İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - psikolog

Sayfa: 1 ... 215 216 [217] 218 219
3241
gerceklerde kalabilmek‏




Merhaba Hüseyin Bey,
nasılsınız iyimisiniz,umarım benden daha iyisinizdir.
 
Ben iyim daha doğrusu iyi olabilmek için var gücümle cabalıyorummm,dün aksşam eve giderken cok gergindim kendi kendime sen dedim bisey basaramazsınnn, ne anneliği ne kadınlığı nde baska bişeyi bosa zaman kaybediyosun dedim.TAM DİBE VURDUM.
Sonra derin bi nefes aldım toparlanmaya calıstım,ve k....... a bağırmamak için saklandım sakinleşmeye ve bagırmadan ona bişeylerin cevabını vermeye calıstım.Basardımda :) sonra bana tamam anne kusura bakma gerginim 2 yazılım var yarın o yuzden üstüne geldim dedi.
HARİKA YEMEK YAPTIM GÜZEL Bİ SOFRA KURDUM BILAŞIKLARI TOPLADIM EVİ TOPARLADIM K........A ÖDEV YAPTIRDIM İBADETİMİ YAPTIM VE BİBAKTIM Kİ K.....A TEK BASINA ÖDEV YAPMASI İÇİN ODADA BIRAKIP ben kendime zaman ayırıp koşu bandının üstüne cıktım, müzik dinleyerek ve dergi okuyarak spor yaptım 1 saat aletlere cıktım dansssssss ettim,aynada kendime baktım ve sevinçden ağladım galiba basaracaksın olucak bu iş dedim k.... ders calıstı yattı beni öptü bu arda ben kaana cok sevgi gösteriyorum oda bana sırnaşıyooooo:) kafasını oksuyorum,öpüyorum , cinselikten kotkmaması gerektiğini söylüyorum ağlama bos yere diyorum vss vsss Sevmek? Sevilmek?flört etmek?ve Cinseliği yaşamaksa bunu zamana bırakıyorum hayalimde değilde gercekte ilerde karşıma cıkarsa evleneceğim erkeği beklemeyi tercih ediyorum.Sade düz huzurlu iman dolu oğlumla bi hayat istiyorum kendimele ve oğlumla barışık.
Ona gelinece onu 3 gün bugun aramıyorum artıkkkk aklıma geliyo bazen sıkıştığımda ve yanlız olduğumda ve ya oyle sandığımda,bilmiyorum Hüseyin bey ne yapasamda düz bi hafta gecirebilsem cok yoruluyorummmm artık cokkk bi yudum sevgi iin satlerce yılarca günlerce herkese veya 1 kişiye hep asırı efor sarfettimmm artık istemiyorum yasam eforumu kendime harcamak istiyorum.
 
Sakın düzzzzzzzzz bi yasam korkusuz ve huzurlu,İş hayatım suanda felc kesinlikle konsantre olamıyorum calışamıyorum oturamıyorum yerinde sürekli aynada kendime bbakyorum sacımıa başıma bakıyorum,erkeklere bakıyorum bi annenin cocuguna davranısına bakıyorum filannn
 
HEPSİ GECECEK VE BEN NORMAL Bİ HAYATA MERHABA DİYECEĞİM
 
Kafanızı şişirdim kendinize iyi bakın, hersey gönlünüzce olsun


06 Kasım 2008


3242
ona yazdığım mail bilginize hüseyin bey‏



Hüseyin bey bilginize boyle bi mail yazdım ona ama yazıncada kendimi berbat hissetimmmmm nedenini anlayamadım ben öğrenicem bunları ama biraz zaman alıcak galiba,,umarım size ışık tutar banada şifaaaaaaaaa
 
Saygılar
 
 
SELAMMMMMMMMMMMMM  :)))))))))))
 
Ya sana bi türlü yazamadım ama kısa ve öz yazım fazla detaya da girmim kafanıda karıştırmıyayım.
 
Konu şu sen aslında farkında değilsin ama,benim hayatımda bi dönüm actınnnnn sen ilk geldiğin gün den itibaren ben hayatımda ilk kez ki o dönem hayatımda o olmasına rağmen, hayalindeki beklediğin aradığın ama ne olduğunu tam bilmediğin istediğin ama erişemediğin, çılgınlar gibi arzuladığın ama olmadığı için yasayamadığınnnnn bütün sorularımın,beklentilerimin arzularımın ta kendisisin :) yani öyle olduğunu zaman içinde anladım
HA SENDEN Bİ ŞEY BEKLEDİM Mİ HAYIR. Bunun asla olmayacağını bildiğim için hayalini bile kuramadım.Ve tek isteğim cok mutlu olmandı aradığın kadını bulmandın.
İlginç olan ben bunlar böyle gelişsin istemedim ,ama sunu gördüm ki ben nasıl bir erkek istediğimi ve bunun var olabileceğini GERCEK olabileceğini seninle 35 yasında anladım .Neyse cok gec değil benim için en verimli yasımda uyandırdın beni en azından.
 
LEVREK YAPMAYA GİTTİĞİMİZDE ARABADAYKEN CiNSEL FANTAZİLERDEN BAHSEDERKEN BÜTÜN O İSTEĞİMİN ASLINDA ONDAN (erkek arkadasım)DEĞİLDE SENİN ENERJINDEN KAYNAKLANDIĞINI ANLADIM.
 
Bİ BAKTIM TANRIM bana bunu hissediren sensin.Bu beni çok şasırtmak la beraber mutlu etti,çünkü bu nu yapabildiğimi gördüm en azından içimdeki dişi pervini uyandırdın belkide, sonrada terapiyle berber gelişen benim kendime gelişim ve beğenilme arzum ortaya çıktığında ve buna ihtiyac duyduğumda senin onayın benim için bundan dolayı cok önemliydiiiiiii.
 
Seninle yasamak eminim ki cokkkkkkkkkkkkk güzel olurduuuu, belkide bulutların üstüne cıkmak, birden volkanların patlaması,Güneş tutulması zelzele ay tutulması DÖRTTTTTTTTTT MEVSİMMMMMM aynı anad yasamk gibi bişeyyyyyyyyyyy bunu yasayabileceğimi ve bunu bana hissetirebilecek bi erkek olduğunu anlamak güzeldiiiii .YASANMASADAAAAAAAA
Ha bu ask mı sevgimi değilllll taabiki ama cok özlenen ve varlığından dahi şüphe edilen bir partnerin hayalini karsında görmek  hepsi bu
İyki varsın, iyki seni tanıdım hep mutlu ollllllllllllll ve senin kıymetini senin iç dünyandaki güzelikleri enerjiyi,atesiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii,neseyiiiiiiii erkekliğiiiiiiiii,tebesümü ve romantizmiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii,gücüüüüüüüüüü anlayacak bi ese rastla inşallahhhhhhh.
 
İnsallah bende hayatta aradığımı 2 kez buluppp evlenebilirimmmmm


05 Kasım 2008


3243
DERIN Bİ NEFES‏



Merhaba Hüseyin BEY,
 
Dün sizi bayağı bi rahatsız ettim kusura bakmayın.Umarım tekrarlanmaz ki bu bana bağlı Umarım ,iyisinizdir.
 
Şimdi daha iyim sakinleştim.duruldum içimde yasamaya calışıyorum. Ama bu hale gelmeden önce kesinlikle bastıramadığım duygu şuydu
Bir erkek tarafından guzel bulunmak hos oduğumu cazibeli ve sexi olduğumu bi erkek tarafından duyma ihtiyacı her yanımı sarmıstı.
Baktım olmayacak buna cok ihtiyac duyuyorum bir kere duysam yetecek sizden duyma sansım yok eee geriye ne kaldı güvenebileceğim ben yanlış anlamıyacak
bi erkek arkadaşımdan ona direk sormak oldu beni nasıl bulduğunu sordum. istediğim cevabı direkt alamadım ama zorla aldım neyse kendimce rahatladım.Bunun ama aslında aynı zamanda beğendiğim bir erkek den duymak istedim ki ona göre rahatladım .Bugun sakinm ve artık sizinle bir flört etme ihtiyacım kalmadı veya isteği diyelim.taabi öpüşmede :) BEN BİLİYORUM Kİ BEN HOS BİR KADINIM VE BENİM BUNU BİLMEM YETERLİ ama acıkcası o erkekden evet cevabını duyunca rahatladım bunuda anlamış değilim.Ama onunla ne cıkarım, ne sevişirim nede flört ederim çünkü bilirimki hüsranla biter.Ama kafamdaki hayal ettiğim evelenmeyi düşündüğüm erkek profili ona benziyo .Belkide
 
neyse artık erkekleri görebiliyorum,sadece doğru zamanda doğu erkeğe rastlamak lazım :) acelesi yok
 
k..... iyi ama soyle diyo anne kalbim ağrıyo diyo, sıkıntılarını anlatabiliyo ama yine ders calıştık evi topadım ama yorgundum spor yapamadım
 
görüşmek dileği ileeee
 
05 Kasım 2008

3244
SIMSIKI SARILMAK HAYATA



Merhaba Hüseyin(BEY)
 
umarım alınmazsınız,size öncelikle guzel bir gün diliyorum .Cok isterdim size tüm yasadığım güzeliklerin hepsini hissetirebilmeyi ve beni görebilmenizi.HANİ NELERE VESİLE OLDUĞUNUZU GORMENİZ ACISINDAN.
Neleroluyo bilmiyorum ama güzelikler devam ediyoooo bozulmaması ve sabit kalması için elimden geleni yapıyorum.KENDİMİ HALA Kadın  anne ve Dişi biri olarak goruyorum ama kendimi sexi bulmaktanda geri alamıyorum.Sanki bıraksanız jartiyerle dolasacağım ama sadece beğendiğim erkeğin karsısında.Şuan içinde öyle biri olmadığına gore bunları anlatıyorum çünkü bilmenizi istiyorum.
 
Ve dün yine bir ilkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk yasadımYATAK ODAMI TOPLADIMMMMMMMMMM, sonunda iç çamaşırı dolabımıda düzelttim
saç bakımı yaptım,cilt bakımı yaptım, vucut bakımı yaptım, spor yaptımmmmmmmmmm tüm takım elbiselerimi denedimmmm baktım şişmanladım zayıflama kararı aldımmm.Aynada kendimi seyrettim.Bugunse cok şık hafif sexi ve hoş bir edayla işe geldimmmmmmm.Ama içimmmmmmmmmm varyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa ben anlatmimmmmm kendimi bir VOLKANNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNN GİBİİİİ hissediyorum kadınlığımıııııııııı ama bunu frenlemeliyim de daha yeni tanıştığım bi şey bir erkeğe dokunmak istiyorum serce parmağına en azından gercek ler mi gercekten diye teyid etmek gibi,bi his var içimde hani dokunmak yoklamak orda mı değil mi?
 
