Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
..
2
5.Terapi
Yaklaşık 1.5 ay sonra geçen hafta terapideydim.2 haftada bir aksatmadan gittiğim terapilerden sonra bu kadar ara vermemde etkili olan neydi bende bulamadım açıkcası.Her terapiden sonra yenileniyorum kendime geliyorum bu çok net farkettiğim bir şey.Hüseyin hocayla hayatımda en son kaldığımız yerden itibaren konuşmaya başladık.Biriyle konuşuyordum ancak bir süre sonra sadece  görev olarak yaptığımı fark ettim bunu ve yazmayı bıraktım.Hüseyin hoca hata yaptığımı söyledi.Hayatıma birini sokmam gerek bunun farkındayım  bana bu yolda birçok şey katar bunun da farkındayım ancak doğru kişiyi beklemeye karar verdim çünkü hayal kırıklığına uğramak istemiyorum.Yıllarca dünyasına uzak kaldığım karşı cinsle bir anda iletişim kurabilmek en azından arkadaşça olmayan tarzda benim içinde çok kolay değil.
Özgüven eksikliğinden dolayı karşı tarafın beni beğenmeyeceğini  düşünmem benden çok daha iyileri olduğu için bana niye baksınlar tarzında ki obsesif düşüncelerim karşısında Hüseyin hoca bizi karşı tarafın değerlendirmesi gerek kendi başımıza girdiğimiz kıyaslamaların hata olduğunu söyledi.Aslında eşcinselliği besleyen de bu bence kendimizin farkında olmamak herkesin eksik ve bazılarına göre fazla yönleri var karşı cinsin neye bakacağını biz anlayamayız çünkü kadınların dünyasını çözmek çift katlı integral çözmekten zor olsa gerek oluruna bırakmak en iyisi sanırım.
Bu konu haricinde bahsetmem gereken nokta küçük bir olumsuzluğun zihnimde büyüyüp adeta 2-3 günümü yiyecek tarzda ruhumu sömüren bir olay haline gelmesiydi ve ben bunun önüne geçmek yerine adeta ona yol yordam göstermemdi..Depresyonun kronik hale gelmesi böyle sonuçlara varabiliyor büyük ihtimalle.Ancak bu öncesine göre çok daha nadir olan bir olay haline geldi terapilerin en çok faydasını gördüğüm yanı bu oldu.
Hayatım bu aralar çok yoğun ama geleceğe dair umutluyum atlattığım her zorlukta biliyorum ki kendimi bulmama biraz daha yaklaşıyorum.Yılmak yok hayat uzun ve güzel bir maraton yaşamı ve yaşamayı sevmemiz lazım kendimizi sevmemiz lazım yakın arkadaşlarımızı  sevebilmemiz lazım en son o zaman gerçek anlamda inanıyorum ki bir kadını da sevebiliriz inanıyorum içimizde bu fıtrat var.
3
Mart 2018 - Eşcinsellik İvmesi, Şehvet Duygusu

 Babamla iletişimim sağlam, o beni çok aramamış olsa da bazı şeyleri bahane edip onu arıyorum. Aramızdaki bağlar kuvvetlendi, bunun en bariz örneği her istediğimde para gönderiyor olması. Bu hoşuma gidiyor.

 Vakıftan ayrılmış olmam bana artı yönler katmış olsa da daha çok eksiye düşürdü beni. Tabii bu benden kaynaklı, çünkü boşalan vaktimi hiçbir şeyle doldurma çabası içerisinde değilim ne yazık ki. Açıkcası baya bir tembellik ediyorum.

 Günlük rutinimden bahsetmem gerek. Sabah 6.30 dan 12 ye kadar her 3 dakikada bir çalan sayısız alarm kurmama rağmen genelde 12-13 gibi kalkıyorum. Dersim 5 te başladığından o 1 2 saatte yeme içme hazırlanma rutinine gidiyor. Ayrıca sigarayı azaltmaya çalıştıkça daha da fazla içiyorum. Bunların yanı sıra daha fazla pornoya merak salmam ve genelde tatmin olmamam da cabası. İzlediğim içerikler homoseksüel içeriklerden çok heteroseksüel içerikler olması bakımından beni motive ediyor, ama şuan içinde bulunduğum süreçte yer yer her iki ilişki türünden de zevk alamamak beni hiddetlendiriyor. Buda genelde ertesi gününde berbat bir psikolojide olmama sebep oluyor. Derslere zoraki bir şekilde gidiyorum ve odaklanmak için her türlü çabayı gösteriyorum.

 Şuan tek istediğim şey işleri bir an önce yoluna koyup vakıfa geri dönmek. Çünkü vakıfta rol oynamak beni güçlü kılıyor. Şu gerçeği göz ardı edemediğim için zorla kendimi vakıf programlarından uzaklaştırmayı tercih ediyorum, gerçek şu ki, kendim dışında diğer insanlara yardımcı olmaya çalışmam kendimi aksatmama sebep oluyor. İnanıyorum ki bu konuda yeteneğim de var, insanların hayatlarına dokunabilmeyi başardığımı düşünüyorum. Ancak kendime gelince oldukça kayıtsız davranıyorum.

 Eski halimden eser yok, günlük koşturmacalarım artık çok eskide kalmış gibi. Gün içerisinde yorgun ve bir o kadar bitkinim. Aklıma daha çok şu soru geliyor, eski yoğunluğuma rağmen nasıl oluyor da okulumu aksatmıyor, ailemle ve arkadaşlarımla çok vakit geçiriyordum? Bunun cevabı daha önceden de buraya yazmış olduğum yanıtın içerisinde. Ben eşcinselliğe olan bağımlılığımla kendime fazladan öz güven aşılamaktan başka bir şey yapmıyordum. Ve senelerce röntgencilik yapıp durmam bu şehvetimi arttırdı. Ben ise terapiye gelerek bu şehveti yok etmenin yollarını arıyorum. Alışmış kudurmuştan beterdir derler ya, tam yerinde bir söz. Ben bu hareketlere kendimi öyle bir alıştırmışım ki herhangi bir madde bağımlısından farksız duruma geldim. İşte bu yüzden 1,5 senedir bu forumda karalayıp, terapilere devam ediyorum. Terapiler olmasa büyük ihtimalle bilmem kaçıncı kişi ile birlikte olacaktım şu anda. Yazılarımı okuyunca benim bile aklım karışıyor, acaba iyileşiyor muyum diye. Elbette iyileşiyorum ve bunu inanarak yazıyorum buraya. Şu güne kadar terapinin bana kattığı şey eşcinsel hayatına doğru artarak ilerleyen ivmelenmeyi bir sürtünme kuvveti tesiriyle uçurumun kenarında beni yakalamasıdır. Bu ivmeyi azalttıktan sonra (tamamen yok olmasından şu an bahsedemiyorum) bu ivmeye karşı olan sürtünmenin yanına, (sürtünmeyle)aynı yönde bir ikinci kuvveti eklediğim zaman zaten o ivmelenme etkisini göstermeyecektir. Aramızda mühendisler varsa demek istediğimi anlamıştır elbet. Sağlıcakla kalın.

