Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Bataklığa dönüş tehlikesi
 
Bu hafta başı itibariyle iki olumsuz olay yaşadım, Pazar ve Salı akşamları, ama tamamen kontrolümün dışında gerçekleşti gibi..Tahmin de edebilirsiniz ki, pornoya düşmekti.2 farklı günde 1’er kez olmak üzere 2 kere bunu izledim.
 
Öncelikle bunca aradan sonra neden izledim, bilmiyorum, ilk pornoyu izlediğimin ertesi günü izlediğim görüntüler nedeniyle görüntülere karşı tiksinçlik hissettim, bugün izlediğimde ise izlemek için izlemiş gibiydim.
 
Esasında pornoya ara vermeden önce her porno izlemenin bana bir zararı yok gibi olup, enerjimi azaltan, garip, hobimsi bir eylemken son izlediğim pornoların nasıl birden günlük ruh halimi yıpratıcı bir şey olduğunu farketmemle neticelendi. Yani diyorum ki, porno izlemeyerek çok şey kazanmışım, porno izleyerek de hiçbir şey kazanmıyormuşum. 2 gün sadece saçmaladım o kadar. 2 gün olumsuz hava koşullarından spor salonuna gidememin etkisi de oldu bunda, yalnız kalmak vs, bu hatayı yaptım, ancak dersimi daha öncekinden çok daha iyi aldığım aşikar. Hatta ilk kez pornodan sonra pişmanlık ya da şu düşünceler yoktu; ben bunu izledim ama nasıl bırakacağım, nasıl bu bataklıktan çıkacağım düşüncelerine bile girmedim. Geldim, gördüm ve bu sefer tam anlamıyla kapıyı dışardan kapatarak bu dünyayı terk ediyorum. Sadece bir kere izlemem bile panik atak, kaygı gibi nagatif sanrılarımı uyandırma potansiyelini gösterdi. Hakikaten küçümsenmeyecek şekilde tehlikesi büyük olan bir şeymiş bu. Evet, kararlılığımdan taviz vermek kötü gibi görünse de düşmanımı çok daha iyi tanımama, analiz etmeme sebep olduğu için de güzel bir deneyim oldu. Daha önce de bıraktım, ettim dedim, ne oldu da şimdi döndüm ,tekrar dönmeyecek misin, diye bir düşünce belirebilir. Halen birazcık zayıfmışım ama şimdi çok daha güçlüyüm. Bir kere izlemenin bile hemen herşeyi değiştirebildiğini anladıktan sonra… Çok sinsi bir düşmanmış, buna şüphe yokmuş.. Şimdi tekrar bu 2 günden önceki yüzmeye, fitnessa, sosyal hayata devam ..Küçük canavarın son çırpınışlarını da kıldığımız, başladığımız, tövbesini ettiğimiz ibadetlerimle tamamıyla ezdim, cesedini bile bu sefer yakınımda da değil, oldukça uzaklara bir yerlere attım. Aslında biraz da zafer sarhoşuydum ama bu zafiyetimin de beni aldatmasına izin vermeyeceğim. Gerçekten pornoda hiç bir şey yokmuş. 2 hafta iyi dayanmışım diye bir düşünce yerine artık dayanılacak bir şey olmadığına bile eminim. Benle alakası olmayan dünyanın herhangi bir yerinde olan bir olaydan farksız değil artık benim için. Telefonumdan ulaşılabilir olmasının bile bir önemi kalmadı, çünkü ulaşmak için bir çaba sarfedeceğim noktasında da bir aksiyon geliştirebileceğim şeklindeki düşüncelerim, çok çok ötede. Elveda yani bu tür websitelere.
 
