insanların ne kadar desteğe ihtiyacı olduğunun görülmesi gerekiyor. Hayatından memnun olduğunu idda edenlerin bile iç dünyasına girince ne yaralar çıkıyor.
Din alimleri, sosyologlar, psikologlar, ürüloglar vb. fayda sağlayacak kişilerin , bir araya gelip bu konuda ne yapabiliriz diye kafa yorma vakitleri geldi de geçiyor bile.
Bazı ortamlarda bunu defalarca ifade etmiş biri olarak şunu gördüm ki, yetkin gördüğümüz hocaların çoğu,özellikle din adamları, susmayı yada bildiğimiz şeyler ile top çevirmeyi tercih ediyor. Aslında onlarında bu konular üzerinden bilgisinin olduğunu düşünmüyorum. Lut kavminden başlayıp devam ediyor konuşma.
Kuran bu konuda tecrit önermiş o dönem için, sonrasında da eğer tövbe ederlerse Allah af edicidir , affı sever demiştir.
Allah bile af edeceğini söylerken kraldan çok kralcı davrananlar, sorunun çözümü ile ilgilenselerdi , belki de şu an çok daha farklı şeyler konuşuluyor olurdu. Kek dağıtarak, tebliğ yaparak olacak işler değil bunlar.
Bilinçli insanlarımızın sayısının çoğalması duası ile diyorum.🤲


Yeşim H.
15
Videodaki yaklaşım bana eksik geldi. Belki ben yanlış anladım ama sunucunun Böyle bir vicdan azabıyla yaşayamazdın der gibi acıyan tavrı cidden çok garipti.Evet bir Müslüman için hem eşcinsel bir hayat yaşayıp hem de ibadet etmek ruha sızı verebilir, nitekim veriyor da. Ancak bunu heteroseksüel insanlar da yaşıyor. Hem namaz kılıp hatta umreye ve hacca gidip zina edenler de var. Zina yapmasına da gerek yok İslam’ın en büyük günahlardan saydığı faizi peynir ekmek gibi yiyip namaz kılanlar da var.Bence eşcinselliğin ibadet sırasında verdiği vicdan azabından daha fazlası insanın bu dünyada hiç mutlu olamayacağını hissedip hem dünya hem de din işlerine odaklanamamasıdır. Mesela bu durum benim bütün hayatımı zehir ediyor desem yeridir en mutlu olduğum anlarda bile birden aklıma gelip bütün günümü mahvediyor. Ben Allah’a ve Resulü'ne iman etmiş, sağlam inançlı bir Müslüman olarak diyorum ki Dindar kesimin ne eşcinselliğe ne de günümüzün normal kadın-erkek ilişkilerine dair hiçbir fikri yok. Bomboşlar. 100 yıl önceki köylerinde yaşadıkları hayatı, örf ve adetleri İslamiyet zannedip bizlere anlatmaya çalışıyorlar. Sizin bu konuya yaklaşımınızı çok isabetli buluyorum Hüseyin Bey. Bir Müslüman olarak sadece ve sadece Rabbime sığınıp O’na dua ve iltica ediyorum. Bir de sizin gibi işinin ehli alimlere itibar ediyorum. En kısa zamanda sizinle terapi yapmak ümidiyle

