İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - psikolog

Sayfa: [1] 2 3 ... 248
3
Eşcinsellik Aile Hastalığıdır!

Eşcinsellik, bir aile hastalığıdır. Eşcinsellik, bireysel olarak cinsel kimlik bunalımı olarak yaşanırken içinde yetiştiği ailenin hastalıklı olmasından kaynaklanmaktadır. Toplumda eşcinsel sayısı arttığı, kabul gördüğü ve örgütlendiği oranda aile çökmüş demektir. Eşcinsellik, babanın iktidarı yerine annenin egemenliğinin kutsanmasıdır.
Eşcinsellik bireyin değil bireyin yetiştiği ailenin hastalığının dışavurumudur. Eşcinsellik bir aile hastalığıdır. Batı'da eşcinsel lobilerinin güçlü ve planlı çalışmaları sonucunda eşcinsel evlilik yasalarının çıkması ve eşcinsel birlikteliklerin artması, Batı'da ailenin çöktüğünün bir göstergesidir. Batı'da çoktan çöken aile, Doğu'da da artan bir hızla çökmektedir.

Eşcinsel Terapi Benim Ailem 5. Bölüm Fragman

https://www.youtube.com/watch?v=dqM3TJpZ5rM&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=1



http://escinselterapi.net/huseyinkacin/

http://escinselterapi.net/forum/

Eşcinsellik Aile Hastalığıdır!

https://www.habervakti.com/escinsellik-aile-hastaligidir-makale,2038.html?fbclid=IwAR1KMAypvtlCCxETGvbwZ4oGT92J0r3aBQN3VNjl2t7s9hBzRGmvNWJzoXc

Benim Ailem Belgeseli

https://www.youtube.com/watch?v=1HpbJLmROLU&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=11

Benim Ailem 1. Bölüm

https://www.youtube.com/watch?v=CCMXqn8U70M&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=7

Benim Ailem 2. Bölüm

https://www.youtube.com/watch?v=v-6UbOMkP38&t=369s

Benim Ailem 3. Bölüm

https://www.youtube.com/watch?v=tXHaVWGvYH8&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw

Benim Ailem 4. Bölüm

https://www.youtube.com/watch?v=1HpbJLmROLU&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=11

https://www.youtube.com/watch?v=CCMXqn8U70M&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=7

Kürt sorununu kırk yıldır nasıl "dört başı mamur" çözemediysek; yeni yeni büyüyen eşcinsellik sorununu da "dört başı mamur" çözemeyeceğiz ve dini kurumlarımız, ailevi değerlerimiz büyük yara alacaktır.

Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında, cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek, bir adım ötesinde ise Ensest'in de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır.

https://www.habervakti.com/ozal-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdogan-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor-makale,1541.html?fbclid=IwAR1Akgk_ORB-CkFSzTiPTi3z4OYi17uVv0T_d0CjGGhM2VlsEMrXNsQ3ZO0

DEVLET HER ÇOCUĞA SAĞLIKLI EBEVEYNLER SAĞLAMAK ZORUNDA

Devlet her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamak zorundadır ifadelerini kullanan Kaçın, Siz devlet olarak aileyi korumazsanız geliştirmezseniz, aileyi merkeze koymazsanız toplumsal çöküş başlar. Burada tüm psikologlar sorunlar anlamında genelde anne-babaya odaklanırlar. Tamam anne-baba sorun çıkarabilir ama burada devletin hiç mi etkisi olmayacak. Çocuklarımızı 6-7 yaşında okula veriyoruz. Bir anne-baba çocuğunu devlet okuluna verdiği anda o çocuk anne-babanın değildir. Devlet bu emanetin bilincinde mi ve bu konuda hassasiyet gösteriliyor mu? açıklamasında bulundu.

https://www.youtube.com/watch?v=0LYcuhJOuuI&list=UUJdkrJhiL6pyF6B8vXad8Ew&index=3

https://www.habervakti.com/dosya/escinsellik-bir-hastalik-mi-kavramlarla-nasil-zihnimizle-oynuyorlar-h81171.html?fbclid=IwAR3Y4Czjk6CQvnT5EcoFSjxxe0hI3WhhbHpkQPv9D8bWuWqCw_vhQCCtG3A

https://www.youtube.com/watch?v=0LYcuhJOuuI&fbclid=IwAR3T3VzkZQx7MM_-DfTuOPGkjgsaKmoHohM26zVIUSOKfSAQoFnkT1Hst7U

'Türkiye artık eşcinsellik sorunuyla yüzleşmeli'
Başarılı programcı Bülent Deniz'e konuşan eşcinsel terapisti psikolog Hüseyin Kaçın, Türkiye artık eşcinsellik sorununu halının altına süpüremez. Bu gerçeklikle yüzleşilmeli. ifadelerini kullanarak kritik uyarılarda bulundu.

https://www.habervakti.com/dosya/turkiye-artik-escinsellik-sorunuyla-yuzlesmeli-h81004.html?fbclid=IwAR3bCylgsndM9C_YddGIdbngIatUIlPs6FHizJnwo9P19MJSXXU3pahyKBw

https://www.youtube.com/watch?v=pDj1U1xuTwk&fbclid=IwAR034rxZfxS6xWA7l4nOO2ENobKlduzECdidFePArFi0f13Gg81ISDVurkw&app=desktop

Yazarımız Psikolog Hüseyin Kaçın, eşcinsel ifadesi yerine LGBT ifadesinin kulanılmasını yanlış bulduğunu ifade ederek büyük tehlikeyi işaret etti. Kaçın, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında toplumun dinamikleriyle oynanmaya çalışıldığını da belirtti.

https://www.habervakti.com/dosya/unlu-psikolog-tehlikeyi-isaret-etti-lgbt-degil-escinsel-h61739.html

Eşcinsellik hakkında yaptığı açıklamalarla ve ortaya koyduğu terapi yöntemleriyle tanınan haber sitemiz yazarı ve psikolog Hüseyin Kaçın, 7 yıl önce katıldığı bir televizyon programında 'eşcinsellik'le ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu.

