İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - psikolog

Sayfa: [1] 2 3 ... 222
1
Hüseyin KAÇIN / SURİYE
« : Bugün, 21:12:35 »
SURİYE

bana adımı sormayın
ben küçük bir çocuğum
afganistan hindikuş dağlarında
masmavi gökyüzümü çaldılar
rüyalarıma kadar girdiler canavar adamlar
özgürlük hayallerime kurşun sıktılar
bombalar evimizin yağmuruydu

bana adımı sormayın
bir adım bağdat bir adım suriye
bosna'ya kadar gözümden yaş aksa da
kan aksa da ben mescid-i aksa gibiyim
dualarımda hep anasız kaldım babasız büyüdüm
siz beni tanımazsınız adımı da bilmezsiniz

ben sizi Allah'a şikayet eden
o kimsesiz çocuğum
sınırlarda kanayan kumsallarda boğulan
o göçmen çocuğum

ben bir ülke kadar
kocaman bir çocuğum
bağdat gibi suriye kadar
yürekli bir çocuğum
öpüyorum ellerinizden
sevgili büyüklerim

1 Nisan 2020
18:50
İstanbul

2
Hüseyin KAÇIN / NİSAN
« : Bugün, 21:12:07 »
NİSAN

anamın doğum sancılarına aldırmadan
ayın on dördü bir nisan günü doğdu isem
Allah bilir bilmediğim
bir nisan günü de
derdime derman bulunmazsa
gözümün yaşına aldırmadan
bir nefeste ölürüm
ardımdan kim ağlarsa ağlasın
hüznümü de ceketimi de alır çeker giderim

üç kişi çıkar da iyi adamdı derse
sevgisi de aşkı da yalan bu dünyadan
kinimi de öfkemi de bırakır çeker giderim

1 Nisan 2020
02:50
İstanbul

3
Merhaba Hüseyin hocam,

Verdiğim karardan ötürü kendimi güvenli alanımdan çıkmış hissediyorum. Ben medresede, yaptığım işte çok mutluydum. Dışarısı bana bilinmezliklerle dolu karmaşık bir dünya gibi geliyor. Yıllarca insanlarla hoca olarak iletişim kurdum. Şimdi bu vazifeyi, sıfatı bırakmak çok zor geliyor. Ailem dışındaki kadınlarla sosyal ilişkiye girmeden bunun tedavisi mümkün değil mi? İnsanlar hayat buymuş diyeceksin diyorlar. Böyle demelerinden nefret ediyorum. Benim için hayat bulunduğum güzel mekandı, yapmış olduğum işti. Şimdi bu gitti ellerimden. Ne uğruna... Ben böyle olmayı seçmedim ki... Neden her zaman bir şeylerden fedakarlık yapmam gerekiyor... Biliyor musunuz zaman zaman Allah'tan canımı almasını dilediğim zaman gördüm. Belki eş cinsel bir birey olmayacağım ama mutlu da olamayacağım...

4
Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında, cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek, bir adım ötesinde ise Ensest'in de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır.

İki binli yılların başlarında Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde Gülay Göktürk “Çocuk Pornosu” ve “Bir Deli Bir Örtüyü Kaldırınca” başlıklı yazılarında, Türk toplumunu bu konuda aydınlatmış oldu. Merak edenler internetten bu yazıları okuyabilirler.

Ziya Selçuk ve Zehra Zümrüt Selçuk bir haftalarını, anlatmaya çalışırken zorlandığımız bu konuya ayırsalar. Sabah akşam eşcinsel sitelerinde reşit olmamış çocuklarla, torun torba sahibi olmuş kişilerin nasıl ilişkiler kurduklarını gözleriyle görecekler ve gördüklerine inanamayacaklar. Kadına şiddet, kız çocuklarının eğitilmesi çok önemli bir sorundur; fakat erkek çocuklarının reşit olmadan eşcinsel sitelerinde seks yada tecavüz mağduru olmalarından yetkililerin haberi var mıdır?

https://www.habervakti.com/ozal-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdogan-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor-makale,1541.html

The Dr. Oz Show adına açıklama yapan bir sözcü programda amaçlarının “düzeltici terapinin tıbbi açılarını ve bu uygulama çevresindeki tartışmaları” değerlendirmek olduğunu belirterek, “Bunun zor bir konu olduğunu biliyoruz. Ancak aynı zamanda bunun, karanlık köşeler yerine The Dr. Oz Show gibi bir platformun süzgecinden geçirilerek yapılmasından memnunuz” dedi.
https://www.youtube.com/watch?v=uwVTDn9gi_A&index=2&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&fbclid=IwAR0zbKGkQyfz9EwSSJWqK0wNrlt3jgUs8FaATCbrQBuG8E16OTU-1fz01sM

Hüseyin Kaçın: “Din adamlarının eşcinsellik konusundaki
yaklaşımları eksik ve yetersiz”
Hemen her gün eşcinsellik üzerine bir tartışma programının ya da dosyasının yer aldığı Türk
medyasında, son dönemin en dikkati çekici isimlerinden birisi de kuşkusuz Psikolog Hüseyin Kaçın oldu. “Eşcinselleri tedavi eden terapist” olarak tanınan Kaçın,
bu kavramı daha çok tedavi edilmesi şart olan bir rahatsızlık olarak tanımlarken, dindar kesimin konuyu dini referanslarla ele almaya çalışmasına karşı da sert bir çıkışta bulundu. Ka-
çın, “Eşcinsel bireylerin iyileşme sürecinde konuya dini açıdan yaklaşmaları istenmez. Çünkü
eşcinsel eğilimleri olan kişiler bu olaya Lut kavmi, haram, cehennemde yanmak düşünceleri
ile yaklaşırlarsa, bu düşünceler sadece eşcinselleşme sürecini hızlandırır ve kalıcı hale getirir” diyerek, muhafazakar kesime bir anlamda “Burası sizin alanınız değil, uzak durun” mesajı
verdi.
Türk medyasındaki eşcinsellik tartışmalarında öne çıkan bu isimlerden Ali Rıza Demircan,
Hilal Kaplan ve Hüseyin Kaçın, İstanbul’da Hakan Kuyucu’nun sorularını yanıtladı.
https://www.youtube.com/user/escinselterapi izlemek için linki tıklayınız

www.huseyinkacin.com

www.lezbiyenlik.com

www.escinselterapi.net

Sadistlerden, Eşcinsellerden, Grinin Elli Tonundan, Asr-ı Saadet Oluşur Mu?

