İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - psikolog

Sayfa: [1] 2 3 ... 214
1
Hüseyin hocanın attığı bir mailden sonra üzerine kafa yorduğum bir konu.Haset ve kıskançlık.Önemli çıkarımlara vardığım için buraya yazmam icap etti.Öncelikle yazıdaki önemli parçaları birebir alıntılıyorum daha sonra çıkarımlarımı aktaracağım:
   Psikanaliz tarihinin en etkin kuramcılarından olan Melanie Klein konu üzerinde önemli önermelere sahiptir.Burada ilk adımda haset ve kıskançlığı birbirinden ayırmak önemlidir.Haset arzulanan birşeyin başka birine ait olduğu ve bize değil de ona haz verdiği inancının yol açtığı kızgın bir duygudur.Kıskançlıkta ise haset edilen kişiyi üçüncü bir şahıstan alıkoyma hisleri hakimdir.Hasete kimi zaman hayranlık,idealize etme eşlik ederken kimi zaman da nefret,kin gibi olumsuz duygular eşlik eder:
**Bu bilgiler ışığında farkettim ki erotik hayaller kurduğum yakışıklı adamları haset ediyorum.Onlardaki yakışıklılığı,erkeksiliği,gücü...
                         ...
   Hasetin kaynağı yaşamın ilk yıllarına anne-bebek ilişkisine dayanır.Bebek haz nesnesi olan memeyi bu hazzı içerisinde barındırdığı için haset eder.İhtiyaç duyduğu doyumun meme tarafından alıkonulduğunu düşünen bebek iyi nesneyi kurma yolunda zorlanır.Burada bebeğin açgözlülüğü söz konusudur çünkü bebek memeyi boşaltmaya kurutuncaya kadar emip tüketmeye tümüyle yutmaya yönelir:
**Tatmin olmayan sevilme duygusu,hoşlandığım adamlar beni çok sevsinler sürekli ilgi göstersinler arzusu...
                            ...
     ...Eğer iyi ve yeterli bir beslenme yoksa bu güzellikleri içinde barındıran meme kötüleşir.Haset ve nefret duyguları kötü ve pinti olarak nitelendirilen memeye yöneltilir:
**Hayallerimdeki adamlar beni sevmeyince ya da açgözlü beklentilerimi karşılayamayınca onlardan kendimi uzaklaştırmak onları kötü olmakla suçlamak...
                          ...
     Memenin cömert bir şekilde beslemesi de hasete yol açar çünkü bebek bu sonsuz nimete tam anlamıyla sahip olamayacağını düşünüp haset eder.Annenin bebek üzerindeki yıkıcı etkilerini yok etmek imkansızdır.Bebeğin ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılamak da;
**Bitmek bilmeyen beklentiler...
                          ...
     Annenin memesine olan yoğun sevginin bir türevi de şükran duygusudur.Bu duygu kişinin hem başkalarındaki hem de kendisindeki iyiliği görmesini sağlar;
**Beklentileri,suçlamaları bir kenara bırakıp bana değer veren hemcinslerime sevgi ve şükranla yaklaştığımda...
                         ...
     Freud'a göre bebeğin süt emmekten duyduğu mutluluk cinsel doyumun ilk örneğidir.Klein'a göre ise sadece cinsel doyumun değil tüm mutlulukların temelini oluşturur.
                           ...
  Sevme yeteneği güçlü bebeklerin idealleştirme ihtiyacı daha azdır. Aşırı idealleştirme, zulmedilme kaygısının asıl etken olduğunu gösterir. Yazarın çocuklarla yaptığı çalışmalardan elde ettiği sonuç; aşırı idealleştirme, zulmedilme kaygısının uzantısıdır.Bazı insanlar aşırı hasetten kaynaklanan iyi nesne edinme yetersizlikleriyle başa çıkmak için nesneyi idealleştirme yoluna saparlar;
**Kaygı sevgiye baskın gelince ve aşırı hasetin neden olduğu hemcinslerin yokluğunda onları idealize etmek.Ve bu bilgi anımsattı ki zulmedilme kaygısı çocukluğumda çok fazla tattığım bir duyguydu.Korkardım erkeklerden onlar güçlü ben güçsüzdüm onlara kafa tutamazdım.Bu denli zulmedilme kaygısı taşıdığım hemcinslerimi idealize etmem kaçınılmazdı...
                           ...
   Nefretin sevgiyle yumuşatılması, nesnenin bebeğin zihnindeki durumunu da düzeltir. Kıskançlığın gelişmesi ile anne memesine duyulan haset arasında dolaysız bir bağlantı vardır.Kıskançlık baba karşısında duyulan kuşku ve rekabet duygusuna dayalıdır.Baba,anneyi ve annenin göğsünü alıp kaçırdığı için suçlanmaktadır.
**İdealize ettiğim adamların başka hemcinslerimle olan samimiyetini kıskanmam...
                         ...
   Haset ağır bir mutsuzluk kaynağıdır. Sakin ve doygun ruh hallerinin temelinde göreli bir hareketsizlik yatıyordur. Yatışmış, dingin bir tavır, geçmişin hazlarına şükran duyulmasını ve bugünün verebileceklerinden zevk alınmasını içerir.
**Eşcinseller mutsuzdur.Doyurulmayan arzular,haset duyguları mutsuzluk kaynağıdır ve şükran duygusunun önünde engeldir.
                        ...
   Hasete karşı savunma çoğu zaman nesnenin değersizleştirilmesi biçimini alır. Değersizleştirilen nesne, haset duyulacak bir nesne olmaktan da çıkar. Bu yöntem kısa sürede idealleştirilmiş nesneye de uygulanır. Böylece artık idealleştirilmesi de imkansızdır.
**Haset ettiğim adamları elde edemeyince değersizleştirip artık idealize etmekten vazgeçmek...
    Şimdi sorulması icabeden birkaç soru var:
1-Haset kötü,olumsuz bir duygu mudur?
   Hayır.Haset insanoğlunun fıtratında vardır.Havva anamız cennette o kadar meyve arasından yasak elmanın barındırdığı güzelliği haset edip dünya macerasını başlatmıştır.Haset doğru anlaşılır ve analizi yapılırsa insanın kendini geliştirmesine olanak sağlar.Tetikleyicidir.Bu durumda haset yaratıcılığa evrilir ve kötü bir durum olmaktan çıkıp kişisel gelişim ve dönüşüm için adeta gerekli hale gelir.

2-Eşcinselliğin hasetle bağlantısı nedir?
   Dipnotlarda söz ettiğim gibi bizler hemcinslerimizde var olan karizmayı,erkeksiliği,gücü haset ediyoruz.Birçoğumuzda zulmedilme korkusu da olduğundan onlara kaygılarla yaklaşıyoruz veya yaklaşamıyoruz.Eksikliğini hissettiğimiz şeyleri elde edemeyeceğimizi düşünüp bu adamları idealize ediyoruz.Onlarda bulunan ihtiyaçlarımızı karşılamak için kolay bir yol olan erotizme yöneliyoruz.Kimimiz sex yoluyla kimimiz fantezileriyle bu eksiklikleri doyurduğumuzu sanıyoruz fakat bu çukur kazdıkça büyüyor ve bu yolla hiçbir zaman tatmin edilemiyor.
 
3-Eşcinseller haset konusunda nerede yanılırlar?
    Fakat yanıldığımız bir nokta var.Bebek annesinin memesini haset eder çünkü kendi bünyesinde böyle bir nimet barındırmaz.Halbuki bizim hasetimiz bir yanılgıdır.Çünkü aslında başka adamlarda aradığımız her şey bizde de var yani biz kendimizde olan şeyleri haset ediyoruz.Sadece kendimizin farkında değiliz.Bu noktada hasetin iki grupta incelendiğini söylemeliyim.Gerçekliği olan ve yanılgı olan haset.Hüseyin hoca bir röporjında eşcinsel gelişim gösteren çocukların memeyle olan çatışmadan baba sayesinde çıktıklarını söylemişti.Annenin memesi varsa babanın da penisi vardı ve bu durum eşcinsellerin penise olan merak ve düşkünlüklerini açıklıyordu.Normal gelişim gösteren çocuklar ödipal dönemde anneyi babadan kıskanır ve babayla rekabete girer.Bir süre sonra baba karşında asla galip gelemeyeceğini anlayıp babayla özdeşim kurar.Babayla özdeşim kuran çocuğun erkek olma ya da penis merakı gibi problemleri yoktur ancak aile dinamiklerinde yanlış giden şeyler olunca çocuk savunmacı kopmayla babadan ve onun temsil ettiği erkeksilikten vazgeçer,uzaklaşır.Çocuk babayla başlayan hasetini tüm erkeklere yöneltir ve penis merakı hep sürer.Bu bir rüyadır büyük bir yanılgıdır.Çocuğun ruhu duvarlarla çevrilidir kendini göremez.Tedavi arayışına giren eşcinsel bireyden bu duvarları kırıp kendiyle barışması beklenir.
   Bu gözlem ve analizlerime rağmen hala yakışıklı erkekleri haset etmeye devam etçem bir süre fakat tedavi sürecinde  bunun da üstesinden gelicem.