 
 
Akşam k......la ders calıtık, bağırmadım,evi topladım yemek yedik yemek yaptım,kendime baktım ibadetimi yaptım,cok mutlu ve huzurluyummmm bunun bozulmasını istemiyorummmmmmmmm.VEEEEEEEEEEEEEEEEEE
 
FİNALLLLL mi bilmiyorum ama  ben dün onu aramadım aramadığım için huzursuz da değildimmmm tek derdimmmm oğlum ben ve hayatım dııııııııı
 
Oğlum bu arada anne bana cok baskı yapma diyo düşünmem için bana  zaman ver kendimlede kalmak istiyorum diyo,nasıl yaklaşım ona cinselliği ona yasaklamadım artık ona aynada kendisine baktırdım ve rüyasında kadn gorecekse gor dedim kendini kas ma oğlum dedimmmm sanırım onada cok zarar vermişimmmmmmm ,bunu yasamaktan korkuyooo buyumesini engeleyen BENIMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM BENMISIMMMMMMMM.kIZLARA İLGİ DUYMAMASIDA da benim yuzumden.GERCEK Bİ ANNE GERCEK Bİ KADIN GERCEK Bİ  .................  OLMAK İSTİYORUMMMM ve artık hata yapmak istemiyorummm gercekten,cok yorulmusummmmmmm ama artık yorgun değilim tam zamanında uyandırdınız beniiiiiii çok da sanslıyım uyandığımda karsımda siz vardınızzzzzzz çok daha berbat bi manzara olabilirdi :)
 
KUSURA BAKMAYIN elimde değil içimden flört yapma isteği geliyo sizinle ve bunu engeliyemiyorummmmmmm  :)))))))))))))
 
Bunuda sebep sizsiniz sanırım :) Bi bakışınızı hatırladım terapiden sonra ve o bakış gözümde canladıktan sonra birdennnnnnnn birkez  daha
 
uyandım kadınlığımın içinden dişiliğim çıktıııııııı ve bennnnnnnnn cok güzel  şeyler keşfettimmm.YANLIZ sizinle neden öpüşmek istediğimi anlıyamıyorum deli gibiiiiiiii günlerdir aklımdan cıkmıyo su anda bunları yazarken utanıyorum ama tedavi amaçlı olduğu için anlatmak zorundayım diye düşünüyorumm ilk hissetiğim bakışınız ikincisi ise sizi deli gibi saatlerceeeee öpme isteğiiii üzgünüm elimde değil umarım sağlıklı bir dürtüdür :))))))(KORKMAYIN ÖPMİCEMMMM :))Şuan değil :)
 
ha bu arada terapiyi yazıcam sizede inanın bu zevk duyguları nese ve cazibe duyguları içinde başarmam çoooookkk zor ma bu hafta yazıcam sözzzzzzzzz sizeeeeeeee

04 Kasım 2008



3245
MUTLULUKTAN AYAKLARI YERDEN KESİLMEK (GERÇEK)


Merhaba Hüseyin BEYYYYYYYYYYYYYYYYYYYYY,

Nasılsınız umarım iyisinizdirrrrrrrrr
 
Çünkü be  galiba gercek hayata uyum sağlayabildim veya biliyorummmmmmmmmm,Cumartesi pazar cok kötüydüm ama şoku atlattım veeeee
Sürekli çikolata yiyen bi insan gibi endorfin salgılayabiliyorummmmmmmm.Cok mutlu cok coskulu cok heyecanlıyımmm keşfetmek cok güzel cok hosuma gitti.
Amaaaaaaaaaa ne keşfettim bi bilsenizzzzzzzzzzzzzzz :):):):))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))) çok güzel bi şeyyyyyyyy
demek ki keşifler gercekten bitmemişmişşşşşşşşşş Hafta sonu cok sancılı ve acılı odu amaaaaaaaaaa detayları yüz yüze anlatmak isterim hem sizde merak edin biraz
Ama sunu gordum goruyorum cok hoşşşşşşşş, cok tatlı cok sexiiiiiiiiive cok cazibeliiiiiii bi dişi olduğumu da goruyorummmmm,kendimi incelediğim belli oluyo dimiiiiiii aynanın karsısında kendimle bayağaı uzun bi zaman vakit gecirdimmmm hem güldüm hemde ağladımmm ağlamanın sonrası taabiki yine gülmek..Allahtan sizin ağlatmalarınız hep mutlu sonla bitiyoooooooooCumartesi sizden sonra acaip başım ağrıdı
sadece yattım ayağa kalkacak gucum yoktu,kafam karışık darmadumandı namaz bile kılamadım ilk kezzz,sonra pazar günüüüüüüüü
2 saat kendimle meşgul oldum keşfimi yaptımmmmm :))))))))))) sonra durgunlaştım keşif kolay değil taabi
 
Sonra 4 tencere yemek yaptım K.... bana anne yediğim en güzel yemekti dei :) Cünkü severek ve cok isteyerek  yaptımmmm sevgi kattımmm evi temizledim kaanı ders calıştırdım  hersey iyiydi fakat oyle biana geldiki tıkandım.
 
K..... birden değil ama ona bilgisayara ekstradan gitmek istediğinde gidemezsin dedim ve baskı yaptım, oda ağlamaya ve isyan etmeye başladı,ama ağlama bilinç altı ağlamasıydı ANNE dedi ben hiç bir konuda başarılı olamıyorum  ne basketbool ne futboll nede arkadaşlarımın takımını dahil olamıyorum ne bilgisayarda başarılıyım KAĞIT UZERİNDE OLMAYAN Bİ BAŞARIYA İMZA ATMA VE YAŞAMAK TATMAK İSTİYORUM DEDİ.Çok üzgündü ben dedi ait olmak takıma ait olmak istiyorum anne dedi.Benbiliyosunuz daha henüz yeni bir anne yeni bir yetişkin yeni bir KADIN olarak napıcağımı bilemedim az daha bende onunla bereber ağlayacaktım sonra saçalama pervin sen bi annesin dedim ama bunun nasıl yapıldığını bilmediğimden onu teselli edemedimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmLütfen bana yardımcı olurmusunuz bu acil ve önemli bi konuuuuuuu .
 
Siz benim için sihirli bi değnek gibisiniz ama gercek bi dokunuyosunuz hersey düzeliyooooo ama bunların hepsini ben yapıyorummm.YANLIZ EN SON BANA ne yaptınız bilmiyorum ama kendimi müthişşşşşşş bir dişi olarak hissediyorum birakın  kadın olmayııııııııııııııııııııı kıpır kıpır cok heyecanlıyım yasayacaklarım ve hayatdaki keşiflerim beni cok heyecanlandırıyo gercek hayatı yaşamak gercek ten erkekleri tanımak ve anne olmak kadın olmak hele benim gibi bi dişi olak belkide her kadının isteyip de asla sahib olmayacağı şeylerrrrrr ben harika bi kadın ve dişiyim bunu ilk kez gördüm ve ben gerceğim demek ki ondan hep erkekler peşimdeydi de bende anlamıyodum ama bu kez kendimi tanıdığım için
zarar görmicem yani bi işyerini terk etmek zorunda kalmıyacağım veya kıvranmıcam napıcam şimdi diye onun teklifi karsısında cesaret bile edemiyecekler benceeeeeeeeeee.Ama gercek bi erkekle tanışmayı da cok isterim ne zaman olur bu bilemem aslında tanıştım ama neyse bu mümkün olmıyacak birisi   neyse . BEN Bİ KADINNNNNNNNNNNNNNNNNIMMMMMMMMMMM VE DISIYIMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM BU HARİKAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA YAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA ama sanırım daha keşfedilecek cok şey var ama tek başına değil bundan sonrası sanırım ma zamanı geldiğinde doğru kişiyle eşim olacak kişiyle sanki hersey ilk kez yasıyorummm neyse terapinin asıl konusunuyani cumartesi günü konuşulanları size heyecanımı yendiklten sonra yazıcammmmmm şimdilik hoşcakalaınnnnnnnnn .
 
Ama beni tetikleyen sanırım yine sizdiniz o bakışınızzzzzzzz :) işe yaradıııı mersiii size ben parayla bu bana yasatıklarınızın bedelini zaten ödeyemem ama  hayatımı bulmama yadım ettiğiniz için çok sağolunnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
 

03 Kasım 2008

3246
BASARACAĞIM GALİBA‏




Merhaba Huseyin Bey,

 

Öncelikle hayırlı cumalar evet bi hafta daha bitti ama bende bittim galiba .FAKAT İYİM Cok tuhaf bişekilde iyim çünkü

Dün akşam eve donerken k.....ın yazılısı vardı kaana mecburen telefondan müdahale ettim ders calışmasını söyledim,yemek yemesini vs…

 

Servis cok gec vardı saat 20:30 da eve vardım mesai 17:00 bitti yo bizim eve bi geldim kiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii NE GÖRİMMMMMMMMMMMMMM

K..... kapıyı bana actı,terlikleri önüme koymus yemeğini yemiş ders calışıyoooooooooo odasındaaaaaaaaa yazılısına calışmış. Ve Inkılap dersinden dersanedeki yazılısından 100 üzerinde  96 almışşşşşşşşşşşşşş sınıf birincisi olmuş ben  şok geçirdim taabiiiiiii nutkum tutuldu ve inanamadımmmm saat 23:00 kadar calıştı bende bazen yanında oldum bazen odadan çıktımbazen kitap okudum yanında o çalışırken bağırmadım sinirlenmedim ve ona moral vermeye basarabileceğine basarmış olduğu basarılarından örnek vererek onuda buna inandırmaya calıştım VE İNANDI

 

Bugun Türkce yazılısı iyi gecti inşallah sonucuda iyi alırsakkkkkkkkk ilk sınav süperdi diyeceğiz. Gerileride gelecektir.Hı bu arada zekasınıda farkına vardı anne ben zekiyimişim ya dedi.Hocalar beni fark etti dedi.Bilgisayar uygulamasanında ayne şöyle diyo Sadece CUMA Günleri ve Cumartesi ya ANNEM bana diğer günlere izin vermedi sadec bugunler de gitmeliyim ben anne ya oyle düşünüyorum ve oylede uyguluyorum diyo.Cok mutluyum ben diyo sevinçli kendin den daha emin gorunuyo.

 

Artık hep calışcam diyo bu haftada gecerse basarıcağım artık zorlanmıyacağım diyo.ve ben kulaklarıma INANAMIYORUMMMMM  Kendiliğinden etüd alıyo ben soylemeden yapıyo bunu. Ve bana sey dedi anne dedi sen bana söz verdiklerinle yerine getirdiğin için bede sözlerimde duruyorum dediiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii evet doğru ben geçmişte ona karsı sözümde durmadım galiba tam hatırlamıyorum ama.Anlıyacağınız dun gece onu ders calıştırırken SINIRLENMEDIM BANA SIKINTI GELMEDII SABIRLI BIR YETIKIN ANNE GIBIYDIM GALIBA.Biliyomusunuz bugun yine takım elbiselerimi giyebildim tam 4 yıldır giyemiyodum dun gece kendime krem surdum

 

Hatta kendimde bi ara yemek yapabılecek gucu buldum ama sonra yine vazgectim ac yattım .K..... yumurta kırıp yemişti

 

HA BU ARADA evide topluyorum artık, ama yatak odam hariç, orasının yarısını topladım, ama mutfak salon ve k....ın odası tamam.