Lut kavmi aslında bugünkü anlamda eşcinsel bir kavim değildir. Evli erkekler olmak bakımından, biseksüel ve sadist kişilik özellikleri gösteren bir toplumdur. İlahiyatadamlarının bugünlerin sorunu olarak eşcinsellik konusunda sağlıklı bir çözüm üretmemelerinin nedeni de budur. Eşcinsel evliliklerin yaygınlaşmasını ve eşcinsellerin evlat edinmelerini Lut kavmi kapsamında değerlendirmek büyük bir yanılgıdır.

https://www.habervakti.com/sadistlerden-escinsellerden-grinin-elli-tonundan-asr-i-saadet-olusur-mu-makale,1401.html

Eşcinselliğin Fetvası ve Çözüm Yolları: Nurettin Yıldız

Selamün aleyküm hocam.
Ben soru sormak için değil, bir konuda (haddim
olmayarak belki) tecrübemi paylaşmak için yazıyorum. Eşcinsellik ile ilgili
geçmişte sorulan sorulara verdiğiniz cevaplara baktım da, yetersiz buldum
açıkçası. Nasıl kurtulacağını soran bir eşcinsele vaktini boş geçirmemesi
gerektiğini, evli değilse hemen evlenmesini ve bolca dua etmesini
söylemişsiniz.
Bunların incelemesine geçmeden önce kendimi tanıtayım: Ben 21 yaşında bir
erkeğim. İçinde bulunduğum duygu yükünün eşcinsellik olduğunun 14 yaşımda
farkına vardım. O zamandan beri bunu kendime konduramadım ve araştırmalara
başladım. Eşcinsellik bir hastalıktı ve Allah tedavisi olmayan hiçbir
hastalığı yaratmamıştı. Psikoloğa gitmek istedim ama onlar malum
zihniyetteydi ve “böyle yaşamayı öğren” kestiriyorlardı.

https://www.habervakti.com/escinselligin-fetvasi-ve-cozum-yollari-nurettin-yildiz-makale,1483.html

“Taciz ve tecavüz mağduru erkek çocuklarının büyük bir kısmı, kaçınılmaz olarak ergenlik döneminde pasif eşcinsel olarak kimlik edinirler. Diğer bir kısmı da, seks düşkünü erkek olarak hayatlarına devam ederler. Kız arkadaşları ile büyüleyici aşk serüvenleri diye, duygusal başladıkları ilişkilerini seksle sonlandırırlar. İlişkileri kısa sürer ve konuştukça, kız arkadaşlarının da çocukken taciz ya da tecavüz mağduru olduklarını öğrenebilirler. Çok ileri derecede olmayan taciz mağduru erkek çocukları ise ergenlik sonrası yetişkinlik dönemlerinde, genelde travestilere gitme alışkanlığı edinirler. Travestilere gitme alışkanlığı olan erkekler, çocukluklarında kendilerinden büyük erkekler tarafından dokunma ya da temas olmadan istismar edilmişlerdir. Bu istismar, tecavüz boyutunda değildir. Hatta bilinç düzeyinde unutulmuş bir boyuttadır.”

https://www.habervakti.com/marko-pasa-taciz-ve-tecavuz-magdurlarinin-dertlerini-dinler-ama-derde-deva-olmaz-mi-makale,1384.html

https://www.youtube.com/user/escinselterapi

www.huseyinkacin.com

14 Nisan 1974 doğumlu, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü 1995 yılı mezunuyum. Hayatınızın kurtarıcısı değil hayallerinizin kurucusu olacak profesyonel dostluk iletişimi.. O kadar!.. www.huseyinkacin.com GSM: 0 555 326 22 91

https://www.habervakti.com/profil/28/psikolog-huseyin-kacin

Tanrı'yı Affeden Erkekler: Eşcinsellikten Kurtulmak Mümkün Müdür?

“Devlet, her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamakla yükümlüdür...”

https://www.habervakti.com/tanri-yi-affeden-erkekler-escinsellikten-kurtulmak-mumkun-mudur-makale,1374.html

Din adamlarının eşcinsellik konusundaki yaklaşımları eksik ve yetersizdir.

https://www.habervakti.com/din-adamlarinin-escinsellik-konusundaki-yaklasimlari-eksik-ve-yetersizdir-makale,1448.html

Türkiye'nin Çözümlenmeyen Yeni Sorunu: Eşcinsellikten Kurtulmak İçin Neler Yapılabilir?

https://www.habervakti.com/turkiye-nin-cozumlenmeyen-yeni-sorunu-escinsellikten-kurtulmak-icin-neler-yapilabilir-makale,1475.html

Eşcinsellik Hastalık Mıdır Yoksa Cinsel Tercih Mi?

https://www.habervakti.com/ozgurlugu-putlastirmis-humanist-muslumanlarin-dikkatine-makale,1473.html

5
Merhaba Hüseyin Hocam,

Az önce yaklaşık 35-40 dakikalık bir kestirme molası verdim. İlginç bir rüya gördüm. Biraz komik gelebilir. Sanki kendi oluşturmuş olduğum bir fantastik kurgu oyunun içindeyim. Yaşadığımın bir rüya, bir kurgu olduğuna dair yarı bilinç içerisindeyim.

Burada uzunca bir cümle-i itiraziyye koyacağım. Normalde bir çok rüyamı çeşitli bilinç boyutlarında yaşamak benim hayatım için olağan bir durum. Bilinç boyutlarından kastım her şeyi bilip, anlayarak rüyanın akışına müdahale edebilmek ile, yalnızca rüyada olduğunu bilmek ve hiç bir müdahalede bulunamamak arasında değişen bir durum. Birde her rüyanın kendi senaryosu oluyor elbette. Şimdiye kadar bu senaryoları kökten değiştirebilmişliğim neredeyse hiç olmadı. Çok küçükken yapabiliyordum. Benim için eski bir resmin üzerini daha iyi boyalarla yeniden boyamak gibi bir şeydi. Yaş aldıkça bu rüyaların sıklığı azaldı ama aralarda görürüm böyle.

Bu bilinçlilik hali her ne seviyede olursa olsun rüyanın içersinde iken kaybedebiliyorum zaman zaman. Yani normal rüya görüyormuş gibi sadece kendimi seyrediyorum. Bu rüyada da zaman zaman böyle oldu. Birde ben ne kadar rüyada olduğumu bilirsem bileyim zihnimi gerçek hayatta olduğu şekliyle kullanmam mümkün olmuyor. Yani sanki bilinç halim içinde bulunduğum rüyaya göre değişiyor. Düşünmeme ve bir takım değişikler yapmama müsade var ama ne kadar düşüneceğim ve değişiklik yapabileceğim sınırlı. Kafanız karışmış olabilir. Bir de beni bu karmaşıklığı size yazarak anlatmaya çalışırken hayat edin.

Bu rüyamda ise her şeyin farkında sayılırdım. Aksiyon ve fantastik sahneleri geçiyorum. Bir iki noktayı hatırlayamıyorum zaten. Her neyse rüyanın kurgusu gereği genç bir bayanın ilk önce bir canavarla birlikte olduktan sonra benimle birlikte olması gerekiyor. Saçma gelebilir biliyorum. Ama ne yapayım gördüğüm anlatıyorum size. Neyse o ikisi yan yana geldiğinde fark ediyorum ki onlar baba - kız. Ve kendi kendime böyle saçma şey mi olur diyerek o canavarı zihnimde tamamen yok sayarak o kurgusal mekandan siliyorum onu. (Yani uygunsuz bir durum olmasını engelliyorum.)  Sonra kız önümde birden çıplak bir şekilde kalıyor. Ve ilk kez cinsel ilişkiye gireceği için canının acıdığını ve kendi bu sebeple kendini başka birinden  geriye çekmiş olduğunu söylüyor. ( Burada senaryo, mekan tamamen değişmiş durumda. Başka bir rüyaya geçiş yaptım gibi bir şey. Ama onu yok sayarken neticenin bu olacağını bilmiyordum.) Neyse bende yılların heterosuymuşçasına  (Buralarda bilinçli değilim, sadece yaşıyorum.) genç bayanla ön sevişme yaparak rahatlatma düşüncesi ile gel seni biraz rahatlatalım diyorum. Ve cinsel bölgesine ilk baktığımda güya kendi kızlığının kanı kendi erekte olmamış penisine bulaşmış birini görüyorum. Ama ortada bir vajina yok. O an şunu dedim kendime Hüseyin hocam bana bir erken başka bir erkeğin penisini görmemeli demişti. Onun dediğinin dışına çıktım istemeden, bunun burada olmaması gerekiyor diyerek sol elimle tamamen penisi ve yumurtalıkları kapatıyorum. Ve adeta bir vajina arıyorum biraz daha alt tarafta. Sonrasında buluyorum. Artık üzerini örttüğüm bir penis yok karşımda. Her şeyiyle bir kadın duruyor karşımda. Biraz oral sex yaşatıyorum ona. Sonrasında salonda ve üzerimde hiç bir örtü olmadan yattığımı fark ederek, istenmeyen bir durumla karşılaşmama adına kendimi uyandırdım.