2
            MUTLULUĞA PATİNAJLI ADIMLAR
             Son seansımda Hüseyin Bey’e gidişatımın bu aralar negatif yönde olduğundan bahsetmiştim. İzlediğim dizi içerik olarak Gay,Lazbiyen ve hetoroseksüel ilişkilerin bolca yaşandığı sahneler içeriyor.O sahnelerde lezbiyen ilişkilerde bir şey hissettirmiyor, Gay olanlarda içimdi gıdıklanmalar olduğunu hissediyorum, Heteroseksüellerde de ereksiyon oluyordum. Heteroseksüel sahnelerde  karşı cinsin kimliğine mi bürünüyorum, diye korku yaşıyordum. Hüseyin bey bu konuda son iki seansımda ‘’ sen ilişkinin kendisinden zevk alıyorsun buna odaklan, bu şimdilik bir kazanç, işin detayını kurcalama ‘’ demişti. Bu son iki haftada bunu bir nebze de uyguladım, neye odaklanıp ereksiyon oluyorum diye çok takmadım. Bu rahatlık bir şeyi ortaya çıkardı. iki seans önce Hüseyin beyin ofisinde genç bir çocukla karşılaştım, adını hatırlamıyorum, o bana  çekici geldi. Sessiz , kendi halinde bir çocuktu. Hatta onun seansına 5 dk.girmiş kendi hikayemi anlatmıştım. Bu son iki haftaki masturbasyonlarımda o çocuğu düşündüm. Ben ilişkilerde aktiftim. Onu benim eve davet etmişim çift kişilik yatağa atıp, göğüslerini, kalçalarını ısırıyorum, G…. S…  ,kalkmamış s… ısırıyordum.  Bu hayallerle kolayca ereksiyon oldum. Daha önce hemcinsimle ilişki hayal ettiğimde boşalma sonrası suçluluk hissederdim. Bu sefer o duyguları hissetmedim. iniş çıkışların normal olduğunu biliyordum. Bi de bu sefer hemcinsimle ilişkimde AKTİFTİM , onun verdiği rahatlıkla da daha sonra suçluluk hissetmedim. Her ne kadar dışarıda yada film izlerken yakışıklı erkekler içimi gıdıklasa da ereksiyon olmuyorum, Onları düşünüp masturbasyon yapmıyorum.
        Bu iki hafta içinde de yeni bir şeye adım attım.İnternet üzerinden AİRBNB diye bir siteye üye oldum.İçeriği odanı isteyen kişilere kiralamak. Yurt içi yada yurt dışı müşteri gelebilir. Geçen hafta bir günlüğüne Bursa dan bir  müşteri geldi. Adam 45 yaşında , Gazeteci, Evli,  dört yabancı dil biliyordu. O kişiyle evde sohbet ederken niye evlenmediğimi sordu. Ben de yalan söylemek zorunda kaldım geçen sene vardı olmadı dedim. Tabi o esnada yüzüm kızardı adam bunu hissetti. Bende eveliyerek geveliyerek cevap verdim. Benim eşcinsel olduğumu hissettiğini pek düşünüyorum. Ama yüzümün kızarmasını da istemezdim.Bu pazartesi bir haftalığına Rus bir adam  geliyor.Yani ikinci müşterim olacak günlüğü 10$.Umarım sorunsuz onu da yolcu eder biraz da para kazanırım.
       Geçen öğretmenler odasında toplantı vardı. Ben geç kalmıştım içeri girdiğimde de yüzüm yine kızardı,bunun haricinde de geçen dönem bana yazan sabahçı hocayla ve diğer iki arkadaşıyla karşılaşınca da kızardım.Şu illeti tam olarak atlatamamakta koyuyor.
          23 Nisan törenlerini de haftalar öncesinden kara kara düşünüyordum. Bütün hocalar orada olacak özellikle uzun süredir görmediğim sabah grubu.  Acaba gitmesem mi, o gün için rapor mu alsam diye aylardır zihnimi meşgul ediyordu.Neyse ki rahat geçti bir hocamız yanıma geldi bir taraftan töreni seyrettik,diğer taraftan da kısa sohbetler ettik.Zaman geçti  ve töreni atlattım.Korktuğum başıma gelmedi.Herkes bana bakacak,soru soracaklar,bende kızarıp utanacağım diye.Önümde 19 mayıs törenleri kaldı onu da atlatıp, tayinim çıkarsa bir dertten de kurtulmuş olurum

3
Belcikali pastaci: Loading 65% ;



Arkadaslar lafi uzatmadan dolandirmadan

Siir yazmadan sizlere 3 yil da nelerin degisebilecegini ve bendeki degisimleri size aktarmak istedim.



Ilk once basliktaki 65% ne anlama geldigini aciklayayim isterseniz,

Hani bilgisayarda bi program yuklersin de

Onun dolmasini beklersin ya (loading)

0% dan baslar 100% e kadar yolu vardir.

Ha tam olarak benim hayatim 0% dan 65% kadar dolmus durumdadir. yani 65% e kadar positif sonuclar aldigimin anlamina geliyor.



uzatmadan

Ilk esnadan itibaren sizlere neler yasadigimi anlatim.

Daha dogrusu anlatmaya calisayim.

belcikaliyim sonucta, turkce egitim felan gormedim, o yuzden akiskan bi öykü, metinler beklemeyin benden okey?? :D



Bu arada 96 dogumluyum

huseyin hocaya

Ben tesadufen veya tevafuken herseyse

Internette rast geldim.

hic vakit kaybetmeden iletisime gectim kendisiyle.

Carem yoktu, cunku diger psikologlardan arzuladigim randimani alamadim hicbirzaman.

onlarin escinselligi asla ama asla hastalik olarak kabul etmediler. O yuzdende iyilesecek bi durumum olmadigini ileri surduler her zaman.

huseyin hoca gel dedi goruselim dedi.

Tamam geleyimde ama nasil??

ben belcikada hocam istanbulda. kendim halledemezdim bu durumu. Destege ihtiyacim vardi. durumumu aileme acikladim, aciklamak zorundaydim. evet biliyorum cok zordu aileme escinsel oldugumu aciklamak. Ama o an allahin bana cesaret verdigine inaniyorum. Yoksa asla cesaret edemezdim. annem babam kahroldular. Ustune birde tecavuze ugradigimi duyunca yikildilar.

arkadaslar ben sadece 8 yasinda iken oz abim tarafindan defalarca tecavuz edildim. Siz dusunun yani nasil bir travmaya maruz kaldigimi!! hemde 2 yil boyunca aralikli yapardi.

abim 16/17 yaslarindaydi.

evet biliyorum akliniz almiyor. Benimde almiyor!!!

annem babam israr edince soyledim abimin yaptigini. Dunyalari baslarina yikildi. Bi yandan ofkeliler biyandan caresiz.

oglum ne yapalim ne yapabiliriz dediler aglayarak

baba dedim istanbulda soyle soyle hoca var

Onun bana yardim edebilecegini dusunuyorum. Buradakiler yardimci olamadi.

neyse apar topar bileti aldik

ertesi gun yalniz istanbula gittim huseyin hocaya.



Ilk seans:

huseyin hoca anlat dedi!

hic cekinmeden oz abim tarafindan defalarca tecavuz edildigimi ve bu escinsel egilimlerimin bundan kaynakli oldugunu dusunuyorum dedim. bu travmalar beni bir Pasif escinsel yapti dedim. Ayriyeten annemin ve babaminda escinsel olmamin kesinlikle bi payi var dedim. gecimsizlik, sevgisizlik, pasif bir baba, dominant bi anne.

surekli beni dayima gondermeleri. Dayimin 8 tane kiz cocugu var siz dusunun. surekli onlarin arasinda buyudum. Ister istemez hal ve hareketleri benimsedim. feminensi bi yol aldim diyebilirim.

ilk okullarda pek birseyin farkinda degildim

surekli oynasirdim daha cok kizlarla

Futbol oynamazdim vesaire

neyse

orta okula gectim...

Ve birseylerin ters gittigini anladim

yeterince erkek olmadigimi

arkadaslarimin surekli bi kiz sevgilisi oldugunu ve benimde erkek arkadaslarima asik oldugumu bi yandan erkeklerden korktugumu farkettim. Bu beni cok rahatsiz ediyordu. Icten icte bunun boyle olmamasi gerektigini biliyordum. Zamani geldi denemeye calistim

Zamani geldi aglaya aglaya tovbe ettim

ama pek bir faydasi olmadi.

Yas ilerledikce

Erkekleri daha fazla arzulamaya basladim

artik frenleyemiyordum kendimi

deli gibi asiktim erkeklere

surekli bi cinsellik arzuluyordum, hayal ediyordum. Adeta penis bagimlisiydim.

cok hoslanirdim.

Ara sira baskalarina sakso cekerdim.

Inanilmaz zevk ve sonrasinda pismanlik duygusu olusurdu.

neyse anlattim herseyi hocaya.

huseyin hoca: seni iyilestirebilirim

sunlari bunlari yapmalisinki positif sonuclar alabilesin dedi. Tama hocam dedim

Koyulduk uzuuuunnnnn bi yola.



Bendeki noksanlari tespit edip o sekilde ilerliyorduk.

ilk once abinle yuzlesip hesap sormalisin. Icindeki ofkeyi kizginligi disa vurmalisin dedi.

hakliydi, kavgalardan, yuzlesmelerden hep kacardim. ofkemi icimde yasardim.

erkeklige ilk adim burdan baslar dedi.

pasif olmak yok, dobra olacaksin diye buyurdu.



Beni buyuk bir gorev bekliyordu.

Nasil yuzlesirim, nederim. Korkuyorum felan.

Bi sekilde karsima aldim. pat pat herseyi vurdum yuzune. Iste escinselligimin onun yuzunden oldugunu

Assaglik birisi oldugunu. Bunu bedelini odemesi gerektigini falan felan saydirdim. Sok oldu, beni bu sekilde ofkeli ilk defa goruyor olmasi gerek.

Neyse terk ettim sonra masayi

Inanilmaz bi rahatlama yasamistimki o an.

omuzlarimdaki yuk adeta yok olmustu.

cesaretlenmistim sanki. onume geleni dovesim geliyodu resmen. Okadar yoksunluk yasamisimki meger. Hep pasiftim, kavgalardan kacan, hakli olsam bile. Bu yuzlesme olayi beni baya zirvelere tasimisti.



tekrar randevu aldim. Bi kac gun sonra Ucaga binip yallah istanbula.

gelismelerden bahsettim. Hoca beni tebrik etti

boyle devam etmem gerektigini,

herkezden hesap sormam gerektiginin onemini bahsetti. bu defa sira annemdeydi. Annem benim durumumu ciddiye almiyordu.

Adeta tecavuzcu oglunu savunuyordu. Bu beni cildirtiyordu !!!

neyse gectim annemin karsina

iste boyle boyle

Sen nasil bir annesin dedim

binbinturlu psikolojik savas verirken

Sen nasil benim arkamda durmazsinda o 5 para etmezi kollarsin dedim. Senin gibi anneye lanet olsun deyip

tabak canak ne varsa yere indirmistimki

Annem benim ciddiyetimi anlasin yani. Benimde bu evin bi reisi oldugumu iyice bi kavrasin. Yok oyle artik pisiriklik felan.

Cok ofkeli bi sekilde kendinize iyi bakin dedim

Ben artik yokum!!!

Ahirette gorusuruz dedim.

arabaya atladim, son gaz gittim.

