Gönderen Konu: AKTİF EŞCİNSEL: AİLE BABASI OLMAK  (Okunma sayısı 326 defa)

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3635
    • Profili Görüntüle
AKTİF EŞCİNSEL: AİLE BABASI OLMAK
« : 30 Haziran 2021, 11:03:13 ös »
Çevremdeki çoğu eşcinselin, uzun ilişkiler kurmakta zorlandığını gözlemliyor ve yaşı ilerlediği halde bir gelecek vizyonu olmadığını hissediyorum.
Şimdi size bütün önyargılardan bağımsız, erkek arkadaşımla geçen 5 yılımızı kısaca özetleyeceğim.  Bu bir deneyim yazısıdır. Başkasının deneyiminden yararlanmak isteyenler için Hüseyin Kaçın’dan yayınlaması rica edilmiştir. Geleceğe ışık tutmak için kaleme alınmıştır.
Hüseyin hocamın çoğu kez dediğini hatırlatarak başlayayım. “Eşcinsel ilişkiler yürümez, bir yerde tıkanır.” Açıkcası ben bu teze gerçekten çok katılırdım. Baya da bir bağlıydım. Sosyal çevremde ne uzun süren ilşkiler nede yıllara meydan okuyan eşcinsel ilişkiler görüyordum.  Televizyonlarda, süper zenginlerin yaşamlarında görüyorduk ancak çevremizde deneyimlemiyorduk. Eşcinsel yaşam tarzında genelde tek gecelik ilişkiler, seks bağımlılığı ve çift olamama çok dikkat edici  faktörlerdi.
Bir gün bir yurtdışı gezimde tanıştım ben, erkek arkadaşımla. Gerçekten terapilerden çok bunaldığım, beni anlayan birine ihtyaç duyduğum bir zamandı. Allah’a “Allahım bana öyle birini ver ki, sana her gün onu bana verdiğin için dua edeyim” dediğim bir zamanlardı. Yalnızlık acıtıyordu.  Allah sanırım bu kadar içten dileğimi duymuş olacakki, beni o gün onla tanıştırdı. Ne kadar çok konuşuyor, ne kadar da çok konuşuyordu. Bir kafede oturup, 4 saat birşeyler içtik o gün. Sanırım 3 saatini kendisi konuşarak geçirdi. Hala derim, o gün ne çok konuştun diye….
O tanışmanın ardından, ben Türkiye’ye döndüm. Ama konuşmalarımız hiç bitmedi. Sürekli birbirimize mesaj atıyor, işlerin nasıl gittiğini soruyorduk… Birçok ortak yönümüz, ilgi alanlarımız üzerinde konuşuyorduk. Arada gitgeller ile mükemmel bir 1 yıl geçti. Sanırım hayatımın en mutlu yıllarını o zaman yaşadım, biraz bulutlar üzerinde uçtuğum doğrudur.  Seks yoktu hayatımızda; zaten o kadar uzaktan nasıl olsun ki ? Birbirimizi seviyorduk.
1 yılın sonunda kavgalar başladı. Zihnimdeki kişi olmadığını anlamam, onu değiştirmeye ve baskıcı olmaya başladım ki bu ilşkimizi gerçekten terorize ediyordu. Kabul edemeyeceğim bir fikir üzerine sürekli konuşuyor ve aynı kavgayı sürekli veriyorduk.  Kültürü gereği olsa gerek diye düşünüyor ve o zamanlarda eski sevgilisiyle konuşmasının doğal olduğunu düşünüyordu.  Böyle birşeyin asla olamayacağını söyledikçe de kavga çıkıyordu. Kavgalar artık öyle bir boyuta taşındı ki, bir ara ayrılmamızın doğru olacağını düşündük. Ve ayrıldık.
Tabi yıkılmıştım. Hayatta en değer verdiğim insan hayatımdan gitmiş ve gerçekten çok ama çok üzülmüştüm. Ama ilişki konusunda da ilerliyemiyorduk. En iyisi buydu.
O ayrıldığımız zaman Türkiye bana dar geldi. 1 ay sonra Atinaya küçük bir tatil kaçamağı yapmak üzere gittim. Topladım bavulu ve bütün önyargılarını yıkacaksın dedim kendime. Biletimi aldım ve ver elini Atina. Tinder açtım ve bakındım.  Onun gibi birisini bulabilir miydi acaba? Birkaç kişiyle buluştum o aralar. Küçük mutluluklarda onu aradım. Bulamadım!
Atina bana çok iyi gelmedi açıkcası, kafam güzel bütün şehri gezdim. Kafa hep başka yerdeydi. Atinanın son gecesi arayan oydu.
“Sen gittikten sonra eski sevgilimle Budaşpeşteye bilet aldık. Beraber iki arkadaş olarak gidecektik”. Bana, uçuştan bir gün önce, “madem Budapeşeye gidiyoruz birşeylerde yaparız dedi ve güldü” dedi. “Ben o zaman anladım ki, sen ne kadar da haklıymışsın. Son gün gitmekten vaz geçtim. Yeniden deneyelim istiyorum ” dedi.
