Son İletiler

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10
11
Transeksüel olmak isteyen bir gencin babasıyla buluştuk. Bir kuruş ücret almadan 2-3 saat vaktimi ayırdım ve hayat hikayemi anlattım. Bütün bilgeliğimi paylaştım. Seküler bir aile olduklarının altını çizeyim. Çocuk cinsiyet değiştirmek istediği için HK ya bir kulp takmış ve terapileri sonlandırmış.
Sonra benim babaya başka tavsiyelerim de oldu. Baba tavsiyelerime uymadı. Baba ve çocuk ile görüşmek için bir randevu oluşturduk. Baba randevuyu iptal ettiğini söyleme nezaketini bile göstermedi. Ve bununla birlikte çocuğun yeni psikoloğuna benim numaramı vermiş. Bana sormadan numaramı insanlarla paylaşması hukuksal olarak tacizdir. Ben tabi ki de tanımadığım bilmediğim bir adamla konuşmak istemedim. Sonra baba bana bağırdı ve sen bizim psikoloğumuzla görüşmezsen biz de senle görüşmeyiz dedi. Tüm usulsüzlüklere rağmen yeni psikoloğun aramasına döndüm, ses tonundan ve konuşmasından anladığım kadarıyla bu psikolog %100 ihtimalle pasif geydi. Beğenmedikleri HK en azından maskülen bir erkek rol modeli. Yeni psikolog beni sorguya çeker gibi konuştu. Transeksüel çocuğu nasıl iyileştireceğimi sordu. Benim ne iş yaptığımı sordu. Ben de dedim ki bu çocuğun babasının en büyük hayali çocuğunun benim gibi olması. O yüzden ben ne diyorsam yapmak zorunda. Yapmazsa sonuçları olur. Ve bu sonuçlar beni etkilemez sonuçta ben vazifemi yaptım. Bilgimi aktardım. Hala anlamıyorlarsa ben ne yapayım ?

HK’nın dediği gibi eşcinsellik bir aile hastalığıdır. Bu olay da bunun en büyük kanıtıdır. Bahsi geçen babaya bir yardım eli uzattım. Ama o elimi tutmadı. Belki 10 tane psikolog gezip sonuç almamışlardı ama o yine de öğrenilmiş çaresizlik yüzünden 11. psikoloğu denedi. Eğer aile olarak kendilerini değiştirmezlerse 12 ve 13. psikoloğa da giderler.

Eşcinsel veya trans çocukların aileleri önce nefslerini terbiye etmeli. Düşünce modellerini değiştirmeliler. Başka biri olmaları lazım. Zaten soybağında sorun olmasa bu çocuklar niye kolunu bacağını kestirmek istesin ? Önce aile kendini değiştirmeli. Ama bu nefslerine zor geldiği için yapamazlar. Kendi vicdanları için çocuğu psikoloğa götürürler. Kendileri aynı kalırlar. Ve kendilerine uzatılan yardım eline tükürürler.

5 psikolog sonra bile hala çocuğun depresyon sorunlarını çözememiş olacaklar. Bu sefer onlara yardım etmeyeceğim.

Eşcinsel erkeklerin pısırık babaları bağırmayı ve şiddet uygulamayı erkeklik zan ediyor. Fakat bu erkeklik değil hayvandan aşağı bir bilinçte olmaktır. Asıl erkeklik sorun çözebilmektir. Sorunları da çözemedikleri için çocukları da bu hayvandan aşağı bilinçte sıkışıp  kalıyor. 70 nesil atanın hatalarının sonucu DNA 🧬 KÖTÜ MİRASLAR İLE KODLANIYOR ve son neslin eşcinsel/trans olmasıyla nesil helak olmuş oluyor.
Bir nevi doğal seçilim diyebiliriz.

Baba Allah a inanıyor ama güvenmiyor. Bu yüzden tüm çarelerin tükendiğini düşünüyor. (Benim sunduğum çareleri denemedi bile). Penis organını kesmek ve yerine suni bir vajina yapmak için bir ürologtan danışmanlık bile almışlar. Ama o üroloğun onlara söylemediği şey şu, bu ameliyat bir sakat bırakma ameliyatıdır. Sonuçları olur. Nasıl ki küpe için kulağımızı deldirdiğimizde küpe takmak zorunlu, bu ameliyattan sonra da 6 ay boyunca her gece kalın bir penis tarafından sikilmek zorunlu. Ve tabi ki gece uyurken kalın bir dildo (yapay bir penis) ile uyumak zorunlu. Açtıkları vajina taklidi delik kapanmasın diye.

