Gönderen Konu: baskın arkadaşın eziciliği, kendi içime yönelmek 30.05.2015  (Okunma sayısı 3481 defa)

bureax

  • Administrator
  • Jr. Member
  • *****
  • İleti: 62
    • Profili Görüntüle
sessiz_gemi 30.05.2015

Neden Buradayım?
En yakın arkadaşım iletişim içinde hep baskın kişi. Düzeyli bir arkadaşlık kurmak istiyorum.
İşime odaklanamıyorum. Odaklanmaktan korkuyorum.

Terapi
Terapistim küçükken uğradığım cinsel saldırının bende "zarar veren penis" şeklinde kodlandığını söyledi. En yakın arkadaşım ise iflah olmaz bir çapkın. Onu, bana hiçbir şekilde zarar vermeyen, temiz bir "penis" olarak görüp ilişkinin düzgünlüğü olarak yorumluyormuşum. Arkadaşlığı yüceltiyor ve bağımlı hale geliyormuşum. yüzeyde beni tutan bağlayan bir şey de yok halbuki.iki ayrı dünyanın insanıyız. Arkadaşımın beni -bazı konularda- iyi anlamasının dışında iletişimimizin güzel bir tarafı yok. anlamsız maceralar, anlamsız eğlenceler.. içki içmek gibi sadece mutlusun diye mutlu olduğun anlar. hayat hedeflerimiz, yaşamak istediklerimiz deneyimlerimiz; diğer bir deyişle benim istediklerimin hiçbiri bu iletişimde yok. dışarından yüzeysel bakınca gerçekten aşağıda psikolojik temeli var bunun. hani sokakta sorsalar fast food zararlı dersin ama son 24 saat içinde bir dürüm bir de pizza yemişsindir ya. zararlıdır, ama yedirmişlerdir sana. büyülemişlerdir seni. farkında olmadan çökertirler seni. işte böyle hissediyorum bu arkadaşlıkta. arkadaşım. dostum. kankam. yaa.

İşe odaklanma konusunda hep bir kaçışım var. bunun sebebi de şuymuş. kendimi içeride sevmiyorum. kendimle barışık değilim. kendimi kabul etmiyorum. Önce kendimizle barışacağız içimizde kendimizi bulacağız. sonra yeniden dünyaya dönüp sosyallik ve içimizdeki dengeyi kuracağız.

kendimi sevmeyen benim ama elbet bunun sebebi babam, abim.

Uygulanan Kararlar
arkadaşımla buluşamadık bile. daha telefonda ezmeye çalışıyor beni. ben de buluşmaktan vazgeçip onu aramıyorum. arayınca yine ezmeye çalışıyor. yine aramıyorum. o beni arayıp bir yere çağırıyor. buluşma kesinleşmeden yine canımı sıkıyor. vazgeçip gitmiyorum.

mantıksız da olsa ailemi görmekten, arkadaşlarımla sosyalleşmekten, alanımla ilgili olmadıkça şehir dışına seminerlere katılmaktan, spor ve müziği abartmaktanb kaçınmaya karar verdim. bir tuhaf hissediyorum evet. özlem, açlık, heves, heyecan hepsi var. hepsini bir kenara bıraktım. kendi içimde ne var diye bakınıyoyurm. o kadar ki içime dönmeye zorladıkça zihnim öyle bahaneler üretiyor ki. ama onlara kanmıyorum. bir kenara yazıyorum, sonra bakacağım. düşünmeye başlasam içime dönmemi önleyecekler belli.

Sonuç
Uzun ince bir yola girdim. Nereye varacak bilmiyorum. garip hissediyorum. iyi geliyor sanki. arkadaşlarımdan ailemden kopmanın elbet eksileri var. içeride kendimi bulup bir başarıyla yukarı çıkacağımı zannediyorum. en nihayetinde insan derinlerde, en derinlerde yakalıyor başarıyı, anlamı, zevki. buna inanıyorum.