1
Din & Felsefe / ENSEST YASAĞININ ÇÖKÜŞÜ VE MÜNAFIKLIK
« Son İleti Gönderen: Ertugrul Tulpar Bugün, 01:53:48 ös »ENSEST YASAĞININ ÇÖKÜŞÜ
VE MÜNAFIKLIK:
VE MÜNAFIKLIK:
Ertuğrul Tulpar’ın Kuyu, Ateş ve Devlet Okuması Bağlamında Bir Literatür Değerlendirmesi
Literatür Değerlendirmesi
Ertuğrul Tulpar’ın çalışması: Kuyu, Ateş ve Devlet Okuması, münafıklık kavramını klasik ahlâkî tipolojilerden ve niyet merkezli okumaların sınırlarından çıkararak, etik askı, mesafe, ensest yasağı ve siyasal söylem ekseninde yeniden düşünmeyi amaçlamaktadır. Literatürde bu kavramların her biri farklı disiplinlerde ayrıntılı biçimde ele alınmış olsa da, Kur’anî münafıklık figürü etrafında bütünlüklü bir etik–siyasal çerçeve içinde bir araya getirildikleri bir çalışma bulunmamaktadır.
Modern siyaset teorisi ve sosyal düşüncede, şiddetin ahlâkî ve ideolojik söylemler aracılığıyla normalleştirilmesi üzerine önemli tartışmalar mevcuttur. Hannah Arendt, Eichmann in Jerusalem adlı çalışmasında, kötülüğün istisnai bir sapkınlıktan ziyade, bürokratik ve ahlâkî gerekçelerle sıradanlaşabileceğini ileri sürer (Arendt, 1963). Bu yaklaşım, şiddetin açık bir kötücüllükten çok, görev, sorumluluk ve ahlâk dili içinde “sorunsuz” biçimde işlemesine dikkat çeker. Benzer biçimde Zygmunt Bauman, modern bürokratik düzenin, şiddeti teknik ve ahlâkî rasyonaliteler aracılığıyla görünmez kıldığını ve etik sorumluluğu dağıttığını savunur (Bauman, 1989).
Bu çalışmalar, şiddetin ahlâk diliyle meşrulaştırılması bakımından bu araştırmayla kesişmekle birlikte, münafıklığı Kur’anî bir kategori olarak ele almaz; daha çok modern devlet, bürokrasi ve rasyonalite bağlamında analiz eder.
Etik alanında mesafe ve sınır kavramları, özellikle yüz yüze ilişki ve sorumluluk bağlamında tartışılmıştır. Emmanuel Levinas, etiği, ötekiyle kurulan ve asla tamamen kapatılamayan bir mesafe üzerinden temellendirir; etik ilişki, temasın mutlaklaşmasına değil, sorumluluğun mesafe içinde taşınmasına dayanır (Levinas, 1961). Jacques Derrida ise etik ve adalet kavramlarını erteleme, askı ve kararın imkânsızlığı bağlamında düşünerek, mutlak yakınlığın etik imkânı ortadan kaldırdığını vurgular (Derrida, 1990).
Antropolojik düzlemde Claude Lévi-Strauss, ensest yasağını kültürün kurucu eşiği olarak tanımlar ve bu yasağın doğa ile kültür arasındaki geçişi mümkün kıldığını ileri sürer (Lévi-Strauss, 1949). Ancak bu literatürde ensest yasağı, genellikle kültürel düzenin başlangıç noktası olarak ele alınır; etik askının çökmesiyle ensestin siyasal ve etik düzlemde yeniden üretildiği bir yapı tartışması geliştirilmez.
Dini söylemin modern siyasal iktidarla ilişkisini ele alan çalışmalar da bu araştırmayla temas hâlindedir. Talal Asad, dini kavramların modern siyasal bağlamlarda yeniden biçimlendirildiğini ve etik içeriğinin dönüştürüldüğünü gösterir (Asad, 2003). Olivier Roy ise siyasal İslam bağlamında inancın ideolojik ve stratejik amaçlarla araçsallaştırılmasını tartışır (Roy, 2004). Bununla birlikte bu çalışmalar, münafıklığı merkezî bir analitik kategori olarak ele almaz ve ensest yasağı ile etik mesafe arasındaki ilişkiyi siyasal şiddet bağlamında açmaz.
Ertuğrul Tulpar’ın Kuyu, Ateş ve Devlet Okuması, söz konusu literatürden ayrılarak münafıklığı ne bireysel bir ahlâk kusuru ne de salt bir inanç problemi olarak kavramsallaştırır. Münafıklık burada, etik askının iptaliyle işleyen bir etik-siyasal öznelik biçimi olarak ele alınmaktadır. Ensestiyöz yapı ise, bu askının yapısal karşılığı olarak düşünülür. Bu bağlamda ensestiyöz yapı ile münafıklık eş anlamlı değildir; ancak aynı düzeyde iş gören ve aynı sonuçları üreten denk kavramsal yapılardır. Ensest, mesafenin çöküşünü; münafıklık ise bu çöküşün etik ve siyasal dilini ifade eder.
Sonuç olarak literatürde etik mesafe, ensest yasağı, siyasal şiddet ve dini söylem üzerine kapsamlı tartışmalar bulunmakla birlikte, bu unsurların Kur’anî münafıklık figürü etrafında bütünlüklü bir etik–siyasal analiz içinde bir araya getirildiği bir çalışma mevcut değildir. Ertuğrul Tulpar’ın Kuyu, Ateş ve Devlet Okuması, söz konusu boşluğu doldurmayı ve münafıklığı, şiddetin ahlâk diliyle sorunsuzlaştırıldığı bir işleyiş biçimi olarak yeniden düşünmeyi hedeflemektedir.
---
Kaynakça
Arendt, H. (1963). Eichmann in Jerusalem: A Report on the Banality of Evil. New York: Viking Press.
Asad, T. (2003). Formations of the Secular. Stanford: Stanford University Press.
Bauman, Z. (1989). Modernity and the Holocaust. Ithaca: Cornell University Press.
Derrida, J. (1990). Force of Law: The Mystical Foundation of Authority. Cardozo Law Review.
Levinas, E. (1961). Totalité et Infini. The Hague: Martinus Nijhoff.
Lévi-Strauss, C. (1949). Les structures élémentaires de la parenté. Paris: Mouton.
Roy, O. (2004). Globalized Islam. New York: Columbia University Press.
Son İletiler