Hayatı boyunca nefsine uymuş ve alemin işleyişini anlayamamış ana babaların sonucu olarak neslin son üyesi bunları yaşıyor. Ve hatalı nesil helak oluyor.
12
Genel Tartışma / GENÇLERDE KİMLİK KARMAŞASI & BÜYÜK AİLE BULUŞMASI
« Son İleti Gönderen: psikolog 19 Ağustos 2026, 11:40:30 öö »
Dindar kesimden artık benim maalesef hiçbir umudum kalmadı. Akıllarına gelen ilk şey: Yasaklamak.. Eşcinselliğe dair filmler, kitaplar, dernekler, mekanlar vb görünür ne varsa yasaklanınca sorunun çözüleceğini düşünüyorlar ya da mevzuyu bi' şekilde iman eksikliğine, beslenmeye, özenmeye bağlıyorlar. Mesela "Ailemi Koru" mitinglerinde talep ettikleri yasaklamaktan başka bir şey değildir. Bu mitinglerde bir tane "üniversitelerde çalışma yapın, bunun için kürsü kurun" vb pankart göremezsin. Velhasılıkelam ne anlatırsan anlat; olmuyor! Bu yüzden iyileşmek isteyen eşcinseller olarak yapayalnızız. Bizim Tanrı'dan başka hiç kimsemiz yok. Bu süreçte o kadar çok şey yaşadık ki sadece bir tanesini anlatayım: Eşcinselere yardım etmek amacıyla kurulan, Din Kültürü öğretmenlerinden ve İlahiyatçılardan oluşan "Gençlerde Kimlik Karmaşası" adında bir WhatsApp grubuna birbirimizden haberi olmayan yedi sekiz eşcinsel olarak katıldık. Sandık ki faydamız olacak.. Öyle ya nefroloji çalışacaksan gidip de grip olanları dinlemezsin. Bizi bizden dinlemeyecekler de kimden öğrenecekler?? Öyle olmadı. İşin içinden çıkamadıkça dolaylı yoldan bizi imansız olmakla itham etmeye başladılar. Sonrasında da grubun düzeninin bozulmasına sebep olmakla suçlayıp hepimizi de gruptan attılar. Bildiğim kadarıyla bizden sonra da hiçbir yere varamadılar. En son gençlerin cinsel ilişki için buluştuğu parklara gidip oradakilere kek dağıtmaya (abartmıyorum) kafa yoruyorlardı. Bunun yanında tarikatçıların cadı avına çıkıp hepimizi itlaf etme arzusu ile sekülerci tayfanın bizlere bunun doğuştan olduğunu zorla kabul ettirmek için "bilim"i sabitleme arzusu da ölümüne kapışır vaziyettedir. Seküler tarafta isen yine LGBT fonlarıyla öyle veya böyle bir şekilde desteğin var. Ama inançlı biriysen ne bir tarikat, ne bi' camaat, ne Diyanet, ne Bakanlık, ne bir dernek ne bir vakıf ne bir üniversite çalışması, ne bir aile.. Yanımızda hiç kimse yok! Diğer tarafta olanlar mağduruz diye "onur yürüyüşü" yapıyor ve üstüne bir de iyileşmeye çalışıyoruz diye bize nefret kusuyorlar. Normalde ihtiyacımız olsa cebinden çıkarıp beş kuruş vermeyecek olan bu insanlar, "kendinize haksızlık yapıyorsunuz, kendinizi baskılıyorsunuz, kendinizi kabul etmiyorsunuz; bu yüzden size üzülüyoruz" şeklinde yaklaştıklarında iyileşmekteki ısrarımızı görünce adeta canavara dönüşüp bizleri Sağlık Bakanlığına şikayet ediyorlar. Yanımızda hiç kimse yok dedim ya! Yanımızda duran herhangi bir yasa da yok! Öylesine garip bir yalnızlık bizimkisi.. Asıl dışlanan, mağdurken bir daha mağdur edilen, görmezden gelinen bizlerken aslında LGBTlilerin borusu ötüyor. Kanunlar, üniversiteler, dernekler, doktorlar, politikacılar onları koruyor. Düşünüyorum da köleler, İslam'a ilgi göstermeseydi İslam hareketi sınırlı kalacak ve evrensel mesajının yayılma hızı da büyük oranda yavaşlayacaktı. Ne zaman ki taşıdıkları candan başka hiçbir şeyi olmayan köleler, efendilerini dinlemeyip İslam'a koşarak Mekke'nin sınıfsal yapısını sarstılarsa, dönemin aristokrasisi kendini tehdit altında hissettiyse bu ivmeyi 21. yüzyılda bizatihi yaşatacak olanlar da iyileşmek için mücadele eden biz eşcinselleriz. Biz o LGBT efendilerini dinlemiyoruz. Rabb'im yardımcımız olsun. Bizim ondan başka kimsemiz yok. Gerçekten yok! Bizden sonra dünyaya gelecek olan eşcinsellerin tek umuduyuz. Bizi bizden sonra gelecek olanlar anlayacak.. "Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük" olan dava artık biziz! Rabb'im yardımcımız olsun.

