Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Sadece içimi döktüm. Zihinsel didaktik dolu haznemden inciler.

25 yıldır güya babamla yaşıyorum ama baba kavramını bilmiyorum. Benim için baba=annemin eşi. Bu kadar. bişey anlam ifade etmemesini geçtim o boşluğun yerini leş mi leş ilişkilerle, acıyla kapattım. İşin kötüsü kardeşlerimin arasında sanırım  bi ben sevmiyorum onu. Daha doğrusu bi benim ilişkim sıfır onunla. Eskiden babama uzak olduğum ve  onu  sevmediğim için suçluluk duyardım.  Kendime kızardım. Birkaç yerde okumuştum; birine duyulan öfke kişinin kendine duyduğu öfkeden kaynaklanırmış. Genellikle içimizde öfke doğuran herhangi bir olayı veya durumu kontrol edemediğimiz için kendimize kızarmışız!... “neden böyle oldu buna ben izin verdim, benim yüzümden düzeltmedim, engel olamadım” tarzı... evet mesela ben babam beni umursamadığı için kendime kızardım, kendimde kusur arardım. ONUN BENİ SEVMEMESİNE SEBEPLER ARARDIM. HATA BENDEYDİ. BU SEVGİSİZLİĞİN Bİ NEDENİ OLMALIYDI! Böyle davranmasam beni severdi, keşke şöyle konuşmasam şöyle yapardı, ses tonum böyle olmalı o zaman beni sever takdir eder vs... diye diye kafayı yerdim. Ama şimdi son birkaç yılda anca kabullenebildim. Babam beni sevmiyor! Ben konuşuyorum ama kendi kendime! Duvara! Ben dinliyorum! Çünkü karşımda biri yok! Yüzüme bile bakmıyor! Sevmiyor işte ilgilenmiyor ben dikkatini çekmiyorum. Görmek istemiyor. İki kişilik bi ilişkiyi tek başıma yüklenirsem sonucu bu oluyor işte. Zaten çocukken taciz tecavüz yaşamışsın suçlu hissediyorsun bi de bunun için kendime yüklenemem. Sevmiyorsa bu  onun kendine olan saygısızlığıdır.  Üstelik benim sensörlerim var! Bir bakıştan bi tavırdan bile sevilip sevilmediğimi anlıyorum ki çok dikkatliyim bu konuda hissediyorum bu benim 6. Duyum gibi bişey oldu istemeden yapıyorum bunu hep de haklı çıkıyorum sevilmediğime dair... kendini gerçekleştiren GERÇEK adeta... bu da beni çok yoruyor. Zaman zaman azalıp artıyor bu olay... reddedilmek ve istenmemek en büyük korkum. İstenerek de dünyaya getirilmedim zaten. Ama sanırım artık sevilmememin nedenini biliyorum. Artık aileme ihtiyacım olmamasına rağmen ruhen onlardan alacaklıymışım hissinden, sevgi onay görmeliyim düşüncesinden çıkmam lazım eğer bunlardan vazgeçersem saygı görürüm diyorum. Artık bitti. Ben ruhen olmasa da bedenen büyüdüm. Ve zamanı geri getiremem.  Boşlukları bi şekilde ben doldurmalıyım. Ve Kendimi sevmeliyim. Onlar beni kalıplara soktu, onlar beni kapana kıstırdı veya reddetti istemedi bunu da bazen alenen bazen gizli yaptılar da ben hissettim. Ama tüm bunlar benim kontrolümde değildi!
 Ben kendime kızmıyorum kızdığım tek nokta artık beklenti içine girmememin gerektiği. Tabiii gel gelelim, maalesef bilmek iyileştirmiyor ve yetmiyor... beni harekete geçirecek hayata bağlayacak iyileşmek için bir sebebim yokken hem de... cesaret derseniz o da yok ama bi ara cesur da takıldım; karşılığı öldüresiye dayaktı... Velhasıl benim için çok zor günler hatta  çok zor bir ömür zuhur ediyor... İyi günler.
İletiyi düzenle
2
Geçen bir tavsiye ile film İzledim ( The return diye )
Açıkçası Filmi izledikten sonra düşündüm. Acaba ben yıllarca yanımda olan babama haksızlık mı yapıyorum. Olumlu yönden irdelemeye çalıştım.Ve aklıma bir gün ben kara kara düşünürken samimeytsiz bir soru  ile bir derdin mi var oldu. O da okuldan dolayı ağzımı aradığını düşünmem.( Şuan aklıma gelen sorma düşüncesi ) Sonra acaba hayatta bana hiç mi birşey öğretmeye çalışmadı dedim. Sonra saçmalama birşeyler öğretmiştir dedim. Düşündüm ve aklıma hep şu şekil canlandı Tamam birşeyler öğretti ama o benim sayemde oldu
 Örnek bir işi ilk defa yaparken  yapamazsın onu kendi bildiği şekilde yapar seni azarlar belki dover  Sonra onu bir şekilde öğrenirsin o öğrettiği için değil yani
 Hep hayatı show. Onun ipiyle kuyuya inmem. Çünkü bilirim ki o kuyuya inerken ip kopacak bir yerde
Neyse  hep diyordum ve diyecektim ki Bir gün hakikaten oğluma birşey öğreteyim. Oğluma destek olayım. Arkamda bir babam var desin düşüncesi oluştursa onu belki affederim. Belki öldüğünde onun arkasından gözyaşı dökerim diyordum ama şuan düşünüyorum da bu mümkün olmayacak  düşünme sistemi yok adamın bunu idrak edemeyerek toprağa gübre olup gidecek.