Oldukça kafa karıştırıcı bir rüya benim için. Ama bir kadınla birlikte oldum. Benim bu rüyalarım yok denecek kadar azdır ve hep bulanıktır. İlk defa karşı cinsle birlikte olduğum bir rüyayı bu kadar berrak bir şekilde hatırlıyorum.

Biliyorum normalde terapilerde konuşacağız ama o zamana kadar kısacıkta olsa bu rüya hakkında düşündüklerinizi yazarsanız çok mutlu olurum.

Bu rüya bir iyileşme belirtisi midir? Yoksa başka sorunların mı?

İlginiz için müteşekkirim. İyi çalışmalar dilerim.

6
Merhaba Hüseyin Hocam,

Dün sakallarımı kısaltıp şekillendirdim. Bu değişimi peyderpey yapmak çok daha mantıklı. Gerçi bundan sonra tek bir adım kaldı. O da kıyafetlerim. Şuan yapabileceğim daha fazla bir şey yok. Bekleyeceğim.

Hala konuşmam ve kararımdan bahsetmem gereken bir kaç insan daha var. Sebepsiz yere bekliyorum. Konuşmayı düşünmek bile beni geriyor. Geri kalan düşüncelerim ise yakın zamanda tanıştığım ve tekrar bir araya gelebileceğim insanlara odaklı. Yani mevcut konumum gereği bunun nefsani arzularımdan kaynaklanmadığını herkesin bilmesini ve anlamasını istiyorum sanırım. Herkesi ve her şeyi düşünmek çok yorucu oluyor böyle zamanlarda...

Bunlar dışından iyiyim. Yani iyileşmek için bu kadar kapsamlı büyük bir karar vermek ve adım adım bunu uygulamak kendimle gurur duymamı sağlıyor. Alakası ne bilmiyorum ama kendimi daha olgun ve erkeksi hissediyorum.

Erkeksilik demişken dün ilginç bir deneyim yaşadım. Normalde ben mastürbasyon yaparken kadın olsun erkek olsun asla gerçekte konuşmadığım bir insanı düşünemezdim. En fazla pornografik bir video esnasında şahsa değil duruma odaklı bir faaliyet olurdu bu. Lakin dün fiziksek anlamda hoşuma giden bir yabancı oyuncuyu son mastürbasyon dan sonra hiç bir erotik destek olmaksızın hayal dünyama dahil edebildim. Uzun zamandır hiç olmadığım kadar tahrik olmuştum. Bu beni mutlu etti. Çünkü bu bir ilk benim için.

Şuanda benden beklediğiniz ödevleri yerine getirmekle kalmıyor, fazlasını da yapabiliyorum çok şükür. Pornografik içerikleri sizinle ilk seansımızdan önce kesmiştim. Sonrasında da hiç izlemedim. Günde 1 haftada 3 kuralını aşmadım. Terapiden sonraki ilk mastürbasyonda hetero biri olarak başka bir hetero ile aktif rolü üstlenerek birlikte oldum. Kabul ediyorum başlangıç için biraz zorlandım. Lakin sonuncusu da dahil olmak üzere sonrasında her zaman kadınları hayal ettim.

İşin bir değişik kısmı da şu; hiç bir fantezim sadistçe ya da mazoşistçe öğeler içermiyor. Bunları yazarken aklıma geldi acaba benim bir insan olarak beni anlayacak ve yargılamayacak olan başta siz ve sonrasında diğer danışanlarınızla tanışmam böyle bir şeye sebep olabilir mi? Fantezi dünyasındaki sadistçe/mazoşistçe fantezilerim mahiyeti itibari ile taşıdığım sırra ve bu sır sebebi ile yaşadığım yalnızlığa dayanıyor olabilir miydi?

Hah bir de bağımlılık demiştik ya en çok mastürbasyon yaptıktan sonraki saatler ve günde tekrardan yapmak istiyorum. Dediğim gibi kurala dikkat ediyorum ama bir sınırlama olmasaydı çok büyük ihtimal çok daha fazla yapardım. Birde şunu fark ettim. Mastürbasyondan uzak kalabilmek için izlediğim şeyleri biraz daha ihtiyatlı seçiyorum. Eğer zihnimi bu bağımlılıktan uzak, berrak tutmak istiyorsam bana cinselliği hatırlatacak içerikte şeyler izlemiyorum.

Birde hala Hakkı ile görüşmedim. Bir tarafım istiyor, bir tarafım beni tutuyor nedense. Zaten oldum olası tanımadığım insanlarla telefon görüşmeleri yapmaktan haz etmem. Yani düşünüyorum ne diyeceğim başlangıçta? Nasıl hitap etmeliyim? Hakkı bey? Hakkı kardeş? Hakkı? Her şey üzerine bu kadar düşünecek enerjiyi nereden buluyorum bilmiyorum ama bu seferki beni güldürdü...

Güzel bir gün geçirmeniz temennisi ile iyi çalışmalar dilerim...

Birde unutmadan eklemek istiyorum. Hayatımdaki her şey özellikle mevcut rahatsızlığım konusunda yapmış olduklarım yavaş yavaş ama olumlu yönde ilerliyor. Bir anda bunun tepetaklak olmasından çok korkuyorum. Başka bir erkeği arzulamaktan vs..

7
Merhaba Hüseyin Hocam,

Gün içerisinde kendime belirlediğim hedefler doğrultusunda ilk iş başvurumu gerçekleştirdim. Muhafazakar bir insan olarak karşı cinsle tokalaşmıyorum. Bu durumun gerek başvuruların esnasında gerekse işe başladıktan sonra olumsuzluk oluşturabilecek olması beni çok fazla geriyor. Maalesef insanlar başkalarının yaşama şekline saygılı değil. Düşünceme saygı duymak zorunda değiller elbette. Ancak düşünüyor olmama ve düşündüğüm gibi yaşamama duymalılar.

Kendim için doğru olanı yaptığımın düşüncesi yavaş yavaş baskın bir hale geliyor. Annem de zaman içinde daha iyi olacak sanıyorum. Onunla konuştuğumda ikimizde birbirimizin mutlu ve sağlıklı olmasını istiyoruz. Ben hala benim için endişelenmemesi gerektiği kanaatindeyim. Birisi endişelenecek ise o ben olmalıyım. O zamanında bunu zaten yaptı. Artık onun rahat ve mutlu olması gerek. Benim için daha fazla endişelenmesine gerek yok. Ondan bu hissi almak beni üzüyor. Ama dediğim gibi zaman içinde o da iyi olacak inanıyorum.