https://www.habervakti.com/dosya/unlu-psikolog-escinsellik-tehlikesini-yillar-once-boyle-ortaya-h74213.html

Boderline Kişilik Bozukluğu: Eşcinsellikten İyileşerek Nasıl Kurtuldum?
Köşemizde eşcinsellikten kurtulmuş kişilerden Selim'in ikinci yazısını yayınlıyoruz:

https://www.habervakti.com/boderline-kisilik-bozuklugu-escinsellikten-iyileserek-nasil-kurtuldum-makale,1599.html

Tövbe edersem eşcinsellikten kurtulur muyum?
Köşemizde eşcinsellikten kurtulmuş kişilerden Selim'in terapi süreçlerine dair kaleme aldığı yazısını yayınlıyoruz:

https://www.habervakti.com/tovbe-edersem-escinsellikten-kurtulur-muyum-makale,1598.html

Özal'ın bahsettiği üç beş çapulcudan teröristler çıkmıştı; Erdoğan'ın bahsettiği üç beş çapulcudan ise eşcinseller çıkıyor

https://www.habervakti.com/ozal-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdogan-in-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor-makale,1541.html

Ahlak: Zeki Müren "İbne" Değildir.
https://www.habervakti.com/ahlak-zeki-muren-ibne-degildir-makale,1531.html

Türkiye'nin Çözümlenmeyen Yeni Sorunu: Eşcinsellikten Kurtulmak İçin Neler Yapılabilir?

https://www.habervakti.com/turkiye-nin-cozumlenmeyen-yeni-sorunu-escinsellikten-kurtulmak-icin-neler-yapilabilir-makale,1475.html

Din adamlarının eşcinsellik konusundaki yaklaşımları eksik ve yetersizdir.

https://www.habervakti.com/din-adamlarinin-escinsellik-konusundaki-yaklasimlari-eksik-ve-yetersizdir-makale,1448.html

Kamuoyunda pompalanan "eşcinsellik, özgürlük" vs. dayatmalarına karşı bir okurumuzdan gelen değerlendirmeyi sizlerle paylaşıyoruz. "Medya, meziyetmiş gibi öteden beri eşcinselliğin özgürlük olduğunu vurgular. Böylelikle eşcinselliğe karşı çıkanlar da özgürlük düşmanı olur tabii. Durmadan bunu pompalayan yayınlardan etkilenen Müslüman kesim, günah işleme özgürlüğüne saygı duyulması gerektiğine inanmaya başladı sonunda...

https://www.habervakti.com/ozgurlugu-putlastirmis-humanist-muslumanlarin-dikkatine-makale,1473.html

Sadistlerden, Eşcinsellerden, Grinin Elli Tonundan, Asr-ı Saadet Oluşur Mu?

https://www.habervakti.com/sadistlerden-escinsellerden-grinin-elli-tonundan-asr-i-saadet-olusur-mu-makale,1401.html

Eşcinsel ideoloji ve örgütler

https://www.habervakti.com/escinsel-ideoloji-ve-orgutler-makale,1020.html

5
Ünlü psikolog 'eşcinsellik' tehlikesini yıllar önce böyle ortaya koymuştu!
Eşcinsellik hakkında yaptığı açıklamalarla ve ortaya koyduğu terapi yöntemleriyle tanınan haber sitemiz yazarı ve psikolog Hüseyin Kaçın, 7 yıl önce katıldığı bir televizyon programında 'eşcinsellik'le ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu.

https://www.habervakti.com/dosya/unlu-psikolog-escinsellik-tehlikesini-yillar-once-boyle-ortaya-h74213.html

Ünlü psikolog tehlikeyi işaret etti! LGBT değil, eşcinsel...
Yazarımız Psikolog Hüseyin Kaçın, eşcinsel ifadesi yerine LGBT ifadesinin kulanılmasını yanlış bulduğunu ifade ederek büyük tehlikeyi işaret etti. Kaçın, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında toplumun dinamikleriyle oynanmaya çalışıldığını da belirtti.

https://www.habervakti.com/dosya/unlu-psikolog-tehlikeyi-isaret-etti-lgbt-degil-escinsel-h61739.html

Psikolog www.huseyinkacin.com

Psychologist Huseyin Kacin on Homosexuality and Conversion Therapy - 1

https://www.youtube.com/watch?v=mfa9slq_ivo&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw&index=2

Eşcinsellik bir hastalık mı?

https://www.youtube.com/watch?v=0LYcuhJOuuI&list=UUJdkrJhiL6pyF6B8vXad8Ew&index=3

Eşcinsellik Aile Hastalığıdır!

Aile içinde kadın erkek arasındaki her  tartışmayı karakollarda güvenlik güçleriyle, adliyelerde yargıçlarla çözmeye çalıştıkça, aile kurumu parçalanmaktadır. Aile içindeki sorunların, aslında ruhsal sorunlar olduğu gözden kaçırılmaktadır. Aile Sağlığı Merkezlerinde psikologlar da görevlendirilirse, kadınlar eşleri ile sorun yaşadıklarında öncelikle bu merkezlerden destek alabilirler. Kadına şiddet sorunu kangren haline geldikten sonra, karakoldan ve adliyeden destek almak yerine, daha büyük bir çözümsüzlüğe dönüşmeden önce Aile Sağlığı Merkezlerinde psikolojik destekle aşılmaya çalışılabilir.

Aile kurumu çöktükçe toplumsal yaralarımız daha da derinleşecektir. Aile içinde kadının ve erkeğin rolleri değiştikçe, toplumumuzda zamanla eşcinsel sayısı da artacaktır. Eşcinsellik bireyin değil bireyin yetiştiği ailenin hastalığının dışavurumudur. Eşcinsellik bir aile hastalığıdır. Batı'da eşcinsel lobilerinin güçlü ve planlı çalışmaları sonucunda eşcinsel evlilik yasalarının çıkması ve eşcinsel birlikteliklerin artması, Batı'da ailenin çöktüğünün bir göstergesidir. Batı'da çoktan çöken aile, Doğu'da da artan bir hızla çökmektedir.

