Gönderen Konu: AZRAİL İLE MÜLAKAT  (Okunma sayısı 1339 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3705
    • Profili Görüntüle
AZRAİL İLE MÜLAKAT
« : 17 Nisan 2021, 10:18:17 ös »
AZRAİL  İLE   MÜLAKAT

 

AZRAİL: Kimsin?

HZ. İNSAN:………

AZRAİL: Kimsin?

HZ. İNSAN: Sen Azrail misin? Burası neresi?

AZRAİL: Konuşsana…. Yıllardır şikayet edip durdun yaşamaktan, hep ölmek istedin, elindekilerle de  mutlu olamadın…    Kimsin?

HZ. İNSAN:  ….. Eşcinselim

AZRAİL: Nesin diye sormadım ki. Hz. İnsan olarak o kadar büyük nimetlere sahipken neden bunu ön plana çıkardın şimdi?

HZ. İNSAN:Şimdi çıkarmadım… Ben deyince aklıma ilk bu geliyor...  Ben diyebildiğimde o da çıktı karşıma. Ama bu benim en büyük yaram… Benim tercihim de değil, olmak istediğim de … Ama yine de mutluluğuma engel oldu hep.

AZRAİL: Kadere inanır mısın?

HZ. İNSAN: Evet inanırım ama kaderin bir kısmının da kulun kendi iradesiyle olan tercihleriyle şekillendiğini bilirim… Sanırım buna cüz’i irade deniyordu. Külli irade Allah’ın belirlediği ve kulun seçemediği-müdahale edemediği kısmı… Bu kadar bilirim.

AZRAİL: Bilirsin ama iradenle olan kısmı eleştirmeyi bırakıp, sana imtihan olarak verilen külli  kısmıyla oyalanmışsın, şikayet etmişsin, boşa kürek çekmişsin. Bunun sonu nedir bilir misin?

HZ. İNSAN: ……….

AZRAİL: Önce kendine, sonra çevrene, sonra kaderine ve Allah’a küsersin…. Sonra da hayata. Seçtiklerinle mutlu da olamazsın. Aklına-fikirlerine- bedensel arzularına tapınır durursun… Ama hiç mutlu olamazsın.

HZ. İNSAN: Evet …Zaman zaman yaşadım bunları… Ama geçmişim bırakmıyor peşimi... Düşündükçe kaderi suçluyorum.

AZRAİL: Neden kaderi suçluyorsun?

HZ. İNSAN: Çünkü yaşadıklarımın ve yaşayacaklarımın bir bedeli olacağına inanıyorum. İnançlı bir insanım... Ama benden kaynaklanmayan sebepler için bedel ödemenin haksızlık olduğunu da düşünmeden edemiyorum.

AZRAİL: Her insan bir imtihanla dünyaya gönderildi. Herkesin farklı bir derdi var, olacaktır da… Bunlar külli irade olarak yapışıp kalacak üzerinizde. Bunda hiçbir vebal yoktur. İnsanoğlunun bu aşamada suçu ve sorumluluğu yoktur. Yaradanımız bundan dolayı insanı cehennemine de atmaz. Çünkü bunlar sizin tercihiniz değil... Sorduklarıma samimi olarak cevap ver... Sence bu senin tercihin mi?

HZ. İNSAN: Nasıl tercihim olsun ki? Çocukluk, gençlik ızdırap içinde, alay, hor görme, utanma ile geçti. O küçük bedende bunları yaşamaya başlamak akıl karı olur mu? Hala bu ruh halimi bile kabullenemiyorum. bile Mutlu olabilen olsun ama ben bu yolda mutlu olmak da istemiyorum.

AZRAİL: Yaradan bu aşamadan itibaren, yani cüz’i iradenle yapacağın her tercihinin karşılığını verecek. İki yolun var. Nefsin peşine gidersen tabi ki bu senin hür iradenle verilmiş bir kararın olacak. Kim engellerse engellesin kendince severek de yaşayacaksın. Bu özgürlüğün var. Ama inanan bir insansan bunun bunun bir cezasının da olacağını bil. Makul yolu seçersen,  bedenin-arzuların-nefsin kontrolünü elinde tutarsan mükafatı da olacak. Bunu da bil.