Tüm bunların yanında fiziksel anlamda da bir takım değişiklikler yapmak zorundayım. Sakalımı kısaltmak, kıyafetimi değiştirmek gibi. Bu değişimi yavaş yavaş yapmanın daha doğru olabileceğini düşünüyorum. Şu sıra salgın sebebi ile dışarı çıkıp kendime bir şeyler alamam. Zaten maddi olarak da biraz ters bir zaman. Ama sakalımı kısaltabilirim. Lakin elim bir türlü makasa gitmiyor. En son askerde iken sakallarımı kestim. Tamam lisede iken de keserdim. Ama zaten benim sakallarım hep azdı ve geç uzardı. Tıraş olmayı bile bilmiyorum desem yeridir. O 21 günlük askerlik süremde bile komutanlar sen tıraş olmamışsın derlerdi. Halbuki ben oluyordum. O derece beceremiyorum. Tabi bunlar hep bahane. Aynada kendimi farklı görecek olmak bana zor geliyor. Nasıl cesaret edeceğim bilemiyorum.

İyi geceler dilerim.

8
Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında, cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek, bir adım ötesinde ise Ensest'in de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır.

İki binli yılların başlarında Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde Gülay Göktürk “Çocuk Pornosu” ve “Bir Deli Bir Örtüyü Kaldırınca” başlıklı yazılarında, Türk toplumunu bu konuda aydınlatmış oldu. Merak edenler internetten bu yazıları okuyabilirler.

Ziya Selçuk ve Zehra Zümrüt Selçuk bir haftalarını, anlatmaya çalışırken zorlandığımız bu konuya ayırsalar. Sabah akşam eşcinsel sitelerinde reşit olmamış çocuklarla, torun torba sahibi olmuş kişilerin nasıl ilişkiler kurduklarını gözleriyle görecekler ve gördüklerine inanamayacaklar. Kadına şiddet, kız çocuklarının eğitilmesi çok önemli bir sorundur; fakat erkek çocuklarının reşit olmadan eşcinsel sitelerinde seks yada tecavüz mağduru olmalarından yetkililerin haberi var mıdır?

https://www.habervakti.com/ozal-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdogan-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor-makale,1541.html

The Dr. Oz Show adına açıklama yapan bir sözcü programda amaçlarının “düzeltici terapinin tıbbi açılarını ve bu uygulama çevresindeki tartışmaları” değerlendirmek olduğunu belirterek, “Bunun zor bir konu olduğunu biliyoruz. Ancak aynı zamanda bunun, karanlık köşeler yerine The Dr. Oz Show gibi bir platformun süzgecinden geçirilerek yapılmasından memnunuz” dedi.
https://www.youtube.com/watch?v=uwVTDn9gi_A&index=2&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&fbclid=IwAR0zbKGkQyfz9EwSSJWqK0wNrlt3jgUs8FaATCbrQBuG8E16OTU-1fz01sM

Hüseyin Kaçın: “Din adamlarının eşcinsellik konusundaki
yaklaşımları eksik ve yetersiz”
Hemen her gün eşcinsellik üzerine bir tartışma programının ya da dosyasının yer aldığı Türk
medyasında, son dönemin en dikkati çekici isimlerinden birisi de kuşkusuz Psikolog Hüseyin Kaçın oldu. “Eşcinselleri tedavi eden terapist” olarak tanınan Kaçın,
bu kavramı daha çok tedavi edilmesi şart olan bir rahatsızlık olarak tanımlarken, dindar kesimin konuyu dini referanslarla ele almaya çalışmasına karşı da sert bir çıkışta bulundu. Ka-
çın, “Eşcinsel bireylerin iyileşme sürecinde konuya dini açıdan yaklaşmaları istenmez. Çünkü
eşcinsel eğilimleri olan kişiler bu olaya Lut kavmi, haram, cehennemde yanmak düşünceleri
ile yaklaşırlarsa, bu düşünceler sadece eşcinselleşme sürecini hızlandırır ve kalıcı hale getirir” diyerek, muhafazakar kesime bir anlamda “Burası sizin alanınız değil, uzak durun” mesajı
verdi.
Türk medyasındaki eşcinsellik tartışmalarında öne çıkan bu isimlerden Ali Rıza Demircan,
Hilal Kaplan ve Hüseyin Kaçın, İstanbul’da Hakan Kuyucu’nun sorularını yanıtladı.
https://www.youtube.com/user/escinselterapi izlemek için linki tıklayınız

www.huseyinkacin.com

www.lezbiyenlik.com

www.escinselterapi.net

Sadistlerden, Eşcinsellerden, Grinin Elli Tonundan, Asr-ı Saadet Oluşur Mu?

Lut kavmi aslında bugünkü anlamda eşcinsel bir kavim değildir. Evli erkekler olmak bakımından, biseksüel ve sadist kişilik özellikleri gösteren bir toplumdur. İlahiyatadamlarının bugünlerin sorunu olarak eşcinsellik konusunda sağlıklı bir çözüm üretmemelerinin nedeni de budur. Eşcinsel evliliklerin yaygınlaşmasını ve eşcinsellerin evlat edinmelerini Lut kavmi kapsamında değerlendirmek büyük bir yanılgıdır.

https://www.habervakti.com/sadistlerden-escinsellerden-grinin-elli-tonundan-asr-i-saadet-olusur-mu-makale,1401.html

Eşcinselliğin Fetvası ve Çözüm Yolları: Nurettin Yıldız

Selamün aleyküm hocam.
Ben soru sormak için değil, bir konuda (haddim
olmayarak belki) tecrübemi paylaşmak için yazıyorum. Eşcinsellik ile ilgili
geçmişte sorulan sorulara verdiğiniz cevaplara baktım da, yetersiz buldum
açıkçası. Nasıl kurtulacağını soran bir eşcinsele vaktini boş geçirmemesi
gerektiğini, evli değilse hemen evlenmesini ve bolca dua etmesini
söylemişsiniz.
Bunların incelemesine geçmeden önce kendimi tanıtayım: Ben 21 yaşında bir
erkeğim. İçinde bulunduğum duygu yükünün eşcinsellik olduğunun 14 yaşımda
farkına vardım. O zamandan beri bunu kendime konduramadım ve araştırmalara
başladım. Eşcinsellik bir hastalıktı ve Allah tedavisi olmayan hiçbir
hastalığı yaratmamıştı. Psikoloğa gitmek istedim ama onlar malum
zihniyetteydi ve “böyle yaşamayı öğren” kestiriyorlardı.

https://www.habervakti.com/escinselligin-fetvasi-ve-cozum-yollari-nurettin-yildiz-makale,1483.html