Annem deliye donmustu. Gozundeki o caresizligu gormeliydiniz. Beni ariyor surekli

Acmiyorum. Sonra babam aradi. Bi sekilde ikna etti ve eve dondum.

bu tiyatroyu oynamam lazimdi

Cunku annem anlamak bilmiyordu biturlu.



huseyin hoca beni tebrik etti.

tabi yaptiklarimdan kendimde gururluydum.

Asla yapamiyacagim davranislari sergiledim.



sonra, seni bu pasiflikten kurtaracagiz,

Izleyecegin yol su dedi:



Bu surecte pasifler once aktiflesmeli!!

Peki hocam dedim. Ne yapmaliyim??

 

masturbasyon esnasinda aktif fantaziler kuracaksin dedi. zorliyacaksin kendini dedi. No pain no gain misali.

istemeyerek istemeyerek fantazi kura kura

Bi zaman sonra garip bi sekilde

Aktifligi benimsemeye basladim. Bi noktadan sonra zevk almayada basliyorsun.



iyi guzelde benim bu cinsel arzulari dayanilmaz hale geliyor. Hocam seviscem dedim Kendimi tutamiyorum. Hic onermiyorum ama illa yapcaksan kesinlikle pasif olma dedi.



Uyduk seytanin aklina

Girdik iliskiye

Hoppaaa

adami becerdimde

Bi sekilde adamda beni becerdi

Durduramadim kendimi.

yillarca pasif rolune burundum sonucta, kolaymi!! Hocanin bi bildigi varmis demekki



Bu iliskiye girme meselesi zivanadan cikmisti

Surekli internet uzerinden tanimadigim konustugum kisilerle sevisiyordum.

Cogunlukla aktif oluyordum, bu iyi birsey ama bazende pasif oluyordum ve bu hic olmamasi gereken birsey.

Keske girmeseydim bu belaya dedim.

cunku gercekten bagimlilik yapiyor. Terapi surecini inanilmaz yavaslatiyor bu pasiflik istegi durumu. Keske hic bulasmasaydim dedigim cok oldu.



neyse vardir bizimde cizilmis bi kader yolumuz.

surecim belliki uzundu. surekli belcikadan istanbula gelmem imkansizdi. hem zaman hemde para kaybi. Dusundum tasindim istanbula tasinmaya karar verdim.

Aradim ayarladim

Kiralik bi daire tuttum istanbul Leventte.

istanbulda kaldigim surece bos kalamazdim heralde. O yuzden bu sure zarfinda cok iyi bir okulda ascilik egitimi aliyordum.

hem devamli terapilere giyordum hemde bi yandan sevdigim meslegi ediniyordum.



cok fazla inisler cikislar oldu.

Cok guzel yollar katettim

surec ilerledikce bir zaman sonra

cinsel iliskileri biraktim. Tatmin etmiyordu cunku. Hem yapmacik gibiydi adeta.

asla hetero pornosuna bakmayan ben hetero pornosuna bakmaya basladim.

gay pornosunasa bakiyorum,

Hetero pornosunasa.

dedigim gibi inisli cikisli herzaman.

bi gun cok iyi uyaniyorum

kizlari ayarliyasim geliyor

Bigun gaylerle takilasim geliyor

Henuz tam sabitlesemedim



Bu seviyeye gelebilmem bile cok buyuk bir lutuf benim icin

huseyin hocayi tanimadan once

En yakin arkadaslarima asik olup

geceleri goz yasi dokuyordum

Erkek erkege ask yasamak istiyordum

simdilerde ara ara o ataklar geliyor

sevisme istegim oluyor

Ama enazindan arkadaslarima degil

Yabancilara karsi

Ve sadece cinsel istek sadece

Oyle ask mask, o asli olmayan seylere gozum yok artik. Yasadim ettim cunku. Hepsi yalan



surec inanilmaz yavas ilerliyor biliyorum

Ama arkama bi donup baktigimda

vay canina... nekadarda degisen seyler olmus diyorum. ozguvenim mesala

3 yil onceki ozguvenimle simdiki ozguvenimin arasinda daglar kadar fark var.

o zamanki korkak halil asla tartismaya gelemeyen, hakkini savunamayan...

Simdi ise oooo

Hakkim olsun donuna kadar alirim onun

anasini s*kerim

tartisirim ederim kendi gorusumu soylerim

Hic cekinmem

Eskiye bakarak cok ilerledi

Ha 100% duzeldimi??

Yalan soylemicem hayir duzelmedi 100%

Cok yol katettim

Ama halen gidilecek cok yolum var



kendimi ezik hissetmiyorum eskisi gibi

Cesaretliyim

Ama karsima  boylu poslu kasli bir erkek ciktimi

Iste orda cok zorlaniyorum

Neden bilmiyorum

guc ile alakalimi

yada onu elde etmek istedigimdenmi

Yoksa beni sahiplensin diyemi dusunup yenik dusuyorum bilmiyorum.

Ha aslinda bu konudada gelisme var

eskiden onume gelene yenik dusunuyordum

kendimi kaybediyordum

senin olayim hayalini kuruyordum

seviselim onu ele gecirim diyordum

Evet Onume gelen herkeze

Sapkinlin degilmi?? Bencede 



suan ise sadece boylu poslu kasli kisilere zaafim var. Bu tur kisilere karsi cinsel arzularim  olusuyor. Ama onceki gibi ask mask degil

Bu cinsel durtulerimin tecavuzden kaynakli oldugunu biliyorum. Bagimli kilindi bana.



Hayatima bir kiz girmesini cok istiyorum.

Cok sıkıldım artık. Enazindan gelismeler olur

Sevgilim oldugunda diye dusunuyorum. Bi noktaya ulastim. Ayni hizada duruyorum surekli bi gelisme yok. artik birini sevmek saymak, onun beni sevmesi saymasini istiyorum. bekliyorum sadece.

cesarette edemiyorum acikcasi. Bi kiza gidip duygularimi acamiyorum. Karsi taraf acsa kabul edecemde

Muhtemelen onlarda bu hamleyi erkekten bekliyolardir pff



En yakin arkasimin iliskisi oldugundan beri kiskaniyorum. cok guzel ask yasiyolar ediyolar. Benim niye yok diye deliriyorum.



Oyle iste arkadaslar

Terapi surecim 65% doldu diye dusunuyorum

baya yol katettim yani

Ama henuz surec devam ediyor



ha birde basima ortanci abim cikti

Bas belasi

cocuk son zamanlardir

seytanlarla ve cinlerle ilgili bilgiler ediniyor.

Iste insanin gunaha tesebbus edecek haraketleri, dusunceleri bilmem neleri seytan ve cine mahsustur diyor. Onlar seni komuta ediyor yonetiyo diyor

gel hocaya goturcem seni

Icindeki cini cikarsin diye sacma sacma seylerle ugrasip benim canimi sikiyor.



anlamak istemedikleri sey varki

bu bir psikolojik rahatsizliktir. ve iyile hemen beklenemez. oyle 3 seans gittimde kurtuldum diye birsey yok. Ben 3 yilimi verdim halende devam ediyor. Cok ugras cok istek gerektiren bir savas!!



arkadaslar yarim yalamak bi oyku oldu

Kusura bakmayin

Dilim yettigince birseyler yazdim



Umarim sizlere yararli olabilecek bi oyku olmustur.



ayriyeten hocama cok tesekkur ediyorum

Hakikaten ADAM diyebilecegim nadir kisilerden. Insan unutuyor, nankordur. Ama huseyin hocam olmasa ben katiyen zerre yol katedemezdim. daha kotusu dibe vururdum.