https://escinselterapi.net/forum/index.php?topic=2830.0
13
Bu his taşıyanın günahı değil.Ebeveynlerin günahı.Çocukken ruhunuza verdikleri zarar.Çocuklar masum.Sizler de öyle.İçinizdeki çocuk yaralı.Büyüdüğünüzde anlamlandıramadığınız bir his.İnsan bebekliğiyle ,çocukluğuyla,ergenliğiyle,yetişkinliğiyle,yaşlılığıyla var.Maalesef en büyük yarayı , gelecek hayatı belirleyen bebeklik  ve çocukluk dönemi alıyor.Ebeveynlerin çocuk yetiştirme konusundaki cehaleti .Helede ilk çocuksanız eyvahlar olsun.Mükemmelliyetçi,obsesif,depresif ,ilgisiz bir ebeveyniniz varsa hapı yuttunuz.Büyüdüğünüzde ailenizin sizden çaldığı hayatınızın rövanşını yapmanız için var bu his.Artık kavganın zamanı gelmedi mi?Anne, babalar çözümü red etmekte buluyor.Yaptıklarını görmezden gelebiliyor.Bu işin kolay kısmı değil mi?Benim hayatımı çaldın ,neden???Diyebildiniz mi?Yoksa içinizde saklayıp ben bu hisle nasıl başedeceğim,benim içimde olan ne,neden herkes normal bir ilişki yaşarken ben bu hisleri yaşıyorum?Diye deli divane gezdiniz mi?Temizleyin geçmişi.Hesap sorun ailenize bana ne yaptınız diye?Onların bu günahlarını temizlemeleri gerektiği gibi.İnanın bu hissiniz puf diye sönüverir.Bir çoğunuz ailenizden gizliyorsunuz.Zarar görmekten korkuyorsunuz.Haklısınızda .Toplum olarak bu konuda inanılmaz cahiliz.Ama gelecek hayatınızı aptal ebeveynleriniz yüzünden bu hisle yaşamak zorunda değilsiniz.Soru neredeyse cevap oradadır.Sizler bembeyaz bir sayfaydınız.Kodlarınızı ebeveynleriniz yazdı.Cevapta onlarda.Boş yere psikolog ,psikiyatri gezmeyin .Yada ailenizi alıp gidin.Bunlar bana ne yaptı?Diye.Siz bebek gibi masumsunuz.Keşke sizlerin şimdi gezip şifa aradığı psikolog,psikiyatristleri zamanında onlar gitselerdi.Bir baba ,bir anne olmak!Siz de en güzel duygularla yaşayabilirdiniz.Hayatları çalınmış ,masum evlatlar .Hayat hiç bir şeyi es geçmez.Her boşluk dolar.Doldurun içinizdeki boşluğu .Göğsünüzde neden bir boşluk  hissediyorsunuz?Size yalvarıyor çünkü.Artık doldur şunu .
14
Lut kavmi aslında bugünkü anlamda eşcinsel bir kavim değildir. Evli erkekler olmak bakımından biseksüel ve sadist kişilik özellikleri gösteren bir toplumdur. https://www.akasyam.com/yazi/sadistlerden-escinsellerden-grinin-elli-tonundan-asr-i-saadet-olusur-mu-4320.html


Aslında Hüseyin hoca güzell açıklamış..


Lut kavmi;

Bile isteye, tercih olarak yapılan, sadist, doyumsuz, sapıkınlıklarını topluma yaymaya çalışılan bir kavim.


Lut kavmi, bugünki Lgbt dernekleri, yabancı kruz gemisini yönlendiren güçler, epstain...vb sapkınlığı ve eşcinselliği yaymak için uğraşan kişilere benzetilebilir.