Dindar kesimden artık benim maalesef hiçbir umudum kalmadı. Akıllarına gelen ilk şey: Yasaklamak.. Eşcinselliğe dair filmler, kitaplar, dernekler, mekanlar vb görünür ne varsa yasaklanınca sorunun çözüleceğini düşünüyorlar ya da mevzuyu bi' şekilde iman eksikliğine, beslenmeye, özenmeye bağlıyorlar. Mesela "Ailemi Koru" mitinglerinde talep ettikleri yasaklamaktan başka bir şey değildir. Bu mitinglerde bir tane "üniversitelerde çalışma yapın, bunun için kürsü kurun" vb pankart göremezsin. Velhasılıkelam ne anlatırsan anlat; olmuyor! Bu yüzden iyileşmek isteyen eşcinseller olarak yapayalnızız. Bizim Tanrı'dan başka hiç kimsemiz yok. Bu süreçte o kadar çok şey yaşadık ki sadece bir tanesini anlatayım: Eşcinselere yardım etmek amacıyla kurulan, Din Kültürü öğretmenlerinden ve İlahiyatçılardan oluşan "Gençlerde Kimlik Karmaşası" adında bir WhatsApp grubuna birbirimizden haberi olmayan yedi sekiz eşcinsel olarak katıldık. Sandık ki faydamız olacak.. Öyle ya nefroloji çalışacaksan gidip de grip olanları dinlemezsin. Bizi bizden dinlemeyecekler de kimden öğrenecekler?? Öyle olmadı. İşin içinden çıkamadıkça dolaylı yoldan bizi imansız olmakla itham etmeye başladılar. Sonrasında da grubun düzeninin bozulmasına sebep olmakla suçlayıp hepimizi de gruptan attılar. Bildiğim kadarıyla bizden sonra da hiçbir yere varamadılar. En son gençlerin cinsel ilişki için buluştuğu parklara gidip oradakilere kek dağıtmaya (abartmıyorum) kafa yoruyorlardı. Bunun yanında tarikatçıların cadı avına çıkıp hepimizi itlaf etme arzusu ile sekülerci tayfanın bizlere bunun doğuştan olduğunu zorla kabul ettirmek için "bilim"i sabitleme arzusu da ölümüne kapışır vaziyettedir. Seküler tarafta isen yine LGBT fonlarıyla öyle veya böyle bir şekilde desteğin var. Ama inançlı biriysen ne bir tarikat, ne bi' cemaat, ne Diyanet, ne Bakanlık, ne bir dernek ne bir vakıf ne bir üniversite çalışması, ne bir aile.. Yanımızda hiç kimse yok! Diğer tarafta olanlar mağduruz diye "onur yürüyüşü" yapıyor ve üstüne bir de iyileşmeye çalışıyoruz diye bize nefret kusuyorlar. Normalde ihtiyacımız olsa cebinden çıkarıp beş kuruş vermeyecek olan bu insanlar, "kendinize haksızlık yapıyorsunuz, kendinizi baskılıyorsunuz, kendinizi kabul etmiyorsunuz; bu yüzden size üzülüyoruz" şeklinde yaklaştıklarında iyileşmekteki ısrarımızı görünce adeta canavara dönüşüp bizleri Sağlık Bakanlığına şikayet ediyorlar. Yanımızda hiç kimse yok dedim ya! Yanımızda duran herhangi bir yasa da yok! Öylesine garip bir yalnızlık bizimkisi.. Asıl dışlanan, mağdurken bir daha mağdur edilen, görmezden gelinen bizlerken aslında LGBTlilerin borusu ötüyor. Kanunlar, üniversiteler, dernekler, doktorlar, politikacılar onları koruyor. Düşünüyorum da köleler, İslam'a ilgi göstermeseydi İslam hareketi sınırlı kalacak ve evrensel mesajının yayılma hızı da büyük oranda yavaşlayacaktı. Ne zaman ki taşıdıkları candan başka hiçbir şeyi olmayan köleler, efendilerini dinlemeyip İslam'a koşarak Mekke'nin sınıfsal yapısını sarstılarsa, dönemin aristokrasisi kendini tehdit altında hissettiyse bu ivmeyi 21. yüzyılda bizatihi yaşatacak olanlar da iyileşmek için mücadele eden biz eşcinselleriz. Biz o LGBT efendilerini dinlemiyoruz. Rabb'im yardımcımız olsun. Bizim ondan başka kimsemiz yok. Gerçekten yok! Bizden sonra dünyaya gelecek olan eşcinsellerin tek umuduyuz. Bizi bizden sonra gelecek olanlar anlayacak.. "Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük" olan dava artık biziz! Rabb'im yardımcımız olsun.



