1
Eşcinsellik - Hayatlardan parçalar, hayata mektuplar (ziyaretçi karalama defteri) / Ynt: HOLLANDA'DA MÜSLÜMAN ve TÜRK OLMAK ve BİR DE EŞCİNSEL OLMAK
« Son İleti Gönderen: psikolog Bugün, 12:17:33 ös »İkinci seansımızda sadece bağımlılığım değil, çocukluğumdan bugüne taşıdığım bazı ilişki kalıpları üzerinde de durduk.
Seansın başında hocam, ilk terapiden sonra neler düşündüğümü sordu. Açıkçası henüz belirgin bir ilerleme kaydettiğimi söyleyemedim. İçimde "Acaba faydası olmazsa?" gibi kaygılar vardı. Hocam bunun çok normal olduğunu, daha yolun başında olduğumuzu ve değişimin zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Verilen derslere riayet ettiğim takdirde daha hızlı yol katedeceğimi belirtti.
Daha sonra annemle olan ilişkimiz üzerinde durduk. Çocukluğum boyunca annemin yaşadığı sıkıntıları kendi sorumluluğummuş gibi üstlenmeye çalıştığımı fark etmeye başladım. Onu korumaya ve mutlu etmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarımı ve duygularımı sürekli geri plana atmışım. Hocam, çocukluğum boyunca annemin evde ezilen ve mutsuz bir kadın olduğunu söyledi. Bu bağlamda, "Dünyanın en tehlikeli kadını mutsuz kadındır; mutsuz kadın sistemi yıkar." ifadesini kullandı. Annemin yaşadığı değersizlik nedeniyle, ben de onu mutlu etmeye ve ona değer vermeye çalışırken kendi ihtiyaçlarımı ihmal ettiğimi değerlendirdi. Sürekli annemin yükünü taşımaya çalışmamın bana da zarar verdiğini söyledi. Bu nedenle annemle arama daha sağlıklı duygusal sınırlar koymam, gerektiğinde onu eleştirebilmem ve kendi hayatımı onun hayatından ayırabilmem gerektiğini ifade etti.
Türkiye'de eğitimime devam etme kararımı da konuştuk. Türkiye'de yaşamayı seçmemin ve ileride hayatımı orada kurmak istememin benim açımdan doğru bir karar olabileceğini söyledi. Hollanda'da aynı ortamın içinde kalmaya devam etseydim geçmişte yaşadığım olayların etkisinden çıkmamın çok daha zor olacağını, sürekli aynı döngünün içinde savrulabileceğimi düşündüğünü paylaştı. Bundan sonra geriye değil, önümde kuracağım hayata odaklanmam gerektiğini vurguladı.
Hocam ayrıca zaman zaman daha "bencil" olmam gerektiğini söyledi. Buradaki kastının, başkalarının duygusal yüklerini sürekli üstlenmek yerine önce kendi hayatımı ve ruh sağlığımı önemsemek olduğunu anlattı. Özellikle annemle olan ilişkimde sağlıklı sınırlar kurmanın benim gelişimim açısından önemli olduğunu ifade etti.
Daha sonra yazdığım terapi metni üzerine konuştuk ve "Sence senin asıl problemin ne?" diye sordu. Ardından hayatım boyunca insanlara karşı kendimi rahat ifade edemediğim üzerinde durduk. İstemediğim durumlarda "hayır" diyememem, sürekli alttan almam ve herkesi memnun etmeye çalışmamın beni daha da pasif bir konuma ittiğini anlattı. İnsanların hakkımdaki her yorumu içselleştirmemem gerektiğini söyledi. Kimsenin bana kötü düşünmemesi için sürekli iyi görünmeye çalışmamın dinle veya ahlakla ilgili olmadığını; bunun sağlıklı bir erdem anlayışından ziyade değersizlik duygum ve aşağılık hissimle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Ona göre bu durum zamanla beni gerçek hayattan uzaklaştırıp fantezi dünyasına yönelten etkenlerden biri olmuştu. Çocukluğumda sürekli eleştirilmek, korku içinde büyümek ve kendimi ifade edememek de bugün yaşadığım özgüven sorunlarının önemli sebeplerinden biri olabilirdi.
Cinsellikle ilgili konuşmalarımızda ise, özellikle pornografi sırasında yaşadığım bazı fantezilerin altında sadece cinsel istekten ziyade güç, kabul görme, korunma ve değerli hissetme gibi duygusal ihtiyaçların bulunabileceği üzerinde durduk. Hocam, bu ihtiyaçları gerçek hayatta karşılayamadığım zaman bunların zihnimde cinsel isteğe dönüşebildiğini ve pornografi aracılığıyla kendimi bu şekilde tatmin etmeye çalıştığımı değerlendirdi.
Ben de zamanla şunu fark etmeye başladım: Dışarıda gördüğüm, kendine güvenen, güçlü duran ve kendisiyle barışık erkeklere aslında cinsel açıdan değil, sahip olduklarını düşündüğüm özellikler açısından özeniyor olabilirim. Belki de yıllardır eksikliğini hissettiğim özgüveni, kararlılığı ve güçlü duruşu kendi hayatımda geliştirmeyi arzuluyorum.
Terapide bunların, yaşadığım deneyimleri anlamaya yönelik değerlendirmeler olduğu konuşuldu. Bu sürecin devamında hedefim sadece pornografi bağımlılığıyla mücadele etmek değil; aynı zamanda çocukluğumdan taşıdığım korkularla yüzleşmek, insanlara sağlıklı sınırlar koyabilmek, gerektiğinde "hayır" diyebilmek, kendi fikirlerimi savunabilmek ve kendimle daha barışık bir insan olabilmek. Bu sürecin kolay olmayacağını biliyorum. Ancak ilk defa yaşadığım sorunların sadece davranışlarımdan ibaret olmadığını, bunların altında yıllardır taşıdığım duygusal yaraların da bulunduğunu anlamaya başladım.
