1
Eşcinsel Terapi ile ilgili tepkiler / Ynt: Homoseksual şəxsin həyat sorğusu
« Son İleti Gönderen: psikolog Bugün, 06:03:02 ös »Homosêksual şehsin heyat sorğusu
3. têrapiya. 10.10.2026 İstanbul. Türkiye. Niye bura geldim ki ? Hekiketen de düzelmek isteyirem, yohsa, validêynlerin gözünden perde asıram, ya da özümü aldadıram. Bêynim bu suallarla ne keder karışık olsa da, têrapiyaya başlamışdım artık. Mükavimet, karşımdakının meni anlamaması, yola vêrmek kimi ahmak düşünceler kêçirdi bêynimden. Lakin, men dikketle dinleyirdim. Belke bir yêrde sehv burahar da sonra bitirerem dêye. Halbuki, adamın her sözünde haklı olduğunu görürdüm. Biri var dêyirler têoriya, biri de var bunları heyata kêçirtmiş birisi. Bu insan hekiketen de ikincisinie aid idi. Êle onsuz da
ona göre ona bu şansı fürsete çêvirib ikinci defe Türkiyeye onun yanına têrapiyaya gelmişdim. Özümü yalnız, tenha, sanki hêç kim çekdiyim eziyyeti başa düşmürmüş kimi hiss êdirdim. Têrapiyanı ses yazısına almışdım sonra dinleyerem dêye. Têrapiya bitdi ve biz bir yêrde êve kayıdası olduk. Yolda mene bezi suallar vêrir, kardaşımın veziyyeti ile bağlı mene ve ona tövsiyyeler vêrirdi. Men de başımla tesdikleyerek kêçirdim. Amma, diger terefden birlikde dönüşün semimiyyet olduğuna inanırdım ve sanki bu insan mene sade biri kimi gelmişdi. Neyse, çoh uzatdım onun hakkında. Özüm hakkında danışım
bir az. Men bu têrapiyadan az tesirlenmişdim. Sebebi ise uzun müddet burahmağım ve arada yaşadığım gêy heyatı idi. Bêynim karışık idi. Sosial şebekelere girir, yêni insanlarla tanış olur ve uyğun birisini ahtarırdım görüşmek üçün. Bunları êtdikce de diger terefden bêynime düzelmeyeceksen dêye nêkativ düşünceler gelir, esas hedefden yayındığımı düşünürdüm. Olsun, bir defeden hêç ne olmaz dêdim ve gêtdim. Suskunluk, narahatlık ve özünü aldatma ve tenhalık.
Dünen 4-cü têrapiya oldu artık. Direnişin bu sefer evvelki têrapiyalara nisbeten bir az azaldığını hiss êtdim ve bu defe daha istekli gêtmişdim. Kapıdan meni Hüsêyin bey karşıladı. İçeride başka bir psiholok da var idi. Sağolsun mene çay getirdi. Harici ölkede oldukda hamını özüme karşı soyuk hiss êdirem, lakin, bu cür insanları gördükde bu düşüncenin bir hissede yanlış olduğunu da anlayıram. Têrapiyaya başladık. Yazı yazmamışdım. Hüsêyin bey têrapiya yazısının faydalarından danışmağa başladı. Mene tenbel olduğumu, insanlarla kaynayıb karışmak istemediyimi ve addım atmadığımı
mülayimcesine başa salırdı. Men ise başa düşmeye çalışırdım. Sonda hekiketen de bu yolda isteksiz ve tenbel olduğumu anladım. Bêle davam êtmeyecekdi. Bir addım atmak lazım idi. Hetta têrapiyanın sonunda bir pasiyêntiyle de görüşdüm. Semimi biri idi. Hüsêyin beyin yanına 3 ildir geldiyini ve bu dövr erzinde daha özgüvenli olduğunu danışırdı. O da yazmağın êffêktiv olduğunu vurğulayırdı. Çıhdıkdan sonra ilk işim İstanbuldakı dostuma yazmak oldu. Sosiallaşmak adına vahtı oldukda görüşek dêdim. Hekiketen bu têrapiyadan çıhdıkda bedenime bir yüngüllük gelmişdi. Hetta çıhdıkdan
sonra atamla têlêfonda danışanda bêle ona bu hakda dêmişdim. Bunun yahşı bir şêy olduğuna inanırdım. Bir de başım bir az otêl ahtarmağa karışmışdı ve bunu Hüsêyim beye dêmişdim. Mene bu hakda çoh düşünmemeyimi, kaldığım yêrden asılı olmayarak têrapiyaya geldiyimi dêmişdi. Eslinde doğru idi. Bu, hekiketen vahtımı alır ve işığa gêden yolda atacağım addımlardan meni yayındırırdı. Kerarlı olub bunu sonlandırmalıydım. Êle de êtdim. Bir de têrapiyanın bir şêyini hiss êtmişdim. Her gêtdikce sanki o gêy heyatının tedricen cazibesi azalırdı. Bu, dolayı yolla asılılığıma da
müsbet yönden tesir gösterirdi. Hem de yurddan bir uşakla tanış olmuşdum. Darıhanda ona yazırdım çıhak gezek dêye ve bêlece hem altêrnativ tapırdım, hem de sosiallaşırdım. O da mene yurdda kalmağın menim gelecek heyatıma mübet tesiri olduğunu vurğulamışdı. Eslinde belke de yurdda kalmağımın en böyük sebebi êle o oldu.
