Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
LGBT sapkını ifadesi son derece cahilce bir yaklaşımdır. Bir bireye cinsel yöneliminden dolayı sapkın ifadesini kullanmak doğru değildir. Eşcinsellik bir toplum sorunudur. Sadece eşcinsel bireye atfedilemez. Eğer eşcinsel bireyler sapkınsa toplum da sapkın demektir. Eşcinsellik konusuna Allah kelamıyla başlayan insanların şunu bilmesi gerekiyor. Eşcinsel bireylerin yarısından fazlası dindar kesimden çıkıyor. Bunun en büyük nedenlerinde birisi de yobaz ve bağnaz düşünceler. İmamhatipleri açıp dindar bir nesil yetiştirmeye çalışan sistem gençlerimizi hem cinsleriyle aynı ortamda ergenlik dönemlerini geçirterek onları eşcinsel yaptı. Dindar bir nesil bekliyorduk, eşcinsel bir nesil çıktı. Lezbiyen olan kardeşlerimizin çoğu imamhatiplerden çıkmaktadır. Tarikatlere bağlı olan ailelerin şöyle bir problemi var. Allaha kul olmaktan çocuklarına anne babalık yapamıyorlar. Sonra da Allaha el açıp oğlum eşcinsel onu kurtar diye ağlıyorlar. Bazı cehalet çöplüğü içinde boğulan arkadaşlarımız da "sapkın" ifadesini kullanarak bu tür yönelime sahip olan bireylere saygısızlık yapabiliyor. Eşcinsel olup iyileşmek isteyen bireylere saygımızın olduğu kadar bu durumdan memnun olup hayatını böyle devam ettiren insanlara da saygı duymak zorundayız. Çünkü saygı duymak bir seçenek değil, zorunluluktur. Onları yargılamak bir kul olarak bize düşmez. Mahşer günündeki hesapta her şey gün yüzüne çıkacak, herkes yargılanacak. Bu görev bizim değil Tanrının görevidir. Günümüzde eşcinsel olmak, tecavüzcü olmaktan daha büyük ayıp olarak görülmektedir. Ama şuna eminim ki mahşer gününde yanan eşcinsel bireylerden çok toplumun diğer kesimi olacak. O gençlerin sesini duymak yerine onlara "sapkın" diyerek öteleyen sizler olacaksınız. O gençlere el uzatmak yerine o eli kırmayı seçen sizler de yanacaksınız. Kısacası insanları bu konuda ötelemek yerine kurtarmanın yolunu seçmeniz gerekiyor. Bu da Hüseyin hoca gibi psikologlarımızın söylemlerini dikkate alarak olur. Hüseyin Kaçın: LGBT değil, EŞCİNSEL!!!
Bu cümle boşa kurulmuş bir cümle değil. Kendi diliniz ile yeniliyorsunuz. Lgbt bir ideolojinin adıdır. Ki günümüzde LGBTQİ+ olarak devam etmekte. Eşcinsellik bir cinsel yönelimdir. LGBT ise eşcinsel bireyleri kullanarak siyasi bir tehlike yaratmaya yönelik hamlelerde bulunan bir örgüttür. Yerine göre terörden daha tehlikelidir. Çünkü içimizdedir.
2
KUR'ANA GÖRE EŞCİNSELLİK
.
MÜSLÜMAN EŞCİNSEL [LGBT] OLUR MU?
-güncel bir STK metni üzerine-
.
Eşcinseller Kur’ana göre şu 3 grupta tasnif edilebilir;
.
1.GRUP-GÜNAHKÂR OLMAYANLAR:
Bunlar eşcinsel dürtüleri bulunan ama bu dürtülerini [dini inançları ve/ya toplumun normları nedeniyle] eyleme dökmeyen, yani kendilerini gey veya lezbiyen olarak ilan etmeyen, böyle bir yaşam tarzı olmayan eşcinsellerdir. Kur’an bunlar için herhangi bir nitelemede bulunmaz, dolayısıyla bunlar için ‘’günahkârlar’’ denemez, çünkü bunlar, Kur’anın fuhşiyat olarak nitelediği fiilleri işlemiş değiller. Dürtüleri nedeniyle de sorumlu tutulamazlar çünkü hiç kimse takatini aşan bir şeyden dolayı sorumlu tutulamaz/tutulmayacaktır [2/286].
.
O halde bu gruptaki bireyler damgalanarak, ötekileştirilerek, aşağılanarak, dışlanarak LGBT lobisinin girdabına itilmemeli, aksine bunlara tıbbî ve psikolojik destekler sağlanmalı, yardımcı olunmalıdır.
.
2.GRUP-GÜNAHKÂR EŞCİNSELLER:
Bunlar Kur’anın fuhşiyat olarak nitelediği eşcinsel fiilleri işleyenler yani gey veya lezbiyen olanlardır [geylik ve lezbiyenlik aynı zamanda bir kimlik deklarasyonudur, birey -kendi tabirleri ile ‘’dolaptan çıkar’’ ve kendisini gey veya lezbiyen ilan eder, gey veya lezbiyen  ilişkiler yaşar, bunu bir yaşam stili ve hatta onur olarak kabul/takdim eder].
.
Bunlar Kur’anın haram dediği eşcinsel fiilleri işleyen günahkârlardır. Kur’an, kamusal düzeni korumak maksadıyla, özellikle bu eylemleri aleni bir şekilde işleyenler için [lezbiyenlere ev hapsi, geylere ta’zir-kınama gibi] bazı yaptırımlar önerir [4/15,16]. Ancak tövbe ve ıslah kapısını da açık tutar; ‘’Eğer tövbe eder ve ıslah olurlarsa onları rahat bırakın. Çünkü Allah tövbeleri kabul edendir, merhametlidir [Nisa 15]. Demek ki günahkâr olan gey ve lezbiyenler için de tövbe kapısı açıktır, ayrıca ıslah (tedavi?) yolu da açıktır. 
.
3.GRUP-AZGIN EŞCİNSELLER:
Bunlar erkeklerin yolunu kesen, onlara musallat olan, meclislerine götüren ve eşcinsel ilişkilerini aleni bir şekilde yaşayan azgın eşcinsellerdir [11/78;29/29;54/37).  Lut kavminin helak olmasına neden olan eşcinseller de bunlardır;
.
‘’Kavmi ona doğru coşkulu bir şekilde geldi. Onlar daha önce de [böyle] kötülükler işlemişlerdi. [Lut] ‘’Ey kavmim dedi… Allah’tan korkun, beni misafirimin önünde küçük düşürmeyin, İçinizde aklı başında olan tek bir adam da mı yok?’’[Hud 11/78]
.
“(Lut:) [Tüm ikazlarıma rağmen] ‘’Siz hala erkeklere yöneliyor, yol kesiyor ve meclislerinizde -topluca- o çirkinlikleri yapmaya devam mı ediyorsunuz?’’ [Ankebût  29/29].
.
Görüldüğü üzere bu azgınlar Lut nebinin yanına gelen iki elçiyi bile [erkek olarak gördükleri için] almak-gasp etmek istemiş ve bu amaçla kapısına dayanmışlardı. Lut nebi onları daha önce yaptığı gibi Allah’ın azabını hatırlatarak uyarmış ama bu azgınlar ‘’fazla konuşma da bize tehdit ettiğin şu azabı getir görelim bakalım’’ demiş, dalga geçmişlerdi; ‘’[Ey Lut] ‘’Eğer doğru söylüyor isen hadi bize getir şu Allah’ın azabını (da görelim).’ (Lut) Dedi ki: ‘Rabbim! Bu bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et.” (Ankebût, 29/30)
.
İşte Lut kavminin helak nedeni budur, erkeklerin yolunu kesen, gasp eden, onları meclislerine götürerek -güncel deyimle- aleni bir şekilde grup seks yapan azgın eşcinseller. Onlar eşcinselliği sadece bireysel olarak yaşamıyor, bunu topluma da dayatıyorlardı. Hatta tasallut ediyorlardı. 
.
Lut kavminin bu azgın eşcinselleri, en azından bir bölümü, homoseksüel değil biseksüel idi, çünkü ilgili ayetlerde onlar hakkında ‘’kadınlarla birlikte erkeklere şehvetle yöneldikleri’’[27/55] veya ‘’eşlerine rağmen erkeklere yöneldikleri’’[26/165,166] söyleniyor.
.
Biseksüellik ise cinsel haz ve ego tatmininin her türlüsüne açık olmaktan [hedonist bir yaşam tarzından] kaynaklanan eşcinsellik türüdür [1]. Konu hakkında daha detaylı bilgiler için ‘’Eşcincelliğin çeşitleri ve Lut kavmnin helak nedeni’’ başlıklı yazıma [2] ve ‘’İnterseks-Hermafrodit Ve Eşcinsel’’ isimli kitabıma bakılabilir [3].
.
Kur’anın gey ve lezbiyenlere karşı tutumu böyle iken [onlar için tövbe ve ıslah kapısını açık bırakıyor ama onları asla olumlamıyor iken, hatta ta’zir ve ev hapsini önerirken kısaca ‘’olumlamamayı’’ emrederken], son günlerde bazı STK’ların Kur’anî kavramları istismar ederek ‘’LGBT Olumlaması’’ yaptığını görüyoruz. Belki başka bir maksatla [kötü niyetle] belki aşırı ötekileştirmeleri önlemek ve onları kazanmak maksadıyla [iyi niyetle] yapılmıştır, bunu bilemiyoruz, ama kesinlikle yanlış yapılmıştır, çünkü Kur’ana iftira edilmiştir. Kur’anın gey ve lezbiyenlere [LGBT olgusuna] karşı tutumu bellidir ve bu asla -anılan STK metninde yazıldığı gibi bir- olumlama içermez.   
.
Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da adeta bir sarkaç gibi ifrat ve tefrit arasında savrulmak zorunda mıyız?
.
1-Zeki Bayraktar, İnterseks-Hermafrodit Ve Eşcinsel, s.151,152.

