Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
              M...  adlı ilacı yaklaşık bir aydır kullanıyorum.Kafamdaki tanrıyla 4.günden itibaren çatışmalar kesildi.Tanrıyla takıntılı olduğum dönemde ona aşağılayıcı laflar ,küfürler  saydırıyordum.Aradan 10 dk. Geçtikten sonra dinden çıktım diye kelimeyi şahadet getiriyordum.Bu kısır döngü özellikle depresyonda olduğum dönemlerde böyle idi.Eğer işlerim yolunda giderse ‘’ Allahım sana şükürler olsun,seni seviyorum…’’dualar ederim.Tersi olursa da onu aşağılardım.Öyle zamanlar olurdu ki ayağıma Kramp girdi diye Allaha küfür ederdim.Daha sonra dinden çıktım diye tekrar kelimeyi şahadet getirirdim.Yıllardır bu böyle.Son birkaç aydır Cuma namazlarını dahi kılmıyorum.Dinden soğudum,Bunda FETÖ vb örgütlerle ,siyasi iktidarın dini kötü kullanması ve bendeki saplantılı din anlayışı ( Allaha hakaret et sonra dinden çıktım cehennemde yanacağım diye tövbe et kelimeyi şahadet getir.) etkili oldu.Her alanda olduğu gibi Allah-kul ilişkisi de bende sorunlu.Hüseyin beyin de dediği gibi her şeyi Allaha bağlıyorum.Bu anlayış sağlıklı değil.Cinsel yönümü,Obsesif yönümü,Sosyal fobi yönümü düzeltmeye çalışırken de diğer taraftan Allah-Kul ilişkimi de gözden geçirmem gerektiğini anlıyorum. Bu ilişki sürdürülebilinir ilişki değil.Allah bize irade vermiş birçok şeyi kendi istediğimiz  için yapıyoruz.Olumsuzluk anlarında Allahı suçlamak bir çıkış yolu değil.
         Bir çok yönümün şekillenmesinde olduğu gibi dini yönümün şekillenmesinde annem başat rol oynadı. Annem ben bildim bileli 5 vakit namaz kılar,dualarını eksik etmezdi.Babam ise cumaları baştan savma  namaz kılar.Onun dindarlığı o kadardı.Kardeşim de babamla özdeşim kurduğu için dini yönü de babamınkinin aynısıdır.Ergenlikte bir ara dine o kadar merak sarmıştım ki,TV de göğüs dekolteli bir kadın çıksa gözümü kapatıyordum,göz zinası yapmayayım ,gözlerim cehennemde yanmasın diye Evdekilerde cehennemlik olmasınlar diye annemin eşarbıyla  o görüntü geçene kadar ekranı kapatıyordum.Babam bana ‘’ Sofu’’ derdi o dönemde.
        Gece rüyamda cenabet olup sabah olduğumda ailem cenabet olduğumu anlamasınlar diye banyo yapamazdım. Özellikle banyo yapınca annem takip ederdi. Sık duş aldığımda su israfı olduğunu söylerlerdi. Cinselliği ayıp ,Tabu olarak gördüğüm için gece cünüp olmak bile benim için büyük sorundu.Gece tam boşalacakken uyandığımda cinsel organımı hemen sıkardım boşalmayayım,sabah olunca gusül almayayım diye.Evdekiler bir yere gitseler hemen banyoya girer hemcinsimi düşünüp boşalırdım.Daha sonra Gusül alıp tüm banyoyu bezle kurulardım kimse banyo olduğumu anlamasın diye hatta bazen iç çamaşırımı yıkardım sperm izini annem anlamasın diye.Annem de ergenlikte bende ki farklılığı anlayınca beni sık takip ederdi.Cenabet oluyor mu,mastürbasyon   yapıyor mu diye.Gusülden sonrada namaz kılar Allaha yalvarırdım beni iyileştir.Mastürbasyon yaptım diye beni affet diye dualar ederdim.Şimdi geriye baktığımda aslında din olarak gördüğüm birçok şey din olmadığını başkalarının yaptıkları ve söylediklerinin bendeki yansımalarıymış.
