İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - psikolog

Sayfa: [1] 2 3 ... 324
2
Merhaba emre ben. Bugün tekrar terapite gittim. Bugün canım o kadar sıkkın ki o kadar bunalıyorum ki içim çok daralıyor çok bunalıyorum. Artık sadece her şey bitsin istiyorum . Haketmediğim şeyleri yaşamaktan bıktım sürekli . Yaşıtlarım sürekli eğlenirken ben sürekli düşünmekten kafayı yemekten bıktım artık. Nolur artık bunalmak istemiyorum artık üzülmek istemiyorum. Sabah okulda klüp etkinliği vardı oraya gittim. Herkes samimiydi geçen senelerden tanışıyordu zaten. Kendimi yanlız hissettim kendimi. Kişileri tanıyordum ama samimi değildim yani herkes güzelce muhabbet ederken ben yalnız oturuyordum. En son çıktım zaten dayanamadım. Belki birileri neden erken çıktın falan der diye düşündüm ama kimse de bir şey demedi. Aklım bir tane abide kaldı orda. Neden bilmiyorum bir şey beni çekiyor ona ne bilmiyorum. Hayatta mutlu başarılı insanları gördükçe moralim bozuluyor. Çevremde dindar başarılı zeki evli mutlu çocuklu insanlar var . Hepsinden nefret ediyorum hepsini yok etmek istiyorum. Ben bu yaşımda bu kadar sıkıntıyla uğraşırken diğer insanların rahat rahat yaşamasına tahammülüm kalmadı artık . Artık cidden gücüm kalmadı ben bitsin istiyorum artık bu çilenin. Hani allah çok adaletliydi hani nerde. Ben dertten tasadan geberirken bana yardım etmezken bana kötülük yapanlara gül gibi hayat yaşatıyorsa buna ne denir şimdi. Benim için öyle birisi yok artık beni bu durumlara düşürdü ya bu sıkıntılara düşürdü ya artık benim bir allahım yok her şeyimle ondan nefret ediyorum . Ben dr diğer arkadaşlarım gibi olmak isterdim ne olurdu sanki ne olurdu yani bana niyr bu kadar zulmediyor ben anlamıyprum ya. Cidden bunaldım artık. Bu hafta hep tuvaletlerde insanların penisine bakmaya çalıştım cidden utanıyorum kendimden yapmak istemiyorum ama engel olamıyorum. Cidden çok bunaldım sadece bitsin istiyorum. Diğer normal arkadaşlarım gibi olmak istiyorum sadece lütfen.ekstra olarak bugün hoca fen liseli bir kızdan bahsetti. Silahlı saldırı yapmış heralde. Onunla ortak yönümün olduğunu söyledi. Ben de mutlu ve huzurlu insanları görünce dayanamıyorum rahatsız oluyorum. O kız da büyük ihtimal kendi yaşayamadığı şeyleri başkasında görünce dayanamadı ve böyle bir girişimde bulundu. Varsayım tabiki de.

3
Yalnız birşeyide unutmayın.. Çalışan anneler evlatlarıyla fazla bir arada olamıyor.. Benim oğlumu büyüten bir bakıcı vardı.. Oğlum hiçbir zaman çalışmamı istemedi.. İnanın eğer böyle şeyler yaşayacağımı bilseydim çalışmaz ben büyütürdüm oğlumu😞

Artık anladım ki oğlum bakıcısının hayatından çok etkilenmiş 😞

Arzu

4
Bir oğlan Çocuğuna çok baskıcı kuralcı olmamak gerekir. Kız oğlan eşitliği çok büyük Bi safsata, yok öyle bişey. Oğlanın ruhunda fevrilik özgürlük daha baskın. Dışa dönük ve karar alma yetisi, yöneticilik becerisi yaratılıştan daha fazla. Şimdi bazıları itiraz eder, bu yüzden ekleyeyim, kızlarda da içe ve ruha dönüklük, ilişki kurup yönetebilme, ev içi psikolojik dengeleri sağlayabilme, estetik yetenekleri fazla. Eşitlik yok. Bu, herkesi eşit yapacağız, paranoyasının ceremesini çekiyoruz bizler. Fıtrata uygun eğitim vermeyi, daha doğrusu fıtratı ve eğitmeyi öğrenmeden hiç kimse evlenip çocuk sahini olmamalı.