God bless you



Que dieu te bénisse


4
Bu seansimda da bi 6 saat falan durdum ofiste. Aslında b.... yi getirmek için gelmek istememistim. Fakat metin falan zorladi baya. Ama gelmem gerekiyomus. Dedim ya her seansta kendinizi tanıyorsunuz. Gene tanıdım haliyle. Bu sefer biraz kötü bi özelliğimi öğrendim ama. B.....ye zarar vermeye başladığımı ve mağdur olmaktan çıkıp onu mağdur etmeye başladığımı öğrendim. Onu o kadar çok seviyorum ki. Bana sevgisini verdikçe daha da ileri gitmek istiyordum. Bi erkegin sikinde ne halt varsa amk. İlla dokunucam. Ama bu b....ye zarar veriyormuş. Hüseyin hoca onun da devrelerini yakicaksin dedi. Adam zaten seni çok seviyor dedi. Hala yanında ve arada bi sarilmana izin veriyo, daha ne istiyosun dedi. Ben insanlara kendimi sevdirip sonra onlara zarar vermeye basliyomusum. B....ye kendimi sevdirdim ve zarar vermeye basladim. Huseyin hoca ödevler verdi onları yapmamistim. Çıktıktan sonra b....ye bi özür mesajı yazdım. Terapinin iyi geçtiğine sevindim dedi. O bu olayı yalnız başıma halletmem gerektiğini düşünüyor ama ben onsuz yapabilicegimi düşünmüyorum. Ben daha önce de aşık oldum insanlara ama hiç bu kadar fazla güvenip de açılmamıştım. B.... o yüzden benim için çok önemli. Çünkü beni taniyip yanimda kalan bi insan. Büyük ihtimalle digerleri konusmayu fakan keser benimle. Biz b.... ile karşılıklı sevdik birbirimizi. Öyle ki bi ara cuzdanimda onun fotosunu görmüştü bi arkadaş sonra bunu b... ye söylemiş. Aşkımızı öğrendiler fakan demişti o bana. Ben onun bu güzel sevgisini kötüye kullandım ve çok utanıyorum. Cok kızıyorum kendime. Onu kaybedersem kendimi affedemem. Seanstan sonraki hafta çok iyi değildi gene. Bütün bunlarla ugrasmak istemedigini söyledi. Sınavının olduğunu. Ve bana yardim edicek kişinin o olmadığını söyledi. Ama zaten bana yardim edicek kişiyi benim seçmem lazım. Ve ben ona aşık oldum. Keşke olmasaydı. Ama oldu işte. O cuma bana sarilmadan ayrildi. Izne çıktık. Ben bizim yurttan 3 kişiyle kampa gittim şileye. İlk sigara ve ot deneyimimi yaşadım. Onu bir an olsun unutabilmek istiyordum çünkü. Gurur duymuyorum yaptiklarimdan ama denemiş oldum. Pişman da değilim. Ve pazartesi yani ilk oruç günü. Bugranin çok üstüne gittim galiba. Benle konusmasi için ısrar ettim ve konusmadi. Sonra mesaj yazdim. Ve sonra artık bunları konuşmak istemiyorum dedi. Artık bunlarla ugrasmak istemiyorum. Ben böyle olmasini istemedim. Sadece ders çalışmak istiyorum. Sinavim var vs. Sana yardim edemem içimden gelmiyo dedi. Çok kötüydü. Hayatimin en sıkıntılı günüydü galiba. Duvarlari yumrukladim. Ağladım. Bileğimi kesmeye çalıştım. Onu bile yapamadım ama. İntihar edicek kadar bile gücüm yok. Ama onsuz basaramicagimi fark ettim. Çünkü iftarda yemek bile yemedim. Ve gidip sogara içtim. Normalde çok nefret ederim sigaradan. Ama içtim. Çok kötüydü. Gercekten olmek istedim. Salı günü benimle konuştu tekrar. Gercekten anlayamiyorum. Bi yardim etmeye calistigini düşünüyorum. Bi benden kacmak istediğini. Bazen benden nefret ettigini. Bazen de beni sevdigini. Ve dayanılmaz bi acı veriyo insana. Sali günü akşam antalyaya evime geldim. En başta her sey normaldi. İyidim. Zaten b... de benle konuşmuştu. Kafamda bi sorun yoktu. Ama sonra b... mesajlarima cevap vermiyordu. Ve sürekli mesaj atmaya başladım. Konusmuyordu benimle. O 2 gün iftar sahur bi bok yiyemedim. Resmen karnım içine gocmustu. Ama mideme kramplar giriyordu. Hiç bişey istemiyordu canım. Misole başladım çarşamba günü bide. Hüseyin hoca takintiyi azaltsin diye vermişti. Cuma sabah b... en sonunda cevap verdi. Biraz konuştuk sonra tekrar normale döndü gibi aramiz. Bebim degisecegime inandığını ve bana heo dua ettigini söyledi. Bu sözünden sonra gözümden bi yaş geldi. Mutluluk gozyasiydi. Bana her mesajında asla eskisi gibi samimi olamayiz yazıyordu. Gene yazdi. Ama konusmanin sonunda belli mi olur belki gene olabiliriz dedi. Ama bana bagli onun gönlünü almam gerekiyo bi şekilde. Akşam annemler çok sorgulamaya başladılar. Neden psikoloğa gittin. Sıkıntın ne falan diye. Anladılar tabi. Sonra ben de her şeyi anlattım. Tecavüz hariç. Hemen dine falan bagladilar. Yok iste erkek yurdundasin falan dediler. Kizlarla beraber olunca gecer dediler. Annnem geçmişte biri sana sapiklik mi yaptı, anlat dedi. Okuldan mi, yakın biri mi falan diye sordu. Anladı bişey olduğunu. Çünkü ona da küçükken dayısı sapıklık yapmış. O kendisi aşmış ama. Bi daha gorusmemis onunla. Ben kötü bi annemiydim neden benimle konusmadin dedi. Hüseyin hocanın adını verdim. Sapık falan sandılar herhalde en başta. Sonra bununla ilgilenen tek kişi olduğunu ve güvendiğim söyledim. Benim bunu çözmeye çalıştığımı ve sadece maddi destek vermelerini söyledim. Annem vaya ağladı ama çok etkikenmedim. Çünkü benim çektiğim acıları bilmiyorlar. Ve neler yaşadığımı anlayamicaklar. Nası yardim etceklerini de bilmiyorlar. Korkuyolar büyük ihtimalle. Bugün akşam da istanbula dönüyorum. Yarın da terapiye gidicem. Şuan tek amacım b...nin kalbine girebilmek. Onun dostluğunu kazanmak. Yaşadığım her şeyi ona anlatiyorum. Belki yanlış yapıyorum çünkü daha fazla baglanmama neden oluyo bu ona. Ama artık kayış koptu. Geri dönüş yok. Kendisi için ölmeyi göze aldigim birini unutabilicegimi zannetmiyorum. Ama onun seveceği birisi olabilirim. O bunları okurken kizicak bana tabi. Çünkü kendisine ihtiyacim olmadigini düşünüyor. Ama yanılıyor. Ben o kadar güçlü bi insan degilim. Ve değişmek o kadar zor ki. Bazen her şeyi salmak istiyorum. Zor dayaniyorum gercekten. Ve daha asıl yapmam gerekeni yapmadim bile. Tecavuzcuyle yuzlesmedim. Sıra ona da gelicek. Ve 25 gün sonra sinavim var. İnş boka batmam. Bi senemi daha heba etmek istemiyorum.

5
Bilinenin aksine çok anormal bi psikolog deneyimi yaşadım. Tam 24 saatim psikolog ofisinde geçti. Ama huseyin hocanın dediğine göre bu benim sayemde olmuş. Bide orda tanıştığım birisinden beni uzak tutmak için gitmeme izin vermemiş. Neyse anlatmaya başlıyım bari. Saat 3 seansina gitmiştim yurttan çıkıp. Gitmeden önce içimde hep bi korku oldu aslında. Ya orda çok hoslancagim biriyle tanisirsam. Ya hayatim iyice boka batarsa diye. Bu arada randevu almak gerçekten kolay değil. Çünkü hüseyin hoca telefonlarda çok soğuk konusuyo. Tedavilere gerçekten isteyen insanlar gelsin diye uğraşıyor. Haklı tabii ki. Zaten böyle bi durumda değişmek istemiyorsanız kimse sizi değiştiremez. Şu anki dünyada bu pis illetle rahat rahat yasarsiniz. Yani değişim tamamen size bağlı. Neyse saat 3 gibi girdim ofise. İçerde furkan falan vardı. Eda abla vardı. Muhabbet ediyorlardı. Furkan baya bi zamandır geliyormuş. Ben önce biraz yabancılık çektim. Sonra zaten kısa bi sürede alisiyorsunuz ortama. Eda abla da asistan. Psikoloji okuyo. Sonra ben kendi seansima girdim. Benimki yaklasik 2-3 saat surdu galiba. Tam hatirlayamiyorum. Ama benim sayemde uzun sürdüğünü söyledi hüseyin hoca. Noluyo biliyomusunuz. Aslında Tedavi denilen şey kendinizi tanıma süreci. Geçmişinize gitme ve neden böyle olduğunuzu anlama süreci. Ben kendimi bu kadar farklı düşünmezdim mesela. Farkliydim biliyordum bunu. Ama bunun nedenini öğrenmiş oldum bu seansta. Ben de tecavüzden dolayı çoklu kişilik bozukluğuna sahip olduğumu öğrendim mesela. Ama bu bana zarar verecek bi seviyede değil. Sadece her türlü sosyal ortama uyum sağlamamı sağlıyor. En temizinden en pis ortama kadar ordan birisiymis gibi davranabiliyorum ve bu beni rahatsız etmiyo. Tabi ki tercih ettiğim ve etmediğim ortamlar var. Ama her yerde normalim. Ve mesela bunun bi başka faydası da ben şuana kadar sevdiğim herkese kendimi sevdirdim bi şekilde. Yani bu aşık olduğum erkekler içinde geçerli. Şuan da b... hariç onların hepsi yakın arkadaşlarım. Çünkü onları kaybetmek istemedim. Ve hiç bi insan kendisini seven ve anlasabildigi birinden nefret etmez. Çok saçma olurdu bu. Şuan bi tek b... ile aram iyi değil çünkü onu çok sevdim ve çok guvendim. Ve sürekli onla beraber olduğum için onun olmak istedim. Beni sevsin istedim. Ve ayarı tutturamadım. Benden soğumaya basladi çünkü kendimi engelleyemiyordum. Ne varsa sikinde illa dokunmak istiyordum. İğrenç bi dürtü bu gercekten. Bu kafadaki merak. Görme isteği. Onu kaybedicegimi anladigim zaman ona açıldım. Bu zaten terapiye gelmeye karar verdiğim hafta oldu. Her şeyimi anlattim ona. Hayatimda ilk defa bi insana her şeyimi amlattim. Bana yardim et dedim. Benden nefret etme. Gercekten de onu kaybetmek istemiyorum çünkü. Onu hayatımdan daha fazla seviyorum çünkü. Hayatımdaki her şeyden çok seviyorum onu. Neyse benim lterapim anlayacağınız gibi b... üzerinden ilerliyor. Terapimden sonra ofisteki koltuklara oturdum. Gelenlerle tanıştım. Hüseyin hoca beni herkesin terapisine aldı sırayla. İnsanlarla tanıştım falan. Benden çok daha zor durumda olanlar olduğunu gördüm.  Bu batağa iyice batan insanlar olduğunu gördüm. Evli olup travestilerle yatıp kalkanlar falan. Ne biliyim. Cumartesi günü mesela mehmetle tanıştım. İzmirden gelmiş o da. Muhabbet ettik biraz. Numaralastik falan. Sonra yenek yemeye gidicektik. Hüseyin hoca izin vermedi. Mehmet yemeği alıp geldi. Ofiste yedik. Ben en son seansa kadar durdum orda. En son kimse kalmamıştı içerde. Neden durdum o kadar bilmiyorum. Sadece çok çaresizdim. Bütün bunlar bitsin istiyordum. O gün saat 21.30 dan sabah 4 e kadar falan konuştuk hüseyin hocayla. Aşktan konuştuk. Dine girdik biraz. Lut kavminin aslinda escinsel degil biseksuel oldugundan. Mevlana ile Şemsin aşkından. Peygamberimizle ebubekirin aşkından. Aşk çok güzel bi şey arkadaslar. Çok masum. Cok zararsiz bişey. Çocukken benim hissettigim o aşk. İçinde sex olmayan, erotizm olmayan o aşk çok güzel bişey. Eğer öyle bi aşkınız varsa sakın kaybetmeyin. Zaten kaybedemezsiniz. Fakat o aşk bazi sinirlari aştığı zaman. Mesela kendi uzerimden ofnek veriyim. Ben b... ye aşık oldum. Ama deli gibi aşığım. Dunyadaki 7 milyar insan sikimde değil. O yanımda olsa yeter. Ama bu en başta nasıldı. İçinde erotizm yoktu. Karsilikli birbirimizi seviyoduk. Ve b... de buna aşk diyordu ara sira. Şaka veya değil. Sonucta iki taraf için de bu bir nevi aşktı. Sonra ben onun sikini isteyince onu kaybettim. Kendim bizdum herseyi. Herşey benim yüzümden bu hale geldi. Aslında benim yuzumden de değil. Hüseyin hoca kendimi suclamamami söyledi. Çünkü bu bana tecavuz eden puşt ve  ailem yüzünden. Ama yapcak bişey yok. Birini canınızdan çok sevdiğiniz zaman ona zarar verdiginiz onu uzdugunuz her an kendinizi sucluyosunuz. Gunlerce dua ettim. Allahimi ya beni düzelt, ya da canımı al yaşatma beni böyle diye. Hüseyin hocayla konustugumuz başka bi şeyde en büyük sıkıntıları peygamberler cektigiydi. Ve büyük sıkıntılar büyük imtihanlar o insanlarin seviyesini yukseltti Allah katında. Belki de Allah seni o kadar seviyor ki senin yukselebilmen için seni bu kadar zorluyodur dedi. Olabilir. Olmaya da bilir.