2
               Hüseyin beyle son görüşmede  Obsesyon ağırlıklı bir terapi oldu. M… adlı ilacı kullandıktan dört gün sonra Allaha karşı isyanlarım gitti.Şu an ilacı yaklaşık bir aydır kullanıyorum. Yüz kızarmalarım büyük oranda azaldı.İngilizce aktivitesinde konuşma sırası bana geldiğinde hafif bir kızarma oldu.Bir dakika sonra rahatladım. Kendime güven gelince konuşmalarımı uzattım.Çıkışta ayak üstü, gelenlerle kapı önünde koyu muhabbeti girdik.Dansta ise orda ki kıza dolaylı yoldan açıldığımdan gitmek istemiyordum.Kafamda hep şu düşünce oluşuyordu’’Benimle dalga geçmişlerdir ,onların yüzüne nasıl bakıcam,Nasıl o kızla dans edicem ‘’ diye korku ve takıntı yaşıyordum. Dansa 10 dk. Geç gittim girişte karşılaşırsam ne konuşacaktım diye. Çıkışta da hocadan işim var diye izin isteyip erken çıktım.Çıkışta konuşmak zorunda kalmayayım diye. Dans esnasında aslında rahattım,korktuğum şeylerden karşılaşmadım.Şimdi dansa giderken pek korkmuyorum.  M….  ilacı ilk iki hafta ereksiyonu öldürmüştü. Fakat son iki haftadır zorlanarak ta olsa ereksiyon oluyorum, geç boşalıyorum. Okula giderken geç gitmeye gayret ediyorum. Eğer erken gidersem sabah grubundaki  sekizinci sınıf öğrencilerle karşılaşıyorum. Geçen yine aynı oldu yolda beni görünce ‘’Top’’ dediler. Kulağımda kulaklık vardı, duymamazlığa vurdum.  okula giderken evden çıkmak istemiyorum. Yine beni eski öğrencilerim görecek ,yine Top diyecekler diye korkuyorum. Bu takıntım bu okuldan gidene kadar bende görüleceğe benziyor, dört ay daha sabretcem.
          Çocukluğumda dindar bir kişiydim 8-9 yaşlarımda namaz öğrenmeye çalışıyordum.Kuran öğrenmeye ve okumaya gayret ederdim. Namaz kılarken bile kadın gibi hissederdim. Kadın gibi zarif şekilde namaz kılardım.Çocukluğumdan 5-6 yıl öncesine kadar aralar versem de genelde 5 vakit namaz kılardım.Namazdan sonra cinsel yönüm düzelsin diye çok dualar ettim,çok yalvardım ama bu konuyu kendi çabamla yenemedim.Gerçi zamanla bu dürtüyü belli oranda aşmıştım,ama normal seviyeye indiremedim.Kendi hem cinsime yönelmem mantığıma hiçbir zaman uymasa da fakat duygularıma da engel olamayınca kendi içimde çatışma yaşıyordum.Şu ana kadar terapiler iyi gidiyor, iniş çıkışlar yaşasam da iyileşeceğime inanıyorum.
3
Şubat 2019 - Gözler ve Onun Yansımaları, Artık Eşcinsel Gibi Hissetmiyorum

