Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
2
Haziran 2018 - İyiye, Hep Daha İyiye

 En başta şunu belirtmek isterim ki, her şey oldukça iyi gidiyor. 5. terapiyi geriye bıraktım ve üzerimdeki değişim inanılmaz. En baştan beri kendimden ziyade sorunun dışarıdakiler olduğunu düşünür dururdum. Aslında bu yaşadığım hayal kırıklığı 5. terapime değin aklımdan atamadığım bir olguydu. Fakat sorun en başından beri bu değildi. Ben ona inanmak istiyordum. Bu sorunu sanıyorum oldukça aştım ve artık daha çok babama, sorunun kaynağına yönelip aramızdaki baba oğul ilişkisini geliştirebilmek adına ciddi adımlar attım. Bu aşamada buna çok daha fazla vakit ayırıyorum.

 Çoğu zaman kendimi aktif ya da pasif olarak adlandırmaktan geri duruyordum, çünkü cinsellik jargonuna hemen hemen hiç hakim değildim. Ancak zevklerime bakarak daha çok pasif eğilimli biri olduğumu söyleyebilirim de. Şuan ise ciddi bir şekilde aktif fantezilerden haz almaya başladım. Önceki yazılarımda da belirttiğim üzere bu karşı cinslerimle çok daha zevkli hallere büründü. Üzerine düşüldüğü zaman bir kadın erkek ilişkisinde erkeğe düşen rolü çok rahat üstlenebiliyorum. Erkekliğin gerektirdiği role bürünmek, hoşuma gitmiyor değil. Geçtiğimiz günlerde sevgili olmak isteyeceğim türden biri aklımı cezbetti ve oldukça uzun bir hoş sohbetimiz oldu. Ben o sohbet sırasında kendim hakkında şunu söyleyebilirim ki, işte o muhabbetin içindeki ben, gerçek bendi.

 Üçüncü olarak iyileşen durumum ise, kendimle barışabilmek. Evet şu sıralar cinsel yönelimim bataklığa sapmaktan kurtulmuş olsa ve babamla aramı oldukça iyi tutmaya başlasam dahi ben eşcinsel eğilimleri olan biriyim. Şuan Hüseyin Hocamın da söylediği gibi, biseksüel evredeyim. Tabii ki şu yaşıma gelene kadar eşcinsel yönelimimi beslediğim için bu benim için alışkanlık olmuş durumda. Fakat az önce de belirttiğim gibi, erkek rolüne yatırım yaptığımda çok farklı bir zevk aldığımında farkındayım. Aslında cinselliğe bağımlılık dışında çok bir ilgisi olmayan biriyim. Ancak bu değişim, ve kadınlara karşı yeni yeni duymaya başladığım bu haz keşfedilmeyi bekleyen bir tat. Bununda bilincinde olmaya başarabildiğimde erkeklere olan ilgim sadece eski günlerimden kalma yok edilmeyi bekleyen bir alışkanlık vasfına geliyor.

 Artık Babama çok daha yakın olduğum bariz. Hüseyin Hocanın tavsiyelerine uyup çok daha sık irtibat haline geldim babamla. Bunu terapinin ilk zamanlarından beri uyguluyorum. Şuan Baba oğul ilişkisinde geldiğimiz konum, kovalayan kişinin babam olmasını sağladı. Babamla ve ailemle olan ilişkime sonra daha detaylı değineceğim. Kısaca şunu söyleyebilirim ki, babam benim ismimi bile zar zor hatırlardı. Buda kendisinden beni bir hayli uzaklaştırıyordu. Şuan ki geldiğimiz durumda ise, her fırsatta bana hayatının özel anlarını anlatıp benim hayatıma yön verme çabasıyla geçiyor. Şu güne kadar yaşadığım bu soğukluktan sonra ilgi alakasının bu kadar artması kendime olan özgüvenimi tazeliyor. En son dün gece yemek masasına oturup 2.5, 3 saat kadar muhabbet ettiğimizi söyleyebilirim. Bence şuan iyi gidiyoruz.

 Şuan geldiğim noktadan sonucu çok daha net görüyorum. iyiye, hep daha iyiye gidiyorum.
8
Mayıs 2018 - Semih

 Forumdaki yazıları okurken ve terapi sırasında tanıştığım arkadaşlarda iyileşme belirtileri gösterenler arasında şu dikkatimi çekti. En ümitli olanların arkasında genellikle yakınlarından biri bulunuyor ve bazıları ailesinden önce durumu kendi abilerine anlatmış durumda. Aslında mantıklı, aile ile nesil uyuşmazlığından ve konunun hassasiyetinden olsa gerek konuşması çok daha zor. Eğer varsa abiniz ile bu konuyu tartışmak kişiye eşcinselikten sıyrılma konusunda açık kapı bırakıyor.