2-https://www.cerideiilmiyye.org/.../zeki-bayraktar-kh-28...

3- Zeki Bayraktar, İnterseks-Hermafrodit Ve Eşcinsel, İstanbul, 2021

Eşcinsellik: "İnsan ömrünü 20 yıl kısaltır!"

https://www.youtube.com/watch?v=90iEzVPP-WQ&list=PLAABaL9f17rX11VATx98ruU7_iIuzgOZK&index=10
3
[ ] 8. Terapi öncesi
[ ] Merhaba değerli okuyucu ben Ferhat, bu gün seninle sekizinci terapi öncesi neler neler yaşadığımı ve neler yaptığımı paylaşacağım kemerleri sıkı bağla ve aksiyon, macera, dram ve heyecan dolu bir yazıyı okumaya hazır ol.
[ ] 20 Nisan'da 7. Terapiye gitmiştim ve o gün Hüseyin hoca bana Nofap'ı tanıttı ve bu yöntemi denememi tavsiye etti. Ben de ya Allah bismillah diyerek niyet ettim ve Nofap'ı araştırmaya ve Nofap yapmaya fakat kısa süre sonra Nofap'ın Türkiye versiyonu olan Neverfap Akademi'yle yollarım kesişti. Bir hafta boyunca sabah akşam Neverfap kanalının yayınladığı faydalı video içeriklerinden faydalandım ve bu oluşumun shopier hesabı üzerinden çok uygun fiyata WhatsApp kamp üyeliği sattığını öğrendikten sonra Mayıs ayı İdare kampına katıldım. Kamp 12 Mayıs'ta başladı ve 28 gün sürdü. Kampın başladığı gün de bir kızla arkadaşlık ilişkim başladı ve kısa süre içinde ailesiyle de tanıştım, ben onunla ciddi bir ilişki düşünüyordum ama sonradan anladım ki onun aklındaki erkek değildim. Olsun yine de benim sürecime bir faydası oldu. 9 günlük bir arkadaşlık süreci içerisinde yapabildiğim kadar duygusal bağ kurmaya çalıştım sevmeye çalıştım hatta onların evinde iki gece kaldım.
[ ] Ve bu iki ayrı aralıklardaki gecede de sürtünme yoluyla da olsa cinsel temasta bulundum ve bu benim özgüvenimi arttırdı eğer ayrılmasaydık bunun devamı gelirdi ve gerçek bir cinsel ilişki yaşardım. Ben onun bakire olduğunu düşünüyordum ve bu yüzden karı koca ilişkisindeki gibi bir ilişkiye girmekten sakındım aslında çok istedim kıza da bunu söyledim ama o kabul etmedi. Dini nikah yapalım dedim günaha girmeyelim dedim bunu da kabul etmedi. Tek yaptığı şey gece olduktan sonra yanımdan ayrılmayıp yoğun ilgi sonrası ve gece geç saatlere kadar uyumayıp sohbet ettikten sonra yorulduk ve beraber uyumaya karar verdik. İnan ki o istemeseydi Ben ona hiçbir şey yapmazdım. Hatta ona sırtımı dönerek uyudum o sırtıma sarıldı göğsüme dokunarak boynumu dokunarak omuzlarımı ve ellerimi sıkarak beni iyice tahrik etti ve en sonunda kulağıma fısıldayarak bana doğru dön dedi.  Ben de ona doğru döndüm ve yatakta uzanır vaziyette birbirimize sarıldık ve derin nefesler alarak onun kokusunu içime çektim.
 Saçındaki tokayı çıkararak saçlarını koklamaya başladım sonra boynundan ufak ufak öperek göğüslerine indim ve göğüslerini sıkıyor kafamı göğüslerinin arasına koyuyor burnumu tam iki göğsünün arasına koyarak derin derin nefesler alıyordum bu arada o da başımın arka tarafından elleriyle başıma daha çok baskı yapıyor sırtımı tırmalıyor boynumu sıkıyor omuzlarımı kavrıyor ve bir erkeğin kollarında olmanın mutluluğunu yaşıyordu. Yavaşça ellerimi tişörtünün altından göğüslerine ulaştırdım ve tişörtünü göğüslerinin üzerine çıkararak meme uçlarına saldırarak küçük ısırıklarla ve yalamalarla bir yandan göğüslerini sıkıyor bir yandan kokluyor bir yandan emiyor ve bir yandan da bunun ne kadar güzel bir şey olduğunu düşünerek kendimle gurur duyuyorum. Arada sırada yukarı çıkıyor dudak dudağa öpüşüyor ve o anki hazzın tadını çıkarıyorduk. O anların hiç bitmesini istemiyordum o gecenin hiç sabah olmasını istemiyordum yaklaşık 40 dakika böyle seviştikten sonra ben onun meme uçlarını yalarken
 Üzerimizde kıyafet olduğu halde taş gibi olmuş penisime sürtünerek sanırım boşaldı. Çünkü nefes nefese kaldı ve bayağı titredi Ve sonra kendisini serbest bıraktı Ben ise henüz boşalmamıştım ve böyle boşalmak istemiyordum. Onu yalamaya ısırmaya devam ediyor koklamaya devam ediyor ara sıra yumuşacık poposunu okşuyor ve onu soymak istiyordum, birkaç kez eşofmanını çıkarmaya çalışsam da daha çok erken diyerek elimi tuttu ben de zorlamak istemedim neticede ciddi bir ilişki düşünüyordum ve dini nikah olmadan haddi aşmak istemiyordum. Derken artık o git hadi lavaboya mastürbasyon yap rahatla gel dedi ama ben Nofap sürecinde olduğum için mastürbasyona karşıydım ve cinsel ilişkiyi kız arkadaşımla tamamlamak istiyordum böyle elimden çabuk kurtulamazsın dedim ve onun göğsünün arasına tükürerek penisimle gelgit yapmaya başladım, bir yandan gülüyor deli diyor eşek diyor ama hoşlanıyordu artık kendisi göğüslerini birleştirmişti ki Ben penisimle arasında rahatça gidip geleyim diye. Yalan olmasın sanırım 5 dakika bu şekilde uğraştık o artık yeter boşal artık diyordu ben de göğüslerinin arasına boşalayım mı diye sordum, zevk alarak hadi boşal boşal dedi. Bu beni daha çok azdırdığı için oraya boşaldım. 