https://www.instagram.com/p/DcMnvInDIw-/
16
Merhaba. Size çok katılıyorum bende muhafazakar camialarda yetişmiş bir gencim. Muhafazakar insanlar bu konunun çok hassas ve çok ayıp bir mevzu oldugu kanaatinde oldukları için bırakın bununla alakalı konuşmayı düşünmüyorlar bile. Oysa sizinde dediği gibi İslamiyet'in ve müslümanların bekası için ciddi bir sorun bu ve bu insanlara yardım eli uzatmak zorundalar çünkü kendini İslam'a ve müslümanlara hizmete adamış ve bu dava uğruna çalışan insanlar. Ama ne yazikki böyle biyuk bir sorun karşısında pisirik gibi kalmayı ve sadece Tevbe nasihat etmeyi tercih ediyorlar.
Muhafazakarlarda şöyle birşey vardır;
Herkesin hayatına karismayi kendinde hak görürler. İnsanları çabuk yargilarlar ve onların hayat ve yaşam tarzlarinda çok basit bir şekilde burunlarını sokarlar. Bunu ise şöyle açıklarlar; SENİN İYİLİGİN İCİN, SEN GUNAHA GİRME DİYE, CUNKU ALLAH BUNDAN RAZİ DEGİL VE BEN MUDAHALE ETMEK ZORUNDAYİM.
Peki yüce mevlam benim eşcinsel hayat yasamamdan razı mı?. Benim bir erkekle sevismeme razı mı?. Bunlardan kurtulmam için neden bir arastirma yapmıyorsun. Neden kurtulmam için doğru sonuçları araştırıp beni yonlendirmiyorsun. Neden bu konuda bana karismiyorsun da sadece ya beni yargiliyorsun ya da bana tövbe et diyorsun. Ben tövbemi de ederim sıkıntı değil ama bu bir çözüm değil bu benim işlediğim bir günahın çözümü belki ama sorunu toptan çözmüyor. Sorunu tamamen ortadan kaldırmıyor.
Ya da genellikle şunu duyarsınız; evlen!!!!
Sizler kul hakkından bahsedersiniz ama bir eşcinsel evlendiği zaman hem onun hem karşısındaki erkek ya da kadının hakkına girdiginizi bilmezsiniz!. Çünkü eşcinsel eğer evlenirse daha da eşcinsel olur daha da heteroluktan uzaklaşır ve bu konuda onun hakkına girersiniz. Aynı zamanda karşısındaki eşin de hakkına girersiniz çünkü kimse bir eşcinsel ile evlenmek istemez. Ya da bu evlilik eninde sonunda biter ve bu konuda hakkına girersiniz.....
Görüyorsunuz değil mi kendini büyük hoca olarak tanımlayan kişilerin aslında cehaletleriyle verdikleri fetvalardan sebep nasıl günaha girip nasıl kul hakkı yiyip nasıl kendiyle celistiklerini.... Gerçekten öğrenmek isteseler arastirirlar. Gerçekten bilmek isteseler pesine düşerler. Ben bir ara kursta bir hocaya açıldığımda bana zikir tavsiye etti. Çok üzüldüm. Sadece cehaletlerine ve göründüklerinden çok farklı olduklarına çok üzüldüm. Ama hepsinin hakkını yiyemem. Mesela Hk yi bulmama meşhur eren hoca vesile olmuştur. Soyadı eren di. Gerçekten de bana yardımcı oldu ve terapilere başlamama sebep oldu. İşte gerçek hoca gerçek İslam'a hizmet eden adam böyle olur.
17
Dindar ve muhafazakar camia, böyle konuların kendilerini ilgilendirmediğini düşünmekte olduğu için bu konular hakkında bir bilene danışma veya en ufak bir araştırma yapma gereksinimi bile hissetmemektedir. Bir konuyu bilmeyen kişiye (o konu hakkında bilgisi olmadığından dolayı) cahil denir; konunun kendisi için önemini dahi bilmeyen kişiye ise cehl-i mürekkep denir. Dolayısıyla muhafazakar camiayı bu tanıma bakarak cehl-i mürekkep olarak nitelemek yerinde olacaktır. Öncelikle bu konuların İslam'ın bekası, gençliğin ve ahlakî değerlerin fesada uğramaması için elzem olduğuna onların ikna edilmesi gerekir ki bu meseleler onların da gündemi haline gelebilsin.