 
4
           En son seansımda  Hüseyin beyle ağırlıklı olarak okuduğum kitaplardaki karakterle hangi konularda özdeşim kurduğum üzerineydi. Gördüğüm kadarıyla özdeşim kurduğum karakterle bir yere kadar beraber yürüyorum,sonra süper ego tarafım devreye girip o kişiyi acımasızca lanetliyor.Ahmet ÜMİT’in kitabındaki savcıyla özdeşim kurarken bir yerden sonra onu lanetlemeye kalkmam bunu gösteriyordu.
           Geçen hafta Hüseyin beyin ofisi kalabalıktı.Seanstan sonra salonda diğer danışanlarla koyu muhabbete tutuştuk.Hatta siyasi konular üzerine bile derin analizler yaptık.Hüseyin bey bizi sonundan çıkarmak zorunda  kaldı.Bizler dışarıda bir cafe’de kendi sorunlarımız üzerine sohbete devam ettik.Diğer danışanlara göre tedavi için geç kaldığımı düşünsem de,olumlu tarafı onlar eşcinsellikte dibine kadar varmış ,defalarca hemcinsleriyle ilişkiye girmiş olmalarına karşın ben bunları yaşamamış olmam.  Özellikle Furkan adlı çocukla kendi tecrübelerimi paylaşmam ve bazı konularda ona tavsiyelerde bulunmam onu mutlu etmişti,bende tecrübelerimin işe yaramasından mutlu olmuştum.Eşcinsellik konularında ilk defa danışman haricinde birileriyle bu sorunu paylaşıyordum.Bunu yaptığımda bir rahatlama hissettiğimi ,üzerimden büyük bir yükün kalktığını görebiliyordum.Bu gibi sebepler Hüseyin beyin stilini diğer danışmanlarımdan üstün görmeme sebep oluyordu.Diğerlerinde resmiyet vardı.Hiçbir danışan salonda diğeriyle muhabbet etmezdi.Halbuki aynı sorunları yaşayanların birbirleriyle paylaşım yapmaları,birbirlerinin tecrübelerinden yararlanmaları olumu sonuç doğurur.
           En son seansta tanıştığım Özay adlı danışan telefonumu almıştı.Bir hafta sonra Pazar günü buluşalım diye mesaj attı.Kadıköy’de  buluştuk,yanında kız kardeşi de vardı.Orada anlattıkları bazı konularda ürperdim.Bu çocuğa zamanında cinler dadanmış, onu çıkarmak için hocalara gitmişler.Cinler vasıtasıyla zamanında fal baktığını çoğunu doğru tahmin ettiğini söyledi.Hatta bu iki kardeş birkaç yıl öncesine kadar tv kanallarında ki programlara paralı seyirci olarak gittiklerini söylediler.Özay bu programlarda öğrendiği ünlüler hakkındaki dedikodulardan bahsetti.Örneğin Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu, Kadir inanır, Kemal Doğulu gibi ünlülerin eşcinsel olduklarını söyledi.Bazıları evliliklerini kamufle olmak için yaptıklarını söyledi.Onlarla 5 saate kadar moda taraflarında bir cafe de oturarak sohbet ettik.Çocuğun bakışları ürkütücüydü.Ne yalan söyleyeyim cinlerle bağlarından bahsedince tırstım.Karakterine bakacağım eğer güvenilir değilse ahbaplığımızı ilerleyen süreçte  bitiririm.İkisinin çocukluğuna inince sorunlu bir baba faktörü olduğunu gördüm.Onlarla sohbet ederken pek rahat değildim.Bana pek güven vermediler.Umarım bu düşüncemde yanılırım.
5
HÜSEYİN KAÇIN’a ulaşmamız aslında dualarımıza aldığımız cevaptı diye düşünüyorum. Bizim hikayemizdeki kahramanımız kızımız. Çocukken cinsel istismara uğradığını öğrendiğimizde 20 yaşındaydı. Hemen ardından bana cinsiyet değiştirmek istediğini söyledi. Bunu açıkladığı gün tahmin edersinizki derin bir sarsıntı yaşadım. Ancak bunun bir sorun olduğunu düşünüp sorunlarında çözülmek için var olduğu kanatine vardım. Fakat bu benim şimdiye kadar yaşadığım ve üstesinden geldiğim sorunlara benzemiyordu. Bunun çözülmesi bir ustanın elinden olmalıydı. İşte benim görevim bu ustayı bulmak ve kızımın ellerinden tutması için onları buluşturmaktı. Araştırmalara başladığımda bir çok uzman diye adını duyurmuş kişilerin görüşlerinin tamamen saçma olduğuydu. Bunun kabul edilmesini doğuştan olduğunu kabul etmezsek yanında olmazsak çocuğumuzun intihar edeceğini v.s gibi bir sürü zırvalıktan bahsediyorlardı.

Benim bildiğim kızımda bir bunalım vardı çünkü harika bir kız evladı dünyaya getirmiştim. Bu net di. Doğuştan falan değildi. Doğru kişiyi ararken şunu düşündüm bu zırvalıkları söyleyen kitlenin karşı olduğu kızdığı uzmanlar kimler işte onlar doğru kişilerdir ve bize yardımcı olabilirler. Bu yolu izlediğimde kirli ağızlarıyla saldırdıkları düşünceleri tamamen zıt görüşte olan isim olarak HÜSEYİN KAÇIN’ı gördüm ve Hüseyin beyin tüm makalelerini okudum ona ait ne kadar yazı, demeç, tv röportajları varsa hepsini hepsini dinledim. Siz eğer 3 gün boyunca 10 dakika bile uyumadıysanız, Allah derman olacak kişiyi arayışlarınız sonucu karşınıza çıkaracaktır.

İşte dedim doğru uzman bu. Sonra sırada bir sorunumuz daha vardı. Oda kızımı ikna etmesi. Tabiki oda bunun kabul edilmesi gereken bir durum düşüncesini benimsemişti. Bende ona çok iyi bir uzman bulduğumuzu ve o uzmanın sözüne göre hareket edeceğimizi söyledim. Eğer dedim hoca tmm sen böylesin derse ameliyatmış şuymuş buymuş hepsine bende razı olcam ve senin yanında olacağım. Ama hoca ne derse onu uygulayacağız. Çünkü gerçekten konusunda çok uzman biri diyerek ikna ettim. Tabiki ilk görüşmeye giderken çok tedirgindim. Güven köprüsünün kurulup kurulamayacağı konusunda endişeliydim. Fakat görüşmeye gittiğimizde bu tedirginliklerimin tamamen yersiz olduğu kanısını vardım. Çünkü kızım ilk görüşmede Hüseyin hocaya güvendi ve inandı. Ben bundan sonraki süreçte konuyla ilgili (lezbiyenlik) hiç fikir beyan etmedim. Elimden geldiğince konuya hiç girmedim. O konu kızımla hocamız arasındaki terapilerde sonuca ulaşacaktı. Ebeveyn olarak elimizden geldiğince söz dinlemeye çalıştık. Aile olarak sürece destek verme gayesinde olduk. Ve lezbiyenlik konusunun aslında kökeninde kızımın uğradığı tacizin olduğunu öğrendik. Terapileri ilk zamanlar çok düzenli olmadı ve o süreçler evdede sancılı ve zor geçiyordu. Fakat ne zamanki terapilere haftalık ve düzenli başladı işte o zaman 3 ay bile sürmeyen süreçte sonuca ulaştık çok şükür.

Kızımızın ustanın yanında olduğunu bilmek bizi hep rahatlattı. Tesellimiz oldu. Çok doğru biriyle yol almak ustayla yola çıkmak muhteşem birşey. Tırtılın yolun sonu dediğine USTA kelebek dermiş. Tırtılların bittiğini söylediği, sen dediği yerde ustamız Hüseyin KAÇIN kelebek dedi.

Ve benim kızım o bir kahraman kendi hayatının kahramanı. O Allah’ın izniyle Hüseyin Bey’in yardımıyla ve kendi azmiyle rağmenlere rağmen hayatında kelebeğe dönüştü. Tabi ki terapilerimiz belli aralıklarla devam ediyor. Ama biz sonuç almanın mutluluğuyla tereddütsüz yolculuğumuza devam ediyoruz. Hüseyin hocamın emeğine, bilgisine ve desteğine teşekkür etmek çok yavan kalır. İyiki var iyiki karşımıza çıktı. Bu kadar profesyonel, idealist, gayretli bir uzman için denebilecek söylenebilecek fazlada bir söz yok. Lütfen, eğer böyle bir sıkıntınız varsa özellikle anne babalar kendinize ve evladınıza bir iyilik yapın Hüseyin hocaya ulaşın. Umudunuzu yitirmeyin. Siz bitti demeden hiç bir şey bitmeyecek unutmayın.