Son olarak insan yalnız kalmak istemez. Psikolojisi bozulur bazen yalnızlık durumunda keşke o şekilde bile bir babam  olsaydı diyebilir. Bozuk psikoloji ile ...

Not: Terapilerdeki kayıtlarımı dinleyip bunları kaleme almak bana  yanlışlarımı görmemi  ve daha iyi değerlendirmemi sağlayarak  düzelme de katkıda bulunduğunu hissediyorum. Bunları kaleme aktarmak çok zor 3 ve 4 terapileri mi dinleyip not aldım bunları haftaya kadar düzenleyip paylaşmayı planlıyorum. Bu işe keşke daha önce başlasaydım.
3
hayat hikayenizi
1-2 sayfa yazıp gönderirseniz
nasıl bir çocukluk
anne baba ilişkileri
yaşadığınız sorunlar, eşcinsel eğilimleriniz
vs
huseyinkacin@hotmail.com
yazıp gönderirseniz okuruz

www.huseyinkacin.com
http://www.youtube.com/user/escinselterapi
Eşcinsel Terapi birebir yüzyüze görüşme yoluyla yapılan kişinin hayathikayesinden yola çıkarak anne-baba-çocuk ilişkilerinden başlayarak sosyal ilişkilerinin yeniden gözden geçirilip yapılandırılmasıdır denebilir. En erken düzenli haftalık terapilerle 3 ay yada 6 ay içinde sonuç vermektedir kişinin istek ve iradesine bağlı olarak. Psikologlar hap yazmadıkları için ilaç uygulaması yoktur.
eşcinsel terapi görenlerin kendi iyileşme süreçlerine dair kendi yazılarını okursanız aydınlatıcı olacaktır.
http://www.youtube.com/user/escinselterapi
Psikolog Hüseyin KAÇIN
0 555 326 22 91


"Eşcinsellik; özgür bir tercihin değil, genellikle çocuklukta yaşanan travmaların ve (anne-baba) ihmallerin bir sonucu gelişen bir durumdur. Eşcinsellikten kurtulmak isteyenlere tedavi imkanı sağlamamak, gerçekte eşcinselleri küçük düşüren ve ahlaki olmayan bir tutumdur."
4
Merhaba Hüseyin hocam;

Biliyorum size yazmayalı çok uzun zaman oldu. Aslında bu süre içerisinde bir çok olay da oldu denebilir. Lakin sanki üzerine konuşacak bir şey yok gibi hissettim. Sık sık yazmak istedim ama belkide ilk defa kendimi nasıl ifade edeceğimi bilemedim. Açıkçası bilmiyorum.

Son zamanlarda hemcinslerime karşı olan sapkınca düşüncelerim beni çok rahatsız ediyor. Terapilerimizden sonra yaşadığım o güzel hisler gün geçtikçe zayıfladı, kayboldu. Evet hala mastürbasyon yaparken karşı cinsi hayal ediyorum. Ama bu gerçekten çok zor. Zorlandıkça da her zaman olmasa da sadistçe fantaziler ortaya çıkabiliyor.Tam olarak sadistçe denilemez aslında. Lakin ondan ufak bir cüz denilebilir. Bir iki kere anal ilişki fantazim bile oldu. Sonrasında bana çok iğrenç geldi. Hatta şuan yazarken bile iğreniyorum.