Birini allah için sevmek aşksa dedi. Ben de sana maddi bi beklentim olmadan bu kadar saat yardım ettim dedi. Sence bu aşk mi değil mi dedi. Öyle galiba. Aşk birini allah için karsiliksiz sevmek galiba. Ve ben b.... yi karsiliksiz sevmiyorum. Ondan sevgi bekliyorum. Huseyin hocanin verdigi sevgi ilgim olmayan yani bana cekici gelmeyen birinden geldi. Hatta o kadar yakinlasinca biraz korktum diyebilirim. Kotu bisey olmucakti bundan şüphem yok. Zaten olsa kalmazdım o gün orada. Ama ne biliyim biraz cekindim aslinda. Tam tanımadığım bir insana kendimi birakmak istemedim. Hani birine sarilirsiniz normal bi sekilde. Bi de birine sarilirsiniz ya her şeyinizle. Ruhunuzla. Başınızı falan onun omzuna salarsiniz. Ondan biseyler alirsiniz. Huzur ve guven mesela. O olmadi o gece. Ya da biraz olmus olabilir. Ama tam olmadi. Çünkü huseyin hocanin dediği gibi ben çok şüpheci bi insanmisim. Cok zor guveniyomusum. Öyle gercekten. Gözlerimde her şeyi sorgulayici bi bakış varmış. Dediğim gibi kendinizi tanıyorsunuz. Sonra uyudum işte. Sabah zille beraber kalktik. Metin gelmiş. Metin de zamaninda kendinden büyük erkeklere aşık olmuş terapilere gelirken.  Bugünde hüseyin hocanin doğum günüydü. O yüzden gelmiş. Onla da instadan takiplestik. Gene durdum baya. Insanlarin terapilerine girdim. Saat 3'ü biraz geciyordu ciktigimda. Orda otururken aksam b.... ile yazismistim. Bana yardim etmek istemedigini soylemisti. İçinden gelmedigini. Eskisi gibi olamicamizi. Yurtta konusalim demistim ben de. Sonra aksam yurtta konuşmadık. Konusmadi benle. Carsamba konuşabildik anca. Benden kaciyordu çünkü.  Konuşmak istemiyordu. Sonra konustuk biraz tamam normal olalim dedi. Biraz daha normal olduk. Sonra 2 hafta gecti. Onu da terapiye getirmek istiyordum. Ama 3 hafta ailem sehir dışında gelemem demişti. O yuzden gitmemistim terapiye. 2. hafta çok kötüydüm. Git dedi bana. Gene konustuk. İçimden gelmiyo. Ugrasmak istemiyorum dedi. Sana yardım etcek kişi ben degilim dedi. Metin falan aradi sonra. Cuma gunu randevu aldim bende 2. seans için. Cuma akşam da dayıma gittim. Dayanamadim b... nin bu hareketlerine, cok kötüydüm. O akşam da mehmetle 2.5 saat falan konuştum telefonda. Bana karşı erotik anlamda biseyler hissetmiş o da. Önceden olsa bana iğrenç gelirdi. Korkar kaçardım. Ama şuan ben aynı şeyleri b..... tarafından yasadigim icin onu anlayabiliyorum. O da iyilesmeye calisiyo ben de. Empati yapabiliyorum. Insaallah bi gün b.... de yapabilir.

6
Size kısaca hikayemi anlatiyim. Nasil buldum hüseyin hocayı. Neden aradım. Neler yaşadım. Neden buradayım. En baştan aliyim. Ailemden, çocukluğumdan...
Ben muhafazakar bi ailenin en büyük oğluyum. 19 yasindayim. Evim antalyada. Lisede 5 arkadaşımla beraber istanbula geldim. Yurtta kaliyorum. 2 erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var. Ailemden dolayı ben de kardeşlerim de bebeklikte yurtlarla tanışıyoruz. İsmini vermek istemedigim bi cemaat yurdu. Kotu olduğu için değil ama. Yurtlar sayesinde dinimi öğrendim ben. Yurtlar sayesinde bu kadar başarılı bi öğrenci oldum. Mesela ben kendimi bildim bileli yurtlardayim. 6. sınıfta yatılı kalmaya başladım. Benim bi küçüğüm lise 1. sınıf. Açıktan okuyor. Seneye hafizlik okuyacak. Yurtta kalıyo. Onun bi küçüğü kız 4. sınıf. Onun bi küçüğü de 5 yaşında erkek. Şimdi gelelim neden burdayım. Neden hayatım intihari düşüncek kadar boka sardı. Büyük olasılıkla ailemin kızlara karşı tutumu, bu en büyük etken değil tabi, ve 8 yaşında iken kuzenim tarafından tecavüze uğramam. Tabi tecavüz gibi gelmiyo o yaşta. Hatta oyun gibi oluyor. 8 yaşında ben, 9 yaşında diğer kuzenim, onla çok ilişkim yok kuzenim mi onu da bilmiyorum aslında, ve ergenliğe yeni girmeye başlamış olan kuzenim. Yani hatırladığım kadariyla. Zaten ergenlige girmeyen bi insan niye böyle şeyler yapsın. Neden 8 yaşında bi insanı cinsellige bulastirsin ya da porno izletsin. Tecavüz derken neyi kastediyorum. Aslında tam tecavüz gibi değil. Çünkü beni hem aktif hem de pasif konuma koyuyorlardı. Bi şekilde saksoyla falan erekte olmamı sağlıyorlardi. Tabi herhangi bi zevk fakan alamiyorsun. Zaten ne yaptığının farkinda degilsin. Bu olayı o zaman bi arkadasimla konusmustum. O da yanlış olduğunu söylemişti. Ben de sonra beni sikmelerine izin vermemiştim. Sonra en büyük olan o zaman sen beni yap falan diye oyun oynatıyordu. Beni polis yapıyordu. Kendi hırsız oluyordu. Onu yakalayıp soymami arkadan tecavüz etmemi fakan istiyordu. Ya da onun gibi şeyler. 11 yıl önce olmuş. Çok hatirimda değil açıkçası. Bi keresinde şişe çevirmece oynuyorduk. Sonra cesaret demiştim. Sonra şeyimi yala demişti. Ben istememistim. Yapmazsan oynayamazsin bizimle demişti. Bi şekilde yapmıştım. Ama ondan sonra iğrenmiştim sakso olayından. Normalde benim gibi insanlar pasif escinsel oluyorlar. Yani sikmek değil sikilmek istiyorlar. Benim öyle ileri bi fantezim olmadı açıkçası. Fantezilerim dokunmanın ilerisine geçmedi. Ama tüm vücuda dokunmak. Onu sahiplenmek. Sevgilisinden ve diger arkadaşlarından kıskanmak. Zaten bunlar kişiyi bitiriyor. Dudaktan öpmek falan gibi şeylerde istemedim. Göğüs, karın ve kol kaslari bana hep caiz geldi. Onları öpmek istedim. İlk bi erkeğe karşı hislerim 4. sınıfta oldu. Tabi o zamanlarda da ergenliğe girmediğim için cinsel bi istek degildi. Benden 2 veya 3 yaş küçük bi çocuktu alt dönemlerde. Bana çok tatlı gelmişti. Ona çok sarılmak istiyordum. Öpmek falan istiyordum. Ama cinsel bir şey değildi yani. Sonra 2. defa 8. sınıfta oldu. Ama bu cinsellikle alakali olabilir. Ergenliğe yeni girmiştim. Tabi yukarıda dediğim gibi yurtta kalıyordum. Teog hazırlık senem. Bizim yurtta 7 ve 8. sınıflar kalıyordu. 7. sınıflardan bi çocuğa aşık olmuştum. Sürekli yatağını falan kokluyordum. Kokusunu çok seviyordum. Böyle geçti gitti. Gene 7. sınıflardan başka bi çocukla da böyle şakalaşma gibi şeyler olmuştu. Birbirimize dayıyorduk argo konuşmak gerekirse. Onun arkasına falan geçip sariliyodum. O da kurtulmaya çalışıyordu. Bir kaç defa boşalmıştım. Zaten sonra sınav geçti. 490 yaptım. 6 arkadaş istanbula geldik. Liseye burda başladık derken hazırlık senemde yurdumdan bi arkadaşıma aşık oldum. 6. sınıftan kalma bi arkadaşım hem de. Gerçi hala arkadaşım, takiliyoruz. Hala ayni yurttayiz. Bu sefer de universite sınavına hazirlaniyoruz. O zamanlarda yan yatağımda yatiyordu. Gene sürekli yatağını kokluyordum. Elini fakan tutuyordum. Cinsel organına dokunmaya calisiyordum. Sonra benden uzaklasmisti baya. Ama o sene de bitti bi şekilde. Ve 9. sınıfta öyle bi isteğim olmadı. Hatta igreniyordum ondan bazen. Sonradan farkettim ki ben ona değil parfümüne aşık olmuşum. 9. sınıfta kimseye karşı bi hissim olmadı. 10. sınıfta ise tabi tam açılma senelerim. Normalde çok içime kapanık bi insanimdir. Kimseyle konusamam oyle kolay kolay. Biraz da hiperaktifimdir. Çok çatarim insanlara. 10. sınıfta sınıfımdan birine aşık oldum. Sonra yakinlastik. Şuan en yakın arkadaslarimdan. Zamanla kafadaki o erotik istek geciyor. Ya da başkasına kayıyor. Bence 2. si. 10. sınıfta samsunda bi bilim kampına göndermişti okul beni. İlk gece tanışma olsun diye bi güzel sanatlar lisesinden 2 kişi bizim odaya dalmıştı gitar ve kemanla. Orda o ilk görüşte gitarciya karşı hislerim olmuştu. Tabi o zamanlar böyle bakıyordum bu duruma. Sanki normalmiş gibiydi. Şimdi anliyorum. Sonra o 3 günlük kampta çok samimi oldum onla da. Bağlarımız hiç kopmadı. Şuan o da en yakin arkadaşlarımdan birisi. Ve ona karşı olan erotik istegimde baya azaldı sonradan. 11. sınıfta yurtta ilk defa gerçekten hoşuma giden bi insanla bi şeyler yaşadım. Benden 2 yaş küçüktü. 10. sınıftı o kişide. Zamanla onla da yakinlastim. Sonra kıyafet üstünden dokunmalara gitti sakalasmalarin ucu. Sonra ben bi ileri seviyeye taşıdım. Elimi pantolonunun içine sokmuştum bi anda. Sonra o da yaptı aynısını. Bu böyle devam etti bi süre. Ama daha ileri gitmedi. Zaten dokunma olayında bosaliyordum. Ve sonra içimi bi igrenme hissi kaplıyordu. Ama sonra geçiyordu o da ve tekrar yapmak istiyordum. Böyle bi döngü içindeydim. Ama aradaki sevgi yerini erotizme bırakmıştı. Ne gariptir ki hala görüşürüm onunla da. Hala samimi oluruz bulustugumuzda. Ve herseyin bok olduğu seneye geciyoruz. 12. sınıfa. Yani bu sene. Normalde okulumda devam edicektim. Yani açık liseye gecmicektim. Fakat bu yurtlarda kalabilmem için açık liseye geçmem gerekiyordu. Ben okul pansiyonuna geçmek istedim. Hatta piyano dersine falan da baslamistim. Fakat ailem sağolsun. Zorla beni geçirdiler o yurda. Tüm arkadaşlarım da geçti ama onlar kendi istekleriyle geçtiler. Ve sonraaa. Bi çocukla tanıştım. Benden 1 yaş büyük. Tabi açık liseye geçince sadece açık lise okuyanların olduğu bi yurda geçiliyor. 50 kişi açık lise yurdu. 2 MF sınıfı  1 TM sınıfı var. Neyse konuya geri dönüyüm. Adı b... olsun. Şimdiye kadar kimsenin adını söylemedim çünkü b... tanırdı o kişileri. Ve bu yazıyı okutucam ona. İlk tanistigimizda bişey hissetmedim fakat ehliyet fotosunu ilk gördüğümde ona karşı bişeyler oluştu içimde. Biraz serseri bi tipi vardi beni kendine çekti hemen. Sonra yakinlasmaya basladik ama gene ciddi bi hissim yok. Sürekli guresiyorduk. Beni bogazliyordu falan. Nefessiz birakiyordu. Aslında baya acı cekiyordum fakat hoşlanıyordum o acıdanda. Sonra beni bi aksam yatmadan önce yanaklarimdan öptü ve kendini öptürdü. İyi geceler dedi. Her şey orda koptu sanırım. Sonra sürekli onu öpmeye başladım. Beraber ders calismaya başladık. Sonra yanak kesmiyordu artık. Boynundan da öpüyordum. İyi geceler öpücüğü istiyordum yatmadan önce. Sürekli sariliyordum. Elini tutuyordum. Ve sonra normal olarak benden soğumaya basladi yavaş yavaş. Ama hala yakın arkadastik. Sahile inmeye başladık sonra. Kahve falan içiyorduk. İlk inisimizde bana sevgilisiyle olan şeylerini anlatti. Onun da ailesi benimkiler gibi muhafazakar. Ailesinin onu sevgilisinden ayırmak için neler yaptığını, neler yaşadığını anlatti. Orda cidden kendimden utandım. Kendimden nefret ettim. Ben bu kadar sevdiğim bi insan hakkinda nasıl pis şeyler düşünürüm diye. Aslında dediğim gibi fantezilerim cok ileri seyler değildi. Bana sarilsin. Beraber uyuyalim. Göğsüne başımı yasliyim. Saçımı okşasın. Öpsün beni. Bana değer versin. Falan. Yani beni siksin gibi bi isteğim yoktu. Hala yok gerçi. Sonra film falan izlemeye basladik cuma akşamları. Önce sahil sonra film. Tabi bu 3 hafta sürdü. Zaten benden iyice sogumustu cok dokunduğum için. Artık dayanamadim. 4. hafta biraz zorladım ve sahile indik. Orda dedim ki yürürken beni seviyor musun. Dedi zaten seni sevmesem senle neden buraya geliyim. Sonra kayalara oturduk. Ağlamaya başladım herseyi anlattim. Bu ikinci acilisimdi. Bundan birkaç hafta öncede okuldaki eski rehberlik hocama açılmıştım. Ama sonra telefonlarima ve mesajlarima bakmamaya basladi. B... ye acilmaya da burdaki bi blogu okuduktan sonra karar verdim. İyileşme konusunda en büyük yardım erotik olarak ilgi duyduğunuz bi insana acilinca ve beraber zaman geçirince olur diyordu. B.... en başta çok normal karşıladı. Senin tercihin değil falan dedi. O akşam ve cumartesi günü iyidi benimle. Sarıldı falan. Fakat pazar izinden dondugumuzde (bu arada cumartesi öğlenden pazar aksama kadar izin vaktimiz) bana çok soğuk davraniyordu. Dayanamadım. Benle konusmuyordu. Sonra salı günü bi kağıda onu ne kadar çok sevdiğimi yazıp ona verdim ve çıktım yurttan. Dayıma gittim. Ona da açıldım. Dayanamadım. Bana yardım etmeye başladı  maddi olarak. Psikolog ucretimi falan karsiliyor. Salı günü orda kalıp çarşamba yurda geri döndüm çünkü onsunluğa dayanamadım. Bir an önce ona kavuşmak istedim. Ama bişey degismiyo tabii ki. Bana karşı hala çok kötü. Cumartesi günü de hüseyin hocayla randevu almıştım. Tabi kimsenin haberi yoktu ilk randevudan.

