Gönderen Konu: Eşcinsellikten kurtulmak isteyenlere yönelik tedavilerin bilimsel boyutu  (Okunma sayısı 160 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3705
    • Profili Görüntüle
-Eşcinsellikten kurtulmak isteyenlere yönelik tedavilerin bilimsel boyutu-
 
Eşcinsellikten kurtulmak isteyen kişilere "sen böylesin, böyle kal" diyen zihniyet hatalıdır. Kişilerin özerklik ve kendi kaderini tayin etme hakkına saygı, eşcinsel davranışın ahlaki statüsüyle ilgili farklı değer sistemlerine saygı ve eşcinsel yönelimi değiştirmeye yönelik bazı çabaların başarıya ulaşabileceğini gösteren
bilimsel verilerin olması "eşcinsellikten kurtulamazsınız" diyenlerin göz ardı ettiği konulardır. Psikoloji kaynaklarında her ne kadar baskılar sonucunda toplumdan gizlenmek istense de "eşcinsellikten kurtulmak isteyen danışanlardan başarılı olan vaka örnekleri" mevcuttur. Bundan dolayı eşcinselliğin tanı kriteri el kitabından kaldırılıp kaldırılmaması önemli değildir. Önemli olan kişinin "eşcinsel yöneliminden kurtulmak isteyip istemediğidir." Eşcinsel yöneliminden kurtulmak isteyen, durumundan rahatsız olan, heteroseksüel olmak isteyen bir bireye zoraki dayatmalar yapıp, "sen eşcinselsin, böyle kalmak zorundasın" demek bilimsel etikle bağdaşmaz. Danışanın bireysel psikoterapi hedeflerini seçme hakkına ve heteroseksüel potansiyelini araştırma hakkına saygı duyulmalıdır, bu bir sağlık hakkıdır.
Nitekim eski çalışmalarda (eşcinsellik Tanı El Kitabından kaldırılmadan önce), eşcinsel yönelimin bazı danışanlarda değişebildiği yönünde birçok veri var. Aşağıda, cinsel yönelimin değişmesi üzerine yayımlanmış bazı "yeni" veriler bulunuyor:
Spitzer, R. L. (2003, Ekim). Spitzer’in çalışmasında cinsel yönelimi ağırlıklı olarak eşcinsel olan bazı bireylerin, bir çeşit onarım terapisi yoluyla, ağırlıklı olarak heteroseksüel olduğu hipotezi test ediliyor. Çalışmadaki iki yüz gönüllü (143 erkek ve 57 kadın) katılımcı, son beş yıl içerisinde homoseksüellikten heteroseksüelliğe hiç değilse minimal bir düzeyde değişim yaşadığını söylüyor. Katılımcıların çoğunluğu, terapiden önce ağırlıklı ya da sadece homoseksüel olan yönelimlerinin ağırlıklı ya da sadece heteroseksüel yönelimle değiştiği yönünde bildirimde bulunuyor. Tam değişim yönünde bildirimlerse az görülüyor. Kadın katılımcılar arasında değişim bildirenlerin oranı, erkek
katılımcılara göre kayda değer oranda daha yüksek. Spitzer, katılımcıların kendi bildirimlerinin büyük oranda güvenilir olduğu, bu yüzden de onarım terapisinin bir türüyle cinsel yönelim değişiminin, bazı gey erkeklerde ve lezbiyenlerde gerçekleştiği sonucuna varmış.
Nicolosi, J., Byrd, A. D. ve Potts, R. W. (2000b). Bu çalışma, eşcinsel yöneliminden memnun olmayan sekiz yüzün üzerinde insanla yapılan anketin sonuçlarına dayanıyor. Ankette kişilere değiştirme terapisi ve cinsel yönelimi değiştirme olasılığıyla ilgili inançları sorulmuş. Yetmiş kapalı uçlu, beş açık uçlu soru bulunuyor. Katılımcıların yedi yüz yirmi altısı profesyonel bir terapist ya da kilise danışmanıyla değiştirme terapisine katıldığını söylemiş.
Katılımcıların yedi yüz yetmiş dokuzu (% 89,7) değiştirme terapisi görmeden ya da “kendine yardım” çabalarından önce kendini “heteroseksüelden çok homoseksüel,” “neredeyse sadece homoseksüel” ya da “sadece homoseksüel” gördüğünü söylemiş. Katılımcılar grup olarak, eşcinsel düşünce ve fantezilerin sıklığında geniş ve istatistiksel açıdan kayda değer azalmalar olduğunu
söylüyor; bunlarıysa değiştirme terapisine ya da “kendine yardım”a atfediyor. Ayrıca psikolojik, kişilerarası ve manevi sağlıklarında kayda değer iyileşmeler olduğunu söylüyorlar.
Ayrıca bkz. Byrd, A. D. ve Nicolosi, J. (2002). Bu makalede, eşcinsel olarak tanımlanan bireylerin tedavisi üzerine çalışmalar meta-analiz tekniğiyle birleştirilmiş. Tedavinin etkilerini değerlendiren ve çoğu 1975’ten önce yayımlanmış çok sayıda çalışma saptanmış. Bunlardan 14 adedi, dâhil etme ölçütlerine uyuyor ve meta-analizde kullanılabilecek istatistikler içeriyor. Analize göre, tedavi gören ortalama danışan, alternatif tedavi görenlerin %79’una kıyasla ya da çeşitli sonuç ölçümlerini içeren tedavi öncesi puanlara göre daha iyi durumdadır. Bu on dört çalışmanın analizine göre, eşcinsellik tedavisi etkili olabilir.
Ayrıca bkz. Jones, S. ve Yarhouse, M. (2007). Değişim üzerine bu çalışmanın bir özeti <http://narth.com/docs/rekersrev.html>’de bulunabilir; Byrd, A. D., Nicolosi, J. ve Potts, R. W. (2008) [Kaynak: DR. JOSEPH NICOLOSİ'nin yazdığı,
"UTANÇ ve
BAĞLANMA YİTİMİ: Onarım Terapisi Pratiği" isimli kitap]
Sonuç olarak: Bu ve benzeri birçok veriye göre eşcinsellikten kurtulmak isteyenlerden başarılı olan vaka örnekleri bilimsel kaynaklarda vardır. Danışanın bireysel psikoterapi hedeflerini seçme hakkına ve heteroseksüel potansiyelini araştırma hakkına saygı duyulmalıdır!