HZ. İNSAN: Biliyorum… Ama bu çok zor bir imtihan değil mi?

AZRAİL: Herkesin imtihanı farklı. İmtihanın ne olduğunun da çok bir önemi yok. Mükafatlar da ona göre değişecektir.

HZ. İNSAN: Ben mükafatı düşünemiyorum şu an… Şimdilik dünyada huzurlu olayım…Ama meşru yollarla…

AZRAİL: Bunu kaderin seninle ilgili kısmıyla başaracaksın. Buna irade diyoruz. En doğrusunu kul daha istemeden bile Allah'ın gerçekleştirmesi zor değil. Allah dilerse düzeltmeye gücü yeter. Ama o zaman kulun iradesi nerede kalır. Telkin, hipnoz gibi düşün. Belki sonuca ulaşırsın ama gerçek başarı iradeyle olmalı. İrade, samimiyet ve çaba gerektirir.  Samimiysen çabalarsın, çabaladıkça bu çabanın da mükafatını alırsın. Allah en küçük çabanın mükafatını verir.  Samimi misin?

HZ. İNSAN: Bilmiyorum… Ama samimi olmak istiyorum… Acaba Allah benden razı mıdır şu anda?

AZRAİL: Her şeyi romantizme bağlama… Duygusallıkla her şeyi halledemezsin. Bu sorunun da cevabını en iyi sen bilebilirsin. Gerçekten samimiysen bir şeyler yaparsın. Hem kendini hem Allah'ı hoşnut edersin böylece....

HZ. İNSAN: Ne yapayım? Nasıl yapayım? Bilmiyorum, beceremiyorum, istikrarlı ilerleyemiyorum…Her şey çok karmaşık geliyor...Travmalarıma  yapışıp kaldım....

AZRAİL: Belki de herşey bu kadar karmaşık değildir. Sen zorlaştırıyorsundur....Travmalarını kabul et tamam ama onlardan beslenip durma artık. Kendine acıyıp durma. Sen bugün yeni sen'sin ve planıni bu yeni ben' e göre oluşturmalısın. Geçmişini deşip acılarını tazeleme. Bunu yaptıkça kendini ezeceksin ama bir faydası olmayacak. Kendini ezdikçe, aşağılık kompleksin seni beter yapacak……….. Sen zalim misin?

HZ. İNSAN: Ben zalim değilim, kimseye bir kötülüğüm olmadı, öyle can yakacak-ah alacak kadar…

AZRAİL: Sen büyük bir zalimsin… Çünkü Hz. İnsana yani kendine zulmediyorsun. Buna hakkın yok. Yaşadıkların senin tercihlerinden dolayı değilse, ders çıkar ama  kin tutma. Unut, affet  ama dikkat et. ….Çünkü amaç mutlu ve huzurlu olmaksa bunu yapmalısın… Sen kul olarak geçmişi ve insanları affettikçe, en büyük affedici olarak Allah da seni affeder… Bu halimden memnun değilim, değişmek istiyorum  diyorsun. Anladığım kadarıyla sen samimisin ama ondan bile haberin yok. Ama samimi olmak yetmez… Bunun da sorumlulukları var. Bunu bilip, bu yolda çabalamak istiyor musun buna da karar ver.

HZ. İNSAN: İstemez miyim…Ya da isteyebiliyor muyum?

AZRAİL: Gerçekten iste…Allah’tan haykırarak iste, sert iste, samimi iste… İstediğin şey meşru bir şeyse bir karşılığı bir şekilde muhakkak olacaktır. Ama duanın kabulünü sadece dünyalık düşünme…

HZ. İNSAN: Hep istedim, hep dua ettim, hep yalvardım…Yıllardır ısrarla aynı duaları  ettim. Ama duam  olmadı…

AZRAİL: Çabaların olmuştur. Ama hala huzurlu değilsen, memnun değilsen çabalarını gözden geçir. Bu yolda ne yapmadın, ne yaptın bunları anlat ve anlatırken kendini dinle…

HZ. İNSAN: Ne yapmadım…   Hiç ilişkiye girmedim, kendimi frenledim, tuttum. Hobilere verdim kendimi, mesleki anlamda kendimi yetiştirerek kafamı dağıttım, maneviyatımı geliştirmeye çalıştım. Belki Allah korkum arttıkça kendime engel olabilirdim diye… Güzel dostluklar geliştirdim. İnsanlara faydalı olmaya çalıştım… Evlendim, ama iyileşmek için değil, sevdiğim için. Çocuklarım da var.