Birde kadın çıplaklığı içeren pornografik videolara bakıyorum zaman zaman. Ancak erkek çıplaklığı olmamasına çok dikkat ediyorum. Ayrıca bir iki defa daha mastürbasyon konusunda haftalık sınırı aşmış olabilirim. Olabilirim diyorum çünkü tam olarak emin değilim. Zaman bir farklı akıyor son günlerde...

Tüm bunların ardından dün akşam bir erkeği düşünme raddesinde dolaşırken "Hayır!" dedim kendi kendime. Bunu yapamam. Artık hayatımı geri kazanmalıyım. Neticede yapmadım. Bu sefer terapilerimizden sonraki gibi etkili ve kolay olmasa da bir kaç haftaya kıyasla zorlanmadım.

Tabi bunları düşününce neden sizin bana daha önce "Eğer imkanın varsa her hafta gel. En azından başlangıç için... Sonrasında iki haftada bir..." dediğinizi anladım. Terapiler bir şekilde içimdeki iyi olma ateşini canlı tutuyordu. Sizinle her konuşmamın ardından bu ateşi güçlendiriyordum. Bir süredir sizinle konuşmayınca da sanki daha da zorlanmaya başladım. Ancak iyi haber haziran ayının ilk haftasında gelebileceğim inşaallah.

Bunun dışında yeni hayatıma çok büyük ölçüde odaklandım. İyi olmak için yapmam gereken fedakarlıkları kabullendim. Artık bu fedakarlıklara odaklanmak yerine mevcut şartlarımda neler yapabileceğime odaklandım. Bu anlamda yakın geleceğime dair hedef ve hayallerimi belirledim. Rabbim ile olan ilişkimde de; ona hizmet etmek için gerekli olan vasıtayı değil ona hizmet etmeyi benimsemeyi öğrendim.

Bir yandan staj ve iş hayatım ile ilgili de bir çok gelişme oldu. Yarın bir aksilik çıkmaz ise stajımı başlatacağım. Çağlayan adliyesi dolu olduğu için bakırköy adliyesini seçtim. Bunun dışında benim dini hassasiyetlerime uygun olduğunu düşündüğüm bir iki büro ile de iletişime geçtim sayılır. Ancak bu hususta kesinleşmiş bir şey yok.

İtiraf edeyim. Yaşadığım tüm bu değişimler beni fazlası ile geriyor, korkutuyor. Zaten içerisinde olmadığım dünyadan son 4 sene içerisinde iyice kopmuştum. Şimdi her şey çok daha farklı. İçerisine girdikçe neden uzaklaştığımı hatırlıyorum.

Ancak pes etmek yok. Arkadaşlarımla telefonla da olsa hiç olmadığım kadar sosyal sayılırım. Gerek liseden gerek üniversiteden bir çok arkadaşımla görüştüm. Buluşmak için sözleştik. Hatta bir instagram hesabı bile açtım. Tek maksadım sosyal çevremi genişletmek. Şuan için doğru ya da yanlış düşüncelerine girmiyorum. Yüzeyselde olsa sosyal ilişkiler kurmanın peşindeyim.

Sanırım yazacaklarımın hepsi bu kadar. İyi bayramlar dilerim size. Kendinize iyi bakın. En kısa zamanda görüşmek üzüre...
5
Öncelikle merhaba... ben üni 2. Sınıftayım ve üniversitem yaşadığım ilde... yoğun aile baskısı,  ve maddiyat nedeniyle farklı bi ilde yaşamıyorum. Tek ümidim KPSS yi kazanıp Hüseyin hocadan terapi almak. İnan’ın tek çarem bu benim.   Tek Ümit kaynağım bu forum. Bulunduğum ilde belki 15 terapist değiştirdim ama nedense burası  son olacak gibi... buradan şifa bulacağıma inandım. Dediğim gibi maddi manevi şartlarımın oluşması için 2 yıl bekleyip KPSS den 78-80 puan alıp atanmam şart! Ama bu bekleme süreci de beni çok yoruyor. Gelecekten korkuyorum ilk kez şehir dışında tek kalacağım, tek başıma bişeyler yapacağım, ya ailem terapi aldığımı öğrenirse(İstanbul’a izinsiz gidip geleceğim) ya babam evlatlıktan reddederse ve dayak yersem ( dayaktan değil ama daha derin yaralar açılırsa babamla aramdaki uçurum daha da büyürse diye çok korkuyorum)  terapilerde ya başaramazsam, ya mesleğimi yerine getiremezsem, psikolojik krizler yaşarken tek olacağım, ve en önemlisi ya KPSS ile atanamazsam!.. ayrıca bende çoğul kimlik bozukluğu var. Dengemi çokkk çabuk kaybedebiliyorum.  bu düşünceler midemi bulandırıyor günlerce yatıyorum hiçbişey yapmadan... yerimde olsanız ne yapardınız? diye sormak istiyorum... Terapi sürecini yaşamış kişiler olarak... ki anlaşılmak bile yeter bana şu an...  Sağlıcakla kalın...
6
2.Terapi

Terapinin özeti bana verilen görevleri yerine getirmedim.