Saygılarımla
AYŞENUR
Peki kızınızın durumu şuan iyimi
6
1. TERAPİ  - Giriş

Hüseyin Bey le tanışma ve kendimi anlatma olarak özetleyebiliriz bu terapiyi çok fazla hatırlamasam da tanışma olarak geçti . Kendimden aile yapımdan bahsettim Neden böyle bir durum yaşandığıyla ilgili henüz bir saptama yapmak çok erken olduğundan dolayı zaman içerisinde daha kesin çıkarımlar yapılacağından bahsettik .Bu içimde olan korkunun dışarı nasıl yansıdığı ve nasıl fanteziler kurduğumu sordu gay pornosu izleyip izlemediğimi söyledi. Gay pornosu izlemiyordum fakat içimde  pasif olma isteği daha doğrusu birisinin bana hükmetmesi isteği vardı kendimi aşağılık bir durumda hayal ediyordum normal hayatımda herhangi bir erkekten hoşlanmadım ve ya aşık olmadım ama içimde sadece kendimin pasif olduğu bazı fanteziler üretiyordum bazı masturbasyonlarda böyle tatmin oluyordum. Sadece penis hayal ediyor ama herhangi bir erkek üzerinden hayal etmiyordum sadece penise odaklı hayalle ve benim pasif olmam . Hiç bir zaman gerçeğe dönüşecek kadar güçlü olmadı sadece bir dürtü olarak kaldı . Bunlardan bahsettim .Bana içinde biryerlerde biseksüel yaplanma gerçekleşmiş olabilir dedi. Erotik anlamda erkekler arzulanıyor  ama duygusal olarak kadınlarla etkileşim oluyormuş biseksüellikte fakat bunun bir sadist mazoşist yapılanma olabileceğinden ve bunu zamanla anlayabileceğimizden bahsettik. Henüz bir kimlik belirlemek için çok erkendi.  Ailemi tanımak istedi onun üzerinde durdu ve şuanki ilişkim üzerinde durdu . Sevdiğim bir kız olduğunu ve onunla olan ilişkimi bu gel gitler ve duygu durum değişiklikleri yüzünden mahvetmek istemediğimi söyledim . Hüseyin Bey de bu şartlar altında sağlıklı bir ilişkin olmaz ya aldatırsın ya ayrılırsın ya başka bir şekilde ilişkini bozarsın ve herşeyi mahvedersin demişti . Kesinlikle haklıydı . Normalde benim durumumda olan kişilerin kendisine gelmediğini ve gelmeyeceğini hetero yaşantılarına sağlıksız ilişkilerle devam edeceklerini ve başarılı olamayacaklarını ama hayatlarını böyle sürdürdüklerini söyledi ve dışarıdaki bir sürü heteronun da benim durumumda olduğundan bahsetti ki artık ben de görüyor ve anlıyorum bir kadına kendi yetersizlikleri  sebebiyle sokakta bağıran adamlar ksıkançlık krizlerine giren ilgi bekleyen kadını sevgi anlamında sömüren bir sürü insan ve çevremde bir sürü ilişki görüyorum . Bunları artık 5 terapi sonrasında farkedebiliyorsunuz. Doğru yoldaydım bunu ilk terapiden çıktığım anda farketmiştim . Bişeyler yerine oturmuştu. Hüseyin Bey e ablamdan değil(hatırlayamamıştım bilinçaltına gömmüşüm ) ,  kapıcının çocuğuyla olan durumdan bahsetmiştim ilk terapi gerginliği sebebiyle çok fazla detaya girmeden . Hüseyin Bey uyuşturucu kullanımımla baya ilgilendi ve bu kullanımın beni eşcinsel kimliği engelleyip bağımlı kimliğe yönelttiğinden bahsetti. Ona göre uyuşturucu kullanmasaydım bir yerden patlak verip eşcinsel kimlik geliştirebilirdim. Eksik olan taraflarımı eşcinsellikle değil daha doğrusu narsizmi mi eşcinsellikle değil uyuşturucuyla besleme yoluna gitmiştim. Bu bende kalıcı hasarlar bıraktı ve hüsyin Bey bunun eşcinsellikten daha kötü bir durum olduğunu eşcinselliğin düzelebileceğini ama uyuşturucu bağımlılığının verdiği zararların uzun vadede etkili kalabileceğinden bahsetti. Son olarak ereksiyon ve masturbasyon yöntemlerine değindik daha doğrusu yatakta yüzü koyun sürtünerek ergenlik çağında hayal kurup kurmadığımı sordu. Yatakta birisiyle sevişir gibi hayal kurup yatağa sürtünmek ve böyle mastürbasyon yapmak ya da haz almak erkekliğin daha doğrusu cinsel kimliğin gelişimini engelliyormuş . İlk terapi böyleydi en azından hatırladıklarım bu kadar . Ordan çıktıktan sonra yolda yürürken artık bir kimliğim olduğunu ve ona doğru bir farkındalık yolculuğuna başladığımı hissedebiliyordum. Herşey için çok erkendi ama süreç ilerliyordu . 






2.TERAPİ –  Keşif


 Artık ses kaydı almaya başlamıştım ve Hüseyin Bey de bunun faydası olabileceğinden bahsetti. Şuan ses kaydından dinleyip yazıya döküyorum ve dinleyebilme imkanım oluyor gelen arkadaşlara tavsiye ederim . 

Terapiye kız arkadaşımla olan ilişkimi sorarak başladı ve ben de erotik anlamda libidoda azalma olduğundan fakat duygusal anlamda yakınlaşma olduğu süreçte hareketlenme ve libidoda artış olduğundan bahsettim . Eski ilişkimle alakalı kızı bırakıp gitmemdeki suçluluk duygusundan bahsettim fakat ona karşı duygusal anlamda birşey hissetmediğimden bahsettim. O kız için dua etmemi ve bi bağ kurmamam gerektiğini söyledi suçluluk hissetmemem gerektiğinden bahsetti. 2. Terapide biraz daha rahattım daha özele inmeye başlamıştım . Bir kıza 5 posta attığım zamanları söyledim ve şuanda bunun sadece 1 posta olduğunu ve bu durumdan rahatsız olduğumu söyledim Hüseyin Bey bunun bir erkeklik göstergesi mi olup olmadığını sordu haklıydı bu bir erkeklik göstergesi değildi ve yetersizlik hissedeceğim bir durum yoktu aslında diğeri erkeklik kanıtlama çabası olduğu için sağlıksız olan durum oydu . Ve bu durumun zamanla normale dönüşeceğinden bahsettik. Şuanda kafamın çok fazla karışık olması sebebiyle herhangi birşey söyleyemiyorduk .
Sadist Mazoşist yapılanmadan tekrar bahsedip fantezilerimden konuştuk . Ne durumda olduğumu mazoşizmin sadizmle birlikte geldiğini ve sadist davranışlarımın mazoşist tarafımı tetiklediğini söyledi . Acı çektirdiğin kadar çekmek istiyorsun aslında tanımı bu . Ablamın durumundan konuştuk aramızdaki bağların duygusal anlamda sağlıklı gelişmemesi ablamın beni ayartması ile sonuçlanmış bu da sadist- mazoşist yapılanmayı yani, oyun oynamayı tetiklemiş . Bunun sonucunda bu yaşıma kadar gelen kadın erkek ilişkileri hatta herkesle olan ilişkilerim arada kurduğum bağ da etkilenmiş oldu. Ailedeki rollerin bozuk olması sebebiyle gelen narsizm altında histerik bir sadist mazoşist yapılanma şekillenmiş oldu. Bunların hepsini aşmam gerekiyor . Sadizm i severek aşıcam ve babamın merhametli olması çok otoriter despot bir kişilik olmaması benim ailemde ters olsa da sevgi rolünü babamdan bi şekilde almış olmama bunu aşabilmemi sağlayacak . 
Kızlarla olan ilişkimde hep kızlar  cinsel istekli olduğu zaman bende çekinme oluyor ben kaçınıyorum ilişkiden,  kadın tedirginlik yaratıyor o bi efendi ben köle bu algı yüzünden yetersizlik ve beğendirme korkusu oluşuyor ablama ve belki de anneme kendimi beğendirmeye dayalı. Terapide konuşmadık fakat belki de ablam annemle babamın cinsel bir birlikteliğine şahit oldu ve onu benimle beraber uygulamaya koymak istedi gördüklerini ama bunun bir dayanağı yok tabi ki sadece bir olasılık kendi çıkarımım . 
Sevgilini başka erkeklere ne kadar yaklaştırıyosun ? Fanteziler kız arkadaşın üzerinden ilerliyor acaba yolda gördüp selamlaştığımız arkadaşlarıyla geçmişte ilişkileri mi var ? işte bu sorular da eksiklik yetersizlik ve bilinçaltındaki fantezilerden kaynaklı . Sağlam bir karaktere ve erkekliğe dayanmamasından dolayı bir tehdit algısı var çevremden acaba kız arkadaşım onları daha mı çok beğenecek benden daha erkeksiler onlar kız arkadaşıma daha çok yeter gibi yukarıda da bahsettiğim erkekliklteki güç kaybı. Benim kendimi kimseye ve hiçbi kadına kanıtlama ihtiyacımın olmaması gerekiyor aslında .Bunun sebepleri tabiki ailedeki kadınlar sağolsun çok güzel şeyler yaptılar bir de annemin beni küçüklükten beri götürdüğü kadınlar hamamı ve kadın günleri de etkili oldu. İdol olarak kadınları az da olsa almama sebep oldu kadınların erkekler hakkında konuşmalarını duymam çok hoş olmadı benim korkularımın yerleşmesine sebep oldu bi erkek çocuğununn hiç girmemesi gereken ortamlar ve duymaması gereken konular.İlgi ve beğeni odaklı yaşamak isteğini doğurdu kadın gibi histerik ve kadınların konuşmalarındaki gibi beğenebilecekleri bir erkek olma çabası. Güçlü , sikici vesaire .
Bir diğer konu özgüven eksilkliği ve aşağılık kompleksi : İmam hatip e zorla gönderilmem ve toplumdan farklı hissetmem gurur duymadığım ve ait hissetmediğim bir lisenin mezunu oılduğümu hala bilen çok fazla kişi yok ki ergenlik çağlarında böyle bir kompleksle yaşamak zorunda olmak belli başlı özgüven eksikliklerine sebebiyet veriyor. Tabi tek sebep bu olmadı en başta annemin hiç bir şeyden mutlu olmaması ve beni beğenmemesi yaptıklarımın takdir edilmemesi gibi sebepler çocukluktan beri elalem ne der baskısıyla ayıp olucak günah olucak onunla konuşma bununla vuruşma gibi şeyler beni bu özgüven eksiklikleri ve insanlardan çekinme utanma sıkılma durumlarını tetikledi .
Tabi eşcinsellik korkusu yaşamak bazı şeylere neden oluyor ya da bunu tetikleyen taraf rahat durmuyordu hele ki obsesyon gibi bir beyin kimyasını etkileyen hastalığınız varsa
Eşcinsel miyim sınaması erkeklerden etkileniyo muyum çekici mi geliyo gibi düşünceler ve sınamalar günlük hayatı çekilmez yapabiliyo . Bunların hepsni ikinci terapide daha rahat anladım ve rahatlamaya obsesyonlarımdan bi tık kurtulmaya başladım.
Gördüğüm erkeklere göre eksikliklerim ya da o erkeklerin benden ne bakımdan fazlalıklarının olduğunu düşünmem kız arkadaşımın onları enden daha çok isteyebileceğini düşündüğüm yanların aslında tamamen bir hayal ürünü ve benim kendimde kafamdaki erkek algısından eksik gördüğüm yönlerimin bir tamamlayıcısı olduğunun farkına vardım. Herşey benim kafamın içinde erkekleri kafamda yaratan kişi benim .  Erkeklerin hayalgücüme girme sebebi benim benim olanı onlarla paylaşarak eksikliklerimi kapatıyorum. Eksiklik hissettiğim kişilerle kafamın içerisinde benim olan sevgilimi paylaşma düşüncesinden dolayı kıskançlık krizlerine giriyor ve kız arkadaşımla o kişinin arasında birşeyler olabileceği korkusu yaşıyorum. Gerçekdışı ve paranoyak bir şekilde.
Diğer bir konu başlığı içimdeki fantezi kadın rolünü oynamam – Erkek yok kendimi kadın oalrak hayal ediyorum o erotikliği kendimde istiyorum histeriklik. Kadın olursam beni istiycekler sevilebileceğim ve bu bi güç. Arzuladığım kadına kendim dönüşüyorum. Arzulanma isteği çok fazla ve eksiklikten dolayı arzulanan kişinin gücüne erişmek istiyorum.
Kadınları kutsallaştırmak onların gücünü yüceltmek  onlara kendini beğendirme çabası aslında kadınlarda anneni görmek kendini beğendirmeye çalışmak başlıkları altında toplanıyor. Fakat bir durum daha var içeride gelişen narsistik yapı kadınların benim üzerimde güçlü olduğu durumları benden atmak istiyor. Yani onları cinsel olarak duygusal olarak benim üzerimde kontrol sahibi bir şekilde konumlandırmak yerine o gücü kesmek için de kadınların gücüne sahip olmak istiyorum. Kadınların benim üzerimde etkisi olduğunu bilerek güçlü bir erkek olamayacağımı düşünüyorum . Bunun yanlış olduğunu son terapide de konuştuk . Kadınlar benim güç rakibim değil benim de onlar üzerinde onlarında benim üzerimde etkisi var . Ve gerçek olan bu artık olmasını istediğim gibi değil olanı görmek zorundayım içimdeki çocuk kalan kısmı büyütmem ve erkek olmam gerekiyor. Süreç bununla alakalı . 
 Kendinle barışmak suçlamamak farkındalık ve kendini kabul etmek sadece tedavi değil hayatta başarılı olmanın en büyük kuralı. O farkındalık ve sınırlarını bilmeden sınırlarını aşamazsın. Artık bir yetişkinim ve elimdeki kağıtlar bunlar . Bu kağıtları bilmeden elimi oynayamam . Hayatta başarılı olamam ve isteklerimi gerçekleştiremem . Ne istediğimi bilmeden bi yolda yürüyemem. Kendimi kabul etmekten keşfetmekten korkmuyorum kendimi keşfetmek bana sadece ne kadar güçlü olduğumu ve neleri aşabileceğimi gösterdi ve gösteriyor. Şuan yaşadığım hayat  bir sonuç. sebepler çok farklı hayatta bizi aşağı çeken şeyler. Bu sebeplerin sonucu eşcinsellik olabiliyor bağımlılık şiddet alkolizm psikiyatrik hastalıklar olabiliyor. Aşma gücü hepimizde var yeterki isteyelim . 
Hüseyin Bey in bana söylediği : Kurtarıcı kendimiziz eşcinsel kimliğin net değil senin durumunda olan insanlar buraya gelmez alkolle karı kızla ömür geçiriri ve sağlıksız bir evlilik olur sen profesyonel bir şekilde çözmek istediğin için burdasın önemli olan da bu . Kararlılık.  Daha fazla oyun yok. Gerçekçi düşünmek var içimdeki çocuğu büyütmek var kimsenin beni sevmesi için bir oyuna ihtiyacım yok. Ne bi kadın rolü ne bir güçlü erkek rolü . Ben benim ve kendimi sevmem herşeye yeter.Gerisi önemli değil ne annemin beni sevmesi ne bi kadının beni sevmesi ne de insanların beni sevmesi. Kendimi sevdiğim sürece zaten sevilicem ama kendim olduğum için .