Eşcinsel lobileri için en büyük tehdit, eski bir eşcinselin iyileşme süreçlerine dair tanıklığıdır.   Eşcinsel terapiler sonucunda eşcinsel duygu ve düşüncelerinden kurtulmuş danışanlar toplumumuzu ve ailelerimizi uyarmak adına diyorlar ki:

https://www.habervakti.com/escinsellik-aile-hastaligidir-makale,2038.html

Eşcinselliğin Sebepleri Nelerdir?

https://www.youtube.com/watch?v=a0kf8vbYukY&list=UUIe19S-aZ6TQNiC1Tsfjviw

Psikolog www.huseyinkacin.com

6
Eski Bir Eşcinselle Söyleşi

https://www.youtube.com/watch?v=SgDmbAqbfLQ

Linki tıklayınız

7
Medya / Eski Bir Eşcinselle Söyleşi
« : 05 Eylül 2022, 10:27:29 ös »

8
-"Eşcinsel aşk" aldatmacası-

"Biyolojik cinsel kimliğinin gereğince karşı cinsi cinsel ve duygusal olarak tatmin edememiş ve hemcinsine yönelmiş bir bireyin sizi tatmin etmesi, size yetmesi hiçbir zaman mümkün değildir!"
 "Eşcinsel aşk" adı altında yaşanan duygusal çalkantıların cinsel tatmin sağlandıktan sonra yatışması ve bir süreden sonra ilişkinin sonlanması kaçınılmaz sondur.
Eşcinsel ilişkilerde önce aşk adı altında tarafların birbirini kandırmaları, bir başka söyleyişle birbirlerine kanmaları ve kendilerini bir aldatmacaya inandırmaları sonucunda ilk başlarda herkes eşcinsel aşk balonuyla uçmaktadır. Cinsel ilişkilerle bu balon sönmeye başlar. Bir süreden sonra bir tarafın diğerini aldattığı, yahut iki tarafın da ortak isteği ile 3. Kişinin ilişkiye katıldığı, yahut tarafların ayrıldıkları çok sıkça görülmektedir. Bu nedenle kişilerin "eşcinsel aşk" aldatmacasını görmeleri ve kendilerine gizli bir oyun oynamayı bırakmaları/başkalarına da gizli bir oyun oynamayı bırakmaları gerekmektedir.
Eşcinsel aşk arayışı hüsranla sonunçlanan dehşet sayıdaki kişi gecelik ilişkilere yönelerek bir süreden sonra sadece cinsellik kanalıyla hayatlarına devam etmektedir. Bu noktada eşcinsel aşk aldatmacasını görüp bu sonuçsuz arayışı bırakmak ve heteroseksüel kimliği kuvvetlendirmeye yönelmek eşcinsellikten kurtulmanın en önemli adımlarındandır.

9
-"Eşcinsel aşk" aldatmacası-

"Biyolojik cinsel kimliğinin gereğince karşı cinsi cinsel ve duygusal olarak tatmin edememiş ve hemcinsine yönelmiş bir bireyin sizi tatmin etmesi, size yetmesi hiçbir zaman mümkün değildir!"
 "Eşcinsel aşk" adı altında yaşanan duygusal çalkantıların cinsel tatmin sağlandıktan sonra yatışması ve bir süreden sonra ilişkinin sonlanması kaçınılmaz sondur.
Eşcinsel ilişkilerde önce aşk adı altında tarafların birbirini kandırmaları, bir başka söyleyişle birbirlerine kanmaları ve kendilerini bir aldatmacaya inandırmaları sonucunda ilk başlarda herkes eşcinsel aşk balonuyla uçmaktadır. Cinsel ilişkilerle bu balon sönmeye başlar. Bir süreden sonra bir tarafın diğerini aldattığı, yahut iki tarafın da ortak isteği ile 3. Kişinin ilişkiye katıldığı, yahut tarafların ayrıldıkları çok sıkça görülmektedir. Bu nedenle kişilerin "eşcinsel aşk" aldatmacasını görmeleri ve kendilerine gizli bir oyun oynamayı bırakmaları/başkalarına da gizli bir oyun oynamayı bırakmaları gerekmektedir.
Eşcinsel aşk arayışı hüsranla sonunçlanan dehşet sayıdaki kişi gecelik ilişkilere yönelerek bir süreden sonra sadece cinsellik kanalıyla hayatlarına devam etmektedir. Bu noktada eşcinsel aşk aldatmacasını görüp bu sonuçsuz arayışı bırakmak ve heteroseksüel kimliği kuvvetlendirmeye yönelmek eşcinsellikten kurtulmanın en önemli adımlarındandır.

10
Eşcinseller konuştu! Bu belgesel Türkiye'de ilk!
Başarılı programcı ve sunucu Muhammed Binici hazırladığı bir belgeselle, toplumun kanayan yarası ve küreselcilerin ''dokunulmaz alan'' ilan ettikleri Eşcinselliği farklı bir boyutuyla ele alan bir belgesele imza attı. Aldıkları terapist desteğiyle iyileşen eşcinsellerle konuşan Binici:

https://www.youtube.com/watch?v=tIuRKf4tbpU&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=246

EŞCİNSELLERİN NE SÖYLEDİĞİ ÖNEMLİ

 
"Eşcinsellik, toplumu yakından ilgilendiren bir konu oldu çünkü bu konu artık ideolojik bir kavrama dönüştürüldü. Aile, toplum ve devletler ideolojik bir kavram haline getirilen LGBTQ+ ile yok edilmeye çalışılıyor. Birde eşcinsellik doğuştan mı? Psikolojik mi? Tartışmaları var!.. " ifadelerini kullanan Binici, Eşcinsellik konusunda kendisinin ne söylediği değil, 'Eşcinseller'in ne söylediğinin ve istediğinin' önemini vurguladı.