Ben bir KADIN olduğumu fark ettim yani aslında farkındaydım ama tam olark sanki yeni keşfediyomusum gibi kendimi. Sanki.

Aynada kendime baktım bugun hos edalı uzun boylu kumral tatlı hafif cekici bir KADIN gördümmm.Hos bi kadın sanki adım atmayı yeni öğrenir gibiyim  enteresan karmasık ama artık bı okadar da netleşmeye baslayan bi düşünce.

 

Kendime bakıp ya cok şişmanlamışim dedim ve ilk kez diyet yapma isteği doğdu tam olarak taabi. Artık baklava yemek ve inadına şişmanlamak istemiyorum erkekler beni beğenmesin diye daha doğrusu O beni sexi bulmasın diye artık sişmanlıyodum belkide .Bilemiyorum 53 kilodan 62 kiloya cıkmak berbat bi şey sağlıklı olmak için zayıflamak istiyorum. Artık yeşil cay da içiyorum .Dolaplarımıda toplamak istiyorum.

 

Annemle konuştum bugun napıyosunuz dedi once şikayet etim sonra tamam biz iyiz k..... la merak etme dedim.BEN HALLEDİYORUM

 

NEYSE GORUŞURUZ YARINNNN BUYUK GUNNNNN SAAT  10:00 INSALLAH SABAH

 
31 Ekim 2008

3247
zor‏


Günaydın Hüseyin Bey,
 
öncelikle size iyi çalışmalar dilerim,beni soracak olursanız ben savaştan cıkmış gibyimmmmm
kendimi cok yorgun hissediyorum bedenen bi sey yapmadım ama bacaklarım agrıyo,belim agrıyo cok halsizim,cok mutsuzum
goruyosunuz işte benim sabit olabileceğim bir gun gelecek mi acaba?
 
Böyle olama sebebimse cok komik.Salı öğleden sonra kaanın dersanesine gittim,bir veli olarak tek tek hocalarla görüştüm k.... ın toparlayacağını ve daha iyi olacağını suanda disiplinli bir sekilde calıştığımızı filan soyledim.Ve sınıf atlayacağını soyledim. Buraya kadar iyi.K.......  AÇISINDAN İYİ OLDU öGRETMENLER OĞLUYLA İLGİLENEN Bİ VELİ GORDU, K.....  mutlu oldu beraber dersanede yemek yedik .
Onunla ilgilendiğimi gormesi onu cok motife etti.HATTA BANA sey dedi anne ilk ben geldim etüde,odada kimse yoktu ışıkları ilk ben yaktım ve huzurlu bi şekilde calışmaya başladım dedi.L sınıfındaki çalışkan öğrencileri izledim dedi benede sınıf atlayıp L ye gececeğim dedi.CALIŞMANIN HAZINI ALDI YANİ.Kendiliğinden ekstradan hep etüd aldı dersaneden bu cok guzel bi şey,Ögretmeneleri bile şey demiş kaan boyle devam edersen sınıf atlarsın.Nur hocada bana cok calışkan bbi oğlunuz var dedi.:)Bunlar benim hayatımda k.....  için ve k..... dan duydugum ilk guzel gercek ve basarı sözcükleri.Akşam beraber yemek yedik ınternete gitti ders callıti yattık
 
Buraya kadar tamam ertesi gün kalktık kahvaltı yaptık ders calışmaya 11:00 oturdu 9 kalktık hatta 12:00 geliyodu okadar cok oyaladı ki beniiii ben bir anda yine cıldırdım bağırmaya başladımmmm ben bagırmak istemiyorum annem gibiii cadı olmak istemiyorum bunu nasıl sakince yapabilirim bilmiyorıum.
 
Sonra calışmaya başladı bende bı esnada kaanın odasını en ince ayrıntısına kadar temizledimm,fazlalıkları attım,küçüklenleri ayırdım.
K...... IN ODASI TAMAM saat 15:00 de bitti tek dersi sonra matematik calıştık baktım bunaldı ağlıyo onu bıraktım gitti hava aldı bende dışarı cıktım ama bitginliğim o an başladı tekrar eve geldik yemek yaptım yedik derse oturdu akşam baktım konuyu bitirmiyo ki hafataya yazılılar var panik yaptım calıştıramadım konu bitmeyince panik oldu akşam yatmak üzereyken başladım k...... a bağırmayaaaaaaaaa işte butun cabam boşa gibiydii ayne şöyle dedim düş yakamdan kendi işini kendin hallet ,kendin çalış diye bağırdım gözlerim patlak patlak.tam bi canamavar
 
k...... korktu taabi,bana anne ben ne yaptım ki yine bağrıyısun bana dedi, bakın işte boyle dengesiz olabiliyorum olgun bi anne gibi yapılması gerekenleri omuzlayabiliyorum ama belli bi yere kadar belli bi yerden sonra kopuyorum dayanamıyorum, agır geliyo, Dün onu belki 6 kere aradımm konuşuyodum ama ruh gibi sadece aradım cevap verdi ya o yetti bana hiç konuşmasada bile olurdu artık o seviyedeyim düşünün.O da bana sunu soruyo bi problemin varsa cözüm başka problem var mı diyo bende yok diyorum ama parasını aldım. Anlıyacağınız ben napıcam bilmiyorum başarabilecek miyimmmmmmm? BABAMA uğradım uzun zaman sonra bana onunla yasa dedi bi ev alsın bu hayatı kabuulen arada bi gelir gider dedi, sen ayrılamayacaksın nasıl osa ondan dedi, bende baba ben gercek biriyle evlenmek istiyorum dedim.BAŞIM COK KÖTÜ AĞRIYO,Daha da gerceği ben yaşıyomuyum onun bile farkında değilimmm suan kocaman bi boşlukkkkkkkkkkkkkkkBoşluğun sonu nereye cıkar bilmiyorum ama beni suan hayata bağlayan  hiç bir sey yokkkkkkkkkkkkkkk ne yapıcağımıda bilmiyorummmmmmm umarım düzelirim ama suan için umut yokkkkkk


30 Ekim 2008










3248
YENİ BİR HAYATA MERHABA‏




Merhaba Huseyin BEY,
 
oncelikle tüm içtenliğimle size hayırlı,mutlu,huzurlu,bereketli güzel ışıl ışıl ve nurlu bir hafta diliyorum.
 
Sizden sonra daha yollarda yururken her attığım adımda sanki herşeyi geride bırak gercek hayata merhaba demek için ileri adımlar attım.
Eve vardığımda sadece ve sadece düşündüm  ilk yaptığım şey kendime GÜZELLLLLLLL bir cay demlemektiiiiiii. İçtiğin en güzel caydı :)
KENDİME SOYLE DEDİM ............, KENDİN İÇİN YASA, HAYAT COK GUZEL RABBIMIN SEVGİSİ YETER VE SEN ZATEN YANLIZ DEĞİLSİN.
EVİMİ TOPLAMAYA BAŞLADIM ona ait BANYO DOLABINDA EN DİP KOSEDE BULUNAN AKLA HAYALE GELMEYEN YERDEN bazı şeyleri çöpe attım. Ve gece yatağıma uzandığımda onu değil gelecekteki eger olursa eşimi düşünerek uyudum Pzar sabahı ki en önemli gündür benim için, son bir kez onunla beynimde mucadele edip o pazarı kendim için yaşamak istedim.Sadece o varken hazırladığım sıcak ekmek ve leziz sofrayı Oğlum ve kendim için kurdum,çay demledim, ve oğlumla harika bir kahvaltı yaptım.
 
Şöyle dedim: Geri kalan ömrümü hayatıma girecek olan erkeği bekleyerek gecirmek istemiyorum, kendim için artık yasıcam ve oğlum için havayı tenefüs ettim,kahvaltıyı edip kahvaltı sonrasıda keyif cayımı alıp içtim bunların hepsini sadece o varken yapardım. Kendime sadece onuniçin yaktığım çilek kokulu esansları yaktım içime cektim.
HARİKA YEMEKLER YAPTIMMMMMMMMMMMMMMMMMMM VARYA KEK BİLE YAPTIMMMMMM :)
 
Ama sunu fark ettim Oglum dersaneden geldiğinde onun onune koyduğum terlikleri kapının önününe Oglum koydummmm. K...... artık sadece onun yerinde oturuyo.
BENİM HARİKA Bİ OĞLUM VARRRR. gÜN GELECEK ONUDA kaybedicem yani gidicek henüz gitmeden bari onunla kalan zamanımı gecirim Annelik yapıpppp onun için cabalim ve birbirimizi sevelimmmm.BARİ O ANNE SEVGİSİNE DOYSUNNN.
Bense zaten aradığım tüm sevgilere sahibmişim sadece farkında değildim, İlk BUYUK SEVGİ Taabiki MEVLAYA OLAN sevgimmm O BANA YETER ZATEN,O AYRICA oğlumun SEVGİSİ.
Arkadaşlarımın,komsularımın,hocalarımın secelerin, oksuz ve yetimin, yaslıların sevgisi,mezarda yatan dedemin ve babanemin sevgisi.BASTA resullahın ve MURSIDIMIN sevgisi,saadatların sevgisi, BİR PAPATYANIN BEYAZ YAPRAKLARINDAN BANA KALBİME VURAN SEVGİİİİİ,DENIZIN DALGASINDAN GELEN ESINTININ SEVGİSİ DAHA.....
 
NICE SEVGILER,var aslında ben yanlız değilimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm ki: ?
 
Bununla beraber boyle duşununce yasamaya karar verdim.YANI MANEVİ ANLAMDA cunku sanırım pek yaşamıyodum.Annemi babamı veya beni kıranları veya kendimi ifade edemediğim herkesi de affetim ve bosverdim.
 
Şuanda benim için onemli olan şeyler 1- BEN VE OGLUM 2-HAYATIMI DUZENE KOYMAK3-GELIRSE OLURSA BEYAZ ATLI OLMASADA KREM RENKLI ........
 
 
Hayat benim istediğim gibi olmadı belki bu güne kadar ama;RABBİMMMMMMMMMMM KALBİMİ BİLİYO tek isteğim onun rızası doğrultusunda,onun sevgilileri arasına girebileceğim hayata sahib olmak.KENDİMİ VE AİLEMİ MITLU EDEBİLECEĞİM BİR ESE SAHİB olmak ama gercek olan ese.
 
Biliyomusunuz hafta sonu ne geldi aklıma ya ben hiç sevmemişimmmm. Gercek sevgi nasıl ?
Gercek sağlıklı bir erkek nasıl ? inanın gülmeyin ama tanımıyorum.
 
Ona gelince o silik kafamda var la yok goruntu geliyo gidiyoooo,onsuz yaşayabilirim başarabilirim benim ALLAHTAN başka kimseye ihtiyacım yok ama sadece denemeliyim bunu ıspatlamalıyım.
 
K...... bütün hafta sonu dersaneye fazla fazla gitti :) BİLİYOMUSUNUZ BEN HAFTA SONU SARKI MIRILDANDIMMMM MUTLUYDUMMMMMMMMM
 
UZUN ZAMAN SONRAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAABEN burdayım artık varımmm Ben geldimm :)
 
Ayrıca sacıma bakım yaptım,diyet yapmayı duşunuyorum, yuruyus yapmak kendim içinnnnn, sac kurutma makinamıda seviyorum ayımıda canımı acıtmıyolar artık.
 