Son terapimde anlattıklarım ve olayları yorumlayış şeklindeki farklılıklarım nedeniyle HK’dan iyileşme belirtileri olarak dönüş almak beni çok mutlu etmişti.. Kendisi anlattıklarıma istinaden aynen şunu söylemişti, “artık iyileşiyorsun”.. ve ben daha ileri aşamaya yönelik merak ettiğim birkaç şey sordum, kendisi de bunun nasıl olduğunu anlatmakdan ziyade olduğunu gözlemliyoruz demişti.. Şahsi düşüncem, söylediği bu şeyde de haklıydı, ben nasıl tribünleri ciddi anlamda kaldırdım (elalem ne der vs), pornoyu nasıl bıraktım, spora gitmeyi nasıl bırakamıyorum, olayları nasıl böyle karşılıyor ve yorumluyorum, bunlar nasıl oldu diye sorulacak olursa buna bir cevap yok..mutlaka Hk, açıklamalarını yapıyorlardır işin uzman olmasına binayen vs haliyle ama benim diyeceğim şu ki; oluyormuş..herşey insanın kendine değer vererek, vermeyi oluşturacak ortamını oluşturmayla başlıyormuş.. Bu zamana kadar niye evlenmedim, geri kaldım vs derken (etrafımın ittirmesinden kaynaklı kaygılar) şimdi ise iyi ki hazır olmadığım bir yola girmemişim diyorum.. Aslında ben bir hastaymışım ve giriceğim yol da hastalıklı olacaktı belki de.. Birşeyleri yapmayı istiyorum, birşeylerden geri kalmamalıyım diyorum, bir taraftan birşeyleri arzuluyorum, ama sahip olduklarımla nasıl mutlu olacağımı ve anlamdıracağımı bilmiyormuşum. Herşeyi anlamsızlaştırma konusunda ciddi bir çaba sarfediyormuşum meğer.. Şimdi olası evliliğimi dahi daha güçlü karşılayabileceğime inanıyorum..
 
 
Hatta şimdi etrafımda daha önce benim yaşadığım şeyleri yaşadığını düşündüğüm insanları anlayabiliyorum. Bugün, sosyal kaygısı olan bir kızın karşısında oturuyordum ve hiç rahat değildi kalabalıkta, ben de tektim ama oldukça rahattım, umursamıyordum bile .. Kız ise 2-3 ay önceki bendi. Hastalıklı genç bir insanı da benzer şekilde dışarda gözlemledim ve ben de öyle olduğumu, onun gibi olduğumu hatırladım. Bunlara takılmak çok önemli olmayabilir ama bu dünyada bu tür şeyleri yaşayan yalnız biri değilmişim aslında bugüne kadar .. Önceden kendi sorunlu halimden bunları gözlemleyemiyordum. Şimdi ise gözlerim daha açık ve onlara göre bu sorunları aşmış kişi pozisyonunda olduğuma inanıyorum. Belki de bu şey gibidir, ben özgüvenli oldum, özgüveni düşük profiller bana kendini belli ediyor artık.
 
Bilmediğim bir şehirde, hiç bilmediğim ama muhabbetinin kardeşçe olduğu bir insan ile bile İstanbul’u gezebiliyorum. Pazar günleri evde oturup, porno izleyip, tüm gün eve kapandığım günler bile uçtu gitti. Hatta bu Pazar öğleden sonra 2de uyandım, bu kadar kaygısız, uzun bir süre uyuduğum zamanı bile hatırlamıyorum, geç yatmış olsam da böyle uyuyabilmek kıymetliydi.
 
Önceden en küçük esprili bir laf gönderilmesinde parlayan ben, kolay kolay alınmıyorum, hatta savuşturabiliyorum, yeri geliyor bunu eğlenceli hale bile dönüştürebiliyorum. İnsanın ilişkilerini eziklemesi de kendi ezikliğinden kaynaklanıyormuş meğer. Ah bunu şimdi anlamak, ne üzücü…Niye derseniz onca yıllar böyle geçti de ondan..
 
Aslında ben neden eşcinsel olmuşum, bu bile mantık dışı geliyor, çok da gerekli bir şey değilmiş, kadınlara hislerim gelişmemiş olsa bile eşcinsel olmamak yani asexual olup, homoseksual olmamak çok daha değerli ve sağlıklı bir şey olsa gerekmiş. Eşcinselliği mantıksal bir zeminde değerlendirmek hakikaten zor..Şu an bunu aşk, kontrol edilemeyen hisler, erkek erkeğe aşk vardır şeklindeki çerçevelerden değerlendirmek oldukça sığ kalıyor. Çünkü eşcinsel kimliğimi yıktıkça, bu kimliğin manasızlığı da ortaya çıkıyor. Yani şey gibi ,aslında eşcinsellik diye bir şey yok sanki de, bir şey seni eşcinselmiş gibi davrandırıyormuş gibi ve bunu tespitleyemezsen ona dönüşüyorsun..ama yine de bir sorun olduğunu biliyorsun, ne yapacağını anlayamıyorsun gibi. Ta ki, onla gerçek mana da yüzleşene dek…o perde kalkana dek…. Erkek erkeğe aşk var bu arada ama bu penis-anüs teması, dudak dudağa öpüşme, sarılma noktasında değil, dostane, kardeşçe, arkadaşça..
 