AZRAİL: Daha ne istiyorsun?

HZ. İNSAN: Dürtülerim var… Engel olmaya çalıştıkça yoruluyorum, hırçınlaşıyorum… Göz zinalarım var. Yanlış şeylere bakarak ruhumu kararttım. Sonra pişman oluyorum, kendimi engelleyemediğim için hayal kırıklığına uğrayıp üzülüyorum - mutsuzlaşıyorum… Bu ruh haliyle ölmek istemiyorum. Allah benden razı olmalı…

AZRAİL: Bunlar çabalarının doğal bir sonucu, alacağın  mükafatın da sebepler belki. Pişmanlığın  bir umut olduğunu gösterir. Pişmanlık yoksa artık yapacak bir şey yoktur.

HZ. İNSAN: Biliyorum… belki…. Ama yine de huzursuzum. Bazen şeytana uyuyorum...

AZRAİL: Her şeyi şeytandan da bilmeyin. Onun bile yapmadığını-düşünemediğini yapıyor insanoğlu. Çile çekilmeden sonuca ulaşılamaz. Değerli olmaz  elde ettiğin sonuç… Onu değerli kılan insanoğlunun çabasıdır, iradesidir, azmidir.  Daha çok çabalamalısın… Yol yöntem çeşitlendirmelisin belki. Daha ne yapabilirsin?

HZ. İNSAN: Sosyal medyada daha az takılıp gözümü muhafaza edebilirim. Gördükçe nefsim azıyor. Yolda daha az bakmalıyom sağa sola belki...Daha da çığırımdan çıkarsam her şey yapabileceğimi  biliyorum. Kendimden korkuyorum ama Allah’a beni benimle bırakmaması için de hep dua ediyorum.

AZRAİL: İşin, ailen, hobin, dostlukların, inancın, iraden seni  korumaya çalışmış ama yetmemiş.

HZ. İNSAN: Evet  bunlar çok güzel şeyler ve şükretmiyorum yeterince belki de… Ama bunlar sayesinde az da olsa korudum kendimi… Ama yine de kimseyle paylaşamamanın verdiği ızdırap belimi büktü. Kendimce radikal bir karar verdim, Psikolog HK arayıp randevu aldım. Bu yolda bir tedavinin varlığına inanmıyordum. Umudum yoktu. Kendimi kabullenmiştim ama daha kötü şeyler de yaşamamak için mücadele veriyordum kendimce. Ama nasıl olduysa yine bir karamsar günümde, depresif hüzünler içindeyken aradım. Çok geç kalmışsın dedi telefonda ve o an kendimin HK’ dan daha umutlu ve kararlı olduğuma karar verdim. Randevu alıp gittim.

AZRAİL: Var mı değişiklik?

HZ. İNSAN: Aslında çok var…Ben OKB nedeniyle sabırsızım ve karamsarım. Yıllarca iyileşme ateşi ile yanıp tutuşurken bir kurtarıcı gibi dört kolla yapıştım.

AZRAİL: Adamın kartını okudun mu? Ne yazıyordu orada? Ara sıra okuyup kendine de hatırlat. “Hayat kurtarıcınız değil, hayallerinizin kurucucusu…” Ne demek bu?

HZ. İNSAN: Ne demek?

AZRAİL: Eğer samimiysen, bununla dertleniyorsan, çözüme ulaşmak istiyorsan mücadeleyi bırakmayacaksın… Ama bu mücadeleyi psikolog dedi diye değil, kendin için, kendi iyiliğin için, asıl olması gereken olduğu için ve en önemlisi  iradenle yapmalısın.

