1
Eşcinsel Terapi ile ilgili tepkiler / EŞCİNSEL TERAPİSTİ: PSİKOLOG HÜSEYİN KAÇIN
« : Bugün, 01:03:17 ös »Hüseyin Hoca’ya kızgın olduğum bir dönemde “onarım terapisi” yaptığını iddia eden bir derneğe ulaştım.
Eşcinsellik konusunda terapi yaptıkları sitelerinde yazıyordu
ben iletişime geçince bana bir psikolog atayacaklarını,yönlendireceklerini söylediler,yanlış hatırlamıyorsam sonraki gün veya 2 gün sonra bir kadın psikolog bana ulaşıp bu konu ile alakalı iletişim kurduğumu ve bana onun terapi yapacağını söyledi…
İlk seansımızı yaptık bana;Joseph Nicolosi’nin oğlu’ndan bu konu hakkında online eğitim/bilgilendirme vs aldığını/aldıklarını ve onarım terapisi yaptığını ama genelde diğer psikolojik sorunlar (Okb,panik atak,anksiyete,depresyon vs) terapileri yaptığını söyledi,bunu ilk duyduğumda sevinmiştim çünkü bende Joseph Nicolosi’nin tüm kitaplarını okumuş ve bu konuda detaylı bilgiye sahiptim…
Seanslarda benim özel ailevi ve kendimle ilgili sorunlarımdan konuşuyorduk,sorunu çözmek için öneri/fikir vermemekle birlikte genel olarak “hıhı,evet anlıyorum” şeklinde geçiyordu,bazen ne yapacağımı söylüyordu sadece…
Mesela gerek Joseph Nicolosi’nin olsun,gerek Hüseyin Kaçın Hocam olsun eşcinselliğin erkeklerle bağ kurmak amacıyla onları erotize etmek olduğunu,bunun çözümünün ise ‘erkek arkadaşlıklar/ortamı’ konusunda çabalamanın zorunlu olduğunu söylüyordu.Mesela Joseph Nicolosi kitabında erkeklerle bisiklet sürmek,doğa yürüyüşü yapmak,yüzmek vs gibi danışanlarının yaptığı ve eşcinsel erotizmin söndüğü aktivitelerden bahsediyorken,Hüseyin Hoca’da spora gitmek ve hem özgüven kazanmak hem de erkekler arasına girmenin öneminden bahsediyordu…
Terapide erkeklerin arasına girmek için spor salonun’a gideyim mi?
Dediğimde ‘hayır,erkekler üstünü değişiyor,tehlikeli şimdilik’ benzeri bir öneri vermişti…
Diğer yandan çok sıkıldığımı vs bahsettiğimde bana annem ile alışverişe,markete gitmemi söyledi.Buna çok şaşırdım çünkü Joseph Nicolosi’nin tüm kitaplarını okumuş biri olarak ayrıca daha önce Hüseyin Kaçın Hocam’a gitmiş biri olarak bu yapmam gereken en son şeydi…
Kadın Psikolog’a ‘ama Joseph Nicolosi kitaplarında şöyle şöyle söylüyor,danışanlarına şu önerileri verip bunları söylüyor’ tarzında konuştuğumda bana ‘vay be sen hepsini çok güzel biliyorsun,baya bilgilisin’ minvalinde bir cevap aldığımda artık terapiye ve terapiste olan güvenim daha da azalıyordu.İçimden ‘bunları keşke ben değil sen bilmiş olsan’ diyordum kızarak…
Ayrıca terapilerde somut çözüm üreten öneriler olmamakla birlikte terapinin son on dakikası bana gözlerimi kapatıp yeşillik,doğa,ağaç,merdiven vs düşünmemi istiyordu ve bu beni iyice sinirlendiriyordu bunun onarım terapisiyle ne alakası vardı?Ayrıca dünyanın parasını bunun için mi veriyordum?Ne Joseph Nicolosi’nin önerilerine ve tedavisine ne de Hüseyin Kaçın Hocam’ın önerilerine ve tedavisine hiç benzemiyordu.İşin aslı bir tedavi yoktu sanki sadece oyalama vardı…