Bu bağın erotikleşmesi, psikolojik bir yıkım oluyor, penisli penisliyi tamamlamaz .. Bu hafta tesadüfen okuduğum bir Ayet, Kuran-ı Kerim’den… Neden kadınlar :
 
“İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır”
2
BAŞI OKŞANASI BİR KÜÇÜK

Küçüklüğünün başını okşa derler mesela. Onunla sarıl helalleş diye. Ben karşıyım buna. Küçükken yara almış insanlar kendi mazilerine gidip o küçük çocukluğuna sarılınca düzelmiyor her şey. Kendimden biliyorum çünkü. Ben kendi küçüklüğümle her gün sarıldım ona nasihatlerde bulundum ama hiçbir işe yaramadı. Ne zaman ki psikoloğum bana sen çok güçlüsün, hayat seni galebe edememiş deyip gözümü açana kadar. İşte anladım ki o zaman insanın iyileşmesi için küçüklüğüne gidip onunla sarılmadan evvela onunla bir güzel konuşması lazımmış. Ona hiçbir şeyin onun suçu olmadığını, onun kimsenin günahı olamayacak kadar saf, temiz ve masum olduğunu, kendisinin bunca şeye rağmen hayatta olabileceği en iyi yer olmasa da gelebileceği diğer yerlere nazaran yine de güzel yerlerde olduğunu o küçük çocuğa anlatmak ve de anlatmakla kalmayıp ona bunu ispatlayıp inandırmak gerekiyor. Ona güç ve kuvvet aşılamak ve dahi ona artık gülmenin zamanının geldiğini söylemek gerekiyor.işte bundan sonra küçüklüğüne sımsıkı sarılabilirsiniz. Bu sizin hakkınızdır artık. Ben kendi küçüklüğüme inip hepsini teker teker yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Ama biliyorum ki değişim zaman isteyen bir şeydir. Biz makine değiliz ki hemen bir saat içinde sorunları bulup çözelim. Hem bu sorunların bende oluşma süresi 20 yıl iken nasıl olurda bir ayda düzelme beklenebilir ki. Ama şuna da çokça inanıyorum ki eğer bütün benliğinizle değişmek ve artık güzel  bir şekilde yaşamak istiyorsanız ışık hızında bir süratle yol alacaksınızdır. Kendinize inanın ve ışığa gönül verin. Gönlünüz ışığa boğulsun ve içiniz aydınlansın. Mazinin karanlığına teslim olduğunmuz yeter artık! Güç zaten bizim içimizdeydi ama keşfedemeden bilinmiyor işte. İçinizdeki gücü keşfetmeye çalışın ve artık ondan sonra da güzellikleri görün.
5
Son terapide şunu anladım ki. İyileştikçe savaşmam gereken sorumluluklar daha fazla artıyor. Herkesten gizli yaşadığım o renkli yaşam benden hiçbir sorumluluk beklemiyordu. Fakat iyileştikçe her şeyle teker teker yüzleşiyorum. İyileşmeye direnç gösteriyorum. Beni iyileştirmeye çalışan herkesten nefret ediyorum. Ailemden, terapistimden beni iyileştirmeye çalışan her şeyden… Fakat nefret ettiğim bu kişilerin yanında kendimi güvende hissediyorum. İyileştiğimi kabul etmek istemiyorum çünkü beni eşcinsel yapan ailemin mutlu olmasını istemiyorum. Onların bunu hakettiğini düşünmüyorum.  Ben kendi hayatımı kurmak istiyorum. Kendi evim, kendi param… Kısacası ben kendim olmak istiyorum. Babamın oğlu olmak istemiyorum. Onların bana hükmedebilme güçlerini ellerinden almak istiyorum. Terapilerden sonra yeni bir ben oluşturmuş olacaksam kendime yeni bir hayat oluşturmak istiyorum. Ailemin hayatımda hiçbir otoritesi olmasın istiyorum. Sadece verdiğim kararlarda arkamda olsunlar yeter. Nerede ne yapacağıma, ne giyindiğime, nerede kaldığıma, ne iş yaptığıma, eve kaçta geleceğime… Bunların hiçbirine karışmasınlar istiyorum. Bunca savaşı ve mücadeleyi ben verdiysem onların bu savaş sonunda benim hayatımı kontrol etmelerini istemem. İyileşmek istiyorum ama ailem bu konuda mutlu olsunlar istemiyorum. Onlara olan kinim ve nefretim hiç bitmeyecekmiş gibi. Ama iyileştiğimi bir yerde kabul etmem gerekiyor bunu biliyorum. Bu yüzden onları affetmem gerek galiba. Bu zor olacak ama affedeceğim. Baba oğul ilişkimizi daha sağlıklı kılacağım. Anne oğul ilişkimizi daha sağlıklı kılacağım. Beni değersiz kılan herkesi hayatımdan çıkartacağım. Derslerime yoğunluk vereceğim. Çünkü ömür boyu bana eşlik edecek şeyin sadece psikoloji olduğunu düşünüyorum. Terapiler bittiğinde çok büyük hayallerim yok. Sevdiğim kadına değer vereceğim. Güzel bir aile kuracağım ve işimi yapacağım.
6
TERAPİ 3


