Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Somos personas que damos mucha importancia a nuestros valores religiosos y a la familia, como ocurre con muchos católicos. Quizás por eso, en mi caso, me sentía incómodo con algunos de mis sentimientos y comportamientos homosexuales.
Decidí buscar terapia por voluntad propia. Durante ese proceso pude enfrentar experiencias y heridas de mi pasado, comprender mejor mis propios conflictos y trabajar sobre ellos.
Con el tiempo, sentí que había dejado atrás la forma en que vivía mi sexualidad en aquella etapa de mi vida. Hoy estoy casado con una mujer, tengo un hijo y soy feliz con la vida que elegí.
No pretendo decir que mi experiencia sea igual para todos ni que otras personas deban vivir de la misma manera. Simplemente estoy compartiendo mi propia experiencia. Si yo elegí libremente buscar ayuda, recibí terapia y hoy vivo una vida con la que me siento feliz, ¿qué hay de malo en compartirlo?
2
Entiendo la pregunta. La postura del psicólogo Hüseyin Kaçın parte de una perspectiva diferente a la idea de que la homosexualidad debe ser simplemente aceptada o rechazada sin analizar la historia personal de cada individuo.

En su enfoque, presta especial atención a la historia de vida de la persona, sus experiencias durante la infancia, las relaciones familiares, sus vínculos afectivos y los conflictos emocionales que pueden haber influido en la manera en que vive su sexualidad.

Para él, cuando una persona experimenta un conflicto profundo con su propia sexualidad y busca ayuda porque desea comprenderla o vivir de otra manera, ese deseo merece ser escuchado y trabajado terapéuticamente. Su objetivo no consiste simplemente en imponer una determinada identidad al paciente, sino en acompañar el proceso que la propia persona desea explorar.

También considera que no todas las personas homosexuales viven su sexualidad de la misma manera. Por eso, sostiene que es necesario escuchar la historia individual de cada persona y comprender qué significado tiene la sexualidad dentro de su propia vida.

En mi caso, yo puedo hablar únicamente desde mi propia experiencia. Recibí terapia con Hüseyin y ese proceso tuvo un significado importante para mí. No pretendo decir que mi experiencia sea igual para todas las personas homosexuales ni hablar en nombre de la ciencia. Simplemente comparto lo que yo viví.
5
Me gustaría dar la bienvenida al psicólogo Hüseyin Kaçın, de Estambul, Turquía.
Conocí a Hüseyin cuando yo atravesaba un período de confusión y conflicto en relación con mi sexualidad. Recibí terapia con él y, desde mi experiencia personal, puedo decir que ese proceso tuvo un impacto importante en mi vida.
Hoy estoy casado con una mujer y tenemos un hijo.
Por eso quería presentarlo personalmente y darle la bienvenida a este grupo. Espero que puedan conocer su trabajo, su enfoque y sus reflexiones.
Bienvenido, Hüseyin. 🇹🇷
6
Hola a todos. Soy Hüseyin Kaçın, psicólogo de Estambul, Turquía. Durante años he trabajado con hombres y mujeres que atraviesan conflictos, dudas o confusión relacionados con su identidad sexual, así como con sus experiencias personales, relaciones familiares y conflictos emocionales.

Mi enfoque terapéutico presta especial atención a las experiencias de la infancia, la historia familiar y las heridas emocionales que pueden influir en la vida de una persona.

He creado este espacio para compartir reflexiones y experiencias relacionadas con mi trabajo y, sobre todo, para escuchar y comprender la historia de cada persona con respeto.