HAYAT BUNU GEREKTIRIYOSA BUNU KABULLENMELI VE GELECEKSE HAYIRLIYSA ILERDE BELKI durum değişir yada değişmezzz.
 
Ben 35 yasında OLGUN BIR KADINIM VE ANNEYIM bunu bılıyorum artık ve ne istediğimi hayatdan ne beklediğimiiiiiiiiiiiiiiiii
 
 
AMMMAAAAAAAAAA BIR GULUN USTUNDEKI YAGMURCUK DAMLASININ YANSIMASINDA GOKKUSAĞININ RENKLERİNİ,GORMEYE DEVAM ETMEK ISTIYORUMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM.
Nesemi, yasam sevincimi,umutlarımı, hayalerimiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii,guzelikleriiiiiiiiiiiiiii, şen olmayııııııııııı kaybetmek istemiyorum.
 
HERKESİN VE BAŞTA BENIM SEVDİĞİM P....İ ISTIYORUM.Ve artık onun zarar gormemesı için yapmam gerekenleri öğrenmiş oldum bunları uygulayarak yaşamak istiyorum.
 
HAYKIRMAKKKKKKKKKKKKKKKKK VE BEN DE VARIMMMMMMMMM YASIYORUM DEMEK İSTİYORUM.
 
Neyse ellerime hakim olmadımmm soyliyeceğim daha cok sey var,ama ...... bugunluk bu kadar kendimi iyi hissediyorum,kalıcı olması için allaha dua ediyorum 2 gun iyi 3 gun yine yıkılmak ve hayal kırıklığı istemiyorumm NE OLUR ALLAHIM.Sabit inişsiz ve çıkışsız orta bi hayat istiyorummm diğer insanlar gibiiiiiii
 
Bugun iik kez saclarımı actım küpe taktım ve guzel giyindim.Kendim den emin yurudummmm  ,
 
Biliyomusunuzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz iyi ki size rastladımmmmm. Belki diğer bir doktor bana sizin kadar yardımcı olamazdı umarım bu konuda siz bana son olursunuz
 
tahminimde yanılmadımmm,siz bende ki leri söküp alabiliyosunuz ve ben hemen uygulamaya gecebiliyorummm.
 
Sadece bi sorun var sizin ozel hayatınızı merak ediyorum bu doğrumu ? sizi tanımaya calışmak istemem bilinç altı bi durum mu yoksa bi erkeğin nasıl olduğunu sizinlemi tanımaya calısıyorum acaba ? sizi model mi alıyorum bu ne derece doğru?
 
kendinize iyi bakın yarın gorüşürüz inşallahhhhhhhhhhhhhh :)


27 Ekim 2008



3249
bilmiyorum‏



Tekrar yazmak zorunda kaldım çünkü suanda cok kötüyüm o aradı ve bana hiçbirşey yokmuş gibi davranıyo.bende gel konuşalım karara bağlıyalım ona gore sana sıcak davranabilirim yada davranamam dedim.Ama kendimi berbat hissediyorum onu kaybetmek istemiyorum.Ben onu seviyorum ama eskiden olduğu gibi aynı tarzda da yasayamam oda buna yanasacak mı bilmiyorum aynı evde ve nikahla , onsuz ayaklarımın üstüne basamıyacakmısım hayatla bas edemiyecekmişim gibi hissediyorum. Ha yanıma ayda 1 uğrasada bununla yetinebiliyorum.bundan kurtulmak istiyorum sevgi mi bu ne bağımlılık mı bilmiyorum

 

23 Ekim 2008 Perşembe

3250
son durum‏



Merhaba Hüseyin Bey,

 

Öncelikle Allahtan iyi olmanızı temenni eder iyi çalışmalar dilerim

Şuan için görülen bi aksilik olmazsa Cumartesi günü görüşebiliriz Ben daha erken gelme taraftarıyım .saat 09.00 gibi size de uygun mu acaba:? Uygun ise bana haber verirseniz sevinirim.

 

Bu hafta yeterince zor bir hafta oldu benim için en kötü birgün dayanamayıp k.... ı dövdüm çünkü sözümü dinletemeyince ,kaba kuvvetle annelik yapmaya calıştım

Ertesi gün daha sakın daha olgun olmaya ve daha mesajlarımı oğluma net vermeye calıştım.kararlılığımı ona anlatabilmek için bayağı bi cırpındım nasıl göstermem gerektiğini bilmediğim için bocaladım.once kızdım,sonra bağırdım sonra her zamanki gibi dövdüm….. tek farkkkk bu sefer pes etmeyip kendimi toparladım daha soft yumuşak ve kararlı bir tavır sergilemeye calıştım umarım basarılı olurum,başka nasıl sergilemeliyim bilmiyorum.

 

Hayırlı günler dilerim size

23 Ekim 2008


3251
Psikolog Hüseyin KAÇIN
0 555 326 22 91
Aile ve Evlilik Terapisti

KADIN ve AŞK

Hz Havva zekası ve ruhuyla hayata dokunan ilk insandır. İyi ki eli o yasak ağaca uzanmıştır. İyi ki Hz Adem'in aklını çelmiştir. Böylece hayatın sırrını açığa çıkarmıştır. Aşk ve cinselliği cennetten hediye olarak dünyaya taşımakla görevlendirilmiştir. Allah hayata dair tüm oluşumların nüvelerini kadında gizlemiştir. Bu anlamda kadın hayatın kendisidir. Yüreğinde Hz Havva'ya şükran duygusu beslemeyen insan yücelik mertebesine erişemeyecektir. Kadını yüceltmeyen erkek asla yücelemeyecektir.


http://www.youtube.com/watch?v=K9MC30t7Uhc&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&index=2

tıklayınız


26/12/2011 tarihli Radikal Gazetesinde sitemiz ve eşcinsel terapiler hakkında
yayınlanan makaleye ulaşmak için tıklayınız

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1073587&Yazar=PINAR_OGUNC&Date=26.12.2011&CategoryID=97#



Merhaba Hüseyin Bey,

Ben .............   bir Oğlum var 13 yasında 13 yıl once evlenip ayrılıdım. Ve bundan dolayı oğlumun piskolojisi ile ilgili görüşmek isterim sizinle.

Oğlum ve ben 13 yıldır tek yasıyoruz babasız büyüttüm. Bundan kaynaklanan bazı sornları görüşmek isterim. Kendisi cok tatlı bir cocuk fakat sorumluluk duygusu olmadığı gibi,dedesiyle sürekli kavga ediyor, korkak bi yapıya sahip.fakat ileri zekalı bir genc olma adayı.10 seans bayka bir pedegogdan terapi aldık 2 yıl ama sonuç yok.Büyümeyi kesinlikle redediyo,en büyük sorunumuz buydu .

 

Okullar acıldıktan sonra size gelmek ve görüşmek isteriz sizi bir arkadaşımın arkadaşı tavsiye etti.Bulursa Hüseyin bey bu soruna cözüm bulur dedi.

 

Başta Allahtan olmak üzere sizden şifa bulacağıma inandığım için bir görüşme talep etmekteyim.

 

En yakın zamanda görüşme ümidi ile insallah

 

Saygılar

28 Ağustos 2008


3252
Psikoloji / Ynt: AİLE HUKUKU
« : 11 Nisan 2009, 21:00:38 »
Bölüm 4 : Boşanmanın Sonuçları
Maddi Sonuçlar
1- Boşanma ile birlikte Maddi ve Manevi Tazminat istenebilir mi?
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Maddi ve manevi tazminatın miktarını hakim belirler. Bu talepler boşanma davası ile birlikte ve dava süresince her zaman bir dilekçe ile mahkemeye sunulabilir. Ayrıca, boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra 1 yıl içinde de istenebilir. 
2- Yoksulluk nafakası nedir?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Boşanma davası sürerken hakim, davacı eş ve çocuklar için tedbir nafakası adı altında karşı tarafın ekonomik gücüne göre bir miktar nafaka takdir edebilir. Bu nafaka boşanma sonuçlanmadan da karşı taraftan istenebilir. Boşanma davası kesinleştikten sonra, tedbir nafakası,  yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devam edebilir.

Velayet Hakkı:
3-- Mahkeme çocukların kimin yanında ve nerede yaşayacağına nasıl karar verir?
Boşanma davası açıldığında hakim müşterek çocukların hangi eşin yanında kalacağına kendisi karar verir. Bu konuda hakim gerekli araştırmaları yapar, çocukların yaşı uygunsa onların da görüşünü alır. Çocuklar kendisine bırakılmayan diğer eş ise gücü oranında tedbir nafakası öder.  Ayrıca hakim, eş ve çocukların barınması için gerekli tedbirleri alır. Boşanma kararı ile birlikte çocukların velâyetinin hangi eşe bırakılacağı da hakim tarafından kararlaştırılır.
Çocukların velayeti kendisine bırakılmayan eşin görüşme hakkı var mıdır?
Hakim çocuğun velayetinin hangi tarafa bırakılacağını belirlerken, Çocukların velayeti kendisine bırakılmayan eşin de çocuklarla kişisel görüşme günlerini düzenler. Olağan üstü durumlarda ve özellikle çocuğun menfaatine aykırı sayılabilecek hallerde kişisel görüşme hakkı yeniden düzenlenebilir veya ortadan kaldırılabilir.

Boşanmanın  Çocuklar Üzerindeki Etkisi Nedir?

Boşanmanın gerçekleştiği zamanda çocuğun içinde bulunduğu gelişim evresi ve yaşı göz önünde bulundurulmalıdır. Yapılan araştırmalara göre, ailelerin tutumları kadar, çocuğun cinsiyeti ve yaş dönemi bu zamanda çok önemlidir.

Okul öncesi dönemde ( 3-6 yaş arasında) bulunan çocuklar , bebeksi davranışlar gösterebilirler. İlgiye ihtiyaçları vardır ve yeterli ilgi göremediklerinde , saldırgan, agresif ve şaşkın olabilirler. Annelerinden ayrılmak zorunda kaldıklarında büyük bir panik ve endişe yaşarlar. Okul öncesi donemdeki çocuk “Ben Merkezli” dönemde olduğundan, ebeveyn arasındaki olumsuzlukların kendisinden kaynaklandığını düşünür ve kendini suçlamaya başlar. Genelde huzursuz ve tepkili olabilirler.

Okul çağındaki (7-12 yas arasındaki ) çocuklar ise, sürekli üzüntü halinde olabilirler. Bu yaş grubundaki çocuklar boşanmanın farkındadırlar. Uç noktalarda duygularını yaşayabilirler ve gelecek kaygısı yaşarlar. Kendileri için güvenli bir yer olmadığını ve dışlandıklarını düşünebilirler. Boşanmadan dolayı utanabilirler ve bu olayı kimseyle paylaşmak istemezler. Başarılı bir öğrenciyken, başarısı düşebilir.  Yıkıcı davranışlar içinde olabilirler.