3. TERAPİ – Narsizm i yıkma savaşı kabulleniş.

Bu terapide yetersizlikten dolayı girilen kıskançlık krizlerinden ve günlük hayata odaklanamamam üzerine günlük hayatta yaşadığım problemlerden bahsettik ve yavaştan kendimi yeterli görüp beğenmeye başladıkça bu problemlerin ortadan kalkmaya başlıycağını farketim ve şuanda da bu alanlarda da paranoyalarım ve kıskançlıklarım normal düzeye yaklaşıyor. Şunu farkettim bir erkek hayatta başarılı olabilmek için öncelikle cinsiyetinin getirilerini kabul edip aidiyet hissetmeli ve cinsiyet özgüveni yerinde olmalı . Bu bi erkeğin hayattaki başarısı insan ilişkileri , olaylara karşı verdiği tepkileri hayata karşı pasifliği hayatının kontrolünü ne kadar eline alabildiğini etkiliyor. Bir erkek yaşadığını hissedebilmek için tüm bağımlılıklarını kabul edilme ihtiyaçlarını ve kanıtlama çabalarını içerisinden atması ve içindeki çocuğu büyütmesi aşması ve o tabuyu kırması gerçeklikle tanışması kafasında kurduğu hayatın gerçek olmayan taraflarının farkına varması gerekiyor. Bir kız için bu çok fazla önemli değil çünkü kızlar her ne kadar tabularını yıksalar da içlerinde hormonel olarak bunları barındırdıkları ve ihtiyaç duydukları için hayat başarılarını çok fazla etkilemiyor. En azından cinsiyetleri gereği bunlardan dolayı bir eksiklik veya eziklik hissetmiyorlar. Ama bir erkeğin cinsiyetiyle barışık olmaması demek daha doğrusu kendini tam bir erkek değil de ezik bir erkek gibi hissetmesi aslında herşeyin kökeninde olan bir probleme dönüşüyor. Çünkü tüm kimliklerden önce erkek kimliğini özümsemek ve oturtmak yani benimsemek gerekiyor.İhtiyaçlarla isteklerle gerekliliklerle bir erkek olduğunun bilincinde olmak. Çünkü hayatta herşeyden önce doğal kimliğimiz cinsiyetimiz. Bunu bir iş olarak düşünürsek bir işte iyi olmayan birisi sorumluluk alamaz ve işi batırır daha büyük işlerin ve sorumlulukların altından kalkamaz ve altında ezilir.
İnsan ilişkileriyle ilgisi kendini ezik hisseden bir erkek öncelikle cinsiyet ayrımı olmaksızın kendini ezik hissetmeye başlıyor ve her insanı kendisine karşı yüceleştiriyor. Özgüvensizlik cinsiyetle başlayıp her alanda dağılıyor . Yürüttüğüm ilişkimde kız arkadaşımın çevresi ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerini yüceleştirip onların altında ezilip kızı kısıtlama yoluna gittiğimi farkettim ve bunu terapide paylaştım. Kendimi özel hissedememek, erkeklerle en ufak konuşmalarda bile duyduğum paranoya, kendimi başka bir erkeğin karşısında ezik hissetmek daha doğrusu hayata karşı istedğini alamayan ya da ifade edemeyen bir garsona bile seslenirken sesini çıkartırken düşünmek çekinmek utanmak sıkılmak çevresel  ilişkilerde onay almak bağımlı karakter geliştirmek arkadaşlarınla yapacağın bir planda insiyatif alamamak insanların isteklerine göre hareket etmek yani kısacası kendi hayatında başrol olamamak hep yan karakter olarak kalmak. Kimiği oturtmak ve kendini kabullenmek gerekliliği . Aynaya baktığında kendini kimseyle kıyaslamadan beğenmek ben böyleyim... ben buyum ... ve ben bir erkeğim.. yetersiz değilim .. sadece başkalarını yüceltiyorum..
Peki neden bir eksiklik kafadaki mükemmelliyetçilik. Sebebi ne narsizim ve kime göre mükemmel olmam gerektiği bi nevi tanrıcılık. Ama mükemmellik kavramı zaten duruma göre değişen ve şekillenen tek başına bir anlam ifade etmeyen bağımlı bir kavram. Neye göre ya da hangi duruma göre mükemmel olabiliriz. Tek başımıza bir mükemmellik kavramından bahsetmek mümkün değil. Bu değeri oluşturan şey çevresel faktörler. Peki ben neden kadınlara göre mükemmelliği arıyorum. Erkekliğimin yetmediğini düşündüğüm cinsel olarak eksik kaldığımı düşündüğüm durumlarda ki Holywood effect – porno sektörü – eziklik algısı – yaratılmaya çalışılan gerçek dışı erkeklik algısı  gibi durumlar çocukluktan algı oluşturuyor ve biz kendimizi gerçek olmayan bir şeye karşı ezik hissediyoruz.Erkekliğin cinsellikle bağlantılı olduğu algısı bizim aslında cinselliğe takıntılı olduğumuz anlamına geliyor.  Pornoda görüdğümüz 30 cm penisi gerçekçi bir boyut zannediyor ve erkekliğin penisle alakalı bir durum olduğunu kafamıza kazıyoruz. Bu hayatta erkek olmak için penisimizin 30 cm olması gerektiğini düşünüyoruz. Hayır! Bunların hiç biri gerçek değil ergenlik dönemi ve öncesinde böyle algı yönetimleri ve fantezi dünyası ürünlerine maruz kalmamak da çok önemli . Bu konularda artık bir seks tanrısı ya da bir terminatör olmamız gerekmediğini ve böyle şeylerin gerçekçi olmadığını bir insan olduğumuzu ve mükemmellik kavramının bunların dışında yer aldığını ve karşılıklı uyumla mümkün olduğunu anlamamız gerekiyor. Asyalı bir kadınla afrikalı bir büyük penisli zencinin bir mükemmellik yakalaması mümkün değil hatta yaşanılan bir cinsellikten bile zevk alması belki de  eğer kafamızda yarattığımız mükemmellik algısı bunlarla alakalı ise artık gerçek hayatla tanışma vakti geldi . Kusur olarak gördüğümüz şeylerin bizim eksikliğimiz değil aslında erkek olmanın doğası olduğunu kabul etmemiz ve kafamızdaki hayal dünyamızdan sıyrılmamız gerekiyor. Bu terapi Mükemmelliyetçilikten sıyrılmak ve kendini kabul etmek . İçimdeki narsizmin beni tanrı olduğuma inandırmasına izin vermeme zamanı . Ben bir erkeğim güçlü bir erkeğim bu zamana kadarki bütün saçmalıklar beni yetersizlik duygum olduğuna inandırsa da aslında tam tersi olduğumu kabullenme zamanı ... Herşey güç eksikliğinden kaynaklı gelişmiş narsizm ve onu besleme çabasıyla geçen bir hayat. Övgü bekleme takdir bekleme kabullenilme yüceltilme isteği. Küçükken bu sevgiye muhtaçlık ve karşılığını alamamak büyünce sevgi eksikliği yani güç eksikliğine dönüşüyor herşey bunu kapatmak için . Bunu yıkma zamanım geldi ve artık yıkabildiğimi görüyorum.
7
TERAPİ ÖNCESİ SÜREÇ:
Artık üniversite bitti . evime dönüş biletimi alma zaamnı gelmişti . Hayatımda bu zamana kadar hiç bişeye gerçekten bağlanamadım ve işlerimi hep yarım bırakmıştım . ilişkilerimde de zayıflık kopukluk vardı . okul bitti ve çok büyük bir çoşluğa düşmüştüm uyuşturucunun getirdği ve çıkarttığı bulutlardan artık aşağı düşmüş ve çakılmıştım hayatta hiçbirşey haz vermiyordu doyumsuzluk ve tatminsizlik oluşmuştu. Kafam boşken hayat çok sıkıcı geliyor ve insanları  boş kafayla uyuşturucu olmadan nasıl eğlendiklerini ve bu hayattan nasıl tat aldıklarını adeta unutmuştum . Sokağa çıktığımda insanlara bakıp onları gözlüyordum . Küçük bir çocuğa dönmüştüm .