25 gündür boşalmamıştım ve bayağı meni geldi.  3 gün sonra tekrar onlarda kaldım ve benzer şekilde seviştikten sonra yine o boşaldı ve bana git banyoda işini hallet gel dedi , gitmedim ve orasını burasını ellemeye devam ettim ve o tekrar istekli oldu, o tam sırt üstü uzanmıştı ve ben onun boynuna masaj yapıyordum diğer bir yandan da küçük ferhat'ta onun posuna masaj yapıyordu , derken kız eşofmanını indirdi ve tangasıyla gözümün önündeydi, o an gözüm döndü ve camın önündeki kremi alıp hemen penisime sürdüm, o tükürme dedi hayır tükürmüyorum sadece krem sürüyorum dedim, haram olduğu için onu arkadan becermeyecektim ama sadece ona arkadan sürtünerek boşalmayı hedeflemiştim ve neticede öyle oldu. Ne kadar yanlış da olsa sürtünerek ilişkiye girmiştik.Ben boşaldıktan sonra oraya boşalma dedi ama ben boşalmıştım bile. Hemen oradan ıslak mendil istedi ve verdim ve kendisini silmeye başladı o an vajinasını da gördüm ve vajina öyle büyük görünüyordu ki sanki bu bakire değildi. Eğilip vajinasına da bakarak göz banyosu da yaptım. Ve biraz koklayarak kokusunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istedim. Bu hareketler kızın hoşuna gitmiyordu sanırım özellikle boşalma olayı onun moralini bozmuştu. Tuvalete gidip kendisini yıkadı ve geri geldiğinde onun yatağında beni göremeyince siz erkekler böylesiniz işiniz bitince uzaklaşıyorsunuz dedi. Ben de gel canım benim uzaklaşmıyorum diyerek tekrar onunla aynı yatağa girerek saçlarını kokluyor orasını burasını öpüyor elliyor okşuyordum ve penisimle de arkasına baskı uyguluyordum. Tekrar yapalım desem de sabah oldu ablalarım duyar diyerek uyudu ve bende rahat uyusun diye ayrı bir yatağa geçtim. Uyandığımızda kahvaltı yaptık Ben de omlet hazırladım öğlenden sonra evime döndüm ve mesajlar atmaya başladı.Neymiş efendim Ferhat dün gece yapmış olduğun hareket diğer erkeklerden hiçbir farkının olmadığını gösterdi. Diye yazmış hanımefendi. Diğer erkeklerden hiçbir farkımın olmadığını bilmek ve bunu okumak bile benim için gurur verici bir şeydi. Ve sonrasında şöyle yazmış ilişkimiz hakkında düşünmem lazım. Ve orada bana bir itirafta bulundu daha önceki erkek arkadaşıyla cinsel ilişkide bulunmuş ve bakire değilmiş. Ben bunları öğrendikten sonra keşke onun bakire olmadığını daha önce bilseydim diye hayıflansam da benim için asıl önemli olan onunla biraz duygusal bağ kurmak ve onun vesilesiyle erkeklere olan ilgimin azalmasıydı. Ona bu sebeplerden dolayı kızgın değilim sadece şunu anladım onun hayalindeki Alfa erkeği değildim. Fakat ben de güzel bir deneyim kazanarak Alfa erkeği olmaya yaklaştığımı fark ettim. Aradan iki gün sonra da Ferhat ayrılalım bütün resimleri sildim sen de sil unutmaya çalış yazmış. Hiçbir cevap yazmadım yazmaya da gerek duymadım. Başlarda hiç üzülmedim. Ama birkaç gün sonra bir boşluk oluşunca neden bu kadar erken ayrıldığına kızarak yaşadığım güzel olaylardan dolayı üzüldüm ve aradan bir hafta sonra da unutmuş olsam da 36 günlük porno mastürbasyon diyetimi bozdum. Ardından 15 günlük bir süre geçti çok stresli sıkıcı Bir günün sonunda yorgun olmama rağmen tekrar fap yapma isteğim geldi ve krizi atlatamayınca tekrar relaps oldum. Yıkılmadım tekrar sürece başladım bu kez 7 gün sürdü tekrar sürece başladım 5 gün sürdü tekrar sürece başladım 4 gün sürdü tekrar sürece başladım iki gün sürdü tekrar sürece başladım ama artık her gün sürecimi bozmaya başladım artık eskisi gibi tekrar bağımlı hale geldim günde 2 yada3 Allah ne verdiyse. Bu kadar süre içerisinde karadaydım terapilere gidebilirdim ama maddi sıkıntılar gözümde çok büyük görünüyordu. Her gün gelen yeni zamlar hayat pahalılığı. Çalışmadığım halde paramın az olduğu halde terapiye de gidersem maddi zorluklarla karşılaşacağımı düşünüyordum.Halbuki Hüseyin hoca'ya  hocam çalışmıyorum param da az terapiye geleyim gemiye gittiğimde terapi ücretlerini öderim diye teklif sunsaydım reddedeceğini hiç zannetmiyorum. Çünkü onun bu işi para için yaptığına inanmıyorum. O kendisini böyle kutsal bir iş için feda etmiş. Öyle ki iyileşmek istemeyen gay eşcinseller onun hayatına kast etmek isteyebilirler. Fakat benim gibi homoerotik duygular yaşayan ve bu halinden memnun olmayıp iyileşmek isteyen kurtulmak isteyen bireyler onun gibi doktorların sayısının ve başarılarının artmasını ister. Argo kelimeler kullandığım için hepinizden helallik istiyorum. Yarın 8 terapiye gideceğim ve Hüseyin hoca'ya hazırlamış olduğum 35 soruyu soracağım ve inanın ki öyle sorular hazırladım ki 8 terapi sonrası yazımı okuduğunuzda dudaklarınız uçuklayabilir. Ha bu arada boş durmuyorum başka kızları etkilemek için fırsatlar kolluyorum. Bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle Allah'a emanet olun süreciniz daim olsun.
4
Eşcinsellik Aile Hastalığıdır!