Binici şöyle devam etti:

"Eşçinseldim diyen ve terapi ile bu durumdan kurtulanların mücadelesi bu belgeselin ortaya çıkmasına vesile oldu.. Artık herkes susacak bu belgeseldeki doğrular konuşacak." dedi.

İşte Muhammed Binici'nin yapımcılığını üstlendiği 'Benim Ailem' belgeselini izleyebilirsiniz.

https://www.habervakti.com/escinseller-konustu-bu-belgesel-turkiyede-ilk?fbclid=IwAR35Eoxfb_PlymRQ0ygqF_7MrGGf5wXJU_fP4yCwUd1lwCb2wkkND33cS60

Eşcinseller konuştu! Bu belgesel Türkiye'de ilk!
İşte Toplumun kanayan yarası ve küreselcilerin ''dokunulmaz alan'' ilan ettikleri Eşcinselliği farklı bir boyutuyla ele alan Bininci, hazırladığı belgeselin ikinci bölümü:

https://www.habervakti.com/escinsellerin-konustugu-belgesel-dizisi-benim-ailemin-2-bolumu-yayinlandi?fbclid=IwAR1a7r8iMC-WgQTQ_f-XTmGPImILQtdVruc3WhaJCx3TetxOT93ctiEVlpo

Ünlü psikolog 'eşcinsellik' tehlikesini yıllar önce böyle ortaya koymuştu!

Eşcinsellik hakkında yaptığı araştırmalar ve tedavi yönetmleriyle tanınan haber sitemiz yazarı ve psikolog Hüseyin Kaçın, 11 yıl önce TV 5 ekranlarında yaptığı açıklamalarla dikkat çekmiş ve bugüne gelinen sürece ışık tutmuştu.

EŞCİNSELLİK DOĞU'DAKİ AİLE YAPISINI YIKMAK İÇİN KULLANILIYOR

Eşcinselliğin psikolojik boyutundan sosyolojik boyutuna geçen Kaçın, ''Batı medeniyeti, doğu medeniyetinin aile yapısına böyle müdahelerle savaş açmaktadır. Türk televizyonlarda dizilerde haberlerde eşcinselliğin kabul edilmesi topluma dayatılıyor. Bu da Avrupa destekli bir süreç. Benim öngörüm eşcinsel evlilikleri kabul ettirmeye çalışacaklar, sonrasında da eşcinsellerin evlat edinmesine kadar gidilecek bir süreç. Tedavisi olması gerekir sürecini silip, bu bir doğuştandır, bu bir biyolojik yönelimdir diyerek; insanların bilinç altına yerleştirip, daha sonra bu bir haktır diyorlar.'' ifadelerini kullandı.

https://www.habervakti.com/unlu-psikolog-escinsellik-tehlikesini-yillar-once-boyle-ortaya-koymustu

Bu kapsamda ülkemizin medeniyet ve kültür değerlerini yıkmaya yönelik bu tehlikeli gelişmeye karşı duruş sergileyen yazarlar ve çizerlerin dikkat etmesi gereken en önemli konu üslup yada kavram sorunudur. Eşcinseller demek yeterli iken LGBT derseniz zaten EŞCİNSEL İDEOLOJİ ile mücadeleyi baştan kaybetmiş olursunuz. Dindar, muhafazakar yada İslamcı "adına ne derseniz deyiniz" camia karşısında stratejileriyle, kavramları ve söylemleriyle EŞCİNSEL İDEOLOJİ ve ÖRGÜTLER gün geçtikçe daha da güç kazanmaktadırlar. Yeni Şafak, Akit ve Milli Gazete yazarlarının, muhabirlerinin bu eşcinsellik sorunu karşısında ortak bir dil kullanmak zorunluluğu bulunmaktadır. Haberlerde ve köşe yazılarında LBGT dediğiniz takdirde baştan kaybettiğiniz bir mücadelenin içerisindesinizdir.

https://www.habervakti.com/escinsel-ideoloji-ve-orgutler

Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında, cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek, bir adım ötesinde ise Ensest'in de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır.

https://www.habervakti.com/ozalin-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdoganin-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor

Her yıl Haziran ayının sonlarında Taksim'de örgütlenen Onur Yürüyüşleri; Eşcinselleşmenin ayak sesleridir. Siyaset adamları ve bürokratlar bu yürüyüşlerin sosyolojik olarak Türk toplumunu nasıl dönüştüreceğinin bilincinde midirler?

ÖNGÖRÜ:

Benim öngörüm en yakın zamanda "eşcinsel evlilikler" talebiyle toplum karşılaşacak daha sonra bu kabul edildiğinde "eşcinsellerin evlat edinme hakkı" talebi söz konusu olacaktır.

https://www.habervakti.com/turkiyenin-gercek-beka-sorunu-toplumsal-cinsiyet-esitligi-projeleri-ve-cemaatler

DEVLET HER ÇOCUĞA SAĞLIKLI EBEVEYNLER SAĞLAMAK ZORUNDA

‘’Devlet her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamak zorundadır’’ ifadelerini kullanan Kaçın, ‘’Siz devlet olarak aileyi korumazsanız geliştirmezseniz, aileyi merkeze koymazsanız toplumsal çöküş başlar."

https://www.habervakti.com/escinsellik-bir-hastalik-mi-kavramlarla-nasil-zihnimizle-oynuyorlar

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Cuma Hutbesinde 'eşcinsellik' hakkında vaazda bulunmuş ve bunun ardından eşcinsel lobi tarafından hedef alınmıştı. Eşcinsellik hakkında daha önce Habervakti Genel Koordinatörü Bülent Deniz, konunun uzmanı eşcinsel terapisti Hüseyin Kaçın'la bir program düzenlemişti ve eşcinselliğin arkasındaki gerçekleri ortaya koymuştu.

https://www.habervakti.com/escinsellik-nedir-ne-degildir-bulent-deniz-sordu-huseyin-kacin-cevapladi

'Türkiye artık eşcinsellik sorunuyla yüzleşmeli'