5
Ey eşcinsel ebeveynleri!
Suçu birbirinizin üstüne atıp birbirinizi b.klayarak çözüme ulaşamazsınız. Bunu ençok Analar yapıyor ve çocuğunu daha çok çamura sürüklüyor.
Şimdiye kadar doğru rehber ebeveynler olamadınız, bari şimdiden sonra kafa Kafaya verin de çocuğunuz için doğru olanı yapın.

6
Dün babaların oğullarının eşcinselliğinin sebeplerinin asıl kendi olduğuyla ilgili Bi mesaj atmıştım. Bazı anneler de olumlu tepki vermişlerdi. Az önceki mesajı bu yüzden yazdım. Analar da sütten çıkmış ak kaşık değiller.

7
Sakin efendi olmamın sebebi ise anam.
Daha 3-5 yaşlarındayken sokağa oynamaya yollamak istemezdi çünkü üstümü batırıp Ona iş çıkarıyordum ki bu bir kez vaki oldu, onda da fırçayı yedim.
Devamlı bana, benim oğlum annesini üzmez, sakindir v.b. bilinçaltı yönlendirmeler yapıyordu.
Ev gezmelerine yada okuma evlerine götürürdü beni. Dizinin dibinden zinhar ayrılmamam gerektiğini söylerdi. Oradaki kadınlar da maşallah ne güzel çocuk, hiç erkek çocuğu gibi değil, kız gibi tü tü tü, derlerdi.
Bir de beni devamlı, aman baban duymasın derdi. Babam zaten mesafeli, öküz idi ama anam da arada köprü kuramayan bencil, rahatına düşkün biriydi. Özetle biri içerden biri dışarıdan çuval ağzı d(s) iker gibi d(s)ikmişler hayatımı. Hakkımı helal edip affedemiyorum onları.

8
Bu toplumda zorba ve hödük olsaydım eşcinsel olmazdım. Sakin efendi saygılı olmam eşcinselliği körükledi

9
Babalar durumu üstüne alamıyor, asıl sorun o. Bizim oğlan böyle deyip geçiyor.
Kendisinin asıl suçlu olduğunu kabullense, çocukların iyileşme hızı katlar bence

10
Babasının, çocuğu kızlara yönlendirmeye çalışma sahnelerinin aynısını ben de yaşamıştım. Çaresiz baba durumu. Acınası aslında.

11
Acılar paylaşılmaz filmini izledim az önce.
Sonu çok fantastik olmuş.
Ama yine de eşcinselliğin sebeplerine kısmen de olsa değinmesi, o yıllara göre, güzel.

https://www.instagram.com/p/DeFhbK-tMXq/

13



DÜŞMÜŞSENDE KİMSEDEN YARDIM İSTEMEDEN KALKMASINI BİLECEKSİN!

18.TERAPİ
Uzun bir aradan sonra yine terapiye geldim,bazen iki haftada bir bazen ayda bir şeklinde bir seneyi geride bıraktım…

ARINMA…
Fark ettiğim şey şuydu;Terapi’ye gitmeyi uzattıkça obsesyonlar,çarpıtılmış düşünceler,yanlış kurgular yani beynimizin oyunları bizi yavaş yavaş ele geçiriyor ve tüm içimizi kaplıyor ve terapi koltuğuna oturunca ise sanki suyun altına girip temizleniyor gibi oluyorum…

Bir öneri olarak şunu söylemek isterim ne kadar mutsuz ve umutsuz olursanız olun terapiye gidin hatta asıl öyle durumlarda gidin çünkü fark ettim ki hevesli ve mutluyken ki gittiklerim değil umutsuz ve mutsuzken ki gittiklerim daha verimli geçiyor…

HOMOSEKSÜEL VE HETEROSEKSÜEL DÜNYA…
Hoca bana eşcinsel danışanların dışardaki heteroları kutsallaştırdığını ve yücelttiğini ama aslında onlar bu sorunu/eşcinsel çekimi yaşasaydı bunun için mücadele etmeyeceklerini belki sadece bin de birinin uğraşacağını söyledi bu sözler iddialıydı…