“Taciz ve tecavüz mağduru erkek çocuklarının büyük bir kısmı, kaçınılmaz olarak ergenlik döneminde pasif eşcinsel olarak kimlik edinirler. Diğer bir kısmı da, seks düşkünü erkek olarak hayatlarına devam ederler. Kız arkadaşları ile büyüleyici aşk serüvenleri diye, duygusal başladıkları ilişkilerini seksle sonlandırırlar. İlişkileri kısa sürer ve konuştukça, kız arkadaşlarının da çocukken taciz ya da tecavüz mağduru olduklarını öğrenebilirler. Çok ileri derecede olmayan taciz mağduru erkek çocukları ise ergenlik sonrası yetişkinlik dönemlerinde, genelde travestilere gitme alışkanlığı edinirler. Travestilere gitme alışkanlığı olan erkekler, çocukluklarında kendilerinden büyük erkekler tarafından dokunma ya da temas olmadan istismar edilmişlerdir. Bu istismar, tecavüz boyutunda değildir. Hatta bilinç düzeyinde unutulmuş bir boyuttadır.”

https://www.habervakti.com/marko-pasa-taciz-ve-tecavuz-magdurlarinin-dertlerini-dinler-ama-derde-deva-olmaz-mi-makale,1384.html

https://www.youtube.com/user/escinselterapi

www.huseyinkacin.com

14 Nisan 1974 doğumlu, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü 1995 yılı mezunuyum. Hayatınızın kurtarıcısı değil hayallerinizin kurucusu olacak profesyonel dostluk iletişimi.. O kadar!.. www.huseyinkacin.com GSM: 0 555 326 22 91

https://www.habervakti.com/profil/28/psikolog-huseyin-kacin

Tanrı'yı Affeden Erkekler: Eşcinsellikten Kurtulmak Mümkün Müdür?

“Devlet, her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamakla yükümlüdür...”

https://www.habervakti.com/tanri-yi-affeden-erkekler-escinsellikten-kurtulmak-mumkun-mudur-makale,1374.html

Din adamlarının eşcinsellik konusundaki yaklaşımları eksik ve yetersizdir.

https://www.habervakti.com/din-adamlarinin-escinsellik-konusundaki-yaklasimlari-eksik-ve-yetersizdir-makale,1448.html

Türkiye'nin Çözümlenmeyen Yeni Sorunu: Eşcinsellikten Kurtulmak İçin Neler Yapılabilir?

https://www.habervakti.com/turkiye-nin-cozumlenmeyen-yeni-sorunu-escinsellikten-kurtulmak-icin-neler-yapilabilir-makale,1475.html

Eşcinsellik Hastalık Mıdır Yoksa Cinsel Tercih Mi?

https://www.habervakti.com/ozgurlugu-putlastirmis-humanist-muslumanlarin-dikkatine-makale,1473.html

9
Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında, cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek, bir adım ötesinde ise Ensest'in de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır.

İki binli yılların başlarında Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde Gülay Göktürk “Çocuk Pornosu” ve “Bir Deli Bir Örtüyü Kaldırınca” başlıklı yazılarında, Türk toplumunu bu konuda aydınlatmış oldu. Merak edenler internetten bu yazıları okuyabilirler.

Ziya Selçuk ve Zehra Zümrüt Selçuk bir haftalarını, anlatmaya çalışırken zorlandığımız bu konuya ayırsalar. Sabah akşam eşcinsel sitelerinde reşit olmamış çocuklarla, torun torba sahibi olmuş kişilerin nasıl ilişkiler kurduklarını gözleriyle görecekler ve gördüklerine inanamayacaklar. Kadına şiddet, kız çocuklarının eğitilmesi çok önemli bir sorundur; fakat erkek çocuklarının reşit olmadan eşcinsel sitelerinde seks yada tecavüz mağduru olmalarından yetkililerin haberi var mıdır?

https://www.habervakti.com/ozal-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdogan-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor-makale,1541.html

The Dr. Oz Show adına açıklama yapan bir sözcü programda amaçlarının “düzeltici terapinin tıbbi açılarını ve bu uygulama çevresindeki tartışmaları” değerlendirmek olduğunu belirterek, “Bunun zor bir konu olduğunu biliyoruz. Ancak aynı zamanda bunun, karanlık köşeler yerine The Dr. Oz Show gibi bir platformun süzgecinden geçirilerek yapılmasından memnunuz” dedi.
https://www.youtube.com/watch?v=uwVTDn9gi_A&index=2&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&fbclid=IwAR0zbKGkQyfz9EwSSJWqK0wNrlt3jgUs8FaATCbrQBuG8E16OTU-1fz01sM

Hüseyin Kaçın: “Din adamlarının eşcinsellik konusundaki
yaklaşımları eksik ve yetersiz”
Hemen her gün eşcinsellik üzerine bir tartışma programının ya da dosyasının yer aldığı Türk
medyasında, son dönemin en dikkati çekici isimlerinden birisi de kuşkusuz Psikolog Hüseyin Kaçın oldu. “Eşcinselleri tedavi eden terapist” olarak tanınan Kaçın,
bu kavramı daha çok tedavi edilmesi şart olan bir rahatsızlık olarak tanımlarken, dindar kesimin konuyu dini referanslarla ele almaya çalışmasına karşı da sert bir çıkışta bulundu. Ka-
çın, “Eşcinsel bireylerin iyileşme sürecinde konuya dini açıdan yaklaşmaları istenmez. Çünkü
eşcinsel eğilimleri olan kişiler bu olaya Lut kavmi, haram, cehennemde yanmak düşünceleri
ile yaklaşırlarsa, bu düşünceler sadece eşcinselleşme sürecini hızlandırır ve kalıcı hale getirir” diyerek, muhafazakar kesime bir anlamda “Burası sizin alanınız değil, uzak durun” mesajı
verdi.
Türk medyasındaki eşcinsellik tartışmalarında öne çıkan bu isimlerden Ali Rıza Demircan,
Hilal Kaplan ve Hüseyin Kaçın, İstanbul’da Hakan Kuyucu’nun sorularını yanıtladı.
https://www.youtube.com/user/escinselterapi izlemek için linki tıklayınız

www.huseyinkacin.com

www.lezbiyenlik.com

www.escinselterapi.net

Sadistlerden, Eşcinsellerden, Grinin Elli Tonundan, Asr-ı Saadet Oluşur Mu?

Lut kavmi aslında bugünkü anlamda eşcinsel bir kavim değildir. Evli erkekler olmak bakımından, biseksüel ve sadist kişilik özellikleri gösteren bir toplumdur. İlahiyatadamlarının bugünlerin sorunu olarak eşcinsellik konusunda sağlıklı bir çözüm üretmemelerinin nedeni de budur. Eşcinsel evliliklerin yaygınlaşmasını ve eşcinsellerin evlat edinmelerini Lut kavmi kapsamında değerlendirmek büyük bir yanılgıdır.

https://www.habervakti.com/sadistlerden-escinsellerden-grinin-elli-tonundan-asr-i-saadet-olusur-mu-makale,1401.html

Eşcinselliğin Fetvası ve Çözüm Yolları: Nurettin Yıldız

Selamün aleyküm hocam.
Ben soru sormak için değil, bir konuda (haddim
olmayarak belki) tecrübemi paylaşmak için yazıyorum. Eşcinsellik ile ilgili
geçmişte sorulan sorulara verdiğiniz cevaplara baktım da, yetersiz buldum
açıkçası. Nasıl kurtulacağını soran bir eşcinsele vaktini boş geçirmemesi
gerektiğini, evli değilse hemen evlenmesini ve bolca dua etmesini
söylemişsiniz.
Bunların incelemesine geçmeden önce kendimi tanıtayım: Ben 21 yaşında bir
erkeğim. İçinde bulunduğum duygu yükünün eşcinsellik olduğunun 14 yaşımda
farkına vardım. O zamandan beri bunu kendime konduramadım ve araştırmalara
başladım. Eşcinsellik bir hastalıktı ve Allah tedavisi olmayan hiçbir
hastalığı yaratmamıştı. Psikoloğa gitmek istedim ama onlar malum
zihniyetteydi ve “böyle yaşamayı öğren” kestiriyorlardı.