3. têrapiya. 10.10.2026 İstanbul. Türkiye. Niye bura geldim ki ? Hekiketen de düzelmek isteyirem, yohsa, validêynlerin gözünden perde asıram, ya da özümü aldadıram. Bêynim bu suallarla ne keder karışık olsa da, têrapiyaya başlamışdım artık. Mükavimet, karşımdakının meni anlamaması, yola vêrmek kimi ahmak düşünceler kêçirdi bêynimden. Lakin, men dikketle dinleyirdim. Belke bir yêrde sehv burahar da sonra bitirerem dêye. Halbuki, adamın her sözünde haklı olduğunu görürdüm. Biri var dêyirler têoriya, biri de var bunları heyata kêçirtmiş birisi. Bu insan hekiketen de ikincisinie aid idi. Êle onsuz da
ona göre ona bu şansı fürsete çêvirib ikinci defe Türkiyeye onun yanına têrapiyaya gelmişdim. Özümü yalnız, tenha, sanki hêç kim çekdiyim eziyyeti başa düşmürmüş kimi hiss êdirdim. Têrapiyanı ses yazısına almışdım sonra dinleyerem dêye. Têrapiya bitdi ve biz bir yêrde êve kayıdası olduk. Yolda mene bezi suallar vêrir, kardaşımın veziyyeti ile bağlı mene ve ona tövsiyyeler vêrirdi. Men de başımla tesdikleyerek kêçirdim. Amma, diger terefden birlikde dönüşün semimiyyet olduğuna inanırdım ve sanki bu insan mene sade biri kimi gelmişdi. Neyse, çoh uzatdım onun hakkında. Özüm hakkında danışım
bir az. Men bu têrapiyadan az tesirlenmişdim. Sebebi ise uzun müddet burahmağım ve arada yaşadığım gêy heyatı idi. Bêynim karışık idi. Sosial şebekelere girir, yêni insanlarla tanış olur ve uyğun birisini ahtarırdım görüşmek üçün. Bunları êtdikce de diger terefden bêynime düzelmeyeceksen dêye nêkativ düşünceler gelir, esas hedefden yayındığımı düşünürdüm. Olsun, bir defeden hêç ne olmaz dêdim ve gêtdim. Suskunluk, narahatlık ve özünü aldatma ve tenhalık.
Dünen 4-cü têrapiya oldu artık. Direnişin bu sefer evvelki têrapiyalara nisbeten bir az azaldığını hiss êtdim ve bu defe daha istekli gêtmişdim. Kapıdan meni Hüsêyin bey karşıladı. İçeride başka bir psiholok da var idi. Sağolsun mene çay getirdi. Harici ölkede oldukda hamını özüme karşı soyuk hiss êdirem, lakin, bu cür insanları gördükde bu düşüncenin bir hissede yanlış olduğunu da anlayıram. Têrapiyaya başladık. Yazı yazmamışdım. Hüsêyin bey têrapiya yazısının faydalarından danışmağa başladı. Mene tenbel olduğumu, insanlarla kaynayıb karışmak istemediyimi ve addım atmadığımı
mülayimcesine başa salırdı. Men ise başa düşmeye çalışırdım. Sonda hekiketen de bu yolda isteksiz ve tenbel olduğumu anladım. Bêle davam êtmeyecekdi. Bir addım atmak lazım idi. Hetta têrapiyanın sonunda bir pasiyêntiyle de görüşdüm. Semimi biri idi. Hüsêyin beyin yanına 3 ildir geldiyini ve bu dövr erzinde daha özgüvenli olduğunu danışırdı. O da yazmağın êffêktiv olduğunu vurğulayırdı. Çıhdıkdan sonra ilk işim İstanbuldakı dostuma yazmak oldu. Sosiallaşmak adına vahtı oldukda görüşek dêdim. Hekiketen bu têrapiyadan çıhdıkda bedenime bir yüngüllük gelmişdi. Hetta çıhdıkdan
sonra atamla têlêfonda danışanda bêle ona bu hakda dêmişdim. Bunun yahşı bir şêy olduğuna inanırdım. Bir de başım bir az otêl ahtarmağa karışmışdı ve bunu Hüsêyim beye dêmişdim. Mene bu hakda çoh düşünmemeyimi, kaldığım yêrden asılı olmayarak têrapiyaya geldiyimi dêmişdi. Eslinde doğru idi. Bu, hekiketen vahtımı alır ve işığa gêden yolda atacağım addımlardan meni yayındırırdı. Kerarlı olub bunu sonlandırmalıydım. Êle de êtdim. Bir de têrapiyanın bir şêyini hiss êtmişdim. Her gêtdikce sanki o gêy heyatının tedricen cazibesi azalırdı. Bu, dolayı yolla asılılığıma da
müsbet yönden tesir gösterirdi. Hem de yurddan bir uşakla tanış olmuşdum. Darıhanda ona yazırdım çıhak gezek dêye ve bêlece hem altêrnativ tapırdım, hem de sosiallaşırdım. O da mene yurdda kalmağın menim gelecek heyatıma mübet tesiri olduğunu vurğulamışdı. Eslinde belke de yurdda kalmağımın en böyük sebebi êle o oldu.
Son İletiler