Günümüzdeki eşcinseller böyle değildir!
Aileden yaralı, saf, temiz, hiçbir eşcinsel eşcinselliği yaymak istemez.

Hatta hiçbiri gerçek hayatta eşcinsel olmak dahi istemez.


Günümüzde ki eşcinselliği Lut kavmine bağlayan alimler, din adamları....vs kişiler eşcinselliği Lut kavmi ile bir tutarak gerçek olmayan, bilgisizce, prof, alim, hoca adı altında cahilce yaftalarda bulunmaktadırlar.


Hiçbir eşcinsel tercih olarak eşcinselliği seçmemiştir!


Ve bu alimler, hocalar, hatta psikologlar eşcinselliği savunan kişilerden daha çok eşcinsel olan gençlere zarar vermektedir.

15
Bunun için, kendiniz için mutluluğunuz için kararlı bir şekilde sizin için bir şeyler yapmak isteyen bu insanlara direnmektense zaman kaybetmeden şimdi başlayın,

Çünkü yaşadıklarınızdan, çektiğiniz acılardan..Daha kendinizi tanımıyorsunuz..


Mutluluk; kendini tanımaya başlamaktır!


Burada ona buna sataşıp kendi Düşüncenizi karşıya empoze etmeye çalışmaktansa kendinizi tanımanızı tavsiye ederim ..

Bunun tadına ve mutluluğuna ulaşın... derim

Çünkü burada..

Çocuğumun deyişi ile..

Çatlak psikolog Hüseyin Bey'in dediği gibi aileler başta olmak üzere hepimiz hastayız


Hiçbir şey dermansız değildir



16
Yeni gelen gençlere bir kaç şey söyleyeceğim.

Bende eşcinsel olan bir çocuğun babasıyım!

Ben de kendimi savunmak isterdim ama suçun bende olduğunu, bizde olduğunu bildiğim için savunamıyorum.

İlk başlarda kendimi savunamadığımdan dolayı acı çekmişliğim olmuştur.

Ama sonradan bunların hiçbirinin çocuğum kadar değerli olmadığını fark ettim.

İllaki haklı çıkayım diye içten yırtındığım düşüncelerim yok oldu.

Bence gençler sizinde; bugüne kadar okuduklarım yaşadıklarım doğrudur düşüncesini üzerinizden atsanız iyi olur!

Çünkü sizin için, hayatınız için kişiliğiniz için ve cinsiyetiniz için artık yeni şeyler söylemeniz lazım!!


Çocuğumun eşcinsel olduğunu öğrendiğim zaman beni dinleyecek, Evet... çaresi var diyecek bir psikolog bulamadım.

Çünkü çocuğum için ve bu durumu yaşayan tüm gençler için en başta itibar edilen yer Dünya Sağlık Örgütüydü.
Bu gençlerin her biri Dünya Sağlık Örgütünün bu konuda ne dediğine bakmıştır.

"DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ İDEOLOJİK BİR YAPILANMADADIR" denildiğinde..

Ne kadar da paronoyak düşünceleriniz var..denildi.

Hepimize denildi.

Ama hiçte paronoyak değildik..

Epstein belgeleri arkada hangi dümenlerin döndüğünü herkese net şekilde göstermiş olsa gerek.


Evet doğuştan olmayan bu durum, ailelerin yanlış yetiştirmeleri, baba-anne rol karmaşaları, ilgisiz baba ve çocukların ruhsal durumundan kaynaklanmaktadır!..

Benim 3 tane çocuğum var ama bir tanesi eşcinsel..

Çünkü en duygusal, en içe dönük, en konuşmayan, her şeyi içine atan ve annesiyle çokça vakit geçiren tek çocuğum o!

En duygusal, en içe dönük, konuşmayan, kendisini anlatmayan, hissettiklerini içine hapseden o çocuğumun diğer çocuklarından daha çok bana ihtiyacı olduğunu fark edememişim.



Rol model anne,

En güzel sohbetleri yapan, en güzel pastaları yapan, erkek çocuğuna bunları yaptıran, babanın yapması gereken ne varsa yapan ve karşılayan anne.

O çocuğun bir erkek olmasını bekleyemezsiniz.

Bu ailede yaşayan her çocuk eşcinsel olacak diye bir konu değil,

İçine kapanık, duygusal ve çok zeki.

Burada olan bu grupta olan çocukların tamamı Zeki.. ve çok duygusal.
Burada olan çocukların ortak bir özelliğini söyleyeyim mi;

Her birinin ailesinde muhakkak sorun var!..Net..