https://www.habervakti.com/escinselligin-fetvasi-ve-cozum-yollari-nurettin-yildiz-makale,1483.html

“Taciz ve tecavüz mağduru erkek çocuklarının büyük bir kısmı, kaçınılmaz olarak ergenlik döneminde pasif eşcinsel olarak kimlik edinirler. Diğer bir kısmı da, seks düşkünü erkek olarak hayatlarına devam ederler. Kız arkadaşları ile büyüleyici aşk serüvenleri diye, duygusal başladıkları ilişkilerini seksle sonlandırırlar. İlişkileri kısa sürer ve konuştukça, kız arkadaşlarının da çocukken taciz ya da tecavüz mağduru olduklarını öğrenebilirler. Çok ileri derecede olmayan taciz mağduru erkek çocukları ise ergenlik sonrası yetişkinlik dönemlerinde, genelde travestilere gitme alışkanlığı edinirler. Travestilere gitme alışkanlığı olan erkekler, çocukluklarında kendilerinden büyük erkekler tarafından dokunma ya da temas olmadan istismar edilmişlerdir. Bu istismar, tecavüz boyutunda değildir. Hatta bilinç düzeyinde unutulmuş bir boyuttadır.”

https://www.habervakti.com/marko-pasa-taciz-ve-tecavuz-magdurlarinin-dertlerini-dinler-ama-derde-deva-olmaz-mi-makale,1384.html

https://www.youtube.com/user/escinselterapi

www.huseyinkacin.com

14 Nisan 1974 doğumlu, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü 1995 yılı mezunuyum. Hayatınızın kurtarıcısı değil hayallerinizin kurucusu olacak profesyonel dostluk iletişimi.. O kadar!.. www.huseyinkacin.com GSM: 0 555 326 22 91

https://www.habervakti.com/profil/28/psikolog-huseyin-kacin

Tanrı'yı Affeden Erkekler: Eşcinsellikten Kurtulmak Mümkün Müdür?

“Devlet, her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamakla yükümlüdür...”

https://www.habervakti.com/tanri-yi-affeden-erkekler-escinsellikten-kurtulmak-mumkun-mudur-makale,1374.html

Din adamlarının eşcinsellik konusundaki yaklaşımları eksik ve yetersizdir.

https://www.habervakti.com/din-adamlarinin-escinsellik-konusundaki-yaklasimlari-eksik-ve-yetersizdir-makale,1448.html

Türkiye'nin Çözümlenmeyen Yeni Sorunu: Eşcinsellikten Kurtulmak İçin Neler Yapılabilir?

https://www.habervakti.com/turkiye-nin-cozumlenmeyen-yeni-sorunu-escinsellikten-kurtulmak-icin-neler-yapilabilir-makale,1475.html

Eşcinsellik Hastalık Mıdır Yoksa Cinsel Tercih Mi?

https://www.habervakti.com/ozgurlugu-putlastirmis-humanist-muslumanlarin-dikkatine-makale,1473.html

10
Merhaba Hüseyin hocam,

Öncelikle sabah çok daha güzel hislerle uyandım. Annemin üzülüyor olması beni hala üzüyor. Ama bu kararımda hemfikir olduk. Ailemin diğer üyelerine sosyal sıkıntılarımdan ötürü bir danışmana gittiğimi neticede böyle bir karar vermem gerektiğini söyledim. Herkesin söylediği kendimi bu kadar net görmem, ve hayatımla ilgili böyle büyük bir karar aldığım için benimle gurur duyduklarıydı. Bir iki insanın düşüncesi dışında bunun benim için bir anlamı yok elbette. Çünkü söyledikleri sahteydi, samimi olduklarına inanmıyorum.

Bunun dışında biraz önce Sınıf hocam ile konuştum. Bir takım sosyal sıkıntılarım dolayısı ile böyle bir karar vermem gerektiğini söyledim. Çok anlayışlı yaklaştı. Keşke sıkıntıların bu raddeye gelmeden benimle paylaşsaydın, yalnız yaşamasaydın. Bu durumu yalnız geçirdiğin için çok üzgünüm. Senin yapman gereken sağlıklı olmak o yüzden doğru bir insana danıştığına inanıyorsan onun dediklerini uygula ve biran önce iyi ol dedi.

Şunu fark ettim dünden beri, benim hayatımda gerçekten kıymetli insanlar varmış. Ama ben takıntılarım sebebi ile kendimi yalnızlaştırıyormuşum.

Yavaş yavaş kendimi daha iyi hissediyorum. Hala yaşayacağım değişim için bir takım korkular yaşıyorum ama iyi olmak için alınması gereken bir risk.

Hayırlı günler dilerim...

11
Merhaba hocam,

Bugünkü terapiden sonra çok düşündüm. Her ne kadar medreseyi bırakmak istemiyor, çok seviyor ve gerçekten mutlu olduğumu düşündüğüm bir yerde olsam da, iyileşmeyi daha çok istiyorum. Çünkü hayatımdaki asıl mutsuzluk mevcut problemim. Ve onu gittiğim her yere taşıyorum. Ondan kaçma şansım yok. 27 yaşıma kadar bunu başaramadım. Artık bu yükle yaşamak istemiyorum. Fark ettim ki sizin benden beklentilerinizi yani iyileşmek için atmam gereken adımları var olan yaşantım içerisinde yapamam. Çünkü bunun gerekli olduğunu siz, ben, belki ailem ve bir kaç arkadaşım biliyor olsa da geri kalan insanlar bilmiyorlar. Ve ben iyi bir şey yapmaya çalışırken ait olduğum zümreye laf getirebilirim. Bu sebeple bana çok zor gelmesine rağmen medreseyi bırakma kararı aldım.

Ben böyle sorunlarım olsun istemedim. Başından beri yanlış olduğunu biliyordum ve kendimi bildim bileli bununla mücadele ettim. Yeterli gelmediğini anladığımda işin ehline yani size danıştım. Tedavi sürecimin dolaylı yoldan bu kararı almamı gerektiriyordu.  Eğer bu kararı almasaydım asıl o zaman bu zamana kadar taşıdığım bu yük çok büyük bir günaha dönüşecekti. Çünkü sırf seviyorum veya bir şeylerden çekiniyorum diye vermiş olacaktım medresede kalma kararını. Her ne kadar dışarıdan bakıldığında günah olsa da benim şartlarım için öyle değildir Allah katında. Ben buna inanıyorum. Çünkü ben hep mücadele ettim. Hiç pes etmedim ki... Hatta ve hatta hayatta asla yapmam diye düşündüğüm bir şeyi yaparak bunu hocalarımdan birine anlattım dürüst bir şekilde.

