İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - psikolog

Sayfa: [1] 2 3 ... 325
2
Herkese merhabalar emre ben. Bugün tekrar terapiye gittim. Bu hafta daha mutluydum giderken. Çünkü iyileşeceğime dair umudum yeşerdi biraz. Bu hafta önceki haftalarfa yaptığım pisuvarlarda ve tuvaletlerde erkeklerin penisine bakma olayını artık yapmadım. Yani bu hafta boyu yapmadım. Yapmak da istemiyordum zaten yaparken bi yandan zevk alsam da aslında çok rahatsız oluyodum ve benim için büyük zaman kaybı oluyordu. Bugün güzel konulara değindik. Allaha olan isyanımdan şikayetimden ve kırgınlığımdan bahsettim. Kalbim o kadar kırık ki o kadar öfkeliyim ki ona karşı onu asla affedemicem bana böyle bir durumu böyle bir hayatı razı gördüğü için asla affetmeyeceğim sonucu ne olursa olsun. Ve beni hala ne kadar uğraşsamda hala bu durumun içinde tuttuğu için . O kadar kötü bir durumdayım ki kimseye içimi dökemiyorum sıkıntımı anlatamıyorum. Derslere falan bunalıyorum diyorum soranlara ama aslonda bambaşka . Ben bu halde napıcam bilmiyorum artık daha ne kadar devam edecek bilmiyorum. O da bunları bildiği halde bana hiç yardımcı olmuyor benim için bitti artık o . Hüseyin hoca isyan edebilirsin öfkeni belirtebilirsin ama asla varlığından şüphe duyma dedi . Bu sendeki durumu daha da arttırır dedi sana zararı olur eski alışkanlıklarına dönersin dedi. Zaten inkar etmiyorum ama öfkemi doyasıya yaşıyorum. Bana yaptığı bu adaletsizlik karşısında öfkem asla dinmeyecek. Yaşıtlarım ne güzel eğlenirken takılırken benim bunları düşünmem çok acı. Sadece beni öldürmesi istiyorum yakın zamanda çünkü ben böyle bir hayattan böyle bir geçmişten tiksiniyorum midem bulanıyor. Daha fazla bunun içinde kalmak istemiyorum. Evet hayat da güzel ama ben bu utançla yaşamak istemiyorum .

Sonra lut kavminden konu açıldı . Aslında onların eşcinsel olmadıklarını karılarıyla anal sex yaptıkları için erkeklerede sardıklarını söyledi. Yani olabilir bilmiyorum pek fikrim yok bu konuda . Ama hz yusuf ile ilgili dediği şey beni çok mutlu etti. Yusufun kuyuya atılmasını sembolik oldupunu aslında diğer abileri tarafından tacize uğramış olma ihtimalinin olduğunu söyledi. Kuyunun bunu simgelediğini söyledi . Babası yusufa çok ilgi gösterdiği için diğer kardeşlerinin böyle bir yapmış olabileceklerini anlattı ve bana çok mantoklı geldi. Umarım gerçeği böyledir böyleyse kendimi biraz daha iyi hissedeceğim en azından yanlız olmadığımı görürüm. Günümüzde de bazı abilerin kardeşlerine taciz ettiğini başka danışanlarına ait deneyimlerinden söyledi. Bunun da olabileceğini söyledi bence mantıklı . Her neyse ben sadece kurtulmak istiyorum ve bu dünyada çok kalmak istemiyorum artık . Tez zamanda yanına alır umarım .