 
Başarılı programcı Bülent Deniz’e konuşan eşcinsel terapisti psikolog Hüseyin Kaçın, ‘’Türkiye artık eşcinsellik sorununu halının altına süpüremez. Bu gerçeklikle yüzleşilmeli.’’ ifadelerini kullanarak kritik uyarılarda bulundu.

https://www.habervakti.com/turkiye-artik-escinsellik-sorunuyla-yuzlesmeli

Psikolog Hüseyin Kaçın, ilk yazısında ''eşcinselliğin normalleştirilmesine yönelik yürütülen planlı çalışmaları'' çarpıcı bir şekilde ele alarak toplumsal düzeyde ikon haline getirilmeye çalışılan Gay ve lezbiyen bireylerin popüleritesinin her geçen gün sistematik bir şekilde yükseltilmesinin tehlikelerinin yanısıra bu bireylere LGBT denmesinin bile bir planın parçası olduğunu iddia etti!

https://www.habervakti.com/unlu-psikolog-tehlikeyi-isaret-etti-lgbt-degil-escinsel

https://www.youtube.com/watch?v=cPDmawJgbIk&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=247

11
Eşcinseller konuştu! Bu belgesel Türkiye'de ilk!
Başarılı programcı ve sunucu Muhammed Binici hazırladığı bir belgeselle, toplumun kanayan yarası ve küreselcilerin ''dokunulmaz alan'' ilan ettikleri Eşcinselliği farklı bir boyutuyla ele alan bir belgesele imza attı. Aldıkları terapist desteğiyle iyileşen eşcinsellerle konuşan Binici:

https://www.youtube.com/watch?v=tIuRKf4tbpU&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=246

EŞCİNSELLERİN NE SÖYLEDİĞİ ÖNEMLİ

 
"Eşcinsellik, toplumu yakından ilgilendiren bir konu oldu çünkü bu konu artık ideolojik bir kavrama dönüştürüldü. Aile, toplum ve devletler ideolojik bir kavram haline getirilen LGBTQ+ ile yok edilmeye çalışılıyor. Birde eşcinsellik doğuştan mı? Psikolojik mi? Tartışmaları var!.. " ifadelerini kullanan Binici, Eşcinsellik konusunda kendisinin ne söylediği değil, 'Eşcinseller'in ne söylediğinin ve istediğinin' önemini vurguladı.

Binici şöyle devam etti:

"Eşçinseldim diyen ve terapi ile bu durumdan kurtulanların mücadelesi bu belgeselin ortaya çıkmasına vesile oldu.. Artık herkes susacak bu belgeseldeki doğrular konuşacak." dedi.

İşte Muhammed Binici'nin yapımcılığını üstlendiği 'Benim Ailem' belgeselini izleyebilirsiniz.

https://www.habervakti.com/escinseller-konustu-bu-belgesel-turkiyede-ilk?fbclid=IwAR35Eoxfb_PlymRQ0ygqF_7MrGGf5wXJU_fP4yCwUd1lwCb2wkkND33cS60

Eşcinseller konuştu! Bu belgesel Türkiye'de ilk!
İşte Toplumun kanayan yarası ve küreselcilerin ''dokunulmaz alan'' ilan ettikleri Eşcinselliği farklı bir boyutuyla ele alan Bininci, hazırladığı belgeselin ikinci bölümü:

https://www.habervakti.com/escinsellerin-konustugu-belgesel-dizisi-benim-ailemin-2-bolumu-yayinlandi?fbclid=IwAR1a7r8iMC-WgQTQ_f-XTmGPImILQtdVruc3WhaJCx3TetxOT93ctiEVlpo

Ünlü psikolog 'eşcinsellik' tehlikesini yıllar önce böyle ortaya koymuştu!

Eşcinsellik hakkında yaptığı araştırmalar ve tedavi yönetmleriyle tanınan haber sitemiz yazarı ve psikolog Hüseyin Kaçın, 11 yıl önce TV 5 ekranlarında yaptığı açıklamalarla dikkat çekmiş ve bugüne gelinen sürece ışık tutmuştu.

EŞCİNSELLİK DOĞU'DAKİ AİLE YAPISINI YIKMAK İÇİN KULLANILIYOR

Eşcinselliğin psikolojik boyutundan sosyolojik boyutuna geçen Kaçın, ''Batı medeniyeti, doğu medeniyetinin aile yapısına böyle müdahelerle savaş açmaktadır. Türk televizyonlarda dizilerde haberlerde eşcinselliğin kabul edilmesi topluma dayatılıyor. Bu da Avrupa destekli bir süreç. Benim öngörüm eşcinsel evlilikleri kabul ettirmeye çalışacaklar, sonrasında da eşcinsellerin evlat edinmesine kadar gidilecek bir süreç. Tedavisi olması gerekir sürecini silip, bu bir doğuştandır, bu bir biyolojik yönelimdir diyerek; insanların bilinç altına yerleştirip, daha sonra bu bir haktır diyorlar.'' ifadelerini kullandı.

https://www.habervakti.com/unlu-psikolog-escinsellik-tehlikesini-yillar-once-boyle-ortaya-koymustu

Bu kapsamda ülkemizin medeniyet ve kültür değerlerini yıkmaya yönelik bu tehlikeli gelişmeye karşı duruş sergileyen yazarlar ve çizerlerin dikkat etmesi gereken en önemli konu üslup yada kavram sorunudur. Eşcinseller demek yeterli iken LGBT derseniz zaten EŞCİNSEL İDEOLOJİ ile mücadeleyi baştan kaybetmiş olursunuz. Dindar, muhafazakar yada İslamcı "adına ne derseniz deyiniz" camia karşısında stratejileriyle, kavramları ve söylemleriyle EŞCİNSEL İDEOLOJİ ve ÖRGÜTLER gün geçtikçe daha da güç kazanmaktadırlar. Yeni Şafak, Akit ve Milli Gazete yazarlarının, muhabirlerinin bu eşcinsellik sorunu karşısında ortak bir dil kullanmak zorunluluğu bulunmaktadır. Haberlerde ve köşe yazılarında LBGT dediğiniz takdirde baştan kaybettiğiniz bir mücadelenin içerisindesinizdir.