Siz onları kafanızda yüceltiyorsunuz kendinizi ise küçümsüyorsunuz aslında mücadele eden sizlersiniz,onlar ise kendi yetersizliği ile yüzleşmemek için sürekli kız peşinde koşup kendilerine bir şekilde erkek olduklarını hatırlatma ihtiyacı duyuyorlar dedi ve ilerideki evliliklerinde mutsuz oluyorlar dedi,aslında yetersiz ve korkaklar sadece dışardan kendilerine güçlü gibi bir zırh örüyorlar dedi…

Bu analizler beni aydınlatıyordu kendi kafamda yücelttiğim şeylerin aslında bu kadar içi boş olduğunu anlamak beni bir yandan da şaşırtıyordu…

KAYGI,KORKU,OBSESYONLAR…
Hoca kendi kafanda yanlış analizler yapıp sürecini sabote ediyorsun,terapi işe yarar mı?olur mu?olmaz mı diyerek hetero tarafın güçlenecekken diğer tarafı besliyorsun,her türlü kaygı,korku eşcinselliği besler dedi…

Gün içinde insan bazen umutsuz bazen umutlu bazen mutsuz,depresif vs olabiliyor çünkü yıllar içinde bunlara alışmışız ve dönüştürmek haliyle zor oluyor,hoca ise kendi kafanda kurgular kurup süreci baltalıyorsun,herkesin süreci ve durumu farklı,kendini kimseyle kıyaslama dedi,bende cidden akışına bıraktım eylemlerimi olması gerektiği yönde atarak…

Hoca hata yapabilirsin ama bu yapmanı öneriyorum anlamına gelmez dedi,hayatta ise yanlış yapa yapa doğruyu öğrenirsin dedi…

İNSAN İLİŞKİLERİ…
Hoca herkesin hayatı s*kilmiş,kimsenin acısı en büyük değil dedi,insanlara yardım etmeyeceksin sadece yol göstereceksin,herkes kendi kalkacak,kimsenin kurtarıcısı olmayacaksın,hayatında hiç bir türlü eşcinsel olmayacak sürecini sabote ederler dedi ve gerçekten de haklıydı eşcinsellerde ister istemez bir tür haser ve umutsuzluk var ayrıca kıskançlar oldukça,insanı aşağı çekmeye çalışıyorlar…

DUYGUSAL OLARAK DOYUM YAŞARSAN EROTİKLEŞTİRMEZSİN…
Hiçbir türlü bir erkekle yakınlaşmamalısın dedi ve ekledi;Duygusal olarak doyum yaşarsan kafanda erotikleştirmezsin…

Erkek erkeğe ilişkilerde iç içe geçmek olmaz bağ zamanla kurulur ve sağlamlaşır dedi…

YANİ…
Benim bu terapiden anladığım yıllar içinde oluşmuş bu durum bir mucize şeklinde bir anda geçmiyor,zamanla kaplumbağa hızında emin adımlarla ilerlemek gerekiyor eğer hızlı gidersen hemen yere çakılıyorsun,mucize bekleme acaba olacak mı?olmayacak mı?Bu şöyle olduysa nası olacak?Şu nası olacak?gibi obsesyonlar kaygı yaratıyor onlarda eşcinsel tarafı besliyor…

Heteroların yüceltme kafanda onlar kendi yetersizliklerinden kaçmaya çalışıyor,çoğu korkak ve kendiyle yüzleşemiyor ve bu durumu yaşasalardı bunun altından kalkacak cesaretleri bile olmazdı yani aslında güçlü olan biziz,onlar sadece ‘mış’ gibi yapıyor.Biz gerçek erkekleriz “Adam” olanlarız ki birşey bizi dönüşmeye zorluyor ve cesaret buluyoruz kendimizde tüm acıya rağmen…

Kimsenin acısı en büyük değil,kimse en kötü acıyı yaşamış,en felaketi başına gelmiş değil,herkesin acısı kendine büyük,herkesin hayatı s*kilmiş,kimsenin kurtarıcısı değilim,herkes kendi için mücadele etmeli,eşcinseller iyileşmek isteyenlerin hayatında olmamalı bu süreçte çünkü bilerek veya bilmeyerek umutsuzlukları veya kıskançlıkları ile sabote ediyorlar…

Geçmiş geçmişte kalmalı geçmişe dönük analizler veya keşkeler artık olmamalı bunlar sadece bana zarar veriyor…