Büyük bir depresyona girdim memleketime dönmeye karar verdim ve ailemin yanına döndüm . Bu sırada kızlarla yine cinsel temalı başlayan ilişkiler kurmaya çalışıyor kendimi kafamda  kurduğum o piç erkek modeli olduğuma hala ikna etmeye çalışıyordum . O olmadığımı anladığım zaman kendi özsaygımı benliği yitiriyor ve depresyona giriyordum . Özbenliğim hasar alıyordu çünkü olmasını istediğim kişiyi olduğum kişi olarak inandırmıştım olmadığım taraflarım yetersizlik duygumu oluşturuyordu. Memleketime döndüm burda birkaçtane işe girdim yine kalıcı olamadım tabi ki maymun iştahlılıkla da bu bağlanma probleminin bir bağlantısı oldğunu düşünüyorum. Hevesler ve gerçek kişilik aslında tamamen büyümemiş tarafımın hayalperest kuruntuları beni artık bir kimliğe oturtmaya çalışıyor ve bi türlü başaramıyordu. Ne bi kızın kocası olabilecek ya da sevgilisi olabilecek kadar bağlanıyordum tam ne de bir kızın tek gecelik ilişkisi olabilecek kadar kayıtsız kalıyordum. Cinsel uyarılmayla pornografik öğelerle başladığım ilişkiler 5 ayın sonunda (tam bağlanma ayıdır ) kızın üzülmesi ve benim birden çekip gitmemle son buluyordu . İlişkinin ilk aylarında deli gibi sevişip hayatımın aşkı olduğuna inanmam sonrasında ise sadece güç için karşı tarafı sömürmek belki zamanında annemden alamadığım ama beklediğim o ilgiyi karşı taraftan almak sonrasında ise kızı terketmek temalı bir döngü olduğunu anladım. Tabi ki bu ilişkiler sırasında aşırı bir kıskançlık duygusu ve yetersizlik içten içe başka bir erkeğe kaptırma korkusu ilişkide agresifleşmeme sebep oluyor kafamda paranoyalar kuruyordum. Çünkü kendi içimde yetersiz hissediyordum kafamdaki o güçlü erkek hala değildim . En son çalıştığım işte yine böyle bir kızla birliktelik ve onu ayartmam onunla hemen hemen 4 ay boyunca kızın fizyolojisinin imkan verdği derecede sevişip ve pornografik bir şekilde oral ağıza yüze boşalma gibi şeylerden haz alarak  yazı geçirdim . 5 ay sonunda kızın bana çirkin geldiğini farkettim bana yetersizdi ve çevremdeki herkes de aynı şeyi söylüyordu o kızı da sömürmüştüm ve duygularıyla oynamıştım artık ayrıldım ve kızın ve bu zamana kadar yaptıklarımın suçluluğunu üzerimde hissetmeye başladım. Kızın bana arkadan sarılarak uyumasını istiyor suçluluk psikolojisiyle artık giderek pasif hissetmeye başlıyordum .   Ve artk eşcinsel öğeler barındıran rüyalar görmeye başladım rüyalarımdan kapıcının çocuğu f yi görerek uyanıyor nefes nefese kalıyordum . Hayatımda o zamana kadar içimde tuttuğum bir sır olarak hep beni rahatsız ediyordu bu yaşadığım ama ablamın olayı aklıma bile gelmiyordu . Ben rüüyalarımdan böyle uyanmaya devam ettim o olaylar aklımdan bi türlü gitmiyordu . Sanki suratıma bakan birisi benim o çocukla bunları yaşadığımı anlayacak gibiydi . İyice kimlik bunalımına düşmüştüm 17 yıl önceki olaylar şuanda bana vurmaya başlamıştı artık farkındalığım başladı ve bir gece panik atak kriziyle uykumday uyandım  veaynaya baktığımda kendimi tanımlayamıyordum. Kızlardan hoşlanıyordum artık bu bile şüpheli gelmeye başlamıştı bu kadar emin olduğum şey yoksa ben eşcinsel miydim  . Kendimi tanıyamıyordum ne olduğumu bilmiyordum çok korkmuştum . Kimlik bunalımına düşmüştüm kendimi erkeklerden hoşlanıyorum galiba diye inandırmaya başladım ama eşcinsellik tam olarak içimdeki boşluğu doldurmuyor problemlerimi karşılamıyordu çünkü kızlarla aramda olan çekimi biliyordum . sapık yanlış olanlar haricinde doğal bir çekilim vardı ve heteroydum . Peki ya bu olanlar neydi iyice kendimi kaybetmiştim artık tamamen beynimin içerisinde yaşıyor geçmişi hatırlıyordum kendi kimliğimde değil geçmişte yaşadığım travmalar ve ilüzyon karakterli zamanlara gitmiştim. Aklıma pasif olarak zevk aldığım o travmalar geliyordu F ile yaşadığımı atamıyordum ergenlik döneminde bikaç kez gay pornosu izleyip kapının koluna anal olarak dayanıp biseksüel fanteziler kurduğum zamanlarda bile hep kadın hayal etmiştim bu işte bi saçmalık vardı. Kadın temalı bir hayata bazı virüsler bulaşmış gibiydi ve arada sistemde hata meydana geliyordu.onları temizlemem gerekiyordu ne istediğimi ve nasıl bi kimliğim olduğunu içten içe hissediyor fakat bu olaylar kafamın karışmasına sebep oluyor ve kimlik bunalımına sokuyordu beni . Homoseksüelliğe kendimi inandırmaya çalışsam da içimdeki o his bana engel oluyordu.  Hetero olduğumu biliyordum. Ergenlik döneminde yetersizlik kaygısı penis boyu kaygılarım artmış anksiyeteye ve ya kızlar beni beğenmesse aldatırlarsa onlara yetersiz gelirsem erken boşalırsam ya onları tatmin edemessem korkularına dönüşmüştü.bunları bile sorguluyordum ama bunların hepsinin bütün sebebi travma ve aile kaynaklı sorunların kafamı karıştırması ve panik kaygı bozukluklarına kimlik bunalımlarına sebep olmasıydı. Askere gitmeye karar verdim ve askerlik bana çok yaradı hiçbir kaygı yoktu erkekler arasında zaten popülerdim ve erkek gibi hissediyordum . Eşcinsel olsam o kadar erkeğin içinde herhalde yoldan çıkardım ve birisi bana çekici gelirdi ve ayartırdım. Ama öyle birşey olmadı çünkü heteroydum zamanla biraz daha normale döndüm. Askerden öncesinde gittiğim psikiyatr bana okb teşhisi koymuştu ve ilaçlar vermişlerdi askerdeyken antidepresan kullandım bi süre. Obsesyon ve bunun sebebininde bu öncelerdeki travmalar olduğunu düşünüyorum. Çünkü ergenlikte başladı cinsel kaygışarımla beraber . Penis boyu kaygısı yetersizlik kaygısıyla beraber ve o zamanlardan beri çekiyorum . Askerdeyken karar verdim ve eşcinsel terapiyi araştırdım bu eşcinsel olma korkusu ve kimlik bunalımına başka türlü cevap bulamamıştım . Askerden döndüm çok güzel arkadaşlıklar kurdum artık emindim ben homoseksüel değildim ama neydim neydi bu olanlar neydi bu eğilimler korkular vesaire. Neydi bu pasiflik isteği ama erkeklerden hoşlanmama.Belki bir penis yalayabilirdim ama hayatımda her zaman olduğu gibi bu sadece kafamda kurduğum bir rol olucaktı ve gerçek olmuycaktı bunun çok farkındaydım çünkü kendim öyle değildim eşcinsel olduğunuzu düşünüyosanız ya da bundan eminseniz bunu bilirsiniz içinizde biyerde ben ise tam tersi hetero olduğumu biliyor ama eşcinsel eğilimlerim olmasına karşın acaba ben eşcinsel miyim diye kendimi inandırmaya çalışıyordum. Eğer öyle olduğunu bilsem hayatım bilinmezlikten daha kolay bir hal almış olucak ve bir kimliğim olucaktı fakat hislerim bu kimliği kabul etmedi aidiyet hissedemedi. Kendimi bir türlü eşcinsel olduğuma inandıramıyordum.Travmalar korkular eğilimler herşey vardı beynimin içinde ama ben o değildim. Bi çıkmazın içine düşmüştüm ve Hüseyin Bey i aradım . Vakti olduğu bir döneme denk geldim şansıma ve kendisiyle 20 dk lık bir telefon görüşmesi yaptık . Zor ve karmaşık bir durum olduğumu hemen anlamıştı belki de bu yüzden 20 dk anlamaya uğraştı . Zor olayları çözebilecek tek kişi olduğunu bu olaylarda başarılı olabilecek bir kişi oldğunu terapiye gider gitmez anladım .Zaten benim durumumun normal eşcinseller gibi değil daha karmaşık bir durum olduğunu kendisi de söyledi. Normalde senin durumundaki insanlar buraya gelmez ve başarısız evlilikleri bir hayatları olur dedi. Eşcinsel olsaydın daha basit bir durum olurdu ama seninki daha karmaşık ve herşey iç içe geçmiş dedi . İlk terapi sonrasında bile hayatım bi tık daha anlaşılabilir olmuştu. Kendi içimde bişeyleri çözmeye daha ilk terapiden başlamıştım . Fakat tabi ki yolun daha çok başındaydık ve bunlar sadece tanıma evreleriydi problemin adını koymak .Çözüm için süreç gerekli ama problemin adını koymak çözümün bir parçası .  Ve Terapiler. Tanıyı koymak ve sorunu çözmeye başlamak . Karakterimin kimliğimin farkındalığı ve güç kazanışı .