https://www.habervakti.com/escinsel-ideoloji-ve-orgutler

Eşcinsellik Türk toplumunun kılcal damarlarına kök saldığında, cinsel özgürlükler bu kadarıyla yetinmeyeceklerdir. Eşcinsellik doğal bir yaşam biçimi olarak toplum tarafından kabul edildiğinde; Pedofili (çocuklarla seks) de doğal hale gelecek, bir adım ötesinde ise Ensest'in de (aile içi seks) doğal bir duygu olduğunu psikoloji ve psikiyatri bilimi bize en kısa zamanda bilimsel olarak ispatlayacaktır.

https://www.habervakti.com/ozalin-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-teroristler-cikmisti-erdoganin-bahsettigi-uc-bes-capulcudan-ise-escinseller-cikiyor

Her yıl Haziran ayının sonlarında Taksim'de örgütlenen Onur Yürüyüşleri; Eşcinselleşmenin ayak sesleridir. Siyaset adamları ve bürokratlar bu yürüyüşlerin sosyolojik olarak Türk toplumunu nasıl dönüştüreceğinin bilincinde midirler?

ÖNGÖRÜ:

Benim öngörüm en yakın zamanda "eşcinsel evlilikler" talebiyle toplum karşılaşacak daha sonra bu kabul edildiğinde "eşcinsellerin evlat edinme hakkı" talebi söz konusu olacaktır.

https://www.habervakti.com/turkiyenin-gercek-beka-sorunu-toplumsal-cinsiyet-esitligi-projeleri-ve-cemaatler

DEVLET HER ÇOCUĞA SAĞLIKLI EBEVEYNLER SAĞLAMAK ZORUNDA

‘’Devlet her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamak zorundadır’’ ifadelerini kullanan Kaçın, ‘’Siz devlet olarak aileyi korumazsanız geliştirmezseniz, aileyi merkeze koymazsanız toplumsal çöküş başlar."

https://www.habervakti.com/escinsellik-bir-hastalik-mi-kavramlarla-nasil-zihnimizle-oynuyorlar

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Cuma Hutbesinde 'eşcinsellik' hakkında vaazda bulunmuş ve bunun ardından eşcinsel lobi tarafından hedef alınmıştı. Eşcinsellik hakkında daha önce Habervakti Genel Koordinatörü Bülent Deniz, konunun uzmanı eşcinsel terapisti Hüseyin Kaçın'la bir program düzenlemişti ve eşcinselliğin arkasındaki gerçekleri ortaya koymuştu.

https://www.habervakti.com/escinsellik-nedir-ne-degildir-bulent-deniz-sordu-huseyin-kacin-cevapladi

'Türkiye artık eşcinsellik sorunuyla yüzleşmeli'

 
Başarılı programcı Bülent Deniz’e konuşan eşcinsel terapisti psikolog Hüseyin Kaçın, ‘’Türkiye artık eşcinsellik sorununu halının altına süpüremez. Bu gerçeklikle yüzleşilmeli.’’ ifadelerini kullanarak kritik uyarılarda bulundu.

https://www.habervakti.com/turkiye-artik-escinsellik-sorunuyla-yuzlesmeli

Psikolog Hüseyin Kaçın, ilk yazısında ''eşcinselliğin normalleştirilmesine yönelik yürütülen planlı çalışmaları'' çarpıcı bir şekilde ele alarak toplumsal düzeyde ikon haline getirilmeye çalışılan Gay ve lezbiyen bireylerin popüleritesinin her geçen gün sistematik bir şekilde yükseltilmesinin tehlikelerinin yanısıra bu bireylere LGBT denmesinin bile bir planın parçası olduğunu iddia etti!

https://www.habervakti.com/unlu-psikolog-tehlikeyi-isaret-etti-lgbt-degil-escinsel

https://www.youtube.com/watch?v=cPDmawJgbIk&list=UUNBtxcE3q3ObDgRtQe0qynw&index=247

12
DKAB ve İHL Meslek Dersleri Öğretmenlerine Yönelik Çevrim İçi Seminer

EŞCİNSELLİK ve İNSAN ONURU
Konuşmacı: Doç. Dr. Nurten Zeliha Şahin (Manisa Celal Bayar Üniversitesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı)

Tarih: 11 Ağustos 2022 Perşembe Saat: 21.00

Toplantı Bilgileri:
Toplantı kimliği: 934 2608 5833
Şifre: 112233

Davet bağlantısı: https://fsm-edu-tr.zoom.us/j/93426085833?pwd=VlptcVV5dUd0RDQxNEJhVEU4eXVVdz09

* DKAB ve İHL Meslek dersleri öğretmenlerine yöneliktir.
* Katılım ücretsizdir.

13
2. TERAPİ SEZONUNA BAŞLIYORUM
 
https://www.youtube.com/watch?v=ZEYXYcpkHcM&list=PLhR2LShzvQ-rsHGJ1TTPkaBG0K66KtA36&index=3
 