 Arkadaşlarım futbol oynarken, hep o beyaz çizginin gerisinde onları izlemişimdir. Ya da evde büyük bir kavga olduğunda vitrinin gerisinden bizimkilerin kavgalarını seyretmişimdir. Birisi konuşurken onun mimiklerine, yüz ifadesine, dudağının hareketlerine, gözlerinin yönüne bakarım. Daha çok küçükken gözlerimi tepedeki floresana kitleyip gözlerimi kapatır ve ışığın gözümdeki kısa süreli izini takip etmeye çalışırdım. Daha sonraları fotoğraf merakı çepeçevre sardı beni. Objelerin yerlerini istediğim gibi konumlandırarak öyle fotoğraflar çekmeye başladım ki insanlar telefonla çektiğimin farkına dahi varmadılar. Bu özelliğimi yeteneklerim ile birleştirip makine üzerinde kafamda birçoğu şeyi çizerek analiz edebilecek dereceye ulaştım.

 Bu tespitleri Hüseyin Hocanın mailime attığı ve dürtüleri konu edinen eski bir yazıya dayandırıyorum (Tıkla). Bazıları için cinsel dürtü dokunma, koku veya ses gibi kriterlerde ön plana çıkarken bende bariz bir şekilde göz ile doruk noktasına ulaşıyor.

 Babamı ilk olarak 5 6 yaşlarında çırılçıplak olacak şekilde, odanın kapısının eşiğinden izlediğimi hatırlıyorum. Aradan 15 sene geçmiş durumda ve ben sanki o anıyı yaşatmak istermiş gibi hamamlara gidip banyoların orada perdelerin arasından erkeklerin vücutlarını izliyorum.

 Eğer bu yazıyı eşcinsel olmayan biri okuyorsa şunu ifade etme gereği hissediyorum, inan bana bunu yapmayı hiç istemiyorum. Evet zevk alıyorum ama istemiyorum. Kendimi eşcinselliğe karşı konuşlandırmış olduğum ve illede günah olduğunu düşündüğüm için değil, bünyem bunu kaldırmıyor. Hüseyin hocanın da dediği gibi, ben bir eşcinsel değilmişim aslında onu görüyorum. Geçtiğimiz son 4 ayda o kadar çok erkekle birlikte olmanın eşiğine geldim ve bu birliktelikten koşarcasına kaçtım ki, artık yüzde yüz eminim ben eşcinsel eğilimleri olan ama tam anlamıyla eşcinsel olmayan bir bireyim.

 Bu önemli bir tespit oldu benim için, çünkü artık eskiden tecavüze uğradığımı düşünmüyorum. Şuan vakıftan da ayrıldığıma göre geçen terapide belirlediğimiz 3 adımın 2 si kafamda netleşmiş durumda. Halihazırdaki tek sıkıntı, şu sıralar ciddi anlamda odak sorunu yaşayarak antidepresan ilacını gereğinden fazla kullanmakla ilgili. Hüseyin hoca terapinin en başında, düşüncelerini engelleyemiyorsan bir kullan istersen demişti ama ben hala kullanıyorum. Çok bir etkisi yokmuş gibi gözükse de ciddi odak sorunları yaşayıp normal ve akademik hayatımda büyük sıkıntılar çekiyorum. Bunu da aşabilirsem önümdeki tek engel babam ile gerçeği konuşmak olabilir. Bu yazıyı yaklaşık 1,5 saatte yazmak ise ayakta durmakta bile zorlandığımın kanıtı olabilir.



 
4
Hüseyin KAÇIN / TELEVİZYON DİNİ
« Son İleti Gönderen: psikolog 12 Şubat 2019, 11:09:20 »
Din, televizyonda anlattıkça, anlatıldıkça değer ve anlam yitirir. İnsan ruhu televizyondan güçlenmez ve beslenmez aksine uyuşur, uyuşturulur. Televizyonda anlatılan din afyondur. Televizyonda konuşulmaması en gereken dindir. Televizyondaki Afyon/Din satıcılarına itibar ederseniz ruhunuzu kaybedersiniz. Karar sizindir uyuşmuş ve uyuşuk dininizle cehenneme kadar yolunuz var. Yolunuz açık ve aydınlık olsun...
5
Hüseyin KAÇIN / FIRTINA
« Son İleti Gönderen: psikolog 11 Şubat 2019, 12:30:24 »
FIRTINA

ağlayan gözlerinde denizler gördüm
sen benim  esip esip dinmeyen fırtınamdın
cehennemlerin alevlerinden cennetlerin esenliğine
seninle savruldum

toprağın kokusu sensin
yağmurun sesi de sensin
şeytan sana neden secde etsin
yaratılış kelebeğimsin
kanatlarına sığındım