3
Bugün 9.terapime geldim . Geçen ki terapimi yazmadım farkındayım biraz tembellik yaptım. Ama bu yola başkoyduk ilerleyen adımlar ile düşe kalka toparlamaktan başka çaremim yok . Neyse Hüseyin Hoca ile başladık seansa bu 20 gün nasıl geçti yine ne gibi başıma belalar açtım tek tek anlatmaya başladım. Bir aydır sosyal medyada arayış yapmadığımı bu arayışların bana stres ve hayatımım alt üst olduğunun farkındayım biraz geç
oldu . Asıl kötüsü bir ay önce tanıştığım fizyoterapist ile bir aydır mücadele veriyorum .Bu  seans boyunca onunla ilgili konuştuk . İnsan eğer  gerçekten düzelmek istiyorsa hayatının hiçbir yerinde eşcinsel bir insan olmayacağını farkına defalarca vardım. Bende bu yankı oluştu . Normal arkadaşlarım var iş yerinde onlara karşı hiç bir art niyetim yok. Beraber sohbet ediyoruz kızlar hakkında yorum yapıyoruz dış görünüşlerini dile getiriyoruz . 3 defa denedim olmadı be fizyoterapist inan senle dost arkadaş olmak için çünkü çok bilgili kültürlüsün ama beni sabote etmekten başka bir girişimde bulunmuyorsun çıktığım bu yolda bana destek olmaktan çok köstek oluyorsun . Senin gibi 100/100 burslu bir üniversiteyi okuyan zeki insana sana acıyordum ve bana değer verdiğini biliyorum ama bu değer çok haddini aştı. Bana aşık olma dedim bu hayatta mutlu son yok dedikçe hep yanlış yapıyorsun kendimi kabullenmem gerektiğini bana aşılamaya çalıştın ama başaramadı maalesef. Sen her defasında benim aklımı karıştırdın ve artık nefes alamaz duruma geldim.Bunları konuşarak bir çözüm yolu buldu artık kimseye ne yaşadığımı terapi de mahremiyetimi herhangi bir eşcinsel kişiye anlatmamam gerektiğini söyledi. Aşırı bir kıskançlık olgusu oluştu sende  ben Hüseyin Hocam şu iki yıldır İstanbul da bana en iyi gelen kişi ve en güvendiğim insan dedikçe Hüseyin hocaya karşı bir antipati oluştu sende . Benim düşüncelerimi sorgulamaya başladın yanlış yolda bu yolda düzeltmek diye birşeyin olmadığını imkansız olduğunu . Hocanın beni hasta ettiğini kendime zarar verdiğimi dile getirdin ve benim hasta olup bir yerden sonra bu gidişin intihara kadar yolu var dedin. Beni hocayla tehdit ettidiğini dile getirdim . Bana 3 tane psikolog ayarladı birisi Amerikada diger ikiside burda idi . Bana inan bunların hiçbirin faydası olmayacak bundan eminim bana hepside bu hayatı kabullenmeyi seçenek olarak görmemi isteyeceklerdi içimde o duygu vardı. Ne kadar uzaklaştım çabaladığımı farkında idi kapıma dayandı ağladın sızladın ama cidden hiçbirine karşı dayanamadım senin o duruma gelmeni istemedim çünkü. Benim için tamam değerli idi ama bunun dost arkadaş olarak olmasını istedim ama sen olayı bana dokunarak benim duygularımın canlanmasına sebep oluyorsun bu yüzden son noktayı koydum her yerden .Bir haftadır görüşmüyorum çünkü biri ile konuştum mu hep içimde huzursuzluk kendimden nefret acıma duygusu gelişiveriyor bedenim her evresinde buda beni bunalıma sokuyor .Bu tür tuzaklara düşmemin sebebi insanlara yardım etme ve acıma duygularının bende aşırı derecede olduğunu dile getirdi Hüseyin Hocam bu duygularımdan biran önce vazgeçmem gerekiyor diye ödev verdi. Sonra iş hayatı ve memleketim geldik . İş hayatında sporun getirisi çok olduğu için kurumdaki insanların bakış açısı değişti çünkü ben günden güne değişiyor eski ezik ve korkaklık kompleksi üzerimden kalkıyor artık . Tamam biraz göze hitap ediyor olabilirim bana cidden bana terapileri doğru düzgün yaparsam herşeyi başarabilirim. Çalışma hayatımda eski hayatımdan eser kalmadı çünkü kurum psikologu sende aşırı derecede bir değişim olduğunu dile getiriyor her defasında . Bu bile aşırı derecede motivasyon mu artıyor . Kızların ilgileri hep üzerimde bununda farkındayım.Önceleri memlekete ayda bir özlem duyan kişi idim .İnan artık gitmek istemiyorum Sivasa . Terapim bitti açıktım mecideköye geldim güzel gözleme yapan simit salona gittim . Yakınlarda oturan arkadaşım kız vardı her defasında kafe içelim diye istekte bulunuyordu .Onu aradım gel  buluşalım diye oda eve gel ben çay koyuyorum bende gözleme falan kahvaltılık aldım evine gittim şunu dile getirmek istiyorum bir erkeğe en çok değer verecek kişi karşı cinsi kadınlar olduğunu anladım .Güzel bir kahvaltı hazırladı . Oturduk çay kahve keyfi yaptık ama herşey sınırlar içinde bizde yanlış davranış bir kadının evine gitmek ama bunuda aştık artık . Ayrılır ikende gel bir Buse kondurayım dedim arkadaşa şakasına artık kadınların farklı olduğunu farkına vardım. Umarım bir daha sabote edilmeye fırsat vermem biz erkelere değer ve değerli olduğumuzu ancak bir kadın tarafından aşılanması gerektiğini düşünüyorum. Azerbeycanlı bir arkadaş ile seans çıkışı konuşturdu hoca o kadar beyefendi temiz gözlerinin içi parlıyan kardeşimdi Rabbim çıktığını bu yolda zaferi ile taçlandırsın . Allah emanet olun yazmaya artık devam son gaz .💪🏻

