2
« Son İleti Gönderen: psikolog 18 Ağustos 2026, 11:20:11 ös »
Yeni gelen gençlere bir kaç şey söyleyeceğim.
Bende eşcinsel olan bir çocuğun babasıyım!
Ben de kendimi savunmak isterdim ama suçun bende olduğunu, bizde olduğunu bildiğim için savunamıyorum.
İlk başlarda kendimi savunamadığımdan dolayı acı çekmişliğim olmuştur.
Ama sonradan bunların hiçbirinin çocuğum kadar değerli olmadığını fark ettim.
İllaki haklı çıkayım diye içten yırtındığım düşüncelerim yok oldu.
Bence gençler sizinde; bugüne kadar okuduklarım yaşadıklarım doğrudur düşüncesini üzerinizden atsanız iyi olur!
Çünkü sizin için, hayatınız için kişiliğiniz için ve cinsiyetiniz için artık yeni şeyler söylemeniz lazım!!
Çocuğumun eşcinsel olduğunu öğrendiğim zaman beni dinleyecek, Evet... çaresi var diyecek bir psikolog bulamadım.
Çünkü çocuğum için ve bu durumu yaşayan tüm gençler için en başta itibar edilen yer Dünya Sağlık Örgütüydü.
Bu gençlerin her biri Dünya Sağlık Örgütünün bu konuda ne dediğine bakmıştır.
"DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ İDEOLOJİK BİR YAPILANMADADIR" denildiğinde..
Ne kadar da paronoyak düşünceleriniz var..denildi.
Hepimize denildi.
Ama hiçte paronoyak değildik..
Epstein belgeleri arkada hangi dümenlerin döndüğünü herkese net şekilde göstermiş olsa gerek.
Evet doğuştan olmayan bu durum, ailelerin yanlış yetiştirmeleri, baba-anne rol karmaşaları, ilgisiz baba ve çocukların ruhsal durumundan kaynaklanmaktadır!..
Benim 3 tane çocuğum var ama bir tanesi eşcinsel..
Çünkü en duygusal, en içe dönük, en konuşmayan, her şeyi içine atan ve annesiyle çokça vakit geçiren tek çocuğum o!
En duygusal, en içe dönük, konuşmayan, kendisini anlatmayan, hissettiklerini içine hapseden o çocuğumun diğer çocuklarından daha çok bana ihtiyacı olduğunu fark edememişim.
Rol model anne,
En güzel sohbetleri yapan, en güzel pastaları yapan, erkek çocuğuna bunları yaptıran, babanın yapması gereken ne varsa yapan ve karşılayan anne.
O çocuğun bir erkek olmasını bekleyemezsiniz.
Bu ailede yaşayan her çocuk eşcinsel olacak diye bir konu değil,
İçine kapanık, duygusal ve çok zeki.
Burada olan bu grupta olan çocukların tamamı Zeki.. ve çok duygusal.
Burada olan çocukların ortak bir özelliğini söyleyeyim mi;
Her birinin ailesinde muhakkak sorun var!..Net..
Ya baba vurdumduymaz, ya anne baba ilişkisi kötü, babanın eve ve çocuklara olan ilgisi az....vs...vs
Burada bu durumun doğuştan olduğunu söyleyenler bunun yanlış olduğunu söyleyebilirler mi??
Çocukluğundan beri bu durumu ile mücadele eden, kabullenmeyen acı ve ızdırap çeken bu çocuklar, gençler
Nihayet her şeyin sonunda kabullenme yolunu seçiyorlar.
Yıllarca çektikleri bu ızdırapların kabullenmekle biteceğini düşünüp biraz ferahlıyorlar.
Ve artık onlara bu saatten sonra bunun doğuştan olmadığını söylemek; onları alnından vurmak, içlerine kor düşürmek gibi bir şey.
Savunmaya geçiyorlar..
Çünkü kabullenip inandıkları tüm tezlerin bir çöp olduğunu duymak, görmek onlara çok zor geliyor..
Çünkü çok acı çektiler ve baştan başlayacak güçleri yok.
" Biz böyleyiz, biz böyle doğduk, bizi böyle kabullenin...diyerek karşı tarafı da ikna etmeye çalışıyorlar.
Sanki onları karşıdaki insanlar aynen böyle kabul ederseler, mutlu olacaklarını, anksiyete sorunlarının sona ereceğini veya huzurlu olacaklarını düşünüyorlar.
" ASLA MUTLU OLAMAYACAKLAR!"
Çünkü insan fıtratına aykırı olan bu durum kendi içinde, benliğinde sürekli çatışma halinde olacaktır!
Evet bu bir hastalıktır..
Ama bu aile hastalığıdır!..
Benim çocuğum da aynen böyle söylüyordu savunuyordu..
Dünya Sağlık Örgütü şöyle diyor, şu şöyle diyor, bu böyle diyor, Psikologlar doğuştan olduğunu söylüyor diyordu..
Ama şimdi yavaş yavaş şunu demeye başladı çocuğum..
" Bu illet"
Biraz daha deneyeyim, olmazsa baştan başlarım!
Şunu demedi;
Ben bundan kurtulacağım demedi.. Ama artık neyin ne olduğunu anlamaya başladı..
Benim çocuğumdan örnek verdim ama hepiniz bu yollardan geçtiniz, geçiyorsunuz..