üç günlük dünyada
bir ömür sevdiğim sensin


11 Şubat 2019
13:25
Edirne
6
Evet 3. terapiden sonra baya bir zaman geçti neden bu kadar arayı uzattım onu bende bilmiyorum ama pes etmek yok devam bugün içimden bir ses buraya yazmamı mutluluğumu paylaşmamı istedi. Aslında terapilerde ilk etap 2 li veya çoklu olması çok iyi geliyor insana buda Hüseyin hocamın püf noktası çünkü insan bu hastalıkta tek olmadığını anlıyor. Elhamdülillah gün geçtikce daha iyi oluyorum. Kendi hemcinslerime karşı ilgi bitti diyebilirim karşılaştığım videolar midemi bulandırıyor önceden çok zayıf birisi idim hislerim beni başka bir yöne çektiği zaman hemen o tarafa gitmeye meyilleniyor ve kendimi kaybetme derecesine geliyordum şimdi de ara ara hislerim hareketleniyor ama işte o anda hop dur bakalım sen böyle birisi değilsin özüne dönmen gerekli diyorum ve bu hislerimin harekete gecmesini engelleyebiliyorum. Elhamdulillah ilk zamanlarla kendimi kıyasladığımda çok yol kat ettim bu mutluluğumu sizlerle paylaşıyorum. Tabi tam iyilestim diyemem ama ufacık bir nokta kalmayana kadar mücadeleye devam. Biz istemedik böyle olmasını bu hastalığa yakalanmayı ama kurtulmak iyi olmak bizim elimizde... Kararlı olmak mücadele etmek ve asla vazgeçmemek gerekli. Terapide tanıştığım veya bu site vesilesi ile mesajlaşarak dertleştigimiz konustuğumuz arkadaşlarla da konusmak cok iyi geliyor insana çünkü başka anlatacak kimsemiz yok bizi anlayanlar ancak bizi anlar...

Vakıf çalışmalarina gelince daha öncede ifade ettiğim gibi görevlerimi öğrencilerimi teslim ettim daha fazla kendime eziyet etmenin bir anlami yok inşaAllah iyileşince devam edececğim ama ilk önce özüme gerçek kalıbima dönmem lazım. Tabi şunu ifade etmeliyim ki bizler Allahın sevdiği kullarıymışızki bizi Hüseyin hocamla tanıştırdı ve o mavi kapılı binafan içeri girmemizi nasip etti. inşaAllah birbirimize dua edelim Allah yardimcimiz olsun..