5

3. terapiya. 10.10.2026  İstanbul. Türkiyə. Niyə bura gəldim ki ? Həqiqətən də düzəlmək istəyirəm, yoxsa, valideynlərin gözündən pərdə asıram, ya da özümü aldadıram. Beynim bu suallarla nə qədər qarışıq olsa da, terapiyaya başlamışdım artıq. Müqavimət, qarşımdakının məni anlamaması, yola vermək kimi axmaq düşüncələr keçirdi beynimdən. Lakin, mən diqqətlə dinləyirdim. Bəlkə bir yerdə səhv buraxar da sonra bitirərəm deyə. Halbuki, adamın hər sözündə haqlı olduğunu görürdüm. Biri var deyirlər teoriya, biri də var bunları həyata keçirtmiş birisi. Bu insan həqiqətən də ikincisiniə aid idi. Elə onsuz da

ona görə ona bu şansı fürsətə çevirib ikinci dəfə Türkiyəyə onun yanına terapiyaya gəlmişdim. Özümü yalnız, tənha, sanki heç kim çəkdiyim əziyyəti başa düşmürmüş kimi hiss edirdim. Terapiyanı səs yazısına almışdım sonra dinləyərəm deyə. Terapiya bitdi və biz bir yerdə evə qayıdası olduq. Yolda mənə bəzi suallar verir, qardaşımın vəziyyəti ilə bağlı mənə və ona tövsiyyələr verirdi. Mən də başımla təsdiqləyərək keçirdim. Amma, digər tərəfdən birlikdə dönüşün səmimiyyət olduğuna inanırdım və sanki bu insan mənə sadə biri kimi gəlmişdi. Nəysə, çox uzatdım onun haqqında. Özüm haqqında danışım

bir az. Mən bu terapiyadan az təsirlənmişdim. Səbəbi isə uzun müddət buraxmağım və arada yaşadığım gey həyatı idi. Beynim qarışıq idi. Sosial şəbəkələrə girir, yeni insanlarla tanış olur və uyğun birisini axtarırdım görüşmək üçün. Bunları etdikcə də digər tərəfdən beynimə düzəlməyəcəksən deyə neqativ düşüncələr gəlir, əsas hədəfdən yayındığımı düşünürdüm. Olsun, bir dəfədən heç nə olmaz dedim və getdim. Susqunluq, narahatlıq və özünü aldatma və tənhalıq.

Dünən 4-cü terapiya oldu artıq. Dirənişin bu səfər əvvəlki terapiyalara nisbətən bir az azaldığını hiss etdim və bu dəfə daha istəkli getmişdim. Qapıdan məni Hüseyin bəy qarşıladı. İçəridə başqa bir psixoloq da var idi. Sağolsun mənə çay gətirdi. Xarici ölkədə olduqda hamını özümə qarşı soyuq hiss edirəm, lakin, bu cür insanları gördükdə bu düşüncənin bir hissədə yanlış olduğunu da anlayıram. Terapiyaya başladıq. Yazı yazmamışdım. Hüseyin bəy terapiya yazısının faydalarından danışmağa başladı. Mənə tənbəl olduğumu, insanlarla qaynayıb qarışmaq istəmədiyimi və addım atmadığımı

mülayimcəsinə başa salırdı. Mən isə başa düşməyə çalışırdım. Sonda həqiqətən də bu yolda istəksiz və tənbəl olduğumu anladım. Belə davam etməyəcəkdi. Bir addım atmaq lazım idi. Hətta terapiyanın sonunda bir pasiyentiylə də görüşdüm. Səmimi biri idi. Hüseyin bəyin yanına 3 ildir gəldiyini və bu dövr ərzində daha özgüvənli olduğunu danışırdı. O da yazmağın effektiv olduğunu vurğulayırdı. Çıxdıqdan sonra ilk işim İstanbuldakı dostuma yazmaq oldu. Sosiallaşmaq adına vaxtı olduqda görüşək dedim. Həqiqətən bu terapiyadan çıxdıqda bədənimə bir yüngüllük gəlmişdi. Hətta çıxdıqdan