Ya baba vurdumduymaz, ya anne baba ilişkisi kötü, babanın eve ve çocuklara olan ilgisi az....vs...vs


Burada bu durumun doğuştan olduğunu söyleyenler bunun yanlış olduğunu söyleyebilirler mi??


Çocukluğundan beri bu durumu ile mücadele eden, kabullenmeyen acı ve ızdırap çeken bu çocuklar, gençler

Nihayet her şeyin sonunda kabullenme yolunu seçiyorlar.

Yıllarca çektikleri bu ızdırapların kabullenmekle biteceğini düşünüp biraz ferahlıyorlar.

Ve artık onlara bu saatten sonra bunun doğuştan olmadığını söylemek; onları alnından vurmak,  içlerine kor düşürmek gibi bir şey.

Savunmaya geçiyorlar..

Çünkü kabullenip inandıkları tüm tezlerin bir çöp olduğunu duymak, görmek onlara çok zor geliyor..

Çünkü çok acı çektiler ve baştan başlayacak güçleri yok.

 " Biz böyleyiz, biz böyle doğduk, bizi böyle kabullenin...diyerek karşı tarafı da ikna etmeye çalışıyorlar.

Sanki onları karşıdaki insanlar aynen böyle kabul ederseler, mutlu olacaklarını, anksiyete sorunlarının sona ereceğini veya huzurlu olacaklarını düşünüyorlar.

" ASLA MUTLU OLAMAYACAKLAR!"


Çünkü insan fıtratına aykırı olan bu durum kendi içinde, benliğinde sürekli çatışma halinde olacaktır!

Evet bu bir hastalıktır..

Ama bu aile hastalığıdır!..


Benim çocuğum da aynen böyle söylüyordu savunuyordu..

Dünya Sağlık Örgütü şöyle diyor, şu şöyle diyor, bu böyle diyor, Psikologlar doğuştan olduğunu söylüyor diyordu..

Ama şimdi yavaş yavaş şunu demeye başladı çocuğum..

 " Bu illet"

Biraz daha deneyeyim, olmazsa baştan başlarım!

Şunu demedi;

Ben bundan kurtulacağım demedi.. Ama artık neyin ne olduğunu anlamaya başladı..

Benim çocuğumdan örnek verdim ama hepiniz bu yollardan geçtiniz, geçiyorsunuz..

17
Değerli yorumlarınız için hepinize teşekkür ederim, hepsini dikkatlice okuyacağım.
18
Hastalık değil, tercih deniliyor. fakat bu tercihleri oluşturan sebepler oluyor. Bu sebepler çözülmeden de kişiye fayda sağlanmıyor.
Bugün tevafuk bu konu üzerinde düşünmüştüm. Hastalık değil, psikolojik değil vb sınıflamalar ile sizin söyleminize geliniyor “ düzeltilecek bir şey yok” gerçekten yok mu, yoksa bu da bu insanları dışlama yöntemimi.
Bunu siyasi, veya başka unsurlar için kullanan kişi veya oluşumları bir kenara koyarak konuşursak, düzeltilecek bir şey yok dersek, bu yardım isteyenlere kim yardım edecek, yada bu gurupta olduğumuz için soruyorum Hüseyin Bey neyin mücadelesini veriyor?


Yeşim H.
19
Arkadaşlar iyi akşamlar. Yazılarınızı okudum. Önce kendimi tanıtayım sonra yazılarınıza cevap vereceğim.

2020 de Hüseyin Bey’den terapi almaya başladığımda kadınsı davranışlarım vardı.
Kadınlara karşı cinsel bir arzu hissetmiyordum. Erkeklere aşık ve hayran oluyordum. Özgüvensizlik, korkular, kaygılar içerisindeydim. Obsesyonlarım vardı.

Hüseyin Bey sayesinde bu özelliklerimi fark edip değiştirdim. Davranışlarımı değiştirince düşüncelerim değişti. Sonra karakterim değişti. Ve başka biri oldum.

Ve bir süre sonra kız arkadaşlarım oldu ve kızlara aşık olmaya başladım. Artık erkeklere ilgi duymuyorum. İyi ki eşcinsel olmuşum ve Hüseyin Bey ile tanışmışım. Çünkü bu yaşadıklarım beni ben yaptı ve Hüseyin Bey benden bir adam yarattı.

Biliyorum grupta aileler var. Sizler çocuğunuz benim gibi olsun istiyorsunuz. O zaman ben ne yaptıysam aynısını yapmak durumundasınız.
Ben de Hüseyin Bey ne diyorsa yaptım.