Bu müzikle dinleyerek okuyun :D
 
Haziran 2021’de başlamış olduğum terapi sürecine öyle zannediyorum ki bu yılın temmuz ayı boyunca gitmemekteyim. Belki haziran ayı da dahil, yani daha seyrek uğramaktayım. Peki daha az gitme nedenimim nedeni tamamıyla iyileşmiş olmak mı?, hayır! Sadece kararlı bir ilerlemenin sonucunda daha iyi bir noktaya gelmiş olmak. Şöyle ki son 3-4 aydır özgüvenli bir birey olmuş olup, ne spordan vazgeçmiş oldum ne de kızlarla tanışma girişimlerimde bir kaçış oldu, öyle ki bir kıza açıldım, yeni başka bir kızla da kısmen de olsa tanıştırıldım. İlginçtir ki bu kelimeleri döken adam artık alınmıyor, hiçbir şaka işlemiyor aksine güzel sıyrılıyor, topu taç atıyor ya da karşı hamle yapıyor ve bunlar doğal davranışlara dönüştüğü  için ortamlarda da keyifli oluyor. Muhtemelen son 3-4 aydır dalga geçilmemişimdir ya da geçilmek istense de işlememiştir.Tüm ömrümde erkek kümesinde dışlanmadan, eziklenmeden var olma mücadelesi veren ben artık o kümenin bir ferdiyim. Yakın kankalarıma da duygusal yatırım yaptığım için tripler atar, ilgiler beklerdim ve çoğu sağlıksız sonuçlanırdı ama mutluyum, bu davranışlarıma rağmen halen dostum olarak kalan arkadaşlarım var. Muhtemelen onlar da bendeki farklılığı anlamaya çalışıyordur. Hatta Pazar günü aylar önce özel bir terapiye gittiğimi anlattığım arkadaşım, senin şu ne olduğunu açıklamadığın, gittiğin bir yer vardı de mi ,orda ne durumdasın diye sordu merakla.. Ve ben sanırım bu arkadaşıma zamanı gelince ne olduğunu anlatacağım demiştim. Onu bunu sormasındaki neden, bendeki değişimi buna bağlıyor olabilmesi olabilir çünkü zaman zaman sen çok değişmişsin bilader diyip durdu. Onun dışında kızlarla çekimlerim sosyal ortamlarda epey yoğunlaştı. Muhtemelen bu anlattıklarım ortalama özgüvene sahip bir erkeğin yaşadığı şeylerken bizler hastalık nedeniyle epey uzakmışız. Değişmek yalnızca cesaret değil, sabır da istermiş. Terapilerdeki erkeklere bile aşık olur, onlara imrenirdim. O durumdaydım.
 
Mesela bu haftasonu..voleybol maçına arkadaşla gittik, internetten instadan bularak. Keyifliydi. Artık grup aktiviteleri konusunda daha istekliyim. Lakin bu ortam biraz da olsa geçmişte buralara karşı yaşadığım kopukluların, üzüntülerinin de aklıma gelmesine sahip oldu. Bu ortamlarda varolacak bir insanken ve bu bir mucize de değilmişken özellikle çocukluk yıllarında sosyalleşememe nedeniyle o yıllarda etrafımda olan insanlara karşı da kinim zaman zaman tazelenmiş oldu. Şunu soruyorum, siz kimdiniz ki benim gibi bir insanı kötü hissettirecek kadar cüretkardınız. O zaman zayıf olmam size böyle davranma hakkı veriyor muydu? Ama o çocukların da suçu olmayabilir, aşağılık ailelerinin döl israfları mahluklar olsalar gerek.. Artık yok hükmündeler. Burayı geçtim.
 
İstanbul’un kültürel meydanlarında keyifli turlar attık, birebir bilardo, masa tenisi oynadık. Çok daha güzeli şu martılar (skoter motorlar heryerden alınabilen) ile moda sahilde tur attık hatta genç 4 kişilik grupla yarıştık, abi bize de katılın,yarışalım dediler. Baya martı scooter konvoyu yaptık hem de istanbul’un en kalabalık sahil yürüyüş yolunda... Hatta etrafımızdaki kızlar yaaa biz de binmek istiyoruz diye teşviğe dahi geldiler. Şu da önemli bir detay ki, arkadaşların ile uyumunda senin eğlenmende önemli ayrıntılar. Haftasonu böyleyken yani sürekli ve aktif ve sosyal yaşamın içindeyken hiçbir şekilde porno izlemek, mastürbasyon yapmak gibi şeyleri dahi düşünmüyorsun. İnsan sosyal bir varlık olduğu sürece bu eylemlerden de bir o kadar uzak kalacaktır. Ama sosyal ortamlardaki güç de bireysel güçten sonra geliyor.
 
 
Şimdi başlığa neden 2.terapi sezonu yazdım, ona değinmek istiyorum.
 
Tamamen ruhsal olarak rahatlama düşüncesiyle gittiğimiz bir masaj salonunda durumlar tamamen farklı bir hal aldı ve burada karşı cinsle olan normal dışı yakınlaşmalar, karşı cins ile cinsellik anlamında bir takım sorular oluşturması nedeniyle tekraren HK’ya danışma motivasyonları oluşturdu. Özet olarak 1. Terapi sezonu sorunları ortaya çıkarma, onları tanımak, ve başını ezmekken şimdi 2.sezon da ise yukarıdaki haftasonu anıları gibi anlatıların olduğu ve merak edilenlere cevaplar arama sezonu. Artık ilk sezondaki gibi kafayı ben niye böyleyime takma yok da bu niye böyle, burda napmalıyım gibi daha maskuline meseleler.
Anaçlık bitmiş. Hetero ana kuzusu olabilir ama homo da bu durum vahim bir hal alıyor. Bu bende kalktı. Anlatmak istediğim.
 
Sağlıcakla.
 