Herkesin süreci farklı,durumu farklı bir kişi bir şey yapamamışsa diğerlerinin de yapamadığı/yapamayacağı anlamına gelmez

Erkekler konusunda hayali beklentiler ve idealleştirmeler halüsinasyonlarından kurtulmalıyız,güçlü olan onlar değil çünkü mücadeleyi seçen onlar değil biziz…

Kimseden utanmadan erkek ortamına alışmalıyız,kimseyi fazla önemsemeden sadece anımızı geçirmeli ve sosyalleşmeliyiz,duygusal doyumu ise akışa bırakıp yavaşça almalıyız…

Kendimizi küçümsememeliyiz en büyük mücadeleyi biz veriyoruz bir tür aşağılık kompleksinden artık çıkmalıyız bu içimize o kadar işlemiş ki bazen istemeden oraya kayıyoruz ama o anda bunların bilincine varıp irademizi kullanmalıyız…

Eşcinsel hayatın sonu belli sevgi arayışı sonuç ise seks bağımlılığı,ne sevgi var ne de emek,aynı karanlık kısır döngü,mücadele ise ondan bile zor yine zorluk var ama sonu kurtuluş ve dönüşüm olabilir yavaş ama emin adımlarla gitmekten başka çaremiz yok arada hatalar olabilir bunlar hayatın sonu değil ama irade ve bilinç de bizimle beraber…

14



DÜŞMÜŞSENDE KİMSEDEN YARDIM İSTEMEDEN KALKMASINI BİLECEKSİN!

18.TERAPİ
Uzun bir aradan sonra yine terapiye geldim,bazen iki haftada bir bazen ayda bir şeklinde bir seneyi geride bıraktım…

ARINMA…
Fark ettiğim şey şuydu;Terapi’ye gitmeyi uzattıkça obsesyonlar,çarpıtılmış düşünceler,yanlış kurgular yani beynimizin oyunları bizi yavaş yavaş ele geçiriyor ve tüm içimizi kaplıyor ve terapi koltuğuna oturunca ise sanki suyun altına girip temizleniyor gibi oluyorum…

Bir öneri olarak şunu söylemek isterim ne kadar mutsuz ve umutsuz olursanız olun terapiye gidin hatta asıl öyle durumlarda gidin çünkü fark ettim ki hevesli ve mutluyken ki gittiklerim değil umutsuz ve mutsuzken ki gittiklerim daha verimli geçiyor…

HOMOSEKSÜEL VE HETEROSEKSÜEL DÜNYA…
Hoca bana eşcinsel danışanların dışardaki heteroları kutsallaştırdığını ve yücelttiğini ama aslında onlar bu sorunu/eşcinsel çekimi yaşasaydı bunun için mücadele etmeyeceklerini belki sadece bin de birinin uğraşacağını söyledi bu sözler iddialıydı…

Siz onları kafanızda yüceltiyorsunuz kendinizi ise küçümsüyorsunuz aslında mücadele eden sizlersiniz,onlar ise kendi yetersizliği ile yüzleşmemek için sürekli kız peşinde koşup kendilerine bir şekilde erkek olduklarını hatırlatma ihtiyacı duyuyorlar dedi ve ilerideki evliliklerinde mutsuz oluyorlar dedi,aslında yetersiz ve korkaklar sadece dışardan kendilerine güçlü gibi bir zırh örüyorlar dedi…

Bu analizler beni aydınlatıyordu kendi kafamda yücelttiğim şeylerin aslında bu kadar içi boş olduğunu anlamak beni bir yandan da şaşırtıyordu…

KAYGI,KORKU,OBSESYONLAR…
Hoca kendi kafanda yanlış analizler yapıp sürecini sabote ediyorsun,terapi işe yarar mı?olur mu?olmaz mı diyerek hetero tarafın güçlenecekken diğer tarafı besliyorsun,her türlü kaygı,korku eşcinselliği besler dedi…

Gün içinde insan bazen umutsuz bazen umutlu bazen mutsuz,depresif vs olabiliyor çünkü yıllar içinde bunlara alışmışız ve dönüştürmek haliyle zor oluyor,hoca ise kendi kafanda kurgular kurup süreci baltalıyorsun,herkesin süreci ve durumu farklı,kendini kimseyle kıyaslama dedi,bende cidden akışına bıraktım eylemlerimi olması gerektiği yönde atarak…