Kafamda sürekli bir obsesyon oluşturan ben, Evden çıkma konusundada birşeyler yine söylüyorum. Hüseyin hoca bana hayatta kaybecek neyin var. Birdaha belki öyle bir bedeller ödemezsin diyor.Zor bir süreçten geçtiğimi ne bedeller ödediğim bilinmiyor. Çok kolay bir karar olan yakın akrabamın oraya gitme eyleminini hayata geçirmiyorum. Bana git diyor ben anneme onaylatma gayreti  içerisindeyim. Burda annemden onay alsam hızlı süreç işerleyecek ama ben ona bağımlı yaşıyorum gibi. Hk "Seni hasta yapan taraftan biri de bu "diyor.
Hala onun üzülmesini düşünüyorum. ve Hk " Böyle bir  koca ile mutlu olunamayacağını belirtmesi ve onların kişilik bozukluğu yaşadığını benimise şuanki kişilik bunalımım eğer çözüm sağlamazsam onlar gibi kişilik bozukluğuna dönecekmiş. Babamla konuşmamayı sürdürüyorum arada bir mecburi durumlar yaşansa da mümkünse hiç konuşmama öğütü alıyorum.( Sanki Ben konuşacağım.) Hk Annemin de babam gibi tehlikeli olduğunu belirtmesi ve örnek yakın akrabaya gitmek için zorlanmam.
Ailem öyle yetiştirmiş ki beni bir eve resmen hapsettiler.( Açık cezaevi :).  ) Birgün evde baba ile ( TDK anlamıyla) tartışıyoruz.Evden çıkıp haber vermeden boş boş saatlerce  yürüdüm (10 saat) bile onların beni sürekli araması ( telefona cevap vermemem) başkalarının vasıtalaı aracılığıyla arama bana burda bu yaşta ki biri bu kadar sık ve başka birileri devreye sokularak rahatsız edilir mi diyor.Haklılık payı veriyorum. Şuan yazarken o zaman ki psikoloji aklıma geldiğinde ise  rahatsız etmeleri  normal olarak görüyorum tabi biraz fazlaydı. Neyse bu bir örnekti aslında burda net olarak gözüken şuydu annemn koca beni bir çocuk görmesi ve benim bu hayatı kabullenmem. Burda da aslında bu evi terk etmem gerektiğinin başlıca sebebi ortaya çıkıyor Babanla tartışmamayı sürdür diyor kafayı rahatlatmak için %100 evden çıkmam gerektiğini belirtiyor

Bu çökük binanın temelini peder katlarını anne çıktı. Ve verilen ödevleri birine danışmadan onaylatmadan yap iyileşmezsen gel bana hesap sor diyor.( İnşallah bu günler olmaz)

Kafamda sürekli var olan ve hep bu şüphe kalıcak sanırım Hüseyin Hoca bu duygumuzu kullanıyor.
Ve şöyle söylüyorum. " Bana diyin ki bu bu durum düzelmeyecek ben normalm programda yine geleyim  parayı vereyim.( Ne kadar saçma bir söylem :) sanki zenginim belki o zaman  başka problemlerim varsa ona odaklansak mı düşündüm bilemedim.)
Hk " Ben seni erotizimden kurtarmakla mükellefim sonra kıza yönlendirmelekle mükellefim, hayatına bir kız girdikten sonra 1 yıllık mutlu birlikteliğin sonunda evlenmeniz" diyor.
 Devamında  bana kendimle barışma adına yardımcı olacağını ve Allah'a inanmakta problemi olan ben belki inanır belki agnostic kalacağımı söylemesi
Ve bu problem en büyük imtihan ama düzeldikten sonra mükemmel baba ( güzel nesil) olacaksın Ben seni değiştireceğini inanıyorum.Sende buraya geldiğine göre inanıyorsun Kimseye garanti veremem ama sana veriyorum Çünkü sen dibe vurdun çile çektin bir sıçrama yapacaksın demesi...