Ancak muhafazakar camia, bu sorunları görmemekte ısrarcı olduğu gibi kendi çevrelerinde karşılaştıkları vakıaları bile hiç dinlemeden, kişileri veya kurumları aforoz ederek sorunları paspas altı yaptığını düşünmektedir. Bu görmezden gelişin ileride çok büyük ve ciddi yıkımlara sebebiyet vereceğini bilmedikleri veya bilseler de (yine kendi camiaları tarafından alaşağı edilme korkusuyla) bir aksiyona girmedikleri müsellemdir.

Bu camiada çocukluğumu ve nispeten gençliğimi geçiren bir birey olarak gözlemim bu şekildedir. Şunu da ifade etmek isterim ki her geçen gün bu vakıaların artmasıyla birlikte dindar kesim daha büyük bir çıkmaza girmekte ve hayalini kurdukları geleceği imha ettiklerini bilmeden, sözde yetiştirmiş oldukları gençliğin sorunlarını ihmal etmeye devam etmektedir.

Kendilerinin dillerine pelesenk ettikleri bir söz vardır: "İslam'a hizmet." İslam'a hizmetin genç nesillerin ifsadını önlemekten geçtiğinin ve bu asırda da gençliğin fesadına sebebiyet verecek en büyük felaketin bu konu olduğunun idrakinden bile aciz durumdalar maalesef.

Tevfik Allah'tandır..

Mehmet M...
18
Videodaki yaklaşım bana eksik geldi. Belki ben yanlış anladım ama sunucunun Böyle bir vicdan azabıyla yaşayamazdın der gibi acıyan tavrı cidden çok garipti.Evet bir Müslüman için hem eşcinsel bir hayat yaşayıp hem de ibadet etmek ruha sızı verebilir, nitekim veriyor da. Ancak bunu heteroseksüel insanlar da yaşıyor. Hem namaz kılıp hatta umreye ve hacca gidip zina edenler de var. Zina yapmasına da gerek yok İslam’ın en büyük günahlardan saydığı faizi peynir ekmek gibi yiyip namaz kılanlar da var.Bence eşcinselliğin ibadet sırasında verdiği vicdan azabından daha fazlası insanın bu dünyada hiç mutlu olamayacağını hissedip hem dünya hem de din işlerine odaklanamamasıdır. Mesela bu durum benim bütün hayatımı zehir ediyor desem yeridir en mutlu olduğum anlarda bile birden aklıma gelip bütün günümü mahvediyor. Ben Allah’a ve Resulü'ne iman etmiş, sağlam inançlı bir Müslüman olarak diyorum ki Dindar kesimin ne eşcinselliğe ne de günümüzün normal kadın-erkek ilişkilerine dair hiçbir fikri yok. Bomboşlar. 100 yıl önceki köylerinde yaşadıkları hayatı, örf ve adetleri İslamiyet zannedip bizlere anlatmaya çalışıyorlar. Sizin bu konuya yaklaşımınızı çok isabetli buluyorum Hüseyin Bey. Bir Müslüman olarak sadece ve sadece Rabbime sığınıp O’na dua ve iltica ediyorum. Bir de sizin gibi işinin ehli alimlere itibar ediyorum. En kısa zamanda sizinle terapi yapmak ümidiyle

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10