Hoca hata yapabilirsin ama bu yapmanı öneriyorum anlamına gelmez dedi,hayatta ise yanlış yapa yapa doğruyu öğrenirsin dedi…

İNSAN İLİŞKİLERİ…
Hoca herkesin hayatı s*kilmiş,kimsenin acısı en büyük değil dedi,insanlara yardım etmeyeceksin sadece yol göstereceksin,herkes kendi kalkacak,kimsenin kurtarıcısı olmayacaksın,hayatında hiç bir türlü eşcinsel olmayacak sürecini sabote ederler dedi ve gerçekten de haklıydı eşcinsellerde ister istemez bir tür haser ve umutsuzluk var ayrıca kıskançlar oldukça,insanı aşağı çekmeye çalışıyorlar…

DUYGUSAL OLARAK DOYUM YAŞARSAN EROTİKLEŞTİRMEZSİN…
Hiçbir türlü bir erkekle yakınlaşmamalısın dedi ve ekledi;Duygusal olarak doyum yaşarsan kafanda erotikleştirmezsin…

Erkek erkeğe ilişkilerde iç içe geçmek olmaz bağ zamanla kurulur ve sağlamlaşır dedi…

YANİ…
Benim bu terapiden anladığım yıllar içinde oluşmuş bu durum bir mucize şeklinde bir anda geçmiyor,zamanla kaplumbağa hızında emin adımlarla ilerlemek gerekiyor eğer hızlı gidersen hemen yere çakılıyorsun,mucize bekleme acaba olacak mı?olmayacak mı?Bu şöyle olduysa nası olacak?Şu nası olacak?gibi obsesyonlar kaygı yaratıyor onlarda eşcinsel tarafı besliyor…

Heteroların yüceltme kafanda onlar kendi yetersizliklerinden kaçmaya çalışıyor,çoğu korkak ve kendiyle yüzleşemiyor ve bu durumu yaşasalardı bunun altından kalkacak cesaretleri bile olmazdı yani aslında güçlü olan biziz,onlar sadece ‘mış’ gibi yapıyor.Biz gerçek erkekleriz “Adam” olanlarız ki birşey bizi dönüşmeye zorluyor ve cesaret buluyoruz kendimizde tüm acıya rağmen…

Kimsenin acısı en büyük değil,kimse en kötü acıyı yaşamış,en felaketi başına gelmiş değil,herkesin acısı kendine büyük,herkesin hayatı s*kilmiş,kimsenin kurtarıcısı değilim,herkes kendi için mücadele etmeli,eşcinseller iyileşmek isteyenlerin hayatında olmamalı bu süreçte çünkü bilerek veya bilmeyerek umutsuzlukları veya kıskançlıkları ile sabote ediyorlar…

Geçmiş geçmişte kalmalı geçmişe dönük analizler veya keşkeler artık olmamalı bunlar sadece bana zarar veriyor…

Herkesin süreci farklı,durumu farklı bir kişi bir şey yapamamışsa diğerlerinin de yapamadığı/yapamayacağı anlamına gelmez

Erkekler konusunda hayali beklentiler ve idealleştirmeler halüsinasyonlarından kurtulmalıyız,güçlü olan onlar değil çünkü mücadeleyi seçen onlar değil biziz…

Kimseden utanmadan erkek ortamına alışmalıyız,kimseyi fazla önemsemeden sadece anımızı geçirmeli ve sosyalleşmeliyiz,duygusal doyumu ise akışa bırakıp yavaşça almalıyız…

Kendimizi küçümsememeliyiz en büyük mücadeleyi biz veriyoruz bir tür aşağılık kompleksinden artık çıkmalıyız bu içimize o kadar işlemiş ki bazen istemeden oraya kayıyoruz ama o anda bunların bilincine varıp irademizi kullanmalıyız…

Eşcinsel hayatın sonu belli sevgi arayışı sonuç ise seks bağımlılığı,ne sevgi var ne de emek,aynı karanlık kısır döngü,mücadele ise ondan bile zor yine zorluk var ama sonu kurtuluş ve dönüşüm olabilir yavaş ama emin adımlarla gitmekten başka çaremiz yok arada hatalar olabilir bunlar hayatın sonu değil ama irade ve bilinç de bizimle beraber…

Sayfa: [1] 2 3 ... 324