Her türlü korku kaygı eşcinselliği pekiştirir. Evet, bu söz gerçekten doğru idi. Ama terapide kendim için yaşamam gerektiğini fark ettim el alem ne der diyerek KORKARAK yaşamak beni normal bir birey olma yolunda zorlayacak. İlk terapide bırakmak istedim ama ikincide soru işaretleri gittiği için terapiyi iple çekerek gelmiştim. Kendimi suçlamıyordum ama terapi süreci kafamda hala tam olarak belirmemişti. Eşcinsellerin sorunu aradığı mükemmel erkeği bulmak ama hornetten bu erkeği bulmak imkânsızdı . Kaldı ki dışarıda da eşcinseller kendini belli edemediği için ben de aradığım erkeği asla bulamayacaktım. Mastürbasyon ödevinde de kısmen başarılı olmuştum. Aktife aktif mastürbasyon yapabiliyordum ama pasif gibi zevk alamıyordum. Bunun normal olduğunu öğrenince rahatlamıştım. Aktife aktif olmak insana özgüven katıyordu gerçekten. Pasif olduğunda o kişinin altında kendimi aşırı ezik hissediyordum ama aktif mastürbasyon yaptığımda sonrasında kendimi daha güçlü hissediyordum. Dini açıdan eşcinselliğin benim büyük bir imtihanım olduğunu düşünüyorum. Eşcinselliğin aslında benim hastalığım değil de ailemin hastalığı olduğunu öğrendim. Hüseyin kaçın bana aslında benim hiçbir erkeğe ihtiyacım olmadığını söyledi. Terapilerden önce kafam tamamen pornografik olarak doluydu. Kendimi bir şeye tam olarak veremiyordum. Gelecek kaygısı olsun, kafa doluluğu olsun. Ama terapiler sonrası kafam boşaldı rahatladım. Bir gün evlenmek istiyordum ama eşcinsel olarak bu ilişkinin nasıl yürüyeceği hakkında, karşımdaki kişinin hayatını mahvetmemek adına cesaret edemiyordum. Şu an kafam bu konuda boş ve rahat.
7
BAŞLANGIÇ

Merhaba hocam. Ergenliğe girdikten sonra duygularımda farklı bireyler hissediyordum. İlk başlarda kendimi kızlara bakarak tatmin ederken sonrasında erkeklerden zevk almaya başladığımı hissettim. Bu yavaş yavaş artarak devam etti en sonunda hornet ile tanışmamla birlikte ilişkiler de başladı. 16 yaşında ilk ilişkimi yaşadım maalesef. Bunun devamı geldi ve bu güne kadar yaklaşık 15 ilişki yaşadım ve yüzde doksanında pasif konumdaydım. Kendimi erkeklerin yanında ezik zayıf olarak görüyordum. Bir tanesinin bana sahip çıkmasını istiyordum. Ama her şeyden sonra da bir pişmanlık duygusu içimi kemiriyordu. Arada kalmıştım sürekli düşüncelerdeydim taki Hüseyin kaçını tanıyana kadar.