8
Heteronun Güç Savaşı – Narsizm Etkisindeki Erkeklik Yapılanması - Oyunlar

Hetero kimlikte eşcinsel olma korkusu - kimlik bunalımı - bağımlılık ve kendinde var olan güç arayışı  - bozuk yapılanma – yanlış yetiştirilen bir erkek – yetersizlik ve eksiklik duygusu

Benim Savaşım :

5. terapi sonrasında hikayemi ve süreci  paylaşmak istedim . Hüseyin Bey in ısrarlarına rağmen terapinin işlerliği ve kendimde ki etkilerini görebilmek için 5 terapi bekledim ve şimdi hikayemi ve terapi sürecini burada sizlerle paylaşıyorum .
 
Yaşım 28 muhafazakar bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Annem sabit fikirli ve dominant karakterli daha doğrusu kendi çapında babamı yetersiz gören ve her zaman muhalefet olan bağıran çağıran ama büyüyünce daha iyi anladığım sadece korkuları olan ve nasıl mutlu olunacağını bilmeyen çok sert bir baba figürüne sahip olan bir kadın. Tabi bu davranışlarını sizin karakterinizin oturduğu ,şekillendiği yıllarda farklı algılayabiliyorsunuz.

Babam , 45 inden sonra evlenmiş sakin ama dışardan görünüşte silik ve pasif diyebileceğimiz kişiliğe sahip bir adam. Evde sürekli annemin isteklerini yapmaya çalışan belki de bağımlı bir kişilik. Çocuk gibi ama bir o kadar da tecrübeli . Tabi bir otorite figürü olmak için yeterli değil hele bir çocuğun gözünde. Sürekli annemle aramızdaki dengeyi kurmaya çalışan bir karakter bunu annemin anlayışsızlığı ve sertliğine denge olarak şekillendirdiğini söylüyor. Fakat önümde hiç bir zaman bir güç ve otorite figürü olarak yer almadı bunu onu suçlamak için söylemiyorum tabi ki sadece bir çocuk için yeterli değildi . Çocuklar babalarına güvenir onları anlatırdı ne kadar güçlü olduklarını bense hiç o tarz hikayeler anlatamadım belki 1 ya da 2 tane. Herkes babamı dedem zannederdi bende içten içe babam yakında ölücek ben napıcam korkusu oluşmaya başladı. Bir yere gittiğimiz zaman ya babam burada ölürse gibi bir panik oluyodu içimde hep şuan bu yazıları yazarken farkediyorum . Hüseyin Bey ‘ in söylediği gibi yazmak bazı boşlukları daha kolay doldurmayı bazı şeyleri daha kolay farketmeyi sağlıyo ve süreci böylelikle hızlandırıyo sanırım.   Herneyse baba figürü böyle bir figür ve terapilerde de çevresel gözlemlerimde de baba figürünün bir insanın hayatında ki önemini yeni yeni farkediyorum . İlerleyen kısımlarda ihtiyaç olursa daha da fazla değinicem.
Ablam var bitane de . Benden 3 yaş büyük. Şuanda sadece özet geçiyorum ve ablamın benim bu durumumla alakalı hayatıma dokunuşunu terapi süreçlerinde anlatıcam . Bana yaşattığı travmayı. O da annemden çok çekti küçük yaşta başını kapatmak zorunda kaldı okula hep öyle gidip geldi insanlar onu dışladılar dalga geçtiler ve annemin kafası buu hiç bi zaman almadı ablamı ve çocuk psikolojisini anlayamadı.

İlkokulda 3 tane ev değiştirdik. Doğduğum evde 8 yaşıma kadar kaldım okulum aynıydı 8 yaşımdan 11 yaşıma kadar aynı okulda farklı bir eve taşındık. Ve 7. sınıfta semt ve okul değişti . ve hayatım artık göçebe bi hal aldı . Bu durum için Hüseyin Bey güvensizlik ve yüzeysel ilişkilerin oluşmasına sebep olucağını söyledi . İnsanlara güvenemememin ve insanlarla derinlemesine değil yüzeysel ilişkiler kurmamın bir sebebinin bu olucağını ve  tabi ki oluşan bağlanma probleminin .
Zaten ondan sonra babamlar beni zorla İmam Hatip Lisesine gönderdiler. Kızlar üniversiteye kadar benim için bir tabuydu ulaşmam gereken hep odaklandığım aynı şekilde cinsellikte öyle yeni yeni kırıyorum bu tabuyu. Karma Liselerde kırılması gereken belki daha da öncesinden aşılması gereken şeyler bunlar . Bizde öğretilen şey ise böyle şeylerin günah haram vesaire olduğuydu bunlar gerçekçi ve insan doğasına uygun şeyler değil bir kadın ve erkeğin cinselliği istemesi kadar doğasına uygun birşey yok .