sonra atamla telefonda danışanda belə ona bu haqda demişdim. Bunun yaxşı bir şey olduğuna inanırdım. Bir də başım bir az otel axtarmağa qarışmışdı və bunu Hüseyim bəyə demişdim. Mənə bu haqda çox düşünməməyimi, qaldığım yerdən asılı olmayaraq terapiyaya gəldiyimi demişdi. Əslində doğru idi. Bu, həqiqətən vaxtımı alır və işığa gedən yolda atacağım addımlardan məni yayındırırdı. Qərarlı olub bunu sonlandırmalıydım. Elə də etdim. Bir də terapiyanın bir şeyini hiss etmişdim. Hər getdikcə sanki o gey həyatının tədricən cazibəsi azalırdı.  Bu, dolayı yolla asılılığıma da

müsbət yöndən təsir göstərirdi. Həm də yurddan bir uşaqla tanış olmuşdum. Darıxanda ona yazırdım çıxaq gəzək deyə və beləcə həm alternativ tapırdım, həm də sosiallaşırdım. O da mənə yurdda qalmağın mənim gələcək həyatıma mübət təsiri olduğunu vurğulamışdı. Əslində bəlkə də yurdda qalmağımın ən böyük səbəbi elə o oldu.

6
Merhaba Eldeniz Bey, bugün terapide görüşmüştük. Başaracağımiza inanıyorum. Ama burada önemli olan isteğinizin arşa ulaşması. İsteyen adam ne yapar ne eder, dağı taşı deler istediği şeye kavuşur. Lütfen kaygı ve endişelerinizin, korkularınizin sizi ele geçirmesine izin vermeyin.  Elbette düşündüren şeyler vardır ama zamanla hepsinin üstesinden geleceksiniz. Öncelikle size bazı tavsiyeler vermek isterim
1) Hüseyin hocamız bu işte resmen master yapmış gibi iyi bir terapist. Onun yönlendirmeleri çok önemli çünkü onu anladiginizda söylediği şeylerin mantiginiza uyduğunu farkediyorsunuz. Eğer gerçekten iyileşmek istiyorsanız, onun dediklerini harfiyen uygulamak zorundasınız.  Bu çok önemli bir unsur. Çünkü bu işi ondan iyi bilen yok.
2) Pasiflikten kurtulmak için özellikle pasif fantezi kurmamaya dikkat edin. Eğer böyle bir istek veya arzu ortaya çıkarsa bunu aktif fanteziye çevirmeniz gerekir. Bu en önemli unsurdur. Ve emin olun bunu böyle yaptığınızda daha özgüvenli, daha eril ve daha kendine güvenen biri olduğunuzu fark edeceksiniz. Hatta bunu birkaç kere bile yaptığınızda sizdeki değişimi gerçekten de farkediyorsunuz.
3) Bütün kaygı, korku ve endişeyi en aza indirmeye çalışın. Evet elbette hayatımızı sıfır korku, sıfır kaygı ile yaşayamayız ama bunu en aza indirebiliriz. Ve böyle yaptığınız vakit bunun size katacağı faydaları farkedeceksiniz. Eğer pasif olmamak istiyorsak kaygı ve korkudan uzak durmak, bunların üstüne gitmek şart. Çünkü bunlar kendi zihnimizde kendi kendimizi eziklemeye sebep olur. Ve daha depresif hissedeceğimiz için bizi bize beynimizde daha konfor ve rahatı sunacak alışkanlıklara iter. Yani en rahatladigimiz ve bize en çok haz veren şeye....
"PASİF FANTEZİYE".....
"Umarım az da olsa faydam olmuştur". Kolaylıklar dilerim. :o

7
Merhaba. Ben Eldeniz. 26 yaşındayım. Bakü'den geldim terapi için. Niyetim düzelmektir inşAllah. Biraz başta zor gibi gözüküyor ama başarıcağımı düşünüyorum. Biraz da isteksizlik var içimde ama ilk önce Allah'ın sonra sizin desteğinizle bunu üsteleyeceğimi düşünüyorum. Bildiğim bi şey var. Bu yol sabır, özgüven ve irade gücü talep eder. Bunların bende olduğunu düşünüyorum. Bi tek üçünü de entegre etmek kalıyor. Olursa başarıcam. Dualarınızı esirgemeyin lütfen. Bizi gerçekten de yaşatan duaların gücü. Ben buna inanıyorum. Rabbim hepimizin yardımcısı olsun.