 Benim 2 tane abim var. Eğer konuyu onlara açmış olsaydım beni anlayabileceklerini düşünmüyorum. Daha benim nasıl biri olduğumu, neler yaptığımı, neleri sevip neleri sevmediğimi bilmiyorlar. Bende bu yüzden 2 senedir tanışık olduğum bir abime, arkadaşıma konuyu açmak istemiştim. Bu kişi yazılarımda çoğu vakit söz ettiğim Semih abidir.

 Normalde insanlara değer verebilen biri değilimdir. Hüseyin Hocam bana ketum demişti. Hakikaten de öyleyim, insanlara yanaşma konusunda çok isteksizim. Dışarıdan birinin benimle arkadaşlık kurması zor. Bunu ben istemiyorum, aksine insanlarla tanışıp samimi olmayı severim. Ama hepsi bir yere kadar. Asla hayatımda hemen hiç kimse tam anlamıyla değer verdiğim bir kişilik olarak konumunu koruyamadı. Bunun istisnası vardı, Semih abi. Kendisini çok olgun, düşünceli ve naif ruhlu biri olarak görmüşümdür hep. Bu konuyu geçtiğimiz sene ona açmaya karar vermiştim. Yazımda da bahsettiğim gibi, konuyu ona açtığımda içimi dökme derdiyle anlatmış, en küçük bir beklentiye de girmemiştim. Ayrıca, ne bekleyebilirdim ki? Beni değiştirebilecek kişi dışarıda değil benim tam içimde yatıyordu.

 Geçtiğimiz sene oldukça keyifliydi, hayatımda değer verdiğim insanlar, yeni gittiğim şehirde yepyeni bir çevre ve kaliteli onca insanla tanışma fırsatım oldu. Semih abi de bunlardan biriydi. Zamanımın çoğunu onunla geçiriyordum. Normalde insanlar kendi yaşıtlarıyla vakit geçirmeyi yeğlerken ben küçüklüğümden beri hep büyüklerle hemhal olurum. Yaşıtlarım bana gerizekalı gibi görünür. Ama büyük biriyle dost olmak benim için ayrıcalıklı bir nitelik. Tabii bunu içinde bulunduğumuz eşcinsellik psikolojisiyle düşünürsek babadan göremediğim ilgiyi yine büyük erkeklerde arıyor oluşum şeklinde değerlendirebiliriz. Bu erotik anlamda olmak zorunda değil, çünkü çoğu eşcinselin aksine hemcinslerimle bağ kurmak konusunda özel bir yeteneğim var. Erkekler bana korkunç gelmiyor, eğlenceli ve arkadaş canlısı geliyor. Tabii dediğim gibi, benden yaşça olgun olanlara karşı bu şekilde.

 Semih abi iyi güzel, temiz kalpli bir insan. Fakat anlamadığım nokta şu, bana neden destek olmadı? Bu neden benim için çok önemli onu da tam idrak edebilmiş değilim ancak bana konuyu açtığım gün adam akıllı destek olsa ben eminim ki şuan kökten değişmiştim. Kendimi yeterince yalnızlaştırıyorum. Hayatımda hiç kimse yokki onun uğrunda yaşayayım ya da yaşamıma yön vereyim. Ya yemin ederim bir kişi dahi yok. Neden böyle peki? Onlarca kardeşi olan, 50 ye yakın kuzeni ve belkide 400 e yakın arkadaşı olan ben, neden yapayalnızım? Anasını satayım neden değer verdiğim insanlar beni hep hayal kırıklığına uğratıyor? Sonra bana ketum diyorlar, tabii ketum olurum. Bunu bağırmak istiyorum: İnsanlar kendi dertleriyle o kadar meşgul ki yanında kardeşim dediği insanın bir bok çukurunda olduğunu göremiyor. Amına kodumun tüm insanları haysiyetsiz, gamsız ve hayatın kölesi olmuş durumda.

 Bir dala tutunamayan insan ne yapar? Aşağı düşer. Yani hata yapar. Ben çoğu kez bir erkekle birlikte olmanın eşiğinden döndüm. Evet Allah yardım etti, bir başkası değil. Eğer gidip bir erkekle birlikte olsam daha mı iyi olurdu? Ailem bunu öğrense beni keser, arkadaşlarım benden soğur, semih abi dediğim zat siktir olur giderdi. Daha da yalnızlaşırdım.