Hocamla konuştuğumda bana ne dediğine inanamayacaksınız. Mevcut sorun hakkında bilgisi olmadığı ve bu anlamda bir eğitim almadığı için sizin yaklaşımınızı pek doğru bulmadı. O bu sorunun evlilikle çözülebileceğine inanıyor. Ben kendisine katılmıyorum. Ancak konuşmanın geneli ve bana olan nazik yaklaşımı dolayısı ile kendisine çok saygı duydum. Zaten çok sevdiğim bir insandı, daha da sevdim. Ve şunu dedi; Evet, senin kesinlikle medreseyi bırakıp iş hayatına başlaman gerekiyor. Hatta bana medresede almış olduğum eğitime yönelik iş bile teklif etti. Ancak bir kaç sebepten ötürü çok kuvvetli ihtimal kabul etmeyeceğim.

Kendisine Allah ile aramdaki muhabbetin zedelenmesinden endişe ettiğimi söylediğimde "kendini asla medreseyi bırakmış diğer insanlarla bir tutma. Seninki bir zorunluluk. Kendi sağlığına dikkat etmen farz olan bir emir" şeklinde tesellide bulundu. Bunların hepsini ben de biliyorum ama onun ağzından duymak beni rahatlattı.

Nedense tüm bunlara rağmen almış olduğum karar beni mutlu etmiş değil. Hala %100 doğru gelmiyor. Hala acaba ben mi zayıftım yeterince mücadele etmedim, bu sorunu aşamadım diye kendime soruyorum. Sonra hayata iki farklı pencereden bakan sizin ve onun dediklerinizi düşünüyorum. Dolaylı yoldan ortak şeyler olduğunu görüyorum. Lakin hala tam olarak kendimi rahatlatamıyorum. Yaşayacağım değişim beni çok korkutuyor belki bundandır. Üstesinden gelememekten korkuyorum. Dünyada boğulmaktan.... Ben medresede iken akıp giden zamanı telafi edememekten, mutlu olamamaktan....

Hah birde medresedeki hocalarıma da bunu açıklama kısmı var. Sağ olsun sınıf hocam telefonuma cevap vermediği ve beni çok umursayıp (!) sonrasında bana dönüş yapmadığı için henüz kendisi ile konuşabilmiş değilim. Tabi ki ona tamamen dürüst davranmayacağım. Üstü kapalı bir şekilde durumdan bahsedip, belki biraz mübalağa ile konuyu kapatacağım. Ancak bu meseleyi halletmemiş olmak beni strese sokuyor.

Tabi annemi de unutmamam lazım. Bu sıkıntımı aşamadığımı söylediğimden beri bana o kadar çok değer verdiğini hissettim ki. Sürekli kendisini, anneliğini sorguluyor. Bu meselede de çok üzüldü. Medrese sadece benim hayalim değil, onun da hayaliydi. Ama ben de, o da bu meseleye bir imtihan diye bakıyoruz. Ama onun üzülüyor olması, kendi anneliğini sorguluyor olması beni çok üzüyor. Her ne kadar bana yansıtmayıp saklasa da benim için üzüldüğünü, bunda kendisinin suçlu olup olmadığını düşündüğünü ben onun ses tonundan, mimiklerinden anlıyorum. Sanırım o da benim gibi endişeli...

Bu arada yanlış anlaşılmaya sebep olmuş olmayayım. İlk onunla istişare ettim bu mesele hakkında ve o da bana "Bence yapman gereken medreseyi bırakman, yine de senin kararın. Sen iyi, mutlu ve sağlıklı ol benim için bu önemli." dedi.

Hani Ayhan (maalesef babam olan şahsiyet) hakkında hiç bir şey hissetmediğimi söylemiştim ya artık hissediyorum. Tam olarak hissettiğim şey şu: Onun kötülüğü o kadar büyüktü ki, şuan hayatımda hala bunun etkilerini görüyorum. Kendimi bildim bileli yaşamış olduğum sıkıntılardan zaten o sorumluydu ve şimdi bundan kurtulabilmem için bir fedakarlıkta bulunmam gerekiyor. Bu yüzden ondan nefret ediyorum. Nefes aldığını biliyor olmak bana rahatsızlık veriyor. Ölmesini istiyorum. Keşke bu haberi alsam günüm ne kadar şenlenir diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Son olarak ağabeyime ve kız kardeşime de bir psikoloğa gittiğimi söyledim. Asıl sebebi bilmiyorlar. Ancak Ayhan dolayısı ile bir takım sosyal sıkıntılar içerisinde olduğumu biliyorlar sadece. Bilen herkes kendisi için benzer temennilerde bulunuyor diyebilirim.

Sanırım hepsi bu kadar. Zihnim uyuştu düşünmekten. İyi geceler dilerim.

Merhaba hocam, bir önceki yazımın ikinci paragrafında günah olan şey mevut problemim elbette. Yani medreseyi bırakmak değil. Yanlış anlaşılıyor okununca...

12
Nerden başlasam diye başlanır ya zor, uzun ve bazıları için utanç verici hikayelere. Benim hikayem nerden başlasamlı bir hikaye. Adımın, kardeş sayımın, nereli olduğumun hiç önemi yok bu hikayede. Yaşadıklarım şehrimi, mekanımı değil kalbimi ve ruhumu ilgilendiriyor. Aslında beynimi de ilgilendiriyor çünkü bazen yitirdiiğimi düşünüyorum kontrolümü. Yazmak iyi gelir dedi HK. Berbat ve güzel bir çocukluğun ürünüyüm. Acımasız bir sapığın kalkmış s.k.n. indirmek için kullanıldım bilmem kaç yaşındayken. Zorla değildi. Hatırlamıyorum ama zorla olduğunu sanmam çünkü akrabamdı. İyi bir insan şuan. Herkes iyi biliyor. Bende öyle. Hayatımı s.kmesine rağmen içimdeki şüphenin sebebini bilmiyor olmam hayatımı s.ken 2. Bir vaka benim için. Net bir şekilde suçlamam gereken kişiyi biliyorken neden kusamıyorum öfkemi bilmiyorum. Tecavüze uğradım ve ben bir erkeğim. Kız gibi yaşadım çocukluğumu ve ben bir erkeğim. Kız elbiseleri giymeye meraklıydım, evcilik oynamayada. Ama bir yandan erkek oyuncaklarıylada oynardım deli gibi arabalarım vardı. Ben bir erkeğim. Duygusallığın zirvelerinde yaşayan içinde birçok insan olan bir erkek. Kaç kişiyim bilmiyorum. Arkadaşlarım iki kişisin derler ama anladım ki bende çok kişi var. HK öyle söyledi. İlk seansım da çok kişilikli olduğumu öğrendim. Düşüncelerim öyle parçalı ki nerden nereye atlayacağımı bilmiyorum. Ben birçok şeyi bilmiyorum aslında. İçimdeki dalgalanmaların verdiği acıyı, huzursuzluğu ve utancımı tarif edemem. Belki hiç geçmeyecek izler bırakan yaralarım ve hatalarımın altındayım eziliyorum. Kemiklerim her defasında kırılıp yeniden kaynıyormuş gibi. Tıpkı cehennemde yanıp yanıp dirilmek gibi. Gerçekten bu kadar mı acı çekiyorum. Bir erkeğin başka bir erkeği arzulaması, bir kadına aşık olamaması, rüyalarının erkek rüyası olmaması bu kadar mı acı verir. Peki işlediği günahlar, peki bağımlı olduğu adını ağzına alamadığı aşk duygusunu yaşadığı erkeklerin varlığına ne demeli. Utanıyorum. Neden böyleyim? Arkadaşlarım kadınlardan şehvetle bahsederken ben rol yaparken utanıyorum ve acı çekiyorum. Kadın bedeninin benim için bişey ifade etmemesinden utanıyorum ve kahroluyorum. Hayatıma, hareketlerime,düşüncelerime yön veren bu duygunun beni dengesizin teki yapmış olmasına dayanamıyorum artık. Ben bir erkeğim. Pipisi olmasına rağmen başka erkeklerin pipilerine sulanan bir erkek. Kafası da ruhu da karmakarışık olan, duyguları paramparça olan ve kalp atışları dengesiz olan kalbi başka bir erkek için atan, bunu yazarken bile midesi bulanan bir erkek. Ne yaptım ben Allah'ım neden böyleyim gibi isyanlara düşmedim. Sordum bu soruyu evet ama isyan etmedim. İnancım ve Rabbi'me olan güvenim hiç yok olmadı. Günahlar işlerken aynı zamanda namazda kılan ben bu ince çizgideki hayattan çok zevk almadım. Normal biri olmadığımın farkındayım. İnsanlar Bana iyi derken beni överken benim günahkar bir aciz olduğumu, çocukluğu ergenliği ve hatta belki biraz sonrası bile berbat geçen biri olduğumu öğrenince de aynı şeyleri söyleyebilir misiniz demek istiyorum. Bana iyi demeyin. Değilim. Ama olacağım. Allah'ın yardımı ile bu imtihanı geçeceğim. Umudum ve inancım ile, HK'nın vesilesi ile Allahın yardımı ile bu imtihanı geçeceğim. Çocuklarım, karım ve bir ailem olacak