Artık devam etmek istemiyordum.Ayrıca başka sorularım için ulaştığımda bir kez bir sorumu cevapladıktan sonra başka soru sorunca ‘şu an terapideyim’ ya da ‘seans dışında soru sormayalım’ gibi cevaplar alıyordum ama seans da da hiçbir öneri vermiyordu ki zaten yalnızca ya herşeye ‘hı hı hı hmm’ ya da ‘gözünü kapat şunu düşün’ artık sinirlenmiştim ve Hüseyin Hocam’ın forumundaki yazıları ona attım aslında ona onarım terapisi nasıl yapılır göstermek istedim o ise ‘bana bunları atma o zaman bana gelme’ tarzı birşey söyleyince artık terapiyi bıraktım.Aslında terapi olmayan terapiyi bıraktım çünkü yapay zekayla dertleşseydim eminim daha faydalı olurdu…
Anladım ki Hüseyin Kaçın Hocam’ı bırakırsam bu hiç bi iş bilmeyenlere kalırım onun sert dili de bazen sinirli çıkışmaları da aslında bizim gelişimimiz için çünkü diğerlerinde sahte bir memnun etme durumu var ama hiçbir şeyi çözdüğü yok yalnızca terapist danışan ile arasını kötü etmeden parasını alma arzusu,Hüseyin Kaçın Hocam’da ise gerçekten gençleri hayata,yaşama,kendi doğasına kazandırma ve özgüven sağlayarak mücadeleye alıştırma ideali var bunu her gittiğimde hissediyorum ve onu bu hayatta tanıdığım için çok şanslı olduğumu hissediyorum.
Babam beni terkedip gitmişken çocukken benim acı çektiğimi görüp erkek figürler tarafından umursanmazken sonra kafam karışıp dünyam alt üst olmuşken ve çıkış yolu ararken o karşıma çıktı.Hala ona birsürü vereceğim terapi parası var ve bir kez olsun ağzını açıp paramı ver demedi diğerleri olsa bir kuruş eksik versen seni içeri sokmazlar….
Bu işin piri Hüseyin Kaçın’dır onu görmezden gelen çok şey kaçırır tüm nesli kaçırır tüm fırsatları kaçırır onun elinden tutan ise herşeyi dönüştürüp iyileştirir…
yada çok yakın baba/abi/amca/dayı/tanıdık gibi kişiler olması gerek ki bunu yapıp tepki almayacağınızın garantisi olsun işte bende bunları yapmayacaksam neden onlarla takılayım ki?Diye düşünüyorum ve depresif hissediyorum sanki onlarla fiziksel yakınlaşmıycaksam iletişime geçmenin de bir önemi yok gibi!Ama önemli nokta şu;Aslında bir erkekle seks yapmak istemiyormuşum ben sadece onla konuşmak,sarılmak istiyormuşum yani küçük bir çocuğun babasıyla yaptığı şeyler,artık eskisi kadar erotik çekim hissetmiyince(sadece çok depresif/yalnız hissettiğimde geliyo bu hisler)durdum ve düşündüm e ben zaten cinsellik yaşamak istemiyorum/istemiyormuşumki!E o zaman ben ne istiyorum?Yakın bağ kurmak!Cevabı buldum ama hetero erkekler le bu biraz zor çünkü onlar eşcinsel değil yani onlar sizinle öyle bağlar kurmak size duygusal yatırım yapmak veya sarılmak istemiyorlar!Hüseyin Hoca bana;aradığın sevgiyi dostlukla,yakınlık ile bazen nadiren tokalaşmak vs ile halledersin demişti ama bu böyle bi şey değilki be hocam!Bizim açlığımız yılların duygusal açlığı bi tokalaşmak ile geçer mi biz fazla yakın fiziksel temaslar istiyoruz!Cidden çok zormuş keşke ergenlik/çocukluk yıllarında gelseydim belli bir yaştan sonra imkansız olmasa bile bence çok aşırı zor bazı şeyler, herkes insan ilişkileri,dostluk bağları,çevre vs çözmüşken siz belli bir yaşta bunları yeni çözmeye çalışıyorsunuz,belkide belli bir aşamadan sonra hiç çözemeyeceksiniz(maddi,sosyal,çevresel,toplumsal etkenlerden dolayı çünkü onlarda aslında bizi fazlasıyla etkiliyor yani ‘dışsal koşullar’)