Üniversite zaten şehir dışında kızlarla sağlıksız ilişkiler ve cinsellik odaklı pornografik birlikteliklerle geçti herhangi bir eşcinsel birliktelik ve bu düşüncelerin akla bile gelmemesi Hüseyin Bey ‘ e göre  bu dönemde uyuşturucu bağımlılığı dönemi 4-5 yıllık bir dönemim oldu ve o dönem bunu engellemiş fakat bana göre travmalar sonucunda bende gelişen kimliğin pasif ve histerik tarafın oluşumları var fakat bu oluşumlar erkeklerle değil kadınlarla gelişmiş bunun sebebi de asıl belirleyicinin ablamla yani bir kızla yaşanılmış bir travma olmasına bağlıyorum ben .
Uyuşturucu dönemime değinecek olursak hayatım boyunca kendimi biraz ezik ve pasif hissettim belki de buun en büyük sebebi hayatımda ne yaparsam yapııyım annemin beğenmemesi ve hiç bir zaman arkamda durmaması. Onun için yeterli olmaması benim özgüven eksikliğimin başında geldi . Ve bunun yanında hep elaleme rezil olmak korkusu elalem ne der düşünceli bir aile zihniyeti belkli de sosyal fobi oluşturdu ve ben hep utanç duygusu eziklik ve rezil olma korkusu hissederdim insanların içerisinde . Bu sadece kadınların arasında olmazdı çünkü annem beni hep kısır günlerine götürüyordu. Ve kadınlar hamamı maceram vardı Hüseyin Bey  bunu duyunca  hiçbir erkek çocuğunun girmemesi gereken bir ortama sokmuşlar seni senin kadınlar hamamında ne işin var üstsüz gördüğün kadınlar vesaire. Belli bir yaşa kadar hep annemle kadınlar hamamına gittim . ve belli bir yaştan sonra erkekler hamamına gittiğimde kadınlar hamamı kadar eğlenceli gelmediğini farketmiştim . Bu bile bazı şeylerin gelişiminde etkili olmuştu .  Onun dışında mahalle kültürü alıp o kültürde büyüyen ve erkek arkadaşık dostluk kavramlarıyla iç içe olan bi çocukluk dönemi geçirdim . Fakat maskülen ve serseri tiplerden hep uzak kaldım . bi şekilde onlardan farklıydım ama hep onlar gibi olmak istedim. Belki de bu üniversite dönemime denk geldi ve artık uyuşturucu ve illegal yaşam hayata karşı beni aktif duruma getiricekti ve kabuklarımı kırmamı sağlayacaktı. Uyuşturucuyla sınırsız bir hayal dünyası ve sonsuz bir özgüven buldum. Kimyasalları daha ço sevdim her zaman çünkü bana müthiş bi kontrol yeteneği ve sonsuz bir özgüven veriyodu. Bir kokain etkisinde kızlarla sevişmek onlarla nasıl konuşucağını bilmek her hareketinin farkında olmak nerde neyi nasıl yapıcağını bilmek sosyal fobi olmadan utanmadan rezil olma korkusu olmadan bişeyleri hiç düşünmeden yapabilmek yeteneği . Belki de uyuşturucuya bu yüzden bu kadar bağlandım . Ve onsuz kendime güvenmiyordum sevişirken bile .
Yukarıdaki karakterler ve yaşam tarzı insanın zaten dengelerini alt-üst eden ve yaşadığımız dünyadan uzak düşüncelerle kişilerin kafasındaki düşüncelerin şekillenmesini etkileyen yanlış davranışlarla büyütülen çocuklar nesiller. Hüseyin Bey bu yaşam tarzının Travma yaşanması koşuluyla eşcinsel şekillenmelere gidebileceğini söyledi .Sağlıksız bir aile yapısı ve  Tekrarlıyorum travmaların yaşanması sonucunda  yaşanan travmaların ne olduğu  sizin cinsel kimliğinizde daha doğrusu kimliğinizi oturtmanızda etkili oluyor.