Ailenin dindar veya seküler olmasının bi önemi yok. Büyük bir alim olan Parito insanları ikiye ayırıyor. Muhafazakar veya Seküler diye değil tabii ki. İnsanların %80 mazeretçi %20 si ise yapanlar.

Yani çoğunluk her zaman yanılır. Azınlık her zaman doğruyu yapar. Parito denklemi insanlığa bunu kanıtlamıştır. Mazeretçi olanlar az bilgilidir ve bu az bilgileri önyargı oluşturur.

Mazeretçi olan ister seküler ister muhafazakar olsun kendi mide reflüsünü oluşturan gerekçeyi çözemez. Ölene mide ilacı kullanır ta ki o ilaç da midesini deler veya kanser yapar. Çünkü kendi az bilgili olduğu için kendisine kimyasal satan bir satıcıdan akıl alır. Ve ancak kanser olunca yanlış yaptığını anlar.

Bizler %20 lik kısımdanız. Kendi yaşamımızı istediğimiz gibi değiştirebiliriz. Ben size güveniyorum.

%80 lik kesimde olan mazeretçiler ve az bilgililer tıp dünyasından akıl alır ve “aaa tıp dünyasına göre eşcinsellik normalmiş” derler. Ve kolayı seçerler. Sonra tıp dünyası onlara ömür boyu HIV ilacı satar. Ve organ değiştirme ameliyatı satar. Yaşasın kapitalizm.

Tıp dünyasında astımında çaresi yok. Ömür boyu kortizonlu ilaç kullanarak hastalığı uyutuyorlar sadece.
Bipoların da çaresi yok ömür boyu uyuşturucu içerek beyinlerini uyutuyorlar sadece.

Ama Allah’ın kimyasında her şeyin çözümü vardır.

%20 lik kesimde olanlar bizler kartal gibiyizdir. Bizim elimizi kolumuzu da bağlasan biz YAPARIZ. HAL EDERİZ. YARATIRIZ. KONU NE OLURSA OLSUN.


20
Merhaba kardesim bu Siteyi bulup Hüseyin Hocayı öğrenmen senin için gerçekten büyük piyango olmuş, tebrik ederim. Ben de Hüseyin Hocanın  danışanlarındanım . Birlikte bayağı uzun bir yol yürüdük ve şükürler olsun ki o eşcinsel hislerden tamamen kurtuldum. Şu an kendimi çok rahat, mutlu ve kuş gibi hafiflemiş hissediyorum. Bugün Hocanın WhatsApp durumunda seni görünce dayanamayıp yazmak istedim. Benim gibi dünya tembeli, her şeyi erteleyen adamı bile bu dertten çıkardıysa sen sakın umudunu kaybetme. Ben bu işe başlamadan önce İslami çevrelerden, alimlerden, hocalardan medet umdum, bir yol gösteren olur mu diye çok arandım ama nafile. Çünkü ulaştığım kişilerin bu işlerden hiç haberi yoktu. İlk başlarda ümidim o kadar kırıktı ki Hüseyin Hocayla bile çok kavga ettik bu yüzden. Hocam ben yapamıyorum, millet iyileşiyor ama benden bir yol olmaz diye kendimi yiyip bitiriyordum. Ama sonra bir gün, sanki bir gecede mucize oldu ve kurtulduğumu hissettim. Hatta Dur bakalım, acaba geçici bir şey mi yoksa bana mı öyle geliyor  diye kendimi denedim bile. Ama baktım ki erkeklere karşı zerre kadar bir isteğim kalmamış Elhamdülillah. Sen sadece Allah'a sığın ve bu işi gerçekten bilen Hüseyin Hocanın dediklerini harfiyen yap. Başka hiçbir şeyle kafanı yorma, için rahat olsun. İslami camia hakkındaki fikrimi de söyleyeyim. Eskiden Hüseyin Hocadan haberleri yok, o yüzden bir şey yapamıyorlar sanıyordum ama işin aslı öyle değilmiş. Hüseyin Hocayı da buradaki insanları da bal gibi biliyorlar. Buna rağmen onu katmadıkları hiçbir program, miting, kitap ya da sosyal medya işi bana samimi gelmiyor. Asla inanmıyorum, kendi çalıp kendi oynuyorlar tamamen boş işler. Hüseyin Hoca gibi bir adam varken, sana yukarıdan bakan, acıyarak yaklaşan insanlarda çare aramana hiç gerek yok.

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10