Boşanmadan en fazla etkilenen ise ergenlik dönemindeki gençlerdir. Boşanma ile birlikte gelen karmaşık duygular gelişimlerine engel olabilir. Anne ve Babaya en çok ihtiyaç duyulan zamanda , boşanma gibi büyük bir etkenle bocalayabilirler. Gelecek hakkında endişeleri doğmaya başlar. En küçük olayı bile büyütebilirler.

İştirak Nafakası (çocuklar için nafaka)
Çocuğun velayeti kendisine bırakılmayan eş, çocuk ya da çocuklar için eğitimi süresince veya her halükarda 18 yaşına kadar iştirak nafakası adı altında bir miktar nafaka ödemekle yükümlü tutulabilir.
Nafaka miktarı ileride değiştirebilir mi?
Nafaka borçlusunun ekonomik durumunun değiştiği hallerde nafaka miktarı mahkemeye başvurularak arttırılabilir veya azaltılabilir.
Nafakayı ödemeyen yükümlü eş, İcra İflas Kanununa göre, hapis ile de cezalandırılabilir.


Bölüm 5 : Evlilik Devam Ederken Alınabilecek Tedbirler ve Eşlerin Hukuki İşlem Özgürlüğü
1-  Aile Konutu nedir, nasıl korunabilir?
Aile konutu, evlilik birliği devam ettiği süre içinde eşlerin ve varsa çocukların birlikte oturdukları ve ailenin yaşam merkezi olan mekandır. Kanun eşlerin aile konutunu tanımlamamıştır. Aile konutu bir taşınmaz, bağımsız ev, kulübe, gecekondu, çadır, prefabrik ev, tekne, karavan, vb. üstü kapalı korunaklı her türlü mekan olabilir.
Aile konutu, malik olan eşin, diğer eş ve çocukları mağdur edebilecek kötüniyetli davranışlarına karşı kanun tarafından korunmuştur.
Kanuna göre,
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili  kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş,  hâkimin müdahalesini isteyebilir.
Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir. Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana(ev sahibine)  yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.

Malik eşin hangi işlemlerine karşı aile konutu korunmuştur?
Aile konutu üzerindeki mülkiyet hakkının devri, üçüncü kişi lehine sınırlı ayni hak kurması, aile konutu üzerinde kullanma ve yararlanma hakkı tanıyan irtifaklar, aile konutuna ilişkin taşınmaz üzerinde taşınmaz rehni ipotek tesisi, üçüncü kişi lehine kişisel hak tanınması,  eşin aile konutu üzerinde sahip olduğu sınırlı ayni haktan feragat etmesi, kiracı eşin kira sözleşmesini feshi gibi işlemlerine karşı korumuştur.

Aile konutu şerhi nasıl verilebilir?
Eşlerden biri evlilik cüzdanı ve birlikte aile konutu olarak özgülenen yerde ikamet ettiklerini gösterir muhtarlık evrakı ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurduğunda her hangi bir ödeme talep edilmeden tapuya bu şerh koydurabilir.
Yargılama sırasında veya bir dava olmaksızın da aile konutu şerhi konması talebi hakimden istenebilir.Bu durumda Aile Hakimi kararı ile de şerh koydurulabilir.
Ek : dilekçe
Tapuda İstenen Belgeler
1- Aile konutunun bulunduğu yerden alınmış ailenin yerleşim yeri (ikametgah) belgesi,
2-  Gerektiğinde  taşınmaz malın şerhi talep edilen taşınmaz mal ile aynı olduğunun kadastro müdürlüğünce tespit edilmesi,
3- İstemde bulunan eşin, tapudaki malikin eşi olduğuna dair nüfus kayıt örneği,
4- İstemde bulunanın nüfus cüzdanı veya pasaportu, varsa bir adet vesikalık fotoğrafı.

İstem Belgesinin Yazımı (Dilekçe Örneği)

“Yukarıda nitelikleri yazılı taşınmaz malın maliki/hissedarı bulunan Mehmet D.......',  ekte sunduğum Nüfus Kayıt Örneğinden de anlaşılacağı üzere eşimdir. Yine ekte sunduğum Çankaya ilçesi, Anıttepe Mahallesi Muhtarlığından aldığım ../../2009 tarihli Yerleşim Yeri (İkametgah) Belgesinden de anlaşılacağı üzere bu taşınmaz malı,  aile konutu olarak kullanmaktayız. Bu itibarla, Medeni Kanunun 194. Maddesi uyarınca tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini arz ve talep ederim.”

2- Ayrı Yaşama Hakkı ve Katkı Payı Talebi ne demektir?
Eşlerden biri ortak hayat sebebi ile kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Böyle bir durumda boşanma davası açmak istemeyen eş, Aile Mahkemesinden ayrı yaşamaya karar verilmesini, diğer eşin aile giderlerine katkıda bulunmasını, katkıda bulunmaktan kaçınırsa, işveren, kiracı vb. borçlularından da bu katkının sağlanmasına ilişkin talepte bulunulabilir.

3- Eşlerden birinin mal varlığı üzerindeki yetkilerinin kısıtlanması talep edilebilir mi?
Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.
Hâkim bu durumda gerekli önlemleri alır. Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re'sen durumun tapu kütüğüne şerh edilmesine karar verir.

Bölüm 6: Evliliğin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde eşlerin Yasal Mal Rejimi ve Mirasçılık Hakları

1- Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi (Yasal mal Rejimi) ne demektir?
Yeni Medeni Kanun, evlilik içinde edinilen mallar üzerinde malik olmayan eşe ½ oranında alacak hakkı tanımaktadır. Yeni yasal mal rejimi olan “edinilmiş mallara katılma rejimi”, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce evlenenler için , bu tarihten (1 Ocak 2002’den sonra) sonra evliliğin sona ermesine kadar edinilen mal varlıkları üzerinde hak talep edebilirler. Buna mal rejimi tasfiyesi denir ve özel bir hesaplama gerektirir. 
1 Ocak 2002 tarihinden önce eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan, kural olarak, o dönemlerde kazanılan mal varlıkları için sadece katkıda bulunduğunu ispat eden eş, katkısı oranında bir alacak hakkı talep edebilir. Örneğin, o dönemlerde çalıştığını, takılarını bozdurup veya başka yollarla diğer eşin mal edinmesine katkıda bulunduğunu ispat edebilirse katkı payı isteyebilir.
1 Ocak 2002’den sonra edinilen mal varlıkları için mal rejimi tasfiyesi ile birlikte, katılma alacağı talep edilir.
Mal rejimi tasfiyesi, ölüm halinde de talep edilebilir. Bu durumda sağ kalan eş, hem mal rejiminden hem de miras hakkından yararlanabilir.  Ölüm halinde, aile konutu ve ev eşyaları da sağ kalan eşe özgülenebilir.
Ölüm halinde sağ kalan eşin yasal miras hakkı, ölenin altsoyu varsa tüm mirasın ¼’üdür.  Ölen eşin altsoyu yoksa, o zaman ikinci zümre mirasçıları olan ana-babası veya kardeşleri, onlar da yoksa kardeş çocukları ile mirasçı olur ve sağ kalan eşin miras payı ½’dir. 

Bölüm 7: Aile İçi Şiddet
4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanuna göre;
Eşin, aile içinde şiddet uygulaması, diğer eşi tehdit etmesi, eşin istememesi durumunda iş yerine gitmesi, eşe hakaret etmesi, evdeki eşyaları kırıp dökmesi, iletişim vasıtaları ile rahatsız etmesi gibi  durumlarda 4320 sayılı kanun uygulanır.
4320 sayılı kanuna göre, tarafların resmi olarak evli olması gerekmektedir. Tarafların resmi olarak evli olmaması durumunda ise, uluslararası sözleşmeye (CEDAW’ a) göre tedbir kararı verilebilir.
Şiddet gören eş, doğrudan Aile Mahkemesi Hakimi’ ne, Cumhuriyet Savcılığı’ na veya karakola başvurabilir. Başvurunun yapılmasında durum tespitinin çabukluğu bakımından karakola gitmek daha uygundur. Karakol tarafından, durum tespitinin uzman vasıtasıyla yapılması gerekir. Karakol, uluslararası sözleşmeyi ( CEDAW’ ı ) tam olarak uygulamıyorsa hakim tarafından yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulabilir.
Karakol tarafından evraklar, mahkemeye intikal ettikten sonra mahkeme şiddet uygulayan eşe karşı evden uzaklaştırma veya uyarı kararı verir. Mahkeme tarafından verilen kararda 6 ay gibi süre sınırlaması bulunmaktadır. Fakat bu süre evden uzaklaştırma kararı içindir. Şayet eş, diğer eşi tehdit ediyorsa bu hususta süre sınırlaması olmaz.
4320 sayılı kanuna göre verilen karar, posta kanalı ile tebliğ edilmez, zabıta tarafından 24 saat içerisinde tebliğ edilir. Kararda belirtilen süre ise, eşe tebliğ edilmesinden itibaren başlar. Mahkeme tarafından verilen tedbir kararı bakımından zamanaşımı süresi yoktur. Mesela karar verildiği tarihten itibaren 6 ay boyunca eş bulunamamışsa, zabıta tarafından 6 aylık süre doldu zamanaşımına uğradı diye evrak mahkemeye geri gelmemelidir.
Mahkeme tarafından verilen koruma kararları; evi terketmesi, işyeri veya mağdurun sıklıkla uğradığı yere uğramaması, mağdurun sağlık ödemelerini karşılaması, ortak malları tek taraflı olarak elden çıkarmayı önlemesi şeklinde olabilir.
Aile Mahkemesi tedbirle birlikte nafakaya hükmedilebilir. Özellikle çocuk var ise, çocuk için kesin hükmedilmelidir. Ayrıca evden uzaklaştırma kararı verilmesi durumunda, bu süreç zarfında evin giderlerinin karşılaması için nafakaya hükmedilebilir.
Derdest boşanma davası var ise, 4320 sayılı kanuna göre tedbir bu dava dosyası üzerinden istenmelidir.
Tedbir talebinde bulunabilecek olan kişiler, mağdur eş, sosyal hizmet uzmanı, mağdurun akrabası ve  mağdura yardım eden kişilerdir.
Mahkeme, tedbir talebinin iletilmesinden itibaren 10 gün içinde hüküm vermelidir.
4320 sayılı kanuna göre verilen tedbir kararlarına karşı  temyiz yolu kapalıdır. Yargıtay bu hususta, tedbir kararının kesin olarak verildiğini belirtmiştir. Fakat; bazı hukukçularımızın görüşüne göre  4320 sayılı kanuna göre verilen tedbir kararına karşı itiraz yolu açık olmalıdır. Tedbir kararına itiraz edildiğinde; mahkeme tarafından hemen duruşma günü açılıp; uzman görüşü alındıktan sonra 15 gün içinde karar verilmelidir. Çünkü mahkeme tedbir kararını diğer eşi dinlemeden verdiği için, bazı durumlarda bu durum eş tarafından kötüye kullanılabilir ve bunun sonucunda mesela mahkeme tarafından diğer eş hakkında haksız olarak evden uzaklaştırma kararı verilmiş ve eş bu karara rağmen eve girmiş ise ceza uygulamaktadır. Bu durumda eşin savunması alınmadan ceza verilmesi durumu ortaya çıkmaktadır.
Tedbir için başvuran mağdur, şiddet gördüğünü belirtiyorsa rapor alınması gerekmektedir.
4320 sayılı kanunda belirtilen tedbirler sınırlı olarak sayılmamıştır. Mahkeme, aile birliğinin düzenini sağlamak bakımından gerekli gördüğü tedbirleri alabilir. Mesela, çocukla şahsi ilişki kurulması sırasında, çocuk geri verilmezse 4320 sayılı kanuna göre tedbir kararı verilebilir. Çünkü bu durumda çocuğa karşı şiddet uygulayabilir ve karşı tarafa bu hususta korku vermektedir ve kaba kuvvet unsuru bulunmaktadır. Eğer verilen tedbir kararına uyulmazsa ceza verilmektedir. 