Bu insan benim için çok kıymetli ve çok önemliydi, bundan emindim. Seviyorum onu…  “Ama şartlarım var” dedim. Ve yeniden sıfır bir sayfa açtık.
1.si, Hüseyin hocanın teorilerini altında çok kalıyordum. İlişkimizi sürekli asla olmayacak ve sürmeyecek olarak tanımladığı için ilişkide kendime güvenemiyordum. Bunu o Atina’da çöpe attım. Hayat benim hayatımdı.
2.si, bildiğim doğrulardan ayrılmamaya yemin ettim. Oyunu oynayacaksak ne başkası ne arkadaş, ben anlamam, bu ilşki 2 kişilik dedim.
3sü, gizli serviste çalıştığı için onunda istifa etmesi ve yeni bir iş bakması gerekiyordu. Sen benim için herşeyi yaptın, sigarayı bıraktın, işini riske attın, sen ne kadar ihtiyaç duyarsan o kadar destek olacağım dedim.
Bir akitti bu. O ayrılık bizim eşcinsel ilişkimizin dönüm noktasıydı. İlişkiye saygı, empati,  yardım, şefkat kattığımız bir andı. Ayrılmasaydık tekrar birleşemeyecektik. Bazı savaşlar sadece zafer kazanmak için yapılmıyormuş. ÖĞRENDİK.
Bu akitle beraber ikimizde değiştik aslında. Ben kendimi daha merhametli, daha saygılı ve daha sakin buluyorum açıkcası. Telefonu her açtığımda yüzümde bir gülümsemeyle açıyorum. Onun arayışı 5 yıl sonra bile beni mutlu ediyor. Ağzımdan canım, birtanem, küçük ayıcığım hala eksik olmuyor. Ona “jewish” diyorum; Türkçesi “yahudi”… Parayı sevmesi ve biraz cimri olmasından mütevellit… Lüks otellerde kalmak istemez, business class uçmak onu mutlu etmez. Biraz parası varsa onu da benle paylaşmaktan mutlu olur. Huyunu bazen babama da benzetirim. Bazı konularda tıpatıp aynı düşünebildiklerine şahit oluyorum. Ben babama aşık birisiyim zaten. Demekki ruh eşimi bulmuşum.
Şu anda hayatımızı hala şekillendirmeye çalışıyoruz. Elimize güzel bir meslek almak ve iyi bir para kazanmak için uğraşıoruz. İyi para kazanmamız önemli çünkü straight bir ilşkide olduğu gibi hayat size kırmızı bir halı sermiyor. O kırmızı halıyı kendinizin yaratması gerekiyor. 
Ben kendimi bu ilişkide çok huzurlu hissediyorum. Amaçlarım ve kendim için, bizim için bir şeyler yaptığımı, başardığımı görüyorum. Bu bana bir özgüven veriyor. Onun beni sevdiğini ve bana sadık olduğunu, kendimden emin olduğumdan daha çok emin olarak biliyorum. Beraberken gülmediğimiz bir an olmuyor. Beraber yemek yapmayı çok sevmiyoruz ama hayatı paylaşmaktan keyif alıyoruz. Günün yorgunluğunu sohbet ederek atlatıyoruz. Beraberken akşam yemeklerini beraber yemeye özen gösteriyoruz. Çünkü o sofrada günün yorgunluğu atılıyor. Sanırım ben en iyi arkadaşımla çıkıyorum.
Bu noktaya gelmemizde Hüseyin hocanın başta bozucu etkileri olsa da, uzun vadede benim bu kadar özgüven sahibi olmamda, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamamda, babamla mükemmel bir ilişki kurmamda payı büyüktür. O eski, egoist benin, sevmeyi bile bilemeyen insanın bu hale gelmesinde payı büyüktür. Duygularıma açığa vurmamda, kendime karşı saygı yaratmamda payı büyüktür.
Sadece “eşcinsel terapi” olarak düşündüğünüzde başarısız bir örnek olabilirim. Ancak bu ilişkinin, gerçek bir ilşiki olmasını sağlayanda kendisidir . Eğer beni kendime saygım ve güvenim olmasaydı, bu ilşkinin bu yıl 5.yılı olmazdı. Zira çevreden gördüğüm 30 yaşındaki adamların hala beyaz atlı prensini tinderda beklediği… Hüseyin hoca pek bilmesede kendisi bir aile babası yarattı. Bizim ailede sadece 2 tane baba var, o kadar.
Belki devamı daha detaylı gelir. Bu böyle, tarihe not düşmek için kaleme alındı. Talebi olursa devamı gelebilir. Saygı ve sevgiyle…