Me alegra estar aquí con ustedes. Un saludo desde Estambul. 🇹🇷
7
Kaçıncı terapi bilmiyorum düzenli terapi yazısı yazan biri değilim ama 30 u geçti galiba . Nerden alacağımı bilmiyorum ama yazmak için yazıyorum . En son terapide sorunun babamda değil annemde olduğunu farkettim zaten her babasıyla arası iyi olmayan çocuk eşcinsel olsaydı türkiyenin yarısından fazlası eşcinseldi .
Sorunum annemde çünkü küçüklükten beri babamı bir düşmanmış gibi benim zihnime kodlayan o her ağladığında yanına gittiğimde büyüde beni kurtar diye bana telkin veren annemdi sonuçta oysa o kişi benim mücadele etmem gereken değil yararlanmam gereken kişiydi tabiki annemi çok seviyorum ona düşman değilim o durumda doğruyu bilmediğini biliyorum ama bugün baktığımızda  küçüklükten beri kurtarıcı kurban rolü üstüme yapışmıştı bi kere ve malesefki büyüyene kadar zihnim hep acısı olan kadınlara  çekildiği gibi sanki anneme şefkat gösteriyormuşum gibi birde güvende hissetmediğim için aşırı bir savunma mekanizması geliştirmiş hiç bir şeye tam güvenip teslim olamıyorum okuldaki müfredata ya da hocaya bile her şeyi kendim yönetmeliyim .Boğuluyor gibi hissediyorum bir şey engel oluyor .Sağlıklı teslimiyeti bilmiyorum çünkü .  Her neyse bunun anneme sınır çekemediğimden yada şöyle diyelim -o yaşta ne yapabilirdimki- annemin sınırlarımı fazla aşıp bana saygı duymamasından kaynaklandığını anladık peki şimdi ne yapacağım küçüklükten beri güvenli huzurlu bir aile ortamı arayan ben aslında çevremde kimsenin beni ailesi gibi görmediğini farkettim bi anda uyandım yani ben kendi hayal dünyamda eksikliğimi doldurmak için küçük bir çocuk gibi yaşıyorumuşum kimse benim ailem değil . Aslında yalnızım . Beynim bunu daha yeni farkediyor o yüzden çevremdekilere karşı aşırı anaç bir tavır geliştiriyormuşum çünkü sanki aileyiz ve o ailenin annesi benim herkesin sorununa koşmam lazım güya bir de bunu Allah için diye süsleyip kendimizi kandırmıyomuyuz en kötüsüde o . Tabi nefsani bir beklenti olmaksızın böyle yapıyorsa bu halini kullanarak o başka da genelde biz de öyle olmaz evliya değiliz yani . Sanki Allah bana mı muhtaç insanları kurtarmak için o kadar merhametli olduğu halde o bırakıyor da ben niye bu kadar üstüne düşüyorum insanların demekki kendimi kandırıyorum . Ama şu süreci yaşadığımda iyi oldu Allahı doğru tanımama sebep oldu . Kendim kurtarıcı kurban rolünde yaşadığım için çevremdekilerin derdine koşan bir kutarıcıyım ama bende Allahı kurtarıcı ve sanki bende onun kurbanıyım diye görüyordum. (tabi bunları şimdi anlamlandırabiliyorum ve ismini koyabiliyorum o zamanlar doğru olanın bu olduğumu zannediyordum)  . Oysa Allah sen bir şey değiştirmessen oda değiştirmiyor önce sen değişeceksin gökten bir şey bi anda gelip seni değiştirmiyor . Yani aslında önce bizim irademizi istiyor Allah . O yüzden bazen düşünüyordum Allahım niye yardım etmiyosun niye bu halde beni bırakıyosun niye bunları yaşatıyosum diye bu konuda yalnız olduğumu düşünmüyorum bir kaç terapi yazısı okudum forumda Allah a isyan edenleri gördüm . Bu sürecin sonu o oluyor kendini o kadar veriyosun ki verecek bir şey kalmayınca isyan ediyorsun . Niye olmadı diye . Neyse sonra anladımki zihnimdeki tanrı tasavvuru yanlış . O yüzden zihnimde oluşturduğum değil gerçekteki islamdaki Allah inancına baktım sonra farkettimki benimkisi hristiyanlığa benziyor ben kendimi vericem birileri için feda edicem yok olucam ve bunu güya Allah için yapacağım buna karşılık bir şey elde edicem saçmalık islamda ise böyle bir şey yok. İslam önce sen adım at diyor . Niyet et başla diyor.

"Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez" (Rad 11)

"İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır" (necm 39)

Bir ayet var yarısını okumuş ve etkilenmiştim çok.

İşte biz müminleri böyle kurtarırız."(Enbiya 88)

Kurtarırız demesi etkiliyordu ve ben bunu Allah bi anda beni çeker kurtarır diye düşünüyordum oysa Allah peygamber kıssalarında kurtardığı peygamberleri anlatırken öncesinde hep bir mücadele var nuh as da kurtardı ama önce gemi yap dedi sonra o gemiyi yapmaya başladı o başladığı için melekleri ona yardıma gönderdi ve sonra onu kurtardı yani aslında kurtardı kelimesi bana artık pek güzel şeyler çağrıştırmadığı için muvaffak etti demek istiyorum. Nitekim diğer peygamberlerdede öyle önce bir çaba var mücadele var sonra içinde bulunduğun durumdan çıkış var. Demekki çamurun içinde temizlenmek için gökten yağmur yağmasını bekleyeceğime ayağa kalkıp kendim su bulmalıyım yoksa o suyun gelmesi bir ömür bile sürebilir belkide hiç gelmez. Hatta şunyda ekliyim birilerinin suyuna da talip olmamalıyım yani bu süreçte tamamen iyileşene kadar ne birileri için kendimi feda etmeliyim ne de birilerinden bir şey beklemeliyim her şeyi kendim inşa etmeliyim ve kendime kendimi ispat etmeliyim . İşte o zaman Allah benim önümü açacak çünkü bana verdiği potansiyeli sağlıklı bir kul olmak için kullanıyorum . Yani kendim için . Uçakta bile önce kendine maskeyi tak diyolar .