 Bunca hayal kırıklığına rağmen her seferinde bu konuda kapısını çaldığım insan Semih abidir. Belli ki benden rahatsız oluyor, böyle insanların varlığını kabul etmiyor, yer yer yadırgıyor. Aslında o bir homofobik. Ben ise değilim. Homofobik olmanın bir mantalitesi yok. Tamam eşcinselliği benimsemediğim için buradayım ve bu yazıları yazıyorum fakat bu bu tarz insanların varlığını reddetme, onları hor görme hakkını tanımıyor bana. Kimseyi hor göremeyiz, böyle bir hakkımız yok.

 Benim yaşadığım çelişki burada başlıyor. Böyle ince ruhlu bir insan nasıl olurda bana karşı duyarsız olur. Belli ki böyle insanları kabul etmiyor. Ama benle arasındaki ilişkiden dolayı hala irtibatı koparmıyor. Belkide onun için benim bir eşcinsel olmam darbe oldu. Bilemiyorum her ne oldu fakat onun bir önyargısı aslında beni mahvetti. Hayal kırıklığına uğradım. Açıkcası ondan bu konuda iğreniyorum.

 O okulu bitirdi, şuan benim okuduğum bölümde akademisyen. Ve okulum bitene kadar karşılaşmak zorunda olduğum bir kimse. Aramı bu olayları düşünmeden iyi tutmaya çabalıyorum. Ama şunu bilin ki çok yoruldum. Hakikaten onunla bu ilişkiyi sürdürdüğüm müddetçe midem bulanmaya da devam edecek. Nasıl yürümesi gerektiğini bilmiyorum ama böyle yürümek zorunda değil. Ne yapıp edip hayatımdan onu atmam bence en iyisi olacak.
10
Merhabalar öncelikle hani bir insan herşeyinden arınmak temiz olmak ister ya
yada herkezden daha cok iyi olmak ister daha çok başarılı olmak ister daha çok zeki olmak ister yada bir şeyi yapamadıgı zaman daha cok onun üstüne giderek onu yapabilmek ister insan bende kardeşimden daha cok zeki olmak istedim ondan daha cok iyi olmak istedim ama olamadım çünki hırsıma yenildim ve kendime bir perde koydum kımseyle ılgılenmek ailemle ilgilenmek istemedim hayatta ayaklarımın üstünde durabilcegimi zannettim istedigimi yapabilcegimi zannettim ama öyle olmuyor ailemin bana ne kadar deger verdigini gördükce başkalarına ihtiyac duymamaya başladım evet bende onlardandım EŞCİNSEL...erkeklere karşı baglanabiliyodum hemen orta okuldan beri boyleydim EŞCİNSELLER arasında asla aşk diye bir şey olmadıgını gördüm sadece kendilerini tatmin etmek eglenmek için vakit gecirmekten başka birşey degil ben aşk oldugunu düşünüyodum ama olmadıgını gördüm terapilere başladıktan sonra oraya gelen insanları tek tek dinledim neden boyle olduklarını çogunun hikayesini dinledim Ama şunu söylemem gerek Ailemin destegi olmasaydı ben bugün burda olmucaktım belki bu yazıyı bile yazmıcaktım dipsiz bir kuyunun içinde ailemden uzak bir yerde olucaktım özellikle ikizim beni hiç yanlız bırakmadı bu zamana kadar hep yanımdaydı hala yanımda benim eşcinsellige kaymamın nedenini kendisinde buluyor bütün suçu kendi üstüne aldı benim yüzümden dedi ben zaten o kelımeyı duyunca kendimden gectim ıkızım RAMAZAN olmasaydı ben burda olmucaktım.. bir taraftan halamla ve eniştemin bir terapiye gelip benim yanımda olması o gün hiç unutmuyorum halamın orda söyledigi sözü duyunca kendime cok kızdım halam benim durumumu ögrendıkten sonra eniştemle 1 hafta yanyana yatamamışlar cidden kendimi sucluyorum aslında hayatımda o kadar çok şey degiştiki kardeşimle hiç birlikte zaman gecirmiyorduk ama artık istedigimizi yapıyoruz tabikide HÜSEYİN HOCA olmasaydı ben bunları aşamazdım öncelikle HÜSEYİN HOCAYA çok teşekkür ederim ve canım ikizim kardeşim RAMAZANA sonradan aileme yanımda olanlara.. ben inanmıyordum degişebilcegime ama ailemin destegiyle çok şükür iyiyim.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10