8
Beğenilmek istiyorum.Sevilmek istiyorum.Şöyle kafa dengi içimin ısındığı yaşça benden büyük bir abiye o kadar çok ihtiyacım var ki.Her gün görmek zorunda değilim aylar sonra görünce sımsıkı sarılalım yeter.Arim sorim o beni arasın sorsun yeter.Mesela beni o kadar sevsin ki oğlu olduğunda adımı koysun atıyorum.Böyle bir bağ istiyorum.Akıl hocam olsun her konuda danışabileyim.Benim için örnek olsun.Karşıma çıkıyor böyle içimin ısındığı adamlar ama kimsenin böyle bi derdi yok ki benimle bu derece samimi olsun ya da onların bana içi ısınmıyor çünkü kasıyorum.Biriyle tanıştığım zaman nasıl konuşmalıyım,nasıl davrandım,beni sevecek mi,bi daha görüşür müyüz yoksa bu kadar mı kalır bu sorular istila ediyor beynimi.Bugün bizim ilçede sağlık ocağında çalışan bi doktor abiyle tanıştım.Tam kafa adam.Dal daşşak muhabbeti yaptık.Öyle bi resmiyet soğukluk yoktu ve ben de kasmadan konuşmaya küfür edesim geliyorsa etmeye çalıştım.Bana tıp kitaplarını getirecek.Nitekim samimi bir iletişim kuruldu fakat bi daha görüşür müyüz bilmiyorum.Çok istiyorum.Bitmiştir.İstiyorsam neden olmasın.Bu yazının devamını böyle getireceğimi planlamadım.Bir anda bi farkındalık oluştu.Yahu neden olmasın.At istek instadan faceden.Beğen fotolarını yorumla istersen.Mesaj at çekinme.Memlekete geldikçe uğra yanına.Hal hatır sor.Tıp bayramını kutla,Doğum gününü kutla.Sen bunları yaptıkça mutlaka bi karşılığı olacak.Hiçbir samimiyet bir anda kurulmamış ki.Zamana bırak çok da önemseme.Seni olduğun gibi beğenirse ne ala yoksa insan mı bitmiş dünyada o olmaz başkası olur.Engelleri ben koyuyorum önüme.Bir kişiye de odaklanmak zorunda değilim.Sosyal çevremi ne kadar genişletirsem o kadar iyidir.Bu platonik dünyamdan çıkmam lazım artık.İnsan sosyal bir varlık ve aslında karşımdaki adamın da bana ihtiyacı var.

9
Hüseyin KAÇIN / Ynt: VUR
« : 30 Nisan 2019, 16:45:09 »

10
Rüyaların gerçekle ilişkisi sandığımızdan fazla.Bu sabah içimde derin bir boşluk hissiyle uyandım.Babam bana babalık yapamadı diye çok problem görmezdim bunu yani olsa ne olacaktı ki diye düşünürdüm.Umursamazdım.Dün gece rüyamda çocuklar duymasındaki Haluk'u babam olarak gördüm çok farklı bir şeydi gerçekte hissetmediğim bi duyguyu tattım.Güzelmiş gerçekten sağlıklı bir baba oğul ilişkisi.Olsun ben artık kendimi kimsenin sevmediği kadar sevmeye karar verdim.Bu haliyle babam iyi ki sevmemiş beni aslında.Sevse onun gibi olacaktım onu örnek alacaktım karakter olarak da onun oğlu olacaktım.Ben ailemin tüm üyelerinden farklı olmaktan yana çok mutluyum.Hüseyin hocaya göre bu bir milatmış.Soydan gelen bir çubanın deşilmesi gibi.Artık benimle yeni bir nesil başlıyormuş benim çocuklarım torunlarım ve sonrası benim soyum oluyormuş benden öncesinin değil.Bu açıdan bakıldığında teşbihte hata olmaz peygamberlik gibi olduğunu söylüyor.Çünkü söylediği gibi peygamberler hep azgın sapkın kavimlere gönderilmiş ve o peygamberden sonra bir dönem huzur hakim olmuş bu anlamda benzerlik gösteriyor.Bakış açısı değişince bu durumla gurur da duyabiliyorsunuz işte.Tabi soyunuzun devam etmesi için buna yenilmemeniz lazım.Eşcinsel hayatı tercih ederseniz deyim yerindeyse Lut değil taş olursunuz.