Yani Aslında Allah bana odaklanıyor ben önce gelişicem yükselicem öğrenicem aktif bir hayat yaşayacağım duyguların içinde boğulduğum değil sonra izin verirse Allah birileriyle ilgileneceğim psikolog kendi yaşın bölü 2 yap o civardakilerle ilgilenirsin dedi evcilik oynamaya gerek yok yani . Neyse isyana gerek yok demekki sorun benim iradesizliğimdeymiş . Ama kendime kızmadım çünkü ne yapabilirim ki bu yaşıma kadar bu empoze edilmiş . Bir nevi duygusal fahişelik . O yüzden herkes beni çok sever . Muhafızları olmayan bir saray düşünün içine herkesin rahatlıkla girip çıkıp yararlandığı bu kimin hoşuna gitmez ki zaten. Hayatta herkesin beni sevmesi değerli bulması değil insanlara sınır koyduktan sonra benimle kalan kişilerin sevgisi ilgisi önemli çünkü bir tek onlar beni ben olduğum için sevip değer gösterirler . Yanı kısacası kaç zamandır babamda sorun aramıştım elbette var ama annemi atlamışım bunu farkettim ve bunun hem Allah tasavvuruma hem hayatıma hem ilişkilerime ne kadar kötü yansıdığını farkettim . Şimdi şöyle düşünüyorum bundan sonra annem ile sağlıklı bir ilişki kuracağım ama hayat amacımı onu kurtarmak yapmayacağım ona yaslanmayacağım ve onun ilgisini ve sevgisinin onu kurtarmama bağlı olmadığını bileceğim . En önemliside hayatta beni pasivize eden ilişkilerden uzak duracağım . Psikolog biz bir aileyiz diye hissetiren ilişkilerden uzak dur dedi öyle bir şey yok dedi . Evet bir boşluk var ancak bu düzeliyorsa şuanki ailemle ilişkilerimi sağlıklı bir düzeye taşımakla kapanır düzelmiyorsada kendi hobilerimle okuduğum kitaplarla yaptığım ürettiğim şeylerle kapanır. Dıştaki ilişkilerle değil. En basidinden bu terapi yazısı bile bana bir şey ürettiğimi hissetiriyor o yüzden yazdım neredeyse hiç yazmıyordum . Biraz karmaşık gelmiş olabilir çok mükemmelliyetçiliğe oynamayayım sonra hiç yazamıyorum bu yazıda sadece bu konudan bahsetmek istedim 30 terapi oldu tabiki gelişme çok fazla var cinsel konularda onu başka bir yazıya bırakayım.
10
La vida homosexual no tiene un final feliz

El psicólogo Hüseyin Kaçın sostiene que la #homosexualidad no es un problema de carácter individual, sino una cuestión cuyas raíces están en la estructura familiar. «La homosexualidad no nace de una crisis de identidad sexual que atraviesa el individuo, sino de una estructura familiar enferma».

La vida homosexual está llena de callejones sin salida en el plano psicológico. «La vida homosexual no tiene un final feliz».

«La homosexualidad es el derrumbe de la familia»

El aumento del número de personas homosexuales y de la aceptación social de la homosexualidad sería una señal del debilitamiento de la estructura familiar.

«La homosexualidad significa consagrar el dominio de la madre en lugar de la autoridad del padre. En el Norte, la institución familiar se ha derrumbado como consecuencia de la labor organizada de los lobbies homosexuales. En el Sur, el mismo peligro se está extendiendo rápidamente».

«Durante la terapia se recupera la identidad heterosexual»

La homosexualidad no es una orientación individual y, desde este enfoque terapéutico, la transformación es posible.

«Cuando las personas homosexuales comienzan una terapia, el proceso termina con la recuperación de la identidad heterosexual. Una vez superada la homosexualidad, pueden, con el tiempo, casarse con una mujer y convertirse en buenos esposos y excelentes padres».

Durante el proceso, los homosexuales activos pasarían a ser pasivos, y este sería un resultado psicológico inevitable.

Nota de pronunciación: Hüseyin Kaçın se pronuncia aproximadamente «Jusein Kachin».

Fuente:
https://www.facebook.com/SuperarLaHo
https://www.facebook.com/share/p/19TLUaAErA/
Sayfa: [1] 2 3 ... 10