Eşcinsellik, bir aile hastalığıdır. Eşcinsellik, bireysel olarak cinsel kimlik bunalımı olarak yaşanırken içinde yetiştiği ailenin hastalıklı olmasından kaynaklanmaktadır. Toplumda eşcinsel sayısı arttığı, kabul gördüğü ve örgütlendiği oranda aile çökmüş demektir. Eşcinsellik, babanın iktidarı yerine annenin egemenliğinin kutsanmasıdır.
Eşcinsellik bireyin değil bireyin yetiştiği ailenin hastalığının dışavurumudur. Eşcinsellik bir aile hastalığıdır. Batı'da eşcinsel lobilerinin güçlü ve planlı çalışmaları sonucunda eşcinsel evlilik yasalarının çıkması ve eşcinsel birlikteliklerin artması, Batı'da ailenin çöktüğünün bir göstergesidir. Batı'da çoktan çöken aile, Doğu'da da artan bir hızla çökmektedir.

Eşcinsel Terapi Benim Ailem 5. Bölüm Fragman

https://www.youtube.com/watch?v=dqM3TJpZ5rM&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=1



http://escinselterapi.net/huseyinkacin/

http://escinselterapi.net/forum/

Eşcinsellik Aile Hastalığıdır!

https://www.habervakti.com/escinsellik-aile-hastaligidir-makale,2038.html?fbclid=IwAR1KMAypvtlCCxETGvbwZ4oGT92J0r3aBQN3VNjl2t7s9hBzRGmvNWJzoXc

Benim Ailem Belgeseli

https://www.youtube.com/watch?v=1HpbJLmROLU&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=11

Benim Ailem 1. Bölüm

https://www.youtube.com/watch?v=CCMXqn8U70M&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=7

Benim Ailem 2. Bölüm

https://www.youtube.com/watch?v=v-6UbOMkP38&t=369s

Benim Ailem 3. Bölüm

https://www.youtube.com/watch?v=tXHaVWGvYH8&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw

Benim Ailem 4. Bölüm

https://www.youtube.com/watch?v=1HpbJLmROLU&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=11

https://www.youtube.com/watch?v=CCMXqn8U70M&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=7

Kürt sorununu kırk yıldır nasıl "dört başı mamur" çözemediysek; yeni yeni büyüyen eşcinsellik sorununu da "dört başı mamur" çözemeyeceğiz ve dini kurumlarımız, ailevi değerlerimiz büyük yara alacaktır.

Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında, cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek, bir adım ötesinde ise Ensest'in de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır.

https://www.habervakti.com/ozal-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdogan-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor-makale,1541.html?fbclid=IwAR1Akgk_ORB-CkFSzTiPTi3z4OYi17uVv0T_d0CjGGhM2VlsEMrXNsQ3ZO0

DEVLET HER ÇOCUĞA SAĞLIKLI EBEVEYNLER SAĞLAMAK ZORUNDA

Devlet her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamak zorundadır ifadelerini kullanan Kaçın, Siz devlet olarak aileyi korumazsanız geliştirmezseniz, aileyi merkeze koymazsanız toplumsal çöküş başlar. Burada tüm psikologlar sorunlar anlamında genelde anne-babaya odaklanırlar. Tamam anne-baba sorun çıkarabilir ama burada devletin hiç mi etkisi olmayacak. Çocuklarımızı 6-7 yaşında okula veriyoruz. Bir anne-baba çocuğunu devlet okuluna verdiği anda o çocuk anne-babanın değildir. Devlet bu emanetin bilincinde mi ve bu konuda hassasiyet gösteriliyor mu? açıklamasında bulundu.

https://www.youtube.com/watch?v=0LYcuhJOuuI&list=UUJdkrJhiL6pyF6B8vXad8Ew&index=3

https://www.habervakti.com/dosya/escinsellik-bir-hastalik-mi-kavramlarla-nasil-zihnimizle-oynuyorlar-h81171.html?fbclid=IwAR3Y4Czjk6CQvnT5EcoFSjxxe0hI3WhhbHpkQPv9D8bWuWqCw_vhQCCtG3A

https://www.youtube.com/watch?v=0LYcuhJOuuI&fbclid=IwAR3T3VzkZQx7MM_-DfTuOPGkjgsaKmoHohM26zVIUSOKfSAQoFnkT1Hst7U

'Türkiye artık eşcinsellik sorunuyla yüzleşmeli'
Başarılı programcı Bülent Deniz'e konuşan eşcinsel terapisti psikolog Hüseyin Kaçın, Türkiye artık eşcinsellik sorununu halının altına süpüremez. Bu gerçeklikle yüzleşilmeli. ifadelerini kullanarak kritik uyarılarda bulundu.

https://www.habervakti.com/dosya/turkiye-artik-escinsellik-sorunuyla-yuzlesmeli-h81004.html?fbclid=IwAR3bCylgsndM9C_YddGIdbngIatUIlPs6FHizJnwo9P19MJSXXU3pahyKBw

https://www.youtube.com/watch?v=pDj1U1xuTwk&fbclid=IwAR034rxZfxS6xWA7l4nOO2ENobKlduzECdidFePArFi0f13Gg81ISDVurkw&app=desktop

Yazarımız Psikolog Hüseyin Kaçın, eşcinsel ifadesi yerine LGBT ifadesinin kulanılmasını yanlış bulduğunu ifade ederek büyük tehlikeyi işaret etti. Kaçın, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında toplumun dinamikleriyle oynanmaya çalışıldığını da belirtti.

https://www.habervakti.com/dosya/unlu-psikolog-tehlikeyi-isaret-etti-lgbt-degil-escinsel-h61739.html

Eşcinsellik hakkında yaptığı açıklamalarla ve ortaya koyduğu terapi yöntemleriyle tanınan haber sitemiz yazarı ve psikolog Hüseyin Kaçın, 7 yıl önce katıldığı bir televizyon programında 'eşcinsellik'le ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu.

https://www.habervakti.com/dosya/unlu-psikolog-escinsellik-tehlikesini-yillar-once-boyle-ortaya-h74213.html

Boderline Kişilik Bozukluğu: Eşcinsellikten İyileşerek Nasıl Kurtuldum?
Köşemizde eşcinsellikten kurtulmuş kişilerden Selim'in ikinci yazısını yayınlıyoruz:

https://www.habervakti.com/boderline-kisilik-bozuklugu-escinsellikten-iyileserek-nasil-kurtuldum-makale,1599.html

Tövbe edersem eşcinsellikten kurtulur muyum?
Köşemizde eşcinsellikten kurtulmuş kişilerden Selim'in terapi süreçlerine dair kaleme aldığı yazısını yayınlıyoruz:

https://www.habervakti.com/tovbe-edersem-escinsellikten-kurtulur-muyum-makale,1598.html

Özal'ın bahsettiği üç beş çapulcudan teröristler çıkmıştı; Erdoğan'ın bahsettiği üç beş çapulcudan ise eşcinseller çıkıyor

https://www.habervakti.com/ozal-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdogan-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor-makale,1541.html

Ahlak: Zeki Müren "İbne" Değildir.
https://www.habervakti.com/ahlak-zeki-muren-ibne-degildir-makale,1531.html

Türkiye'nin Çözümlenmeyen Yeni Sorunu: Eşcinsellikten Kurtulmak İçin Neler Yapılabilir?

https://www.habervakti.com/turkiye-nin-cozumlenmeyen-yeni-sorunu-escinsellikten-kurtulmak-icin-neler-yapilabilir-makale,1475.html