Lifetime

  • Newbie
  • *
  • İleti: 17
    • Profili Görüntüle
Ynt: AKTİF EŞCİNSEL: AİLE BABASI OLMAK
« Yanıtla #1 : 04 Temmuz 2021, 11:54:58 ös »
Yazıların devamını beklerim tam tersi senaryo olsada...


Hüseyin hocanın uzun vadede benim bu kadar özgüven sahibi olmamda, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamamda, babamla mükemmel bir ilişki kurmamda payı büyüktür.Duygularıma açığa vurmamda, kendime karşı saygı yaratmamda payı büyüktür. OKB teşhisi koyan ilk kişi benim için ayrı bir kırılma noktası oldu. Herşey kararlılık ile odaklanip halledilebilir  ama öleceğiz. Ölüm sonrası Kimi için bir cennet cehennem ayrımı kimisi için sonun başlangıcı


Malesef bende o kararlılık artık yok Kendimi gay hetero bisex vb gibi bir tanımlamaya girmemeye çalışıyorum desemde aslında oluyor Bu OKB sorunu bizi en azından beni böyle kararsız bıraktı.Ve bir yere itti.


Ve hala kararsızım. herşeyi doğru yapmanın manası yok OKB deyip gecmelimi !


Böyle yazıların olması sevindirici Bir OKB olarak aklıma değişik senaryolar canlansasa :)


psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3635
    • Profili Görüntüle
Ynt: AKTİF EŞCİNSEL: AİLE BABASI OLMAK
« Yanıtla #2 : 20 Ekim 2021, 01:24:14 öö »
5 yıl 1 ay bir ilişkim oldu. Hic aldatmadım. Aldatilmadigimi da düşünüyorum. Cok esli hic bir zaman olmadı. Hep tek esliydi. Başları zor devamı kolaydı. Onda birseyi aradığımı hiç düşünmedim. Birini sevmek istedim. İçimden geldi. İletişim sıkıntılarımız yüzünden de bitirme kararı aldım.

Iyikide kocaman bir 5 yılı beraber gecirmisiz diyorum ben simdi. Bana mükemmel bir partner oldu.

Iletisim ve anlaşılma sorunlarımız olmasaydı cok daha cok devam ederdi.