11
Merhaba emre ben. Bugün tekrar terapite gittim. Bugün canım o kadar sıkkın ki o kadar bunalıyorum ki içim çok daralıyor çok bunalıyorum. Artık sadece her şey bitsin istiyorum . Haketmediğim şeyleri yaşamaktan bıktım sürekli . Yaşıtlarım sürekli eğlenirken ben sürekli düşünmekten kafayı yemekten bıktım artık. Nolur artık bunalmak istemiyorum artık üzülmek istemiyorum. Sabah okulda klüp etkinliği vardı oraya gittim. Herkes samimiydi geçen senelerden tanışıyordu zaten. Kendimi yanlız hissettim kendimi. Kişileri tanıyordum ama samimi değildim yani herkes güzelce muhabbet ederken ben yalnız oturuyordum. En son çıktım zaten dayanamadım. Belki birileri neden erken çıktın falan der diye düşündüm ama kimse de bir şey demedi. Aklım bir tane abide kaldı orda. Neden bilmiyorum bir şey beni çekiyor ona ne bilmiyorum. Hayatta mutlu başarılı insanları gördükçe moralim bozuluyor. Çevremde dindar başarılı zeki evli mutlu çocuklu insanlar var . Hepsinden nefret ediyorum hepsini yok etmek istiyorum. Ben bu yaşımda bu kadar sıkıntıyla uğraşırken diğer insanların rahat rahat yaşamasına tahammülüm kalmadı artık . Artık cidden gücüm kalmadı ben bitsin istiyorum artık bu çilenin. Hani allah çok adaletliydi hani nerde. Ben dertten tasadan geberirken bana yardım etmezken bana kötülük yapanlara gül gibi hayat yaşatıyorsa buna ne denir şimdi. Benim için öyle birisi yok artık beni bu durumlara düşürdü ya bu sıkıntılara düşürdü ya artık benim bir allahım yok her şeyimle ondan nefret ediyorum . Ben dr diğer arkadaşlarım gibi olmak isterdim ne olurdu sanki ne olurdu yani bana niyr bu kadar zulmediyor ben anlamıyprum ya. Cidden bunaldım artık. Bu hafta hep tuvaletlerde insanların penisine bakmaya çalıştım cidden utanıyorum kendimden yapmak istemiyorum ama engel olamıyorum. Cidden çok bunaldım sadece bitsin istiyorum. Diğer normal arkadaşlarım gibi olmak istiyorum sadece lütfen.ekstra olarak bugün hoca fen liseli bir kızdan bahsetti. Silahlı saldırı yapmış heralde. Onunla ortak yönümün olduğunu söyledi. Ben de mutlu ve huzurlu insanları görünce dayanamıyorum rahatsız oluyorum. O kız da büyük ihtimal kendi yaşayamadığı şeyleri başkasında görünce dayanamadı ve böyle bir girişimde bulundu. Varsayım tabiki de.

12
Yalnız birşeyide unutmayın.. Çalışan anneler evlatlarıyla fazla bir arada olamıyor.. Benim oğlumu büyüten bir bakıcı vardı.. Oğlum hiçbir zaman çalışmamı istemedi.. İnanın eğer böyle şeyler yaşayacağımı bilseydim çalışmaz ben büyütürdüm oğlumu😞

Artık anladım ki oğlum bakıcısının hayatından çok etkilenmiş 😞

Arzu

13
Bir oğlan Çocuğuna çok baskıcı kuralcı olmamak gerekir. Kız oğlan eşitliği çok büyük Bi safsata, yok öyle bişey. Oğlanın ruhunda fevrilik özgürlük daha baskın. Dışa dönük ve karar alma yetisi, yöneticilik becerisi yaratılıştan daha fazla. Şimdi bazıları itiraz eder, bu yüzden ekleyeyim, kızlarda da içe ve ruha dönüklük, ilişki kurup yönetebilme, ev içi psikolojik dengeleri sağlayabilme, estetik yetenekleri fazla. Eşitlik yok. Bu, herkesi eşit yapacağız, paranoyasının ceremesini çekiyoruz bizler. Fıtrata uygun eğitim vermeyi, daha doğrusu fıtratı ve eğitmeyi öğrenmeden hiç kimse evlenip çocuk sahini olmamalı.

14
Ey eşcinsel ebeveynleri!
Suçu birbirinizin üstüne atıp birbirinizi b.klayarak çözüme ulaşamazsınız. Bunu ençok Analar yapıyor ve çocuğunu daha çok çamura sürüklüyor.
Şimdiye kadar doğru rehber ebeveynler olamadınız, bari şimdiden sonra kafa Kafaya verin de çocuğunuz için doğru olanı yapın.

15
Dün babaların oğullarının eşcinselliğinin sebeplerinin asıl kendi olduğuyla ilgili Bi mesaj atmıştım. Bazı anneler de olumlu tepki vermişlerdi. Az önceki mesajı bu yüzden yazdım. Analar da sütten çıkmış ak kaşık değiller.

Sayfa: [1] 2 3 ... 325