En başta ki 2 hedefim olacak hayatta
1-) Mesleğinde hakettiğim konumda olmak
2-) Başka bir eve çıkma

- Verdiği ödevlerden akrabaya gitme ödevini izin almadan yapmayı hatırlatması ben bahaneler sunmam (eşcinsellere bahaneler bitmezmişmiş) şu gün olur bugün olmaz vb. Arkadaşta kalıp akrabaya geçmem vb sonra yine bir obsesyonlar

Verdiği çok kolay ödevlerden biri haftada 1-2 defa bayan düşünerek masturbasyon yapmak ( Ben 3 yaptım tabi) .Bu masturbasyon olayını psikoloğa gelmeden forumdaki kişilerin yazılarını takip ederek icraata koymuştum.

Benim kafamda  yada yolda dikkatimi çeken erkeklerde olan özellikler erkeksi olmaları ( Burak Özçivit Cristiano vb ) bakmak etkilenmek eşcinsellik olmadığını ve kendimi suçlamamam gerektiğini söyledi. Fantezi kuruyorsam (öpüşme ) veya cinsel ilişki hayali kuruyorsam sorun var olduğunu dile getirdi. Benim düşüncem ( keşke benimde böyle sakalım gür olsa kaslı olsam vb) onu gözümde büyütmem onun erkekliğini yükseltip kendi erkekliğimi küçültüyorum. Kendimle barışık değilim bu yüzden diğerleri gözümde değerli olur. Kendimle nasıl barışacğım ise şu aşamada annem ve babamla olan bu bağı koparmakimiş.
Güçlü bir eşcnsel bir yapın yokimiş..
Daha önce etkilendiğim bir kızdan ( çok azda olsa cinsel yönden belki o anki atmosferdendir. Bu etkilenme terapi öncesi bu ara da) çalan bir şarkıda yine aklıma gelmesi ( O zaman ki atmosfer beni bu süreçlere itmiştir belki ,terapiden sonra) Hk tavsiyeleri tanıdık vasıtası ile ağzını arattırmam gerektiğini söylemesi,  Birşeyler yap evini kolla  ben  bahanelrr uyduruyorum.Kız tavlama tavsiyeleri devam ... En son " En fazla reddedilirsin" diyor
Birçok travmalarım ve obsesyon düşüncelerim için ilaç tavsiyesinde bulunması benim ilaç kullanmak istemeyişim .Bunu doğal çözme düşüncem

Etraftaki kızlara bakıyorum ( ilk terapi tavsiyesi) erotizim arama diyor ben Max öpüşme hayali diyorum kaygılar üretmemem gerekiyormuş ( ereksiyon olamıyorm diye)
Hk'dan öğütler
Erkeksi duruş özgüvenin varsa kızı götürürsün.
Aşk elde etmektir

Terapilerde özgüvenimn arttığını hissediyorum.Bir kıza karşı duygusal bir ilgi duyuyorum. Ama erkeklere karşı bu duygusal ilişki yok

Sonuç
1-) Evden çıkacağım (annemden onay almadan evden çık)
2-) kızla konuşacağım
3-) İş arayacağım ( ilk terapidede söylemesi)
( Yine obsesyon yine obsesyon bir sürü bahaneler ) bir yere başvurdum
kafanı toplayamazsan mecbur ilacı kullanacan dedi yine

İşni acilen değiştirmen lazım dedi.

Not: Yazmak ne kadar zor toplayabildiğim kadarı bu .daha birçok eksik vardır ama bu haftalık pes ediyorum