14
TUŞ
 
Tam beş gün sonra ekmek almak için dışarı çıkıyorum. Ekmeği alıyorum. Ekmeği bana uzatan adamın ellerine dokunuyorum. Göz göze geliyoruz sonra benim aklımdan bir sürü hayal geçiyor. Gerçek olamayacağını bildiğim, olmasını istemediğimi de bildiğim ama içerisinde bulunmaktan kendimi bir an olsun almak istemediğim bir hayal. Bedenim enerjisini yitirdiği gibi zihnim de kayıyor. Kaymasın diye tutmaya çalışıyorum. Sanki bir şey olacakmış gibi bir hisle doluyorum. Bir şeyler bozulacakmış gibi. Saat artık işlemeyi durduracakmış gibi. Hem her şey çok hem de hiçbir şey yok, diyorum. Eve doğru giderken yolda kadın ve erkeği görüyorum. Hava sıcak ve terliyoruz. Kadın ve erkeği gördükten sonra o karşı konulamaz soyut kavramları keşfediyorum: Eril ve dişili. Onların güneşle birleşen kokularını, eril ter kokusundan dişilin kaçmaya çalıştığı bir an beliriyor zihnimde. Demir döven ustanın demirini yakıp sonra da çekiçle üzerine vurması gibi... Bir cama yumruk atıyorum fakat elim boşluğa düşüyor cam kırılmıyor. Cam yok çünkü. Gördüğüm ve dokunduğum bütün çıkıntılara ve yumuşaklıklara dikkatle bakıyorum. Eve gidene kadar bir suçlu gibi ve bir kaçak gibi davranıyorum. Her an kendimi bağırmamak için tutuyormuşum gibi bir hisle kendimi daha da suçlu hissediyorum. Hemen düşünüyorum. Bu eril ve dişilin ikisinin de nasıl büyük bir sertlik ve tamamlayıcılıkla kendinden geçme hazzını yaşatabilme potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Kendime diyorum ki; bu ikisi bir araya geldiğinde o hayvani ve hiçbir sınırlamanın bulunmadığı coşkunlukta birbirine bakıp kabullenen ve davetkar bir şekilde mıknatıs gibi birbirini çeken enerjilerinin arasında kaybolmak ne güzel bir yaşantı olabilir. En özgür ve en doğal bir biçimde. Bunları düşünürken hissettiğim ve bu hayali gerçekleştirecek olan kahramanların da hissedeceği sebebi tam olarak asla bilinmeyen aptal suçluluğun her şeyi çekilmez kılabileceği aklıma geliyor. Yine bir an da olsa kaçmaya çalıştığım kendimle baş başa kalıyorum. Eve giriyorum ve bir o tarafa bir bu tarafta dolanırken sessizce enerjimi tekrar topluyorum. Giyindiğim iç çamaşırımdan gelen koku ve terlemiş olduğumdan kaynaklanan kokunun iyice artışı tuhaf hissettiriyor. Nereye ait olduğumu sorgularken öte yandan otomatik bir şekilde tuşa tekrar basıyorum. Sanki yüksek bir binanın tuvalet penceresinden atlamışım ve kurtulacağımı zannederken sert bir zemine yapışıp kalmışım gibi hissediyorum. Tuşa tekrar basıyorum ve tekrar basıyorum. Beynimin önce üst sol tarafı en sonunda da sol alt tarafı; kuru, saliselik ve acı veren aynı zamanda da tuhaf bir çekilmeyle kasılıp gevşiyor. Zihnimin içinde bir metal tadı hissediyorum. Her birinin sonunda, karşısında durulamayacak ölçüde, daha büyük bir boşlukla karşılaşıyorum. Tekrar önümde duran cama yumruk atıyorum ve onu parçalarına ayırmak istiyorum. Ancak elim yine boşluğa düşüyor fakat yumruğun bütün enerjisi kolumu ağrıtıyor. Cam yok. Yavaş yavaş dağılıyorum. Bilincim küçük parçalar halinde bulanıklaşıyor, bedenimden bir şeyler çekiliyor ve yerine hiçbir şey gelmiyor. Her şeyin benim algılayış ve yaşayış şeklimle bir bağlantısı olduğunu apaçık görsem de olgunun kendisinde barındırdığı o yok edici potansiyeli keşfetmiş oluyorum. Kıyafetlerimden rahatsızlık duyuyorum ve bu şekilde herhangi birisinin karşında olmak istemiyorum. Bütün mekanizmalarım dağılmış ve zaaflarım apaçık ortaya çıkmış, savunmasız bir halde karşısına oturduğum her bilincin beni kolaylıkla yaralayabileceğini düşünüyorum. İllet bu, diyorum. Çağımın hastalığı. İki yüzlülük etme, diyorum kendime. Direniyorum sonra kötü ve acı bir metal tadı bu sefer ağzıma yapışıyor. Onca çabaya rağmen hala aynı noktada oluşumun ıstırabı beni büyük bir umutsuzluğa sevk ediyor. Tuşa tekrar basıyorum. Durmaksızın basabilmek istiyorum. Sürekli tuşa basıyorum her defasında daha farklısı daha irisi daha çıplağı ve daha hayvanisini görmek istiyorum. Daha sert daha acımasız daha duygusuz ve daha tek taraflı bir şey arıyorum... Tuşa tekrar basıyorum. Sadece aldığım hazza odaklanmak istiyorum. Onun beni anlık da olsa kurtarabileceğini, birçok gerçekten dolayı ağrıyan başımın ağrısını hafifletebileceğini düşünüyorum. Ne olacak ki diyorum kendime? Ne olacak ki? Neden abartıyorsun ki? Neden vazgeçesin ki? Tuşa tekrar basıyorum fakat bu defa daha büyük bir şeyle karşılaşıyorum. Susuzum ve kana kana su içmişim ancak hala susuzum ve tekrar su içecek gücüm yok. Tüm bu sürükleniş bir paradoks gibi başı ve sonu aynı olan sadece ve sadece sahip olduğum her şeyi benden çaldığını hissettiğim bir anıya dönüşmeye başlıyor. Bilincim yüksek bir merdivenden yalpalayarak aşağıya doğru sürükleniyor. Bakışlarım değişiyor bir süre. Her şey daha ‘tuşsal’ görünüyor gözüme. Evler, arabalar, ağaçlar, kadınlar, erkekler... Kılık kıyafetimi artık göremiyorum. Yavaş hareketlerde bulunuyorum ve algım bulanıklaşıyor. Sadece karnımı doyurmak istiyorum. Duruyorum. Sonra tekrar tuşa basıyorum. Kapı çalıyor ve yemek poşetini içeriye alıyorum. Duruyorum. Sadece durabiliyorum. Bir anlık uzaklaşmanın verdiği güçle televizyonu açıyorum bir yandan da telefonumu elime alıp aşağıya doğru kaydırıyorum. Yemeği mutfağa koyuyorum, eylemlerimin sıralamasında herhangi bir mantık aramıyorum. Pencereden gökyüzüne bakıyorum ve sonrasında tekrar tuşa basıyorum...
 
 
Kerem

Sayfa: [1] 2 3 ... 248