Su anda da bir kız arkadaşım var ve kendimi yanında mükemmel hissediyorum. En önemlisi oturup siyaset konuşabiliyorum, beni rahatlatıyor.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3635
    • Profili Görüntüle
Ynt: AKTİF EŞCİNSEL: AİLE BABASI OLMAK
« Yanıtla #3 : 22 Ekim 2021, 11:43:10 ös »
Hüseyin Hoca’ya söz verdiğim için böyle bir yazı kaleme almak zaruret oldu. Tarihe not düşüp birde geriye bakınca okursam diye yazayım bari dedim.
Kısaca özetleyelim; bir önceki yazımda 5 yıllık eşcinsel ilişkimden bahsedip, güzel övgüler dizmiştim. (Oda güzel zamanların bozulduğu bir zamana denk geldi, zannediyorum geri dönüşü kendime inandırmak için yazım. NEYSE) Koca 5 yıl 2 ay geçti, gerçekten güzel, gerçekten sevgiyi hissettiğim, geçekten içinde olmaktan dolayı  mutlu olduğum bir ilişkiydi.
Ancak son 2-3 aylık süreç, ilişki içindeki kazanımların deformasyonuna ve huzursuz ve mutsuz bir sürece doğru bizi itti. Gerçekten içinde durmaktan zorlandığım,  çoğu zaman mutsuz olduğum ve günün büyük bir kesiminde de, kendimi acaip düşünceli bulduğum bir süreç yaşadım. 
Hani neresinden tutsam elimde kalıyor deriz ya; biraz da öyle oldu açıkçası. İlişkiyi kurtarmak adına şöyle güzel bir tatil planı bile yaptım. Beraber dünyanın en güzel yerlerine gittik. Geniş bir bütçe ayırdım açıkcası, hani belki işleri düzeltebiliriz diye ama birbirimize tahammülümüz çok çok azalmıştı.  Eve geldiğimde mutsuz bir çift görüyordum. Eve geldiğimde televizyon başında televizyon izleyen, koşup mutlu bir şekilde hoş geldin demeyen ve sürekli etrafa attığım çamaşırlar yüzünden bana kızgın olan biri vardı evde. Ortak yaptığımız tek aktivite beraber gym’e gitmek ve oturup dizi izlemekti. İçinde iletişim geçen aktiviteleri beraber yapamıyorduk. Acaip bir şekilde iletişimimiz bıçak sırtı gibi kesildi. Bazen diyordum ki; “acaba benden nefret mi ediyor?”….
Bir gün oturdum düşündüm. Ve kendimle şunları konuştum:
İnsanların özenerek baktığı bir mesleğim var. Çok şükür yurtdışında yaşıyoruz. Birçok insanın hayali bir yerde… Para sıkıntımız yok. Yakışıklı, uzun boylu, özgüvenli bir insanım. Ben kesinlikle mutsuz olmak istemiyorum. Bütün gün evde ne olduğunu, veya akşama ne tür bir davranıştan dolayı kavga edeceğimizi düşünmek, zamanımı buna harcamak istemiyorum.
Ve o gün kararımı verdim ki; biz bir gelecek kuramıyoruz. Biz sadece  o geleceği baltalıyoruz…
İnkar edemem ki; mükemmel zamanlarımız oldu, bana sevgiyi, sevilmeyi öğretti. Ben hayata bir daha gelsem ve böyle sonuçlanacağını dahi bilsem; gene de böyle bir ilişkiye tekrar girerdim. Hatta bugün arasın, ne tür bir sorunu varsa; çözmek için herşeyimi veririm. Hiç pişman değilim. Mükemmel bir koca oldu. Bende kendimce iyi bir eş oldum. Ama iki medeni insanın yapması gereken o hareketi ben yaptım ve ayrılma kararını beraber konuştuk. Kabul etti ve bitirdik. Ayrılmamızın üzerinden üç hafta geçmesine rağmen pişman da değilim, verdiğim kararın arkasındayım.

psikolog

  • Global Moderator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 3635
    • Profili Görüntüle
Ynt: AKTİF EŞCİNSEL: AİLE BABASI OLMAK
« Yanıtla #4 : 22 Ekim 2021, 11:51:42 ös »
Huzura aç ruhun bensiz
Huzur bende, sen neredesin?
Huzura aç ruhum sensiz
Huzur sende, ben neredeyim?
Huzura aç ruhun bensiz
Huzur bende, sen neredesin?
Huzura aç ruhum sensiz
Huzur sende, ben neredeyim?