7
Öncelikle iyi çalışmalar :
Ziyaretçi defterinde okudugum yazının birçogunda kendimi buldum  ve  kendi kendimi tanımama yardımcı oldu. yaşım 44 ve memurum 8 . kardesin en küçüğüyüm annemin dizinden hiç ayrılmadım desem yeridir.Dini hassayite olan ibadetlerini yerine getiren biriyim.  16 yıllık evliyim ve 2 kızım var.  çocukluğum baba özlemiyle geçti malum bizim babalarımızın pekçoğu biz sevmiyor desekte uzaktan sevip belli etmeyenler olarak tanımlarım. Bazen akranlarımın babalarını kıskanır neden benim babam böyle bizmle içli dışlı değil diye iç geçirirdim.şuan doğup büyüdüğüm şehirden 19 yaşında ayrıldım tam 25 yıldır memleketimden uzakta trabzonda yaşıyorum  yaşlarında benden 8 yaş büyük abim taraından ......... uğradım.Kız gibi yaşadım çocukluğumu ve ben bir erkeğim. Kız elbiseleri giymeye meraklıydım, evcilik oynamayada. Ama bir yandan erkek oyuncaklarıylada oynardım . Ben bir erkeğim. Duygusallığın zirvelerinde yaşayan içinde birçok insan olan bir erkek.  Bir erkeğin başka bir erkeği arzulaması, bir kadına aşık olamaması, rüyalarının erkek rüyası olmaması bu kadar mı acı verir. Peki işlediği günahlar, peki bağımlı olduğu adını ağzına alamadığı aşk duygusunu yaşadığı erkeklerin varlığına ne demeli. Utanıyorum. Neden böyleyim? Arkadaşlarım kadınlardan şehvetle bahsederken ben rol yaparken utanıyorum ve acı çekiyorum.  Hayatıma, hareketlerime,düşüncelerime yön veren bu duygunun beni dengesizin teki yapmış olmasına dayanamıyorum artık. Ben bir erkeğim. bende de olasına rağmen başka erkeklerin pipilerine sulanan bir erkek. Kafası da ruhu da karmakarışık olan, duyguları paramparça olan ve kalp atışları dengesiz olan kalbi başka bir erkek için atan, bunu yazarken bile midesi bulanan bir erkek. çocukluğumda yaşadığım travmanın ve baba özlemimim bende bu sonuçlar doğurduğunu sitenizdeki karalama defterinden öğrendim benzer durumlar danışanlarda varmış. bu nedenle bazı maceralar da pasif y ada aktif olarak pekçok kez yaşadım. durumum ise ne kadar uzaklaşmaya çalışsamda benden yaşca buyuk yakışıklı bulduğum insanlarla birden yakınlaşma isteği . bu okadar saçma istekki o kişiye yakınlaşmak için bekçok şeyi parasal olarak feda yada hediye olarak kullanmak istiyorum hatta çalışmaya başlamadan evvel öğrenciyken aşık olduğumu zannettiğim kızın babasına duyduğum ilgi beni buna ittiğini ancak yeni yeni anlıyorum o tertemiz kızın duygularını kendi sapkınlığımla berbat edecek ve ben bunu görmeyeck kadaralçalmışım iyikide okadar zorlamama rağmen kabul etmemiş. hocam şu an aramızdan su sızmayan benden 14 yaş büyük bir abim dediğim bir arkadaşla güzel bir arkadaşlığımız var . yanlış anlamayın içinde cinsellik olmayan bir arkadaşlık . sevgi ve saygılı. ancak aşırı derece sahiplenme duygusu oluştu bende her zaman beraber olabilme hatta birlikte zaman geçirmek  için bile proğramlar düzenlemeye aşırı gayrteliyim aşırı derecede kıskanma ancak eş ve çocuklarından değil sdece başkalrı ile ilişkilerini sadece . bu durum o kadar bunaltıcı olmaya başadı ki bazen kıskançlık anını başlatan bir konuşma vede bir olayda bende panik atak ( ben öyle tanımlıyorum) yapmaya başladı ki bu bazen 4/5 gün sürüyor artık baş demez hale geldim hayattan kopuyorum . psikiyatrise gittim tabii olayları bu şekilde anlatmadım arkadasımı kaybedeceğim endişesiyle sürekli tedirginlik yaşadığı belirttim ve de detaya fazla girmedim ( hocam daha öncede benden 8 yaş büyük biri ile böyle bir arkadaşlığım vardı ancak maddi açıdan beni kullandığını ancak 7/8 yıl önce 50.000 tl yi üzerime borç yapınca anladm ve bu bende bu travmaya neden oldu insan gerçekten bazen sevildiğine inanıyor şimdiki arkasımın duurumu bebnden maddi olarak iyi değil bazı para teklifimi dahi kabul etmeyen gerçekten iyi biri bunu da amlattım ) Psikiyatri doktoru yaygın kaygı bozukluğu tanısını koydu ve 2 yıl paxxera kullandım kullandığım dönemlerde atak sayı ve süresi girttikçe azaldı ancak bitmedi hocam bu durumdan okadar berbat bir davranışa sevkediyorki beni bazen bu durumun arkadasım tarafından rahatsız ettiğimi hissdiyorm ancak bunu bana asla dememişitir. bazen ondan habersiz banka hesapkarı dahil şifresini bidiğim sosyal medyada kiminle yazıştıına dahi bakacak kadar alçalırım ama kendime hakim olamıyorum. Yasadığım bir örnek olayı vernek gerekirse arkadasımın gelininin ona süpriz yapıp 14 günlük istanbul seyahati ayarlamasını içime bir türlü sindirememiş tam tamına 10 gün hayattan koptum şu an yazarken bile saçma geliyor ama durum bu artık bu durumda kurtulmak istiyorum sııkı fıkı arkadaş olalım ama bu duruma kadar beni rahatsız etmesinden atrık yoruldum atak dönemimde sürekli paranoyak oluyorum kafamda süreki senarya yazıyor ve düşünceye dalıyorum toplumdan soyutluyorum ve ağlama nöbeti geçirip bir yarım saat sonra normala dönüyorum sanki istem dışı ağlama beni bu durumudan kurtarıyor gibi niyetim sizi istanbulda ziayret etmekti ancak bu salgın döneminde ne yapacağımı bilemedim hocam sizden Allahın izni ile bir çıkşı yolu belitrmenizi istirham ediyorum bu olgun çağımda bu saçma duygular gerçekten ağır insanın karşı cinse beslediği aşkın bencede kat ve fazlasını yaşıyorum bu arkadaşımda. Onunla psikolojik rahatsız olduğumu paylaşıyorum ancak sebebini bilmeden bunları yaşadığımı depresif halimin oluştuğunu söylüyorum.onu gerçekte kaybetmekten korkuyorum . şimdiden yazımın bozukluğu için özür dilerim umarım kendimi ifade atmişimdir. yazımın ufak bir kısmını sızın danşanınızdan tam beni ifade ettiği için olduğu gibi aldımondan da özür dilerim.
8
Merhaba ben az önce sitenizde bir yazınızı okudum. Yazılan şeyler çok güzeldi, nereye gidersek gidelim bunun hastalık olmadığı söyleniyor. Dinde sadece lut kavminden bahsediliyor. Çözümü hiçbir yerde anlatılmamış. Yazınızda bundan bahsedersiniz diye çok heyecanlanmıştım ama yine aynı şekilde siz de bahsetmemişsiniz. Acaba tedavi için ne yapıyorsunuz, nasıl bir yol izliyorsunuz bahseder misiniz biraz? Allah razı olsun şimdiden hayırlı kandiller.