HZ. İNSAN: Bunu kendi irademle yapabilme yetim olsaydı destek almazdım. Evet çok geç kaldım ama belki zaman bu zamandı… HK. Ya güveniyorum, güvenmek zorundayım. Kaybedecek bir şeyim yok…

AZRAİL: HK veya başkası … Gözünde insanoğlunu  çok abartma. Zaten ezik ruhlusun. İlmi-tecrübesi senin için önemli olmalı. O da sıradan bir insan, beşer ve şaşar. Gözünde onu ya da başkasını yüceleştirirsen kendini hep ezer, aşağılık kopleksine dalar, erkekliğinden de uzaklaşırsın… Bu da tedavini baltalar... HK sana bir kıvılcım çaktı, alevlendirecek olan sensin. Söndürecek olan da. Bunu kendi iradenle yapmalısın. İradenle başardığında gerçek zafere ulaşırsın ki bunun hazzı başkadır. Terapiler hayatını etkiledi mi?

HZ. İNSAN: Bunu benim söylemem çok dürüstçe olmaz belki. Ama eşim müthis bir değişim var sende diyor. Ödevleri yapmaya çalışıyorum… Çözüm odaklı düşünüp kafamı yordukça umutsuzlaşıyorum sanki. Sonra bazen  hocayı da bunaltıyorum negatif enerjimle…

AZRAİL: Çabana yoğunlaş, sonuca değil…Sonrasının ne olacağını vakti gelince görürsün. Adamın sana faydası oldu mu ona bak...

HZ.INSAN: Olmaz mı? Porno çıktı hayatımdan, mastürbasyonu bıraktım. Eşimle yıllar sonra yeniden tanışmış gibiyim. Sex hayatım düzene girdi. Hoca daha ilk terapide ilk içimiz seni aşık etmek demişti….İnanmamıştım ama sırılsıklam aşığım. Çocuklarımla daha bir özenle vakit geçiriyorum. Bu güzel şeyleri düşündükçe çok umutlanıyorum. Çok mutlu oluyorum. Allah’ın beni sevdiğinden daha emin oluyorum.

AZRAİL: Bunların hepsi daha az günah işleme ni sağlamadı mı? Bir kaybın mı oldu?Belki de asıl sonuç bunlardır…Bunların kıymetini bilip şükretsen…Çoğu kişinin belki arzu ettiği hedeflerdir bunlar…

HZ. İNSAN: Sevilmek, takdir edilmek, beğenilmek, değer görmek arzularım dizginlenmiyor…Bu arzular da yoruyor.

AZRAİL: Bunlar insani duygular. Normal bir insan zaten bunları arzulamalı… Hele çocukluğunda hiç yaşamamışsan. Ama bu beklentileri saplantı haline getirmemeli. Beklentileri abartmadan ve insanları mükemmelleştirmeden bu duygu alışverişleri olmalıdır da…

HZ. İNSAN: İçimdeki küçük çocuk hem bedenen hem duygusal olarak aç. Hala bir baba istiyor. Yaşlanmak, güvenmek istiyor....

AZRAİL: Senin kaderine etki eden anne ve baban ölmüş. Onlara hesap soramazsın artık. Mecbur affedecek ve unutacaksın. Sen artık onların çocuğu değilsin. Sen artık o küçük çocuk da değilsin. Yeni bir başlangıç yaparken sana verilen reçeteye uy. HK ne diyorsa yap uygula, kaybedecek bir şeyin var mı?

HZ. İNSAN: Yok…

AZRAİL: Evet toparlayalım….

HZ. İNSAN: “Toparlayalım” derken aynı HK gibi konuştunuz. :)

AZRAİL: HK da benim kadar olmasa da benzer şeyler demiştir. Adamı da bunaltma…senin gibi birbirinden beter ruhları tamir etmeye çalışıyor. Ben gibi melek değil. Ne diyorsa yap işte....Her şeyi didikleme, teferruatlarda boğulma.  Bu arada ben de terapist değilim. Dinledin…ölç-biç-düşün-uygula. Kendi enerjini kendinden çıkar. Mucizeler çabalardan doğar. Samimi olarak çabala…

HZ. İNSAN: Artık geç değil mi? Yani artık buradaysam…

AZRAİL: Bir fırsat verilse ne yapardın hayatında?

HZ. İNSAN: Daha çok gayret ve şükür…

 

AZRAİL:   UYAN VE GİT, MÜCADELENE DEVAM ET O ZAMAN….