Travmalarım  - yanlışlarım – korkularım ve kimliğime etki eden  başlıklar

1 - 5-8 yaş arası bir dönem : Birkaç defa  ablamın beni çırılçıplak soyup fantezi uygulaması .
Bu travmayı 2. ya da 3. terapide üstünkötrü hatırlayıp 4. terapide tanı olarak koyduk .Gelişen Narsizmin altında  Sadist Mazoşist yapılanma .
Ablam bir gün beni banyoya çağırıp sadece üzerimde donumla birlikteyken bana kendisini kiralamak için geldiğimi söylememi istedi ve onunla sevişmek istediğimi söylememi bana bunları söylettikten sonra çırılçıplak yerde yattı yüzü koyun ve benim anal bölgesini yalamamı istedi belki de vajinasını ama vajina kısmını tam hatırlayamıyorum.
Bu olay birkaç defa oldu sanırım 2 benim hatırladığım. Birincisinde sanırım annem evdeydi evde bir otorite simgesi varken hafif ensest ve yasak birşey yapmıştık. Belki de bu benim mağdur olduğum olay ablamın anneme bi başkaldırısıydı otoriteye karşı çıkışı . 2. si ise evde kimse yokken benim evde sadece donla olmam ama ablam ve kız bir arkadaşının karşısında teşhir edilmem cinsel bir temas yok.
Bu dönemlerde bana söylediğim arkadaşı ve ablamın kız kıyafetleri giydirdiğini onların barbi bebeklleriyle oynadığımı hatırlıyorum. Benim yüzümü boyamaları saçlarımı yapmaları vesaire bunları duydum ama hatırlamıyorum.
2- Yine bu dönemlerde benim belkide hayatım boyunca kavga etmişliğim olmasına rağmen deli gibi kavgadan korkmama sebep olan diğer travma babamın apartmanın mafyatik belalısıyla bağrışmalarına şahit olmam ve ödümün patladığını hatırlıyorum. Kafamdaki pasif baba imajını bozan bikaç anıdan bi tanesi bu . diğerleri beni bikaç kere falakaya yatırması ve ondan deli gibi korktuğum dönem . çok değil sadece birkaç anıda böyle .
3 –  8-11 yaş arası dönemlerden biri birkaç defa tekrarlandı .İkinci taşındığımız evde  benden bikaçyaş küçük kapıcının çocuğu aynı zamanda benim arkadaşım olan F isminde bir çocukla bi gün yine sokakta oynarken bir yerden bulduğumuz porno dergisini açtık. İçeriği erkek erkeğe ve kız kıza öğeler içeriyordu anal oral seks normal grup ters düz pozisyonlar ama sanırım hetero bir dergiydi tam emin değilim . Ve ben F i evde yalnız kaldığım bir zaman eve çağırdım ve o dergide olanları uygulamaya başladık. Daha ergenliğe girmemştik ikimizde. Ve bu olay birkaç defa tekrarladı o benim üzerime çıkıyor ben onun üzerine çıkıyor birbizimizin her tarafını yalıyor ağzımıza alıyorduk vesaire. Ben alta geçtiim zaman yani pasif olduğum zaman ayrı bir zevk alıyordum ama yaşımızın gereği her hangi bir giriş çıkış durumu olmadı içeriye. Sadece sürtünme ve yalama ve öpüşme olarak gerçekleşiyordu. Bunu ben eşcinselliğe yormuştum ama aslında sadist mazoşist ilişkinin devamı olduğunu keşfettik. Evet tanıdık geldi dimi ablamın bana yaptığı gibi ben de F i ayartmıştım . Onu yalnız kaldığım bi zaman eve atıp aynı ablamın bana yaptığı gibi oramı buramı yalatmıştım ve yalamıştım vesaire. Bilinçaltı bana sadece bu dönemi hatırlatıyordu her zaman bu çocukla yaşadığım travmayı ama ablamın travmasını terapiler sırasında hatırladım ve hüseyin Bey bu tip travmalara maruz kalanlar ayartır ve ayartıcı yetenekleri gelişmiş olur sen de ablanın sana yaptğı gibi o çocuğu ayartmıuşsın dedi . Doğru olduğunu şurdan anladım çünkü ben yine aynı dönemlerde yine ergenliğe girmemişken alt komşumuzu kızı K yi annemler evdeyken odada yatağa atıp öpüp yaladığım dudaklarını kanatırcasına emdiğim ve onu ayarttığım aklıma gelince anladım. Yine bikaç tane komşunun kızına aynı numarayı çektim belki garajda belki başka yerlerde hep ayartmaya çalıştım . bunlar sadece 8-11 yaşları arasında oldu cinsiyet değişti ama ayartma durumu hiç değişmemişti Hüseyin Bey in tez i doğruydu aynı ablamın bana yaptığı gibi ben de insanları ayartıp ablamı taklit ediyordum aslında bu bir oyundu ve bu oyun benim kuzenim olan F diye bir kızı her yaz ayartarak devame tmişti . Yazları dayımlara gidiyor ve genelde evde tek kaılıyorduk sadece ananemle beraber . Kızı kendime aşık etmiştim ve kuzenimle ananem  yukarıda iken göğüslerini elleyip yiyişip bu evcilik oyununu devam ettiriyorduk . Ve lise son sınıfa geldiğim zamanlarda ben bu kızı içeride birileri varken çok kalbalık tüm akraba  içerdeyken anal yoldan banyoda siktim. Ve bu ilüzyonun yanlış olduğunu içten içe hep biliyordum ve ne F ile ne bu kuzenimle o günden sonra hiç böyle birşey yaşamadım F yi zaten taşındıktan sonra bi daha hiç görmedim sırf bu olaylar yüzünden o evin yakınına bile gitmedim . Kuzenimle ara sıra denk geldiğimizde ise onun bunu istemesi ve benim bunların çok yanlış oılduğunu söylememle bu işi kpattık.  Bunu terapide anlatmadım Hüseyin Bey bilmiyor çünkü yazarken hatırladım insanın aklına birden gelmiyor böyle şeyler zamanla ortaya çıkıyor.  Tez doğru ablam beni sadist mazoşist ilişkiye itmişti sadece ablam değil narsizmimi geliştiren ailesel öğeler benim güç kaybımı tetikleyen her karakter . Ben savunma mekanizması olarak narsizm geliştirmiş ve babam gibi güçsüz olmayarak annemden alamadığım ilgiyi de kendi içimde eksikliğini hissetmemek için kendi kendime hem kadın hem erkek olmuştum . biseksüel bir yapılanma gerçekleşşmişti . Daha doğrusu erkekliğimi hiç kazanamamıştım erkeklik kazanılır ve hayattan söke söke alınır. Sadece bunun nasıl olucağını gösterecek bir otorite figürünüzün olması lazım bir idolünüzün bu hayatta bir yol göstericinizin. Babanın gerçekten güçlü olması gerekiyor.
4- Üniversite Dönemi – Uyuşturucu : Travma olarak sayılır mı tam emin değilim ama Hüseyin Bey in söylediğine göre benim cinsel kimliğimle çok alakası var .  Daha doğrusu güç eksikliği ve yetersizlikle . Üni dönemini de açıklıyım ve bu dönemdeki gelişmeleri benmi uyuşturucuya iten sebepleri nasıl bu yola düştüğümü .  Benim ilk sevgilim üniversite 1 de oldu . uzak mesafe ilişkisi bulunduğum şehirden üniye gittim ve ilişkilerim hep güç üzerineydi daha doğrusu güç kaygısı ondan daha güçlü olmak için çirkefleşiyor agresifleştiyor kendi dediğimin bi şekilde olmasını sağlıyordum.Çünkü kızlar benden üstün olamazlardı bir erkek olarak bunu kabul edemezdim . Aslında bunun erkeklikle bir alakası yok bu saf narsizm . Çünkü bir kadın hiç bir zaman güç konusunda erkeğin muhattabı değildir iki cinsiyetin de güçlü olduğu şeyler farklıdır ben kadınları da kendime rakip görüyordum işte bunun sebebi tam gelişmeyen erkeklik . Erkek olmanın nasıl olucağını sadece sokaklardan öğrenmek zorunda kalmak en yakınlarınızda bi idolün olmaması . Herneyse bu ilişki bitti ve ben bu ilişkiyi kazanmıştım bir güç oyunu olarak aşk. Üniversite 2 de ise aynı şekilde 4 ayda iki tane kız arkadaşım benden aynı sebeplerle ayrılmıştı. Zaten ilişkilerde hep onları memnun etmek için uğraşıyoır her dediklerini yapıyor ve her hangi birey göstergesi barındırmıyordum . Hiç bi isteğim yoktu tek istediğim onların mutlu olması ve ondan mutlu olmak . Evet ablamla olan hatta dolaylı olarak annemle olan ilişkim akla geliyor. Tamamen Birey olmaktan uzak ablamın fantezilerindeki gibi annemin yetiştirdiği gibi bi adam olmuştum. Bir erkek değildim bir erkek ne istediğini bilir benim ise tek istediğim kadının ilgisi ve o ilginin hiç gitmemesi için onu hep mutlu etmek onun kontrolünde olmak . Fakat bunlar da içimde bir güç savaşına dönüyordu ve ben kıskançlıklar yetersizlikler bir erkek gibi saygı görememekten dolayı kendi içimde kavgalar veriyor ve ilişkilerimde de bunları saçma bir şekilde yansıtıyordum . Yaşadıklarım gerçek aşk ilişkisi değildi sağlıklı bir kadın erkek ilişkisi bile değildi . Pasif agresif davranışlar kıskançlıklar ilgi bekllemelerle bir ilişki bitiyor diğeri başlıyor ve ben artık uyuşturucuyla tanışıyordum. Üni 3 te başlayan uyuşturucu maceram artık bana güç veriyordu artık illegal bir adamdım . Bir ERKEKtim. Kimyasallarla çok daha güzel sevişiyor daha karanlık daha sert daha maskülen bir adam oluyordum . Kızların ilgisini çekebiliyordum içimde eksik olan güş tamamlanmıştı . O güce uygun uyuşturucuyu belirleyip alıuyor ve içiyordum bağımlılık geliştiriyordum . Öncelerden gelişen anarşizim ve otoriteye karşıtlık eşcinsellik olarak çıkmadı belki ama uyuşturucu olarak çıktı ve böyle ilerledi . Hetero ama bağımlı bir erkektim . İçimdeki eksiklikleri bir erkek penisini değil bir bong u bir hapı ağzıma alarak kapatıyordum ve bu bana kadınlara karşı güç veriyordu. Aynı zamanda ait olduğum alt kültür olan erkeklerin içerisinde daha maskülen bir biçimde yer almamı sağlıyordu. Çünkü ben illegaldim artık erkeklerin dünyasına giriş yapmıştım . Artık ben de güçlüydüm onlar gibiydim bir erkek gibi hissediyordum . Mahallede parklarda kçükken karışamadığım kavgaları buralarda böyle kazanıyordum . Ve bu illegal yapılanmamdan haz duyuyordum . Artık ben de serseriydim . Kendime bunu kanıtladıktan sonra herşeyin artık boş olduğunu düşünmeye başladım boş bir hayalgücünde boş bir dünyada yaşıyordum kendi kafamın içinden bakıyordum ve dışardan nasıl göründüğümü ya da nasıl bir konumda olduğumu gerçekte nasıl bir durumda olduğumu görmemiştim . Ve  üniversite bitti . Çıktığım yurtdışları aldığım uyuşturucular siktiğim kızlar yanıma kar kalmıştı ama ben hala eksiktim hala erkek olmamıştım o kafamdaki boşluk dolmuyordu . Eksikliğin yaptıklarımda değil içimde olduğunu artık farketmiştim. Kendime yetersizdim ve ne yaparsam yapıyım içerdeki taşları yerine oturtmadıktan boşlukları doldurmadıktan sonra hiç bir anlamı yoktu .Bağımlı olmaya devam edicektim ya da kendi içimdeki boşlukları doldurucaktım ve gerçekten bir erkek olma yolunda ilerliycektim . İlk adım bu karar ve farkındalıktı zaten Evet büyüyordum artık gelelim terapi kararını nasıl aldığıma ve terapilere .


9
Hüseyin KAÇIN / ROMA RÜYASI
« Son İleti Gönderen: psikolog 14 Mart 2019, 10:33:36 »
ROMA RÜYASI

adımız bir damla gözyaşındandır
kanımızın son damlasıdır
babamlarımızın ellerine karılmış
çocuklar bile bilir bunu
anaların rahminde
anlı şanlı tarihimizden yüreğimize
mühürlenmiş...

al al karanfiller
mor menekşeler gibi
çiçek açarcasına yürüyoruz
şam'dan istanbul'u doğuran anneler
bizim annelerimizdir
istanbul'u el bebek gül bebek büyüten
bizim babalarımız

bitmeyen bir ömürdür kaderimiz
cümle alem bilir adımızı
sevdamızı yitirmeden kavgamızı bitirmeden
akdeniz gibidir rüyalarımız
bir uçtan bir uca derya deniz
roma'daki çocuklar da bilir bunu...

anadan geçilir yardan da geçilir
şam'dan kan kan olmuş acısından
bağdat'tan sancısından geçilir mi
akıncılar yürürsün adımız yürüsün
kudüs bizim roma'da bizim
doğmamış çocuklar bile bilsin

05 Mart 2019
14:05
Edirne
10
Hüseyin KAÇIN / AŞK KOKAN BAHAR
« Son İleti Gönderen: psikolog 14 Mart 2019, 10:24:51 »
AŞK KOKAN BAHAR

Çok sevineceksin çok
dünyalar kadar yetmezse
sonsuz kadar mutlu olacaksın
çocuk gibiysen

annen bir gülümserse
baban bir elinden tutarsa
hep mutlu olakcaksın
hüzün nedir keder nedir bilmeyeceksin

çocukçasına koşarsan hayatta
kimsenin seni yıkmasından korkmayacaksın

çocukların elleri toprakla yıkanır
topraktan geldik toprağa gideceksek eğer
cennetin kokusudur toprağın kokusu

bir çocuğun yüzünü güldürenin
ömrü de cenneti de bahar olur

O'na üç şey sevdirilmişti
biri kadındı biri namaz
üçüncüsü de fatma'nın da
cennetin de kokusu...

sevdiysem seni bir kere
korkmasana koklasana
bahar da kokuyorum nisan da
sen kokuyorum

14 Mart 2019
11:25
Edirne 
Sayfa: [1] 2 3 ... 10