Ben birçok yere gittim tedavi olmak için. Yüzyüze konuşmak dışında başka bir şey yapmadılar. Konuşarak geçmiyor yani. Birçoğunun da söz meclisten dışarı para tuzağı olduğu açıkça belliydi.

Terapilerde nasıl bir tedavi yöntemi izliyorsunuz onu merak etmiştim ben. Sadece konuşarak mı yoksa başka tedavi yöntemleriniz var mı?
9
Eşcinsellikten kurtulmak,tedavi olmak istiyorum.Açıkçası bunun mümkün olduğuna çok umudum yok.Ama denemek istiyorum.5vakit namazında mümin bir gencim,evlenebileyim,cocuklarım,normal bir ailem olsun isterim diğer insanlar gibi...

Bu hal bana zamanla yalnızlık ve sosyal hayatta bir eksiklik getirecek,bu illeti kesinlikle istemiyorum ve kurtulmam gereken bir hastalık olarak nitelendiriyorum.

Lütfen yardımcı olun ve beni yönlendirin.
Nerede ve nasıl tedavi olabilirim?
10
Mayıs 2020 - Son Durum

 Zayıf, az kilolu bir insanım. Ama Karantina süreci itibariyle 6-7 kilo aldım ve bu hızla ilerliyor. Ayrıca tek tük de olsa spora başladım.

 Sigarayı bırakalı sanıyorum 50 gün olmuştur, yediğim yemeğin tadını alıyorum, ayrıca kilo almamda en büyük etken bu çünkü iştahım da arttı. Ayrıca koku alabildiğimi bilmiyordum :)

 Normalde bir bekar evinde kalan ve her hafta birkaç kez mastürbasyon yapan biriydim ve bu sayıyı 2 haftada bire düşürdüm. Hüseyin bey "Eşcinsel fantezi kurarak mastürbasyon yapma, heteroseksüel isteği gelene kadar bekle. Yapmak zorunda değilsin " demişti. Katılıyorum, çünkü homoseksüel fantezili her mastürbasyon sizi birkaç adım geriye atıyor. En kötü ihtimalle aktif olduğunuz fanteziyi tercih edin. Pasif olmayın. Yapmış olduğum son 6 mastürbasyon tutkulu bir şekilde heteroseksüel ilişkilere dairdi. Kimi zaman açıp eşcinsel içerik izlesem de sonunu heteroseksüel ilişki ile getiriyorum. Ve şunu da itiraf edeyim, bir erkek eşcinsel olarak hiçbir zaman tatmin olamaz. Bu yüzden çok eşliliği yani gördüğü her kişiyle sevişmeyi tercih eder, Nicolosi'inin Onarım Terapisi'nde de bu araştırmalara yer veriliyor.