Din adamlarının eşcinsellik konusundaki yaklaşımları eksik ve yetersizdir.

https://www.habervakti.com/din-adamlarinin-escinsellik-konusundaki-yaklasimlari-eksik-ve-yetersizdir-makale,1448.html

Kamuoyunda pompalanan "eşcinsellik, özgürlük" vs. dayatmalarına karşı bir okurumuzdan gelen değerlendirmeyi sizlerle paylaşıyoruz. "Medya, meziyetmiş gibi öteden beri eşcinselliğin özgürlük olduğunu vurgular. Böylelikle eşcinselliğe karşı çıkanlar da özgürlük düşmanı olur tabii. Durmadan bunu pompalayan yayınlardan etkilenen Müslüman kesim, günah işleme özgürlüğüne saygı duyulması gerektiğine inanmaya başladı sonunda...

https://www.habervakti.com/ozgurlugu-putlastirmis-humanist-muslumanlarin-dikkatine-makale,1473.html

Sadistlerden, Eşcinsellerden, Grinin Elli Tonundan, Asr-ı Saadet Oluşur Mu?

https://www.habervakti.com/sadistlerden-escinsellerden-grinin-elli-tonundan-asr-i-saadet-olusur-mu-makale,1401.html

Eşcinsel ideoloji ve örgütler

https://www.habervakti.com/escinsel-ideoloji-ve-orgutler-makale,1020.html
5
Genel Tartışma / Eşcinsellikten kurtulmak isteyenlere yönelik tedavilerin bilimsel boyutu
« Son İleti Gönderen: psikolog 27 Haziran 2022, 01:19:43 ös »
-Eşcinsellikten kurtulmak isteyenlere yönelik tedavilerin bilimsel boyutu-
 
Eşcinsellikten kurtulmak isteyen kişilere "sen böylesin, böyle kal" diyen zihniyet hatalıdır. Kişilerin özerklik ve kendi kaderini tayin etme hakkına saygı, eşcinsel davranışın ahlaki statüsüyle ilgili farklı değer sistemlerine saygı ve eşcinsel yönelimi değiştirmeye yönelik bazı çabaların başarıya ulaşabileceğini gösteren
bilimsel verilerin olması "eşcinsellikten kurtulamazsınız" diyenlerin göz ardı ettiği konulardır. Psikoloji kaynaklarında her ne kadar baskılar sonucunda toplumdan gizlenmek istense de "eşcinsellikten kurtulmak isteyen danışanlardan başarılı olan vaka örnekleri" mevcuttur. Bundan dolayı eşcinselliğin tanı kriteri el kitabından kaldırılıp kaldırılmaması önemli değildir. Önemli olan kişinin "eşcinsel yöneliminden kurtulmak isteyip istemediğidir." Eşcinsel yöneliminden kurtulmak isteyen, durumundan rahatsız olan, heteroseksüel olmak isteyen bir bireye zoraki dayatmalar yapıp, "sen eşcinselsin, böyle kalmak zorundasın" demek bilimsel etikle bağdaşmaz. Danışanın bireysel psikoterapi hedeflerini seçme hakkına ve heteroseksüel potansiyelini araştırma hakkına saygı duyulmalıdır, bu bir sağlık hakkıdır.
Nitekim eski çalışmalarda (eşcinsellik Tanı El Kitabından kaldırılmadan önce), eşcinsel yönelimin bazı danışanlarda değişebildiği yönünde birçok veri var. Aşağıda, cinsel yönelimin değişmesi üzerine yayımlanmış bazı "yeni" veriler bulunuyor:
Spitzer, R. L. (2003, Ekim). Spitzer’in çalışmasında cinsel yönelimi ağırlıklı olarak eşcinsel olan bazı bireylerin, bir çeşit onarım terapisi yoluyla, ağırlıklı olarak heteroseksüel olduğu hipotezi test ediliyor. Çalışmadaki iki yüz gönüllü (143 erkek ve 57 kadın) katılımcı, son beş yıl içerisinde homoseksüellikten heteroseksüelliğe hiç değilse minimal bir düzeyde değişim yaşadığını söylüyor. Katılımcıların çoğunluğu, terapiden önce ağırlıklı ya da sadece homoseksüel olan yönelimlerinin ağırlıklı ya da sadece heteroseksüel yönelimle değiştiği yönünde bildirimde bulunuyor. Tam değişim yönünde bildirimlerse az görülüyor. Kadın katılımcılar arasında değişim bildirenlerin oranı, erkek
katılımcılara göre kayda değer oranda daha yüksek. Spitzer, katılımcıların kendi bildirimlerinin büyük oranda güvenilir olduğu, bu yüzden de onarım terapisinin bir türüyle cinsel yönelim değişiminin, bazı gey erkeklerde ve lezbiyenlerde gerçekleştiği sonucuna varmış.
Nicolosi, J., Byrd, A. D. ve Potts, R. W. (2000b). Bu çalışma, eşcinsel yöneliminden memnun olmayan sekiz yüzün üzerinde insanla yapılan anketin sonuçlarına dayanıyor. Ankette kişilere değiştirme terapisi ve cinsel yönelimi değiştirme olasılığıyla ilgili inançları sorulmuş. Yetmiş kapalı uçlu, beş açık uçlu soru bulunuyor. Katılımcıların yedi yüz yirmi altısı profesyonel bir terapist ya da kilise danışmanıyla değiştirme terapisine katıldığını söylemiş.
Katılımcıların yedi yüz yetmiş dokuzu (% 89,7) değiştirme terapisi görmeden ya da “kendine yardım” çabalarından önce kendini “heteroseksüelden çok homoseksüel,” “neredeyse sadece homoseksüel” ya da “sadece homoseksüel” gördüğünü söylemiş. Katılımcılar grup olarak, eşcinsel düşünce ve fantezilerin sıklığında geniş ve istatistiksel açıdan kayda değer azalmalar olduğunu
söylüyor; bunlarıysa değiştirme terapisine ya da “kendine yardım”a atfediyor. Ayrıca psikolojik, kişilerarası ve manevi sağlıklarında kayda değer iyileşmeler olduğunu söylüyorlar.
Ayrıca bkz. Byrd, A. D. ve Nicolosi, J. (2002). Bu makalede, eşcinsel olarak tanımlanan bireylerin tedavisi üzerine çalışmalar meta-analiz tekniğiyle birleştirilmiş. Tedavinin etkilerini değerlendiren ve çoğu 1975’ten önce yayımlanmış çok sayıda çalışma saptanmış. Bunlardan 14 adedi, dâhil etme ölçütlerine uyuyor ve meta-analizde kullanılabilecek istatistikler içeriyor. Analize göre, tedavi gören ortalama danışan, alternatif tedavi görenlerin %79’una kıyasla ya da çeşitli sonuç ölçümlerini içeren tedavi öncesi puanlara göre daha iyi durumdadır. Bu on dört çalışmanın analizine göre, eşcinsellik tedavisi etkili olabilir.
Ayrıca bkz. Jones, S. ve Yarhouse, M. (2007). Değişim üzerine bu çalışmanın bir özeti <http://narth.com/docs/rekersrev.html>’de bulunabilir; Byrd, A. D., Nicolosi, J. ve Potts, R. W. (2008) [Kaynak: DR. JOSEPH NICOLOSİ'nin yazdığı,
"UTANÇ ve
BAĞLANMA YİTİMİ: Onarım Terapisi Pratiği" isimli kitap]
Sonuç olarak: Bu ve benzeri birçok veriye göre eşcinsellikten kurtulmak isteyenlerden başarılı olan vaka örnekleri bilimsel kaynaklarda vardır. Danışanın bireysel psikoterapi hedeflerini seçme hakkına ve heteroseksüel potansiyelini araştırma hakkına saygı duyulmalıdır!
6
-Eşcinsellikten kurtulmak isteyenlere yönelik tedavilerin bilimsel boyutu-
 