selametle.
8
3.terapi üzerinden yaklaşık 10 gün geçti hemen yazmak istemedim okulum tatilde olduğu için şu an memleketimdeyim tatil bana yaramıyor anladığım kadarıyla sürekli bir şeylerle meşgul olmalıyım boş kaldığımda düşünecek çok vaktim oluyor.Bir an önce buralardan kaçıp gidesim var yalnızlığı özledim arkadaşlarımı hatta dersleri bile.Terapide tatilde babamla olan ilişkimi kuvvetlendirmemi ve konuştuğum kızla görüşmem gerektiğini konuşmuştuk.Babamı sevemediğimi fark ettim hemen olacak bir şey değil tabiki ama zaten geldiğimden beri sürekli işte zaten gördüğüm yok ki gördüğüm vakitte de babam aynı babam ben aynı ben değilim belki ama bilmiyorum kafam çok karışık terapilere başlamadan önce babamı suçlamazdım hiç başıma gelenlerden dolayı ama bağıra bağıra yüzüne haykırmak geldi içimden ilk defa yapmadım tabiki yapamam da.Annemle az vakit geçirmeye çalışıyorum yalnız başına çıkıp geziyorum eve gelesim yok.Görüştüğüm kızla bazı aksaklıklardan dolayı buluşamadık dönmeme az bir süre kaldı eğer yapamazsam bir daha hiç olmayacak bu son şansım gibi hissediyorum onun ne düşündüğünü de bilmiyorum açıkcası reddetmesinden veya beni farklı görüyo olmasından gerçekten korkmuyorum sadece artık ne olursa olsun kafasındayım üzerime düşen görevi yapmak istiyorum en azından çabalamış olmak istiyorum.Eğer olur da her şey güzel giderse o da beni isterse ne hissederim onu da bilmiyorum çevremdeki arkadaşlarıma anlattığımda senden iyisini mi bulacak çok şanslı tarzı şeyler dediler ama ben neden kendimi öyle göremiyorum sanki sevilmeye layık olarak görmüyorum kendimi beğenmediğim yanlarım var daha önce kızlardan beğenildiğime dair dönütler de aldım ama ben öyle hissetmiyorum bilmiyorum yılların birikmişliği ve yılgınlığı var üzerimde birden mutluyken ansızın dünyam yıkılmış gibi oluyor.Bu ani duygu değişiklikleri önceden de olurdu ama son zamanlarda çok sıklaştı.En güzel yıllarımı bu problem yüzünden mahvetmeyeceğim hayatta yapacak o kadar çok şey var ki.İnsan severek yaptığı şeylerin üzerine gitmeli ne zaman boş kalsam daha kötü oluyorum çünkü.Terapiye başladığım ana göre çok iyiyim ancak hiçbir şey birden değişmez bunu beklemek fazla iyimserlik olur.Son zamanlarda şunu düşünüyorum sürekli ben hayatım boyunca hiç kimseye aşık olmadım ya da gerçek anlamda sevmedim sadece çocukken anneme duyduğum aşırı sevgi dışında birini çok sevdiğimi hatırlamıyorum.Aşık olmak nasıl bir şey bir insanı gerçekten çok sevmek Allah bir gün nasip eder mi bilmiyorum ama bunun olmasını çok isterim belki de kaderim de şu an konuştuğım kişiyle belki de başkasıyla yeter ki birini çok sevebileyim kendimden geçebilecek kadar.İstanbul’a dönmeyi iple çekiyorum Hüseyin hocamla konuşmayı...
9
Eğer ikimizden birinin kurtulmasını yükselmesini isteseydim bu kesinlikle o olurdu.Bu hayatta benim ve benim gibilerinin çok fazla şey hakettiğini düşünmüyorum.bence benim gibiler odayı sessizce kimseye belli etmeden terketmeli ve sonsuzluğa karışmalı.ben neden geldiğimi anlamadığım bu dünyada sadece ölümü arzuluyorum artık allahıma kavuşmak ve orda anavatanımda değerlenmeyi istiyorum bu sorumsuz ve insafsız insanlar arasında durmaya katlanacak gücüm yok.Beni annem babam bile sevmedi bir kızı sevdim o da sevmedi hüseyin hocayı sevdim cenı gönülden onun bile beni sevmediğini sırf beni üzmemek için severmiş gibi yaptığını biliyorum allahım beni umarım kısa zamanda yanına alır çünkü bu hayatta yaşayabileceğim bir şey yok hatta daha işe yarar birinin oksijeninden bile çalıyor olabilirim bu hayatı ben seçmedim bundan sonrasını da seçemeyeceğimi biliyorum ben ne kadar bir şey olmak istersem o şey benden fersahlarca uzaklaşır ve ben bunu anlamam.Hayat benim için hiç kolay olmadı kendimi hep christie Brown gibi hissettim onunki fiziksel bir kıstlanmışlıktı benimki ise ruhsal sanki yaşamı onun resim yapışı gibi yaşıyordum sanki onun fizksel engeli benim ruhumdaymış gibi hissediyordum .Artık belki yeşil yol filmindeki john coffee gibi yoruldum kaptan deyip bu zilleti bitrmeliyimdir ama ona bile gücüm yetmez bunu da bilmiyor değilim ha bunların ne anlamı var hepsi fasa fiso
10
Hocam komite notlarım 20,18,0 son komiteden sıfır aldım göz göre göre yaptım çalışmadım ama bunun da sebebi depresyondu son 4 aydır evde sadece yatıyorum roccutanın yan etkileri saymakla bitmiyor uyuşukluk ve depresyon da var bi de antidepresanı bıraktım doktora danışmadan bir haftadır geri başladım daha iyiyim şimdi ne yapacağımı bilmiyorum bıraksam mı geçmek için çabalasammı bilmiyorum ama hiç hevesim yok çünkü çok zor geçmem o gücü de hissetmiyorum zaten kendimde
Sayfa: [1] 2 3 ... 10