 Sosyal olarak daha önceden olduğu gibi kimsenin sıkıntısını derdini omuzlarıma almamaya gayret ediyorum. Şuan bir süreç yaşıyorum, eşcinsellikten uzaklaşıyor ve sigarayı bırakıyorum. İlk kez bu kadar iyiye gidiyorum ve bunu baltalayacak herhangi bir girişimde bulunmayacağım. Bu dediğim gerçekten önemli, herkesin derdinizi omuzlarınıza alamazsınız, alsanız da bir işe yaramıyor zaten. Ha şunu da belirteyim, oldum olası birinin ötekini çekiştirmesini, laf taşımasını, arkasından bak bu şöyle demesini iğrendirici bulmuşumdur, umuyorum kimse bana bak "Ahmet şöyleymiş, Mehmet böyleymiş" diye gelmez, bozuşuruz açık ve net. Herkes kendi işine baksın.

 Şimdi beni iyiye götüren bu hareketin kaynağı uzun süreli bunalmışlık, bir yere varamama ve bin türlü olaydan kaynaklanıyor. Bu birikmiş anılar, yaşanmışlıklar bende yılbaşında itici bir kuvvet oluşturdu. Ve 2020'nin 1 Ocağı olduğunda dediğim gibi belli başlı kararlar almıştım. Bunları yazıp önemli bir yerde tutuyordum. Tabii 2,5 ay sonrasında Koronavirüs sayesinde her şeyin durağanlaşacağını, aile evine geri döneceğimi bilmedeğim halde bu kararları uygulamaya başlamıştım zaten. Karantina ise sigarayı bırakmama, kilo almama, pasiflikten çıkarak heteroseksüelliğe doğru ilerlememe sebep oldu. Her şeyden öte artık kendime ve ileri ki mesleğime vakit ayırıyorum.
 
 Bir itirafta bulunayım: Bu yazımda daha önce "Temmuz 2019 - En Stresli Günlerim" başlığı altındaki yoruma bakarsanız bir erkekle yakınlaşmam olduğumu göreceksiniz, neredeyse bir sene geçti bunun üzerinden. Ama o olaydan 1 2 ay sonra yaşadığım bir olayı anlatmadım. Gizledim. Utandım. Yine benzer bir şekilde bir erkekle tanıştık, benden bir 10 yaş kadar büyük, esmer ve yapılı biriydi. İlk niyetim bir aktif gibi davranıp ona göre muamele görmek yönündeydi; evine gitmeye, biriyle daha fazla yakınlaşmaya niyetim yoktu. Ama sonuç olarak adamın arabasına binip evine kadar gittim. Adama sakso çektim. Bir ara pasif olmamı istedi ama daha önceden terapiye gelen bir kişinin tavsiyesine uydum "Ne olursa olsun, pasif ilişkiye girme. İstediğin yere git istediğini yap ama pasif olma.", o an fren yaptım. Olmaz dedim, bir anda ne raddeye geldiğimi fark ettim. Aktif olmak için oraya giden ben kendimi siktirmek üzereydim. Ne numarasını ne ismini almadan çıktım oradan. Metroya kadar yürüdüğüm o yarım saat hayatımdaki en boktan andır. Ve öyle bir anı ki bu, şu sıralar beni geriye ittiren tek anı budur. Aklıma defalarca ve her seferinde farklı bir şekilde gelerek beni şu sıralar o kadar yıpratıyor ki, belki artık son bulur ümidiyle buraya yazıyorum.


 Yazılarımı okuyanlar nasıl karmaşık bir zihin yapım olduğuna bence şahit olmuşlardır. Yavaş ama çok derin düşünerek genelde bir çoğu şeyi kaçırırım. Bu da beni hayalciliğe sürükler. Kendi içimden çıkamadığımda, düşüncelere boğulduğumda genelde foruma girip yazmayı tercih ediyorum. Haliyle yazdıklarım iç karartıcı, ilerlemeyi göstermeyen yazılar şeklinde bürünüyordur mutlaka. Şunu kesinlikle vurgulamak zorundayım, bu terapi olmasaydı şuan bilmem kaç kişiyle münasebet yaşamış ve muhtemeldir ki kendini alkole veyahut maddeye vermiş biri olacaktım. Ne kadar dindar bir ailenin çocuğu olmamın, vakıflara medreselere gitmiş olmamın, annemin çarşaflı olmasının hiçbir önemi yok, sadece işleri geciktirici etkisi var.

 Sağlıcakla kalın.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10