Eşcinsellikten kurtulmak isteyen kişilere "sen böylesin, böyle kal" diyen zihniyet hatalıdır. Kişilerin özerklik ve kendi kaderini tayin etme hakkına saygı, eşcinsel davranışın ahlaki statüsüyle ilgili farklı değer sistemlerine saygı ve eşcinsel yönelimi değiştirmeye yönelik bazı çabaların başarıya ulaşabileceğini gösteren
bilimsel verilerin olması "eşcinsellikten kurtulamazsınız" diyenlerin göz ardı ettiği konulardır. Psikoloji kaynaklarında her ne kadar baskılar sonucunda toplumdan gizlenmek istense de "eşcinsellikten kurtulmak isteyen danışanlardan başarılı olan vaka örnekleri" mevcuttur. Bundan dolayı eşcinselliğin tanı kriteri el kitabından kaldırılıp kaldırılmaması önemli değildir. Önemli olan kişinin "eşcinsel yöneliminden kurtulmak isteyip istemediğidir." Eşcinsel yöneliminden kurtulmak isteyen, durumundan rahatsız olan, heteroseksüel olmak isteyen bir bireye zoraki dayatmalar yapıp, "sen eşcinselsin, böyle kalmak zorundasın" demek bilimsel etikle bağdaşmaz. Danışanın bireysel psikoterapi hedeflerini seçme hakkına ve heteroseksüel potansiyelini araştırma hakkına saygı duyulmalıdır, bu bir sağlık hakkıdır.
Nitekim eski çalışmalarda (eşcinsellik Tanı El Kitabından kaldırılmadan önce), eşcinsel yönelimin bazı danışanlarda değişebildiği yönünde birçok veri var. Aşağıda, cinsel yönelimin değişmesi üzerine yayımlanmış bazı "yeni" veriler bulunuyor:
Spitzer, R. L. (2003, Ekim). Spitzer’in çalışmasında cinsel yönelimi ağırlıklı olarak eşcinsel olan bazı bireylerin, bir çeşit onarım terapisi yoluyla, ağırlıklı olarak heteroseksüel olduğu hipotezi test ediliyor. Çalışmadaki iki yüz gönüllü (143 erkek ve 57 kadın) katılımcı, son beş yıl içerisinde homoseksüellikten heteroseksüelliğe hiç değilse minimal bir düzeyde değişim yaşadığını söylüyor. Katılımcıların çoğunluğu, terapiden önce ağırlıklı ya da sadece homoseksüel olan yönelimlerinin ağırlıklı ya da sadece heteroseksüel yönelimle değiştiği yönünde bildirimde bulunuyor. Tam değişim yönünde bildirimlerse az görülüyor. Kadın katılımcılar arasında değişim bildirenlerin oranı, erkek
katılımcılara göre kayda değer oranda daha yüksek. Spitzer, katılımcıların kendi bildirimlerinin büyük oranda güvenilir olduğu, bu yüzden de onarım terapisinin bir türüyle cinsel yönelim değişiminin, bazı gey erkeklerde ve lezbiyenlerde gerçekleştiği sonucuna varmış.
Nicolosi, J., Byrd, A. D. ve Potts, R. W. (2000b). Bu çalışma, eşcinsel yöneliminden memnun olmayan sekiz yüzün üzerinde insanla yapılan anketin sonuçlarına dayanıyor. Ankette kişilere değiştirme terapisi ve cinsel yönelimi değiştirme olasılığıyla ilgili inançları sorulmuş. Yetmiş kapalı uçlu, beş açık uçlu soru bulunuyor. Katılımcıların yedi yüz yirmi altısı profesyonel bir terapist ya da kilise danışmanıyla değiştirme terapisine katıldığını söylemiş.
Katılımcıların yedi yüz yetmiş dokuzu (% 89,7) değiştirme terapisi görmeden ya da “kendine yardım” çabalarından önce kendini “heteroseksüelden çok homoseksüel,” “neredeyse sadece homoseksüel” ya da “sadece homoseksüel” gördüğünü söylemiş. Katılımcılar grup olarak, eşcinsel düşünce ve fantezilerin sıklığında geniş ve istatistiksel açıdan kayda değer azalmalar olduğunu
söylüyor; bunlarıysa değiştirme terapisine ya da “kendine yardım”a atfediyor. Ayrıca psikolojik, kişilerarası ve manevi sağlıklarında kayda değer iyileşmeler olduğunu söylüyorlar.
Ayrıca bkz. Byrd, A. D. ve Nicolosi, J. (2002). Bu makalede, eşcinsel olarak tanımlanan bireylerin tedavisi üzerine çalışmalar meta-analiz tekniğiyle birleştirilmiş. Tedavinin etkilerini değerlendiren ve çoğu 1975’ten önce yayımlanmış çok sayıda çalışma saptanmış. Bunlardan 14 adedi, dâhil etme ölçütlerine uyuyor ve meta-analizde kullanılabilecek istatistikler içeriyor. Analize göre, tedavi gören ortalama danışan, alternatif tedavi görenlerin %79’una kıyasla ya da çeşitli sonuç ölçümlerini içeren tedavi öncesi puanlara göre daha iyi durumdadır. Bu on dört çalışmanın analizine göre, eşcinsellik tedavisi etkili olabilir.
Ayrıca bkz. Jones, S. ve Yarhouse, M. (2007). Değişim üzerine bu çalışmanın bir özeti <http://narth.com/docs/rekersrev.html>’de bulunabilir; Byrd, A. D., Nicolosi, J. ve Potts, R. W. (2008) [Kaynak: DR. JOSEPH NICOLOSİ'nin yazdığı,
"UTANÇ ve
BAĞLANMA YİTİMİ: Onarım Terapisi Pratiği" isimli kitap]
Sonuç olarak: Bu ve benzeri birçok veriye göre eşcinsellikten kurtulmak isteyenlerden başarılı olan vaka örnekleri bilimsel kaynaklarda vardır. Danışanın bireysel psikoterapi hedeflerini seçme hakkına ve heteroseksüel potansiyelini araştırma hakkına saygı duyulmalıdır!
7
Terapi 1
 Diğer psikologlardan farklı olarak;
Ben konuşucam psikolog dinleyecek diye düşündüm çok farklı yönleri gösterdi .Ben cinsel boyutunu çok konuşuruz diye düşündüm ama öyle olmadı.Bunu nerdeyse hiç konuşmadık. Deneyim olarak da çok artınız var çok hızlı anlaşabiliyoruz.Önceki psikologla karşılaştıracak olursam çok fazla zaman ayırdı bana gerçekten 2saat konuştuk nerdeyse yardımcı olmak istediği belli.Diger psikolog sürekli telefondan süreyi kontrol etmişti,ben anlattım dinledi,tedavide tam ne yapıcaz dediğimde senin istediğin gibi yaşamında destek olucam gibi bi şey söyledi,süre dolunca hemen ayağa kalktı hadi güle güle, herhangi bir tespitte bulunmadı açıkçası kendimi değersiz ve anlaşılmaz hissettim. Ama sizde çok iyi ve değerli hissettim iyi ki gelmişim.
Genel olarak hayatımın özeti:
23 yasındayım .Asosoyalim.Evin en büyük ve tek kızıyım.İki kez taciz yaşadım ilkokula başlamadan önce.İlki cinsel taciz ,ikinci biraz daha az bi taciz göğüslerime dokunması şeklinde ve ikisi de ergenlik dönemindeki bi erkek tarafından geldi.Annem fiziksel şiddete maruz kalmış babam tarafından.Sonra psikolojik boyutu devam etmiş.Annem evde her türlü babamla sorununu bana anlatır.Özellikle cinsel sorunlarını.Babamı hiç sevmem hafif tiksinti duyarım,fazla samimi değilim diğer kızların babasıyla olan ilişkisi hiçbir zaman olmadı aramızda.Anneme aşırı bağlıyım ama bazen bana babamdan yakınıp sonra yine babamı seciyo beni yüzüstü bıraktığında anneme gıcık oluyorum.