Kanundaki “eş” kavramı resmi nikahlı evlilikler için geçerli ise de, bazı Aile Mahkemesi kararlarında görüldüğü üzere, resmi evlilik olmadan fiilen bir arada yaşayan, ancak dışarıdan bakıldığında aile görüntüsü yansıtan beraberliklerde de bu Kanunun uygulanacağına ilişkin Mahkeme kararları mevcuttur. Ancak bu halde şiddet gören eşe nafaka takdir edilmemektedir.

Hürriyet Aile İçi Şİddete Son Kampanyası ve İstanbul Valiliğinin ortaklaşa işbirliği ile kurulan 7 gün 24 saat çalışan ACİL YARDIM HATTI telefonları : 0212 656 96 96 ve 0549 656 96 96 (24 saat psikolog, 14.00-18.00 arası avukat desteği verilmektedir)


AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUN

KANUN NO: 4320
Kabul Tarihi: 14 Ocak 1998
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 17 Ocak 1998 - Sayı: 23233

Madde 1 - ( Değişik: 5636 - 26.4.2007 / m.1 ) Türk Medeni Kanunu 'nda öngörülen tedbirlerden ayrı olarak, eşlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden birinin veya mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan veya evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirmesi üzerine Aile Mahkemesi Hakimi meselenin mahiyetini göz önünde bulundurarak re' sen aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da birkaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başka tedbirlere de hükmedebilir:

Kusurlu eşin veya diğer aile bireyinin;

a ) Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması,
b ) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin
     birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması,
c ) Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,
ç ) Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi,
d ) Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi,
e ) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun 
      yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri 
      kullanmaması,
f ) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.

Yukarıdaki hükümlerin uygulanması amacıyla öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hakkında hapis cezasına hükmedileceği hususu şiddet uygulayan eş veya diğer aile bireyine ihtar olunur.

Eğer şiddeti uygulayan eş veya diğer aile bireyi aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise hakim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak daha önce Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

Bu Kanun kapsamındaki başvurular ve verilen kararın infazı için yapılan icrai işlemler harca tabi değildir.

Madde 2 - ( Değişik: 5636 - 26.4.2007 /m.2 ) Koruma kararının bir örneği mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi olunur. Cumhuriyet Başsavcılığı kararın uygulanmasını genel kolluk kuvvetleri marifeti ile izler.



3253
Psikoloji / Ynt: AİLE HUKUKU
« : 11 Nisan 2009, 21:00:11 »
EVLİLİK HUKUKU

Bölüm I : Türk Medeni Kanununda Evlilik ve Boşanma             
1- Evlilik nedir, nasıl kurulur?
Evlilik, eşlerin hayat ortaklığıdır. Hukuki anlamda evlilik bir medeni hukuk sözleşmesidir. Resmi nikâh akdi ile kurulur.
Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur ve eşlerin birbirlerine karşı bazı hakları ve yükümlülükleri doğar.
Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.
Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

2- Kimler evlenebilir?
Erkek veya kadın, on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak, hâkim (aile mahkemesi), olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Örneğin, 16 yaşını bitirmiş bir kızın hamile kalması, yurt dışına gitmesinin zorunlu olması vb.
Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler. Şizofren, epilepsi, manik – depresif, obsesiflik, davranış bozuklukları, paranoya vb. gibi hastalıklar, psikiatri alanında birer hastalık olarak kabul edilse de,  evlenmeye engel sayılmazsa, bu kişiler evlenebilirler.
Cinsel yolla geçen bulaşıcı hastalıklar, ya da kalıtımsal bazı hastalıklar da evlenmeye engel olarak kabul edilebilir. Bu durumlarda, evlenirken zorunlu olarak istenen sağlık taramasında ortaya çıkar.
Yakın kan hısımları ile (kardeşler, altsoy, üst soy, hala, dayı, teyze, amca ile yeğen), kayınpeder, kayınvalide, veya eşin önceki evliliğinden olan altsoyu (örneğin üvey evlât ) ile,  evlatlık ve evlat edinen ile bunların eşleri ve altsoyları arasında evlenmek kanunen yasaktır.

Bölüm 2 : Evlilik Öncesi Sözleşme (Mal Rejimi Sözleşmesi)
1- Evlilik öncesi sözleşmesi nedir?   
Türk Medeni Kanunu’na göre, evlenmeden önce nişanlılar arasında sadece “mal rejimi sözleşmesi” yapılabilir. Halk arasında evlilik sözleşmesi olarak bilinen anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesi şeklinde yapılırsa geçerli olur. Bu sözleşme ya her iki nişanlının evlenme başvurusu esnasında yazılı olarak veya noterde birlikte yapacakları resmi bir sözleşme ile yapılabilir.

Bölüm 3 : Evliliğin Sona Ermesi
1- Evlilik nasıl sona erer?
Evlilik, ölüm, mutlak ve nisbî butlan sebeplerine dayalı dava ve nihayet boşanma davası ile sona erer.

a) Ölüm
Eşlerden birinin ölümü halinde evlilik kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bu durumda sağ kalan eş, ölen eşin yasal mirasçısıdır. Soyadını kullanmaya devam eder, varsa sosyal güvencesinden yararlanır, miras paylaşılırken aile konutunun kendisine verilmesini talep edebilir, ölen eşin varsa edinilmiş mallarının tasfiyesini ve tasfiye sonucu bu malların yarısının değerini parasal olarak diğer mirasçılardan talep edebilir. .
Şayet gaiplik söz konusu ise, yani eşlerden birinin uzun süreden beri kayıp olması halinde, mahkemeden gaiplik kararı alınır, ancak bu karar, tek başına evliliği sona erdirmez. Bu dava ile birlikte veya daha sonraki bir zamanda “evliliğin feshi” mahkemeden talep edilmelidir.   
b) Evliliğin iptali nedenleri:
Mutlak butlan sebepleri : Kanunda mutlak butlan sebepleri belirlenmiştir. Buna göre, resmi olarak evliyken ikinci bir evlilik yapmak, eşlerden birinin evlendiği esnada akıl hastası olması, evlenme yaşına ulaşmadan her nasılsa evlenilmiş olması, kanunda sayılı yakın akraba evlilikleri (örn. kardeşler, alt ve üst soy, hala, dayı, teyze, amca ile evlilik, evlatlık ve evlat edinen ile bunların eşleri ve altsoyları arasında evlilik) gibi nedenler, bu yasaklara aykırı olarak yapılan evliliği sakatlar. Bu durumda eşlerden biri, yasal temsilcisi veya her ilgili tarafından (cumhuriyet savcısı da kamu adına) bu evliliğin iptali dava edilerek, evlilik geçersiz olur. 
Nisbî butlan sebepleri: Evlendiği esnasında sarhoşluk ve benzeri sebeplerle iradesinin yerinde olmaması, eşlerden birinin kimliğinde yanılma (örneğin, yanılarak nişanlısının ikiz kardeşi ile evlenme)  veya bilinseydi kabul edilmeyecek bir vasıf eksikliği olması (örneğin eşlerden birinin kısır, cinsel yolla bulaşıcı hastalığı olması, bir eşin diğerini namus ve onuru hakkında aldatması veya onun alt soyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığını gizlemesi (örn. AIDS, bazı kalıtımsal hastalıklar vb. ). Ayrıca, korkutma ve tehdit altında yapılan evlilikler de iptal edilebilir.

Mutlak butlan davası her zaman ve her ilgili tarafından açılabilir. Buna karşılık nisbî butlan davası yukarıdaki durumlarda öğrenmeden itibaren 6 ay, evlenmeden itibaren 5 yıl içinde açılabilir.

c) BOŞANMA
1- Boşanma sebepleri nelerdir?

Genel boşanma sebebi: Eşlerin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Medeni Kanun’un 166. maddesinde bu boşanma nedeni “Evlilik birliğinin sarsılması” olarak tanımlanmıştır. Bu genel boşanma sebebidir.

Bunun dışında Medeni Kanun’da özel boşanma sebepleri sayılmıştır: Zina, Hayata kast(öldürmeye teşebbüs etme), pek kötü veya onur kırıcı davranış (şiddet uygulama, ağır hakaret vb.) , Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (örneğin yüz kızartıcı bir suç işleme, cinsel sapkınlıklar, ayyaşlık, kumar bağımlılığı vb.) , Terk (bir eşin haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesi)  ve Akıl hastalığı (her akıl hastalığı değil, evlenmesinde sakınca olan akıl hastalıkları) boşanma sebepleridir.

Zina sebebiyle boşanma davası açılmak istenirse, zinayı öğrenen eşin, öğrenmesinden itibaren 6 ay ve her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmeden dava açması gerekir. Affeden tarafın zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı yoktur. Zina ilişkisinin mahkemede her türlü delille ispat edilmesi gerekir.

Terk sebebiyle boşanma davasında, eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise;  terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, terk nedeniyle boşanma davası açmak için terkten itibaren dördüncü ay bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.
Eşine ihtar çekerek eve dönmesini isteyen eş, terk eden eşin dönüş yol masraflarını mahkemeye yatırması gerekir. Ayrıca, dönecek eşin eve girmesini sağlayacak şekilde evin hazır edilmesi gerekir. (Bir eş kayınvalide, kayınpeder, elti, görümce vb. kişilerle birlikte oturmaya zorlanamaz. Aksi takdirde evi terk eden eş haklı sayılır)

Anlaşmalı Boşanma
Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır (buna boşanma protokolü denmektedir).
Anlaşmalı boşanmaya başvurmak için eşler aralarında, çocukların velayeti ve maddi konuları düzenleyen bir sözleşme hazırlamalı ve bunu mahkemeye sunmalıdır. Eğer sözleşme hazırlamadılarsa, hakim karşısında sözlü olarak anlaşmalarını beyan ederler. Her iki tarafın da aynı şartlar üzerinde anlaşıyor olması gerekir.

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan bir boşanma davasının reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

2- Bir eş nasıl boşanmaya başvurur ?
Boşanmak isteyen eş, boşanma sebebini açıklayan bir dilekçe ile Mahkemeye başvurarak boşanma davası açabilir. Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. Bakınız,  Ek- örnek boşanma davası dilekçesi.
Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer Aile Mahkemesidir.