Seansın başında hocam, ilk terapiden sonra neler düşündüğümü sordu. Açıkçası henüz belirgin bir ilerleme kaydettiğimi söyleyemedim. İçimde "Acaba faydası olmazsa?" gibi kaygılar vardı. Hocam bunun çok normal olduğunu, daha yolun başında olduğumuzu ve değişimin zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Verilen derslere riayet ettiğim takdirde daha hızlı yol katedeceğimi belirtti.
Daha sonra annemle olan ilişkimiz üzerinde durduk. Çocukluğum boyunca annemin yaşadığı sıkıntıları kendi sorumluluğummuş gibi üstlenmeye çalıştığımı fark etmeye başladım. Onu korumaya ve mutlu etmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarımı ve duygularımı sürekli geri plana atmışım. Hocam, çocukluğum boyunca annemin evde ezilen ve mutsuz bir kadın olduğunu söyledi. Bu bağlamda, "Dünyanın en tehlikeli kadını mutsuz kadındır; mutsuz kadın sistemi yıkar." ifadesini kullandı. Annemin yaşadığı değersizlik nedeniyle, ben de onu mutlu etmeye ve ona değer vermeye çalışırken kendi ihtiyaçlarımı ihmal ettiğimi değerlendirdi. Sürekli annemin yükünü taşımaya çalışmamın bana da zarar verdiğini söyledi. Bu nedenle annemle arama daha sağlıklı duygusal sınırlar koymam, gerektiğinde onu eleştirebilmem ve kendi hayatımı onun hayatından ayırabilmem gerektiğini ifade etti.
Türkiye'de eğitimime devam etme kararımı da konuştuk. Türkiye'de yaşamayı seçmemin ve ileride hayatımı orada kurmak istememin benim açımdan doğru bir karar olabileceğini söyledi. Hollanda'da aynı ortamın içinde kalmaya devam etseydim geçmişte yaşadığım olayların etkisinden çıkmamın çok daha zor olacağını, sürekli aynı döngünün içinde savrulabileceğimi düşündüğünü paylaştı. Bundan sonra geriye değil, önümde kuracağım hayata odaklanmam gerektiğini vurguladı.
Hocam ayrıca zaman zaman daha "bencil" olmam gerektiğini söyledi. Buradaki kastının, başkalarının duygusal yüklerini sürekli üstlenmek yerine önce kendi hayatımı ve ruh sağlığımı önemsemek olduğunu anlattı. Özellikle annemle olan ilişkimde sağlıklı sınırlar kurmanın benim gelişimim açısından önemli olduğunu ifade etti.
Daha sonra yazdığım terapi metni üzerine konuştuk ve "Sence senin asıl problemin ne?" diye sordu. Ardından hayatım boyunca insanlara karşı kendimi rahat ifade edemediğim üzerinde durduk. İstemediğim durumlarda "hayır" diyememem, sürekli alttan almam ve herkesi memnun etmeye çalışmamın beni daha da pasif bir konuma ittiğini anlattı. İnsanların hakkımdaki her yorumu içselleştirmemem gerektiğini söyledi. Kimsenin bana kötü düşünmemesi için sürekli iyi görünmeye çalışmamın dinle veya ahlakla ilgili olmadığını; bunun sağlıklı bir erdem anlayışından ziyade değersizlik duygum ve aşağılık hissimle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Ona göre bu durum zamanla beni gerçek hayattan uzaklaştırıp fantezi dünyasına yönelten etkenlerden biri olmuştu. Çocukluğumda sürekli eleştirilmek, korku içinde büyümek ve kendimi ifade edememek de bugün yaşadığım özgüven sorunlarının önemli sebeplerinden biri olabilirdi.
Cinsellikle ilgili konuşmalarımızda ise, özellikle pornografi sırasında yaşadığım bazı fantezilerin altında sadece cinsel istekten ziyade güç, kabul görme, korunma ve değerli hissetme gibi duygusal ihtiyaçların bulunabileceği üzerinde durduk. Hocam, bu ihtiyaçları gerçek hayatta karşılayamadığım zaman bunların zihnimde cinsel isteğe dönüşebildiğini ve pornografi aracılığıyla kendimi bu şekilde tatmin etmeye çalıştığımı değerlendirdi.
Ben de zamanla şunu fark etmeye başladım: Dışarıda gördüğüm, kendine güvenen, güçlü duran ve kendisiyle barışık erkeklere aslında cinsel açıdan değil, sahip olduklarını düşündüğüm özellikler açısından özeniyor olabilirim. Belki de yıllardır eksikliğini hissettiğim özgüveni, kararlılığı ve güçlü duruşu kendi hayatımda geliştirmeyi arzuluyorum.
Terapide bunların, yaşadığım deneyimleri anlamaya yönelik değerlendirmeler olduğu konuşuldu. Bu sürecin devamında hedefim sadece pornografi bağımlılığıyla mücadele etmek değil; aynı zamanda çocukluğumdan taşıdığım korkularla yüzleşmek, insanlara sağlıklı sınırlar koyabilmek, gerektiğinde "hayır" diyebilmek, kendi fikirlerimi savunabilmek ve kendimle daha barışık bir insan olabilmek. Bu sürecin kolay olmayacağını biliyorum. Ancak ilk defa yaşadığım sorunların sadece davranışlarımdan ibaret olmadığını, bunların altında yıllardır taşıdığım duygusal yaraların da bulunduğunu anlamaya başladım.
Son İletiler