İlk terapinin bana gösterdikleri:
-Çocukken iki taciz yaşadım.Biri cinsel tacizdi neredeyse tecavüze varacak bi şekilde.İkincisi daha hafif bir tacizdi ben bunu pek önemsemiyorum ama tacizin büyüğü küçüğü yokmuş.Bunu anladım.
-Ben annemin mazoşist olduğunu bilmiyordum.Babamla ilişkilerinde annemin zulüm görmesine rağmen hala çocukları için(!) boşanmaması ve sonradan 2 çocuk daha yapması babamdan kopamadığını gösteriyormuş.Yani babamla sadist mazoşist bi ilişkisi varmış.
-Sosyal fobim var.Hiç yakın arkadaşım yok,insan ilişkilerim sıkıntılı.Kadın olarak kimsenin yanına gidip arkadaş olma isteğim yok.Ve evli olan bir arkadaşımı dedim var diye ama evli olan arkadaş sayılmadığını söylediniz fazla sosyalleşme imkanı olmadığından.
-Kendimi hiç önemsemiyorum annem için yaşıyorum.Zaten trans erkek olarak devam etsem hayatıma yine annemin yanında devam edeceğimi,hicbi kadının beni istemeyeceğini söyledim zaten ben aman kadın olsun hayatımda diye ölen biri değilim ibadetlerimi bile erkek olarak yapmam falan öncelik ve siz, kendin için değil annen için yaşıyosun bu hikayede sen yoksun annen var o zaman niye annenle yaşamayı isteyesin o mutlu olsun diye yapıyorsun her şeyi dediniz. Mesleğimde atanıp başka bir şehre gitsem, annem ve küçük kardeslerim de gelecek peşimden hatta kardeşlerimin dershane parasını bile benim ödeyeceğini söylediniz.Bunu nerden bildiniz şaşırdım gerçekten doğru aynen öyle olacaktı.
-Sosyal fobim çocukluğumdan beri var.Temelde bu sorunu çözmem gerek aslında benim sorunum temelde sosyal fobim ve üstüne taciz, travmalarım ve aile yapımın etkisiyle kendim olamamak,ve bunu da ben trans erkek olduğumu hissederek kendim olmaya çalışmışım.
-Anneme onun için dediğinizi söyledim,çocukları için her şeye katlandığı ve kendisinde suç olmadığını söyledi ve psikiyatriste gitmeyle ilgili sessiz kaldı.Hem artık ezilmiyormuş ve kocasının her isteğini yapmıyormuş.Ayrıca benim kendimin bunu tercih ettiğim ve benim iradesiz oldugumu kastederek söyledi.Herkesin annesi o gibi ve onlarda neden problem yok dedi:/
 -Ve en şaşırdığım babamı rol model aldığımı söylediniz bi kadını kontrol etme konusunda.Ben babamı hiç sevmem ve böyle olduğumu hiç düşünmedim. Annemi mutlu eden bi erkek olmadığı için ben o erkek oluyorum.Ve bi kadını mutlu etmek için varımı yoğumu vereceğimi söylediniz trans erkek olarak devam etsem yine ben yokum hayatım başkasının mutluluğu üzerine .Benim eski bi trans arkadaşım da aynen böyle sevgilisi için kredi çekmişti hep diğerini düşünürdü hayatında kendi yoktu.Ben böyle olmak istemiyorum.Kendim için bişey yapmam lazım artık çok verimsiz bi hayat.

 Yapmam gerekenler:
-Artık hayatımı annemin mutluluğu için degil ,kendim için yaşayacağım.Her seferinde bana babamdan yakınıp yardım dileyen ve sonra beni yüzüstü bırakıp babama giden annemi artık mutlu etmeye çalışmıcam.Anneme karşı bencil olmalıyım.Eve gelen her misafire hizmet etmek zorunda değilim istemiyorsam yapmam kadın hissetmediğimi anlayacaklar endişesi yüzünden toplumsal kurallara boyun eğme zorunluluğum yok.
-Sosyal fobimi yenmek için bi gitar kursuna falan yazılıp orda arkadaş edinmeliyim ve binamızdaki benle arkadaş olmaya çalışan kızı reddetmemeliyim, samimiyeti ilerletmeliyim.

Şimdilik aklımda kalanları yazdım evde not tutmaya karar verdim, her terapimi yazdıkça buraya eklerim ve yapması da yazması kadar kolay olur,başarabilirim inşallah.
8
Benimle aynı kaderi yaşayan gençlere o kadar üzülüyorum ki... Onur yürüşlerinde atılan sloganlar çok acı. "Ben böyleyim" diyen gençleri gördükçe daha çok üzülüyorum. Anne- baba hatalarını sırtına yüklemiş o gençlerin onur yürüyüşlerinde meydanlarda "ailelerine kusmak istedikleri" kini topluma kusmaları ve bunun farkında olmamaları çok acı. Anne babasını cezalandırmanın yolunu eşcinsel hayatın bir ferdi olarak bulmaları ama en büyük cezayı kendilerine vermeleri çok garip. Örneğin eşcinsellerde mazoşist bir kişilik vardır. Pasif bireylerin cinsel ilişki esnasında çektiği acıdan tatmin olan bir yanları vardır. Evet tatmin olurlar çünkü o acıyı bir yerden tanıyorlar. Çocukken onlara yaşatılan travmadan sonra gelen acıyla aynı acı o. O acıyı bir yerden tanıyorlar. Alışkanlıklarını devam ettiriyorlar sadece. Aktif bireyler ise yaşadıkları acıya karşı bir savunma mekanizması oluşturabilmek için erkeksi görünürler. Oysaki her aktifin bir aktifi vardır. Bu bir yönelim değil. Savunma mekanizması oluşturuyorlar. Her aktif cinsel ilişki sırasında aynıdır. Duygu yüklü ilişkiye giren bir aktif birey göremezsiniz. Çünkü hepsinin savunma mekanizması aynı çalışıyor. Adına seks koydukları şeyin " kendini cezalandırma politikası" olduğunun farkında değiller. Cinsel ilişki esnasında doyum alırlar. Bu doyumun seksle ilgili olduğunu düşünürler. Fakat bu doyum seksin verdiği zevk değil, kendini cezalandırmış gencin ardından gelen vicdan rahatlamasıdır. Her yaptıkları seks ile daha çok günah işlerler. Kendilerini daha fazla cezalandırırlar. Acı çektikçe anne babasını küçük çocuğu olmayı başarırlar. Çocukken anne babasına kendisini farkettirebilmek için yaramazlık yapan o küçük çocuğun büyüdüğünde yaptığı bir yaramazlıktır cinsel ilişki. Alışkanlıklarının kölesi olmayı da alışkanlık haline getirirler. Biz bunu terapide kinimizi kusarak yapıyoruz. Cinsel ilişkiye girerken alınan acıyı biz terapi odasında ağlayarak atıyoruz. Acıyı alışkanlığa çevirmiyoruz. Acıyı da acıtanı (ebeveyn) da affediyoruz. Affedince birey oluyoruz. Olgunlaşıyoruz. Sevmeyi ve sevilmeyi biliyoruz. İyileşiyoruz. İyileştikçe geçmişimize dönüp gülüyoruz. Çünkü bizi geçmişimizden çıkardığımız derslerin vâr ettiğini biliyoruz.
9
Sadece insan…

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce inandığınız bütün değerleri savunduğunuz bütün düşünceleri bildiğiniz tüm doğruları dışarda bırakmalısınız sadece bir insan evladı olarak okumalısınız.