3- Boşanmak için mahkemeye başvurulduktan sonra ne olur?
Boşanma davası açıldıktan sonra, Mahkeme davalı taraf olan eşe, davacı eşin boşanma talepli dilekçesini göndererek bu dilekçeye 10 gün içerisinde cevap vermesini ve varsa tanık ve delil listesini göndermesini ister. İlk duruşma tarihi günümüz şartlarında dava açıldıktan 2 ay sonrasına kadar kalabilmektedir. İlk duruşmada Hakim tarafları dinler ve ikinci duruşmaya tanıklarını getirmelerini, verilecek süre içinde de varsa delillerini dosyaya koymalarını ister. İkinci duruşma itibariyle artık tanıklar ve diğer delillerin sunumu ve değerlendirilmesi aşamaları başlar. Delil listesi ve güvenilir tanık beyanları ile Hakimde kanaat oluştuğu zaman artık davanın sonuna gelinmiş olacaktır.
Davacı eş davayı bir vekil (avukat) aracılığıyla veya şahsen takip etmezse, davası müracaata kalmış olur ve dava 3 ay içerisinde yenilenmezse düşer. 
Mahkeme boşanmaya karar verirken, talep edilmişse ve şartları oluşmuşsa, maddi ve manevi tazminat ile nafaka miktarını da belirler. Mahkemenin gerekçeli kararı taraflara tebliğ edildikten itibaren 15 gün temyiz süresi vardır. Bu süre içinde her iki taraf da kararı temyiz etmez ise, boşanma kararı kesinleşir.

4- Kadının yeniden evlenmek için bekleme süresi nedir?
Kadın önceki evliliğin ölüm, iptal ve boşanma nedeniyle sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez. Bu düzenleme ile, azami hamilelik süresinin geçirilmesi ve böylelikle doğacak çocuğun soy bağının karışmaması hedeflenmiştir.  Ancak, daha önce evlenmek isteyen kadın, Aile Mahkemesine bir dilekçe ile başvurarak önceki evliliğinden hamile olmadığının tespitini ve evliliğine izin verilmesini isteyebilir.

5- Boşanan Kadının Soyadı
Boşanma hâlinde kadın, eşinin soyadını kaybeder ve evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Bu durumda resmi kimliklerini yeni soyadına göre yenilemesi gerekir. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.
Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Boşanma davası esnasında bu talep edilmese bile, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde aynı mahkemeden boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin istenebilir.

6- Boşanma Davası açmak için Avukata başvurmak zorunlu mudur?
Herkes bir avukata başvurmadan da boşanma davası açabilir. Avukatlardan dava öncesi veya dava süresince en azından hukuki görüş almak dava süresince yasal işlemleri doğru olarak yapmanıza yardımcı olacaktır. İsterseniz bir avukata vekalet verip davanızı başından sonuna kadar takip etmesini isteyebilirsiniz. İsterseniz davanızı açar ve yardıma ihtiyaç duyduğunuz zaman bir avukata danışırsınız. Eğer maddi durumunuz bu yardımı almanıza engelse o zaman İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosuna başvurabilirsiniz.

Avukat yardımı: İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu, hafta içi her gün hukuki yardıma ihtiyacı olup avukatlık hizmetinden yararlanmak için maddi olanağı bulunamayanlara, iki şubesi ve merkez bürosuyla hizmet sunmaktadır.
Başvuru sırasında istenen belgeler; Muhtardan alınacak fakirlik belgesi, Muhtardan alınacak ikametgah belgesi, Nüfus cüzdan fotokopisi, Dava için gerekli belgelerin fotokopisi
İLETİŞİM
Merkez Büro: Adres: İstiklal cad. Orhan Adli Apaydın sok. Baro han. Kat: 3/304 Beyoğlu/İstanbul
Tel: (0212) 251 63 25 (dahili 148 ve 163)
Fax: (0121) 245 83 67






3254
Psikoloji / Aile Hukuku ve Evliliğin Psikolojik Boyutu
« : 11 Nisan 2009, 20:59:03 »
Psikolog Hüseyin KAÇIN
0 555 326 22 91
Aile ve Evlilik Terapisti

KADIN ve AŞK

Hz Havva zekası ve ruhuyla hayata dokunan ilk insandır. İyi ki eli o yasak ağaca uzanmıştır. İyi ki Hz Adem'in aklını çelmiştir. Böylece hayatın sırrını açığa çıkarmıştır. Aşk ve cinselliği cennetten hediye olarak dünyaya taşımakla görevlendirilmiştir. Allah hayata dair tüm oluşumların nüvelerini kadında gizlemiştir. Bu anlamda kadın hayatın kendisidir. Yüreğinde Hz Havva'ya şükran duygusu beslemeyen insan yücelik mertebesine erişemeyecektir. Kadını yüceltmeyen erkek asla yücelemeyecektir.


http://www.youtube.com/watch?v=K9MC30t7Uhc&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&index=2

tıklayınız


26/12/2011 tarihli Radikal Gazetesinde sitemiz ve eşcinsel terapiler hakkında
yayınlanan makaleye ulaşmak için tıklayınız

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1073587&Yazar=PINAR_OGUNC&Date=26.12.2011&CategoryID=97#

         EVLİLİĞİN PSİKOLOJİK BOYUTU

I. EVLİLİK KURUMU

  ?Aile? bir grup ya da örgüt, ?evlilik? ise karşı cinsten iki kişinin birlikte yaşamak, yaşantıları  paylaşmak, çocuk yapmak ve yetiştirmek gibi amaçlarla yaptıkları bir ?sözleşme? dir. Evlilik kurumsallaşmış bir yol, bir ilişkiler sistemi, kadınla erkeği ?karı-koca? olarak birbirine bağlayan, doğacak çocuklara belli bir statü sağlayan ve toplumsal yönden üzerinde ?devletin? kontrol, hak ve yetki iddiası bulunan yasal bir ilişki biçimidir.

            Evlilik yaşamının iki kişinin  biyolojik, sosyal ve psikolojik gereksinim ve güdülerini doyurmayı amaçladığı gözlenmektedir. Farklı cinsten kadın ve erkek beraberliğinin temelinde bu gereksinimlerin karşılanması ve doyurulması yatmaktadır.

Evliliğin temel işlevleri arasında, ?Biyolojik? bir gereksinim olarak ?cinsel güdüyü doyurmak?, evliliğin en önemli işlevlerinden birisidir. Cinsel doyum evliliğin temel koşuludur. Eşler cinsel ilişkinin kendilerine verdiği bir olanak olarak da, ?çocuk yapmak, yetiştirmek ve kendi nesillerini üretmek? gereksinimini de karşılayabilmektedirler.
 
Evlilikte eşler, ?sosyal? gereksinim olarak, birlikte güven içinde olma, korunma, dayanışma içinde olduklarını hissetme, geleceğe güvenle bakabilme, toplumda bir yer edinebilme, birbirlerinden onur ve kıvanç duyabilme gibi ?bireylerin destek, korunma ve yaşam gereksinimlerini de doyurma? olanağı bulurlar. Yalnız olmadıklarını bilmek, yaşama dört elle sarılabilmek, ?ortak amaca yönlenmek? gibi gereksinimler de evlilikte doyurulan sosyal gereksinimlerdir.

Evlilikte birçok ?psikolojik? gereksinimler de doyurulmaktadır. Kadının ve erkeğin her ikisi de sevilmek, beğenilmek isterler. İnsan için en önemli gereksinimlerden biri olan ?sevgi? özellikle evlilik ilişkileri içinde doyuma ulaşmakta, taraflar kendilerini eşlerine adamakta, acı ve tatlı yaşamlarını paylaşabilmekte ve birlikte olma hazzı duymaktadırlar. Eşler birbirlerini ?koşulsuz? sevebildiği oranda bu gereksinimler doyuma ulaşmaktadır.

Evlilikte her iki taraf içinde temel kural ?vermek? tir. Evlilikte birey kendisinden daha çok karşı tarafı düşünür, eşini ?empatik bir anlayış? içinde anlamaya çalışır, yaşantılarını ?paylaşır?. Gereksinimlerin önem sırası kişiden kişiye değişir ve bireysel bir nitelik taşır. Ancak kadın ve erkek karşılıklı olarak birbirlerinin bütün gereksinimlerini karşılama ve paylaşma çabası içinde olurlarsa evlilikte denge sağlama ve uyumlu bir yaşamı gerçekleştirme olasılığı artmaktadır.

 


II. EVLİLİKTE  ÇATIŞMALARA YOLAÇAN SEBEPLER
 
A. AİLE İÇİ ÇATIŞMALARDA BİLİNÇ DIŞI YANSITMALAR

Evlilikte iki farklı kültür ve iki ayrı aile öyküsüyle bir araya gelen bireyler birbirleriyle uyumlu ve sorunsuz bir yaşam için uzlaşma ortamları oluştururlar. Bu uzlaşma ortamlarının oluşturulamadığı durumlarda aile içinde çatışmalar meydana gelmektedir.

Aile içi çatışmalara sebep olan etkenler:

    Aile - içi ilişki ve etkileşimde aile üyelerinin birbirlerine uyguladıkları bilinç dışı yansıtmalar çeşitli karşılıklı çatışmalara yol açar. Bu yansıtmalarda ailede karşılıklı rol ilişkileri sağlıksız bir biçime bürünmüşlerdir.
1- Başkasının yerine koyma:
Eşlerden birinin diğer eşi, kendisinin ruhsal çatışmaları olan bir başka kişi yerine koymasıdır. Böyle bir yansıtmada kişi genellikle geçmişteki ve çocukluk dönemindeki çatışmalarını, geçmişte çözümlenmeden kalmış ruhsal sorunlarını, şimdi o role uygun gördüğü eşi üzerinde, yeniden yaşayarak yeni çatışmalara yol açar. Bir zamanlar annesiyle olan çatışmalarını şimdi karısıyla sürdüren bir koca, ya da babasıyla olan çatışmalı duygusal ilişkilerini kocası üzerinde yeniden yaşayan kadın buna örnek verilebilir. Annesiyle olan otorite çatışmasını karısıyla yaşayabileceği gibi, annesine bağımlılığını karısında yaşamak, ya da küçükken kardeşiyle yaşadığı yarışma duygularını erişkin yaşamında eşiyle yaşamak da buna örnek gösterilebilir.
2- Ayna Rolü:
Ailenin bir veya birkaç üyesinin aynen kendileri gibi, kendilerinin bir aynası olmasını istemeleri. Burada, ailedeki egemen kişi veya kişiler ötekileri buna zorlarlar, en ufak aykırılıklara izin vermez ve giderek büyük çatışmalara yol açarlar.
3-İdeal-ben Rolü:
Kişinin kendisinin olmak isteyip de olamadığı şeyi ailede bir başkasında görmek isteğidir. Yani kendisi için ideal olmuş ama bir türlü gerçekleştirememiş olduğu bir duruma, aileden bir başkasının ulaşmasıyla, kendisi de onun üzerinden doyuma ulaşacaktır. Örneğin, kendi istediği yüksek eğitimi yapamamış veya arzu ettiği mesleği seçememiş olan  bir ebeveynin, kendi ideallerini gerçekleştirmek için çocuğuna yapmış olduğu eğitim baskısı.
4-Negatif-ben Rolü:
Kişi, kendi negatif yanını, yani beğenmediği veya kabullenemediği bir yönünü onun üstünden alması için eşine gereksinim duymaktadır. Bu iki şekilde olmaktadır:
a- Günah keçisi rolü: Kişi kendisinde var olan, ama varlığını kabul etmediği bütün kötü niteliklerini eşinin üzerine atarak onun suçlanmasını sağlar.
b- Zayıf yönün üstlenilmesi rolü: Kişi kendisinde var olan zayıf yönleri eşinin üzerinden gösterip kendini güçlü hissedebileceği bir duruma sokar.