  İslamiyet öncesi Arabistan'ı her ne kadar cahiliye dönemi olarak zikredilse de durum böyle değilidir.O dönemde Arap dünyası edebiyatta bir numaradır.Tanım yanlıştır cahil bir toplum edebiyatta nasıl bu kadar gelişmiştir?
  İslamiyet öncesi Arap toplumu sapık bir toplumdur.Sadisttir.Kız çocuklarını diri diri toprağa gömerler.Köle sistemi de sadistliklerinin başka bir örneğidir.Alkol su gibi tüketildiğinden yaptıkları sapıklıkların sınırı yoktur.Bu denli sapıklıkların kol gezdiği böyle bir çağda böylesi sapıkların arasında bir peygamber yetişmiştir.Yetişmiştir çünkü doğduğunda peygamber değildir kırk yaşında peygamberlik verilecektir.Peygamberimiz tebliğ görevine başladıktan sonra artık bir süre huzur ve refah hakim olacaktır.Kendinden öncekiler sapık olarak anılırken peygamberimizin soyu mübarek olmakla övünecektir ama onlar peygamberimizin soyudur İslamiyet öncesi sapık Arap toplumunun değil.Bu durum bütün peygamberler için geçerlidir ve bu haliyle peygamberlik eşcinsellikle benzeşmektedir.Soydan gelen bir bozukluğun bir sapkınlığın seninle son bulması senden sonrasının artık senin soyun olması ve bir süre bu durumun senin soyunda ortaya çıkmaması daha iyi tabir edilemezdi.Allah'ın yer yüzündeki düzeni böyle işler.Azgınlık,aydınlık,azgınlık...
   İnsan her halde günah işlemeye mahkumdur çünkü insan fıtratının esiridir.

11
Dünya geneli bir şey yaymak isterseniz bunun en iyi yolu medya üzerinden yürümektir. Ama hangi medya tv programları hatta sosyal medya bile sinema kadar evrensel değildir. Bunun yanında sosyal medya çoklu kullanıcı yorumuna açık olabileceği için sizin gönderinizin altına onu mundar edecek bir şey gönderilmesi  reklamdan öte baltalanmaya döner dolayısıyla ters teper. Anlayacağınız evrensel bir mesaj vermek isterseniz eleştirme veya engel olmadan bunu yaymak isterseniz kullanılacak en iyi yol sinema sektöründen geçer. Çünkü iyi yapım bir sinema herkes tarafından izlenir, sadece o zamana değil her zamana hitap ediyor yani sosyal medyadaki gibi bir gün trend olup sonraki gün unutulmuyor. Hatta o zamanın sosyal medyasını de fethedip trend oluyor yani bir taşla iki kuş vuruyor. Ki bunu fark eden bazı gruplar ne yaptılar onu görelim

Son seneler özellikle imdb rekortmeni filmlere bakalım bir de benim izlediğim rastgele bir türk filmine bakacağım.

Bohemian Rhapsody
Filmin başlangıcında aslında sıradan kızların da normal diye nitelendireceği bir karakter var. Pat diye bir müzik klübüne katılmak istiyor. Amaç mı; bence o bakıştığı kızı etkilemek... Ne oldu da filmin sonunda bu hale geldi bu adamcağız diye söyletiveriyor. Bazı kötü arkadaşlar diye kısaca kestirip atabilirim zaten sigara alkole uyuşturucuya da onlar başlatmazlar mı? Her fenalık bu ortamlardan gelmedi mi? Hayır diyorsanız milyonlarca aile yanılıyor mu ya da çekmiş kişiler? Neyse biz filme dönelim. Adam bir şekilde gruba giriyor. Grup yükseliyor. Kız da adamın sahne makyajcısı oluyor. Adama ultra dar feminen bir giysi seçip bunu seversin demesi bir tuhaf gelmiyor değil. Neyse sonrasında ilişkileri başlıyor. Bu ilişki tabi ki seyircinin beğenisini alıyor. Ama biraz erken kavuştular dedirtiyor yani böyle olmamalıydı. Neyse ailesiyle bile tanıştırıyor. Kıza yüzük alıyor verirken kız ona sen çok sen çok yükseleceksin diyor adam biz diyerek kızı da katarak düzeltiyor. Kariyerinde de yükseliş başlıyor. Bir şirketle bir şarkıyı çıkarmak için zorla da olsa anlaşıyorlar. Derken adam konserlere turnelere çıkıyor. Kız da hala adamla tabi ama olmadık birşey oluyor. Bu karı gidiyor adama diyor ki “Ben devam edemem aslında bu senin suçun da değil bak vs.” diyerekten adama sen eşcinselsin benle olman doğru değil kafasına geliyor. Ne! Neye göre eşcinsel dedirtiyor iki feminen giymesi bazı hareketleriyle adama eşcinselliği yaftalaması o kadını filmin kötü karakteri yapar bence. Neyse adam hala onu sevdiğini söylüyor tabi sürtüğün umrunda değil başka herife gidecek. Adam hala bu kadınla görüşmeye çalışsa da kadın adamı hayatından çıkarmaya kararlı telefonlar da bitiyor artık. Derken bir boşluk oluşuyor. Bu adam baya ünlü tabi bunun menajeridir asistanıdır şusu busu var. Bunlardan asistanı olduğunu tahmin ettiğim bir tanesi eşcinsel; önemli bir ayrıntıyı kaçırdım bu gay asistan filmin başlarında yani adam kadınlayken herifi öpmeye çalışıyor, bizim adam durduruyor tabi ne yapmaya çalışıyorsun olmaz falan diyor. Bu manyak durur mu durmuyor tabi. Bu arada adamımızın adı da Freddy manyak herifi ise Allen adında bir adam canlandırıyor artık çok herif girecek karışmasınlar diye yazıyorum. Freddy kadından yani Mary’den ayrılınca boşluğa düşüyor. Bir gün otelde partide kendini bir garsonun poposunu ellerken buluyor diyebilirim. Garson da kesmesini istiyor tabi. Ama bu Freddy’nin artık hoşuna gidiyor anlaşılan bir şekilde konuşup garsonun adını alıyor; “Jim Hutton”. Freddy’nin aşk hayatı batık ama iş hayatı da iyi devam ederken iş hayatı da aşk hayatının lanetine çekiliyor. Bu eşcinsel asistanın teşvikiyle Freddy solo kariyerine gitmek istiyor tabi en yakın ahbapları olan müzik grubu buna şaşırıyor ve biz ailendik diyorlar ve terkediyorlar. Bundan sonra Freddy yapayalnız kalıyor tam boşluğa düşüyor. Bu gay asistanın ilk darbesi değil tabi sırada menajer var tabi. Gaylerden iyi entrika kuran mı var bir iftira entrika ile gerçekten kendisine sadık, dürüst, işini iyi yapan menajeri de ne yazık ki Freddy’e kötü gösterip postalatıyor. İşte şimdi Freddy savunmasız kalıyor. Büyük bir sinsilikle gay asistan amacına devam ediyor. Tek kalan Freddy’e eşcinselliğin kapılarını açıyor. Gay partilerle başlıyor. Padişaha her gece cariye gönderen Safiye Sultan’ı unutturmaya çalışan Nurbanu Valide Sultan gibi her gece başka bir adam ayarlıyor adamlar da denebilir. Gel zaman git zaman bu adamın kariyerinin batmasından da daha kötüsü oluyor adam AIDS hastası oluyor. O an zaten hayatı gözünün önünden geçer ya insanın benzer bir durumu yaşıyor. Bir gece Mary’i görüyor. Mary ona ailen falan diyor. ile derken müzik grubu yani. Derken bir gün bir telefon geliyor bağış amaçlı bir konser yapılacak tabi gay asistan vazgeçirmeye boşverdirtmeye çalışsa da enterasan bir şekilde bütün batışının tek sorumlusu olan gay asistanla tartışıyor ve seyirciyi rahat ettiren bir şey yapıp bu erkek kaşarını kovuyor. Eski müzik grubunu aramaya koyuluyor onları anlaşmalarla ikna ediyor ve sahneye çıkmak üzere anlaşıyorlar. Derken Freddie için son birkaç şey kalıyor. Freddie gidip garsonu arıyor binlerce isim benzerliği arasından onu bulup eşi ilan ediyor aman ne romantik. Asıl rahatsız edici durum ise adam Mary’i de büyük bağış konserine çağırıyor. İlk sevgilisi ve eski sevgilisi birlikte büyük bağış konserini izliyorlar. Sonra adam AIDS’ten ölüyor. Bu mutlu son oluyor. Kaçınız böyle bir sonu çocuğunuza veya kendinize biçersiniz. Adam asla hayatını kuramadı aids’ten genç yaşta öldü. Hep kandırıldı hayal kırıklığına uğratıldı. Belki o da uğradı ama tek başına bırakılan kimsesiz olan o oldu. Gruptaki diğer herkes hayatını kurdu aslında. O ailesi dediği grup hiç mağdur olmadılar aslında gruptan alabileceklernin fazlasını aldılar en azından ömür boyu bir bar köşesinde çalmadılar. Kaybeden hep Freddy oldu. Ona yardım eden de olmadı. Bence içten üzülen de olmadı. Evet bu eşcinsel hayatlar içinde en güzel olanı. Bu adam bir heteroseksüelden eşcinselleştirildi. Mary ona sırtını dönmeseydi böyle mi olurdu. Asla. Kendinize de bir dönün bakın size kimse yardım edemez tabi sizden başka yoksa böyle batar gidersiniz bu bataklıkta. Kimse ağlamaz size herkes işine geldiği gibi yaşar. Sizin primlerinizi yerler.