   Biraz da ailemden bahsedeyim. Annem çok aşırı baskın bir kadın. Evde ne derse o olur. Her şey neredeyse ondan sorulur babam o kadar pasif değil ama benimle sürekli annem ilgilenirdi. 1 abim var ama aramızda yaş farkı çok olduğu için abi kardeş ilişkisi tam olarak yok aramızda. Abimin eğitim hayatı boyunca her şeyi ile babam ilgilenmiş ve bazı konularda hata yaptığı için benim eğitim hayatımda annem meselen el atmış benimle beraber annem ilgilendi. Evet onun istediği gibi temiz küfretmeyen ahlaklı başarılı çalışkan bir öğrenci olmuştum ama toplum için ne kadar sağlıklı bir birey olduğum tartışılır. Babam ve abimle aram çok iyi değildi annem her bana laf söylemelerinde beni savunur beni havalara kaldırırdı. Mahallede bile tek bir arkadaşım vardı evet sürekli sokakta oynardık ama diğer erkeklerden çekindiğimiz için ya da benim onların yanında kendimi ezik hissettiğim için onlara pek yaklaşmazdık.
   
TERAPİ 1

   İnternette Hüseyin kaçını bulduğumda bir an sevindim acaba bir umut olabilirimi belki bir çaredir diye çünkü hep bundan kurtulmak isterdim ama kurtulmak için ne ir adım atmıştım ne de bir şey bulabilmiştim çünkü eşcinsellik zevk veriyordu ama sonunda pişman oluyordum. İlk randevuya gittim ve konuştuk ilk terapide aktifleri beni nasıl sadece sex oyuncağı olarak kullandığını Hüseyin hoca sayesinde anladım. Gerçekten zevk beni kör etmişti. Yaşım 18 ama ben şuana kadar 18-40 yaş aralığı ile beraber olmuştum bu çok garip ve utanç verici ama zevk gerçekten kör ediyordu insanı. Ama o kadar kişiden hepsi de sex için benimleydi, beni gerçekten seven veya değer veren yoktu boşalınca hadi by by deyip iş bitiyordu. Ama aşk böyle olmamalıydı gerçi Hüseyin hoca söylemese bunu da anlayamayacaktım ya. O terapi sonrası kafam çok karıştı. Hocanın verdiği annemle arama mesafe koyma ödevi beni çok zorladı. Her gün telefonla konuşurken nasıl olurda pat diye kestirip haftada 2 yada 3 kez arayabilirdim gün bu soru beni kemirdi. En sonunda bir kılıfa uydurdum biraz mesafe koymaya başladım. Ama o arada acaba terapiler sonrası aileme düşman mı olacağım diye düşündüm. Terapiye gitmesem mi diye düşündüm ama sonra forumda birkaç yazı okudum ve o yazılar tekrar tutunmama yardımcı oldu. Ümidimi ve isteğimi asla kaybetmedim.

TERAPİ2
   Ve 2. Terapiye gittim. Bu terapide kafamdaki soru işaretlerini giderdik ailem hakkında. Ve yine aktiflerin pasifleri nasıl kullandığını konuştuk. Gerçekten de sadece sex için kullanıyorlar. Aktiflerin gerçek hayatta başarılı insanlar olmadığını hatta benim seviyemin altında insanlar olduğunu benimle sex dışında hiç bir şey yapmadıklarını yapmak istemediklerini de Hüseyin hoca sayesinde fark ettim. İyileşmek için kendimi suçlamamam gerektiğini ama bundan sonra o konuda bir hata yapmam durumunda suçlu kişinin ben olacağımı öğrendim. Bu süreç kolay olmayacak ama her korku ve stres iyileşme adımımı zorlayacağından dolayı artık bu konuda psikoloğuma güveniyorum. Hatta 3. Terapiye gitmedim ama hocanın verdiği ödevlerden birini de yapmaya çalıştım ve 2 gecedir rüyamda bir aktife aktif oluyorum. Ve bu zevk veriyor ama hala yolda yürürken erkekleri kesiyorum fantezi kurmamaya çalışıyorum kursam bile aktif fanteziler kurmaya çalışıyorum. Bu sorunlarımın da ortaokulda beğendiğim erkek tipi gibi olmak istersen onunla olduğum yüzünden ortaya çıktığını anladım.                                                                           
8
Brackback Montain filmini izlediniz mi hiç izleyin ki iki erkeğin aşkının sonu ne görün sonuç hep hüsran olacak bir erkek hep ve tek bir kadının bir kadın teninde teskin olur başka çöküş yok
Sayfa: [1] 2 3 ... 10