5-Yoldaş rolü:
    Kişi kendi düşünce, etkinlik veya savaşımlarında eşiyle aynı paralelde olmayı ve onun yoldaşlığını ister ve onu zorlar. Kendisine eşlik edecek bir eş seçer ve ona bu rolü yükler.



  B. AİLE İÇİ UYUMSUZLUĞA SEBEP OLAN TEMEL FAKTÖRLER.

1- Kadın, erkek birlikteliğinden kaynaklanan ?Psiko-Sosyal? sorunlar:
Gelenek, görenek, dinsel inançlar, ahlak yaptırımları, sosyal değerler v.b. gibi çok boyutlu süreçler etkileşiminden doğan sorunlar.

2-  Birlikte yaşamı sürdürmeye yönelik, ?Sosyo-Ekonomik? sorunlar:
Araştırmalardan çıkan genel bir sonuç olarak, ?alt? sosyo-ekonomik kesimdeki ailelerde, çatışma ve uyumsuzluk nedeni, daha çok maddi gereksinimler ve saldırganlık olarak, ?orta? ve ?üst? sosyo-ekonomik kesimde ise duygusal etkileşim ve psikolojik faktörler olarak gösterilmektedir. Ayrıca, her iki faktörün önemli olduğu evlilik çatışmaları da sayıca kalabalık bir grubu oluşturmaktadır. Erkeğin ailede çalışan tek kişi olduğu durumlarda, kumar, içki ya da tembellik gibi durumlar,  ailenin maddi olanağını sağlayamadığı şikayeti, çoğu zaman altta yatan ve gizli kalmış duygusal sorunları da beraberinde taşımaktadır.

3- Ana- Baba ve Çocuklarla, Ana ? Baba?nın yakınlarıyla ilgili sorunlar:
Buna ?Üç kuşak? birlikteliğinden doğan sorunlar da diyebiliriz. Özellikle bizim toplumumuzda, geleneksel aile ilişkilerinde bu ?üç kuşak? çatışmasından doğan sorunlar zaman zaman evliliğin sarsılmasına ve bozulmasına neden olabilmektedir. Örneğin kayınvalide-gelin ilişkilerinde meydanda gelen çatışmalar.

4- Karı- koca?nın cinsel sorunları: 
Eşler arasındaki çatışma kaynaklarından önemli olan biri de, cinsel ilişkinin paylaşılması ve doyum sağlanmasıdır. Eşlerin cinsel ilişkiden hoşlanabilmeleri ve doyum sağlayabilmeleri için birbirlerini karşılıklı olarak ?uyarabilmeleri? ve cinsel duyguları ?paylaşmaları? gerekir. Eşlerin cinsel ilişkinin tadını çıkaramama nedenlerinin temelinde, birbirlerine  karşı çekingen davranmaları ve cinsel ilişkinin kimin tarafından kontrol edileceği sorunu yatmaktadır.
    Eşler arasındaki bütün cinsel anlaşmazlıklar çeşitli şekillerde gelişebilir. Örneğin, bir koca yalnızca kendi canı istediği zaman karısına yaklaşabilir ve onunla sevişmek isteyebilir. Kadın ise bu tür ilişkinin, kendisini ikincil bir konuma ittiğini belirterek kocasının isteklerine karşı çıkabilir. Karı ve kocanın isteklerini, birbirlerine açıkça ifade edebildikleri durumlarda çatışmaların çözümü nispeten kolay olmaktadır. Ancak, cinsel ilişkiye öncülük etme konusunda, farklı alt kültürlerde, toplumsal değerler ve cinsiyet rolleri arasında da önemli farklar bulunmaktadır. 
İlişki biçimlerinden birinde ya da birkaçında çatışmaları olan karı-koca arasında, cinsel sorunların da ortaya çıkması kaçınılmazdır. Çünkü insanda, özellikle kadınlarda cinsel yaşam, ruhsal olaylarla çok sıkı ilişki içindedir. İnsanda cinsel işlevlerin hepsi, ?ruhsal-cinsel? işlevlerdir. Böyle olduğu için de karı-koca arasındaki cinsel sorunlar, diğer sorunlardan soyutlanamayan ve çoğu güncel evlilik sorunlarından kaynaklanan özel bir iletişim biçimidir.






C. EŞLER ARASINDA İLİŞKİYİ BOZAN VE ÇATIŞMAYA YOL AÇAN KONULARA İSTATİSTİKİ BAKIŞ

Yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre evli kadınların sürekli sorun olarak yakındıkları ve karı-koca ilişkilerini bozan, insan insana ilişkide çatışmalara yol açan konular şunlardır:
1- Evli kadınlar, kişi olarak kendi varlıklarını ortaya koyamadıklarından, öncelikle insan olarak kendilerine kocalarının yeterince değer vermediklerinden yakınmaktadırlar. Kocaları tarafından kişiliklerine değer verilmediğini ileri süren ve bunu sürekli ciddi sorun olarak görenlerin oranı, araştırmaya alınan 300 evli kadın arasında %86?dır.
2- Karı-koca arasında iletişim yetersizliğinden kaynaklanan bazı sorunların çözüme ulaşmadan devam ettiğini, bu yüzden sık sık tartıştıklarını, buna rağmen esas sorunlarının ne olduğunu bir türlü ortaya koyamadıklarını ileri sürenlerin oranı%96?dır.
3- Sağlıklı bir iletişim kuramadıkları için, karı-koca birlikte ortak bir amaca ulaşma yerine, birbirlerine zıt davranıyorlar. Bu yüzden de ortak bir amaç uğrunda birlik ve beraberlik kuramazlar. Bu sorundan yakınanların oranı %90?dır.
4- Eşlerin ana babaları ve yakın akrabaları, karı kocanın evlilik ilişkilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Ana-babalar, karı-kocanın evlerini idare etmelerine karışıyorlar, müdahale ediyorlar. Eşler istemediği halde öğüt veriyorlar. Bundan yakınanların oranı %56?dır.
5- Karı-koca evde kimin ne yapacağı konusunda anlaşamıyorlar. Bu anlaşmazlık giderek ilişkilerin soruna dönüşmesine sebep oluyor. Bundan yakınanların oranı %93?tür.
6- Eşlerden biri ya da her ikisi, topluluk içinde birbirlerine karşı gösterdikleri ilgisizlikten ve kırıcı davranışlardan yakınıyorlar. Evde, eşlerden birinin diğerine söylediği bir sözü, ya da yönelttiği bir eleştiriyi hoşgörü ile karşıladıkları halde, başkalarının yanında söylenen aynı söz, aynı eleştiri yaralayıcı oluyor, kırılıyorlar. Bunu ciddi sorun olarak ileri sürenlerin oranı %96?dır.
7- Dışarıda çalışmayan, bütün gününü ev içinde geçiren evli kadınlar, kocalarının akşam eve gelince bütün gün evde neler olup bittiğini sormadıklarından ve kendileriyle ilgilenmediklerinden yakınmaktadırlar. Bunu ciddi sorun görenlerin oranı %86?dır.
8- Evinde çalışan kadın, kocasının dışarıda günü nasıl geçirdiğini merak etmektedir. Fakat kocasının dışarıda geçirdiklerini kendisiyle paylaşmadığından yakınmaktadır. Bunu sorun görenlerin oranı da % 96?dır.

3255

Bir film seyrettim, öyle bir iz bıraktı ki bende...
Hatta öyle bir yara açtı ki...
Ne kabuk bağlıyor, ne de sızısı diniyor.
Reha Erdem'in son filmi " Hayat Var "dan söz ediyorum.
Günlerdir o sızıyı bastırıp film üzerine iki çift laf edeyim diyorum, başaramıyorum.
Peki nasıl bir film "Hayat Var?"
Sinemanın iki saatlik eğlence olmanın ötesinde nasıl derin imkânlar taşıdığını en düz, en sıradan seyirci tipine bile kanıtlayan bir film.
Belki süresi uzun ve bazı bölümleri çok zorlayıcı...
Fakat etkisi de uzun ve güçlü.
Bir de...
Söylemeden geçemeyeceğim.
Filmi seyredeli iki hafta oldu.
Hâlâ zaman zaman gözlerimi kapattığımda sisli bir Haliç manzarası beliriyor gözlerimin önünde..
Ve işte o sırada tıpkı filmdeki gibi ergen ve yanık bir gırtlak Orhan Gencebay'ın şu şarkısını söylüyor zihnimin ta içlerinde...
Gün gelecek isyan edip
Niye doğdum diyeceksin
Gün gelecek isyanına
Kahkahayla güleceksin.

Hayat aslında filmin ana kahramanı14 yaşındaki kız çocuğunun adı.
O anlamda Hayat var! Fakat o kız çocuğu için bir hayat var mı gerçekten?
Ben tam bu noktada filmin peşini bırakıp şöyle sormak istiyorum.
Bu dünyada yoksullar, dağılmışlar, kimsesizleşmişler, kaderin sillesini yemişler ve genel olarak bütün ergenler ve özel olarak da ergen kızlar için...
Hayat var mı?
Ergen oğlanlar yine iyi...
Bir yandan "ana kuzuluğu"yla, bir yandan öfke ve sivilce patlamalarıyla adına ergenlik denen hüzün burcunun sıkıntılarını iyi kötü atlatıyorlar.
Ya kızlar?
Bu toplum...
Ergen kızları görmezden geliyor.
Ya çocuk sayıyor onları, ya yetişkin! Hüzünlerini ve kırgınlıklarını ciddiye almıyor.
Hele küçük kardeşleri varsa eğer...
Canlarının sıkılmasına bile izin vermiyor; hemen bir anne gibi sorumluluklar ve yorgunluklarla kuşatıyor onları...


Nerden nereye...
Bir filmden çıkıp bu noktaya gelmenin ne alemi var, diyeceksiniz belki..
Geçen gün cadde ortasında ağabeyi tarafından ve tabii ki incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey için ağır biçimde azarlanan 14-15 yaşında bir kız çocuğu gördüm.
Eriyordu sanki oracıkta...
Belliydi, çaresizlik içini yakıyordu. Kızmak istese kızamaz, kaçmak istese kaçamazdı!
Üstelik herkes ona bakıyordu.
Anladım. O an yeniden çocuk olmak istemişti. İmkânsızdı. Yetişkin olsa peki? Ne değişirdi ki!
Bir his geldi yerleşti içime...
Acaba, dedim...
Bu toplumun mutsuzluklarında, acılarında, çözümsüzlüklerinde ergen kızların ahının payı var mı?






http://www.sabah.com.tr/2009/04/09/haber,35C9ECCA1D7543A5988AFB4456E60B82.html

Sayfa: 1 ... 215 216 [217] 218 219