13
Merhaba Hüseyin Hocam,

İtiraf ediyorum tek düşünebildiğim müstakbel terapiler. Acaba Hüseyin hoca ne diyecek, şöyle derse ne yaparım, böyle derse ne yaparım gibi düşüncelerle geçiyor günler. Ve asıl mesele başka eve çıkmak ekonomik bağımsızlığı ele almak gibi bir durumda ne yaparım, çevremdekilere bunu nasıl söylerim? Çok saçma biliyorum. Ortada daha hiçbir şey yok. Ben sanırım her zaman böyleyim. Olmamış senaryolarım var hep. Olmamış şeyler üzerine düşünür ve plan yaparım. Elimde değil...

Birde uyku saatlerim biraz fazla sanıyorum. Gündüz uykularımın biraz dozunu kaçırmış olabilirim. Çünkü hayatımda belirsiz şeylerin olmasını sevmiyorum. Uyursam da gün çabuk geçer bir an önce terapi günü gelir, belirsizlikler ortadan kalkar düşüncesi var kafamda. Sizi ilk bulduğum geçen hafta salı gününden beri bu şekildeyim. Sadece bir gün direndim ve uyumadım. Neticede şunu gördüm: Fazla uykuya fiziksel anlamda bir ihtiyacım yok.

Belki bilinçaltımda mastürbasyona bir sınırlama gelmesi de beni rahatsız ediyor olabilir. Bu da uyku süremin artmasına sebep olabilir. Evet gün içinde veya hafta içinde hiç yapmadığım zamanlarda oldu istisna da olsa. Ancak genelde bu durumlarda cinsel ve fiziksel enerjim de düşüktü. Ve bir günde bir tane ile sınırlı kalmam gerekmiyordu. Ama ilk terapiden sonra bağımlı olduğumu öğrendiğimden beri, enerjim fazla olsa ve istesem bile 2. bir kere yapmadım. Normalde böyle bir enerji ile her gün defalarca yapmasam bile (günlük hayatın yoğunluğundan vakit bulamadığım için) bir kere mutlaka yapardım. Şuan yapma gibi bir arzum yok. Ancak birazda bu benim çabamla oluyor. Yani kendi cinsel arzularımı arttırabileceğini düşündüğüm faaliyetlerde bulunmuyorum.

Aslında zamanlamamız harika diye düşünüyorum. Bir insan boşken, yanlış alışkanlıklarından kurtulabilmeyi başarabiliyorsa zaten normal bir gün geçiriyorken kötü alışkanlıklarına devam etmez.

Size söz, yarından itibaren en fazla 6-8 saat uyumaya gayret edeceğim. Bu gün için artık çok geç. Uykuya yeterince doyduğum için istesem bile daha fazla uyuyamam.

Bu arada spora da başladım. İlk önce yağ oranımı biraz azaltayım dediğim için sadece ip atlıyorum nabzımı yüksek tutarak. Bir iki ay sonra ekseriyetle kendi vücut ağırlığımı kullanarak kas hacmini arttıran ve gücü arttıran farklı antrenman usulleri ile dönüşümlü olarak çalışmayı planlıyorum. Aslında günde yaklaşık 15 dk mı buna ayırıyor olmama rağmen kendimi çok iyi hissettirdiğini söyleyebilirim.

Aslında enerjimi olmayan şeyleri düşünmeye harcamak yerine daha faydalı işlerle meşgul olsam bu ilk terapiden sonra yakaladığım mutluluğu tekrardan yakalarım. Kendim edip, kendim buluyorum.

İyi akşamlar, iyi çalışmalar...

14
Merhaba Hüseyin hocam,

Öncelikle Sait Faik üzerine yazılanları okudum. Kafam çok karıştı. Orada neyi görmem gerektiğini anlamış değilim. Ancak 7. sınıfta türkçe öğretmenimizin bizi lüzümsuz adam ve şahmerdanın bir arada bulunduğu bir kitabı aldırdığını ve içinden bir takım bölümleri okuttuğunu hatırlıyorum. Ama hangi hikayelerdi bilmiyorum. Bence çok sorumsuzca bir davranışta bulunmuş. Ne yetersiz eğitmenlerimiz var! O yaşlardaki çocukların okuması gereken türden bir yazar değilmiş kendisi.

Saatler sonrasında ise konu ile ilgili yazılmış diğer tezi okudum.  Yani tamamını okumadım yaklaşık 150-200 sayfasını okudum. Konu ile ilgili genel yaklaşımlar, çalışmalar vb şeyler hakkında oldukça malumat edindim.

Son olarak bana H.... isimli arkadaşın numarasını vermişsiniz. Whatsapp'dan kendisine selam verdim. Sonra mesajımı sildim. Bunu yaptım çünkü ne konuşacağımı bilemedim açıkçası. Ne amaçla ona yazmalıyım, bu bir gereklilik mi? benzeri soruları kendime ve size sorduğumda cevap alamayınca bunun en azından şuan için daha doğru bir karar olduğuna karar verdim.

İyi çalışmalar dilerim.

15
Merhaba Hüseyin hocam,

Dün mastürbasyon konusunda 3. hakkımı da kullandım.  Bu sefer izlediğim bir filmde sevişme sahnesi esnasındaki çıplak kadını hayal ettim. Dediklerinize dikkat ediyorum. Ne erkek ne de kadın cinsel organı görünmüyordu. Arka tarafları görünüyordu ama. Açıkçası erkekle hiç ilgilenmedim. Kadına odaklandım.

Hayırlı günler, iyi çalışmalar.

Sayfa: [1] 2 3 ... 222