12
 Dün terapideydim.Bu terapide farklı bir şey oldu o duraklama döneminden sonra ilk defa tekrar umut doldu içim ve yine kendime olan inancım
yenilendi.Kararlı çıktım terapiden bi dahakine kadar uygulayacağıma inandığım kararlar verdim.Hep ilk ben girerim terapiye.Son yazdığım yazı üzerinden konuşmaya başladık konu konuyu açtı yapmam gereken bazı şeyleri yine tekrar ettik.Şunu biliyorum ki Hüseyin hocayla danışanları arasındaki iletişim klasik bir hasta hekim ilişkisi değil.İşin büyüsü kaçmasın burayı açmıyorum çok.Bu terapide Hüseyin hocada eleştirmek belki kızmak istediğim bazı konuları söyledim ona.Bunun bir amacı vardı yerini buldu.Her açıdan verimli bir terapiydi.Terapi sonrası girişte oturdum biraz.Biri gelmişti.Yirmi sekiz yaşında bir çocuk oturuyordu karşımda.Gözlerinden belliydi büyümediği ve o kadar kırgın bakıyordu ki acımamak için zorladım kendimi.Hikayesini dinledim biraz.Kendimce çıkarımlarda tavsiyelerde bulundum.Egosu ailesi tarafından yaralar almış özgüvenin kırıntısı yok.On yılı aşkın süredir psikolojik ilaçlar kullanıyor.Ne söylesem hava böylesine derin yaraları açan ailesine mi düşmüş bir tekme de ben atim diyen insanlara mı sövmeli bilmiyorum.Allah yardımcısı olsun.Bulacaktır elbet günün birinde benliğini.Sonra iki kişi daha geldi buraya gelen çoğu danışan gibi çok kez ilişki yaşamış trans olmanın eşiğinden dönmüş feminen tavırda iki kişi.Asla kimseyi yargılamam söz konusu değil ben de aynı dertten muzdaribim onlar adına çok da üzülüyorum ama ne yalan söylim bu tarzdaki danışanları görünce içimde bir uzaklık bir soğukluk hissi oluyor.Neden sonra çıktım 18 saatlik bir yolculuk bekliyordu beni.Otobüse bindiğimde yan koltuğumda oturan adam çok sıcak bir tavırla karşıladı beni tanıştık.Yirmi dokuz yaşında Kayserili bir sağlıkçı.Çok fırlama çapkın bir kişilik.Yol boyunca sohbet ettik.Benim için ilk olacak bir şeyi deneyimledim onunla benden yaşça büyük biriyle cinsellik konuştum.O bu konuları açtı başta ben de bi daha görmicem nasıl olsa hem ihtiyaç duyduğum da bi şey fırsat bu fırsat dedim sansürsüz daldım sohbete konuştuk baya.Beraber olduğu kızları anlattı nasıl tavladığını yatağa attığını.Ben de merak ettiğim ne varsa sordum.O da içtenlikle cevapladı.İletişimimiz abi kardeş frekansındaydı o sıcaklıktaydı.Öte yandan arada Allah'tan kitaptan bahsedip iki dk sonra içki karı kız muhabbeti yapması tutarsız geldi ne ayak diye sorguladım kendimi.Bu yüzden ayrılırken instagramdan ekle beni dediyse de çok tekin bulmadığım için eklemedim belki eklerim bilmiyorum.

13
Hüseyin hocadan önce çok çıkış yolu aramıştım.Başka psikologlara başvurmuştum.Hiçbiri aklımdaki soru işaretlerini silemedi bir çözüm de sunmadı.Hüseyin hocayı internetten çok önceleri görmüştüm ama TV'ye çıkan İstanbul'da yaşayan bir psikolog benim için ulaşılamaz gelmişti.Onunla tanıştığımda ilk terapide aklımdaki bütün soru işaretlerini kaldırdı.Her şey o kadar net o kadar aşikardı ki sadece bu kadarı bile büyük bir tatmin vermişti.Artık bu durum neden ortaya çıktı diye kendimi sorgulamıyordum.Büyük bir ivmeyle iyileşmeye başladım kendimdeki değişimi gördükçe daha da şevkle uğraştım didindim.O ivmeyle devam etseydim sanıyorum şimdi İstanbul yolcusu olmayacaktım olsun.Kendime süre biçmiyorum çünkü bu bir süreç yarın ölürsem hayatım boyunca uğraşmış ama başaramamış olcam ama gerçek bu değil aslında asıl başarı çözüm yolu arıyor olmam bunun için uğraşmam yani direnişimin kendisi.Böyle düşünmek daha rahatlatıcı.Hem bu yolculuk keşiflerle dolu çok şey katıyor insana ve yolun sonunda kendini buluyorsun bu pencereden bakınca ödediğimiz bedel ödül gibi de aslında.Mesela geçenlerde William Blake'in bir sözünü keşfettim aklımın karanlığına ışık tuttu.
Diyor ki:
"Eyleme dönüşmeyen arzu,ruh bozukluğuna yol açar."
Ben bu sözle bir bilmeceyi daha çözdüm.Anksiyete,Obsesyonlar,özgüven eksikliği ve daha sıralayabileceğim bu problemlerin temelinde içimde bulunan bu çatışma yatıyor.Hüseyin hoca da bununla ilgili eşcinsellik hiçbir zaman tek başına değildir birçok psikolojik problemi de beraberinde bulundurur demişti.Kendime olan saygımı yitirsem,inancımı,ahlak yargılarımı yitirsem gider çok yakışıklı bulduğum bir adamla sevişirdim.Bu değerlerim beni sıkı sıkı tutarken nefsim deli gibi arzuluyor bunu yapmayı.Bu çatışma ruhumu bozuyor.Ben Hüseyin hocanın yanındayken o dört duvar arasında dünya üzerinde kendime en yakın olduğum yerdeyim.Orada hissettiğim benle nefsimle aklımın arasında kalan ben bir değil.Bu araftalık ailemin yanında en çok nüksediyor çünkü ahlak yargılarımın temelini onlar attı ben odamda gey porno izleyip sonra annemi görünce bu çatışma bana saçma hareketler yaşıma uygun olmayan davranışlar olarak geri dönüyor ruh bozukluğu tanımı bu olsa gerek.Babam gözümün önündeyken onu sevebilmem ya da affetmem mümkün değil çünkü bir çocuğunun babasının onun kahramanı olamayışında yaşadığı hayal kırıklığını yaşıyorum her gördüğümde geçmiş deneyimlerim nüksediyor.Beni en çok eleştiren,yargılayan dayım ve teyzemin karşısında elim ayağıma dolaşıyor her hareketimi sözümü seçmeye çalışıyorum.Ailem iyi gelmiyor bana onlardan uzaklaşmam gerektiğinin farkındayım.Öte yandan yurtta kaldığım süreci hatırlayınca akranım erkekle birlikte yaşamak bana iyi gelecekken ben her defasında annemi arayıp saatlerce konuştuğum için bir faydası olmadı ama onlarla öyle ya da böyle aynı ortamı paylaşmak sürekli birarada olmak onların benden bir farkı üstünlüğü olmadığı gerçeğini somutlaştırdı.Yine uzaklaşabilirim onlardan yine yakalayabilirim o ivmeyi.Hikayenin sonunda iyi olacağım ben.
Sonuç olarak kalbimin dört odasından çıkıp Hüseyin hocanın odasından ben olarak çıkacağım bir gün ve hep ben kalacağım.O gün bu yazımı okuyup kendimle bir kez daha gurur duyacağım.

15
           En son seansımda  Hüseyin beyle ağırlıklı olarak okuduğum kitaplardaki karakterle hangi konularda özdeşim kurduğum üzerineydi. Gördüğüm kadarıyla özdeşim kurduğum karakterle bir yere kadar beraber yürüyorum,sonra süper ego tarafım devreye girip o kişiyi acımasızca lanetliyor.Ahmet ÜMİT’in kitabındaki savcıyla özdeşim kurarken bir yerden sonra onu lanetlemeye kalkmam bunu gösteriyordu.
           Geçen hafta Hüseyin beyin ofisi kalabalıktı.Seanstan sonra salonda diğer danışanlarla koyu muhabbete tutuştuk.Hatta siyasi konular üzerine bile derin analizler yaptık.Hüseyin bey bizi sonundan çıkarmak zorunda  kaldı.Bizler dışarıda bir cafe’de kendi sorunlarımız üzerine sohbete devam ettik.Diğer danışanlara göre tedavi için geç kaldığımı düşünsem de,olumlu tarafı onlar eşcinsellikte dibine kadar varmış ,defalarca hemcinsleriyle ilişkiye girmiş olmalarına karşın ben bunları yaşamamış olmam.  Özellikle Furkan adlı çocukla kendi tecrübelerimi paylaşmam ve bazı konularda ona tavsiyelerde bulunmam onu mutlu etmişti,bende tecrübelerimin işe yaramasından mutlu olmuştum.Eşcinsellik konularında ilk defa danışman haricinde birileriyle bu sorunu paylaşıyordum.Bunu yaptığımda bir rahatlama hissettiğimi ,üzerimden büyük bir yükün kalktığını görebiliyordum.Bu gibi sebepler Hüseyin beyin stilini diğer danışmanlarımdan üstün görmeme sebep oluyordu.Diğerlerinde resmiyet vardı.Hiçbir danışan salonda diğeriyle muhabbet etmezdi.Halbuki aynı sorunları yaşayanların birbirleriyle paylaşım yapmaları,birbirlerinin tecrübelerinden yararlanmaları olumu sonuç doğurur.
           En son seansta tanıştığım Özay adlı danışan telefonumu almıştı.Bir hafta sonra Pazar günü buluşalım diye mesaj attı.Kadıköy’de  buluştuk,yanında kız kardeşi de vardı.Orada anlattıkları bazı konularda ürperdim.Bu çocuğa zamanında cinler dadanmış, onu çıkarmak için hocalara gitmişler.Cinler vasıtasıyla zamanında fal baktığını çoğunu doğru tahmin ettiğini söyledi.Hatta bu iki kardeş birkaç yıl öncesine kadar tv kanallarında ki programlara paralı seyirci olarak gittiklerini söylediler.Özay bu programlarda öğrendiği ünlüler hakkındaki dedikodulardan bahsetti.Örneğin Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu, Kadir inanır, Kemal Doğulu gibi ünlülerin eşcinsel olduklarını söyledi.Bazıları evliliklerini kamufle olmak için yaptıklarını söyledi.Onlarla 5 saate kadar moda taraflarında bir cafe de oturarak sohbet ettik.Çocuğun bakışları ürkütücüydü.Ne yalan söyleyeyim cinlerle bağlarından bahsedince tırstım.Karakterine bakacağım eğer güvenilir değilse ahbaplığımızı ilerleyen süreçte  bitiririm.İkisinin çocukluğuna inince sorunlu bir baba faktörü olduğunu gördüm.Onlarla sohbet ederken pek rahat değildim.Bana pek güven vermediler.Umarım bu düşüncemde yanılırım.

Sayfa: [1] 2 3 ... 214