Hikayenin başında dinibütün bir müslüman ve bir doktor adayı olarak başlamıştım hayata ve bildiğim beni ben yapan şeyler vardı bunlardan biri homoseksüel eğilimlerinden dolayı dini yaklaşımlara baktığımda gördüğüm şeyler ‘’ EŞCİNSELLİK ÜZERİNE KURANDA LANETLENEN BİR KAVİM VAR’’ ne kadar kolay değil mi ne kadar basit kestirip atıyorlar bir anda Allahın bütün lanetini üzerinize yığıyorlar kendinizi bir ucube bir pislik bir üretim hatası olarak görüyorsunuz ve daha sonra şeriatın uygulandığı ülkelere bakınca da ‘’idam recm ‘’ve Allah da benim ölmemi istiyor diye düşünmeye başlıyorsunuz. Ve tüm bunlar kaya gibi göğsünüze oturuyor nefesiniz kesiliyor her ne zaman bu konuda araştırma yapmaya kalksanız direk olarak karşınıza çıkan bu yaklaşımlardan dolayı ağlayarak göz yaşları içinde kapatıyorsunuz bilgisayarı.

Diğer taraftan ben aynı zamanda bir doktor adayıydım bir bilim insanıydım ve bilim dünyasında genel kabul gören ‘’Eşcinsellik who tarafından hastalık sınıflandırılmasından çıkarıldı bunun bir tedavisi yok gayet normal bir durum kabul etmelisin’’ buna da inanıyordum gerçeğin doğrunun bu olduğunu düşünüyordum. Oldukça fazla sayıda psikiyatriste gittim ve onarım terapisi Joseph nicolosi bunlardan bana bahseden hatta belki de bilen bile yoktu derdime ancak profesörler hocaların hocaları ancak çare bulur diye düşünüyordum öyle birisi yok ama.

VE DERİN BİR ÇARESİZLİK VE AHLAKİ YARGILANIŞ

Bu yükümü paylaşayım diye en yakın arkadaşlarımdan beni anlayabileceğini düşündüğüm bir dostuma ilk kez bu derdimi açtım o da dinibütün bir müslümandı üzerimde hissettiğim Allahın lanetini anlayabileceğini düşündüm ama yanılmışım.

Bu dostum benimle ilgilendi bana türlü tavsiyelerde türlü öğütlerde bulundu ‘’Allaha dayanacaksın kardeşim namazlarını asla aksatmayacaksın her gün kuran okuyacaksın asla gay porno izlemeyeceksin dini sohbetlerin yapıldığı yerlere gideceksin Allahın izniyle de bundan kurtulacaksın ‘’ reçetemi yazmıştı bu güzel dostum ne kadar iyi birisi daha sonra tokadı yemem gecikmedi ama..
Sohbetin bir kısmında o zamanlar aşık olduğum çocuktan bahsederken bu güzel dostum beni dinliyordu bana yardım ediyor gibi görünüyordu, ben anlatırken daha fazla dayanamadı ve tokadı bastı bu tokadı ‘’ kendime gelmem için atmış ‘’ yine bir iyilik canım benim size daha kötüsünden bahsedeyim bu kadar iyilik adı altında bu tokat gelince ben bu tokada karşı çıkmadım bu tokat da bir iyilik ve ben bu tokadı benimsedim ben buna layığım dedim şuan anlıyorum homofobinin de ne olduğunu o zaman anlayamamıştım.

Ve aradan 1 ay geçti geçmedi ilk intihar girişimim gerçekleşti okulun penceresine çıkmıştım pencereden hocam beni çekerken ağzımda sürekli şu sözler vardı ‘’bunu ben istemedim bunu ben istemedim bunu ben istemedim…’’ 

Gel zaman git zaman bu şekilde göğsüme kaya gibi oturan din ve bilim aradan 2 sene geçmesiyle ikinci intihar girişimimi getirdi ve bana bu mektubu yazdırttı …


Vasiyetimdir bu intihar mektubumu gören herkes paylaşsın artık benim durumumdaki insanların sesi duyulsun bir el bize uzansın artık evet bu yükü daha fazla taşıyamayacağım artık senelerdir benim neden doktor doktor gezdiğimi sanırım artık herkes öğrenmek istiyordur ben erkeklerden hoşlanıyorum nasıl oldu nasıl bu hale geldim bilmiyorum ama evet ben erkeklerden hoşlanıyorum ve tıp dünyası benim bu durumumu hastalık olarak görmüyor bundan dolayı bunun çaresini aramıyorlar ölümümün şuna hizmet etmesini istiyorum ben yandım ben kendi hayatımdan vazgeçtim ama benim durumumda çaresizce acılar içinde kıvranan canlara bir el uzansın artık eşcinsellik üzerine tıpta çalışmalar yapılsın tıp fakültelerinde ders olarak görülsün Amerika'daki las vegastaki birisi için evet bu bir hastalık olmayabilir ama ben müslümanım ve dinimi yaşamaya çalışıyorum benim inancımdaki birinin bu cinsel yönelimi kabul etmesi söz konusu olamaz hastalık yoktur hasta vardır ben hastayım bunu ben tercih etmedim canım annem canım babam ben evet erkeklerden hoşlanıyorum ama kimseyle bir ilişkim olmadı sizi utandıracak bir şey yapmadım ölümümün de bir anlamı var artık benimle gurur duymanızı istiyorum benim durumumdaki insanlara bir umut olması için ben yanıyorum ama bir mum misali ışık olmak için Allahında beni merhametle yargılayacağını ümit ediyorum hayatımın en büyük iyiliğini belki de ölümümle yapacağım bankadaki tüm 6 bin lira civarı olan paramı bir gün bir ferdi olup yeryüzüne iyiliği yaymak istediğim yeryüzü doktorları derneğine bağışlıyorum beni unutmayın ruhumu dualarla yad edin.


Artık benim kendi hayat üçgenimi kurmam gerekiyordu kendi dini anlayışımı kendi bilim anlayışımı ve dahası toplumsal çözümlerimi lgbt anlayışımı kendime yaşayabileceğim bir yaşam alanı kurmak zorundaydım.

Ve kendi ütopyam

Eşcinsellik ve islam üzerine araştırma yapanların dikkatini şu nokta çekti mi ?
Mezbep imamlarına göre eşcinselliğe farklı cezalar veriliyor ve Hanefi mezhebinin kurucusu din alimine göre devlet hangi cezayı uygun görürse
Sayfa: [1] 2 3 ... 10